Bebeklerin en zayıf kalan duyusu görme duyusudur. Yeni doğan bir bebekte göz büyüklüğü, yetişkin bir insanın gözlerinin yaklaşık dörtte üçü kadar olup, gözbebeği küçük ve ışığa karşı hemen büzülebilecek duyarlılıkta değildir. Yeni doğan bebek, renklerden çok şekillere ilgi duyar. Bebek, ışığın şiddetine de tepki verir. Parlak bir ışıkta gözlerini kısar veya kapatır.

Siz de fark etmişsinizdir ki, yeni doğan bir bebeğin göz akı mavimsi tonda, renkli kısım ise garip bir mavimsi renktedir. Bu renkler zamanla gerçek alacağı renge dönecektir.
Bebeklerin görmesi diğer duyu organlarının faaliyetlerine göre, daha sonra gelişmeye başlar. Uzman doktorlar, doğumdan sonra bebeklerin bulanık dahi olsa görebildiğini ve 6. haftadan itibaren bebeğin net görebildiğini ifade etmektedirler. Bir bebek, annesini emmesi esnasında annesinin gözlerine odaklanır. Bebek ile annenin gözü arasındaki mesafe bebeğin bir nesneyi en iyi odaklayabildiği mesafedir. Bu göz göze ilişki çocukla anne arasındaki ilk iletişim yoludur.

Yeni doğan bebekler, yeni doğan gözü ile yavaş hareket eden cisimleri takip edebilir, fakat bu, kısa sürelidir. İki ayına gelince bir objeyi inceleyebilir, 3 aylık olunca da renkleri ayırt edebilir ve hareketli şekiller ile insan yüzüne bakmayı tercih der. Gördüğünü anlayan bebek, size gülerek cevap vermeye çalışır. Bebeğiniz 6. ayda etrafındaki objeleri ve her türlü hareketi yakından izleyebilir. Bebek büyüdükçe gözleri değişime uğrar ve cisimleri net olarak görebilmeye başlar.

Yetişkinler kadar net görme ise ancak 4–5 yaşlarında gerçekleşir.