6 Sayfadan 1. 123 ... SonSon
Toplam 52 sonuçtan 1 ile 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Ahmet_Eroglu

    Thumbs down Aranan Dualar

    Îmân duâsı
    Allahümme innî e’ûzü bike min en-üşrike bike şey-en ve ene a’lemü ve estagfirü-ke li-mâ lâ-a’lemü inneke ente allâmülguyûb. (Sabah ve akşam okumalıdır.)
    “Ya hayyü ya kayyum ya zel celal-i vel ikram. Allahümme inni eselüke en tuhyiye kalbi bi nuri marifetike ebeden ya Allah, ya Allah, ya Allah celle celalüh”
    (Bu duâyı sabah namazından sonra okuyanın imanla ruhunu teslim edeceği
    bildirildi.)
    İmanla ölmek için, “Yâ Allah yâ Allah yâ hayyü yâ kayûmü yâ zelcelâli vel ikrâm, es’elüke en tuhyiye kalbî bi nûr-i ma’rifetike ebeden yâ Allah yâ Allah.”duâsı okunmalıdır.
    Bunu her zaman duâ ederken okumalıdır.

    İstigfar duâsı
    Hadis-i şerifte, “Her namazdan sonra, üç kere ‘Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh’ okuyanın bütün günahları affolur” buyuruldu. Hadis-i şerifte, “İstigfâre devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, derdlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızklandırır” Derdlerin, belâların gitmesi için, istigfâr okumak çok faydalıdır. İstigfârlardan meşhûr olanı, Peygamberimizin bildirdiği, “Estagfirullahellezî lâ ilâhe illâ hüverrahmanirrahîm el-hayy-ül-kayyûmüllezî la-yemûtü ve etûbü ileyh Rabbigfir lî” istigfarıdır. Bu istigfar yirmibeş kere okursa, odasında, âilesinde, evinde ve şehrinde hiç kaza, belâ olmaz. Bunu her sabah ve akşam okumalıdır. Âlimlerin çoğu, talebelerine ve evlatlarına bunu okumalarını tavsıye etmişlerdir. Çok faydasını görmüşlerdir.
    Günde en az yüzdefa, Estagfirullâhel’azîm... söylemek çok faydalıdır. Her zaman ve her yerde ve namazlardan sonra ve yatarken, ma’nâlarını düşünerek, çok “Estagfirullah min külli mâ kerihallah” veyâ kısaca “Estagfirullah” demelidir.

    Af ve magfiret için
    Af, mağfiret ve âfiyet için çok duâ etmelidir. Bunların hepsini ihtivâ eden çok kıymetli duâ, “Allahümme rabbenâ âti-nâ fiddünyâ haseneten ve fil-âhıreti haseneten ve kı-nâ azâbennâr”dır. Şu dayı da Cuma günleri ve hergün çok okumalıdır. “Allahümmagfir lî ve li âbâî ve ümmehâtî ve liebnâî ve benâtî ve li ihvetî ve ehavâtî ve li-a’mâmî ve ammâtî ve li-ahvâlî ve hâlâtî ve li-zevcetî ve ebeveyhâ ve li-esâtizetî ve lil-mü’minîne vel-mü’minât vel hamdü-lillâhi Rabbil’âlemîn! “
    Allahü teâlânın magfiretine sığınarak,”Allahümme magfiretüke evsa'u min
    zünûbî ve rahmetüke ercâ indî min amelî” duâsını da okumalıdır. (Yâ Rabbî!
    Magfiretin, benim günâhlarımdan daha geniştir. Rahmetin, bence, amelimden
    daha ümmîd vericidir) demektir.
    Her erkek, her zaman şu magfiret duâsını okumalıdır: “Allahümmagfir lî ve
    li-âbâî ve ümmehâtî ve li-ebnâî ve benâtî ve li-ihvetî ve ehavâtî ve li-ecdâdî ve
    ceddâtî ve li-a’mâmî ve ammâtî ve li-ahvâlî ve hâlâtî ve li-zevcetî ve ebeveyhâ
    ve li-esâtizetî ve lil-mü’minîne vel-mü’minât vel hamdü-lillâhi Rabbil’âlemîn!”.
    Kadın okursa, zevcetî yerine zevcî ve ebeveyhâ yerine, ebeveyhî demelidir.
    Af magfiret için şu duâ da okunmalıdır:
    “Yâ Allah! Yâ Rahmân! Yâ Rahîm! Yâ Afüvvü yâ Kerîm! Fa’fü annâ,
    vagfirlenâ, verhamnâ, vensurnâ alel-kavmil kâfirîn!”

    Doğruyu yanlışlı öğrenme duâ
    “Allahümme erinel hakka hakkan verzuknâ ittibâ'ahu ve erinel bâtıla
    bâtılan verzuknâ ictinâbehu bi-hurmeti Seyyidil-beşer “. Manası: (Yâ Rabbî!
    Doğruyu bize doğru olarak göster ve ona uymağı bize nasip et ve yanlış, bozuk
    olan şeylerin yanlış olduklarını bize göster ve onlardan sakınmamızı nasip et!
    İnsanların en üstünü hurmetine bu duâmızı kabûl buyur!).

    Korkulu zamanlarda okunacak duâ
    Korkulu zamanlarda, “Kelime-i temcîd”, yâni “Lâ havle velâ kuvvete illâ
    billâhil'aliyyil'azîm” çok okumalıdır.
    Muhammed Mâsum hazretleri buyurdu ki: “Dertlerden kurtulmak ve murâda
    kavuşmak için beşyüz kere Lâ havle velâ kuvvete illâ billah ile evvelinde ve
    âhırında yüzer defa salevât-ı şerife okuyup duâ etmelidir”.
    Mu'avvizeteyn,yâni iki Kul-e'ûzü’yü çok okumak da faydalıdır.
    Ayrıca, Li îlâfi sûresi, hergün ve her gece hiç olmazsa onbirer def’a
    okumalıdır.
    Sübhânellahi vel-hamdülillahi velâ ilâhe illallahü vallahü ekber velâ
    havle velâ kuvvete illâ billahil’aliyyil’azîm, duâsını da gece gündüz çok
    okumalıdır.
    Peygamberimiz, Allahümme innî es’elüke bihakkıssâ’ilîne aleyke, ya’nî
    (Yâ Rabbî! Senden isteyip de, verdiğin kimselerin hâtırı için, senden istiyorum!)
    derdi ve böyle duâ ediniz buyururdu. Sebeplere yapışıp, emredilen şeyler
    okunduktan sonra böyle duâ etmelidir.
    İmam-ı Rabbanî hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken gece, bir
    handa kaldılar. “Bu gece bir belâ zuhur edecektir. ‘Bismillahillezi la-yedurru
    maasmihi şeyün fil-erd-ı vela fissemai ve hüvess-semiulalim’ duâsını besmele
    ile okuyun!” buyurdu.
    Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duâyı okuyanlara birşey
    olmadı. Dert, belâ, fitne ve hastalıklardan korunmak için, sabah-akşam, İmam-ı
    Rabbanî hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, üç defa okumalıdır. Hadis-i şerifte
    buyuruldu ki:
    “Bir yere gelen kimse "Euzu bikelimatillahi-ttammati min şerri ma haleka"
    okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiç birşey zarar veremez.”
    Korkulu şeyden kurtulmak veya bir dileğe kavuşmak için, Taha suresinin 37.
    ayetinden (Velekaddan), 39. ayetin sonuna (ala ayniye) kadar kağıda yazıp, su
    geçirmez bir kılıfla mesela PVC ile kaplatıp yanında taşımalıdır. Faydası çok
    görülmüştür.

    Sıkıntıdan kurtulmak için okunacak duâ
    Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül’azîm-ür-
    raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ
    kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!
    Lâ ilâhe illallâhül’azîm-ül-halîm lâ ilâhe illallâhü Rabbül-Arş-il’azîm lâ
    ilâhe illallahü Rabbüs-semâvâti ve Rabbül-Erdı Rabbül’Arş-il-kerîm.
    “İstiğfara devam eden, her sıkıntıdan, her dertten kurtulur, ummadığı yerden
    rızıklanır”
    “Lâ ilâhe illallah demek 99 belâyı defeder, en aşağısı sıkıntıdır.”
    “La havle ve la kuvvete illa billah okumak, 99 derde devadır. Bunların en
    hafifi sıkıntıdır”
    “Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil
    aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.”
    “Sıkıntılı iken “Hasbünallah ve ni’mel-vekîl” deyiniz!”
    İmam-ı Rabbanî hazretleri, her türlü zararlarından kurtulmak için her gün 500
    defa La havle vela kuvvete illa billah okur, okumaya başlarken ve okuduktan
    sonra yüz defa Salevat-ı şerife getirirdi.

    Dert ve belâdan kurtulmak için okunacak duâ
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki, “Birinize derd ve belâ gelince, Yûnüs
    Peygamberin duâsını okusun! Allahü teâlâ Onu muhakkak kurtarır. Duâ şudur:
    ilâhe illâ ente sübhâne-ke innî küntü minez-zâlimîn”.
    Yine hadis-i şerifte, “Sabah, kalkınca, üç kere Bismillâhillezî lâ-yedurru
    ma'asmihî şey'ün fil'ardı velâ fissemâ ve hüvessemî'ul'alim, okuyana akşama
    kadar, hiç derd, belâ gelmez” buyuruldu.
    “Bismillâhirrahmânirrahîm ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil’
    aliyyil’azîm.” Duâsı da, ruhi hastalıklar ve bütün hastalıklar için okunur.
    Derdlerden kurtulmak için ve murâda kavuşmak için beşyüz kerre okunur.
    Evvelinde ve âhirinde yüzer def’a salevât-ı şerîfe okuyup duâ etmelidir.
    “Yâ Allahü biketehassantü ve biabdike ve resûlike seyyidine
    Muhammedin sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem estecertü.”

    Cinnin musallat olmaması için okunacaklar
    Cinden kurtulmak için en iyi on şeyi yapmalıdır:
    1- E'ûzü Besmele ile Fâtiha sûresi okumalıdır.
    2- E'ûzü Besmele ile iki Kul-e'ûzüyü okumalıdır.
    3- E'ûzü Besmele ile Bekara sûresini okumalıdır.
    4- E'ûzü Besmele ile Âyetelkürsî okumalıdır.
    5- E'ûzü Besmele ile Bekara sûresinin son âyetini okumalıdır.
    6- E'ûzü Besmele ile Ha-Mîm Mü'mîn sûresinin başından (masîr)e kadar ve
    Âyetelkürsî okumalıdır.
    7- “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve
    alâ külli şey'in kadîr” okumalıdır.
    8- Çok (Allah) demelidir.
    9- Hep abdestli bulunmalı, farzları ve sünnetleri hiç terk etmemelidir.
    10- Günah işlemekten, kadınlara bakmaktan, çok konuşmaktan, çok
    yimekten ve galabalıktan sakınmalıdır.
    (Berekât) kitabında, imam-ı Rabbânî hazretlerinin Cinden korunmak için, “Lâ
    havle velâ kuvvete illâ billah-il-aliyyil'azîm” okuduğu yazılıdır.
    İmam-ı Şaranî hazretleri, “Kuşluk namazına devam edene, cin musallat
    olmaz” buyurdu.
    Eshâb-ı kiramdan Ebû Dücâne hazretleri anlatır:
    Bir gece yatarken, değirmen sesi gibi ve ağac yapraklarının sesi gibi, ses
    duydum ve şimşek gibi, parıltı gördüm. Başımı kaldırdım. Odanın ortasında, siyah
    birşey yükseldiğini gördüm. Elimle yokladım. Kirpi derisi gibi idi. Yüzüme, kıvılcım
    gibi şeyler atmaya başladı. Hemen Resûlullaha gidip, anlattım. “Yâ Ebâ Dücâne!
    Allahü teâlâ, evine hayır ve bereket versin!” buyurduktan sonra kalem ve kâğıd
    istedi. Hz. Aliye bir mektûb yazdırdı. Mektûbu alıp, eve götürdüm. Başımın altına
    koyup, uyudum. Feryâd eden bir ses, beni uyandırdı. Diyordu ki, “Yâ Ebâ Dücâne!
    Bu mektûbla, beni yaktın. Senin sahibin, bizden elbette çok yüksektir. Bu mektûbu,
    bizim karşımızdan kaldırmaktan başka, bizim için, kurtuluş yoktur. Artık, senin ve
    komşularının evine gelemiyeceğiz. Bu mektûbun bulunduğu yerlere gelemeyiz”.
    Ona dedim ki, sahibimden izin almadıkca bu mektûbu kaldırmam. Cin
    ağlamasından, feryâdından, o gece, bana çok uzun geldi. Sabah namazını,
    mescidde kıldıktan sonra, cinnin sözlerini anlattım. Resûlullah buyurdu ki, “O
    mektûbu kaldır. Yoksa, mektûbun acısını, kıyâmete kadar çekerler!”.
    Bir kimse, bu mektûbu, yanında taşısa veya evinde bulundursa, bu kimseye,
    eve ve etrâfına cin gelmez ve dadanmış olup zarar veren cin de gider. Bu mektûb,
    Hakîkat Kitabevi’nin (0212 523 45 56) neşrettiği (Teshîl-ül-menâfi') kitabının
    sonunda yazılıdır.
    Bu âyet-i kerimeleri okumakla ve bu mektûbu taşımakla ve şifâ âyetlerini
    okumakla ve yazıp suyunu içmekle faydalanmak istiyenlerin Ehl-i sünnet îtikatına
    uygun olarak doğru îman sahibi olması lâzımdır. Bunları yazanın ve kullananın
    îtikadı doğru olmazsa ve küfür alâmetlerini kullanır, haram işlerse, faydaları
    görülmez.

    Günahların affı için
    Her günahın affı için, kalb ile tevbe etmek ve dil ile istigfâr etmek ve beden ile
    kaza etmek lâzımdır. Yüz kere tesbîh etmek, yâni “Sübhânallah-il-azîm ve bi-
    hamdihi” demek ve sadaka vermek ve bir gün oruç tutmak, çok iyi olur.
    “Sübhânallahi ve bi-hamdihi sübhânallahil-azîm.” Bunu, her gün ve her
    gece yüz kerre okumalıdır.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    “Sabah-akşam 7defa “Allahümme ecirni minennar” diyen cehennemden
    kurtulur”
    “Sabah-akşam 7 defa, "Hasbiyallahü la ilahe illa hu, aleyhi tevekkeltü ve
    hüve Rabbül-arşil-azim" okuyanın dünya ve ahiret işine Allah kâfi gelir.”
    “Sabah akşam yüz defa "Sübhanallahi ve bihamdihi, diyenin, günahları
    deniz köpüğü kadar da olsa affedilir.”

    Hamd ve şükür duâsı
    Her sabah bir kere “Allahümme mâ esbaha bî min nîmetim ev bi-ehadin
    min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerîke leke, fe lekel hamdü ve lekeşşükr”
    demeli ve her akşam (Mâ esbaha) yerine (Mâ emsâ) diyerek, hepsini aynen
    okumalıdır.
    Peygamberimiz buyurdu ki,”Bu duâyı gündüz okuyan, o günün şükrünü
    yapmış olur. Gece okuyunca, o gecenin şükrünü îfâ etmiş olur”. Abdestli okumak
    iyi olur ise de şart değildir. Hergün ve her gece okumalıdır.
    Hamd ve şükür için de şu duâ okunmalıdır:
    “El-hamdü-lillâhi dâimen ve alâ külli hâl ve E'ûzü billâhi min hâl-i
    ehlinnâr”.
    Şu duâ da okunmalırdır:
    “Elhamdülillahi alâ ni’metil islâm. Ve alâ tevfîkil îmân. Ve alâ hidâyetil
    rahmân.”

    Sağlık ve âfiyet duâsı
    Resûlullah şu duâyı çok okurdu: “Allahümme innî es'elüke-ssıhhate vel-
    âfiyete vel-emânete ve hüsnel-hulkı verrıdâe bilkaderi birahmetike yâ
    Erhamerrâhimîn”. Bunun mânası, (Ya Rabbî! Senden, sıhhat ve âfiyet ve
    emânete hıyânet etmemek ve güzel ahlâk ve kaderden râzı olmak istiyorum. Ey
    merhamet sahiplerinin en merhametlisi! Merhametin hakkı için, bunları bana ver!)
    demektir. Biz de, ulu ve şanlı Peygamberimiz gibi duâ etmeliyiz

    Hastanın iyileşmesi için
    Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Osman bin Huneyf bildiriyor: İyi olması için
    duâ istiyen bir âmâya, abdest alıp, iki rekât namaz kılmasını, sonra “Allahümme
    innî es'elüke ve eteveccehü ileyke bi-Nebiyyike Muhammedin Nebiyyirrahme,
    yâ Muhammed innî eteveccehü bike ilâ Rabbî fî hâcetî-hâzihî, li taktıye-li,
    Allahümme şeffi'hü fiyye” duâsını okumasını emretmiştir.
    Eshâb-ı kirâm, bu duâyı hep okurdu. Bu duâda, dileğin kabûl edilmesi için,
    Muhammed aleyhisselâmı vesîle edilmektedir.
    Bismillâhirrahmânirrahîm ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil’
    aliyyil’azîm. Duâsı da bütün hastalıklar için okunur. Derdlerden kurtulmak için ve
    murâda kavuşmak için beşyüz kerre okunur. Evvelinde ve âhirinde yüzer def’a
    salevât-ı şerîfe okuyup duâ etmelidir.
    Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, “Bir hasta, lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî
    küntü minezzâlimîn kırk def'a okursa, şehîd olarak vefât eder. Şifâ bulursa, bütün
    günâhları afv olur.”
    Bir gün iki gözü a’mâ bir kimse gelip, “yâ Resûlallah “sallallahü teâlâ aleyhi
    ve sellem” Allahü teâlâya duâ et, gözlerim açılsın,” dedi. Peygamberimiz,
    “Kusûrsuz bir abdest al! Sonra Yâ Rabbî! Sana yalvarıyorum. Sevgili Peygamberin
    Muhammed aleyhisselâmı araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiğim
    Peygamberim Muhammed aleyhisselâm! Seni vesîle ederek,Rabbime
    yalvarıyorum.Senin hâtırın için kabûl etmesini istiyorum.Yâ Rabbî! Bu yüce
    Peygamberi bana şefâatcı eyle! Onun hurmetine duâmı kabûl et!” duâsını
    okumasını söyledi. Adam, abdest alıp duâ etti. Hemen gözleri açıldı. Bu duâyı
    Müslümanlar, her zaman okumuşlar ve maksadlarına kavuşmuşlardır.

    Kalbde imanın sabit kalması için
    Bunun için, Resûlullah her zaman, “Allahümme, yâ mukallibelkulûb,
    sebbit kalbî, alâ dînik” duâsını okurdu ki, Ey büyük Allahım! Kalbleri iyiden
    kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. Kalbimi, dîninde sâbit kıl, yâni
    dîninden döndürme, ayırma! demektir.
    Allahümme yâ muhavvilel havli vel-ahvâl havvil hâlenâ ilâ ahsenil hâl!
    Allahümme yâ muhavvilel havli vel-ahvâl havvil hâlenâ ilâ ahsenil hâl!
    Ey! herkesin hâllerini değişdiren Allahım!
    bize iyi hâller ihsân eyle!

    Her türlü zarardan ve şeytanın vesvesesinden korunmak için
    Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül’azîm-ür-
    raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ
    kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!
    E’ûzü bi-kelimâtillâhittâmmati min şerri külli şeytânın ve hâmmatin ve
    min şerri külli aynin lâmmetin.
    Bu duâ her sabâh ve akşam üç def’a okunup kendi üzerine veyâ
    yanındakilerin üzerine üflenirse, göz değmesinden ve şeytânların ve hayvanların
    zararından korur. Bir kimseye okurken, E’ûzü yerine (Ü’îzüke) denir. İki kişiye
    okurken (Ü’îzü-kümâ) denir. İkiden fazla kimseye okurken, (Ü’îzü-küm) demelidir.
    Her türlü kötülük için şu duâ da okunmalıdır:
    E’ûzü bikelimâtillâhit-tâmmâti min şerri külli şeytânin ve hâmmatin. Ve
    min şerri külli effâkin kâzibetin. Ve min şerri külli gammâzin hâinetin. Ve min
    şerri külli aynin lâmmetin. Ve min şerri külli bid’atin dâlletin.
    Zarar ve kötülüklerden kurtulmak için “Eûzü bikelimâtillâhi-ttâmmâti min
    şerri mâ haleka.” duâsını okuyan, bir yere gelince, o yerden kalkıncaya kadar
    zarar ve kötülüklerden kurtulur.
    Bir hadîs-i şerîfde, “Birşeyden zarâr gören, abdest alıp iki rek’at nemâz kılsın!
    Sonra; Yâ Rabbî! Senden istiyorum. Senin âlemlere rahmet olan Peygamberin
    Muhammed aleyhisselâmı vesîle kılarak sana yalvarıyorum. Yâ Muhammed!
    Dileğimi kabûl etmesi için Rabbime seni vesîle ediyorum. Yâ Rabbî! Onu bana
    şefâ’atcı et desin” buyuruldu

    Fitneden korunmak için
    Fitneden korunmak için, “Allahümme innî eûzü-bike min azâbil-kabri ve
    min azâbinnâr ve min fitnetil mahyâ velmemâti ve min fitnetil
    Mesîhiddeccâl.” duâsı okunmalıdır.
    Resûlullahın, “Allahümme innî es'elü-ke fiilel hayrât ve terkelmünkerât
    ve hubbel-mesâkin ve izâ eredte fitneten fî kavmî fe-teveffenî gayre meftûn
    ve es'eluke hubbeke ve hubbe men yuhibbuke ve hubbe amalin yukarribuni
    ileyke" duâsını okuduğunu imam-ı Muhammed bildiriyor.
    Bu duâ, (Yâ Rabbî! Bana hayrlı işler yapmak, çirkin şeyleri terk etmek ve
    fakirleri sevmek nasip eyle! Kavmim arasında fitne çıkacağı istediğin zaman,
    fitneye karışmadan canımı al! Ya Rabbi, bana sevgini, seni sevenlerin
    sevgisini, sevgine yaklaştıracak amellerin sevgisini nasib et! ) demektir.

    Çarşıya giderken ve başka zamanlarda devâmlı okunacak duâ
    Lâ ilâhe illallahü vahde hü lâ şerîke leh, le hül mülkü ve le hül hamdü,
    yuhyî ve yümît, ve hüve hayyün lâ yemût, bi yedi-hil-hayr, ve hüve alâ külli
    şey’in kadîr.

    Bereket Duâsı
    “Ruh-ul-beyan” da diyor ki, “Eshâb-ı Kehfin Kur’an-ı kerim harfleri ile isimleri
    yazılı kâğıdı evinde, iş yerinde, üstünde bulundurmak insanı hastalıklardan korur,
    bereket verir”
    Tarlaya bereket gelmesi için, mahsûlün uşrunu vermeli, sonra Eshâb-ı Kehfin
    isimleri dört kâğıda yazılıp, ayrı ayrı sarılıp, tarlanın ayak basmıyan dört köşesine
    gömülmelidir.
    Eshâb-ı Kehfin isimleri; Yemlîhâ, Mekselînâ, Mislînâ, Mernûş, Debernûş,
    Şâzenûş, Kefeştatayyûş ve köpekleri Kıtmîrdir. ( 56/1)

    Felç hastası için duâ
    İmâm-ı Muhammed bin Sa’îd Busayrî hazretleri evliyanın büyüklerindendir.
    Kendisine felc hastalığı geldi. Bedeninin yarısı hareketsiz kaldı. Resûlullaha
    tevessül edip, insanların en üstününü öven meşhûr kasîdesini hâzırladı. Rüyâda
    Resûlullahı görüp huzurunda okudu. Resulullahın çok hoşuna gidip arkasından
    mubârek hırkasını çıkarıp, imâma giydirdi. Bedeninin felcli olan yerlerini mubârek
    eli ile sığadı. Uyanınca, bedeni sağlam gördü. Hırka-i se’âdet de arkasında idi.
    Bunun için, bu kasîdeye “Kasîde-i bürde” denildi.
    İmâm-ı Busayrî sevinerek, sabâh namazına giderken, takva sahibi meşhûr bir
    zâta rastladı. Kendisine, kasîdeni dinlemek isterim dedi. Benim kasîdelerim çoktur.
    Hepsini herkes bilir dedi. Kimsenin bilmediği bu gece Resûlullaha okuduğunu
    istiyorum deyince, bunu hiç kimseye söylemedim. Nerden anladın dedi. O zat da,
    imâmın rüyâsını, olduğu gibi haber verdi.
    Bu kaside, hastalara okununca, iyi oldukları, okunan yerlerin dertlerden,
    belâlardan emîn oldukları görüldü. İstenen faydasının hasıl olması için, inanmak
    ve hâlis niyyet ile orijinalinden, aslından okumak lâzımdır. Kasidenin aslı
    kitapçılardan temin edilebilir.

    Şehid olarak ölebilmek için
    Hergün yirmibeş kere “Allahümme bârik lî filmevt ve fî-mâ ba'd-el-mevt
    okuyanlar, Duhâ yâni kuşluk namazı kılanlar, her ay üç gün oruç tutanlar,
    yolculukta da vitr namazını terk etmiyenler, ölüm hastalığında, kırk kere “Lâ ilâhe
    illâ ente sübhâneke innî küntü min-ez-zâlimîn” okuyanlar, her gece Yasîn
    okuyanlar, abdestli olarak yatanlar, devamlı olarak mudârâ edenler yâni dîni
    korumak için dünyalık verenler,her sabah veya akşam devamlı olarak üç kere
    “E'ûzü billâhissemî'il'alîmi mineş-şeytanirracîm” ile (Haşr) sûresinin sonunu
    okuyanlar “Âhıret şehîdi” olurlar.
    Peygamberimiz buyurdu ki, “Bu duâyı okuyan kimse, duâyı sabahleyin
    okursa ve akşama kadar ölürse, şehit derecesine vâsıl olarak ölür. Akşamleyin
    okursa, yine sabaha kadar ölürse, aynı şekilde aynı dereceye ulaşır. Duâ şudur:
    Allahümme ente rabbî lâilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ
    ahdike ve vaadike mesteta'tü eûzü bike min şerri mâ sana'tü ebûü leke bi-
    ni'metike aleyye ve ebûü bi zenbî fağfirlî zünûbî feinnehû lâ yağfirüzzünûbe
    illâ ente. Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn.

    Abid zümresinden olmak için
    Peygamberimiz aleyhisselâm buyurdu ki, “Yâ Ebâ Hüreyre! Her kim, günde
    yirmibeş defa bu duâyı okursa, Hak teâlâ, o şahsı âbidler zümresinden yazar.”
    Duâ şudur: “Allahümmagfir lî ve li- vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil mü'minîne
    vel mü'minât vel müslimîne vel müslimât el ahyâ-i minhüm vel emvât bi-
    rahmetike yâ erhamerrâhimîn.”

    Kabir ziyaretinde okunacak duâlar
    ruhuna gönderilir. Kabristana gelince, yer müsait ise, kıbleyi arkada bırakıp,
    meyyitin yüzüne karşı oturup selâm verilir. Ayak tarafında, ayakta durmak eftaldir.
    Kabre el, yüz sürülmez, öpülmez, mum yakılmaz, çaput bağlanmaz. Kabirde,
    Bekara suresinin başı ve sonu,Yasîn-i şerif suresi,Tebâreke,Tekâsür, ihlâs-ı
    şenif ve Fâtiha veya bilinen sûreler okunup meyyide hediye edilir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki, “Bir müminin kabrini ziyâret ederken, Allahümme
    innî es'elüke-bi-hurmet-i Muhammed aleyhisselâm en lâ tü'azzibe
    hâzelmeyyit derse, o meyyitin azâbı kıyâmete kadar ref' olur(kaldırılır)”
    Kabristâna gelen bir kimse, ayakda, Esselâmü aleyküm, yâ Ehle dâr-il
    kavm-ilmü’minîn! İnnâ İnşâallahü an karîbin biküm lâhikûn der. Sonra,
    Besmele ile onbir İhlâs ve bir Fâtiha okur. Sonra, Allahümme rabbel-
    ecsâdilbâliyeh, vel-ızâmin nahire-tilletî harecet mineddünyâ ve hiye bike
    mü’minetün, edhıl aleyhâ revhan min indike ve selâmen minnî, duâsını
    okumalıdır.
    Sünnete uygun ziyâret yapmak için abdest alınır. İki rekât namaz kılıp, sevabı
    meyyitin

    Kalbi öldürmemek için duâ
    Kalbini öldürmemek için şu duâyı okumalıdır Çünkü, bu duâ, Resûlullahın
    tavsiye eylediği bir duâdır. “Yâ hayyü yâ kayyûm yâ bedîassemâvâti vel erdı yâ
    zel celâli vel ikrâm, yâ lâilâhe illâ ente-es'elüke en tuhyiye kalbî bi-nûri
    marifetike yâ Allahü yâ Allahü yâ Allah celle celâlüh. Bunu sabah namazından
    sonra okumalıdır.
    Îmanın zayıf olmaması, yâni dâim kendinde kalıp, onunla berâber Allahü
    teâlânın huzuruna çıkmak için, şu duâyı günde kırk defa okumalıdır: “Yâ hayyü yâ
    kayyûm yâ zelcelâli vel ikrâm, yâ lâ ilâhe illâ ente.”
    Sultan-ı Enbiyânın ölüm zamanında dahî okuduğu duâ:
    “Sübhânellahi ve bi hamdihi estağfirullahe ve etûbü ileyh.

    Ezan duâsı
    Resûlullah buyurdu ki:”Ezan okunurken şu duâyı okuyun:
    “Ve ene eşhedü en lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîkeleh ve eşhedü
    enne Muhammeden abdühü ve resûlüh ve radîtü billâhî rabben ve bil-islâmi
    dînen ve bi Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme resûlen nebiyyâ”.
    Başka bir hadis-i şerifte de “Ey benim ümmetim. Ezan bitince şu duâyı da
    okuyunuz.” buyurulmuştur: “Allahümme rabbe hâ zihid-dâvetit-tâmmeti ves-
    salâtil-kâimeti âti Muhammedenil-vesîlete vel fadîlete ved-dereceter-refîate
    veb'ashü mekâmen mahmûdenil-lezî ve'adtehü inneke lâ tuhlifül-mîâd. Lâ
    havle velâ kuvvete illâ billahil’aliyyil’azîm”.
    Resûlullah bir hadis-i şerifinde, “Her kim ezan sesi işittiği zaman, müezzin ile
    beraber hafifçe okusa, her harfine bin sevap verilir, bin günahı mahvolur” buyurdu.
    (Hayye alâ)ları duyunca bunları söylemeyip, (lâ havle velâ kuvvete illâ billâh)
    der. Ezandan sonra salevât getirilir. Sonra ezan duâsı okunur. İkinci (Eşhedü enne
    Muhammeden Resûlullah) söyleyince, iki baş parmağının tırnaklarını öptükten
    sonra, iki göz üzerine sürmek müstehabdır.
    Hâlid bin Zeyd câmi’inin müezzinleri her nemâzdan sonra şu duâyı okurlardı:
    “Rabbenâ amennâ bi mâ enzelte vetteba’ nerresûle fektübnâ ma’aşşâhidîn”.

    Günahların keffareti için
    Resûlullah efendimiz buyurdu ki: “Ey ümmet-ü eshâbım, sizler sabahları
    kalkarken şu duâyı okuyun: Sübhânellahi ve bihamdihi sübhânellahil azîm.”
    Bu duâ, okuyanın o günkü günahlarına kefaret olur.
    Yine buyurdu ki, “Her kim bu duâyı günde on kere okursa, Hak teâlâ o
    kimseye kırkbin sevap ihsân eder: Eşhedü en lâilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke
    lehû ilâhen vâhiden sameden lem yettehiz sâhibeten velâ veleden velem
    yekün lehû küfüven ehad.”

    Sohbetten dağılırken
    Bir toplantıdan kalkıldığı zaman şu duâ okunmalıdır: “Sübhânek-allahümme
    ve bi hamdike, eşhedü en lâilâhe illâ ente vahdeke lâ şerîke leke ve
    estağfirüke ve etûbü ileyke.”

    Gece uyanınca
    Peygamberimiz buyurdu ki: “Gece uyanınca, şu duâyı okuyan, her istediğine
    nâil olur: “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü
    ve hüve alâ külli şey'in kadîr sübhanellahi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallahü
    vallahü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm.”

    Evden çıkarken ve girerken
    Evinden çıkarken Âyet-el kürsî okumalı. Evden çıkarken “Ayet-el kürsi”yi
    okuyan, eve dönünceye kadar belâlardan emin olur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor
    ki:
    “Evinden çıkarken Ayet-el kürsi okuyana, yetmiş melek, evine dönünceye
    kadar duâ ve istigfar eder.”
    “Evinden çıkarken "Bismillah, tevekkeltü alellah, La havle vela kuvvete illa
    billah" diyen, tehlikelerden korunur, şeytan ondan uzaklaşır.”
    “Eve girerken İhlâs-ı şerîfi okuyan, yoksulluk görmez!”
    Bir kere “Kulhüvallâhü” sûresini ve bir kere de “Âyetelkürsî”yi okuyanın
    evine şeytân giremez.

    Yatarken okunacak duâlar
    Yatağına E’ûzü ve besmele okuyarak girmeli. Sağ yan üzerine kıbleye karşı
    yatmalı. Sağ avucunu sağ yanağın altına koymalı. E’ûzü besmele ile bir Âyet-el-
    kürsî okumalı. Sonra herbiri için besmele okuyarak, üç İhlâs, sonra bir Fâtiha,
    sonra birer def’a iki Kul e’ûzüyü okumalı. Sonra üç def’a Estağfirullahel’azîm ellezi
    lâ ilâhe illâ hu okumalı Üçüncüsüne el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh, ilâve etmeli.
    “Tevekkeltü alellah. Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” okumalı. “Allahümmagfirlî ve
    li-vâlideyye ve lil mü’minîne vel mü’minât” ve bir salevât-ı şerîfe ve bir “Allahümme
    rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil-âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr bi-
    rahmetike yâ Erhamerrâhimîn.” ve üç veyâ on veyâ kırk yâhud yetmiş kerre istigfâr
    ve bir kelime-i tevhîd okuyup, uyumalıdır.
    Yatarken Tebâreke ve Secde sûresini okumak da çok faydalıdır.


    biraz uzun oldu ama herkes aradığını bulsun.





  2. #2
    Teşekkürler paylaşım için Allah razı olsun.

  3. #3
    Ahmet_Eroglu
    Yemek duâsı
    Yemeğe başlarken besmele çekmek yani “Bismillahirrahmanirrahim” demek
    ve sonunda “Elhamdülillah” demek sünnettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    “Yemekten sonra, "El-hamdülillahillezi etamena hazettaame ve rezekana min
    gayri havlin minna ve la kuvveh" duâsını okuyanın günahları affolur.”
    “Bir kimse, yiyip içtikten sonra, "El hamdülillahillezi atameni ve eşbeani ve
    sakani ve ervani" duâsını okursa, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur.”
    Peygamber efendimiz yemekten sonra “El-hamdü-lillahillezi etamena ve
    sakana ve cealena müslimin” duâsını okurdu
    Yemeklerden sonra, yukarıdaki duâları da içine alan şu duâyı okumak daha
    uygundur:
    “El-hamdü-lillahillezi eşbeana ve ervana min-gayri-havlin minna ve la
    kuvveh. Allahümme atimhüm kema atamuna. Allahümmerzukna kalben
    takıyyen, mineşşirki beriyyen la kâfiren ve şekıyyen velhamdülülillahi
    rabbilalemin”

    Murada kavuşmak için
    Murâdlara nâil olmak için şu duâyı okumalıdır: “Allahümme salli alâ
    seyyidinâ Muhammedin ve alâ âl-i seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ
    bihâ min cemî’il ehvâl-i vel-âfât ve takdî lenâ bihâ cemî’al hâcât ve
    tütahhirünâ bihâ min cemi’isseyyiât ve terfe’unâ bihâ a’ledderecât ve
    tübelligunâ bihâ akselgâyât min cemî’il hayrât-i fil hayâti ve ba’del-memât.”
    Dilek Duâsı: “Fetavai kari-ül-hidaye”de diyor ki:
    Dileği olan kimse, yatacağı zaman abdest almalı, temiz bir örtü üzerinde
    oturup, üç defa salevât okumalı, sonra herbirine Besmele çekerek on Fâtiha ve
    sonra onbir İhlâs okumalı, sonra üç salevât okumalı, sonra sağ yanı üzere, yüzü
    kıbleye karşı olarak ve sağ elini sağ yanağı altına koyarak yatıp uyumalıdır. Niyet
    ettiği şeyin nasıl olacağını, biiznillah rü'yâda görür.
    “Mekatib-i şerife” kitabında buyuruldu ki: Hacetlere, dileklere kavuşmak için,
    iki rekat namaz kılıp, sevabını silsile-i aliyye denilen âlimlerin ruhuna hediye
    etmeli, bunların hürmeti için diyerek duâ etmelidir. Mesela, "Ya Rabbi, filan yere
    sağ sâlim gidip gelmek nasib eyle, filan sıkıntıdan beni kurtar." gibi duâ ettikten
    sonra, "Bu duâmı silsile-i aliyye büyükleri hürmetine kabul eyle" demelidir!
    Amâ, bir zat gelip, “Ya Resulallah! Allahü teâlâya duâ et, gözlerim açılsın”
    dedi. Peygamber efendimiz de, “Kusursuz bir abdest al! Sonra, ya Rabbi! Sana
    yalvarıyorum. Sevgili Peygamberin Muhammed aleyhisselamı araya koyarak,
    senden istiyorum. Ey çok sevdiğim Peygamberim Muhammed aleyhisselam! Seni
    vesile ederek, Rabbime yalvarıyorum. Senin hatırın için kabul etmesini istiyorum.
    Ya Rabbi, bu yüce Peygamberi bana şefaatçı eyle! Onun hürmetine duâmı kabul
    et” duâsını okumasını söyledi. O da, abdest alıp duâ etti. Hemen gözleri açıldı.
    Bu duâyı müslümanlar, her zaman okumuşlar ve maksatlarına
    kavuşmuşlardır. Ancak, namaz kılmıyanın, haram işliyenin ve kalbi gafil olan ettiği
    duâdan tam netice alamaz.Ehl-i sünnet itikadında olmıyanın okuması faide
    vermez. Hak teâlâ, herşeyi bir sebep ile yaratmaktadır. Bir şeye kavuşmak istiyen,
    o şeyin sebebine yapışmalıdır. Rabbimiz, insana sıhhat, şifa vermek için, duâ
    etmeyi, sadaka vermeyi ve ilaç kullanmayı sebep yapmıştır.

    Musibet karşısında duâ
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    “Bir müslümanın ölümünü duyunca, "İnna lillah ve inna ileyhi raciun"
    dedikten sonra, "Ya Rabbi onu salihlere kat, rahmetine eriştir, çoluk çocuğuna
    iyilikler ihsan et, bizi de onu da mağfiret et" diye duâ edin!”
    [İnna lillah ve inna ileyhi raciun, Bekara suresinin 156. ayet-i kerimesidir.
    "Elbette biz, Allahü teâlânın kuluyuz, ölümden sonra dirilerek yine Ona döneceğiz"
    mealindedir.]
    “Birinize bir musibet veya bir belâ geldi mi, innâlillah...dedikten sonra "Ya
    Rabbi, senin yanında bu musibetin ecrini [sevabını] bekliyorum, bunun ecrini bana
    ver ve bunu daha hayırlı bir şeyle değiştir" diye duâ etmelidir.”
    “Bir musibet karşısında innâlillah...dedikten sonra , musibetin sonucu güzel
    olur.”

    Salâten tüncînâ
    Sıkıntılardan,afatlardan, belalârdan kurtulmak için Murâdlara nâil olmak için,
    “Salâten tüncînâ” “Salât-i tefriciyye” okumalıdır:
    Salâten tüncînâ: “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âl-i
    seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min cemî'il ahvâl-i vel-âfât ve taktî
    lenâ bihâ cemî'al hâcât ve tütahhirünâ bihâ min cemi'isseyyiât ve terfe'unâ bihâ
    a'ledderecât ve tübelligunâ bihâ akselgâyât min cemî'il hayrât-i fil hayati ve ba'del-
    memât”.
    Salât-i tefriciyye: Allahumme salli salâten kâmileten ve selim selâmen
    tâmmen alâ seyyidinâ muhammedinillezî tenhallü bi-hil’ukadu ve tenfericu bihi’l-
    kurebu ve tukdâ bihi’l-havâicu ve tunâlu bihirreğâibu ve husnulhavâtimi ve
    yusteskal ğamâmu bivechihil keriymi ve alâ âlihî ve sahbihi fiy-kulli lemhatin ve
    nefesin biadedi kull-i ma’lûmin lek.

    Ağrılarda okunacak dualar
    Resûlullah efendimiz hasta ziyaretine gitmişti. Hastanın, çok ağrısı ve sancısı
    vardı. “Ağrıyan yeri sağ elin ile yedi kere mesh eyle! Her defasında E’ûzü
    bi’izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ-ecidü ve ühâzirü oku!” buyurdu.
    (Bostân-ül-Ârifin)
    Resûlullah yine buyurdu buyurdu ki: “Yağmur suyunu toplayıp, üzerine,
    Fâtiha-i şerîfe, Âyet-el-kürsi, İhlâs-ı şerîf ve Kul-e’ûzü sûreleri yetmişer kere
    okunur. Bu sudan aralıksız yedi sabâh içenlerin hastalıkları, ağrıları zâil olur.”
    Bunları, beş, on sâlih müslümân toplanıp, aralarında taksim ederek okuyup, suya
    üfleyebilirler” (Hazînet-ül-esrâr)
    Aişe validemiz buyurdu ki, bir yerinde ağrı olduğunuda, Resulullah iki Kûl
    e’ûzü (Felak ve Nâs) sûresini okuyup, mübarek avcuna üfler, elini ağrı olan yere
    sürürerdi.
    Kalb ağrısı için de, “Ellezîne âmenû ve amilussalihâti tûbâ. Lehüm ve
    husnü meâb.” Duasının okunması tavsiye edilmiştir.

    Kaybolan şeyi bulmak için okunavak duâ
    Kaybolan, çalınan birşeyi bulmak için, hergün yirmibeş kere, “Yâ
    câmi'annâsi liyevmin lâ raybe fîhi innallahe lâ yuhlifül mî'âd icma' beynî ve
    beyne...” duâsını okumalıdır. Buluncaya kadar okumalıdır. Duânın sonunda da
    kaybolan şeyin ismini söylemelidir.

    Doğumun rahat olması için
    Abdüllah ibni Abbâs hazretleri buyurdu ki, çocuğun rahat doğması için bir
    tas, tabak içine, veya kağıda “Bismillâhillezî lâ ilâhe illâ huv El-Halîm-ül Kerîm.
    Sübhâne Rabbil’ Arş-il’azîm Elhamdülillahi Rabbil’ âlemîn” ve sonra (Nâzi’ât)
    sûresinin son âyetini ve Ke-ennehüm’den i’tibâren (Ahkaf) sûresinin son âyetini
    islâm harfleri ile yazıp, eritip anasına içirmelidir.

    Ruhî sıkıntada okunan Duâ
    Şu duâ Kur’an-ı kerim harfiyle yazıp ruhu dengesi bozuk kimseyi okunursa,
    akıllanır, hastaya okunursa şifa bulur:
    “Reva Aliyyül-Rıda, fe-kale, Haddeseni ebi Musel-Kazım an ebihi Caferis-
    Sadık an ebihi Muhammedenil-Bakır an ebihi Zeynelabidin Ali an ebihil-Hüseyn an
    ebihi Ali bin Ebi talib radıyallahü anhüm, kale haddeseni habibi ve kurretü ayni
    Resulullahi sallallahü aleyhi ve sellem, kale haddeseni Cibrilü, kale semitü
    Rabbülizzeti yekülü, La ilahe illallahü hısni, men kale-ha dehale hısni, ve men
    dehale hısni emine min azabi”
    Ruhî sıkıntı ve dengesizlikler ve huzur için ayrıca şu duanın okunması da
    tavsiye edilmiştir: “ Nes’elükel ısmete fil harakâti vessekenâti vel kelimâti vel
    irâdât”
    --------------------
    Ölülere duâ
    İnsan, bu dünyada kalmak için yaratılmadı. Ölüm bir köprü gibidir. Sevgiliyi
    sevgiliye kavuşturur. Ölmek, felaket değildir. Öldükten sonra başına gelecekleri
    bilmemek felakettir. Ölülere, duâ ile, istiğfâr etmekle, onun için sadaka vermekle
    yardım etmek, imdâdlarına yetişmek lâzımdır. Ne yapılacaksa biran önce
    yapılmalıdır. Dinimizde 40.52.gün diye bir şey yoktur. Bunlar Hıristiyanlıktan
    geçme batıl inançlardır. Resûlullah buyurdu ki: “Ölünün mezardaki hâli, imdâd
    diye bağıran, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse,
    kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, meyyit de, babasından, anasından,
    kardeşinden, arkadaşından gelecek bir duâyı gözler. Kendisine bir duâ
    gelince, dünyanın hepsi kendine verilmiş gibi sevinmekten daha çok sevinir.
    Allahü teâlâ, yaşıyanların duâları sebebi ile, ölülere dağlar gibi çok rahmet
    verir. Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için duâ ve istiğfâr etmektir.”
    Îman ile ölenlere hatim okuyup sevabını bağışlamak, hatm-i tehlîl yapmak,
    yâni yetmişbin Kelime-i tevhîd okuyup sevabını ruhuna hediye etmek çok
    faydalıdır. Hadis-i şerifte: “Bir kimse, kendisi için veya başkası için yetmişbin
    aded Kelime-i tevhîd okursa, günahları affolur” buyuruldu.
    Yetmişbin Kelime-i tevhîdi bir kimse veya birkaç kimse okuyabilir. Hatim de
    cüzler halinde dağıtılıp kasa zamanda biririlebilir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    “Kabristandan geçen kimse 11 ihlas okuyup, sevabını kabirdekilere hediye ederse,
    ölü adedince sevab verilir.”
    Bir kimse, farz olsun, nafile olsun, herhangi bir ibâdeti yaparken veya
    yaptıktan sonra, sevabını, ölü, diri herkese hediye edebilir.
    Namaz, oruç, hac, umre, sadaka, Kur'an-ı kerim okumak, evliyanın kabrini
    ziyaret, kurban, zikr gibi ibâdetlerin sevabları başkasına hediye edilebilir. Hediye
    edenin kendi sevabından hiç azalmadan, bütün müminlere de sevabı erşir. Yani
    sevab, hediye edilenlere, taksim edilmeden, her birine bütünü kadar erişir.
    Her ibâdetin sevabı, Resulullah efendimizin mübarek ruhuna da
    gönderilebilir. İbni Ömer hazretleri, Peygamber efendimiz için umre yapmıştır.
    İbn-is Serrac hazretleri de Resulullah efendimiz için onbinden fazla hatim
    okumuş, mübarek ruhu için kurban kesmişti.
    Şu hâlde, her mümin yaptığı ibâdetlerin sevablarını, başta Peygamber
    efendimiz olmak üzere, ana-babasına ve bütün müminlere hediye etmelidir!
    Sevabı hepsine de gider. Kendi sevabından da bir şey eksilmez.

    Namazdan sonra duâ
    Namazlardan sonra, okunması gereken belli duâ yoktur. Herkes ihtiyacına
    göre duâ eder. Hep aynı duâyı okumak uygun değildir. Ne istediğini şuurlu olarak
    bilmek gerekir. Ne istediğinin farkında olmadan duâ etmek uygun olmaz.
    Belli şeyleri ezberleyip, şiir okur gibi duâ etmek mekruhtur. Duâ, uyanık kalb
    ile ve sessiz yapılmalıdır! Duâyı yalnız namazlardan sonra ve belli zamanlarda
    yapmak da mekruhtur. Her fırsatta duâ etmelidir! Namazlardan sonra büyüklerimiz
    şöyle duâ ederlerdi:
    Elhamdülillahi Rabbil’âlemîn. Essalâtü vesselâmü alâ resûlinâ Muhammedin
    ve Âlihî ve Sahbihî ecma'în. Yâ Rabbî! Kıldığım nemâzı kabûl eyle! Âhir ve
    âkıbetimi hayr eyle. Son nefesimde Kelime-i tevhîd söylememi nasîb eyle.
    Ölmüşlerimi afv ve magfiret eyle. Allahümmagfir verham ente hayrürrâhimîn.
    Teveffenî müslimen ve elhıknî bissâlihîn. Allahümmagfir-lî ve li-vâlideyye ve
    lilmü’minîne vel mü’minât yevme yekûmül hisâb. Yâ Rabbî! Beni şeytân şerrinden
    ve düşman şerrinden ve nefs-i emmârem şerrinden muhâfaza eyle! Evimize
    iyilikler, halâl ve hayrlı rızklar ihsân eyle! Ehl-i islâma selâmet ihsân eyle! A’dây-ı
    müslimîni kahr ve perîşân eyle! Kâfirlerle cihâd etmekde olan Müslümanlara
    imdâd-i ilâhiyyen ile imdâd eyle! Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül’afve
    fa’fü annî. Yâ Rabbî! Hastalarımıza şifâ, dertli olanlarımıza devâ ihsân eyle!
    Allâhümme innî es’elükessıhhate vel-âfiyete vel-emânete ve hüs-nelhulkı verrıdâe
    bilkaderi bi-rahmetike yâ erhamerrâhimîn. Anama, babama ve evlâdlarıma ve
    akrâba ve ahbâbıma ve bütün din kardeşlerime hayrlı ömürler ve hüsn-i hulk, akl-ı
    selîm ve sıhhat ve âfiyet, rüşdü hidâyet ve istikâmet ihsân eyle yâ Rabbî! Âmîn.
    Velhamdü-lillâhi rabbil’âlemîn. Allahümme salli ala..., Allahümme bârik alâ...,
    Allahümme Rabbenâ âtinâ... Velhamdü lillâhi Rabbil’âlemîn. Estagfirullah,
    estagfirullah, estagfirullah, estagfirullahel’azîm elkerîm ellezî lâ-ilâhe illâ huv el-
    hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh.

    Yolculukta okunacak duâ
    Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    Evden çıkarken “Ayet-el kürsi”yi okuyan, eve dönünceye kadar belâlardan
    emin olur. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    “Evinden çıkarken "Bismillah, tevekkeltü alellah, La havle vela kuvvete illa
    billah" diyen, tehlikelerden korunur, şeytan ondan uzaklaşır.”
    Besmele çekerek "Bismillahi mecraha ve mürsaha inne rabbi le gafururrahim"
    (Hud 41) ayet-i kerimesini okursa, otobüs, tren, taksi gibi her vasıtaya binerken
    okuyanın kazadan, belâdan, boğulmaktan korunacağı da bildirilmiştir. Yine bir
    hadis-i şerifte, gemiye binince, Zümer suresinin 67. ayet-i kerimesini okuyanın
    boğulmaktan emin olacağı bildirilmiştir. (Kurtubi)
    Yolculuğa çıkan iki rekat namaz kılmalı ve sadaka vermelidir! Zahid Ebül-
    Hasen-i Gazvi hazretleri, “Yolculuğa çıkarken, Liilafiyi okuyan, bütün kötülüklerden
    emin olur” buyurdu.

    Şifa ayetleri
    Şifa ayetleri abdestili olarak yazılıp suya konup içilirse hastalıklara şifa olur.
    “Şifâ âyetleri” şunlardır: Tevbe sûresi, ondördüncü âyetinin sonu, Yûnüs
    sûresi, elliyedinci âyetinin ortası, Nahl sûresi, altmışdokuzuncu âyetinin orta kısmı,
    İsrâ sûresi, seksenikinci âyetinin baş tarafı, Şü'ârâ sûresinin sekseninci âyeti,
    Fussilet sûresi, kırktördüncü âyetinin orta yeridir.
    M. Masum hazretleri buyuruyor ki:
    Ayet-i kerimenin, duânın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin
    buna inanması ve okuyanın Ehl-i sünnet itikadında olması, Allahü teâlânın rızası
    için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret
    istememesi şarttır.

    Nazar duâsı
    Nazar haktır. İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar
    hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder.
    Peygamberimiz, nazar ile ilgil olarak,”Nazar insanı mezara, deveyi kazana
    sokar” “Hoşa giden bir şeyi görünce, "Maşaallah lla kuvvete illa billah" denirse o
    şeye nazar değemez.”
    Sabah-akşam, 3 defa “Bismillahillezi la yedurru maasmihi şeyün fil erdi vela
    fissemai ve hüvessemiulalim” okuyan, büyü, nazar ve zulümmden korunur.”
    Göz değene, Peygamber efendimizin bildirdiği şu tavizi okumalıdır:
    “Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanın ve hammatin ve
    min şerri külli aynin lammetin.”
    Nazar değen kimseye şifa için Ayet-el-kürsi, Fatiha, Muavvizeteyn ve
    Kalem suresinin son iki ayetini okumanın muhakkak iyi geldiği bildirimiştir. Ayat-ı
    hırzı okumak ve üzerinde taşımak da çok faidelidir.
    Herkes, bilhassa nazarı değen kimse, beğendiği birşeyi görünce
    “Maşaallah” demeli, ondan sonra, ne söyliyecekse, o şeyi söylemelidir. Önce
    Maşaallah deyince, nazar değmez.
    Büyüklerimizin bildirdiği Nazar Duâsı şöyle:
    Bismillâhirrahmânirrahîm bismillâhi azîm-iş- şâni şedîd-il birri mâ
    şâallahü kâne habese hâbisün min hacerin yâbisin ve şihâbin kâbisin.
    Allahümme innî radedtü ayn-el âini aleyhi ve alâ men ehabb-en-nâsi ileyhi ve
    fî keyedihî ve kilyetihî lahmün rakîkun ve azmün dakîkun fîmâ lehû yelîku
    ferci-il basara hel terâ min fütûrin sümmerci-il basara kerrateyni yenkalib
    ileyk-el basaru hâsian ve hüve hasîr ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke
    biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ
    hüve illâ zikrun lilâlemîne lâ havle velâ kuvvete illâ billâh-il aliyy-il azîmi Lâ
    ilâhe illallâhü hısnî, men kâle-hâ dehale hısnî, ve men dehale hısnî emine min
    azâbî. Sadaka rasûlullahi sallalahü teâlâ aleyhi ve selleme.

    Büyüden, sihirden kurtulmak için duâ
    Sihir, büyü nedir?
    Cinlerin insanlarda yaptıkları hastalıklara “Sihr=Büyü” denir. Müslüman olan
    cinlerin insanlarla bir alâkası yoktur. Bunlar, yalnız ibâdet ederler. Bunlardan
    insanlara zarar gelmez. Kâfir olan cinler, insandan ayrılmazlar. Cinler her şekilde
    görünürler. Böcek şekline, mikrob şekline de girerler. İnsanın damarlarında
    dolaşırlar. Yalnız mü’minlerin kalbine giremezler. Kâfir cinler, iyi insan şekline de
    girer. Her iyiliği yapar. İnsanlara fâideli olurlar. Kâfir ve fâsıklarla arkadaşlık
    yapınca, hiç ayrılmazlar. Kâfir insanlar gibi, her iyiliği yapınca, arkasından küfre,
    fıska sebeb olurlar. İnsanın göstereceği kimselerde hastalık, sihir yaparlar. Bu
    hastalıkdan kurtulmak için, bu cinni yok etmek veyâ kovmak lâzımdır.
    Sihir, büyü yapmak olup haramdır. Sihir vâsıtasiyle her dilediğini yapacağına
    inanırsa, kâfir olur. Sihirin te'sîrine inanmayan da kâfir olur. Sihrin, diğer ilâclar gibi,
    Allahü teâlâ dilerse te'sîr edebileceğine inanmalıdır. Her dilediğini, Allahü teâlânın
    yaratacağına inanmak küfür olmaz ise de, büyük günahtır.
    Peygamber efendimize büyü yaptılar. Ağır hastalandı. Cenâb-ı Hak, Felâk ve
    Nâs sûrelerini gönderdi, bunları okuyarak büyüden kurtuldu. Resulullah efendimiz
    buyurdu ki: “Müslüman büyü yapmaz. Allah saklasın, îmânı gittikten sonra
    büyü te'sir eder.” ”Falcıya, büyücüye, kâhine giderek, onların söylediklerine
    inanan, Kur'ân-ı kerîme inanmamış olur.”
    Hayırlı iş yapmak için de haram işlemek (büyü çözmek için büyü yapmak)
    câiz değildir. Büyüden kurtulmak için, diğer hastalıklarda olduğu gibi sebeblere
    yapışmak lâzımdır.
    Bu sıkıntılar, ruhi hastalıklar için, kıymetli kitaplarda bildirilen duâlardan
    bazıları şunlardır:
    - Bir miktar suya Ayet-el kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn [Nas ve Felak]
    surelerini okumalıdır! Büyü yapılan kimse bundan üç yudum içmeli, kalan su ile
    gusledilmelidir!
    - Üç kere Salevat-ı şerife okumalı, sonra yedi Fatiha, yedi Ayet-el kürsi, yedi
    Kâfirun suresi, yedi İhlas-ı şerif, yedi Felak ve yedi Nas surelerini okuyup kendi
    üzerine veya hastanın üzerine üflemelidir! Bunları tekrar okuyup hastanın odasına,
    yatağına, evin her yerine, bahçesine üflemelidir!
    - Fatiha, Ayet-el kürsi ve dört kul, (yani Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri)
    yedişer kere okunup hastaya üflenirse, bütün afetler, dertler için, sihir (büyü),
    nazar için iyi gelir. Tuz üzerine okunup, suda eritilerek içmek de olur.
    - Sabah akşam, Bekara suresinin başından dört ayet ve Ayet-el kürsi ile,
    Ayet-el kürsiden sonraki iki ayeti ve Bekara suresinin sonundaki 3 ayet, hastanın
    üzerine okunursa, iyi olur.
    - “La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve
    ala külli şeyin kadir” okunmalıdır!
    - Günde 500 kere “La havle vela kuvvete illa billah-il-aliyyilazim” okunmalıdır!
    Başlarken yüz kere salevat ve bitirince de yine yüz kere salevat getirmelidir!
    - 25 kere Estagfirullah denir. Sonuncusunda ve etubü ileyhe kadar okunur.
    Sonra onbir ihlas ve yedi kere Fatiha-i şerife ve otuz üç kere, Allahümme salli ve
    sellim ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina muhammed okuyup, sevabı
    Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın ve Evliyanın ruhlarına ve sonra Silsile-i
    aliyye denilen büyük âlimlerin isimlerini söyleyip; bu büyüklerin ruhlarına hediye
    edilir. Bunların hürmetine şifa vermesi için Allahü teâlâya duâ edilir. Hergün sabah-
    akşam böyle duâ edilir. (Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri “Şifa için okunacak
    duâ” bahsinde yazılıdır.)
    - Ayatı hır okumak ve üzerde taşımak.
    Ayat-i hırz nasıl okunur?
    Abdest alınıp, 7 istigfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet
    ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta
    üzerine okunmalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar
    [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defası sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı,
    Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buharî, Ahmed Rifai ve İmam-ı Rabbanî
    hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden,
    büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.

    Ayat-i hırz nedir?
    Ayat-i hırz, şu sure ve ayetlerdir:
    Fatiha, Bekara 1,2,3,4,5 ve 163,164 ve 255, 256,257 ve 285,286, Al-i İmran
    18,19. ayetten sadece: “İnneddine indellah-il-islâm” kısmı, Al-i İmran 26,27, Al-i
    İmran 154, Enam 17, Araf 54, 55,56, Tevbe 51, Tevbe 128,129, Yunüs 107, Hud
    56, İbrahim 12, İsra 43 ve 110,111, Müminun 116,117,118, Ankebut 60, Rum
    17,18, Fatır 2, Yasin 83, Saffat 1,2,3,4, 5,6,7,8,9,10,11, Saffat 180,181,182, Feth
    27, 28,29, Rahman 33,34,35,36, Hadid 1,2,3,4,5, Haşr 21,22,23,24, Cin
    1,2,3,4,5,6, Buruc 20, 21,22, İhlas, Felak ve Nas sureleri.( Bu âyetler, Hakîkat
    Kitabevi’nin (0212 523 45 56) neşrettiği, “İslâm Ahlâkı “ kitabında ayat-ı hırz
    hakkında geniş bilgi vardır. Ayrıca yine aynı yayınevinin “Teshîl-ül-menâfi”
    kitabının sonunda bu ayetlerin orijinali yazılıdır.)
    Ruhu sıkıntılar için ayrıca fenni tedavi için doktora da gitmek gerekir. Organik
    bir rahatsızlık da olabilir. Peygamber efendimizin üç türlü ilaç kullandığı
    bildirilmiştir. Kur'an-ı kerim veya duâ okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her
    ikisini karışık da kullanırdı.

    Şeytân ve düşman şerrinden korunmak için
    E’ûzü Besmele ve Kul e’ûzü sûrelerini okuyup, sonra “E’ûzü bi-
    kelimâtillâhittâmmati min şerri külli şeytânın ve hâmmatin ve min şerri külli
    aynin lâmme” okumalı ve “Bismillâhillezî lâ-yedurru ma’asmihî şey’ün fil’ardı
    velâ fissemâ ve hüvessemî’ul’alim” okumalı ve yetmiş kerre “Estagfirullah min
    külli mâ kerihallâhül’azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayyel kayyûm ve etûbü”
    okumalı ve hepsini okurken, manâlarını düşünmelidir. Estagfirullah: beni afv et yâ
    Rabbî demekdir ve “Allahümme innî e’ûzü bike min hemezâtişşeyâtîn”
    okumalı, sonra “Allahümme innî e’ûzü bike min azâbil-kabri ve min azâbinnâr
    ve min fitnetil mahyâ velmemâti ve min fitnetil Mesîhiddeccâl” okumalıdır.

    İftar Duâsı
    Güneşin battığı iyi anlaşılınca, önce E’ûzü ve Besmele okuyup, (Allahümme
    yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel
    müminât yevme yekûmülhisâb) denir. Bir iki lokma iftârlık yiyip, (Zehebezzama’
    vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ) denir ve yemeğe başlanır.

    Şifa için okunacak duâ
    Hasta, sabâh ve yatsı nemâzlarından sonra, abdestli olarak üç istigfâr, sonra
    üç Fâtiha okuyup şöyle duâ yapar:
    “Elhamdülillâhi Rabbil’âlemîn vessalâtü vesselâmü alâ Resûlinâ
    Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma’în.
    Yâ Erhamerrâhimîn. Yâ Rabbî! Okuduğum Fâtiha-i şerîfeleri hediyye
    eyledim. Kabûl eyle. Hâsıl olan sevâbları, sevgili peygamberimiz Muhammed
    aleyhisselâmın ve Âlinin ve Eshâbının ve bütün âlimlerin ve sâlihlerin ve velîlerin
    rûhlarına hediyye eyledim vâsıl eyle. Bilhâssa İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfenin ve
    Abdülkâdir-i Geylânînin ve İmâm-ı Muhammed Gazâlînin ve Ebû Bekr-i Sıddîkın
    ve Selmân-ı Fârisînin ve Kâsım ve Ca’fer-i Sâdık ve Bâyezid-i Bistâmî ve Ebül
    Hasen Harkânî ve Ebû Alî Farmedî ve Yûsüf-i Hemedânî ve Abdülhâlık
    Goncdevânî ve Ârif-i Rîvegerî ve Mahmûd Encirfagnevî ve Alî Râmitenî ve
    Muhammed Bâbâ Semmâsî ve Seyyid Emîr Gilâl ve Seyyid Muhammed
    Behâüddîn-i Buhârî ve Alâüddîn-i Attâr ve Ya’kûb-i Çerhî ve Übeydullâh-i Ahrâr ve
    Kâdı Muhammed Zâhid ve Dervîş Muhammed ve Hâcegî Emkengî ve Muhammed
    Bâkî Billâh ve İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî ve Muhammed Ma’sûm ve
    Seyfeddîn ve Seyyid Nûr Muhammed ve Mazher-i Cân-ı Cânân ve Abdüllah-ı
    Dehlevî ve Hâlid-i Bağdâdî ve Seyyid Abdüllah şemdînî ve Seyyid Tâhâ-i Hakkârî
    ve Seyyid Muhammed Sâlih ve Seyyid Fehîm-i Arvâsî ve Seyyid Abdülhakîm ibni
    Mustafâ hazretlerinin rûhlarına hediyye eyledim, vâsıl eyle yâ Rabbî. Bu velîlerin,
    bu sevdiklerinin hâtırları ve hurmetleri için benim derdime devâ ve şifâ ihsân eyle,
    beni bu marâzdan halâs eyle, bana sıhhat ve âfiyet ve emânet ve güzel ahlâk ve
    kaderine rızâ ihsân eyle yâ Rabbî, âmîn. Velhamdülillâhi Rabbil âlemîn.”

    Şifa için başka bir duâ
    Bismillâhirrahmânirrahîm. Yâ Rabbî! Hastalığım sebebi ile düşmanlarımı
    sevindirme. Kur’ân-ı kerîmi benim için şifâ ve devâ eyle. Ben hastayım, sen ise
    devâ ihsân edicisin. Yâ Rabbî! ‹’timâd ve ümmîdim Sensin. Senin hakkındaki
    hüsn-i zannımı şifâm kıl. Yâ Rabbî! Aklımı ve dînimi muhâfaza eyle. Azâmetin
    hürmetine yakînimi, ya’nî şeksiz şübhesiz îmânımı dâim eyle. Bana yetecek kadar
    halâl rızk ihsân eyle. Bana eziyyet verecek kimselerin kötülüğünü, şerrini benden
    uzak kıl. Beni doktorlara muhtâc etme. Yer yüzünde (hayâttayken) hatâ ve
    kusûrlarımı setr eyle. Kabre girdiğim zemânda bana merhamet eyle. Yâ Rabbî!
    Kıyâmet ve hesâb gününde beni bağışla, bana magfiret eyle. Besmele-i şerîf
    yolumdur. Allahü teâlânın Rahmân sıfatı mesnedim, arkadaşımdır. Bana dokunan
    her dürlü kötülükden, düğümlere üfüren büyücülerin şerrinden ve hasedcilerin
    hasedlerini ortaya koydukları zemân, onların kötülüklerinden Rahîm sıfatın ile beni
    koru. Allahım! Sen birsin. şerîkin ve nazîrin yokdur.

    Tevhid duâsı
    Yâ Allah, yâ Allah. Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah. Yâ Rahmân, yâ
    Rahîm, yâ afüvvü yâ Kerîm, fa’fü annî verhamnî yâ erhamerrâhimîn! Teveffenî
    müslimen ve elhıknî bissâlihîn. Allahümmagfirlî ve li-âbâî ve ümmehâtî ve li âbâ-i
    ve ümmehât-i zevcetî ve li-ecdâdî ve ceddâtî ve li-ebnâî ve benâtî ve li-ihvetî ve
    ehavâtî ve li-a’mâmî ve ammâtî ve li-ahvâlî ve hâlâtî ve li-üstâzî Abdülhakîm-i
    Arvâsî ve li kâffetil mü’minîne vel-mü’minât. “Rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în.”

  4. #4
    Ahmet_Eroglu
    İstihare namazı ve duâsı
    Gusül abdesti alınır. Gusülden sonra, “İstihâreye niyet ettim” diyerek iki rekât
    namaz kılıp, yatılır. Birinci rekâtta (Kâfirûn), ikinci rekâtta (İhlâs) sûresi okunur.
    İstihâre yapması sünnettir. İstihâre namazından sonra şu duâ okunur:
    “Allahümme estehîrüke bi-ilmike ve estaktirüke bi-kudretike ve es'elüke min
    fadlikel'azîm fe inneke tükaddirü ve lâ ükaddirü ve tâlemü velâ a'lemü ve ente
    allâmül-guyûb”
    Yedi gece böyle istihâre yapılır. Sonra, kalbe gelen şey yapılır. İstihâreden
    sonra, abdestli olarak, kıbleye dönüp yatılır. Rü'yâda beyaz veya yeşil görmek
    hayra alâmettir. Siyah veya kırmızı görmek şerre alâmettir denildi. İstihâre
    namazını başkasına kıldırmak sünnet değildir. İstihâre yapmasını öğrenmeli, bu
    sünneti kendisi îfâ etmelidir. Bedenle yapılan ibâdetleri başkasına yaptırmak câiz
    değildir.
    İstihâreden istenilen neticenin sağlıklı bir şekilde alınabilmesi için, öncelikle
    düzgün bir itikada sahip olmala beraber, guslün de şartlarına uygun alınmış olması
    lazımdır. Hanefi mezhebinde diş dolgusu ve kaplaması olanın guslü geçerli
    olmadığı için, böyle kimsenin Mâliki mezhebini taklid ederek gusletmesi gerekir.
    Taklid nasıl yapılacağı hakkında, “Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye “ kitabında
    geniş bilgi vardır. (Hakikat kitapevi, 0212 523 45 56)

    Tecdidi imân ve nikâh duâsı
    Tecdidi imân:
    Yâ Rabbî! Hîn-i bülûgumdan bu âna gelinceye kadar, islâm düşmanlarına ve
    bid'at ehline aldanarak, edindiğim yanlış, bozuk i'tikâdlarıma ve bid'at, fısk olan
    söylediklerime, dinlediklerime, gördüklerime ve işlediklerime nâdim oldum, pişmân
    oldum, bir dahâ böyle yanlış inanmamağa ve yapmamağa azm, cezm ve kasd
    eyledim. Peygamberlerin evveli Âdem aleyhisselâm ve âhiri bizim sevgili
    Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmdır. Bu iki Peygambere ve ikisi arasında
    gelmiş geçmiş Peygamberlerin cümlesine îmân etdim. Hepsi hakdır, sâdıkdır.
    Bildirdikleri doğrudur. Âmentü billah ve bi-mâ câe min indillah, alâ murâdillah, ve
    âmentü bi-Resûlillah ve bi-mâ câe min indi Resûlillah alâ murâd-i Resûlillah,
    âmentü billâhi ve Melâiketihi ve kütübihi ve Rüsülihi velyevmil-âhiri ve bilkaderi
    hayrihi ve şerrihi minallâhi teâlâ vel-ba'sü ba'delmevti hakkun eşhedü en lâ ilâhe
    illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resûlüh.
    Tecdidi nikah:
    Tecdid-i imandan sonra, iki şahid yanında tecdid-i nikah yapmak iyi olur.
    Kolaylık olmak için, nikahı yenilemeye hanımdan vekalet almalı, iki şahid yanında,
    “Öteden beri, nikahım altında bulunan hanımımı, onun tarafından vekil olarak ve
    tarafımdan asil olarak kendime nikah ettim” demelidir. Camilerde Cuma akşamları
    yapılan meşhur tecdid-i iman ve tecdid-i nikahı cemaat ile okumak bu hükme
    dayanmaktadır.
    Camide, imam efendi, yukarıdaki ifadeyi cemaat ile birlikte söylerse, cemaat
    birbirlerine şahid olmuş, hanımından vekalet alanların nikahları tazelenmiş olur.
    Cemaat ile birlikte, “Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha
    tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah.” duâsını okuyanlar,
    “İmanınızı La ilahe illallah sözü ile yenileyin!” hadis-i şerifindeki emre uymuş
    olurlar.

    Nikâh ve Duâsı
    Dinimize göre nikâh ve duâsı şöyle yapılır:
    İki veya daha çok müslüman erkek toplanır. Kadının vekîli mehr olacak altın
    sayısını söyler, bir sayıda uyuşulur.
    Nikah kıyacak kimse: önce erkeğin adını, meselâ Ahmed oğlu Salih yazar.
    Sonra kızın adını mesela, Ömer kızı Ayşe yazar. Sonra kadının vekîlini ve iki erkek
    şâhidin adını yazar. Sonra, uyuştukları mehr-i müecceli yazar. Sonra, istigfâr okur.
    E'ûzü Besmele okur. (Elhamdü lillahillezî zevvecel ervâha bil eşbâh ve
    ehallennikâha ve harremessifâh. Vessalâtü vesselâmü alâ resûlinâ
    Muhammedinillezî beyyene-l-harame ve-l-mubâh ve alâ Âlihi ve Eshâbi-
    hillezîne hüm ehlüssalâhi velfelâh) der. E'ûzü Besmele çekip, Nûr sûresinin
    otuzikinci âyetini okur. (Sadakallahül'azîm) deyip, kâle Resûlullah, (En-nikâhü
    sünnetî femen ragibe an sünnetî feleyse minnî) sadaka Resûlullah. (Bismillâhi
    ve alâ sünnet-i resûlillah).
    Sonra, kızın vekiline dönüp Allahü teâlânın emr-i şerifi ile ve Peygamberimiz
    Hazret-i Muhammeden-il Mustafâ efendimizin sünnet-i seniyyesi ile ve amelde
    mezhebimizin imamı, imam-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretlerinin ictihâdı ile ve hazır
    olan müslümanların şehâdetleri ile, vekîli olduğun Ömer kızı Ayşe’yi,...... lira mehr-i
    müeccel ve aralarında mâlûm olan mehr-i muaccel ile, tâlibi olan Ahmet oğlu
    Salih’e tezvîce, [helâllığa vermeye] vekâletin hasebi ile, verdin mi der. Sonra
    damada dönüp, yine (Bismillâhi ve alâ)dan başlayıp okur. Sen dahî, Ömer kızı
    Ayşe’yi,...... lira mehr-i müeccel ve aranızda mâlûm olan mehr-i muaccel ile, aldın
    mı? der. Her ikisine üçer kere sorar ve cevap alır. Ben dahî akt-i nikâh ettim der.
    Sonra, şu duâyı okur:“Allahümmec'al hâzel akte meymûnen mubâreken vec'al
    beyne-hümâ ülfeten ve mehabbeten ve karara ve lâ tec'al beyne-hümâ
    nefreten ve fitneten ve firârâ. Allahümme ellif beynehümâ kemâ ellefte beyne
    Âdeme ve Havvâ. Ve kemâ ellefte beyne Muhammedin ve Hadîce-tel-kübrâ ve
    Âişe-te ümm-il mü'minîne. Ve beyne Alîyyin ve Fâtıma-tez-zehrâ. Allahümme
    a'ti le-hümâ evlâden sâlihan ve ömren tavîlen ve rızkan vâsi'an. Rabbenâ heb
    lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrete a'yünin vec'alnâ lil müttekîne
    imâma. Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil âhıreti haseneten ve kınâ
    azâbennâr. Sübhâne Rabbike Rabbil izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alel
    mürselin vel hamdülillahi rabbil âlemin”. (75/2)
    Sonra Fâtiha der. Bu duâyı Peygamber efendimiz ve bütün Âlimler, Velîler
    okudular. Bunu okuyunca, karı-koca arasında, ölünciye kadar muhabbet mevcut
    olur. Rahat ve huzur içinde yaşarlardı. Evlerinden bereket eksik olmazdı.
    İki erkek şahidin yanında, erkekle kadın arasında “aldın mı ver din mi?” faslı
    yapıldığında nikah yapılmış, nikahın farzı yerine gelmiş olur. Geri kalan kısmı
    sünnettir. Ne kadarı yapılabilirse o kadar çok sevaptır.
    (Müslüman haram işlemediği gibi suç da işlemez. Bunun için, önce Belediye
    nikah memurluğuna müracaat edip, buradaki resmi işlemleri tamamladıktan sonra
    dini nikah yapılmalıdır.)

    Küfürden kurtulmak için
    Erkek olsun, kadın olsun, her Müslümanın, her sözünde, her işinde, Allahü
    teâlânın emrlerine, ya’nî farzlara ve yasak etdiklerine ya’nî harâmlara uyması
    lâzımdır. Bir farzın yapılmasına, bir harâmdan sakınmağa ehemmiyyet vermiyenin
    îmânı gider, kâfir [Allahın düşmanı] olur. Kâfir olarak ölen kimse, kabrde azâb
    çeker. Âhıretde Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Afv edilmesine,
    Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimâl yokdur. Kâfir olmak çok kolaydır. Her
    sözde, her işde kâfir olmak ihtimâli çokdur. Küfrden kurtulmak da çok kolaydır.
    Küfrün sebebi bilinmese dahî, hergün bir kerre, (Yâ Rabbî! Bilerek veyâ bilmiyerek
    küfre sebeb olan bir söz söyledim veyâ bir iş yapdım ise, nâdim oldum, pişmân
    oldum. Beni afv et) diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak afv olur.
    Cehenneme gitmekden kurtulur. Cehennemde sonsuz yanmamak için, hergün
    muhakkak tevbe etmelidir. Bu tevbeden dahâ mühim bir vazîfe yokdur. Tekrâr
    bildirelim ki, kul hakkı bulunan günâhlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve
    terk edilmiş nemâzlar için tevbe ederken, bunları kazâ etmek lâzımdır.
    İmanımızın yenilenmesi ve muhafazası, günahlarımızın affı, yakınlarınızın,
    büyüklerimizin, sevdiklerimizin af ve magfireti için bu duâyı devamlı okumalıyız.

    DİĞER BAZI DUÂLAR
    Cuma günü okunacak dualar
    Cumâ namazından sonra şu düâyı okumak müstehabdır: Allahümme yâ
    ganiyyü, yâ hamîdü, yâ mübdiü, yâ mu’îdü, yâ rahîmü, yâ vedûd. Eğninî
    bihalâlike an harâmike ve bifadlike ammen sivâke.
    Ey Ganî, Hamîd, Mübdi, mu’îd, Rahîm, Vedûd olan Allahım. Beni halâl
    ettiklerinle iktifâ ettir, haramlara düşürme. Fadlınla, ihsân ederek beni Senden
    başkasına muhtâc etme! demektir.
    Bu düâya devam edenleri Allahü teâlâ başkalarına muhtâc etmez ve
    ummadığı yerden rızıklandırır .
    Abdullah bin Ömer buyurdu ki: Hâceti olan bir kimse çarşamba, Perşembe ve
    Cum’a günleri oruç tutsun. Cum’a günü temizlenip namaza gitsin. Az veya çok
    sadaka versin. Namazdan sonra şu düâyı okursa Allahü teâlâ’nın izni ile düâsı
    kabûl olur.
    Allahümme innî es’elüke bismike bismillâhirrahmânirrahîm. Ellezî lâ
    ilâhe illâ hû. Âlimül ğaybi veşşehâdeti hüverrahmânürrahîm. Ve es’elüke
    bismike bismillâhirrahmânirrahîm. Ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ
    te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Ellezî meleet azametühüsse-mâvâti vel arde.
    Ve es’elüke bismike bismillâhirrahmânirrahîm. Ellezî lâ ilâhe illâ hüve ve anet
    lehül vücûhü ve haşe’at lehül ebsâru ve veciletil kulûbü min haşyetihi en
    tusalliye alâ Muhammedin ve en tu’tînî hâcetî diyerek hâcetini söylemelidir.

    Cennet ehlinden olmak için
    Şu düâyı yakîn ile inanarak gündüz okuyan kimse gece olmadan ölürse
    Cennet ehlinden olur. Yine inanarak gece okuyan sabah olmadan ölürse yine
    Cennet ehlinden olur.
    Allahümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halâktenî ve ene abdüke ve ene
    alâ ahdike ve va’dike mesteta’tü eûzü bike min şerri mâ sana’tü ebûü leke bi
    ni’metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfir lî feinnehû lâ yağfirüzzünûbe illâ ente.
    Allahım sen benim Rabbimsin. Senden başka ilâh yoktur. Sen beni yarattın.
    Ben de senin kulunum. Gücüm yettiği kadar senin va’din ve ahdin üzerineyim.
    Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Senin bana verdiğin ni’metini îtiraf ederim.
    Günâhımı da îtiraf ederim. Günâhımı da îtirâf ederim. Beni mağfiret et. Çünki
    günahları ancak sen bağışlarsın.

    Dua kabul olduğunda okunacak dua
    Düâsı kabul olduğunda, Allahü teâlâ’ya hamd etmelidir. Hadîs-i şerîfde:
    “Sizden biriniz hastalıktan şifâ bulduğu veya seferden döndüğünde düâsının kabûl
    olduğunu sezerse, şöyle düâ etmelidir: “Elhamdü lillâhillezî biizzetihî ve celâlihî
    tetimmüssâlihât” buyurulmuştur. Düânın mânası: Hamd o Allahü teâlâ’ya
    mahsustur ki, izzeti ve celâli sayesinde bütün iyi işleri tamamlanır.
    Giriştiği işi başarır, arzû ettiğine kavuşursa, elhamdü lillâhillezî bini’metihi
    tetimmüs sâlihât der. Arzû ettiğine kavuşmazsa, elhamdü lillâhi alâ külli hâl
    der. Olmamasında gizli bir hikmet olduğunu düşünür. Çünki işlerin en hayırlısı,
    şüphesiz Allahü teâlâ’nın ihtiyâr ettiğidir.
    Bir işe başlarken, bunun kolay ve hayırlı olması için devamlı şu dua
    edilmelidir:
    “Rabbi yessir ve lâ tüassir Rabbi tembim bil hayr.”

    Kurban keserken
    Şu düâ okunmalıdır: Allahümme hâzâ minke ve leke inne salâtî ve nüsükî
    ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn. Allahümme tekabbel min fülân
    bin fülân.

    Su içerken
    Suyu üç nefesde içmeli, her nefesde ağzını bardaktan çekmelidir.
    Peygamber efendimiz de böyle yaparlardı. Birinci nefeste Rabbine, verdiği ni’met
    sebebiyle şükretmeli, ikinci nefeste, kendisine ortak olmaması için Allahü teâlâ’ya
    şeytandan sığınmalı, üçüncü nefeste içtiği suyun şifâ olması için Allahü teâlâ’ya
    niyazda bulunmalıdır. Her nefesin sonunda da Allahü teâlâ’ya hamd ederse içtiği
    su, diğer su içmesine kadar karnında tesbîh eder. Hadîs-i şerîfde: “Günâhı çok
    olan, çok su dağıtsın” buyurulmuştur.

    Zemzem içerken
    Zemzem suyu ikrâm edildiğinde, güzel kokuda olduğu gibi geri çevirmemeli,
    almalıdır. Su içtikten sonra Resûlullah’ın yaptığı gibi: “Elhamdü lillâhillezî
    ce’alehü azben fürâten birahmetihî ve lem yec’alhü milhen ücâcen bizünûbî”
    düâsını okumalıdır.
    Düâda, rahmeti ile suyu tatlı yapıp günahların sebebi ile acı bir tuz hâline
    getirmeyen Allahü teâlâ’ya hamd olsun denilmektedir.
    Zemzem ne niyetle içilirse ona faydası olur. Bunun için, şifa için, sıkıntıdan
    kurtulmak için, son nefeste iman ile olmek için... Onun için niye çok ihtiyacımız
    varsa ona niyyet edip içmeli. Birden fazla şeye de niyyet edilebilir.Zemzem içmeyi
    bir nimet bilmelidir.Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    “Zemzem, doyurucu ve hastaya şifa vericidir.”
    “Zemzemi, belalardan korunmak niyeti ile içeni Allah korur.”
    Abdullah ibni Mübarek hazretleri, (Resulullah “Zemzem, içildiği niyete göre
    faydalı olur” buyurduğu için, ben de kıyamette susuzluktan kurtulmak için zemzemi
    içiyorum) derdi. İbni Abbas hazretleri de, zemzem içerken, (Ya Rabbi, senden
    faydalı ilim, bol rızık ve her türlü hastalıktan şifa istiyorum) diye duâ ederdi.

    Aksırınca
    Aksırınca “Elhamdülillah” demeli, bunu duyan müslüman da, “Yerhamükellah”
    yani (Allah sana rahmet etsin.) demelidir! Üçüncü biri varsa “Yehdina ve
    yehdikümullah” demelidir! Üçüncü bir kimse yoksa, aksıran cevap olarak aynı şeyi
    söylemelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Aksırınca "Elhamdülillah" diyen göz
    ağrısı görmez.” “Aksırınca Elhamdülillah diyeni, 70 türlü belâdan korunur.”

    Elbise giyerken
    Elbise giyerken şu duâ okunmalıdır:
    Elhamdü lillâhillezî kesânî hâzessevb ve rezekanîhi min gayri havlin
    minnî ve lâ-kuvveh. Resûlullah her yeni elbise giydiği zaman bu duâyı okurdu:
    “Elhamdü lillâhillezî kesânî mâ ûriye bihi avretî.”
    Elbise giyerken sağdan başlamalı, çıkarırken soldan çıkarmalıdır. Resûlullah
    Efendimiz böyle yapardı. Giyinirken Allahü teâlâya hamd eder, şöyle düâ ederdi:
    “Allahümme lekel hamdü. Ente kesevtenîhi. Es’elüke min hayrihi ve hayri mâ
    suni’a lehu ve eûzü bike min şerrihi ve şerri mâ suni’a lehü.” Mânası: Allahım,
    hamd sana mahsustur. Sen bana bu elbiseyi giydirdin. Senden onun hayırlı
    olmasını ve ne için yapılmış ise, onun da hayırlı olmasını dilerim. Onun şerrinden
    ve ne için yapılmış ise o şeyin de şerrinden sana sığınırım.

    Gıybet etmenin keffareti
    Gıybet etmenin keffâreti, gıybet ettiği kimse için istiğfar etmek ve onunla
    helallaşmaktır. Oturduğu yerden kalkmadan, şu düâyı üç defa okur:
    “Allahümmağfir lehü verhamhü ve tecâvez anhü vec’al mâ kulnâ fîhi
    keffâreten li-zünûbihî ve kurbeten ve zülfâ bi-rahmetike yâ erhamer-râhimin”
    ya’nî, yâ Rabbi, onu mağfiret eyle, ona merhamet eyle, ona merhamet eyle,
    yaptıklarını bağışla, hakkında konuştuklarımızı günahlarına keffâret, kurbet ve
    zülfâ eyle. Rahmetinle, ey erhamer-râhimîn demektir.
    İnsandan bir günah sadir olunca, hadiste belirtildiği gibi temiz bir abdest alıp
    iki rek’at namaz kılmalı ve sonra şöyle istiğfar etmelidir:
    Esta’ğfirullah esta’ğfirullah, esta’ğfirullahe’l-kerîme’llezi lâilâhe illâhu,
    el-Hayye’l-kayyûme ve etûbu ileyh, tevbete abdin zalimin li nefsihî lâ-yemliku
    linefsihî mevten velâ hayâten ve lâ nuşûra, ve es’eluhu’t-tevbete ve’l-
    mağfirate lenâ innehû huve’t-tevâbu’r-rahîm.

    Resûlullah’ı rü’yada görmek için
    Resûlullah’ı rü’yada görmek: Rû’yâsında Peygamber Efendimizi görmek
    istiyen, ona çok salâvat okusun ve şu düâyı okumağa devâm etsin: “Allahümme
    rabbel beledil-harâm veş-şehril harâmi vel-hılli verrükni vel-harâmı ver-rükni
    vel-makam ikra’ alâ rûhi Muhammedin minesselâm.”
    Ebû Hüreyre hazretleri,Resûlullah’dan bildirir: “Cum’a gecesi iki rek’at namaz
    kılıp, her rek’atında bir Fâtihadan sonra bir Âyete’l-kürsî, oneş İhlâs okuyup selâm
    verdikten sonra bana bin salevât okuyan, öbür Cum’aya varmadan beni rü’yada
    görür” buyurdu.

    Düşmanın şerrinden kurtulmak için
    Resûlullah Efendimiz, düşmandan çekindiği zaman: “Allahümme innâ
    nec’alüke fî nuhûrihim ve ne’ûzü bike min şurûrihim” derdi. Ya’nî, Yâ Rabbi,
    heybetini onların kalblerine verir, şerlerinden sana sığınırız.”

    Evlilikte ilk gece okunacak dua
    Dâmad, gelinin yanına girince, ikisi de, iki rek’at namaz kılmalıdırlar. Sonra
    dâmad, gelinin kâkülünden tutup: “Allahümme bârik lî fî ehlî ve bârik lî ehlî
    fiyye, Allahümmerzuknî minhâ verzukhâ minnî. Allahümmecma’beynenâ mâ
    cema’te fî hayrin ve ferrik beynenâ izâ ferrakte fî hayrin” düâsını okur. Onunla
    cim’ edeceği zaman: “Allahümme bismike estahleltü fercehâ ve bi emânetike
    ehaztühâ. Allahümme femâ kadayte şey’en min rahmihâ fec’alhü bârren
    takıyyen, vez’alhü müslimen seviyyâ ve lâ tec’alhü müfsiden şerîken liş-
    şeytanî” der.
    Biri de, cima’ ederken şeytandan Allahü teâlâ’ya sığınmaktır. Bu esnâda
    şöyle der: “Bismillâhi Allahümme cennibnâ-ş-şeytâne ve cennibi-ş-şeytâne
    mâ razaktenâ”, ya’ni şeytanı bizden ve bize verdiğin çocuktan uzak eyle der. Bu
    durumda kendilerine çocuk verilirse, şeytan ona zarar vermez.

    Erkek çocuk olması için okunacak dua
    Cima’dan önce ihlâs sûresini okur ve: “Yâ Rabbi, bu cima’dan bana bir oğul
    ihsân edersen, ismini Muhammed koyacağım” der. Bu düâyı yaparsa, Allahü teâlâ,
    inşâallah ona erkek çocuğu verir.
    Peygamber Efendimiz buyurdu: “Eşi hâmile iken, elini hanımının karnına
    koyup: Bismillâhil ahadis samed ellezî lem yelid ve lem yûled, yâ Rabbi, bu
    karında olan çocuğun ismini, Muhammed aleyhisselâmın isminin hürmetine,
    Muhammed koydum derse, bu çocuk erkek olur.”

    Çocuk konuşmaya başlayınca
    Çocuk konuşmağa başlayınca, en önce Lâ ilâhe illâllah kelimesini ona
    öğretir. Bunu yedi defa ona telkîn eder. Sonra ona: “Fe te’âlâllahül melikül
    hakku lâ ilâhe illâ hüve Rabbül arşil kerîm” âyetini telkîn eder. Sonra Âyet’l-
    kürsî’yi ve Haşr sûresinin sonu olan Hüvallahüllezî’yi okuyup öğretir.

    Sıkıntılı zamanlarda
    Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Sıkıntılı zamanında on defa, Hasbiyallahü lâ
    ilâhe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm’i okursa, Allahü teâlâ
    üzüntüsünü giderir. On kişiye de selâm veren köle âzâd etmiş gibi olur.”

    Hastalıkta okunacak dua
    Hastalık hâlinde, günahlarına tevbe etmesi sünnettir. Hadîs-i şerîfde: “Bir kul
    hastalanıp, sonra iyileşince, hâli iyi olmazsa, yanındaki hafaza melekleri, biz onu
    iyileştirdik, ama o âfiyyet bulmadı, ya’nî hâlini düzeltmedi derler” buyuruldu.
    Hasta iken şu düâyı çok okur: “Lâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şerîke lehü
    lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü
    ebeden. Sübhânellahi Rabbil ibâdi ve rabbil bilâd. Vel hamdü lillâhi kesîren
    tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâl. Vallahü ekberü kebîren, celâlullahi ve
    kibriyâühü ve azametühü ve kudretühü bikülli mekân. Allahümme in künte
    kadayte aleyyel mevte fağfirlî verhamnî min zünûbî ve eskinnî cennete
    adnin.”
    Hazret-i Âişe anlatır: Resûlullah’dan duydum: “Birinize derd, keder, hastalık
    gelince, üç defa “Sübhâneke innî küntü minezzâlimîn” desin” buyurdu. Hazret-i
    Enes anlatır. Resûlullah’a bir köylü gelip, “ben hastayım, yediğim içtiğim karnımda
    durmuyor; iyi olmam için bana düâ et” dedi. Resûlullah: “Bir şey yediğin veya
    içtiğin zaman, “Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî şey’ün fil-ardı ve lâ
    fissemâi ve hüves-semî’ul alîm, yâ hayyü yâ kayyûm” söyle, büyük de olsa,
    hastalık sana zarar vermez” buyurdu.
    Peygamberimiz Eshâbına, bütün ağrı ve ateşli hastalıklar için: “Bismillâhil
    kebîr eûzü billâhil azîm min şerri külli ırkın ne’ar ve şerri harrin-nâr” düâsını
    okumağı öğretirdi.

    Baş ağrısında okunacak dua
    Resulullah, Hazret-i Alî’ye buyurdu ki: “Başın ağrıyınca, elini başına koy ve
    Haşr sûresinin sonunu – Lev enzelnâ’dan itibaren – oku.”
    Resûlullah’ın Haşr sûresinin bu kısmını okuduğu zaman, mübârek elini,
    mübârek başına koyduğu ve: “Ölüm hâriç, bu her hastalığa şifâdır” buyurduğu
    bildirilmiştir.
    (Menâfi'un-nâs) kitabında diyor ki: Baş ağrısı devâ, ilaç ile geçmezse,
    Bekara sûresinin 196. âyetini, femen den ev-nüsük kadar yazıp, muska haline
    getirerek başına korsa (başörtüsünün veya başlığın altına iliştirirse), bi-iznillah şifâ
    bulur. Başına besmele ve sonuna üskün lillah yazılır. Abdestli olarak ve Kur’an-ı
    kerim harfleri ile yazmalıdır.(74/1)

    Kaybolan kimseye kavuşmak için
    Ce’fer-i Huldî hazretleri buyurdu ki: Birşeyin kaybolduğu veya bir kimse ile
    buluşmak istediğin zaman, yâ câmi’an-nâsi li-yevmin lâ raybe fîh, innallahe lâ
    yuhlifül mîâd deyip, kimle ve neyle buluşmak istiyorsa, beni onunla buluştur
    söyleyip, onun ismini belirtir. Böyle söylersem, Allahü teâlâ muhakkak seni o şey
    veya o kimse ile buluşturur. Bunu söylediğim her zaman, düâm kabûl edildi.

    Defin esnasında okunacak dua
    Defn esnasında şu yedi sûreyi ve bu düâyı okumak müstehabdır. Bu sûreleri
    hasta üzerine okumak da müstehabdır. Bu yedi sûre, Fâtiha, Muavvizeteyn (Kul
    eûzüler), İhlâs, İzâ câe, Kul yâ eyyühel kâfirûn ve İnnâ enzelnâhü sûreleridir. Düâ
    ise şudur: “Allahümme innî es’elüke bismikel azîm. Ve es’elüke bismikellezî
    hüve kıvâmüddîn. Ve es’elüke bismikellezi yurzeku bihil ibâd. Ve es’elüke
    bismikellezî kamet bihis semâvâtü vel ard. Ve es’elüke bismikellezî tuhyî
    bihil hayyü ve tümîtü bihil-mevtâ. Ve es’elüke bismikellezî izâ süilet bihi
    a’teyte ve izâ dui’yet bihi ecebte. Rabbe Cebrâile ve Mîkâile ve İsrâfile ve
    Azrâile. Yâ Bedî’as-semâvâti vel-ard. Yâ Zelcelâli vel-ikrâm. Allahümme salli
    alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Vağfir lenâ ve lehü, verhamnâ ve
    iyyâhü birahmetike yâ erhamerrâhimîn.”

    Teheccüd namazında okunacak dua
    Hz. Peygamberin, teheccüd namazına kalktığı zaman okuduğu duâ:
    İbni Abbas hazretleri Peygamber Efendimizin teheccüd namazına kalktığı
    zaman şu duayı okuduğunu bildirmiştir:
    Allâhumme leke-l-hamdu ente kayyimu’s-semâvâti ve’l-ardi ve men
    fîhinne, ve leke’l-hamdu ente meliku’s-semâvâti ve’l-ardi ve men fîhinne, ve
    leke’l-hamdu ente nûru’s-semâvâti ve’l-ardi ve men fîhinne, ve leke’l-hamdu
    ente’l-hakku ve va’duke’l-hakku ve likauke hakkun ve kavluke hakkun ve’l-
    cennetu hakkun ve’n-nâru hakkun ve’n-nebiyyune hakkun ve Muhammedun
    hakkun ve’s-sâatu hakkun Allahumme leke eslemtu ve bike âmentu ve
    aleyke tevekkeltu ve ileyke enebtu ve bike hasamtu ve ileyke hakemtu fe’ğfir
    lî ma kaddemtu vemâ ahhartu vemâ asrartu vemâ a’lentu ente’l-mukaddimu
    ve ente’l-muahhir velâ ilâhe illâ ente evlâ ilâhe ğayruke velâ havle velâ
    kuvvete illâ billâh.

    Yeni hilâli görünce
    Yeni hilâli görünce şu duâ okunur:
    “Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber lâilâhe illâllah. Allahumme
    ehlilhû aleynâ bi’l-emni ve’l-îmâni ve’s-selâmeti ve’l-islâm” (Allah en
    büyüktür. Allah’tan başka İlah yoktur. Allahım ayı bize güven, huzur ve İslâm ile
    geçir.)

    Banyoya girerken çıkarken okunacak dua
    Banyoya girerken şu duâ okunur:
    “Allahumme innî es’eluke min’el-cenneti ve naîmihâ ve eûzu bike
    mine’n-nâri ve hamîmihâ “ (Allahım senden cenneti ve cennet nimetlerini
    istiyorum, cehennemden ve cehennemin hararetinden sana sığınıyorum)
    Banyodan çıkarken:
    “Elhamdu lillâhillezi ezhebe annî’l-ezâ ve âfanî” denilir.

    Helaya girerken çıkarken
    Tuvalete gideceği sırada okunur:
    “Allahumme innî eûzu bike mine’r-ricsi’l-habîsi’l-muhbisi mine’ş-
    şeytâni’r-racîm” (Allahım, pislikten, kötü, kavulmuş şeytandan sana sığınırım.)
    Tuvaletten çıkınca şu okunur:
    “Elhamdu lillâhillezî ezhebe annî mâ-yu’zînî ve emseke aleyye mâ
    yenfeunî subhaneke ğufrâneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr” (Bana eziyet veren
    şeyi benden gideren, bana yararlı olanı bende bırakan Allah’a hamdolsun. Yücesin
    Rabbim, mağfiretine sığınıyorum, Rabbimiz, dönüş sanadır.)
    Hadîs-i şerîfde: “Cin ve şeytanlar halâda insanları ifsâd ve eziyyet için
    beklerler. Sizden biriniz halâya girerken Eûzü billâhi minel hubüsi vel habâis
    desin” buyuruldu.

    Bir zarar meydana geldiğinde
    Bir ziyan halinde şöyle de:
    “Asâ rabbunâ en-yubdilenâ hayran minhâ innâ ilâ rabbinâ râğibûn.” (Ola
    ki Allah onun yerine bize ondan daha hayırlısını vere. Biz Rabbimizi arzu
    ediyoruz.)

    Öfkeli halde edilecek dua
    Kızdığın zaman şöyle de:
    “Allahummâğfir lî zenbî ve’zheb ğâyza kalbî ve ecirnî mine’ş-şeytâni’r-
    racîm (Allahım, günahımı bağışla, kalbimin öfkesini gider, beni kovulmuş
    şeytandan uzak tut.)
    Hadîs-i şerîfte, öfke, kızgınlık halinde bu duânın okunması emrolundu:
    “Allahümmagfir li-zenbî ve ezhib gayza kalbî ve ecirnî mineşşeytan”
    Mânası, (Yâ Rabbî! Günahımı affeyle. Beni kalbimdeki gadaptan ve şeytanın
    vesvesesinden kurtar) demektir. (.....)
    Peygamber Efendimiz, “ Ya Rabbî, bana ilim ve hilm (yumuşak huyluluk)
    ve takvâ ve âfiyet ihsan eyle!” duasını çok söylerdi.

    Fırtınada okunacak dua
    Resûlullah Efendimiz şiddetli rüzgârlar eserken dizlerinin üzerine oturup
    “Allahümmec’alhâ rahmeten ve lâ tec’alhâ azâben, Allahümmec’alhâ riyâhan
    ve lâ tec’alhâ lenâ rîhan” düâsını okurdu. Ya’nî Allahım! Bu rüzgârları
    hakkımızda rahmet kıl, azâb kılma. Yâ Rabbi bunları bizim için rahmet kıl, azab ve
    elem kılma demektir.
    Bir de: “Allahümme lâ taktülnâ biğadabike ve lâ tehlüknâ biazâbike ve
    âfina kable zâlike” düâsını okurdu. Burada da Allahım! Bizi gadabınla öldürme,
    azâbınla helâk etme ve bize âfiyetler ihsân et buyurulmaktadır.
    İbni Abbâs buyurdu: Gök gürlerken “Sübhânellezi yüsebbihurra’dü
    bihamdihî vel melâiketü min hıyfetihî ve hüve alâ külli şey’in kadîr” düâsını
    okuyan yıldırım düşmesinden korunur.

  5. #5
    BEBEGİM
    elinize sağlık.....

  6. #6
    mai-ayn
    Paylaşım için çok saol Ellerine Emeğine sağlık
    Allah razı olsun...

  7. #7
    ilkimce
    paylaşım çok güzeldi eline emeğine salık

  8. #8
    Ahmet_Eroglu
    Bu dua çok önemli!!!
    Fitneden korunmak için
    Fitneden korunmak için, “Allahümme innî eûzü-bike min azâbil-kabri ve

    min azâbinnâr ve min fitnetil mahyâ velmemâti ve min fitnetil
    Mesîhiddeccâl.” duâsı okunmalıdır.
    Resûlullahın, “Allahümme innî es'elü-ke fiilel hayrât ve terkelmünkerât
    ve hubbel-mesâkin ve izâ eredte fitneten fî kavmî fe-teveffenî gayre meftûn
    ve es'eluke hubbeke ve hubbe men yuhibbuke ve hubbe amalin yukarribuni
    ileyke" duâsını okuduğunu imam-ı Muhammed bildiriyor.
    Bu duâ, (Yâ Rabbî! Bana hayrlı işler yapmak, çirkin şeyleri terk etmek ve
    fakirleri sevmek nasip eyle! Kavmim arasında fitne çıkacağı istediğin zaman,
    fitneye karışmadan canımı al! Ya Rabbi, bana sevgini, seni sevenlerin
    sevgisini, sevgine yaklaştıracak amellerin sevgisini nasib et! ) demektir

  9. #9
    cok faydalı bir yazı ahmet arkadasım tesekkürler

  10. #10
    dört_mevsim
    çok güzel dualar saolun



6 Sayfadan 1. 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. 70.000 Meleğin İstiğraf Edeceği Dualar.
    Konuyu Açan: psychick, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 12-Ara-2013, 10:54
  2. Sıkıntı Anında Okunabilecek Dualar
    Konuyu Açan: ezim, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 70
    Son Mesaj : 07-Nis-2013, 14:00
  3. Günlük dualar
    Konuyu Açan: ezim, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 55
    Son Mesaj : 21-Eki-2012, 00:39
  4. Manevi Rahatsizlik İçin Dualar (Cin,Nazar)
    Konuyu Açan: Diablo, Forum: Havas & Hüddam.
    Cevap: 18
    Son Mesaj : 01-Eyl-2011, 03:04
  5. Dünya'da Asırlardır Aranan Kayıplar
    Konuyu Açan: ErSt_QuEr, Forum: Antik Medeniyetler, Mitoloji ve Efsaneler.
    Cevap: 34
    Son Mesaj : 27-Oca-2011, 20:17
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com