3 Sayfadan 1. 123 SonSon
Toplam 29 sonuçtan 1 ile 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    jülide

    Red face Hz.Muhammedin (s.a.v) Gönderiliş Nedeni Ve Daveti

    Rad(30)
    İşte seni böyle kendilerinden önce birçok ümmetler gelip geçmiş olan bir ümmet içinde gönderdik ki
    onlar Rahman'ı inkar ederlerken,
    sen onlara karşı,
    sana vahyettiğimiz Kitab'ı okuyasın.
    De ki:
    "0 Rahman benim Rabbim,
    O'ndan başka ilah yoktur;
    ben O'na dayandım,
    tevbem de O'nadır!"

    İbrahim(1)
    Elif, Lam, Ra.
    Bir kitap sana indirdik ki,
    insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan nura çıkarasın;
    doğruca o yüce ve övülmeye layık olanın yoluna ki,
    bütün izzet ve hamd O'nundur.

    Nisa(41)
    Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz,
    seni de bunların üzerine şahit getirdiğimiz zaman,
    bakalım bunların hali nasıl olacak?

    Fetih (8)
    Doğrusu Biz
    seni hem bir şahit,
    hem bir müjdeci,
    hem de bir uyarıcı
    olarak gönderdik.

    Yasin (11)
    Sen ancak Kur'an'a uyan ve Rahman'dan gıyabında saygı besleyen kimseyi sakındırırsın;
    İşte onu,
    hem bir bağışlama hem de değerli bir mükafatla müjdele!

    Araf (188)
    De ki:
    "Ben kendi kendime Allah'ı dilediğinden başka herhangi bir yarar ya da zarar sağlamaya malik değilim.
    Eğer ben bütün gaybı bilseydim,
    daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı.
    Ben ancak iman edecek bir kavmi uyarmak ve müjdelemek için görevli bir peygamberim."

    Furkan (56)
    Halbuki seni ancak bir müjdeci ve uyancı olarak gönderdik

    Naziat (45)
    Sen,
    ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın!

    Leyl (14)
    Ben sizi köpürdükçe köpüren bir ataşe karşı uyardım.




    Bu katogoriye ait bulabildiğimiz ayetlere göre ortaya çıkan sonuç budur.

    Kehf (56) Halbuki,
    Biz gönderdiğimiz peygamberleri ancak müjdeleyici ve uyarıcı olmak üzere göndeririz.
    Furkan (56) Halbuki seni ancak bir müjdeci ve uyancı olarak gönderdik
    Fatir (24) Muhakkak ki,
    Biz
    seni gerçek ile hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.
    Yasin (6) Babaları uyarılmamış olup gaflet içinde olan bir topluluğu uyarasın (vehameti haber veresin) diye.
    Rad(30) ... onlar Rahman'ı inkar ederlerken,
    sen onlara karşı,
    sana vahyettiğimiz Kitab'ı okuyasın....
    İbrahim(1)

    Elif, Lam, Ra.
    Bir kitap sana indirdik ki,
    insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan nura çıkarasın;...

    Fetih (8)
    Doğrusu Biz seni hem
    bir şahit,
    hem bir müjdeci,
    hem de bir uyarıcı olarak gönderdik.

    Araf (188)

    ...Ben ancak iman edecek bir kavmi uyarmak ve müjdelemek için görevli bir peygamberim."

    Bakara(119)
    Şüphesiz ki,
    Biz seni hak (olan Kur'an) ile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi gönderdik.
    Sen o cehennemliklerden sorumlu da değilsin.

    Fatir (24)
    Muhakkak ki,
    Biz seni gerçek ile hem bir müjdeci,
    hem bir uyarıcı olarak gönderdik.
    Hiçbir ümmet de yoktur ki,
    içlerinden bir uyarıcı geçmiş olmasın.

    Cuma(2)
    O'dur,
    ümmiler içinde kendilerinden olup onlara ayetlerini okuyan,
    onları temize çıkarıp parlatan,
    onlara kitap ve hikmet öğreten bir peygamber gönderen.
    Oysa bundan önce açık bir sapıklık içindeydiler.


    Hz.Muhammed, Allah-u Tealanın '' peygamberleri ancak müjdeleyici ve uyarıcı olmak üzere göndeririz.'' dediği peygamberlerden biridir. Hz.Muhammed'de bunun böyle olduğu ''...Ben ancak iman edecek bir kavmi uyarmak ve müjdelemek için görevli bir peygamberim. '' diyerek belirtmiştir. Görevlerinden birinin ise ''...Rahman'ı inkar ederlerken, sen onlara karşı, sana vahyettiğimiz Kitab'ı okuyasın.... '' olduğunu görmekteyiz. Bunun haricinde ise diğer peygamberlerden bir fazla görevi ise '' ...hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem de bir uyarıcı...'' olarak, şahitliğinde eklenmiş olduğunu görmekteyiz. Buradaki anlamdan neyin belirtilmeye çalışıldığından anladığımızı makalenin ilerleyen aşamasında ele alacağız. Allah-u Tealanın insanlara müjde ve uyarı amaçlı göndermiş olduğu peygamberlerin, müjdelerinin ve uyarılarının genelde cennet ve cehennem olduğunu görmekteyiz.

    Hz.Muhammed'in daveti

    Enam (19)
    De ki:
    "Şahitlikçe hangi şey daha büyüktür?"
    De ki:
    "Allah benimle sizin aranızda şahittir.
    Ve
    bu Kur'an bana vahyolundu ki,
    sizi ve onun ulaştığı herkesi uyarayım.
    Gerçekten siz,
    Allah'tan başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?"
    De ki:
    "Ben şahitlik etmem!"
    De ki:
    "O birtek ilahtır ve gerçekten ben ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım!"

    Araf (188)
    De ki:
    "Ben kendi kendime Allah'ı dilediğinden başka herhangi bir yarar ya da zarar sağlamaya malik değilim.
    Eğer ben bütün gaybı bilseydim,
    daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı.
    Ben ancak iman edecek bir kavmi uyarmak ve müjdelemek için görevli bir peygamberim."

    Ahkaf (9)
    De ki:
    "Ben peygamberlerin ilki değilim,
    bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum.
    Yalnız bana vahyedilene uyuyorum.
    Ben,
    sadece açık bir uyarıcıyım."

    Meryem(30)
    O:
    "Haberiniz olsun ben Allah'ın kuluyum.
    O, bana bir kitap verdi ve beni bir peygamber yaptı.

    Hacc (49)
    De ki:
    "Ey insanlar,
    ben size sadece açıkça anlatan bir uyarıcıyım!"

    Fatir (23)
    Sen sadece bir uyarıcısın!

    Suara (115)
    Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım." dedi.

    Mülk (26)
    De ki:
    "(Ona ait) o bilgi ancak Allah'ın katındadır.
    Ben,
    yalnızca açıkça anlatan bir uyarıcıyım (peygamberim).


    Kehf(110)
    De ki:
    "Ben ancak sizin gibi bir insanım,
    bana ancak ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolunuyor,
    onun için her kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse,
    güzel bir amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadete hiçbir şirk karıştırmasın!"

    Rad(36)
    Biz de kendilerine kitap verdiklerimiz,
    sana indirilen bu Kur"an ile sevinç duyuyorlar.
    Muhalif hiziplerden,
    bazısını inkar edenler de vardır.
    De ki:
    "Ben
    ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na şirk koşmamakta emrolundum;
    ben O'na davet ediyorum,
    varacağım O.

    Zariyat (51)
    Allah'la beraber başka bir tanrı uydurmayın;
    haberiniz olsun ki ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.

    Hud (2)
    şöyle ki,
    Allah'tan başkasına kul olmayın!
    Ben size O'nun tarafından müjdelemek ve uyarmak için gönderilmiş bir
    peygamberim!

    Maide(77)
    De ki:
    "Ey kitap verilenler,
    dininizde haksız yere aşırılığa dalmayın ve bundan önce şaşmış,
    birçoklarını da şaşırtmış ve yolun doğrusundan sapmış bir kavmin keyifleri ardından gitmeyin!"

    Araf(33)
    De ki:
    "Rabbim,
    ancak açık,
    gizli bütün hayasızlıkları,
    her türlü günahı,
    haksız yere isyanı ve Allah'a,
    hiçbir zaman bir delil indirmediği herhangi
    birşeyi ortak koşmanızı ve Allah'a bilmediğiniz şeyler yakıştırmanızı yasakladı."

    Enam(151)
    De ki:
    "Gelin,
    size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım!
    O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın,
    babanıza
    annenize iyilikten ayrılmayın,
    yoksulluk yüzünden çocuklarınızı öldürmeyin;
    zira sizin de onların da rızkını Biz veririz,
    kötülüklerin açığına da gizlisine de yanaşmayın,
    Allah'ın muhterem kıldığı cana haksız yere kıymayın.
    İşte duydunuz ya,
    O,
    size düşünesiniz diye bunları emretti!"

    Nisa(36)
    Allah'a ibadet edin,
    O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın.
    Sonra babaya,
    anaya,
    akrabanıza,
    öksüzlere,
    yoksullara,
    yakın komşuya,
    uzak komşuya arkadaşa,
    yolda kalmışa ve ellerinizdeki köle ve cariyelere iyilik
    edin.
    Allah,
    kurumlu,
    ögüngen olanların hiçbirini sevmez.

    Nisa(171)
    Ey kitap verilenler,
    dininizde aşırılığa gitmeyin ve Allah hakkında yalnızca gerçeği söyleyin!
    Meryem oğlu Mesih İsa,
    yalnızca Allah'ın peygamberi,
    Meryem'e ulaştırdığı kelime'si ve ondan bir ruhtur;
    başka birşey değil.
    Gelin Allah'a ve O'nun peygamberlerine iman getirin ve "üçtür" demeyin.
    Bundan vazgeçin;
    hakkınızda hayırlı olur!
    Allah,
    ancak bir tek İlah'tır,
    haşa O'nun bir oğlu olması asla düşünülemez.
    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur.
    Vekil olarak da Allah yeter.

    Maide(72)
    "Meryem oğlu Mesih Allah'tır."
    diyenler kesinlikle kafir oldular.
    Oysa Mesih şöyle demişti:
    "Ey İsrailoğulları,
    hepiniz benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin!
    Kim Allah'a ortak koşarsa,
    Allah ona cennetini yasak etmiştir,
    varacağı yer ateştir ve zulmedenlerin yardımcıları yoktur."

    Maide(17)
    Andolsun ki,
    "Meryem'im oğlu Mesih,
    Allah'tır."
    diyenler kafir olmuşlardır.
    De ki:
    "Eğer Allah,
    Meryem'in oğlu Mesih'i annesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini yok etmek
    isterse,
    ondan kim birşey kurtarabilir?"

    Bütün göklerin,
    yerin ve aralarındakilerin hükümranlığı Allah'ındır,
    dilediğini yaratır ve Allah herşeye gücü yetendir.

    Isra(111)
    Ve şöyle de:
    "Hamd o Allah'a ki,
    hiçbir çocuk edinmedi;
    O'na mülkte bir ortak da olmadı;

    O'na aczi yüzünden bir yardımcı da olmadı."
    O'nu tekbir ile büyükle de büyükle!

    Hasr(23)
    O,
    öyle Allah'tır ki,
    O'ndan başka tanrı yoktur.
    Mülkün sahibidir,
    son derece mukaddestir,
    selamete erdirendir,
    güveni sağlayandır,
    görüp gözetendir,
    üstündür,
    zorludur,
    büyüklükte eşi olmayandır.
    Allah,
    müşriklerin ortak koştuklarından münezzehtir.

    Kehf(26)
    De ki:
    "Ne kadar kaldıklarım Allah daha iyi bilir!"
    Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir.
    O Öyle güzel görür,
    öyle güzel işitir ki,
    onlara O'ndan başka yardımcı yoktur;
    O hiçbir kimseyi hükmünde ortak kabul etmez!"

    Ali İmran(64)
    De ki:
    "Ey kendilerine kitap verilenler,
    gelin aramızda ortak bir kelimede birleşelim,
    Allah'tan başkasına tapmayalım,
    O'na hiçbir ortak koşmayalım ve Allah'tan başka kimimiz kimimizi Rab edinmesin!"

    Eğer bundan yüz çevirirlerse:
    "Bizim gerçekten müslüman olduğumuza şahit olun!" deyin.

    Nisa(48)
    Doğrusu Allah,
    kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz.
    Ondan başkasını ise dilediğine bağışlar.
    Kim Allah'a ortak koşarsa pek büyük bir cinayeti iftira etmiş olduğunda şüphe yoktur.

    Nisa(116)
    Doğrusu Allah,
    kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz.
    Ondan başkasını ise dilediğine bağışlar.
    Kim de Allah'a ortak koşarsa, hakikattan çok uzak bir sapıklığa sapmış demektir.

    Muminun(117)
    Her kim Allah ile birlikte başka bir tanrı olduğunu iddia ederse,
    onun bu hususta hiçbir delili yoktur ve onun hesabı Rabbinin katında görülecektir ancak!
    Gerçek şu ki,
    kafirler kurtuluşa eremezler!

    Nahl(116)
    Sadece dillerinizin yalan yere nitelemesi ile:
    "şu helaldır,
    şu haramdır."
    demeyin ki,
    yalanı Allah'a iftira etmiş olursunuz.
    Şüphe yok ki,
    yalanı Allah'a iftira edenler kurtuluşa eremezler.

    Nisa(47)
    Ey kendilerine kitap verilenler,
    gelin o beraberinizdekini doğrulamak üzere indirdiğimiz bu kitaba,
    biz bir takım yüzleri silip de enselerine çevirmeden veya onları Cumartesi yasağını
    çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi,
    lanetlemeden önce iman edin!
    Yoksa Allah'ın emri daima yerine gelmiştir.


    Bu ayetlere baktığımızda Hz.Muhammed'in genel olarak verdiği mesajın,
    '' Ahkaf (9) De ki: "Ben peygamberlerin ilki değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Yalnız bana vahyedilene uyuyorum. Ben, sadece açık bir uyarıcıyım." '' '' Araf (188) ...Ben ancak iman edecek bir kavmi uyarmak ve müjdelemek için görevli bir peygamberim." '' demiş olduğunu ve insanları Allah-u Tealaya şirk koşmamaları üzerine uyardığını görmekteyiz. '' Araf(33) ...herhangi birşeyi ortak koşmanızı ve Allah'a bilmediğiniz şeyler yakıştırmanızı yasakladı." '' '' Kehf(26) ...O'ndan başka yardımcı yoktur; O hiçbir kimseyi hükmünde ortak kabul etmez!" '' Allah-u Teala'nın kendisine şirk koşulmasını bağışlamayacağını, '' Nisa(48) Doğrusu Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Ondan başkasını ise dilediğine bağışlar.... '' hatta kendisine şirk koşulmayı, '' Nisa(48)...Kim Allah'a ortak koşarsa pek büyük bir cinayeti iftira etmiş olduğunda şüphe yoktur. '' cinayetle iftira etmiş kişiler olarak görmekte ve bu insanların,

    '' Nisa(116)
    ...Kim de Allah'a ortak koşarsa,
    hakikattan çok uzak bir sapıklığa sapmış demektir. ''


    diye bunları sapıklığa sapmış insanlar olarak belirtmektedir. Halbuki Allah-ı Teala'nın böylesi birşeyi yasaklamış olduğunu görmekteyiz.

    '' Araf(33)
    ...herhangi birşeyi ortak koşmanızı ve Allah'a bilmediğiniz şeyler yakıştırmanızı yasakladı." ''


    Bunun yanı sıra,

    '' Bakara(277) İman edip iyi işler yapan ve namaz kılıp, zekat verenlerin, Rabblerinin yanında, şüphesiz kendilerine ait mükafatları vardır. Onlara bir korku yoktur ve hiç üzülmeyeceklerdir. ''


    diyede insanların takip etmesi gereken yol açıklanmıştır.


    Bakara(112)
    Hayır!
    Kim samimi olarak yüzünü Allah'a tertemiz teslim ederse,
    işte onun Rabbi katında mükafatı vardır.
    Onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.

    Bakara(262)
    Mallarını Allah yolunda harcayan sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayan
    ve gönül incitmeyen kimselerin Rableri katında mükafatları vardır.
    Onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

    Bakara(274)
    Mallarını gece gündüz,
    gizli ve açık hayır için harcayan kimselerin Rablarının yanında,
    yalnız kendileri için,
    mükafatları vardır.
    Onlara bir korku yoktur ve hiç üzülmeyeceklerdir.

    Bakara(277)
    İman edip iyi işler yapan ve namaz kılıp,
    zekat verenlerin,
    Rabblerinin yanında,
    şüphesiz kendilerine ait mükafatları vardır.

    Onlara bir korku yoktur ve hiç üzülmeyeceklerdir.

    Enam(48)
    Biz o gönderilen peygamberleri rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz.
    Onun için kim iman edip dürüstlük yolunu tutarsa,
    onlara korku yoktur ve mahzun da olmayacaklardır.

    Enam(72)
    Bir de:
    "Namazı kılın ve O'ndan korkun!"

    Haşrolunup varacağınız O!

    Araf(35)
    Ey Adem oğulları,
    size her ne zaman içinizden benim
    ayetlerimi açıklayan peygamberler gelir de her kim onlara karşı gelmekten sakınır ve davranışlarını düzeltirse,
    artık onlara korku yoktur
    ve üzülecek olanlar da onlar değildir.

    Sad(65)
    De ki:
    "Ben ancak korkuyu haber veren bir peygamberim.
    O tek ve kahredici Allah'tan başka hiçbir tanrı yoktur."


    Casiye(30)
    İşte iman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimselere gelince.
    Rableri onları rahmeti içine koyacaktır.
    işte apaçık kurtuluş odur.

    Tegabun(16)
    Onun için
    gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun,
    dinleyin,
    itaat edin ve harcayın,
    kendiniz için hayır yapın.
    Her kim de nefsinin hırsından korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

    Ali İmran(134)
    O takva sahipleri,
    bollukta ver darlıkta nafaka verenler,
    kızdıklarında öfkelerini yutanlar ve insanların kusurlarını bağışlayanlardır.
    Allah, iyilik edenleri sever.

    Ali İmran(172)
    Hele yara aldıktan sonra Allah'ın ve peygamberin emrine uyanların.
    Müminler içinden özellikle iyilik yapıp fenalıktan sakınanlara pek büyük bir mükafat vardır.

    Hz.Muhammed peygamberlik görevine bu davet ile başlar. Kısaca verdiği mesaj:

    '' Nisa(36) Allah'a ibadet edin,
    O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın.
    Sonra babaya,
    anaya,
    akrabanıza,
    öksüzlere,
    yoksullara,
    yakın komşuya,
    uzak komşuya arkadaşa,
    yolda kalmışa ve ellerinizdeki köle ve cariyelere iyilik edin.... ''


    olarak karşımıza çıkmaktadır. Konumuz bu noktada ilginç bir boyuta varmakta, çünkü
    Hz.Muhammed'in vermiş olduğu bu mesaj, Ehl-i Kitap sahiplerinin ellerinde bulunan kitaptada vardır. Kuran bu insanların yanlarında bulunan kitabı tasdik için geldiğinide belirtir.







  2. #2
    Zinnureyn_Ali
    Tesekkürler Jülide, müsaadenle birkac Ayette ben ekleyeyim... Gözünden kacmis olmali


    Ahzap
    45- Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.
    46- Ve hem de izniyle Allah'a bir davetçi ve nurlar saçan bir kandil (olarak gönderdik).


    BAKARA 151
    "Nitekim kendi içinizden size, âyetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden temizleyen, size Kitab'ı ve hikmeti ta'lim edip bilmediklerinizi öğreten bir Rasûl gönderdik."

    AL-I IMRAN 164
    "And olsun ki, içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan (kötülük ve küfür kirinden) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, mü'minlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki onlar, daha Önce apaçık bir sapıklık içinde idiler."


    Yukarida verdigim ayetler üzerinde iki noktaya dikkat cekmek istiyorum:

    Birincisi, ayette gecen hikmetin, Kuran (Kitap) "disinda" bir sey oldugu, ayetlerden "Acikca" anlasiliyor. Demek ki, Peygamber Efendimiz sav., ümmetine Kuran´in "disinda" da baska bir sey ögretmektedir. Onun Kuran´in disinda ögrettigi tek sey ise büyük bir ihtimalle hadis ve sünnet olarak bilinen "Hikmet" deryasidir.

    Diger bir husus, ayette: "Kitap ve hikmeti öğreten" diyor. Demek oluyor ki, Peygamber Efendimizin sav. görevi, iddia edildigi gibi. sadece Kuran´i "nakletmek" degil, ayni zamanda onu "ögretmektir" de. Resulullah sav. hem Kuran´i teblig, hem de onu Ögretme vazifesini en güzel bir sekilde yaparak, ayetlerin kapali yerlerini aciklamis, yanlis anlasilan manalari düzeltmistir.

  3. #3
    EHLİ_HAVAS
    bu değerli paylaşımlarınız için teşekkürler
    sanırım en önemli ayet yazılmamış
    enbiya 107
    biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik

    bu ayet bile herşeye yeter

  4. #4
    SmellOfMyLand
    Alıntı Zinnureyn_Ali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tesekkürler Jülide, müsaadenle birkac Ayette ben ekleyeyim... Gözünden kacmis olmali


    Ahzap
    45- Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.
    46- Ve hem de izniyle Allah'a bir davetçi ve nurlar saçan bir kandil (olarak gönderdik).

    BAKARA 151
    "Nitekim kendi içinizden size, âyetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden temizleyen, size Kitab'ı ve hikmeti ta'lim edip bilmediklerinizi öğreten bir Rasûl gönderdik."

    AL-I IMRAN 164
    "And olsun ki, içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan (kötülük ve küfür kirinden) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, mü'minlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki onlar, daha Önce apaçık bir sapıklık içinde idiler."


    Yukarida verdigim ayetler üzerinde iki noktaya dikkat cekmek istiyorum:

    Birincisi, ayette gecen hikmetin, Kuran (Kitap) "disinda" bir sey oldugu, ayetlerden "Acikca" anlasiliyor. Demek ki, Peygamber Efendimiz sav., ümmetine Kuran´in "disinda" da baska bir sey ögretmektedir. Onun Kuran´in disinda ögrettigi tek sey ise büyük bir ihtimalle hadis ve sünnet olarak bilinen "Hikmet" deryasidir.

    Diger bir husus, ayette: "Kitap ve hikmeti öğreten" diyor. Demek oluyor ki, Peygamber Efendimizin sav. görevi, iddia edildigi gibi. sadece Kuran´i "nakletmek" degil, ayni zamanda onu "ögretmektir" de. Resulullah sav. hem Kuran´i teblig, hem de onu Ögretme vazifesini en güzel bir sekilde yaparak, ayetlerin kapali yerlerini aciklamis, yanlis anlasilan manalari düzeltmistir.


    O kadar güzel bir noktaya dokunmuşun ki kardeş, ellerine gözlerine sağlık. İşte biz müslümanların Peygamber efendimizin değerini daha iyi anlayabilmemiz için gerekli şey de bu,

    Peygamber efendimiz Kendisine Allahın Elçisi olarak ilk vahiy geldiğinde ve bundan sonraki süre içersin elinde bir Kuranı Kerim yokt, asla da olmadı, dikkat ederseniz Kuranı okurken olayların ne kadar geniş zamana yayıldığını görürsünüz, demek ki Peygamber efendimiz, Putlara tapan, yahudi ve hristiyanlarla ticaret yapan ve ticaretlerinde de kılıktan kılığa giren, Kadını 5. plana atmış, kız çocuklarına önem vermeyen, köleleri istediği gibi ezen öldüren, güçlülerin hüküm sürdüğü güçsüzlerin ezildiği bir topluma gelmiş. Burada kendine gelen ayetlerden yola çıkarak Allahın kendisini devamlı gözetmesiyle, yukardaki ayetlerde de belirtildiği gibi onlara Allahı, ayetleri ve bu ayetlerin hikmetlerini açıklamıştır. Bu da zaten bir peygamberin en büyük görevi değilmidir. Yani gelen ayetler dışında etrafındakilere Allahı ve onun büyüklüğünü anlatıp örnekler vermek en doğal şey değilmidir. Paylaşımınız ve parmak bastığınız nokta çok güzeldi saygılar

  5. #5
    Zinnureyn_Ali
    Alıntı SmellOfMyLand Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O kadar güzel bir noktaya dokunmuşun ki kardeş, ellerine gözlerine sağlık. İşte biz müslümanların Peygamber efendimizin değerini daha iyi anlayabilmemiz için gerekli şey de bu,

    Peygamber efendimiz Kendisine Allahın Elçisi olarak ilk vahiy geldiğinde ve bundan sonraki süre içersin elinde bir Kuranı Kerim yokt, asla da olmadı, dikkat ederseniz Kuranı okurken olayların ne kadar geniş zamana yayıldığını görürsünüz, demek ki Peygamber efendimiz, Putlara tapan, yahudi ve hristiyanlarla ticaret yapan ve ticaretlerinde de kılıktan kılığa giren, Kadını 5. plana atmış, kız çocuklarına önem vermeyen, köleleri istediği gibi ezen öldüren, güçlülerin hüküm sürdüğü güçsüzlerin ezildiği bir topluma gelmiş. Burada kendine gelen ayetlerden yola çıkarak Allahın kendisini devamlı gözetmesiyle, yukardaki ayetlerde de belirtildiği gibi onlara Allahı, ayetleri ve bu ayetlerin hikmetlerini açıklamıştır. Bu da zaten bir peygamberin en büyük görevi değilmidir. Yani gelen ayetler dışında etrafındakilere Allahı ve onun büyüklüğünü anlatıp örnekler vermek en doğal şey değilmidir. Paylaşımınız ve parmak bastığınız nokta çok güzeldi saygılar
    Sevgili topragiminkokusu, bu Ayetler hala gecerlidir. Kuran tüm zaman ve mekana hitap ediyor.

  6. #6
    Amanos
    Hz. Muhammed’le ilgili bazı ayetlere göz atalım:


    وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ
    68/3-Senin için kesintisiz bir ödül var.
    وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ
    68/4-Ve gerçekten sen, çok büyük bir ahlak üzerindesin.

    وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ
    Enbiya 107. Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.

    Hz. Muhammed Alemlere Rahmet olarak gönderilen TEK resuldür.

    Diğer peygamberler bir aileye, bir kavme, bir millete gönderilirken Hz. Muhammed Alemlere Rahmet olarak gönderiliyor. İşte tam burada durup düşünmek gerekiyor. Neden alem değil de alemler?
    Ahrette sorgudan geçecek mükellef olan iki alem var
    1- İnsanlık alemi (insanlar)
    2- Cinler alemi (Cinler)
    Dikkat başka mükellef yok ki merhamet edilsin ya da cezalandırılsın.
    sayalım bildiğimiz alemleri: İnsanlık alemi, cinler alemi, melekler (meleküt) alemi, bitkiler alemi, hayvanlar alemi........hadi bir kaç tane daha saydık ya sonrası........Hz Muhammed Mükellef olanlarla sorumlu iken. Neden Alemlere rahmet......... Bunu vurgulamak la bir şey kastetmiyorum.
    Hz. Muhammed ALLAH’ın ve Meleklerinin Salat Ettiği Resuldür. Sadece bu husus bile Hz. Muhammed’i küçümseyen zavallılara verilecek tokat gibi bir yanıttır.
    Ayetler'de Der ki


    Ahzap 21. Yemin olsun, Allah resulünde sizin için, Allah'ı ve âhiret gününü arzu edenlerle Allah'ı çok ananlara güzel bir örnek vardır.

    Ahzap 56. Şu bir gerçek ki, Allah ve melekleri, o Peygamber'e salat ederler/destek verirler/onun şanını yüceltirler. Ey inananlar! Siz de ona destek olun/onun şanını yüceltin ve ona içtenlikle selam verin.Ahzap 57. Allah'ı ve resulünü incitenleri Allah dünyada da âhirette de lanetlemiştir. Onlar için, alçaltıcı bir azap da hazırlanmıştır.

    Bu arada ahzab/56. ayet ile ilgili çağrışım yapan şöyle bir ayet gelebilir.
    33/43 O,dur size ve meleklere, karanlıklardan aydınlığa çıkmanız için salat eden (destek veren). O müminlere karşı çok merhametlidir.
    33/43 te size ve meleklere diyor............................
    33/56 da ise: yine aynı şey söz konusu fakat dikkat bir temenni değil EMIR var......Ya eyyuhellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima ..yani burada Efendimize ister salat selam ederiz istersek etmeyiz gibi seçeneğimiz yok çünkü Allah emir kipi kullanmış.
    Yani 33/43 sadece sala var ike 33/56 sallu emri + vesellimu teslima var. Ayrıca sala kelimesinin namaz/dua/destek/temenni...vs gibi geniş anlamları var. Hangi ayette hangi anlam ön planda tutulmuş bunun analizi ayrı bir araştırma konusu.....






    İsra 1. Bütün varlıkların tespihi o kudretdir ki, ayetlerimizden bazılarını kendisine gösterelim/kendisini ayetlerimizden bir parça olarak gösterelim diye kulunu, gecenin birinde Mescit-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya/o en uzak secdegâha yürütmüştür. Hiç kuşkusuz, O'dur Semî' ve Basîr.

    Allah’ın bazı ayetlerini göstermek için İsra (gece yürüyüşü) yaptırdığı Tek Resul Hz. Muhammed’dir.

    Necm 5-18. Ona (bu Kur'an'ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir.(Ki O,) Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Hemen doğruldu. O, en yüksek bir ufuktaydı. Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi. Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı. Böylece O'nun kuluna vahyettiğini vahyetti. Onun gördüğünü gönül yalanlamadı. Yine de siz gördüğü (şey) üzerinde onunla tartışacak mısınız? Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü. Sidretü'l-Münteha'nın yanında. Ki Cennetü'l-Me'va onun yanındadır. Sidreyi örten örtmekte iken, Göz kayıp-şaşmadı ve (sınırı) aşmadı. Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.

    Yolculuk yaptırılarak Rabbimizin en büyük ayetlerine şahit kılınan, bu şerefe nail olan Tek Resul Hz. Muhammed’dir.

    Sana özgü bir davranış olarak, gecenin bir kısmında, o Kur'an'la meşgul olmak üzere uyanık ol/uykudan uyan. Böylece Rabbinin seni övgüye layık bir konuma (Makamı Mahmuda) ulaştırması umulur. (İsra Suresi 79)

    Niceliğini ve nasıllığını kimsenin bilemediği ÖVGÜYE LAYIK konumu elde edebilecek Tek Resul Hz. Muhammed’dir. Başka hiçbir Resul için böyle özel bir konumdan bahsedilmezken sadece Hz. Muhammed’e bu makam vaad edilmiştir. Bu makamı Allah övgüye layık görmüştür. Bu durum o makamı çok çok önemli kılmaktadır. Ayrıca bu makamın dünyalık bir makam olmadığı ayetlerden anlaşılıyor. Bu durum Makamı Mahmud'u daha da ilginç hale getiriyor. Çünkü buradaki nüansları düşünecek olursak:

    1- Makam, seçkin insanlar için verilmiş bir statüdür iken; bir de buna övülen sıfatını ekleyin...Yetmedi.......Allah'ın övgüsünü ekleyin... Bu Makam'ı bir ölümlü değil, Allah övüyor!!! lütfen buna dikkat.

    2- Öteki hayatta sedece Efendimiz için saklanan bu Övülmüş Makam nasıl kullanılacaktır!!! Neden ahrete mahsus kılınmıştır?

    Hz. Muhammed’i küçümseyenler, ona laf sokmaya çalışanlar cahildirler. Cahil adamdan başkası bunu yapmaz. Bunu cahilliklerinden yapmıyorlarsa mutlaka bir kasıtları vardır.
    Alıntıdır

  7. #7
    EHLİ_HAVAS
    Allah razı olsun kardeşim
    Ahzap 56. Şu bir gerçek ki, Allah ve melekleri, o Peygamber'e salat ederler/destek verirler/onun şanını yüceltirler. Ey inananlar! Siz de ona destek olun/onun şanını yüceltin ve ona içtenlikle selam verin.
    bu ayettede verdiğin gibi Allah ve melekleri ona salat ederler
    onun şanı ne yücedir
    onu karalamaya çalışmak cahillikten ötedir
    bunun izahı kurana aykırılıktır
    kurandan bir ayetin varlığını inkar insanı küfre götürür vede kafir eder

    Ahzap 57. Allah'ı ve resulünü incitenleri Allah dünyada da âhirette de lanetlemiştir. Onlar için, alçaltıcı bir azap da hazırlanmıştır.

    olaya son nokta konulmuş zaten bu ayetle birlikte

  8. #8
    h.kerrar
    bir ayette benden allah razı olsun paylaşımlarınız için
    Ya eyyuhen nebiyyu hasbukellahu ve menittebeake minel mu'minîn.


    Ey Peygamber! Sana ve sana tabi olan mü’minlere Allah yeter. Enfal 64

  9. #9
    nihayet julide alıntı yaptığın sitede peygamberin neden gönderildiği bölüme gelmişsin

    şükür tüm site kurtuldu size anlatmaya çalışmaktan şimdi ikna olmuşsunuzdur heralde

  10. #10
    jülide
    Alıntı karışık Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    nihayet julide alıntı yaptığın sitede peygamberin neden gönderildiği bölüme gelmişsin

    şükür tüm site kurtuldu size anlatmaya çalışmaktan şimdi ikna olmuşsunuzdur heralde
    belkide siz benim anlatmaya çalıştıklarımı gerçek anlamıyla anlamaya başladınız buda olasılıklar dahilinde değilmi

    iyi akşamlar



3 Sayfadan 1. 123 SonSon

Benzer Konular

  1. Eleştirilme Korkusu Sosyal Fobi Nedeni
    Konuyu Açan: teoka, Forum: Ruh Sağlığı.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 04-May-2012, 11:22
  2. Obsesif-Kompülsif Bozukluk Nedeni,Belirtileri ve Tedavisi
    Konuyu Açan: teoka, Forum: Ruh Sağlığı.
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 05-Tem-2010, 08:58
  3. Bazı Şeylerin Nedeni Olmaz (Resimli şiir)
    Konuyu Açan: Daphne, Forum: Şiirler.
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 29-Eyl-2008, 21:52
  4. Şişmanlığın 8 Gizli Nedeni..
    Konuyu Açan: Daphne, Forum: Sağlık Haberleri.
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 28-Eyl-2008, 22:13
  5. Yanlış Diyet Verem Nedeni...
    Konuyu Açan: teoka, Forum: Sağlık Haberleri.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11-Oca-2008, 13:54
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com