TABİİ OĞUL: Kovan oğul bırakacağı arıların gürültü ile kovandan çıkıp kovan civarında birçoğu bir araya gelerek toplanmalarından yahut kovan tabanının kenarına asılıp sünger gibi bir şekil almalarından ve kovandan boğuk bir vızıltı işitilmesinden anlaşılır.

Eğer arı beği (ana an) evvelce ölmüş ise oğul yeni yetişecek anı arıyı bekler. O yuvasından çıkar çıkmaz genç beğ ile bir anda kovanı terk ederler.

Arılar yeni beğ ile çıkacaklan vakit beğ hususi bir ses çıkanr ki ancı için pek mühimdir. Çünkü ancı çıkacak oğlu tutmak için bu esnada hazırlıkta bulunur.

Hava açık olur ve yirmi derece kadar da hararet(sıcaklık) bulunursa oğul arılan gırtlaklanna kadar Karınlarını doyurduktan sonra beğ ile birlikte uçup giderler. Oğul arıları ekseriye kovandan pek uzağa gitmeyip yakında bir ağaç dalına konup salkım şeklinde sarkarlar.

Bunun için usta arıcılar kovanlık yakınında ağaç yok ise yere bir sokma kazıklar kakarak tepelerine funda çalısı yahut yaprak filan gibi şeyler bağlayıp oğul un o gibi yerlere konmasına yardım ederler. Hele o kazıklardaki dallann aralanna bir parçada petek sokulacak olur ise kokusu oğlu oraya çeker.

Oğulun hangi kovandan çıktığını, kovan tablasının üst yüzünde ocak kurumu gibi lekelerin görülmesinden ve kovanın önünde yerde bir takım ölmüş genç anlara tesadüf edilmesinden anlaşılır.

Birinci oğul kovandan çıktıktan sekiz gün sonra bir ikinci oğul daha birkaç gün sonra bir üçüncü bir dördüncü oğul un kovandan çıkması mümkündür. Fakat birkaç tane oğul vermiş kovanlar zayıf kalacağından iyi mahsul veremeyecekleri gibi çıkan oğullarda hiçbir işe yaramazlar.

Eğer kovan ikinci defa olarak oğul vermeyecek ise yeni doğan ana kendisinden sonra doğacak anaları yani beğleri telef ettikten birkaç vakit sonra çiftleşmek için kovandan çıkar. Çiftleştikten birkaç gün geçince yumurtlamaya başlar ki bundan sonra ta gelecek seneye kovan oğul verene kadar kovanı bırakıp dışarıya çıkmaz. Birinci oğul gittikten sonra kovan da kalan arılar yeni beğin doğmasını beklerler. Beğ doğduktan sonra çiftleşerek oğul ile giden ve de arının yerini tutar ve yumurtlayıp arıların adedini fazlalaştırır.

Birinci oğul çıkınca kovandan ikinci defa olarak oğul almak istenmiyor ise kovan açılıp ya peteklerinde duran beğ yuvalarının en iyilerinden iki tanesi bırakılıp diğerlerini bozmalıdır. Bırakılan iki yuvadan ilk önce çıkacak beğ yahut işçi arılar sonradan çıkacak beği telef edip yalnız birinci beği tanırlar. Kovandan çıkan oğul başka boş bir kovana alındıktan sonra Oğul veren kovanın yerine konulur ki birinci kovanın bal toplamağa giden anlan geldiklerinde oğul konulan kovana girerek oğlu çoğaltırlar. Bu vecihle hem oğlun konduğu kovanın arıları fazlalaşır, hem yiyeceği bollaşır hem de oğul veren kovanın ansı azlaşacağından bir ikinci defa oğul veremez.

Yuva peteklerinden yeni çıkacak arı beğlerinin yuvalarını bozmamak arzu olunmaz ise erken henüz konduğu yeni kovan oğulun çıktığı eski kovanın yerine yerleştirilir ve eski kovan uzağa başka bir yere nakil olunur. Bal toplamaktan avdet iden arılar eski kovana gidecekleri yerde bulamayınca yeni kovana girer. Topladıkları balı oraya boşaltırlar.

Eski kovanda ise arı azalacağından ikinci defa oğul vermeğe Muaffak olamaz. Beği olmayan bu eski kovanın yuva peteklerinde bulunan serka yani kurd halinde bulunan beğleri yetişip kovanı idareye başlarlar.