Toplam 1 sonuçtan 1 ile 1 arası gösteriliyor
  1. #1

    Aşkın Yaşı Yoktur Ama “Yaş Farkı” Var mıdır?

    Aşkın yaşı yoktur ama “yaş farkı” var mıdır? Büyük yaş farkları olan ilişkilerde genç ve yaşlı olanın o birlikteliğe bakış açısı nedir? İşte Reha Muhtar’la bu Pazar, kendisinden 40 yaş küçük sevgilisi olduğunu açıklayarak tüm bu tartışmaları alevlendiren İlahiyat Profesörü Yaşar Nuri Öztürk’ü ve büyük yaş farkı olan ilişkileri konuştuk. Reha Muhtar, yaş farkının yanı sıra aşkla ilgili ilginç tespitlerde de bulundu.

    * Yaşar Nuri Öztürk bir ilahiyat profesörü. Yıllardır yaptığı açıklamalarıyla gündemden düşmedi. Seveni de sevmeyeni çok oldu. Peki İslamiyet’le ilgili açıklamalarıyla gündeme gelen bir ilahiyat profesörü neden birden bire kendisinden 40 yaş küçük bir kadınla aşk yaşadığını, 25 yaşında bir sevgilisi olduğunu açıklama ihtiyacı duydu sizce?

    Yaşar Hoca’nın içinde durmuyor... İçinden taşıyor da ondan... 25 yaşındaki sevgiliye abayı iyice yaktığı görülüyor Hoca’nın... Açıklıyor ki, önlemini baştan almış olsun. Yarın bir gün bir yerde görülür, duyulur, lafı çıkar, haber olur. Öncesinden açıklayarak “skandal adı altında haber çıkmasının önüne geçiyor.”
    Üstelik evleneceğini de söyleyerek, dedikoduları ve spekülasyonları sadece yaş konusuna “olur mu olmaz mı”ya yönlendiriyor...
    Yaşar Hoca çok zekice, 25 yaşındaki sevgilisini göstermeden, ilişkisini kamuoyu nezdinde legalize etti. Bundan sonrası teorik tartışmadır... O da bunu istiyor zaten. Pratikte “utanmıyor musun Hoca” denmesin, pratikte “olur mu olmaz mı” tartışılsın. Haberin sansasyonel ve çarpıcı özelliği kendi açıklayınca bitti. Ya şöyle olsaydı... Bir gün bir yerde Hoca’yla 25 yaşındaki genç kız, bir yerlerden çıkarken görüntülenselerdi. Muhabir sorsaydı kameraların ve fotoğraf makinelerinin önünde; “Hocam kim oluyor yanınızdaki” diye... O da cevap verseydi “Sevgilim” diye bir daha dini konularda yorum yapabilir miydi Hoca... Yakalansaydı, Müslüm Gündüz’ün halinden beter olurdu.
    Kendi açıklayıp, inisiyatif aldı. Şimdi hiçbir şey olmamış gibi Okan’ın programında gördüm. Dini konularda yorumlar yapmaya devam ediyordu.

    * Üstelik son günlerde yaptığı açıklamalarda sadece 25 yaşındaki sevgilisi değil, onun gibi başka seçenekleri de olduğunu ve aralarından seçim yapacağını söylüyor. Bir erkeğin genç sevgilisini ekranlarda anlatması, pek çok seçeneği olduğunu söylemesi nasıl bir psikoloji ki?

    Başkasıyla görünürse ‘onu da söylemiştim’ diyecek. Yaşar Nuri Öztürk Hoca, bir ilahiyat profesörünün alışılmış ve kalıplaşmış alanının dışına çıktı tamamen.
    Şimdi onun altyapısını yapıyor. Yaşar Nuri’de Ahmet Hakan’laşma eğilimleri görüyorum ben... O da böyle böyle başlamştı. Sonra “geldiği çevreyi” unutturdu, sanat ve sosyete dünyasının playboyluğuna oynar oldu. Tabii aralarında çok fazla yaş farkı var. Fakat güzergah aynı güzergah, motivasyon aynı motivasyondur...

    * Tabii bir de yaş konusundaki çelişkili ifadeler var. Kendisi tüm kitaplarında 1945 doğumlu olarak yazarken, şimdi 1951 doğumlu olduğunu iddia ediyor. Kendinden emin bir erkek yaşı konusunda neden yalan söyler? Yaptıklarını aslında yaşına uygun görmeyip dışarıya karşı hafifletmeye çalışmasından mı, seçenekleri 20’li yaşlarda olunca 60’ın üzerinde olduğunu bilmelerini istemelerinden mi... Neden?

    Benim yazımın çıktığı gün, Yaşar Hoca’nın avukatı aradı beni...“Reha Bey, Yaşar Hoca’nın 1951 doğumlu olduğunu gösteren nüfus cüzdanının kopyasını göndereyim mi” diye. Dedim ki göndermeyin. Ben nüfus cüzdanında 1951 yazmadığını söylemiyorum ki? Babamın fakülte arkadaşı, aile dostu. Benim bilgilerim Hoca’nın daha büyük olduğunu söylüyor.
    Üstelik bir insan, kendi çıkardığı kitapların arka kapağında “yanlış doğum yılı” verilmesine müsaade eder mi? Bir sefer yanlış çıktı, ikincisinde düzeltmez mi? Benim de kitaplarım var. Kitabımın arka kapağında doğum yılım altı yıl eski çıkacak, düzeltmeyeceğim. Olur mu öyle şey... Neyse Hoca’nın beyanını ve nüfus cüzdanındaki durumu da böylece söylemiş olalım.
    Neden küçültmek ihtiyacını duyar? Dikkat edersiniz, Yaşar Hoca kitaplarını yazdığı sırada arka kapakta “1945 doğumlu” yazmasından hiç gocunmuyor. Ne zaman gocunuyor... 25 yaşında sevgilisi olduğunda. Niye? Çünkü sevgilisinin ailesi, çevresi, kendi tanıdıkları, dostları diyecek ki; “Hoca Hoca, sen ‘bu genç kızla evleneceğim’ diyorsun. 66 yaşındasın, bu genç kız 25 yaşında... O 35 olduğunda sen 76 olacaksın. 40 olduğunda 80’i aşacaksın. Nasıl olacak bu iş?..” Bu soruları engellemek, kendini iyi hissetmek, çevrenin baskısını azaltmak için bu yolu deniyor bence... O şöyle düşünüyor aslında içinden, “25 yaşındaki bu kız benim ömrümü uzatacak. Onun için ilerde ne olacak demenin alemi yok. Benim ömrüm uzayacak. Genç ve zinde kalacağım bu gençlik aşısı sayesinde.
    İleride olmazsa başka bir tarafa geçebilirim. Mesele değil...” Şu anda öyle düşünüyor Yaşar Hoca...

    * Aşkta tabii ki matematik yoktur ama böyle 40 yaş farklar da oldukça tuhaf geliyor. Konuyu Yaşar Nuri Öztürk olayından çıkarıp genel olarak bakacak olursak, sizce 20’li yaşlardaki bir kadın kendisinden 35-40 yaş büyük bir adama neden aşık olur?

    Onu kadınlara soracaksın... Ben kadınlar üzerine “ahkam kesmemem gerektiğini” hayat tecrübeleriyle öğrendim... Bir kadının aklından her şey geçebilir... Ve Nazım’ın “insan için söylediği dizeyi” bir miktar değiştirerek kadın versiyonuyla söyleyeyim, “Kadına ait olan hiçbir şey bana sürpriz gelmez.”

    * Evet, aşkta hesap kitap olmaz. Zaten onun için kendilerinden 30-40 yaş büyük ama onlara mutlaka bir "imkan sağlayacak" erkeklerle birlikte olan kadınların hissettiği şeye ‘aşk’ demek biraz haksızlık oluyor bence aşka... Hiçbir imkanı olmayan 60 yaşlarında bir adama genç bir kadının aşık olduğunu kaç kez gördünüz mesela?

    Sorularınla kadınları gömmeye çalışıyorsun... Bu oyuna gelmem Eylem’ciğim... Kadının inanılmaz bir beyni ve o beynin işleyiş biçimi var... Mina ile Poyraz ikizler, aynı gün
    aynı saatte dünyaya geldiler. Aynı anadan ve babadan... Geceleri gündüzleri, saatleri, dakikaları hep beraber geçiyor... Aralarındaki “düşünce biçimi farkına” bakıyorum... Yavrum Poyraz, Mina’cığın karşısında çok naif kalıyor... Bir erkek, her zaman bir kadın karşısında “inanılmaz derecede naif kalır...” Bunun istisnası yok... Senin sorularında bile hissediyorum, senin karşında düştüğüm naif durumu...


    internet haber




    Konu Sidre tarafından (03-Nis-2012 Saat 13:57 ) değiştirilmiştir.



Benzer Konular

  1. Cinleri Yakmak Var Mıdır Yok Mudur ve Cinlerden Korunma Yöntemleri Nelerdir?
    Konuyu Açan: oguz3259, Forum: Doğaüstü Olaylar ve Varlıklar.
    Cevap: 29
    Son Mesaj : 26-Mar-2014, 15:07
  2. Aşkın Yaşı Var mıdır?
    Konuyu Açan: Sidre, Forum: Aşk-İlişkiler-Evlilik.
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 20-May-2012, 04:24
  3. Gerçekten Reankarnasyon Var mıdır?
    Konuyu Açan: KARATEKE, Forum: Spiritüalizm.
    Cevap: 41
    Son Mesaj : 13-Mar-2011, 13:46
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com