1.GÖKTÜRK DEVLETİ

Göktürk Devleti, tarihte Türk adıyla kurulan ilk devlettir. Büyük Hun Devleti’nden sonra Orta Asya’da kurulmuştur. Devlet ve millet olma bilinci Göktürklerde en yüksek noktaya ulaşmıştır. Ayrıca bu devlet, Orta Asya’da en geniş topraklara sahip olan Türk Devleti olarak da tarihe geçmiştir.

Göktürklerin Tarih Sahnesine Çıkışı
Kuzey Hun Devleti’nin yıkılmasından sonra Altay dağlarının doğusuna çekilen Türkler, demircilikle uğraşıyor, bağlı bulundukları Avarlara silah yapıyorlardı. 535 yılında Aşina boyunun başında bulunan Bumin döneminde Türkler çok güçlenmişlerdi. Avar hakimiyeti altında yaşayan Tölesler, 546 yılında Avarlara karşı ayaklandılar. Avar hakanı isyanı bastıramayınca bu görevi Bumin’e verdi. Bu ayaklanmayı bastıran Bumin, Avar kağanına, kızıyla evlenmek istediğini bildirdi. Ancak bu isteği Avar hakanı tarafından “Siz benim adi demircilerimsiniz, kızımı istemeye nasıl cüret edersiniz?” sözleriyle reddedildi. Bumin bunun üzerine Avarlara savaş açtı. Bu savaşta Avarları ağır bir yenilgiye uğratarak, 552 yılında merkezi Ötüken olan Göktürk Devleti’ni kurdu. Kendisine İl Kağan unvanı verildi.

Devlet, kuruluşundan hemen sonra, Türk töresi gereğince doğu – batı olmak üzere iki idari birime ayrıldı. Bumin, doğuda büyük kağan oldu. Kardeşi İstemi de batı kanadının yabguluğuna getirildi. Türk devlet anlayışına göre batıda görev yapan yabgular doğuda oturan büyük kağana bağlı olurlardı.
Göktürk Devleti kurulduğu zaman Orta Asya’da Yenisey ırmağı boylarında Moğollar ve Avarlar, bu ırmağın batısında Dokuz Oğuzlar ve Kırgızlar bulunuyordu. Balkaş gölü çevresinde ise, içinde pek çok Türk kabilesinin bulunduğu Töles denilen büyük bir birlik yaşamaktaydı.

Bumin Kağan devleti kurduğu yıl öldü (552). Yerine oğlu Ko-lo geçti; ancak o da uzun yaşamadı. Bumin Kağan’ın diğer oğlu Mukan, 553 yılında Göktürk tahtına oturdu.

Mukan Kağan (553 – 572)
Mukan Kağan, Göktürk tahtına çıktığında ülkenin batısında yabgu unvanıyla amcası İstemi Yabgu bulunuyordu. Mukan Kağan ilk seferini Avarlar üzerine yaptı. Onları ağır bir yenilgiye uğratıp yurtlarını terk ederek batıya göçmelerini sağladı. Daha sonra, komşuları Kitanlar ve Kırgızlar üzerine yürüyerek onları egemenliği altına aldı. Ayrıca Çin hanedanlarından olan Chou (Çu) ve Ts (Çi)’ yi baskı altına alarak onların Akhunlara yardımını engelledi. Bu durum, Akhunlarla mücadele halinde olan İstemi Yabgu’nun işini kolaylaştırdı. Onun zamanında Göktürkler en güçlü dönemini yaşadı.

İstemi Yabgu ve batı siyaseti (552 – 576)
Göktürk Devleti’nin batı kanadını Bumin Kağan döneminden beri yöneten İstemi Yabgu, kısa zamanda Altayların batısından Tanrı dağlarına kadar olan bölgeyi egemenliği altına aldı. Göktürklerin batıdaki sınırları Akhun ve Sasani topraklarına dayandı. İstemi Yabgu, İpek Yolu’nun kontrolünü ele geçirmek için harekete geçti. Çünkü bölgedeki ipek ticareti Akhunların elindeydi. İstemi Yabgu, Akhunlara karşı Sasanilerin desteğini alabilmek için kızını Sasani hükümdarı ile evlendirdi. Bu iki devletin ortak bir askeri harekatı sonucunda Akhun Devleti 557 yılında yıkıldı. Akhun toprakları Göktürklerle Sasaniler arasında paylaşıldı. Böylece İpek Yolu üzerindeki Akhun engeli ortadan kalkmış oldu.

Sasaniler, Göktürklerin gittikçe güçlenmesinden çekindikleri için İpek Yolu ticaretini engellemeye başladılar. İpek Yolu ticaretinin engellenmesi Göktürkleri olduğu kadar Bizans’ı da olumsuz yönde etkiledi. Sasanilerle anlaşma imkanı kalmayan İstemi Yabgu, İstanbul’a bir elçilik heyeti gönderdi (568). Bu heyet tarihte Orta Asya’dan Bizans’a giden ilk Türk elçilik heyetidir.

Buna karşılık, Bizans’tan da Göktürk Devleti’ne bir elçilik heyeti gönderilerek bir ittifak heyeti oluşturuldu. Bu ittifak sonucunda iki devlet Sasanilerle mücadeleye girişti. Mücadele sonucunda İpek Yolu ticareti üzerindeki Sasani engeli ortadan kaldırıldı. Gerçekleştirdiği seferlerle Orta Asya’nın batı bölgelerinin Türkleşmesini sağlayan İstemi Yabgu 576 yılında öldü.

Göktürk Devleti’nin zayıflaması ve ikiye ayrılması
Mukan Kağan’ın 572 yılında ölümü üzerine, yerine kardeşi Ta-po başa geçti. Bu dönemde Çin hanedanlarıyla ticari ilişkiler geliştirildi. Çin ile ticaretin artması, lüks tüketim mallarının Türkler arasında kullanımı yaygınlaştırdı. Çin yaşantısına ve mallarına olan ilgi arttı. Ta-po’nun Budizm’i kabul edip tapınak yaptırması ve Çin’e olan hayranlığı, halkın tepkisini çekti. Bu sırada Batı bölgesini yöneten İstemi Yabgu’nun 576 yılında ölümü üzerine batıdaki Göktürklerin başına oğlu Tardu geçti. Tardu, çok ihtiraslı biriydi. Göktürk Devleti’nin başına hakan olmak isteyince doğudaki büyük kağan Ta-po ile arası açıldı. Ta-po Kağan 581’de ölünce yerine İşbara Kağan geçti.

Çin, Göktürklerin mevcut anlaşmazlığından yararlanmak için Tardu’ya çeşitli hediyelerle beraber tuğ gönderdi. Çin bu davranışlarıyla onu kağan olarak tanıdığını gösteriyordu. Tardu, İşbara’nın kağanlığını tanımayınca çıkan çatışmalar devleti zayıflatmakla kalmayıp aynı zamanda ikiye ayrılmasına da yol açtı (582).

Doğu Göktürk Devleti
Doğu Göktürk Devleti’nin başında bulunan İşbara Kağan, Çin ile yaptığı mücadelede başarılı olamadı. Çin, Doğu Göktürklere bağlı kavimleri devlete karşı ayaklanmaya teşvik etti. Bu sırada ülkede kıtlık ve salgınlar da ortaya çıktı. İşbara Kağan, Çin’in kışkırtmaları ve diğer olumsuz gelişmelerden dolayı Çin hakimiyetini tanımak zorunda kaldı. Türkleri Çinlileştirme politikasına engel olamayan İşbara Kağan 587 yılında öldü.

600 – 609 yılları arasında Doğu Göktürk hakanı olan Kimin Kağan, Çince konuşmayı ve Çinliler gibi yaşamayı benimsedi. Kimin Kağan’dan sonra başa geçen Şi-pi Kağan zamanında devlet yeniden güçlenmiş, ülkede düzen sağlanmıştı. Bu dönemde Çin’e seferler düzenlenerek Çin yıllık vergiye bağlandı. Fakat bu başarılar uzun süreli olmadı. Şi-pi’den sonra başa geçen kardeşi Çu-lo Kağan zamanında Çinliler üstünlüğü ele geçirdiler.

Doğu Göktürk Devleti, son hakanı olan Kie-li (Hieli) Kağan zamanında (621 – 630) yıkıldı. Doğu Göktürk halkı Çin egemenliğine girdi. Böylece Göktürkler için elli yıl sürecek olan sıkıntılı ve acılı esaret dönemi başladı.

Batı Göktürk Devleti
Göktürklerin batı kesimini yöneten Tardu’nun amacı, Doğu Göktürk Devleti’ni de egemenliği altına almaktı. Sasani – Bizans çatışmasından yararlanarak ülkenin sınırlarını batıda Kırım’a kadar genişletti.
Tardu, 600 yılında Çin üzerine sefere çıktı. Ancak, Çinlilerin su kuyularını zehirlemeleri nedeniyle ordusunun büyük bir kısmı zehirlendi. Bu yüzden geriye dönmek zorunda kaldı. Bu başarısızlığı ülke içinde çeşitli ayaklanmalara neden oldu. Tardu, 603 yılında da öldü. Tardu’nun ölümünden sonra başa geçen kağanlar, Çin baskılarına karşı koyamadılar ve iç karışıklıkları önleyemediler. Zayıf düşen Batı Göktürk Devleti, Çin’e bağlanarak bağımsızlığını kaybetti (630).

2.GÖKTÜRK DEVLETİ

Bu savaş Göktürklerin Ötüken'e hakim olmalarını sağladı.Kutluk Kagan'' ilan edildi ve ''İLTERİŞ'' ünvanını aldı. İlteriş Türkçe de devleti derleyip, toparlayan manasına gelir.

İLTERİŞ KAĞAN (682-692)
İlteriş önce Devleti teşkilatlandırdı. Kardeşi KAPGAN'ı ''ŞAD'' öteki kardeşi TO-Sİ-FU'yu ''Yabgu'' ilan etti. İstiklalin kazanılıp, Devletin kuruluşunda birinci planda rolü olan Tonyukuk, Devlet müşaviri oldu. Tonyukuk ordu ve diplomasi işlerinin düzenlenmesi görevini üzerine aldı.

Yeni Devletin ilk hedefi Çin oldu. Çünkü hem bu devlet sinsi ve hilekar hem de yeni Göktürk Devletinin yiyecek, giyecek ve at gibi şeylere yoğun ihtiyacı vardı. Bu bakımdan Çin'e seferler düzenlendi. 682-687 yıllarında Çin içlerine doğru 46 akın yapıldı. Saldırı hedefi olarak daima Çinlilerin ÇU dedikleri garnizon ve eyalet merkezleri seçiliyordu. Çin orduları bu seferler sonucunda dağıtıldı, 685 ve 687 yıllarında büyük zaferler elde edildi.

İlteriş Kagan Devleti tekrar eski gücüne kavuşturmayı başarmıştı. 2.Göktürk Devletinin milli kahramanı payesine yükselen bu ilk Kağanı kutlu Ötüken yaylasında dalgalandırdığı altın kurt başlı sancağı gölgesinde 692 yılında öldü.

İlteriş öldüğü zaman iki oğlunda Bilge 8 Kül-Tegin 7 yaşlarındaydı. Bu sebepten dolayı 27 yaşındaki kardeşi KAPGAN Kağan oldu.

KAPGAN KAĞAN
Bu Türk Hükümdarı Türk tarihinin büyük fatihlerinden biridir. Tonyukuk yine aynı görevini devam ettiriyordu. Kapgan'ın yeğenleri ve oğulları yavaş yavaş Göktürk Hakanlığının seçkin simaları haline gelmeye başlamıştı.

Uzak görüşlü ve büyük devlet adamı Kapgan'ın planı üç ana noktada toplanıyordu:
1-Çin'i baskı altında tutmak.Böylece Türk Devletinin huzuru korunmuş ve halka yetecek ölçüde tarım ürünü elde edilmiş olacaktı.
2-Çin içlerinde dağınık halde yaşayan Türkleri anavatan Ötüken'e çekmek. Bu suretle Türkleri yabancı hakimiyetinden kurtaracağı gibi Türk ülkesinde askeri ve iktisadi kalkınmayı da gerçekleştirmekti.
3-Asya kıtasında ne kadar Türk varsa hepsini Göktürk birliğine bağlamak.

ÇİN VE KİTAN'LAR ÜZERİNE BASKI
Kapgan seferler ve zaferler dizisini 693 Çin baskını ile açtı. Önce Ling-Çu eyaletine şiddetle saldırdı. İlk darbeden sonra, aynı yıl içinde Ling-Çu'ya sekiz sefer daha yaptı. Sonra Ordos'a seferler düzenledi. Bu sırada Kitan'larla Çin bozuşmuştu. Durumu kendi lehine çeviren Kapgan, Çin imparatoriçesini destekledi ve 696'da Kitan'ları ağır bir yenilgiye uğrattı. Zaferden sonra Kapgan Çin İmp. isteklerini bildirdi:

1-Çin topraklarında oturan Türk asıllıların anavatana iadesi,
2-1250 ton tohumluk darı,
3-3000 adet tarım aleti,
4-10.000 libre demir.

KIRGIZ'LARIN BİRLİĞE KATILMASI
Çin'den sonra sıra Yenisey bölgesini ellerinde tutan Kırgız Türklerine gelmişti. Mevsim kış olmasına rağmen sefer kaçınılmaz hale gemişti. Çünkü Çin Kırgız ve On-Oklar arasında anlaşma yapmıştı. Göktürk casuslarından alınan istihbarat bilgilerinde de Altay Dağlarında buluşarak ordularını birleştirip ve doğuya yürüyerek Göktürklere saldırmayı planladıkları yönündeydi.

Kapgan ve Tonyukuk idaresindeki bir Göktürk ordusu yolsuz vadilerden bin zorlukla geçip KÖGMEN DAĞLARI'nı aştı. Anı Irmağı kıyısında Kırgızlara baskın yaptı. Savaşta hanları ölen Kırgızlar fazla direnmeden Göktürk birliğine katıldılar.

ÇİN ÜZERİNE TEKRAR AKINLAR
Şimdi Çin tekrar dağıtılmalıydı. On-Oklar ise sonraya bırakıldı ve tekrar anayurda dönüldü. Bunun için Kapgan,ordusunu ve idareyi yeniden düzenledi. Kardeşi To-Si-Fu'yu Hakanlığın sol kanadına, İlteriş'in oğlu Bilgeyi sağ kanada ''şad'' olarak tayin etti. Kendi oğlu BÖGÜ'yü de küçük kağan yaptı.

Bu suretle Türk İmparatorluğunda iki cephe oluşurken, askeri kuvvetlerde iki ordu grubu halinde düzenlenmiş oluyordu. Kapgan Çin ile savaşa hazırlanırken, İnal Kağan ile Bilge Şad emrindeki batı orduları grubuna da On-Okları Devlete bağlamak görevini verdi. Bu grubu asıl sevk ve idare eden Tonyukuk'tu.

Çin elçilerine karşı Kapgan Kağanın şiddetli ve kararlı tutumu bu doğu komşusunu tekrar telaşlandırdı. Türkler anavatana iade edildiler. Daha önceden istenen şartlar yerine getirildi ve Kapganın planlarından ilk ikisi gerçekleşmiş oldu.

Kendisine gelen Çin elçilik heyetinden bir generali ''Çin İmp.'' ilan etti ve onunla birlikte Türk ordularının bütünü ile ansızın Çin topraklarına girdi (698). 100.000 kişilik ordusu ile bütün Çin kuvvetlerini ezdi ve başta at sürüleri olmak üzere bol miktarda ganimet ve esir aldı. 23 kasaba tahrip edildi Türk orduları Peçili Körfezine kadar ulaştılar.

Kapgan oradan kuzeye yöneldi. Ümidini kaybeden Çin sarayı orduya gizli bir emir vererek Kapgan'ı bulup öldürenin prens ilan edileceğini bildirdi. Fakat Çin orduları başkomutanı emrindeki birkaç yüz binlik kuvvetine rağmen hücuma cesaret edemiyor. Göktürk süvari tümenlerinin geçişini ancak seyrediyordu.

TÜRK BİRLİĞİNİN YENİDEN KURULUŞU
Aynı yıl içinde batı seferide başladı. Tonyukuk'un yüksek kumandasında, İnal ve Bilge tarafından yönetilen batı orduları Altayları aşıp Çungarya'ya ilerlediler. On-Oklar ordusunu kesin bir yenilgiye uğrattılar. Bolçu'daki bu savaşta Balkaş, İli, Isık Gölü, Çu ve Talas bölgelerindeki bütün Türkler Göktürk hakanlığına bağlandılar. Bars Bey Türgiş Kağanı ilan edildi ve Bilgenin kızkardeşi ile evlendirildi. Hakanlığın sınırları batıda Seyhun Nehri kıyısına ve Fergana'ya dayanmıştı. (698)

Kapgan'ın planındaki üçüncü noktanın tamamlanması için Tonyukuk, İnal, Bilge komutasındaki batı ordusu Altaylardan aşarak Seyhun-Sir derya Irmağını geçti. Maveraünnehir'in kızıl kum çölüne daldı. Ordunun bir kısmını, yan hücumu önlemek üzere, İnal kumandasında bırakan Tonyukuk güneye ilerledi. Türgiş Komutanı SOKO'nun idaresindeki Sogd halkı teslim oldu. Göktürk ordusu 701 tarihinde güneyde Demirkapı'ya ulaştı. Burası M.Ö.yıllardan beri İran-Türk tabii sınırı olarak kabul edilmekteydi.

Bu sefer dolayısıyla Göktürkler Müslüman Arablar'la ilk defa karşılaşmış oldular. İnal kumandasındaki kuvvet, Keş şehrinde karargah kurmuş olan müslüman Horasan valisinden gelebilecek bir hücuma karşı orada bırakılmış, fakat Arab kuvvetleri herhangi bir saldırıda bulunmamıştı.

DOĞUDA VE BATIDA ZAFERLER
Çin üzerine akınlar devam ettirildi. 702 yılında çeşitli Çin eyaletlerine 20 sefer yapıldı. İki yıl sonra 95.000 kişilik Çin ordusu büyük bir yenilgiye uğratıldı. (Ming-Şa Savaşı) İlginç olan çok kısa süreler içerisinde Çin ordularının tamamen dağıtılmasına rağmen yeniden toparlanabilmesiydi.

Çok zor durumda kalan Çin sarayı Göktürkleri mağlup etmenin yollarını aramaya başladı. Bunun için pek çok saray erkanını plan hazırlamaları amacıyla görevlendirdi. Nihayet sarayın yüksek memurlarından biri İmparatora bir rapor sundu. Çare olarak:

1-Önce Türkleri birbirine karşı kışkırtmayı,
2-Daha sonra Türkleri iki cephede birden savaşa zorlamayı,

teklif eden bir planı ortaya koydu.

Bu arada M.Ö.36 yılında Çiçi'nin böyle yenildiğini de İmparatora hatırlatmaktan geri durmadı. Bu planlarını yürürlüğe koydular. İlk olarak Kırgızlar isyan ettiler ama hemen bastırıldı(709). Aynı yıl içinde bu kez Bayırku'lar bozguna uğratıldı. 711 yılında,itaatten çıkmış olan Türgiş'ler yeniden merkeze bağlandı.

KAPGAN KAĞAN'IN ÖLÜMÜ
Kapgan bütün hedeflerine ulaşmıştı. Fakat onun birliği ayakta tutmak için şiddetini gittikçe artırdığı hoşgörü tanımaz tutumu huzursuzluğa sebep oluyordu. Bu yüzden bazı Türk boyları isyan edip Seyhun kıyılarına gitmiş ama 711'de Kül Tegin tarafından cezalandırılmışlardı. Fakat aynı içinde Çin'in kışkırtmasıyla, Karluk'ların da katıldığı ve iyice alevlenen isyanlar üç yıl sürdü.

Bu arada tekrar ordu hazırlayan Çin üzerine tekrar yürünmesi gerekiyordu. Bunun için Çin orduları toplanma merkezi Beşbalık üzerine sefer yapıldı. İnal ve Bilge'nin de katıldığı bu savaşta Beşbalık ele geçmedi ama Çin ordusu da iyice dağıtıldı. Böylece Çin'den yakın zamanda bir saldırı ihtimali ortadan kalkmış oldu.

İmparatorluğun esasını teşkil eden Oğuz'ların ayaklanmasına ise bizzat Kapgan Kağan kumanda etmiş, fakat ömrü boyunca dinlenmeyen bu çok sert tabiatlı hükümdar bu başarılı seferin ardından dönerken Çinlilerin kışkırttığı Bayırku'ların pususuna düşerek 716'da öldürülmüştür.

BİLGE KAĞAN'IN HÜKÜMDAR OLUŞU
Kapgan'ın yerine oğlu İnal geçti. Yeni Hakan bunalımı giderecek ve Devleti idare edecek kapasiteye sahip değildi. Yurda huzur getiremedi. Oğuz'ların isyanı durmamış bilakis şiddetlenmişti. Devletin kurtuluşu, İlteriş'in oğulları Bilge ve Kül Tegin'in omuzlarına yüklenmişti. Nihayet bir halk ihtilali sonunda İnal Kağan tahttan indirildi ve yerine Bilge geçti. (716-734)

Tonyukuk ise Devlet Yüksek Mahkemesi üyeliğinden tekrar eski görevi olan müşavirliğe atandı. Bilge Kağan bu zor günleri Orhun Kitabelerinde şöyle anlatır:

''Tanrı Türk kavmi yaşasın diye beni tahta geçirdi... Babamızın, amcamızın kazandığı milletin adı,sanı unutulmasın diye kardeşimle sözleştik. Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Kül Tegin ile ve Şadlarla ölesiye çalıştık...''

Tonyukuk Çin'in toparlanmış, Göktürkler'in ise yorgun olduğu kanaatindeydi. Bilge Kağan da aynı görüşte idi. Bu sebepten dolayı Çin ile iyi geçinmek istiyordu. Ancak Çin eski oyunlarına yeniden başlamıştı. Büyük devlet adamı Tonyukuk sayesinde bu tehlikeli durumda bertaraf edildi. Çin ile anlaşmış olan Basmıl'lar ani bir baskınla mağlup edildi.Daha sonra Beş balık ele geçirildi ve Çin üzerine yürünüp Şan Tung savaşı ile mağlup edildi(720).Çin'in Kuzeybatı bölgesi tamamen ele geçirildi. Hakanlık eski canlılığını tekrar kazandı.

BİLGE TONYUKUK
Göktürklerin bağımsızlık savaşından başlayarak, İlteriş, Kapgan, Bilge zamanlarında Devlete aralıksız 46 yıl hizmet eden Tonyukuk, girdiği bütün savaşları kazanmayı bilmişti.

Tonyukuk, o çağın dini, kültürel akımlarını da yakından takip ederek Türk milleti açısından değerlendiriyordu. Bilge Kağan, Çin'de olduğu gibi Türk ülkesini de surlarla çevirmek istiyordu. Tonyukuk bu fikre itiraz etti, ''Bunlar olmamalı, biz ömrünü sulu ve otu bol bozkırlarda geçiren bir milletiz. Bu hayat bizi daima bir savaş egzersizi içinde tutmaktadır. Göktürklerin sayısı Çinlilerin yüzde biri bile değildir. Başarılarımız yaşayış tarzından ileri gelir. Kuvvetli zamanlarımızda ordular yürütür, akınlar yaparız. Zayıf isek bozkırlara çekilir mücadele ederiz. Eğer kale ve surlar içine kapanırsak, Tang orduları bizi kuşatır, ülkemizi kolayca elde ederler...''

Bilge'nin bir başka düşüncesi ise ülkede Budist ve Taoist tapınaklar yaptırarak bu din ve felsefeyi Türkler arasında yaymak istiyordu. Tonyukuk ise yine itiraz etmiş ve şöyle demişti:

''Her ikiside insanlıktaki hükmetme ve iktidar duygusunu zayıflatır. Kuvvet ve savaşçılık yolu bu değildir. Türk milletini yaşatmak istiyorsak, ne bu çeşit öğretime, ne de bu türlü tapınaklara ülkemizde ihtiyaç vardır.''

Tarihte Türk milletinin geçirdiği acı tecrübelerin ışığında yapılmış olan bu tavsiyeler, Göktürk başkentinde iyi anlaşılmıştır. Batılı araştırmacılar Tonyukuk için '' Göktürk'lerin Bismarck'ı '' derler.

Tonyukuk 725'i takip eden yıllarda öldü. Sonra hatırasına Orhun'un doğusunda bir kitabe dikildi. Bu kitabe Türk dili ve edebiyatının , uzunca okunabilen ilk anıtı olarak kültür tarihinde önemli yer tutar. Aynı zamanda,Türklerden kalma bir milli tarih kaynağıdır. Kitabe metninin Tonyukuk tarafından ölmeden önce yazılmış olma ihtimali oldukça yüksektir. Bu da bu Devlet büyüğüne Türk edebiyatının adı ve şahsiyeti bilinen ilk siması olma şerefini kazandırır.

KÜL TEGİN
731 yılında da Kül Tegin öldü. Öldüğü zaman 47 yaşında idi. Kül Tegin'in ölümü karargahta derin bir üzüntü yarattı. Bu durumu Bilge Kagan şöyle anlatır: ''Küçük kardeşim Kül Tegin öldü, görür gözüm görmez oldu, bilir bilgim bilmez oldu. Zamanın taktiri Tanrı'nındır. Kişi-oğlu ölmek için yaratılmıştır. Yaslandım gözden yaş, gönülden feryat gelerek yıkıldım... Milletimin gözü, kaşı (ağlamaktan) fena olacak diye sakındım''.

Adına bir kitabe dikilmiş, bu kitabe Göktürk tarihi,kültürü ve Türk dili ve edebiyatı yönlerinden eşsiz değerdedir. 1 kasım 731 günü yapılan cenaze törenine Göktürk halkı ve ileri gelenlerinden başka, Çin'den İran'a kadar pek çok devlet adamı ve kavimler hususi heyetlerle katılmışlardır.

BİLGE KAĞAN
Bilge iki büyük yardımcısını kaybettikten sonra önemli bir faaliyette bulunmadı. Bilge Kağan, Buyruk-Çor adındaki nazırını, bir ortak pazar yeri anlaşması için Çin'e gönderdi. Daha sonra bir Çin prensesi ile evlenmek isteğini kabul eden Çin İmp. teşekkür mektubu yazmıştı. Fakat bu evlenme gerçekleşmedi. Çünkü Buyruk Çor Bilge Kagan'ı zehirleyerek öldürmüştür.

Bilge 25 Kasım 734 tarihinde hayata gözlerini yumdu.

Öldüğü sırada 50 yaşlarındaydı. Bilge 19 yıl ''ŞAD'' ve 19 yıl da Kagan olarak milletine hizmet etmiştir. Türk milletini çok sevmiş ve inanmış bir devlet adamıydı. Bu duygularını şöyle dile getirir:

''EY TÜRK MİLLETİ, ÜSTTE GÖK YIKILMAZ,ALTTA YER DELİNMEZSE, DEVLETİNİ TÖRENİ KİM BOZABİLİR''. ''ÜSTTE TANRI, AŞAĞIDA YER BUYURDUĞU İÇİN, MİLLETİMİ GÖZÜNÜN GÖRMEDİĞİ, KULAĞININ DUYMADIĞI İLERİ GÜN DOĞUSUNA, GERİ GÜN BATISINA, BERİ GÜN ORTASINA, YUKARI GECE ORTASINA KADAR GÖTÜRDÜM. ALTIN'IN SARISINI, GÜMÜŞÜN BEYAZINI, İPEĞİN HALİSİNİ, ATIN AYGIRINI, KAKIMIN SİYAHINI, SİNCABIN GÖKÜNÜ, MİLLETİME TÜRKLERİME KAZANDIRDIM.''

Bilge Kagan'ın ölümü, Kül Tegin'in acısını henüz unutmayan Türk halkını derin üzüntüye boğdu. Çin imparatoru da baş sağlığı dileyerek ülkesinde matem ilan etmiştir.

GÖKTÜRK DEVLETİNİN YIKILMASI
Bilge Kağan'ın ölümü üzerine devlette çöküş sürecide başlamış oldu. Bilge'nin yerine sırasıyla oğulları TÜRK BİLGE KAGAN ve TENGRİ HAN geçtiler. Fakat devletin idaresi Tonyukuk'un kızı olan annelerinin elindeydi.

Devlete hakim olamadılar. Hanedan üyeleri birbirine düştü. Durumdan faydalanan Basmıl'lar, Karluk'lar ve Uygur'lar birleştiler. Aşına ailesinden gelen basmıl yöneticisini 742 yılında Kagan ilan ettiler. Bu arada müttefiklerin arası açıldı ve Basmıl Kagan'ı ortadan kaldırıldı. Kağan'lığa Uygur yöneticisi KUTLUG BİLGE KÜL geçirildi.

Ötüken'de artık Uygur devleti başlıyordu. (745) Bununla beraber, Göktürk çağının bazı aileleri, hatta Tonyukuk soyundan gelenler Uygur devletinde ve daha sonraki devirlerde bile önemlerini korumuşlardır.