3 Sayfadan 2. İlkİlk 123 SonSon
Toplam 21 sonuçtan 11 ile 20 arası gösteriliyor
  1. #11
    zaten yazıda nazarla buyuyle kapanmaz demiyor ki yalnış bir bilgiymiş gibi verilen cevapları anlamıyorum..Allah kimsenin kısmetini kapamaz diyor..





  2. #12
    Kısmet kapanması diye bir şey yoktur kardeşlerim. Cenabı Mevla insanlara birşeyi vermeyi murad etmişse ona engel olacak yoktur. Birşeyide vermemeyi murad etmişse bunuda ona verecek yoktur. Sadece onun sana gelmesini, ulaşmasını belli bir zaman için bir takım kimseler yada olaylar geciktirir. Bununda çok çeşitli hikmetleri vardır ve imtihan vesilesidir Allahualembisevap. Selametle

  3. #13
    Alıntı inciseL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İslam dinine göre kısmet kapanması diye bir şey söz konusu değildir. Kıısmet açma duası diye bir dua da yoktur. Önce kader konusunu özetlemek istiyoruz:
    Kader Allahu Teâlâ'nın ezelden ebede kadar olacak her şeyi en ince ayrıntısı ile bilip tayin ve takdir etmesidir.
    Kaza ise, Cenab-ı Hakk'ın, ezelde irade ve takdir buyurduğu şeylerin, zamanı gelince, O'nun ilim, irade ve takdirine uygun olarak meydana gelmesidir.
    Kâinatta her olay, cenab-ı Allah'ın irade ve takdiriyle meydana gelir. Kader ve kaza Allah'ın ilim, irade, kudret ve tekvin sıfatlarının zorunlu bir sonucudur. Her şey, Cenab-ı Hakk'ın ilim, irade ve kudretiyle gerçekleşmekte ve belli bir plana göre olmaktadır. İşte kader, bu planın hazırlanması; kaza ise icra edilmesi, yani yerine getirilmesi demektir.
    İnsanla ilgili kader iki kısımdır. Birincisi insanın kendi iradesini sarfederek giriştiği işlere bağlıdır. İkincisi, insanın iradesi dışında meydana gelen olaylara aittir.
    Birincisinin meydana gelmesine insanlar sebep olmaktadır. Şöyle ki, Allah kullarına hayrı da şerride serbestçe seçecek ölçüde bir irade vermiştir. İnsan, bu iradesiyle hayır ve şerden dilediğini seçebilmekte; kulun seçtiğini de Allah yaratmaktadır. İster hayır ister şer olsun, işte hayır ve şerrin yüce Allah'tan olması bu demektir. Ancak Allahu Teâlâ'ınn şerre rızası yoktur.
    O halde kulun görevi, iradesini iyi yöne sarfetmek ve üzerine düşeni yaptıktan sonra gerisini Allah'a bırakmak ve O'na güvenmektir.
    Evlilik meselesi de böyledir. Kız olsun erkek olsun evlilik çağına erişen herkes sağlıklı bir yuva kurabilmek için gayret etmelidir. Böyle bir davranış İslâm'ın kader anlayışına aykırı değildir. Seçimini yaparken doğru karar vermesi için kendisine ölçüler verilmiş, evlenilecek insanda aranılacak özellikler belirtilmiş, dini ve ahlaki güzelliğin özellikle tercih sebebi olması tavsiye edilmiştir. Ayrıca mutlu bir yuva için evlilikte denklik konusuna da dikkat çekilmiştir.
    Eş ve iş insanların kendi istek ve gayretleri doğrultusunda olabilecek bir hadisedir. İnsanlar kısmetlerini evliliğe karar vererek kendileri oluşturur, Allah insanların bu karar ve düşüncelerini takdir eder. Ancak evlilik çift taraflı bir iradeyi gerektirdiği için, her iki tarafın da ortak rızası yoksa, o evliliğin gerçekleşmemesini kadere yükleyerek Allah'ı sorumlu tutmak son derece yanlış bir değerlendirme olur. Bütün bunlar evlilik olayında da kişinin cüz-i iradesinin olduğunu gösteriyor. Ancak gerek mutlu bir yuva kurabilmek, gerekse kurulan yuvayı mutlulukla devam ettirebilmek için dua ederek Allah'tan yardım istenilmesi de tavsiye edilmiştir (Bkz. Furkan:25/74). Şüphesiz kulun cüzî iradesini doğru kullanarak hayırlı bir evlilik yapabilmesi için dua edip Allah'tan yardım istemesi ve tecelli eden sonucun da, bazen arzu edildiği şekilde olmasa bile kendisi için en hayırlısı olduğunu kabullenip Allah'a teslim olması da kulluğun bir gereğidir. (Bkz: Bakara 2/216)

    Âhirete veya dünyaya ait bir dileği olan kimseler, yatsı namazından sonra dört veya daha fazla kılarlar. Namazdan sonra Yüce Allah'a hamd eder, Peygamber Efendimize de salât ve selâmda bulunur. Ondan sonra hacet duasını okuyup arzu ettiği işin olmasını Yüce Allah'dan diler.
    Hacet namazının birinci rekâtında Fatiha sûresinden sonra üç defa Ayete'l-kürsî, diğer üç rekâtında da birer Fatiha ile birer İhlâs ve Muavvizeteyn sûrelerini okur.
    Hacet duası şöyledir:
    "Allahümme inni es'elüke tevfika ehlilhüda ve a'male ehlil-yakîni ve münasahata ehlittevbeti ve azme ehlissabrı ve cidde ehlilhaşyeti ve talebe ehlirrağbeti ve taabbüde ehlilvera'i ve irfane ehlil-ilmi hatta ehafüke. Allahümme innî es'elüke mehafeten tahcüzünî an ma'sıyetike hatta a'mele bitaatike amelen estahıkku bihi rizake ve hatta unasıhake bittevbeti havfen minke ve hatta uhlisa lekennasıhate hubben leke ve hatta etevekkele aleyke fil-umuri hüsne zannin bike, Sübhaneke halikı'nnuri."
    Anlamı: Allah'ım! Ben senden hidayet ehlinin başarısını, yakîn erbabının amellerini, tevbe edenlerin ihlâsını, sabredenlerin azmini, haşyet sahiplerinin ciddiyetini, arzu edenlerin isteklerini, takva ehlinin kulluğunu, ilim sahiplerinin anlayışını dilerim. Böylece korkarak senden gereği üzere korkmuş olayım.
    Allah'ım! Ben senden öyle bir korku isterim ki, beni sana isyan etmekten engellesin de, sana itaat ederek bir amel işleyeyim, onunla senin rızanı kazanayım; böylece senden korkarak ihlasla tevbe edeyim, Sana muhabbetle ibadeti ihlas üzere yapayım ve sana güzel zan besleyerek bütün işlerde sana tevekkül edeyim. Ey nuru Yaratan, Sen bütün noksanlıklardan münezzehsin!..

    Diyanetin Dini Sorulara Cevaplar Sitesinden ALINTIDIR....

    yazınıızın bazı bölümlerine takıldım doğrusu. nerede yaşıyorsunuz bilmem ama anadolu da kızlar ana babasını alıp allahınn emriyle oğlunuza talibiz diye gitmez. kız evinde oturur gelen kısmetlerden birine ana babası onay verince kıza fikri sorulur. kız da onaylarsa evlenir. hatta malum bazı bölgelerin insanları kızlara sormadıkları gibi dedesi yaşındaki adamlara neyin nesidir, kimin fesidir araştırp soruşturmadan para karşılığında satarlar. bir daha da dönüp bizim kız , iyi midir hoş mudur diye sormazlar. bu durumda kızın da gayret etmesi diye bir şey pek çok kız için geçerli değil. ben çevremde görüyorum da kız edebiyle oturuyor, anasının dizi dibinde yasin okumalarına gidiyor, namazında abdestinde , anasına babasına saygılı davranıyor allah da kıza evlenmiş boşanmış babası yaşında adamlar gönderiyor kısmet diye. eee kızın ana babası da o güne kadar başka kısmeti çıkmadığı ve kızlarının yaşı 35-40 arası olduğu için evet evleneceksin deyip veriyorlar. yani allahın lütuf diye verdiği kahırdan beter olabiliyorlar. denk olması dinen gerekli deniyor iyi hoş da peygamber kendisi 54 yaşındayken neden 9 yaşında torunuyla akran bir kızı kendine eş ediyor. denklik yaşta da aranmalı değil mi. erkeklerin de önünde örnek olarak böyle bir durum olunca olan kadınlara kızlara oluyor.
    bir de allah kulun seçtiğini yaratıyor diyor yazınızda benim seçtiklerim hiç yaratılmadığı gibi yaratılmadığı için yaşadığım sıkıntıları acıları bir ben bilirim bir de allah( tabi bunlar onun umrumda bile olmuyor onu da biliyorum). kaldı ki istediklerim şer olmadığı gibi benim dünyam ve ahiretim için de çok iyi olacaktı. diyeceksin ki sınavın sabırdır. otuz yıldır nelere sabretmek zorunda kaldığımı da kimse bilemez. eeee bir noktadan sonra tükeniyor insan, sabır falan kalmıyor. kaldı ki hz. eyüp ü bile en fazla 18 sene imtihan ettiği söyleniyor.

  4. #14
    Beray.
    Kısmet kapalılığı diye birşey yoktur...Kısmet açılmaz beklenir.....

    biryerde böyle okumuştum ne kadar doğru orasını bilmiyorum ama....

  5. #15
    Alıntı gamzedeyim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yazınıızın bazı bölümlerine takıldım doğrusu. nerede yaşıyorsunuz bilmem ama anadolu da kızlar ana babasını alıp allahınn emriyle oğlunuza talibiz diye gitmez. kız evinde oturur gelen kısmetlerden birine ana babası onay verince kıza fikri sorulur. kız da onaylarsa evlenir. hatta malum bazı bölgelerin insanları kızlara sormadıkları gibi dedesi yaşındaki adamlara neyin nesidir, kimin fesidir araştırp soruşturmadan para karşılığında satarlar. bir daha da dönüp bizim kız , iyi midir hoş mudur diye sormazlar. bu durumda kızın da gayret etmesi diye bir şey pek çok kız için geçerli değil. ben çevremde görüyorum da kız edebiyle oturuyor, anasının dizi dibinde yasin okumalarına gidiyor, namazında abdestinde , anasına babasına saygılı davranıyor allah da kıza evlenmiş boşanmış babası yaşında adamlar gönderiyor kısmet diye. eee kızın ana babası da o güne kadar başka kısmeti çıkmadığı ve kızlarının yaşı 35-40 arası olduğu için evet evleneceksin deyip veriyorlar. yani allahın lütuf diye verdiği kahırdan beter olabiliyorlar. denk olması dinen gerekli deniyor iyi hoş da peygamber kendisi 54 yaşındayken neden 9 yaşında torunuyla akran bir kızı kendine eş ediyor. denklik yaşta da aranmalı değil mi. erkeklerin de önünde örnek olarak böyle bir durum olunca olan kadınlara kızlara oluyor.
    bir de allah kulun seçtiğini yaratıyor diyor yazınızda benim seçtiklerim hiç yaratılmadığı gibi yaratılmadığı için yaşadığım sıkıntıları acıları bir ben bilirim bir de allah( tabi bunlar onun umrumda bile olmuyor onu da biliyorum). kaldı ki istediklerim şer olmadığı gibi benim dünyam ve ahiretim için de çok iyi olacaktı. diyeceksin ki sınavın sabırdır. otuz yıldır nelere sabretmek zorunda kaldığımı da kimse bilemez. eeee bir noktadan sonra tükeniyor insan, sabır falan kalmıyor. kaldı ki hz. eyüp ü bile en fazla 18 sene imtihan ettiği söyleniyor.
    Hiç bir sahih hadiste Peygamber efendimizin 9 yaşında bir çocuk ile nikahlandığı yazmaz bunu ilk defa sizden okudum.Değerlendirmeniz gösteriyor ki haklı bir şeyi sovunurken dayanaksız şekilde konuya girmeniz kafanızdaki karmaşayı da fazlalaştırmış.
    Bakınız güzel kardeşim,Kuran ve İslam yolunda bir müslüman daima öncelikle kendi külli iradesine bırakılmıştır.Eşref kılınan insan denen varlık herşeyden önce üstün özelliklerle donatılmış ve yeryüzünde hiç bir varlığa verilmeyen özelliklerede laik görülmüştür.Allahın lutuflarından en önemlisi ise insanın muhakeme ve karar verme yeteneğidir.Bu ise hiç bir yaratılmışta yoktur buna bir anlamda akılda denebilir.Doğuda yaşanan bazı senaryolar ne kızın nede ailesnin suçudur nede kaderi kısmetidir.Tek şey vardır oda cehalettir.Cehalet demek bilgi yoksunu demektir.Bilgi olur ise yanlış doğru tercih edilebilir.Ne kadar çok şey bilinir ise karar verme noktasında bir okadar tercihleri doğru yönde sonuçlandırabilirsiniz.Kul kendi kaderini yaşar kelimisinde esasen çok sır yatmaktadır.Çalışmadan evde oturup beklmek ile nasılsa aşınızı elde edemiyecek iseniz buda aynı şeydir.Çalışmamaya karar vererek aç kalmak ile işte benim kaderim denirmi hiç.Kuranda bir çok ayet buna benzer konuları açıkça izah etmekte.Kulun niyet etmesi Allahın himayesine girmesi demektir.Kulun tevvekkül etmesi ise elinden gelen herşeyin yapıldıktan sonra kararın Yaratıcıya verilmesi ile olacaklara kader denebilir.Malesef ki bahsettiğin erken yaşta evlendirilenlerinde akibeti benzer şekildedir.İnsan gözünü nerede açar ise dünyası orasıdır.Hal böyle olunca Kuran okunmadığı veya Kurana itat edilmediği sürece geride kalanlara Gaflet içindekiler diye bakılır.Gafletin ana nedeni ise cehallettir,örf adetlerdir.Allahı tanıyan hiç bir kul asıl olan kaderine terkedilmez bu Kuran da Yaratıcının vadidir.
    Konuyu biraz daha objektif düşünmeniz gerekiyor.

  6. #16
    Bırakın her kez bir duaya sarılsın ama kısmet acmak için ama rızk için ne zararı var
    sonuçta büyüde yapılır Allah ol derse tutar allahtan izinsiz yaprak kımıldamaz

  7. #17
    Tamamen katılıyorum...
    Alıntı SAKLIBAHÇE Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hiç bir sahih hadiste Peygamber efendimizin 9 yaşında bir çocuk ile nikahlandığı yazmaz bunu ilk defa sizden okudum.Değerlendirmeniz gösteriyor ki haklı bir şeyi sovunurken dayanaksız şekilde konuya girmeniz kafanızdaki karmaşayı da fazlalaştırmış.
    Bakınız güzel kardeşim,Kuran ve İslam yolunda bir müslüman daima öncelikle kendi külli iradesine bırakılmıştır.Eşref kılınan insan denen varlık herşeyden önce üstün özelliklerle donatılmış ve yeryüzünde hiç bir varlığa verilmeyen özelliklerede laik görülmüştür.Allahın lutuflarından en önemlisi ise insanın muhakeme ve karar verme yeteneğidir.Bu ise hiç bir yaratılmışta yoktur buna bir anlamda akılda denebilir.Doğuda yaşanan bazı senaryolar ne kızın nede ailesnin suçudur nede kaderi kısmetidir.Tek şey vardır oda cehalettir.Cehalet demek bilgi yoksunu demektir.Bilgi olur ise yanlış doğru tercih edilebilir.Ne kadar çok şey bilinir ise karar verme noktasında bir okadar tercihleri doğru yönde sonuçlandırabilirsiniz.Kul kendi kaderini yaşar kelimisinde esasen çok sır yatmaktadır.Çalışmadan evde oturup beklmek ile nasılsa aşınızı elde edemiyecek iseniz buda aynı şeydir.Çalışmamaya karar vererek aç kalmak ile işte benim kaderim denirmi hiç.Kuranda bir çok ayet buna benzer konuları açıkça izah etmekte.Kulun niyet etmesi Allahın himayesine girmesi demektir.Kulun tevvekkül etmesi ise elinden gelen herşeyin yapıldıktan sonra kararın Yaratıcıya verilmesi ile olacaklara kader denebilir.Malesef ki bahsettiğin erken yaşta evlendirilenlerinde akibeti benzer şekildedir.İnsan gözünü nerede açar ise dünyası orasıdır.Hal böyle olunca Kuran okunmadığı veya Kurana itat edilmediği sürece geride kalanlara Gaflet içindekiler diye bakılır.Gafletin ana nedeni ise cehallettir,örf adetlerdir.Allahı tanıyan hiç bir kul asıl olan kaderine terkedilmez bu Kuran da Yaratıcının vadidir.
    Konuyu biraz daha objektif düşünmeniz gerekiyor.


    --- Sonraki mesaj ---

    Bu da doğru
    Alıntı askına dilenciyim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kısmet kapalılığı diye birşey yoktur...Kısmet açılmaz beklenir.....

    biryerde böyle okumuştum ne kadar doğru orasını bilmiyorum ama....

  8. #18
    Alıntı SAKLIBAHÇE Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hiç bir sahih hadiste Peygamber efendimizin 9 yaşında bir çocuk ile nikahlandığı yazmaz bunu ilk defa sizden okudum.Değerlendirmeniz gösteriyor ki haklı bir şeyi sovunurken dayanaksız şekilde konuya girmeniz kafanızdaki karmaşayı da fazlalaştırmış.
    Bakınız güzel kardeşim,Kuran ve İslam yolunda bir müslüman daima öncelikle kendi külli iradesine bırakılmıştır.Eşref kılınan insan denen varlık herşeyden önce üstün özelliklerle donatılmış ve yeryüzünde hiç bir varlığa verilmeyen özelliklerede laik görülmüştür.Allahın lutuflarından en önemlisi ise insanın muhakeme ve karar verme yeteneğidir.Bu ise hiç bir yaratılmışta yoktur buna bir anlamda akılda denebilir.Doğuda yaşanan bazı senaryolar ne kızın nede ailesnin suçudur nede kaderi kısmetidir.Tek şey vardır oda cehalettir.Cehalet demek bilgi yoksunu demektir.Bilgi olur ise yanlış doğru tercih edilebilir.Ne kadar çok şey bilinir ise karar verme noktasında bir okadar tercihleri doğru yönde sonuçlandırabilirsiniz.Kul kendi kaderini yaşar kelimisinde esasen çok sır yatmaktadır.Çalışmadan evde oturup beklmek ile nasılsa aşınızı elde edemiyecek iseniz buda aynı şeydir.Çalışmamaya karar vererek aç kalmak ile işte benim kaderim denirmi hiç.Kuranda bir çok ayet buna benzer konuları açıkça izah etmekte.Kulun niyet etmesi Allahın himayesine girmesi demektir.Kulun tevvekkül etmesi ise elinden gelen herşeyin yapıldıktan sonra kararın Yaratıcıya verilmesi ile olacaklara kader denebilir.Malesef ki bahsettiğin erken yaşta evlendirilenlerinde akibeti benzer şekildedir.İnsan gözünü nerede açar ise dünyası orasıdır.Hal böyle olunca Kuran okunmadığı veya Kurana itat edilmediği sürece geride kalanlara Gaflet içindekiler diye bakılır.Gafletin ana nedeni ise cehallettir,örf adetlerdir.Allahı tanıyan hiç bir kul asıl olan kaderine terkedilmez bu Kuran da Yaratıcının vadidir.
    Konuyu biraz daha objektif düşünmeniz gerekiyor.
    sizin dini bilgileri nereden edindiğinizi bilemem ama nereden öğrendim hemen söyleyeyim . Hz. Aişe isimli kitapta 14 yaş diye belirtilmişti, ama din kültürü öğretmeni olan bir arkadaş hayır 9 yaşındaydı diye açıklama yaptı. bunu da savundu üstelik kendisinin de o yaşlarda kızları varken. hadis değil ama bir menkıbede - sahih mi değil mi bilemem- anlatılan şöyle bir olay vardı. hz. aişe evde arkadaşlarıyla oyun oynuyormuş. peygamber eve gelince çocuklar dağılmışlar. o da eşi mutlu olsun diye o çocukları tekrar çağırıp oynamalarına izin vermiş ne kadar iyi bir eş olduğunu böyle anlatıyordu o hikayede. buna dayanarak da 9 yaş olması ihtimali yüksek diyorum. çünkü 14 yaşında üstelik evli biri evde evcilikler oynamaz. 14 yaşında bile olsa arada 40 yaş var bu kadın açısından haksızlık. genel anlamda böyle düşünüyorum. cehalet diyorsunuz da farzedelim- hatta etmeyelim örneğini biliyorum- : üniversite mezunu aile baskısı falan da olmayan bir kız, evinin kapısını çalan yoksa pek de güzel olmadığı için evine gelenler de sosyal bakımdan, eğitim bakımından dengi değilse yani kızın seçeneği yoksa ama birtakım fiziksel ihtiyaçları meşrulaştırmak adına evlenmeyi de istiyorsa ne yapsın ? sınırlı seçenekten ( babası yaşında , evlenmiş ayrılmış çoluklu çocuklu adamlardan- ki kapısına gelenler bunlar - ) birini seçmek zorunda değil mi? eee bunda cehaletle nasıl bir bağ kuruyorsunuz.
    merak ettim doğrusu bir erkek olarak siz dini yaşayış, ahlaki değerler bakamından eşit olan iki kızdan güzel olanını mı tercih edersiniz, yoksa fiziksel sakatlıkları olan yüz güzelliği de bulunmayan birini mi?
    evet allah insanı üstün yaratmış yaratmasına da bazılarını daha da üstün yaratmış bunu inkar edebilir misin? yakup peygamber peygamber olduğu halde güzel yüzlü yusufunu daha fazla sevdiği için diğer çocuklarının gönüllerini incitmiş ve onların yusuf u öldürmelerine bir bakıma kendisi sebep olmamış mıydı? hz. muhammed en eşlerinden ayşeyi en çok sevdiği için allah tan af dilemiyor muydu ? hangi peygamber cüceydi, yahut kolu bacağı eksikti, yüzüne bakılamayacak kadar çirkindi? psikolojide sevilen insan mutlu olur, mutlu insan etrafa mutluluk dağıtır başarılı olur demezler mi?

  9. #19
    Alıntı gamzedeyim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yazınıızın bazı bölümlerine takıldım doğrusu. nerede yaşıyorsunuz bilmem ama anadolu da kızlar ana babasını alıp allahınn emriyle oğlunuza talibiz diye gitmez. kız evinde oturur gelen kısmetlerden birine ana babası onay verince kıza fikri sorulur. kız da onaylarsa evlenir. hatta malum bazı bölgelerin insanları kızlara sormadıkları gibi dedesi yaşındaki adamlara neyin nesidir, kimin fesidir araştırp soruşturmadan para karşılığında satarlar. bir daha da dönüp bizim kız , iyi midir hoş mudur diye sormazlar. bu durumda kızın da gayret etmesi diye bir şey pek çok kız için geçerli değil. ben çevremde görüyorum da kız edebiyle oturuyor, anasının dizi dibinde yasin okumalarına gidiyor, namazında abdestinde , anasına babasına saygılı davranıyor allah da kıza evlenmiş boşanmış babası yaşında adamlar gönderiyor kısmet diye. eee kızın ana babası da o güne kadar başka kısmeti çıkmadığı ve kızlarının yaşı 35-40 arası olduğu için evet evleneceksin deyip veriyorlar. yani allahın lütuf diye verdiği kahırdan beter olabiliyorlar. denk olması dinen gerekli deniyor iyi hoş da peygamber kendisi 54 yaşındayken neden 9 yaşında torunuyla akran bir kızı kendine eş ediyor. denklik yaşta da aranmalı değil mi. erkeklerin de önünde örnek olarak böyle bir durum olunca olan kadınlara kızlara oluyor.
    bir de allah kulun seçtiğini yaratıyor diyor yazınızda benim seçtiklerim hiç yaratılmadığı gibi yaratılmadığı için yaşadığım sıkıntıları acıları bir ben bilirim bir de allah( tabi bunlar onun umrumda bile olmuyor onu da biliyorum). kaldı ki istediklerim şer olmadığı gibi benim dünyam ve ahiretim için de çok iyi olacaktı. diyeceksin ki sınavın sabırdır. otuz yıldır nelere sabretmek zorunda kaldığımı da kimse bilemez. eeee bir noktadan sonra tükeniyor insan, sabır falan kalmıyor. kaldı ki hz. eyüp ü bile en fazla 18 sene imtihan ettiği söyleniyor.
    Alıntı gamzedeyim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    allah dua edin kabul edeyim diyor demesine de edilen her duayı kabul etttiği falan da yok. senin istediğini her zaman aynıyla yaratmayacağı belki başka şekilde yaratacağını belki başına gelecek bir musibeti önleyeceğini (sanki o musibeti alnına o yazan değilmiş gibi, neyse) belki ahirete saklayacağını(!) da söyletiyor peygamberine. dolayısıyla allah kabul etmeyeceği duayı etttirmezmiş sözü züğürt tesellisinden başka bir şey değil.

    --- Sonraki mesaj ---



    birileri rahat içinde yaşayıp doğal olarak allaha şükür edip onun rızasını kazanacak, birileri sabahı olmayan akşamları yaşayıp yazgısına lanet okuyacak allahın gazabına uğrayacak. diyeceksiniz ki imtihan dünyası. e o halde dünyalık iş için sınavda torpil yaptıranlara öfke niye o zaman. birileri de allah tarafından torpilli gellmiyorlar mı dünyaya( koruduklarım hariç hepiniz günahkarsınız ). bir derdi sevgilisinden ayrılmış olan der tabi , e bu imtihandır diye. dertleri derya olanlar diyebiliyorlar mı içlerinden gele gele imtihan oluyoruz diye . asıl onlara sormak lazım.
    yorumsuz....Allah herşeyin en dogrusunu bilendir...

    --- Sonraki mesaj ---

    Alıntı şükrü34 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bırakın her kez bir duaya sarılsın ama kısmet acmak için ama rızk için ne zararı var
    sonuçta büyüde yapılır Allah ol derse tutar allahtan izinsiz yaprak kımıldamaz
    siz yazıyı tam okudunuzmu şükrü abi.özellikle kısmet açma diye bir duanın olmadıgından ama hacet namazı vs. kılarak dua edebilecegimizden bahsediyor.kimse dua etmesin duaya sarılmayın diye bir cümle görmuyorum ben...

  10. #20
    Şüphesiz kulun cüzî iradesini doğru kullanarak hayırlı bir evlilik yapabilmesi için dua edip Allah'tan yardım istemesi ve tecelli eden sonucun da, bazen arzu edildiği şekilde olmasa bile kendisi için en hayırlısı olduğunu kabullenip Allah'a teslim olması da kulluğun bir gereğidir. (Bkz: Bakara 2/216)

    Neden kısmet açma duası diye birşey yok yazdıktan sonra bu açıklamayı yapıyorlar?Bizim evlenmek için ettiğimiz dualar kısmet açma duası olmuyor mu yani?



3 Sayfadan 2. İlkİlk 123 SonSon

Benzer Konular

  1. Evde Kalmaya Son!!!Buyurun Kısmet Büyülerine!!
    Konuyu Açan: whitepower, Forum: Büyü.
    Cevap: 19
    Son Mesaj : 15-Ara-2012, 18:31
  2. Ümmü Sübyan, Kısmet Kapalılığı
    Konuyu Açan: masumane, Forum: Havas & Hüddam Soru ve Yardım.
    Cevap: 18
    Son Mesaj : 07-Kas-2011, 17:54
  3. İslam'da Kader-Kaza-Nasip-Kısmet
    Konuyu Açan: ihram, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14-Nis-2008, 21:14
  4. İslam Mezhepleri -1-
    Konuyu Açan: Siber_Keşiş, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 28
    Son Mesaj : 11-Nis-2008, 22:52
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com