11 Sayfadan 6. İlkİlk ... 45678 ... SonSon
Toplam 102 sonuçtan 51 ile 60 arası gösteriliyor
  1. #51
    Seyiddit nefisi hazretlerini bende merak ettim.Bilgisi olan varmı?İnternette de bulamadım.( Şeyh Sultan Seyyid Fevzeddin el-Hüseyni (K.S.A) hazretleri) diye var sanırım bu değildir.





  2. #52
    seyiddit nefisi hazretleri hakkında internette bir bilgi yok.

  3. #53
    Arkadaşlar seyyidet nefise hazretleri büyük bir evliyadır şüpheniz olmasın o zatın ruhuna okuduğunuz zaman inşallah faydasını görürsünüz

  4. #54
    seyyidet nefize hz bilgisi var internette ben link atim ozaman bilgilenirsiniz..

    05.02.2010 tarihli Ömer Çetin yazısından alıntıdır:
    Şarta bağlı olarak Evliyâya adak yapmak da, kendini, günâhı çok, düâ etmeğe
    yüzü yok bilerek, mübârek birini vesîle edip, Allahü teâlâya yalvarmak demekdir.
    Meselâ (Hastam iyi olursa veyâ şu isim hâsıl olursa, sevâbı (Seyyidet Nefîse) hazretlerine olmak üzere, Allah için, üç Yasîn okumak veyâ bir koyun kesmek nezrim olsun) deyince, bu dileğin kabûl olduğu çok tecribe edilmişdir.
    Tam İlmihalL Se'Âdet-i Ebediyye S. 479
    ************************************************** ***************************************
    Arkadaşım: - Ömer abi çok sıkıntılıyım.
    - Hayırdır abisi…
    - İş yerini satmam lazım… Mal sahibi de sıkıştırıyor. Değerini de bulamadım… Dua et… (Arkadaşım bunları anlatırken atomlarından fışkıran sıkıntısını görüyordum sanki)
    - Adak yaptın mı…
    - Yapmadım…
    - Adak yap… Bu sıkıntıdan kurtulursam sevabını Seyyidet Nefise annemize hediye etmek üzere diye bir şey ada…
    - Ne adayayım abi
    - Sen bilirsin. Yasin-i şerif olur… Hayvan kesmek olur. Durumuna göre…
    - Yanınızda yapayım. Bu dükkanı satarsam bir hayvan keseceğim...
    - Hadi hayırlı olsun…
    Sonuç: Bir hafta sürmedi. O sıkıntı fışkıran atomlarından bu sefer rahatlık fışkırıyordu...
    - Abi sattım… Adak işini nasıl halledeyim?..
    - İhlas Vakfı'nda çalışan arkadaşımı çağırdım. Yarın bu abiyle buluşun…
    Bu arkadaşım on beş gün sonra güldürdü beni... Yanıma geldi. - Abi adak işini hallettim. Şimdi yeni iş kuracağım. Yer arıyorum. Yeni adağımı da yaptım…
    Çok geçmedi gönlüne göre bir yer buldu. Mal sahibine çek teklif etmiş. Bir aylık vadeli. Adam kabul etmemiş. Yarın bir daha görüşürüz diye ayrılmışlar. O gece oldukça üzüntülü ve sıkıntılıymış. Bu üzüntünün üzerine bir şeyin daha farkına varıyor arkadaşım. Çek bir ay değil meğer üç ay vadeliymiş. Kendi kendine, 'Bir aylık çeki kabul etmedi. Üç aylığı nasıl kabul edecek' diye düşünmüş ama hayırlısı demiş. Ertesi gün adam üç aylık çeki kabul ediyor (!) dükkanı tutuyor… Yakında açılış var…

    ***

    Başka bir sevdiğim dostum…
    - Ömer abi bu gece biraz vaktiniz var mı…
    - Tabi ki…
    - İstişare etmemiz lazım gelen bir konu var…
    - Peki…
    Çok belliydi sıkıntısı… Buluştuk… Bir akrabasından sıkıntılı ama nasıl… Yaptığı iyilik ters dönmüş. Akrabası anlayamıyor, sıkıntı oluyor. Konuşmalarımız sonunda yapılabilecek çok fazla bir şey yok. Neredeyse seçeneksiz bir sıkıntı. Kilit durumdayız ama istişare mutlaka bereketli olur.
    - Abisi benim aklıma da bir şey gelmiyor. Sen hemen bir adak yap, sevabı Seyyidet Nefise annemize olmak üzere...
    Ayrıldık o akşam… Onu sıkıntılı göndermek burktu beni… Yapılacak bir şey yoktu…
    Bu kadar mı çabuk olur… Ertesi gün aradı.
    - Ömer abi… Akrabam bugün geldi. Olacak şey değil... Özür diledi. Haksız olduğunu söyledi. Her şey sütliman…
    Gözlerim bir müslümanın daha rahatlamasıyla doldu, belli etmedim…

    On Dakikada Değişti Her Şey…

    Fuarcılıkla uğraşan bir arkadaşımla çay içmek için gittiğimiz yerde karşılaştık. Başı önde…
    İşler nasıl, diye sordum…
    - Abi şükür diyelim…
    - Sıkıntı var mı?..
    - Abi koşturuyoruz ama istediğimiz seviyede değil. Ödemeler de var. Tam işi bağlayacağız bir şey oluyor gerçekleşmiyor…
    İçim burkuluyor. Anladığım bir konu da değil ki… O'na da aynı tavsiyede bulundum… Çok ilgi gösterdi. Bir umut kapısı. - Tamam abi dedi, hemen yapıyorum adağı.
    15 gün sonra aynı yerde tesadüfen karşılaştık. Ben oturuyordum. O da uzaktan beni gördü…
    - Ömer abiii… Yağdı, yağdı… Hemen adağımı yerine getiriyorum…

    ***

    Rekor bir doktor arkadaşımda…
    MSN'de yazışıyorduk o akşam. Başka mesleklere meraklı. Doktorluğa ara vermiş. Ancak uğraştığı meslekte işler iyi giderken bir anda her şey tersine dönmüş.
    - Abi dua et, sıkıntı var...
    - Hayatım hemen bir adak yap… Sevabı Seyyidet Nefise annemize olmak üzere…
    - Peki… Ne adayım?
    - Sen bilirsin…
    Adadı… Efendim bu diyaloğun üzerinden 10 dakika geçti, geçmedi… Bana yazdıklarına bakın…
    - Ömer abi şimdi bir email düştü. ….hastanesinden teklif geldi. Uçak biletimi yollamışlar. Görüşmeye bekliyorlar…
    Gitti, anlaştı ve başladı. Ortalık süt liman. Şükür Ya Rabbi… Bir müslümanın daha yüzünde çiçekler açtı. Bize onu uğurlarken, hasret düştü… Şimdi birbirimizi çok özlüyoruz ama bu dünya ayrılık yeri… Ne yapacaksın…
    Efendim bunlar sadece birkaç misal. Bu 2009 yılında ben sayısını unuttum böyle konuşmaların ve kavuşmaların…

    Kartal Bohçayı Kapıp Kaçtı…

    Dul bir kadıncağız ve iki kız çocuğu hayat mücadelesi verir… Kadıncağızın tek sermayesi bir bohça çoraptır ki, onu haftada bir pazarda satar 8 akçe kazanır. 4 akçesiyle iplik alır, çorap örer bir hafta boyunca. Kalan 4 akçesiyle kıt kanaat geçindirir yavrularını…
    İşte o gün başının üzerine koyar çorap dolu bohçasını ve pazarın yolunu tutar. Derken bir kartal gelip kapıverir bohçayı ve gözden kaybolur. Kadıncağız feryatlar içindedir. Komşuları başına toplanırlar.
    Hem ağlar hem, - Tek sermayem gitti. Ben şimdi çocuklarıma nasıl bakacağım, diye dert yanar tanıdıklarına…
    - Sen Seyyidet Nefîse annemize git, tavsiyesinde bulunurlar… Kadın annemizin huzuruna koşar ve başından geçeni gözyaşlarıyla anlatır… Peygamber torunu mübarek annemiz, - Üzülme komşu. Var evine git. İki gün sonra bize uğra, derler…
    Kadın hemen bir ihsana kavuşmayı beklerken iki gün daha nasıl idare edeceğinin hüznüyle döner evine. Teselli eyler yavrularını. İki günü zor bekler ve koşturur annemize tekrar…
    - Otur komşu bekle biraz, der annemiz… Bir müddet sonra kapı çalınır… Bir denizci vardır eşikte, elinde de bir kadife kese… - Seyyidet Nefise annemizle görüşmek isterim, der… Kabul görür ve başı önde huzura girer.
    - Sizi dinliyorum, buyurur annemiz ve denizci anlatmaya başlar…
    - Efendim biz denizciyiz. Fırtınaya tutulduk. Gemide de bir gedik açıldı. Ne yaptıysak kapatamadık. Gemi su doldu. Artık batmayı bekliyorduk ki son çare bir adak yaptık. Hep birlikte karar verdik ve dua ettik.
    - Ya Rabbi… Eğer bizi şu sıkıntıdan kurtarırsan Seyyidet Nefise annemize bin altın vermeyi adak ettik diye… Çok geçmedi ki gökyüzünde bir kartal belirdi, pençelerinde bir bohça vardı. O bohçayı gemiye attı. Bohça tam o deliğe düştü ve kapattı. Biz de suyu boşaltıp kurtulduk… İşte efendim… Bu bin altın, der ve keseyi annemize teslim eder…
    Elini bile sürmez Seyyidet Nefise hazretleri… Döner o dertli kadına…
    - Komşu al şu keseyi var evine… Sevindir çocuklarını…
    Kadıncağız beyninden vurulmuşa döner. Ellerine kapanır büyük veliyyenin, ağlar, ağlar, ağlar…
    Ey annem… Bizim kalbimiz de zamanın zulmetiyle, günahlarıyla göz göz delindi… O kartalı oraya himmetinle gönderen sen; mübarek kalbinden bizim kalbimize de nurlar, feyzler gönder ne olur… Nice dertli müslümanlar, şu zamanın sıkıntılarıyla boğuşurlar, imanlarını korumaya çalışırlar. Biliriz ki zaman ve mekan senin için engel değil… Allahü tealaya o cennet bahçesi kabrinden Ümmet-i Muhammed için yalvarırken, şu yalan dünyaya aldanmamız için de dua buyur lütfen…

    Abdest Suyuyla Gelen Hidayet

    Nefîse hazretlerinin hristiyan bir komşusu, bunun da kötürüm bir kız çocuğu vardır. Kadın pazara gidecektir ama kızını bırakacak kimsesi yoktur. İçi elvermez bir türlü yalnız bırakmaya ama ne yapsam diye düşünür. Nefise annemiz gelir aklına. Kızını atar sırtına ve götürür büyük veliyyenin kapısına. - Komşu, kızım burada bir müddet dursa... Kabul eder Nefise annemiz. Kadın işine gider...
    Çocuk görür görmez aşık olur Seyyidet Nefise'ye... Kalbinde ılık ılık bir şeyler dolaşmaya başlar. Ancak ayakları tutmaz ki koşup atılsın kucağına. Hem müslümanlar kötülenmiştir ona yıllarca. Ama bu yüzündeki nur, renk... Şaşkına döner, kendinden geçer adeta.
    Derken Seyyidet Nefise annemiz nefis bir abdest almaya başlarlar. O abdest alışındaki teslimiyet, aşk, mest eder yavrucağı. Akan su da kıvrıla kıvrıla yanına kadar gelmiştir… Annemize utanır söyleyemez, - Size bir kerecik olsun dokunabilir miyim demeye... - Bari O'na dokunan suya dokunayım der ve o suyu alıp yüzüne, gözüne, ayaklarına sürmeye başlar...
    Büyük bir kerametle ayaklarına can akar çocuğun. Bir anda ayağa fırlayıverir. Seyyidet Nefise annemiz onu ayakta görünce şaşırmazlar. Belli ki zaten haber almıştır ötelerden. Ancak annesi geldiğinde bir feryat kaplar ortalığı... Kadın hem ağlar hem bir türlü çare bulamadığı kızına, - Nasıl olur, nasıl olur diye diye sarılır...
    - Anneciğim ben bu komşumuz hanıma hayran oldum. Onun abdest aldığı sudan ayaklarıma sürdüm, şifa buldum...
    Kadın o güne kadar gördüğü ama göremediği Seyyidet Nefise annemize gözlerinden perde kalkmış olarak bakar. Ve bakar bakmaz, görür görmez kelime-i şehadeti haykırır kızıyla birlikte. Annemize sarılırlar sonrasında. Annemiz de tutamaz gözyaşlarını...

    Mahzunum… Mazhzunum…

    Bir kaç sene önce Seyyid Nevzad Işık amcamızı kaybettik. Seyyid Abdülhakim-i Arvâsi 'kuddise sirrehül aziz' hazretlerinin çok sevgili yeğeni Faruk beyin oğlu idi. Çocukken Ankara'da evin balkonundan beton zemine düşüyor ve aklî melekelerini kaybediyor. Babası Faruk amca doktor doktor dolaşıyor ama çare yok: - Ömür boyu böyle kalacak, hükmünü basıyorlar...
    Faruk amca İstanbul'a, Efendi Hazretlerinin kapısına geliyor ve durumu anlatıyor. Efendi hazretleri çocuğu evlerinde 40 gün yatırıyorlar. Bu 40 gün boyunca o ötelere bakan gözleri çocuğa nazar ediyor. O nurlu dudaklardan iki kelime dökülüyor içli içli: - Mahzunum… Mahzunum…

    40 gün sonra büyük kerametleriyle Nevzad hiçbir zaman olmadığı kadar maddi ve manevi bir sıhhate kavuşuyor. Hukuk Fakültesini bitiriyor. Uzun yıllar DSİ'de avukatlık yapıyor…
    (Nevzad amcayla ben de bir müddet birlikte çalışmakla şereflendim efendim. O yazı okurdu ben aslından takip ederdim. Yaşlı haline rağmen Ona yetişmekte zorlanırdım…)
    İşte Nevzad amca anlatmışlardı… - Ben küçükken Efendi Hazretlerine sormuştum çok iyi hatırlıyorum. 'Efendim adak yaparken, niye doğruca Peygamber Efendimizin ruhuna hediye etmek üzere (sallallahü aleyhi ve selem) yapmıyoruz da; Seyyidet Nefise annemize yapıyoruz' diye… Efendi Baba öyle bir cevap verdiler ki, çocukluk dünyama nakşoldu…
    - Yavrum sen bir dilekçe verecek olsan, doğruca Reis-i Cumhur'a mı verirsin yoksa yardımcılarına mı?...
    --------------------
    yalnız arkadaşlar hemen belirteyim dileğiniz mübah bir dilek olmalıdır. yani islama uygun bir dilek olmalıdır.Örneğin sevdiğim bana dönerse değil sevdiğimle evlenirsek denmeli, kumarhane açmak veya piyango çıkması gibi islamda yeri olmayan ve günah olan işler için kesinlikle olmamalıdır. Buna çok dikkat edelim.
    Ve adağı adarken ....işim olursa Allah Rızası i
    çin sevab için sevabı Seyyide Nefise Hazretlerine Olmak Üzerine 3 YAasin okuyacağım veya bağışlamak üzere Kestireceğim/Keseceğim ŞeklindeE adamalısınız. yani siz Allah rızaı için yapacaksınız.





    --- Sonraki mesaj ---

    YouTube - ‪Mısır - Seyyidet Nefise Hz.Türbesi‬‏

    bu video da türnesini gösteriyorlar seyyidet nefise hz. vede bildileri veriyolar iyi seyirler

  5. #55
    bu usulu bi sitede okumusdum burda gördügüm cok iyi oldu, aslinda söylenmez ama benim iki adagim var eger sevdigimle nisanlanirsak diye adamisdim ögrenci oldugum icin ücüncü bi adagi adayip kurban kestirmem beni coook zorlayacak szin verdiginiz bu usule göre adak adayip üc yasin okumam da olurmu yani illa kurban kesmek zorundamiyim onu ögrenmek istedim...

  6. #56

  7. #57
    bunu bi kaç yerde okudum am abilgisi olan varsa paylaşırsa sevinirim...kurban illa şartımıdır acaba...

  8. #58
    Paylaşan arkadaşımızın yazdıklarından Kurban da olur yada yasinde okunabilir yazıyor.Bir arkadaşımızda güzel bir paylaşım yapmış sayenizde gördüm bende.Vesile oldunuz vardır bir hikmeti.

    Mısır - Seyyidet Nefise Hz.Türbesi - YouTube
    şimdi izledimçok güzel bir bakın isterseniz.

  9. #59

  10. #60
    bende ızledım cok guzel allah razı olsun ıkı adak adadım sımdı bırı acıl bıseyolursa 3 yasın okucam bırıde evlılık ıcın olursa 33 yasın okucam buraya yazıymda unutmaym



11 Sayfadan 6. İlkİlk ... 45678 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Murad Ve Dilek Için
    Konuyu Açan: margil, Forum: Dilek Duaları.
    Cevap: 44
    Son Mesaj : 19-Oca-2014, 13:40
  2. Tevbe ve Dilek Duası
    Konuyu Açan: ezim, Forum: Dilek Duaları.
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 14-Ağu-2013, 19:06
  3. Dilek Icin.
    Konuyu Açan: ESENGUL, Forum: Dilek Duaları.
    Cevap: 28
    Son Mesaj : 15-Tem-2013, 18:49
  4. Dilek Salat-ı
    Konuyu Açan: zalim, Forum: Dilek Duaları.
    Cevap: 16
    Son Mesaj : 22-Haz-2012, 01:36
  5. Büyücünün Adak Ritüelleri
    Konuyu Açan: rexllena, Forum: Büyü.
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 11-May-2008, 13:32
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com