5 Sayfadan 5. Sayfa BirinciBirinci ... 345
Toplam 48 sonuçtan 41 ile 48 arası gösteriliyor

Konu: Doğum Hakkında A - Z

  1. #41
    nymph - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Ağu-2008
    Konular
    27
    Mesajlar
    967
    Puanlar
    0
    normal doğum çok korkunç görünüyor anlatması bile korkunç






  2. #42
    guzelcem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Eki-2008
    Konular
    0
    Mesajlar
    8
    Puanlar
    885
    emeğinize sağlık bilgilendirdiğiniz için de çok teşekkürler. 5 aylık hamileyim çok korkuyorum doğumdan, inşallah sağlıklı ve hayırlı normal doğum yaparım.
    Güzel yüz kalbin aynasıdır(Hz Mevlana)

  3. #43
    Lucky - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Nis-2008
    Konular
    3485
    Mesajlar
    8.612
    Puanlar
    0
    Alıntı guzelcem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    emeğinize sağlık bilgilendirdiğiniz için de çok teşekkürler. 5 aylık hamileyim çok korkuyorum doğumdan, inşallah sağlıklı ve hayırlı normal doğum yaparım.

    Amin. Allah tamamına erdirsin.

    İşte! doğduğum, büyüdüğüm ve öleceğim güzel ülkem.


  4. #44
    -Kapatılmış Üyelik-
    Üy. Tarihi
    Eyl-2008
    Konular
    1
    Mesajlar
    209
    Puanlar
    0
    kizimin dogumu cok zor gecti acemiligime veriyorum ama oglumun ki o kadar güzeldi ki...
    belden asagsina igne yaptirdim güle oynaya dogurdum hamile annelere tavsiyem konusun doktorunuzla.
    o sekilde 10 cocuk daha dogurabilirim

  5. #45

    Üy. Tarihi
    Eki-2008
    Konular
    1
    Mesajlar
    33
    Puanlar
    1440
    arkadaşlar arnızda hamileliğe bağlı yüksek tansiyon yaşayan varmı ,ben 7 aylık hamileyken preeklemsi geçirdim bebeğimi kaybettim acaba bu hastalık her hamilelikte tekrarlıyormu başına gelen yada bu konuda bilgisi olan varsa yazarsa sevinirim

  6. #46

    Üy. Tarihi
    Eyl-2008
    Konular
    7
    Mesajlar
    1.033
    Puanlar
    4467
    bende normal dogumu tavsiye ediyorum ben sezeryan yapmak zorunda kaldim istek disi )dogururken acisi yok ama sonradan öyle bir cikiyorki normal dogum yapabilseydim keske

  7. #47
    Lucky - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Nis-2008
    Konular
    3485
    Mesajlar
    8.612
    Puanlar
    0
    Normal Vaginal Doğum


    Genel Bilgiler

    Doğum, rahim adelesinin bir dizi istemsiz kasılmaları ile başlayan ve bebeğin anne vücudunu terketmesi ile sonlanan bir olaydır. Doğumun başlamasına yol açan faktör detaylı olarak bilinmemekle birlikte anne ve bebekten kaynaklanan kompleks pek çok faktörün sonucu olduğu bilinmektedir.


    Doğumda iki tür etkiden söz edilebilir.
    • Hormonal değişiklikler
    • Mekanik değişiklikler
    Hormonal değişiklikler: Gebelik boyunca progesteron , uterus adelesinin kasılmalarını önler. Estrojenlerin etkisi ise kasılmaları arttırıcı yöndedir. Gebeliğin son aylarında estrojen salgılanması, progesteron salgılanmasından daha fazla artar ve böylece progesteronun uterus adelesinin kasılmasını önleyici etkisi de ortadan kalkmış olur. Bu şekilde estrojen hormonunun kasılmaları artırıcı etkisi ile doğum olayı başlamış olur.


    Gebeliğin sonlarında bebeğin başının tazyiki ile rahim ağzının uyarılması, hipofizden oksitosin adı verilen hormonun salgılanmasını arttırır. Oksitosinin de rahim adelelerinin kasılmasını artırıcı etkisi vardır. Ayrıca gebeliğin sonlarına doğru plasentadan relaxin adı verilen, rahim ağzı ve vaginadaki dokularda gevşemeye neden olan bir başka hormon daha salgılanır. Kısaca özetlersek estrojen ve oksitosin doğum olayının başlaması için gerekli olan kasılmaları artırıyor, relaxin ise rahim ağzının ve vaginadaki dokuların gevşemesini sağlayarak doğum olayının gerçekleşmesi için katkıda bulunuyor.
    Mekanik değişiklikler: Doğum olayında sadece hormonal değişikliklerin olması yeterli olmuyor; olayın bir de mekanik değişimlerle ilgili yanı var. Gebeliğin sonlarına doğru bebeğin hareketleri ve rahim adelesinin bebeğin büyümesiyle gerilmesi hormonal değişimlerle birlikte, rahim adelelerinde doğumu başlatan kasılmalara neden olur. Gebelik boyunca uterusda zayıf, ritmik kasılmalar periyodik olarak zaten vardır. Gebeliğin sonlarına doğru bu kasılmalar gittikçe artarak rahim ağzında gerilmeye ve bebeğin doğum kanalına itilmesine neden olur. Doğum olayının başlarında kasılmalar 30 dakikada bir görülürken doğum ilerledikçe 1-5 dakikada bir görülmeye ve yoğunluk olarak artmaya başlar. Uterus ve karın kaslarının birlikte kasılmaları bebeği her kontraksiyonda biraz daha aşağı iter. Doğumların yaklaşık % 95'inde bebek başla gelir, kalanların büyük kısmında ise makat gelişi vardır. Doğum, fertilizasyondan (döllenmeden) ortalama 266 gün sonra gerçekleşir. Ancak genelde gün hesabı fertilizasyon gününe göre değil son görülen adet günü üzerinden hesaplanır. Son görülen adet günü hesabına göre gebelik süresi ortalama 280 gündür.

    Doğum Aşamaları

    İlk belli belirsiz kasılmalar hipofiz bezinden oksitosin salgılanmasını uyarır. Bu durum hemen ardından biraz daha güçlü kasılmalara yol açar. Adele kasılmaları yukarıdan aşağıya doğru dalgalanmalar şeklinde oluşurlar ve bebeği rahim ağzına doğru iterler. Bu aşamada rahim ağzı genişlemeye başlar ve en geniş çapı olan 10 cm'lik genişliğe yaklaşır. Bebeğin içerisinde bulunduğu su kesesi (Amniyon kesesi) doğumun herhangi bir aşamasında kendiliğinden yırtılabilir ya da tıbbi müdahale ile açılır. Her iki yolda da sonuçta açılmış kesedekı amniyon sıvısı boşalır. Amnion kesesi erken açılırsa doğumu başlatma sinyaline neden olabilir. Doğumun başladığının diğer bir göstergesi ise servikal mukusun (rahim ağzındaki tıkaç)vajinadan atılmasıdır. Gerek amniyon sıvısının gelmesi, gerekse de mukus tıkacının atılması doğumun kesinlikle başladığının göstergesidirler. Bu aşamadan bebeğin tamamen çıkışına kadar geçen süre gebeler arasında farklılıklar gösterir. Bebekler genellikle baş gelişi ile doğarlar (sefalik pozisyon). Diğer olası pozisyonlar komplikasyonara yol açabileceklerinden daha ileri tıbbi girişimleri gerektirebilir.

    Yenidoğanın kafa kemikleri henüz birbirine kaynamadığı için kafa kemiklerinin birbirinin üzerine binme özellikleri vardır. Bu özellikleri olmasaydı, kafanın vajinadan geçişi büyüklüğü nedeni ile olanaksız olurdu. Bebek doğduğunda göbek kordonu ile plasentaya hala bağlı durumdadır. Bebek uterustan çıkarıldıktan sonra göbek kordonu, hemen hem anne, hem de bebek tarafından bağlanır ve ortadan kesilir.

    Doğumun birinci evresi; düzenli uterus kasılmaları ile başlar. Uterus kasılmaları başta 20-30 dakikada bir oluşurken gitgide sıklaşmaya başlar. Uterusun kasılmaları son dönemde her 2-3 dakikada bir olmaya başlar. Birinci evre ilk doğumda ortalama 14 saat sürer, sonraki doğumlarda bu süre kısalır. Bu evrenin en önemli fonksiyonu rahim ağzının açılmasıdır.

    Doğumun ikinci evresi; bebeğin gerçek doğumudur. Süresi birkaç dakika olabileceği gibi birkaç saate kadar uzayabilir. Eğer birinci evrede su kesesi açilmamışsa dönemde mutlaka açılır.

    Doğumun üçüncü evresi; yaklaşık 20 dakika sürer. Plasentanın ve kalan uterus sıvılarının çıkması ile geçen süredir. Genellikle bebeğin çıkışından sonra 30 dakika içinde başlar, ek uterus kasılmaları ile gerçekleşir. Bu dönemdeki kasılmalar aynı zamanda plasentanın uterus duvarından ayrılması ile açılan kan damarlarının kapanmasına da yardımcı olur.

    Sezaryenle Doğum

    Sezaryanla doğum bebegin anne karnından uterus(rahim) açilarak çıkartılmasıdır. Annenin ve bebegin sağlığını tehdit eden her durumda veya vajinal yolla doğumun imkansız olduğu durumlarda sezaryan ile doğum yapılır.

    Sezaryen bir batın ameliyatıdır. Batın cildine yapılan bir kesi ile batın katları açılır, batın boşluğuna girilerek rahime yapılan bir kesi ile bebek doğurtulur. Plasenta alınır ve kesilmiş olan dokular kademe kademe onarılır. Anneye genel anestezi veya epidural anestezi (bilinç açık olarak sadece belden aşağı kısmın ağrı duyusunun yok edilmesi) ile uygulanabilir.

    Sezaryan doğum ameliyatı dünyanın bilinen en eski ameliyatlardandır. Tıbbın ve teknolojinin de ilerlemesi ile sezaryan ameliyat teknikleride daha çok gelişmiştir. Ameliyatların mikropsuz koşullarda yapılması, kan verilebilmesi, kuvvetli mikrop kırıcı ilaçlar, modern cerrahi malzeme ve genel anestezi vermeden belden yapılan uyuşturma sayesinde ameliyatın tehlikesi daha aza indirilmis, nerdeyse normal doğum kadar tehlikesiz olmuştur.

    Normal koşullarda sezaryan doğum ameliyati 45 dakika kadar sürer. Bebek ameliyat başladıktan 10 dakika sonra çıkarılır daha sonra kesilen katlar dikilir.

    Kan kaybı, enfeksiyon riski, anesteziye bağlı komplikasyonlar, damarlarda kan pıhtısı veya amnios sıvısının oluşturacağı tıkanıklık gibi ölümcül olabilen komplikasyonlar normal vaginal doğuma göre daha sık görülür. Normal doğum eğer zor ve uzun bir sürede gerçekleşmiş ise, doğum sonrası kanama veya geç dönemde haznede bolluk ve öksürünce idrar kaçırma şikayeti gelişebilir. Genellikle doğumda dikiş bu zorlanmayı önlemek için yapılır. Sorun kalıcı olursa küçük bir operasyonla düzeltilir.

    İlk bebeğin ters (poposu ile) geliyor olması, bebeğin anne karnında yan duruşu, plasentanın önde oluşu, plasentanın erken (bebeğin doğumundan önce) ayrılması, kordonun bebeğin başının önünde olması, bebeğin suyunun ileri derecede azalması (doğum sırasında bu bebekler sıkıntıya girebilirler), üçüz gebelik, ikiz gebelikte ilk bebeğin poposunun önde olması, iri bebek (bebeğin omzunun doğurtulması sırasında sorun yaşanabilir ve köprücük kemiği ve boyun sinirleri zedelenebilir) annenin kemik yapısının dar olması(bunun için değerlendirme gebeliğin son ayı ve hatta mümkünse doğum eylemi başladıktan sonra yapılmalıdır), bel fıtığı, kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi annenin ıkınmasının sakıncalı olduğu durumlar, annede genital bölgede herpes (uçuk) ve HPV gibi virütik enfeksiyon durumunda, anne vajinayı daraltıcı operasyon, sezaryen veya myom operasyonu geçirmiş ise sezaryen tercih edilir. Ayrıca doğum eylemi başladıktan sonra da bebeğin kordonunun vajinaya inmesi, bebeğin kalp atışlarının azalması, doğum eyleminin ilerlememesi, suyu önceden gelmiş olan gebelerde bu sürenin 24 saati aşması durumunda sezaryen tercih edilir.

    Ülkemizde, özellikle son senelerde hastanelerdeki isteğe bağlı sezaryen oranları gün geçtikçe artmaktadır. Burada herhangi bir tıbbi gereklilik olmaksızın, anne-baba adaylarının tercihleriyle, bebek gününü doldurduktan sonra (38. hafta sonrası), kararlaştırılan bir günde sezaryenin uygulanmaktadır.

    İsteğe bağlı sezaryenlerde en sık karşılaşılan neden anne adayının normal doğumdan korkması, uzun sürebilecek olan eylemi çekmek istememesi, bebeğini en ufak bir risk altına sokmak istememesi ile normal doğumun uzun dönem sonrası olumsuz etkilerinden (rahim ve mesane sarkmaları gibi) kaçınma isteğidir.

    İşte! doğduğum, büyüdüğüm ve öleceğim güzel ülkem.


  8. #48
    perisa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Ağu-2009
    Konular
    3
    Mesajlar
    96
    Puanlar
    1287
    peki dusuk yapan varmı




5 Sayfadan 5. Sayfa BirinciBirinci ... 345

Benzer Konular

  1. Doğum Nefesleri
    Konuyu Açan: Daphne, Forum: Anne ve Bebek Sağlığı.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 18-May-2012, 18:33
  2. Doğum Ağrısı
    Konuyu Açan: @y_ısıgı, Forum: Anne ve Bebek Sağlığı.
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 25-Şub-2011, 14:30
  3. Cevap: 3
    Son Mesaj : 29-Ara-2010, 01:18

Sayfa Etiketleri:

normal doğum

epidural

doğum valizi

normal doğum nasıl yapılır

uterus masajı

Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin eylemleri kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.