Satırlarıma ‘sen’ değil, Özlemin dökülüyor… Olmazsa olmazım ‘sen’… Yoksun işte… Bir hayalden ibaret özlemlerim…Yastığıma başımı koyduğumda sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu... Dışına çıkılması zor bir yol gibisin… Çıksam, düşeceğim sanki ...
Sen benimsin” demeseydin de “Ben sana aidim” deseydin.. Başka ellerde olsan da varlığını hissedebilirdim belki… Söylemedin ki… “Senin için her zorlukla savaşırım” değil de; “Senden gelen hiçbir şey zorluk değil” deseydin; inanırdım yüreğinin sadece bana ait olduğuna… Söylemedin ki… “Sen olmadan yaşayamam” değil de, “Sensizlik diye bir şey yok; sen var olmasan da benimlesin” ...
Ben ki alışkın değilim sensiz uyku tutturabildiğim gecelere, Duymadan o güzel sesini, uyku girmiyor işte bu yorgun gözlerime. Sabah gözümü ilk açtığımda elim hemen telefona gidiyor, acaba aradı mı? Diye. Ama her defasında senin dışında onlarca kişi görüyorum telefonuma numaralarını cevapsız diye bırakan. Öyle özledim ki, sesinin sesimdeki yankısını! Çocuksu gülümsemene neden olan maymunluklarımı… Beni sevme şeklini öyle ...
Tan rüzgarı esmiş, düşmüş gül etekten. Bülbül güle tutkun, hem öylesi içten. Kalk, içkini doldur, savrulmada dallar, Sönmüş göreceksin, gül, bir sabah erken... ( Ömer Hayyam)
Sen doğru ol da! Varsın sanan eğri sansın.Lakin sakın unutma ki,Sen kendini birşey sanmadığın sürece Doğru İnsansın...(Yunus Emre)