Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arası gösteriliyor
  1. #1

    15. Yüzyıl Türk Edebiyatı Genel Özellikleri ve Sanatçıları

    15. yüzyıl, Tük edebiyatının çeşitli alanlarda çok önemli gelişmeler gösterdiği bir dönemdir. Divan edebiyatı, bu dönemde Şeyhi, Ahmet Paşa, Necati gibi büyük şairlerle Anadolu’da kuruluşu-nu tamamlamıştır.

    Orta Asya’da gelişen Klâsik Çağatay edebiyatı ise eşsiz şair Ali Şir Nevâî ile en yüksek aşamasına varmıştır. Bir başka gelişme ise, bu yüzyılın ortalarında “Dede Korkut Hikâyeleri”nin yazıya geçirilmesidir.

    13. ve 14. yüzyıllarda başlayan İran edebi-yatının ünlü şairlerinin ( Nizâmi, Selman, Sadi, Hafız, F. Attar, Senâi… ) Türk şairleri üzerindeki etkisi bu yüzyılda da devam etmiştir.
    ŞEYHİ (1375-1431):

    15.yılın ünlü şairlerindendir. Kütahya’da yetiş-miştir. İran’da tahsil gördüğü bilinir. İran şiirin-den pek fazla etkilenmiştir. Bir divanı vardır.
    “Harname” adlı 126 beyitlik satirik-mizahi mesnevisi meşhurdur. Büyükçe bir fabldır. Şair, bir taraftan bütün yaratılmışlar özellikle insanlar arsındaki eşitsizlikleri ve haksızlık gibi görünen sosyal farklılıkları tenkit eder. Öbür taraftan da yeteneğinin sınırlarını unutarak aşırı isteklerle ortaya atılıp nizamı bozan, haklı isteklerini başkalarına haksızlık haline getiren tiplerin durumunu hicveder.

    Hüsrev ü Şîrin : İran şairi Nizami’nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisini Türkçeye çevirmiştir. Bu çeviri Türkçedeki en iyi Hüsrev ü Şirin hikayesi olarak bilinir.
    AHMET PAŞA (15. yüzyıl):

    Divan şiirinin kuruluş döneminin en büyük şairi sayılır. 16. yüzyıl şairlerini etkilemiştir. Ünü İran’a, Türkistan’a kadar yayılmıştır. Önemli eseri “Divan”ıdır.
    NECATİ BEY (15. yüzyıl):

    Kuruluş döneminin Ahmet Paşa kadar ünlü şairidir. Divan şiirine milli zevkleri ve yerli söyleyişleri katmıştır. Önemli eseri “Divan”ıdır.
    ALİ ŞİR NEVÂÎ (15. yüzyıl):

    Anadolu dışında, Çağatay sahasında eser vermiş din dışı Divan şairidir. Platonik ve romantik bir aşk anlayışı vardır. Lirik ve canlı bir anlatıma sahiptir. Şiirlerinde dini-tasavvufi temaları da olgun bir samimiyetle kullanır.

    Muhakemetü’l-Lügateyn’in yazarı Ali Şir Nevai, aynı zamanda Türkçenin en büyük şairlerinden kabul edilir. Orta Asya’da (Herat’ta) yetişmiş olmasına rağmen Osmanlı topraklarında ve bütün Türk yurtlarında da tanınmış ve sevilmiştir. Çağatay Türkçesiyle yazdığı şiirlerini dört divanda toplamıştır.

    Hamse (beş mesnevi) :Hayretü’l- Ebrâr, Leylâ vü Mecnûn, Sedd-i İskenderî, Ferhad ü Şîrin, Seb’â-yı Seyyâre.

    Mecalisü’n-Nefais Türk Edebiyatı’nda ilk şuara tezkiresi olarak önemlidir.

    Mizanü’l-Evzan :Aruz ölçüsü ile ilgili inceleme eseri olan bu eser, yüzyıllarca medreselerde okunmuştur.

    Muhakemetü’l-Lügateyn:Türkçenin Farsçadan üstün bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmış bir eserdir

    SÜLEYMAN ÇELEBİ (?-1422)

    Aslında bir din adamıdır. 1409’da Bursa’da yazdığı Vesiletü’n-Necat adlı mesnevisi ile tanınmıştır.
    Vesiletü’n-Necat : Halk arasında “Mevlid” olarak tanınan bu eser, Hz. Muhammed’in hayatını destanımsı biçimde anlatarak Hz. Muhammed’in diğer peygamberlerden üstün olduğunu kanıtlamak amacıyla yazılmıştır. Süleyman Çelebi’nin bilinen başka eseri yoktur.
    HACI BAYRAM VELİ (1352-1430)

    Ankara’da tarikat kurmuş bir bilgin ve şairdir. İlahi ve şathiye tarzı birkaç şiiri günümüze kadar ulaşmıştır. Sade ve coşkun bir dili vardır. Hece ölçüsü yanında aruzu da kullanmıştır.
    EŞREFOĞLU (1353-1469)

    Bursa, Ankara, Suriye gibi yerleri dolaştıktan sonra İznik’te bir tekke ve tarikat kurmuş, Hacı Bayram Veli’nin etkisinde bir tasavvufçudur. Bir divan oluşturan şiirlerinden bir bölümü aruzla bir bölümü ise sade halk diliyle ve dörtlükler halin-de yazılmıştır. Müzekki’n-Nüfus adlı düzyazılı, tasavvufla ilgili bir eseri vardır.
    KAYGUSUZ ABDAL (15. Yüzyıl )

    Asıl adı Alaaddin Gaybi’dir. “ Sarayi” adını da kullanmıştır. Efsaneye göre Alanya Beyi’nin oğlu iken tasavvufu tercih etmiştir. Şiirlerinde Yunus Emre etkisi sezilir. Hece ölçüsüyle ve sade bir dille ilahiler, nefesler ve şathiyeler ilginçtir. Aruzla da yazdığı şiirleri vardır. Manzum ve mensur eserleri vardır.
    Manzum olanlar: Gülistan, Minbernâme, Gevhernâme
    Mensur Olanlar: Budalanâme, Kitâb-ı Miglate, Vücûdnâme
    PADİŞAH ŞAİRLER :

    FATİH SULTAN MEHMED ( AVNÎ )
    II. BAYEZID ( ADLÎ )
    II.MURAD ( MURADÎ )
    CEM SULTAN ( KENDİ ADIYLA )
    SİNAN PAŞA ( 15. Yüzyıl )

    Edebiyatımızda süslü nesrin ilk temsilcisidir. Dini, ahlaki ve felsefi konuları ele almıştır. Tazarrunâme : Süslü nesrin ilk örneği olarak bilinir. Ayrıca Maarifnâme ve Tezkiretü’l-Evliya adlı eserleri de vardır.
    ÂŞIKPAŞAZADE ( 15. Yüzyıl )

    Şair Ahmed Paşa’nın torunudur. Tarih türünde eser vermiştir. Sade bir dili vardır.Tevârih-i Âl-i Osmânî ( Osmanlı Tarihi ): Sade nesrin bir örneğidir. Âşıkpaşazade Tarihi adıyla da bilinir.
    MERCİMEK AHMED ( 15. Yüzyıl )

    Kâbusnâme Tercümesi : Sade nesrin bir örneğidir. Farsçadan çevrilmiştir.
    DEDE KORKUT HİKÂYELERİ

    Destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçiş eseri olan Dede Korkut Hikâyeleri, bir önsöz ve on iki hikâyeden meydana gelir. On iki hikâyelik tam nüsha Dresten Kütüphanesi’n-de, altı hikâyelik eksik bir nüsha ise Vatikan Kütüphanesi’nde ulunmaktadır. Eserler üzerinde ilk defa ayrıntılı olarak Kilisli Muallim Rıfat, sonra da Orhan Şaik Gökyay ve Muhar-rem Ergin çalışmıştır.Hikâyelerde Oğuzların komşularıyla ilişkileri, aile ve toplum yapısı ve iç çekişmeler işlenmiştir. Bazı kahramanları olağanüstü özelliklere sahiptir. Bu yönüyle destanlara benzer. Hikâyeler nazım ve nesir karışımı yazılmıştır. Hikâyelerin dili sade ve akıcıdır. 15. yy Türkçesinin bütün özelliklerini yansıtmaktadır. Karşılıklı konuşmalar nazımla, betimleme ve öyküleme nesirle verilmektedir.

    Nesir kısmında seci, nazımda ise aliterasyonlar çokça yer alır. Bazı kelimelerin söyleyişleri bugüne göre farklılık göstermektedir.Hikâyeler, Türk’ün öz benliğini yansıtmaktadır. İdealizm vardır. Bu idealler ferdi değil, millidir. Hikayelerdeki en önemli özelliklerden biri kahramanlıktır. İslâmiyet’in etkisi vardır; ancak bağnaz bir inanış yoktur. Hikayelerde toplumda kadının önemli bir yerinin olduğunu görüyoruz. On iki hikâyede üslup ve yapılan benzetmelerin aynı olması bize bu hikâyelerin aynı ağızdan çıktığını göstermektedir.Eserde geçen ‘’Dede Korkut’’meçhul bir halk ozanıdır.





  2. #2
    KaFKaSYa
    Paylaşım için tşkler Keşke biraz da yy'lara ait beyit örneklerini verseydin. Bu şahsiyetlerin hayatlarını ezbere bilirim ama ezberleyinceye kadar her biri için hocaya kaç küfür ediyordum bilmiyorum. Çünkü her sınavda en az 10 şahsiyetten ve beyitlerinden sorumluyduk

  3. #3
    Alıntı Sidar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Paylaşım için tşkler Keşke biraz da yy'lara ait beyit örneklerini verseydin. Bu şahsiyetlerin hayatlarını ezbere bilirim ama ezberleyinceye kadar her biri için hocaya kaç küfür ediyordum bilmiyorum. Çünkü her sınavda en az 10 şahsiyetten ve beyitlerinden sorumluyduk
    maalesef o gelenek hala devam ediyor =p ..soruyorlar hala su kasidesinden, mesnevilerden ... =))

  4. #4
    KaFKaSYa
    Evet devam ediyor ama bizi son sene diye sıkmıyorlar artık Su kasidesini çalılştığım gece daha aklımda

  5. #5
    aynen .. beyitlerin hem türkçesini hem de açıklamasını , + söz sanatlarını istiyorlar ezberledik artıkk >> "içmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile ...gül budagınun mizacına gire kurtara su"" bak bunu ezberlemiştimm ilk :d

  6. #6
    KaFKaSYa
    Gül bir hile ile bülbülün kanını içmek ister
    Su gülün damarlarına girip bülbülü kurtarsın

    Vay be bu beyiti hatırladım sayfanın birinci sayfanın son beyitiydi bende

  7. #7
    Alıntı Sidar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gül bir hile ile bülbülün kanını içmek ister
    Su gülün damarlarına girip bülbülü kurtarsın

    Vay be bu beyiti hatırladım sayfanın birinci sayfanın son beyitiydi bende
    pekii..)) bugün yazıLıda fuzûli için hamse sahibidir dedim yanlışmış



Benzer Konular

  1. 11. ve 12. yy Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı Genel Özellikleri
    Konuyu Açan: Der Makabre Tanz, Forum: Edebiyat.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 10-Tem-2010, 00:23
  2. 16. Yüzyıl Türk Edebiyatı Genel Özellikleri ve Sanatçıları
    Konuyu Açan: Der Makabre Tanz, Forum: Edebiyat.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 10-Tem-2010, 00:23
  3. 17. Yüzyıl Türk Edebiyatı Genel Özellikleri ve Sanatçıları
    Konuyu Açan: Der Makabre Tanz, Forum: Edebiyat.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 10-Tem-2010, 00:23
  4. 18. Yüzyıl Türk Edebiyatı Genel Özellikleri ve Sanatçıları
    Konuyu Açan: Der Makabre Tanz, Forum: Edebiyat.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 15-May-2009, 17:02
  5. 13. ve 14. Yüzyıl Türk Edebiyatı Genel Özellikleri ve Sanatçıları
    Konuyu Açan: Der Makabre Tanz, Forum: Edebiyat.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 15-May-2009, 16:41
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com