2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 20 sonuçtan 1 ile 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    isra_nurr

    Duanın Gücü

    Sevinç İNAL (Hayatımdan bir )
    Yıl 1994 yer Konya…
    Can dostumun oğlu hasta, bana geldiklerinde gördüğüm şey 16 yaşındaki oğlunun durumuydu.Çocuk kötü görünüyordu alıp doktora götürecek gibi bile değildi, görüştüğümüz başka bir arkadaşımızdan tanıdık bir doktoru eve getirmesini çocuğun evde muayyene olmasını istedik.
    Çok geçmeden doktor geldi çocuğu uzun uzun muayyene etti ve yarın dedi bir hastaneye götürün tahlillerin yapılması gerek…
    Doktoru eve getiren arkadaşımızla birlikte çıktılar, arkalarından yetiştim doktor bey nesi var çocuğun dedim? Sorarken kendim bile korkuyordum, doktor üzgündü.
    Benim teşhisim kan kanseri dedi ama tahliller ile son durum belli olur, hastalık çok ilerlemiş ALLAH yardımcınız olsun…
    Bunu yazmak zor, orda neler hissettiğimi anlatmak imkânsız...
    İçeriye döndüğüm de arkadaşım, nesi varmış doktor neden bir şey demedi diye sordu, hayatımın rolünü oynadım, yahu nesi olacak önemli bir şey olsa sana derdi üzülme dur hele yarın ola hayrola dedim.
    Gece boyunca arkadaşımdan gizli gizli evdeki sağlık kitaplarını karıştırdım kan kanseri hakkında ne yazılmışsa okudum doktor çıkarken kol altlarında bezeler oluşmuş her biri kibrit kutusu büyüklüğünde demişti onlara baktım hastalığın seyri hakkında bilgiler edindim.
    Ağız yarası ve gözaltlarında kırmızılıklardan bahsediyordu kitap not aldım…
    Ertesi sabah erkenden hazırlandık çay yapmıştım önce bir şeyler yiyelim sonra çıkarız dedim ama çocuk yok sevinç teyze dedi ağzım çok kötü yara, ben yiyemem…
    Sana çorba yapayım diye döndüm gözaltları kıpkırmızıydı, öylece kaldım…
    Hastaneye girdiğimizde içimden defalarca aynı şeyi fısıldıyordum Rabbim Rabbim ne olur arkadaşıma yavrusunu bağışla…
    Bir sürü tahlil yapıldı ilik tahliline kadar hepsi ve doktor teşhisini söyledi.
    Kan kanseri!
    Çocuğun duymamasına özen gösterdik sadece, annenin duymasını nasıl engelleyebilirdik ki..

    Benim yaşadıklarım annenin yaşadıkları yanında sadece bir noktaydı bunu biliyordum ama nasıl teselli edilebilirdi onu bilmiyordum…

    Çocuğu alıp eve döndük yarın için hazırlık yapılacak çocuk hastaneye yatacaktı.

    Eve döndüğümüz de içeriye yatağına yatırıp ona bir şey belli etmemeye çalıştık becerebildik mi hala bilmiyorum…

    Arkadaşımla salona geçtik ve artık onun kendini bıraktığı, gözyaşının gerçekten sel olduğu anına ortak oldum, sadece izledim ve ağladım başka bir şey yapamadım…

    Sabaha kadar ağladı sabaha kadar da dua etti.

    Ben kendimce dini vecibelerini yerine getirmeye çalışan yine kendimce güzel dua ettiğimi sanan biriydim, aradan on dört yıl geçti ama can dostumun o dua edişi asla kulaklarımdan silinmedi…

    Rabbimmm diyordu rabbim sen gökteki kuşlara kanat verdin uçurdun benim ömrümden oğluma ver saçımın telleri kadar ömür bağışla yavruma sen ol dersen olmaz mı?

    ALLAHım senin gücünün yetmediği ne var bizi sen yarattın şuncacık dert sana ne der sen yavrumu bana bağışla benim ömrümden al rabbim yavruma ver ne olur…
    Yüreğiyle ruhuyla bedeniyle her şeyiyle yalvarıyordu.
    İnanılmazdı…

    Bir yandan yağmur gibi inen gözyaşları diğer yandan sessiz çığlıkları…

    Sabaha kadar ağladı sabaha kadar da dua etti.

    Ben onun duaları karşısında dilsiz olmuştum dua bile edemiyordum sadece amin amin amin diye fısıldıyordum o kadar…

    Hava ışımaya başlamıştı yerimden kalktım çocuğa bir çorba hazırlayayım dedim mutfağa girdim bir tarafa da çay suyu koydum.

    Arkamdan bir ses günaydın sevinç teyze dedi döndüm, aman Tanrım!

    Ağzım yara dedin ya çorba hazırlamaya gelmiştim demeye çalıştım ama gözlerime inanmıyordum ki…

    Yoo dedi yaralarım geçmiş kahvaltı ederim ben.

    Gözaltlarında kızarıklıklar yoktu hiçbir şeyi yoktu zıpkın gibiydi inanamıyordum…

    Hala gözyaşlarımı tutamıyorum ne garip…

    Arkadaşım yanımıza geldi ve günaydın oğlum nasılsın dedi çocuk annesine döndü iyim anne galiba gripti geçti dedi, anne he oğlum gripti geçti gitti işte diye cevap verdi.

    Kahvaltımızı yaptık, ancak içim bir türlü rahatlamıyordu arkadaşıma doktoru tekrar çağıralım yeniden muayyene etsin dedim tamam dedi.

    Doktor yeniden geldi yine uzunca bir muayene etti ve anlamıyorum ne bu diye sordu.

    Elinde bizden aldığı tahlil sonuçları vardı bir gece evvel muayene ettiği hastaydı bu çocuk…

    Ayağa kalktı özür dilerim dedi, ama ben yanıldığımı kabul etsem bile işte tahlillerde burada diğer doktor arkadaşımın da teşhisi aynı ancak dün gece kol altlarında bezeler doluydu ve çocuk çok kötü durumdaydı bugün ne oldu?

    Bugün ne oldu doktor bey, bugün olan şey dün gece sabaha kadar ağlayan annenin rabbine yakarışına cevap geldi, bugün olan şey Rabbiimm diye seslenen kulun geri çevrilmediğinin ispatıydı, bugün olan şey neydi biliyor musun sevgili doktor?

    Ellerin yukarıya kalktığı yüreğin çığlık attığı ömrümden al yavrumun ömrüne ver diye ağlayan anneye ‘buyur’ demekti.

    Bu duanın mucizesiydi, bu bir annenin feryadına yüce Yaradan’ın ‘’buradayım’’ demesiydi, bu ‘’bana dua ile geleni kapımdan geri çevirmem’’ sözüne tescildi,

    BUGÜN BU OLDU DOKTOR BEY




    Konu Sarmaşık tarafından (01-May-2012 Saat 11:17 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Bence bu kadar icten dua etmek kolay degil...
    Allah insanin icine öyle bir ates koymali ki ...
    Ama insanlarda onu kaldirabilir mi..
    insan isyanla iman arasinda kaliyor...
    Burdaki anne imani secip Yüregindeki yanan atesle birlikte Allah`a yalvarmis...
    Yüce Mevlamda icten okunan duaya icabet etmis...
    Önce Nar , sonra Nur...

  3. #3
    Çooook güzel...Çok etkilendim.ALLAH razı olsun..Dua ederken Rabbimizin işte böyle bize bizden yakın olduğunu hiç unutmamak lazım..Benim ölum döşeginde hasta olduğum bebekliğimde,teyzem ALLAH,ım kardeşim dayanamaz bebeğine birşey olursa(çünkü daha yeni biricik erkek kardeşlerini denizde boguldugu için yeni gömmüşler annem aşırı sarsılmış komada) dayanamaz onuda kaybederim onun çocugunun yerıne benımkı ölsün diyor.akşam eve geliyorlar beni sabaha çıkmaz diyorlar,ama sabah iyileşmiş halde uyanıyorum.Teyzemin sapasağlam kızının ise yatakta ölüsünü buluyorlar..Duaların gücü karşısında ürpermemek elde değil..Her zaman söylerim hayır söyleyip hayır bulmak için ağzımızdan çıkana çoook dikkat etmek lazım...

  4. #4
    keşke yazının renginide iyi seçseydin, emeğine sağlık

  5. #5
    esmax
    Bu aralar hic dua etmek icimden gelmiyor, bilmiyorum istiyorum ama
    yapamiyorum. Cok dua ediyorum zaman zaman. Ama son bir aydir hic edemiyorum ne yapabilirm. ?

  6. #6
    cok güzel ...allahim bu duanin gücüne inanmayanlara ne demeli bilmiyom...dünya dua üstüne dönerken nasil olurda biz aciz kullar duadaya sirtimizi döneriz...

  7. #7
    Rab be hamd
    teşekkürler paylaşımın için...

  8. #8
    HuRRiCaNe
    Çok güzel bir yazı ağlamak üzereydim sevince umuda dönüştü.Arkadaşım bizimlede paylaştığın için teşekkür ederim.

  9. #9
    allah bütün evlatları annelerine bağışlasın

  10. #10



2 Sayfadan 1. 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Duanın Gücü.....
    Konuyu Açan: indigo, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 29-Kas-2012, 12:37
  2. Duanın Gücü ve Mucizevi Beklentiler
    Konuyu Açan: AяcнαηgєŁ, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 31
    Son Mesaj : 19-Mar-2012, 17:59
  3. Duanın Gücü
    Konuyu Açan: HuRRiCaNe, Forum: Düz Yazı (Nesir).
    Cevap: 11
    Son Mesaj : 09-Tem-2010, 23:52
  4. Duanın Gücü
    Konuyu Açan: maiadam, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 06-Ara-2009, 17:54
  5. Dokunmanın Gücü
    Konuyu Açan: Eftalya, Forum: Doğaüstü Olaylar ve Varlıklar.
    Cevap: 18
    Son Mesaj : 06-Eki-2007, 18:17
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com