Gravür, esas olarak iki teknikle yapılır :

Tahta üzerine kabartma gravür ve metal üzerine oyma gravür.
1- Tahta Üzerine Kabartma Gravürler:
a- Lifli tahta üzerine kazıma gravür tekniği
b- Uç tahta gravür tekniği
c- Tümsek gravür tekniği
d- Japon gravür tekniği

1- Metal Üzerine Oyma vb. Gravürler:
a- Kazı gravür tekniği
b- Kalburlama gravür tekniği
c- Kuru uç gravür tekniği
d- Siyah usul veya mezzo tinto tekniği
e- “Ofort” tekniği
f- “Acqutinta” teknikleri
g- Kalem tarzı gravür veya ruletli gravür tekniği
h- Yumuşak vernik tekniği
i- Bakır üzerine silme tekniği

En basit şekliyle teknik; bir tahta parçasının alınarak baskıda çıkmaması gereken yerlerin oyulmasıdır. Kabarık yerlere mürekkep sürülerek kağıda bu kısımlardaki mürekkebin çıkması sağlanır. Resimlerin basımı için kullanılan bu basit tekniğe “tahta baskı” denir. Tahta baskı çok ucuz bir yöntem olduğu için çabuk yayılmıştır. Resim basılı sayfaların bir araya getirilerek oluşturulduğu kitaplara “tahta baskı kitap” denmiştir. Tahta baskı resimler ve kitaplar kısa süre sonra halk pazarlarında görülmeye başlanmış, bu yöntemle oyun kağıtları, resimler ve dinsel amaçlı baskılar yapılmıştır.

Gutenberg’in bir çerçeve içine yerleştirilen değiştirilebilir harflerle baskı yapmayı bulmasıyla, her sayfa için tek parça tahta kalıbın kullanıldığı eski tip baskı tekniği tarihe karışmıştır. Yine de metnin resimlenmesi için tahta kalıpların kullanımına devam edilmiş, XVI. yy’ın son yarısında birçok kitap tahta baskıyla resimlenmiştir.

Tahta kalıp kullanımı, bütün yararlılığına rağmen, resim baskısı için oldukça kaba bir yöntemdir. Tahtanın kısa bir süre sonra aşınması ve yeteri kadar ince işlenememesi en büyük dezavantajıydı. Bundan dolayı ustalar, daha hassas etkiler yaratabilecekleri başka bir malzemeye geçmiş ve sonraları tahta yerine bakır kullanmışlardır.

Bakır oyma baskının dayandığı ilke tahta baskınınkinden biraz daha farklıdır. Tahta baskıda, basılmış olarak görülmesi gereken her şey oyulur. Oysa bakır oyma baskıda basılması gereken çizgiler, tığ kalem (burin veya engraver) denilen sivri uçlu özel bir araçla bakır üzerine çizilir. Madenin üzerine bu yöntemle oyulmuş çizgi, kendi içine dökülen boyayı veya baskı mürekkebini tutar. Daha sonra, çizilmiş bakır plaka baskı mürekkebi ile sıvanıp yüzeyde kalan boya temizlenir. Bu plaka bir kağıda pres ile bastırıldığında tığ kalemle oyulmuş çizgilerin içindeki mürekkep kağıda geçer ve böylece baskı gerçekleştirilmiş olur.

Tığ kalemi kullanmak, oyulan çizgilerin derinlik ve uzunluğunu iyi ayarlamak zor olsa da, bir kez bu işte ustalaştıktan sonra bakır oyma baskıda, tahta baskıya göre daha çok ayrıntı ve hassas bir etki elde edilmiştir. Daha sonraki yıllarda bakır levhaların yerine çok sayıda baskı yapmaya olanak veren çelik plakalar kullanılmaya başlanmıştır.

Yapılışı:

Bir gravürü ortaya çıkaran iki sanatçı vardır. biri, resmi çizen ressam ve diğeri resmi plakaya kazıyan “engraver” olarak adlandırılan sanatçı. Öncelikle ressam, resmi çizer. Engraver da çizilen resmi metal üzerine “burin veya graver” denilen baklava veya kare uçlu çelik kalemlerle oyma işlemi yapar. Resmin plakaya ayna hayali olarak çizilmesi gerekir. Bunun için görüntü bazen ayna kullanılarak çizilir.

Sapı kısa ve yuvarlak tahtadan olan çelik kalem (burin), avuç içinde oturtulur. Baş ve orta parmak üzerine, işaret parmağı hafifçe dokunur. Plaka üzerinde oyma işlemi, bu tutuşla ve el ayasının aleti itmesiyle gerçekleşir. Titremeyen bir el ve sabır ister. Derin çizgiler isteniyorsa çelik kalemin sapı, plaka üzerinde yükseltilerek, yüzeye olan açısı değiştirilir. Oyma ve itme sırasında sağ el çelik kalemi tutarken plaka sol elle, ucun karşısına gelmeyecek şekilde tutulur. Sanatçı, eğik ve yuvarlak çizgilerle oyma kalemini değil deri bir yastık üzerinde plakayı çevirir. Böylece çizgiler daha düzgün olur. Uçların kalın veya ince olması metal üzerindeki derinliğin değişik olmasını sağlar. İnce uçlarla oyma yapıldığı zaman, izler açık renkte olur, kalınlık arttıkça derinlik de artar ve izler koyulaşır. Fakat bu, sadece ucun inceliğine ve kalınlığına bağlı değildir. Aleti kullanma şekli ve ona egemen olma da önemlidir. Aletin plaka üzerindeki kontrollü, ileriye doğru itilmesiyle yüzeyde derin dar veya geniş çizgiler oluşur. Birbirine paralel düz çizgiler çizmek için özel mekanik cihazlar da yapılmıştır.

Oyma işlemi tamamlandıktan sonra levha mürekkep ile sıvanır. Sonra, levhanın yüzeyi silinir. Böylece mürekkep yalnız çukur yerlerde kalır ve levhanın üzerindeki görüntü, yüksek basınçlı pres ile kağıda aktarılır.

İlk başlarda bakır plakalar, kolayca kazınması nedeniyle tercih edilmiştir. Ancak metalin yumuşak olması nedeniyle bir kaç yüz baskı baskıdan sonra kullanılamaz hale gelmesi üzerine sonraki yıllarda çelik plakalar kullanılmaya başlanmıştır.

Geleneksel olarak gravürün sol alt köşesinde ressamın, sağ alt köşesinde ise resmi plakaya kazıyan sanatçının ismi bulunur.