2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 16 sonuçtan 1 ile 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    TekyolKuran

    Hanfi Mezhebinin Kurucu İmamı Kimdir?

    Arkadaşlar Henefi mezhebinin kurucu imamı kimdir?





  2. #2
    Ulvi
    Aşağıda Hakkında Bilgi Verilen Hazret'tir
    Peki sen kimsin tekyol Kuran
    Bak şimdi
    Mezheb İmamlarından İmamı Şafi Hz.'leri'nin sözü

    ( Şafi Mezhebinin Kurucusu )
    İmam-ı Şafii;Ben imam-ı a’zam Ebu Hanife’den daha büyük fıkıh âlimi bilmem. Fıkıh öğrenmek isteyen onun talebesinin ilim meclisinde otursun, onlara hizmet etsin” buyurdu.
    İmam Ahmed Bin Hanbel'in sözü
    ( Hanbeli Mezhebi'nin Kurucusu )
    İmam Ahmed ibni Hanbel; “İmam-ı a’zam, vera (haramlara düşme korkusuyla şüphelilerden sakınan) ve zühd (dünyaya düşkün olmayan), isar (cömertlik) sahibiydi. Ahirete olan arzusunun çokluğunu kimse anlayacak derecede değildi” buyurdu.
    İmamı Maliğin Sözü

    ( Maliki Mezhebi'nin Kurucusu )
    İmam-ı Malik’e; “İmam-ı a’zamdan bahsederken onu diğerlerinden daha çok methediyorsunuz?” dediklerinde; “Evet öyledir. Çünkü, insanlara ilmi ile faydalı olmakta, onun derecesi diğerleri ile mukayese edilemez. Bunun için ismi geçince, insanlar ona dua etsinler, diye hep methederim” buyurdu.
    Sence bu Alimler arasında birbirlerini inkar ve redmi var
    Sen bunu anlıyorsun bu sözlerden
    İmamı Azam Ebu Hanife Hakkında Hz. Ali'ye Atfedilen söz

    Hazret-i Ali de; “Size bu Kufe şehrinde bulunan, Ebu Hanife adında birini haber vereyim. Onun kalbi ilim ve hikmet ile dolu olacaktır.Ahir zamanda, birçok kimse, onun kıymetini bilmeyerek helak olacaktır” buyurdu.
    İmamı Azam Ebu Hanife Hz. leri'nin İlminin Kaynağı
    İmamı Azam'a sormuşlar
    (İlmi kimden aldın?) diye sorulunca da, şu cevabı vermişti:
    “Hazret-i Ömer’den ilim alanlar vasıtasıyla Hazret-i Ömer’den; Hazret-i Ali’den ilim alanlar vasıtasıyla Hazret-i Ali’den; Abdullah bin Mesud’dan ilim alanlar vasıtasıyla da Abdullah bin Mesud’dan aldım.”
    İmam-ı a’zam, başta Eshab-ı kiramın büyüklerinin ilim silsilesinden olmak üzere dört bin kişiden ilim öğrenip, bütün ilimlerde ve üstünlüklerde en yüksek dereceye ulaşmıştır. Şöhreti her yere yayılıp zamanında bulunan ve sonra gelen bütün müctehidler, âlimler, üstün kimseler onu hep methetmiş, övmüştür.

    Ve İmamı Azam Ebu Hanife Hakkında Bazı Hadis Şerifler
    Buhari ve Müslim’deki bir hadis-i şerifte; “İman, Süreyya yıldızına çıksa, Faris oğullarından biri elbette alıp getirir” buyuruldu. İslam âlimleri, bu hadis-i şerifin imam-ı a’zam hakkında olduğunu bildirmiştir. Yine Buhari ve Müslim’de bildirilen bir hadis-i şerifte; “İnsanların en hayırlısı, benim asrımda bulunan Müslümanlardır (yani Eshab-ı kiramdır). Onlardan sonra en iyileri, onlardan sonra gelenlerdir (yani Tabiindir). Onlardan sonra da onlardan sonra gelenlerdir (yani Tebe-i tabiindir) buyuruldu. İmam-ı a’zam da, bu hadis-i şerifle müjdelenen Tabiinden ve onların da en üstünlerinden biridir. Hayrat-ul-Hisan, Mevduat-ül-Ulum ve Dürr-ül-Muhtar da yazılı olan hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Âdem (aleyhisselam) benimle öğündüğü gibi ben de ümmetimden bir kimse ile öğünürüm. İsmi Numan, künyesi Ebu Hanife’dir. O, ümmetimin ışığıdır.)

    (Peygamberler benimle öğündükleri gibi ben de Ebu Hanife ile öğünüyorum. Onu seven beni sevmiş olur. Onu sevmeyen beni sevmemiş olur.)

    (Ümmetimden biri, İslamiyeti canlandırır. Bid’atleri öldürür. Adı Numan bin Sabit’tir.)

    (Her asırda ümmetimden yükselenler olacaktır. Ebu Hanife zamanının en yükseğidir.)

    İmamı Azam Ubu Hanife Hz. leri'nin Yaşamış Olduğu Bir Olay
    Allahü teâlâ dinini onunla kuvvetlendirir
    İmam-ı a’zam, bir gece rüyasında Peygamber efendimizin kabrini açmış, mübarek bedenine sıkıca sarılmıştı. Uyanınca bu fevkalade rüyasını Tabiinin büyüklerinden İbni Sirin’e gidip anlattı. İbni Sirin; “Bu rüyanın sahibi sen değilsin, bunun sahibi Ebu Hanife olsa gerek” dedi. “Ebu Hanife benim!” deyince, İbni Sirin; “Sırtını aç göreyim” dedi. Sırtını açınca iki omuzu arasında bir “Ben” gördü ve; “Sen o kimsesin ki, Peygamber efendimiz senin hakkında; (Benim ümmetim içinde, iki omuzu arasında bir “Ben” bulunan biri gelir. Allahü teâlâ dinini onunla kuvvetlendirir, ihya eder) buyurdu” dedi.

    İmamı Azam Ebu Hanife Hakkında Diğer İslam Alimleri'nin Görüşleri
    İslam Alimleri, imam-ı a’zamı bir ağacın gövdesine, diğer âlim ve evliyayı da bu ağacın dallarına benzetmişler, Onun her bakımdan büyük ve üstün olduğunu, diğerlerinin ise bir veya birkaç bakımdan büyük kemalata (olgunluklara, üstünlüklere) erdiklerini belirtmişlerdir.
    Abdullah ibni Mübarek anlatır:
    İmam-ı a’zam Ebu Hanife, imam-ı Malik’in yanına geldiğinde imam-ı Malik ayağa kalkıp ona hürmet gösterdi. O gittikten sonra yanındakilere: “Bu zatı tanıyor musunuz? Bu zat, Ebu Hanife Numan bin Sabit’tir. Eğer şu ağaç direk altındır dese, ispat eder” dedi.

    Veki' der ki:
    “Allahü teâlâya yemin ederim ki, Hazret-i İmam çok emin idi. Yine Allahü teâlâya yemin ederim ki Allahü teâlâ onun kalbine azamet ve celaleti ile tecelli eylemişti, Allahü teâlânın rızasını her şeye tercih ederdi.”

    Ebu Ahvas der ki :
    “Eğer kendisine üç güne kadar öleceği bildirilse, yapmakta olduğu amelden, ibadetten daha fazlasını yapması imkansızdı, çünkü her zaman yapılabilecek ibadetin çoğunu yapardı.”

    Bekir İbni Maruf der ki:
    “Bu ümmetin içinde sireti, Ebu Hanife'den güzel olan bir kimse görmedim.”
    (Siret, ahlak ve kalb güzelliği demektir.)

    Hasen İbni Salih der ki:
    “Ebu Hanife, kuvvetli vera sahibi ve haramlardan çok uzak idi. Şüpheli olur diye, helallerin fazlasından kaçınırdı. Kendini ve ilmini koruma hususunda daha kuvvetli âlim görmedim. Vefatına kadar ömrü mücadele ile geçti.”

    Yezid ibni Harun der ki:
    “Bin âlimin huzurunda bulunup hepsinden ilim topladım. Bunların içinde, vera sahibi ve dilini çok koruyan Ebu Hanife’den başkasını görmedim.”

    Hafas der ki:
    “Otuz sene Ebu Hanifenin sohbetinde bulundum. Aleni yapmadığı bir şeyi, gizli de yaptığını görmedim. Şüphelendiği bir şey, malının hepsi bile olsa yanında saklamaz, elinden çıkarırdı.”

    Harun Reşid, Ebu Yusuf'a Hazret-i İmamın ahlakını sordu. Ebu Yusuf şöyle anlattı:
    (Haramdan nefret eder, çok sakınırdı. Dinde bilmediği şeyi söylemezdi. Allahü teâlâya itaat ve ibadet etmeyi ve Ona isyan etmemeyi çok severdi. Dünyayı sevenlerden, dünyaya düşkün olanlardan uzak idi. Az konuşur, çok düşünürdü. Eğer bir soru sorulsa ve cevabını bilse, söyler ve daima doğruyu söylerdi. Eğer bunun gayrisi bir mesele olsa, hak üzere kıyas edip, ona tâbi olur, bunda dinini çok kayırırdı. İlim ve malını Allah yolunda dağıtırdı. İnsanlardan hiç kimseye ihtiyacı yoktu, O yalnız Allahü teâlânın rahmetine kavuşmayı ve rızasını kazanmayı düşünürdü. Hiç kimseye tamah etmez. Gıybet etmekten çok uzak idi. Bir kimseyi hayırdan, iyilikten başka şey ile anmazdı.)
    Harun Reşid, bunları dinledikten sonra dedi ki: (Bu saydıkların salihlerin, evliyanın ahlakıdır.)

    Hafız Muhammed ibni Meymun der ki:
    “Ebu Hanife’nin zamanında ondan arif ve fakih yoktu. Yemin ederim ki, onun mübarek ağzından bir söz duymaya yüz bin dinar (altın) veririm.”

    İbni Üyeyne;
    “Onun eşini ve benzerini gözüm görmedi, fıkıh bilgisi Kufe’de Ebu Hanife’nin talebesindedir” demiştir.

    Davud-i Tai’nin yanında Ebu Hanife hazretlerinden konuşuldu. Buyurdu ki: “O bir yıldızdır. Karanlıkta kalanlar onunla yol bulur, hidayete kavuşur.”

    Hafız Abdülaziz ibni Revvad der ki:
    “Ebu Hanife’yi seven, Ehl-i sünnet vel-cemaat mezhebindedir. Ona buğz eden, kötüleyen bid’at sahibidir. Ebu Hanife bizimle insanlar arasında miyardır (ölçüdür). Onu sevenin, ona yüzünü dönenin Ehl-i sünnet olduğunu; buğz edenin bid’at sahibi olduğunu anlarız.”

    İbrahim bin Muaviye-i Darir der ki:
    “Ebu Hanife’yi sevmek sünnetin tamamındandır. Ebu Hanife adaleti gözetir, insafla konuşur, ilmin yollarını insanlara beyan eder ve herkesin müşkillerini çözerdi.”

    Hakikate varmış evliyanın büyüklerinden Sehl bin Abdullah
    Tüsteri;
    “Eğer Musa ve İsa aleyhimesselamın kavimlerinde Ebu Hanife hazretleri gibi âlimler bulunsaydı, bunlar doğru yoldan ayrılıp, dinlerini bozmazlardı” buyurdu.

    İmam-ı Şafii; “Ben imam-ı a’zam Ebu Hanife’den daha büyük fıkıh âlimi bilmem. Fıkıh öğrenmek isteyen onun talebesinin ilim meclisinde otursun, onlara hizmet etsin” buyurdu.

    İmam Ahmed ibni Hanbel; “İmam-ı a’zam, vera (haramlara düşme korkusuyla şüphelilerden sakınan) ve zühd (dünyaya düşkün olmayan), isar (cömertlik) sahibiydi. Ahirete olan arzusunun çokluğunu kimse anlayacak derecede değildi” buyurdu.

    İmam-ı Malik’e; “İmam-ı a’zamdan bahsederken onu diğerlerinden daha çok methediyorsunuz?” dediklerinde; “Evet öyledir. Çünkü, insanlara ilmi ile faydalı olmakta, onun derecesi diğerleri ile mukayese edilemez. Bunun için ismi geçince, insanlar ona dua etsinler, diye hep methederim” buyurdu.

    İmam-ı Gazali; “İmam-ı a’zam Ebu Hanife çok ibadet ederdi. Kuvvetli zühd sahibiydi. Marifeti tam bir arif idi. Takva sahibi olup, Allahü teâlâdan çok korkardı. Daima Allahü teâlânın rızasında bulunmayı isterdi” buyurdu.

    Yahya bin Muaz-ı Razi anlatır:
    Peygamber efendimizi rüyada gördüm ve; “Ya Resulallah, seni nerede arayayım?” dedim. Cevabında; “Beni, Ebu Hanife’nin ilminde ara” buyurdu.

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyurur ki:
    “İmam-ı a’zam, abdestin edeplerinden bir edebi terk ettiği için kırk senelik namazını kaza etmiştir. Ebu Hanife takva sahibi, sünnete uymakta ictihad ve istinbatta (şer’i delillerden hüküm çıkarmakta) öyle bir dereceye kavuşmuştur ki, diğerleri bunu anlamaktan acizdirler. İmam-ı a’zam, hadis-i şerifleri ve Eshab-ı kiramın sözünü kendi reyine (ictihadına tercih) ederdi.”

    İmam-ı Rabbani hazretleri Mebde ve Mead risalesinde de şöyle buyurur:
    “Derecesinin yüksekliğini ve kıymetini anlatmaktan aciz olduğumuz o büyük imamın şânından ne yazayım! Müctehidlerin en vera sahibiydi. En müttekisi (Allah’tan korkarak haramdan çok sakınanı) o idi. Şafii’den de, Malik’ten de, İbni Hanbel’den de her bakımdan üstündü.”

    Yine İmam-ı Rabbani ve Muhammed Parisa hazretleri buyurdular ki:
    “İsa aleyhisselam gibi ülülazm bir Peygamber gökten inip İslam diniyle amel edince ve ictihad buyurunca, ictihadı imam-ı a’zamın ictihadına uygun olacaktır. Bu da imam-ı a’zamın büyüklüğünü, ictihadının doğruluğunu gösteren en büyük şahittir.”

    Feridüddin-i Attar hazretleri imam-ı a’zamı şöyle anlatır;
    “İslamiyetin ve milletin ışığı, din ve devletin mumu, hakikatler menbaı, manevi cevherler ve ince bilgiler denizi, ârif, âlim, sofi, cihanın imamı, methi bütün dillerde dolaşan, her milletin makbulü olanı ben nasıl anlatabilirim? Onun riyazet ve mücahedeleri, onun halvet ve müşahedelerinin sonu yoktur. Firasette, siyasette, akıllılıkta ve zekilikte bir tane idi. Mürüvvet ve fütüvvette bir hilkat garibesi idi. Cihanın kerimi, zamanın en cömerdi, devrinin efdali ve vaktinin en âlimi idi. En yüksek derece ve eşsiz mertebede idi. Hazret-i İmamı-ı Ebu Hanife Kufi'nin şemaili, vasıfları Tevrat' ta, yazılı idi.”
    (Riyazet nefsin istediklerini yapmamaktır, Mücahede ise nefsin istemediklerini yapmaktır.)

    Son asrın, zahir ve batın (kalb) ilimlerinde kâmil, dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mahir, büyük âlim Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyurdu ki:
    “İmam-ı a’zam, imam-ı Yusuf ve imam-ı Muhammed de, Seyyid Abdülkadir Geylani gibi büyük evliya idiler. Fakat âlimler kendi aralarında iş bölümü yapmışlardır. Yani herbiri zamanında neyi bildirmek icap ettiyse onu bildirmişlerdir. İmam-ı a’zam zamanında fıkıh bilgisi unutuluyordu. Bunun için hep fıkıh üzerinde durdu. Tasavvuf hususunda pek konuşmadı. Yoksa Ebu Hanife nübüvvet ve vilayet yollarının kendisinde toplandığı, Cafer-i Sadık hazretlerinin huzurunda iki sene bulunup öyle feyz, nur ve varidat-ı ilahiyyeye kavuşmuştur ki, bu büyük istifadesini; “O iki sene olmasaydı, Numan helak olurdu!” sözü ile anlatabildiler. Silsile-i aliyyenin en büyük halkasından olan Cafer-i Sadık’tan tasavvufu alıp, vilayetin (evliyalığın) en son makamına kavuşmuştur. Çünkü Ebu Hanife, Peygamber efendimizin vârisidir. Hadis-i şerifte; “Âlimler Peygamberlerin vârisleridir” buyuruldu. Vâris, her hususta veraset sahibi olduğundan, zahiri ve bâtıni ilimlerde Peygamber efendimizin vârisi olmuş olur. O halde her iki ilimde de kemaldeydi.”

    Daha İmamı Azam'ın Hayatını, İslam'a yaptığı Hizmetleri, sizin gibi bozuk fırkaya ait görüşü savunanlarla ve bozuk fırkalarla mücadelelerini ve pek çok şeyini anlatmadım dahaki insanlar bazı insanların yüzüne tükürmesinler.
    Ya sen İmamı Azam'ın yaptığının kaçta kaçını yaptınki Böyle bir zata laf atıyorsun
    İlle edep
    İlle edep
    Edepsiz cahile ne gerek
    Ha insan ha eşek
    Demiş ya Şair'in biri aklıma birden o geldi
    İamamı Azam Ebu Hanife Hz. leri sizlerin söylediğiniz gibi Peygamber Efendimiz'den 400 yıl sonra Yaşamamış aksine Yaklaşık 80 yıl sonra yaşamış ve Peygamber Efendimiz'i Gören sahabi Efendilerimiz'le Canlı Canlı Yüzyüze Görüşmüştür.
    Doğum Tarihi
    Ehli sünnetin dört büyük imamının birincisi olan İ-mamı Azam Ebu Hanife, Hicri 80'de Kufe'de doğdu.
    Miladi 699
    Vefat Tarihi
    Miladi 767 Dir.

  3. #3
    TekyolKuran
    nasıl vefaat etmiş onu yazmamışsın kardeşim birde ben görmemiş olabilirim ama en büyük hadis ustası Buhari imamı azam için bir şeyler demiş mi?

  4. #4
    Ulvi
    Allah Rahmet Eylesin Mekanını Cennet eylesin ve en üst Katında yer Versin Yattığı Yer Nurgöl Olsun Peygamber Efendimiz'e Komşu Olsun Bizide Şefaatine Nail Etsin Amin
    Rab'bim nasıl takdir buyurduysa öyle vefat etmiştir
    sen Rab'bimin Takdirini inkarmı ediyorsun
    İmamı Buhari Hazretler'i Bir Hadis Alimi'dir yorum yapmaz bunuda öğrenmiş ol bu arada

  5. #5
    Alıntı Ulvi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah Rahmet Eylesin Mekanını Cennet eylesin ve en üst Katında yer Versin Yattığı Yer Nurgöl Olsun Peygamber Efendimiz'e Komşu Olsun Bizide Şefaatine Nail Etsin Amin
    Amin..Aminn Aminn Aminn agzindan bal damlio...Ulvi abi

  6. #6
    TekyolKuran
    Rab'bim nasıl takdir buyurduysa öyle vefat etmiştir muhakak öyle ölecek herkes. İmamı azam nasıl öldü kardeşim Allah ona nasıl bir ölüm takdir etmiş biliyorsan beni bilgilendirirmisin lütfen

  7. #7
    Güzel kardeşim paylaşımın için Allah razı olsun emeğine sağlık

  8. #8
    Ulvi
    Alıntı Yaraliasik Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Amin..Aminn Aminn Aminn agzindan bal damlio...Ulvi abi
    Allah Razı Olsun abim O Hazretler Ömürleri Boyunca İslamiyet'i Koruyarak bizlere ulaştıran Hakkı Ödeşilmez İnsanlardır
    Bizler Din'imizi Onlar Sayesinde Tanıdık ve Bildik ve Yaşıyoruz
    Hakları asla Ödeşilemez
    Hepsinden Allah Razı Olsun Allah Şefaatleri'ni Nasip Etsin
    İnşaallah Onların Milyonda Biri Olabiliriz
    --------------------
    Alıntı TekyolKuran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Rab'bim nasıl takdir buyurduysa öyle vefat etmiştir muhakak öyle ölecek herkes. İmamı azam nasıl öldü kardeşim Allah ona nasıl bir ölüm takdir etmiş biliyorsan beni bilgilendirirmisin lütfen
    Kardeşim tekyol Kuran diyen sensin baksana Kuran'a bana niye soruyorsun eğer savunduğun doğruysa
    Kuran seni benim cevabımamı muhtaç bırakıyor yoksa
    Nasıl vefat etiğini Ayetler'le yazda bizde öğrenelim Kuran'a göre nasıl vefat etiğini tekyol Kuran

  9. #9
    TekyolKuran
    Ben mezhep imamı olarak kimseyi görmüyorum kardeşim, sen hanefiyim imamım da ebu henifi dediğin için sorup senden öğrenmek istedim, hadi anlat bana kardeşim nasıl ölmüş imamı azam ve dikkat et vereceğin cevap seni Kurana muhtaç bırakmasın

  10. #10
    Allah senden de razi olsun Ulvi abi bu konualra girmiyorum beni kasiyor sen zaten gerekli aciklamalarda bulunuyorsun sen avrken bana laf dusmez milyonda biri degil milyarda biri olabilsek keske bunada sukur derdik o zaman Allah binlerce kez razi olsun senden



2 Sayfadan 1. 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Yecüc Mecüc Kimdir?Nedir ?
    Konuyu Açan: mavi_boyss, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 25
    Son Mesaj : 28-Şub-2014, 01:02
  2. Aziz Mahmut Hüdai Hazretleri Kimdir...?
    Konuyu Açan: teoka, Forum: Peygamberler ve Önemli Dini Kişiler.
    Cevap: 29
    Son Mesaj : 24-Mar-2013, 23:09
  3. Müflis Kimdir?
    Konuyu Açan: ezim, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 14-Ağu-2009, 15:26
  4. Şahmneran Kimdir ? Nedir ?
    Konuyu Açan: oguz3259, Forum: Doğaüstü Olaylar ve Varlıklar.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 04-Ara-2007, 19:27
  5. Karakaş Kolunun Kurucusu Osman Baba Baruhya Russo Kimdir:
    Konuyu Açan: trooper, Forum: Peygamberler ve Önemli Dini Kişiler.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22-Eki-2007, 07:59
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com