2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 19 sonuçtan 1 ile 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    elma şekeri

    Kadirilik Tarikatı Hakkında Bilgisi Olan Var mı?

    Arkadaşlar kadirilik hakkında bilgisi olan yada kadiri olan bi arkadaş var mı sitede? (Piri: Abdülkadir Geylani Hazretleri) ben varsa bilgi paylaşımı rica ediyorum.. yani ne nedir öğrenmek istiyorum.. şimdiden teşekkürler





  2. #2
    şekerkızcandy

    (Kadiriye), Abdulkadir Geylanî olarak ünlenmiş Muhyiddin Ebû Muhammed b. Ebû Salih b. Zengi-Dost (d. 1077 Geylan-ö. 1165 Bağdat)'u öncü kabul eden tarikat. Bağlılarınca Gavsu'l-Azam, Kutub, Bâzullah, Sultanu'l-Evliya, Ayetullah gibi lakablarla anıları Abdulkadir Geylânî, öğrenimini tamamladıktan sonra başladığı ders ve vaazlarını kesip yirmi beş yıl kadar süren uzlet hayatı sürdüğü bilinen bir husustur. Tasavvuf alanındaki mürşidi Ebu Saîd el-Mübarek b. Ali el-Mahzûmî idi. Tarikat silsilesi el-Mahzûmî, Ebu'l Hasan Ali İbn Muhammed b.Yusuf el-Kureşi, Ebu'l-Ferec Yusuf el-Tarsusî, Abdu'l-Aziz et-Temimî, Ebubekr Şiblî, Cüneyd Bağdâdî, Sırriyü's-Sakatî ve Maruf el-Kerhî aracılığı ile Ehl-i Beyt imamlarından Ali el-Rıza'ya, ondan da Musa el-Kâzım, Cafer es-Sâdık, Muhammed el-Bâkır, Zeyne'l-Abidin ve Hüseyin b. Ali aracılığı ile Hz. Ali'ye dayanır.
    Bugünkü kadiriye tarikatında izlenen birçok yol ve inanılan birçok hususun Hz. Ali ile hiç bir ilgisi olmadığı gayet açık olmasına rağmen her nedense bu tarikat silsilesi ona dayandırılmıştır. Hz. Ali'yi tanıyan ve bilen herkes onun böyle inanmadığını ve bu gibi davranış, amel ve inançları reddettiğini de bilmektedir. Ancak bu tarikatta görülen bir çok bid'at ve hurafenin sonradan İslam'a mal edildiği ortaya çıkmaktadır. Bu bid'at ve hurafelerin yanısıra Kadirilik'te zühd ve takvaya dayalı ameller de mevcuttur. Kadirilik'e göre tasavvuf seha, rıza, sabır, işaret, gurbet, seyahat, fakr ve suf (yün elbise) giyinmek üzerine kuruludur. Geylani'ye göre bir mürid önce bir çile dönemi yaşayarak zâhitliğe tamamiyle alışmalı, sonra uzaklaştığı dünyaya yeniden dönerek haz ve nasibini ala ala başkalarını irşad etmeli, aydınlatmalıdır. Ancak dünya ve ahiret nimetlerinin insan ile Allah arasında bir perde olduğu unutulmamalı, mutasavvıf bu nimetleri değil, Allah'ın zatını kendine amaç edinmelidir. Bunun için üç konuya özen gösterilmelidir: Allah'ın emirlerini yapmalı, yasaklarından kaçınmalı ve kadere boyun eğmelidir. Mürid öncelikle farz görevlerini yerine getirmeli, bunları bitirdikten sonra vacib ve sünnetleri yapmalı, daha sonra da nafile ibadetlerle uğraşmalıdır. Nafile ibadetlerin en önemlisi ise zikirdir.
    Kadirilik'e giriş "Mübayaa" denilen bir törenle gerçekleşir. Bu tören sırasında şeyh önce üç kere Fatiha'yı, arkasından mübayaa âyetini okur ve üç kere "Estağfirullah el-azim ve etubü ileyh" der. Sağ eliyle adayın sağ elini tutar ve "Ben Allah'a, meleklerine, peygamberine şehadet ederim. Şüphesiz ben Allah ve Rasûlüne bütün günahlarımdan dolayı tevbe ve Rasûlünün emirlerine imtisal, yasaklarından ictinabla Hakk'a ibadete gayret ediciyim. Takatım nisbetinde fakir ve düşkünlerin hizmetine koşmanın en büyük vazife olduğuna inancım tamdır. Abdulkadir Geylanî Hazretleri dünya ve ahirette bizim şeyhimiz olsun. Bu ikrarımıza Cenab-ı Hak şahittir" diyerek telkinde bulunur. Telkinin son bölümü bir ahitleşmedir: "El şeyhimizin elidir. Sizin örnek tutacağınız zat Seyyid Şeyh Muhyiddin Abdulkadir Geylanî'dir. Ahid Allah ve Rasûlü iledir." Bu sırada mürid dizleri üzerine çöker ve gözlerini kapar. Şeyh üç kere kelime-i tevhidi tekrar eder, mürid de onu takip eder. Daha sonra bir makas getirilerek müridin alnından bir miktar saç kesilir. Bu, müridin masiva ile kalbî bağlarının kesildiğini simgeler. Daha sonra hep birlikte kıbleye yönelerek üç kere tekbir getirirler. Tören şeyhin duası, Hz. Peygambere salat ve selam, Hz. Peygamber'in, bütün peygamberlerin, ashabın, geçmiş velilerin, Abdulkadir Geylanî'nin ve tarikat büyüklerinin ruhlarına okunan Fatiha ile sona erer.
    Kadirilere göre Mübayaa'nın her harfinin özel bir anlamı vardır. Bu anlamlar, bir bakıma Kadirilik'in esaslarını belirtir. Buna göre: Mim, Allah'ın bâkî, nefsin fânî ve mürşidin kemal sahibi olduğunu bilmektir. Be, Kalbin Allah ile, cesedin ibadet ile, zatın mürşide hizmetle, ayağın İslam'a uymakla beka kazanmasıdır. Elif, mirac ile ruhun saflaşması, her zaman verilen sözü yerine getirme, mürşidin söz ve davranışlarına içten inanmadır. Ye, sebat, bütün hallerde ihlâsın kaynağı bulunduğu intibaını uyandırmaktır. Ayn, himmet yüceliği, başkalarına uymama ve sağlam bir kalbe sahip olmadır. Te, doğruluk, tevekkül, tahakkuk ve tahkik ehli olmaktır. Kadirilik'te zikir açık olarak ve çok defa topluca yapılır. Zikir sırasında oturulabileceği gibi ayakta da durulabilir. Zikir ayakta yapılacaksa halka biçiminde dizilen müridler ellerini birbirlerinin omuzları üzerine koyarak hep bir ağızdan zikre başlarlar. Genellikle "Hu" diyerek yapılan zikir sırasında gözler kapatılır; baş, kelime-i tevhidi temsil edecek biçimde sağa-sola sallanır. Kadirilerin ayrıca her sabah namazından sonra ya da günün uygun bir vaktinde okumak zorunda oldukları virdleri vardır. Allah'a hamd, Hz. Peygamber'e salat ve selam ile dualardan oluşan bu virdler Arapça olarak okunur. Kadiriye tarikatı İslam dünyasında en yaygın tarikattır. Tarikat merkezi Bağdat'taki dergahtır ve halen Geylânî'nin soyundan geldiği kabul edilen birisi tarafından yönetilir. Kadirilik'i Anadolu'ya ilk getiren kişi Eşrefoğlu Rûmî'dir (ö. 1469). Eşrefoğlu Rûmî'nin kurduğu Eşrefiye kolu, Kadirilik'in tanınmasında önemli bir rol oynamıştır. Eşrefiye'nin daha çok Bursa ve çevresinde yayılmasına karşılık, Kadirilik'i İstanbul'da tanıtan İsmailiye ya da Rûmiye denilen kol olmuştur. Bu kolun kurucusu İsmail Rûmî (ö. 1631) Anadolu ve Rumeli'de kırk kadar Kadiri tekkesi açmıştır. Anadolu Kadiriliğinin merkezi de İsmail Rûmî'nin İstanbul Tophane'de yaptırdığı Kadirihane'dir. Fas'tan Endonezya'ya kadar çok sayıda üyesi bulunan Kadirilik, kendisinden sonra zok sayıdaki kollar aracılığı ile güç ve etkinliğini arttırmıştır. Bu kolların başlıcaları Esediye, İseviye, Yafiiye, Hilaliye, Garibiye, Halisiye, Eşrefiye ve Rûmiye'dir. Kadiriler, mühr-i Kadiri denilen bir külah (sikke), çok süslü bir tac, değerli kumaşlardan yapılan kolları geniş ve belden bir kuşakla bağlanan haydariye ya da cübbe ve şalvardan oluşan özel giysileriyle diğer insanlardan ve tarikat üyelerinden ayrılırlardı. Türkiye'de varlığını günümüzde de sürdüren Kadirilik, üyelerinin "burhan gösterme" adını verdikleri şiş kaplama, kızgın fırına girme, ateşle oynama gibi gösterileri bugün de büyük ilgi çekmektedir. Ancak bu gibi gösterilerin Hz. Peygamber, sahabe ve tabiin devrinde görülmemiş bir takım bid'atler olduğu görülmektedir. Silsilesinin Hz. Ali'ye dayalı olduğunu iddia ettikleri bu tarikatta görülen şiş vurma, ateşe girme vb. davranışların Hz. Ali ile ilgisinin olmadığı ve bütün bunların sonradan uydurulduğu gayet açıktır.

  3. #3
    elma şekeri
    teşekkür ederim okuycam.. şöyle bir göz attım da sanırım bu tarikata girmek için sanırım tarikata bağlı birini bulmam gerekiyor.. kendim bunu yapamam mı? yada zikirlerini bulamam mı? belki bir kitap?? yada bir adres?? bilen var mı arkadaşlar?

  4. #4
    berrak84
    bende seninle aynı durumdayım zikirleri falan bulmaya çalışıyorum
    ve çok fazla sayılarda okunduğunu biliorum
    ayrıca yeni bir kitabını aldım
    kalplerin keşfi
    okumanı tavsiye ederim

  5. #5
    Zinnureyn_Ali
    Alıntı elma şekeri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    teşekkür ederim okuycam.. şöyle bir göz attım da sanırım bu tarikata girmek için sanırım tarikata bağlı birini bulmam gerekiyor.. kendim bunu yapamam mı? yada zikirlerini bulamam mı? belki bir kitap?? yada bir adres?? bilen var mı arkadaşlar?

    Tarikata girmek icin Allah´a cc cani gönülden dua etmen gerekiyor. Allah cc sana yolunu gösterecektir.

    Hangi Tarikat sana uygunsa oraya gider ve mürsidin yani ögretmenin önünde edepli bir sekilde oturur ve ne yapman gerektigini sorarsin...

    Büyük ihtimalle istihareye yatman gerektigini söyleyecektir ve rüyada gördüklerini anlatirsin.

    Sana göre bir ders verir ve sende bu dersi Allah´in cc izniyle uygularsin.

  6. #6
    ben size yarın yazarım bende var arkadaşlar

  7. #7
    şekerkızcandy
    istanbul tophanede kadiriler yokusunda kadirhane varher salı zikir yapılır git görüş el al

  8. #8
    Insallah kabul edilirsin, güzel kardesim. Istihareye gerek yok.
    Kadiri tekkesinin birisine gidersin ve destur istersin.

    Allah cc dostu olan o mübarek zatlar, izin verilirse sana el verirler. Izin cikmassa kabul edilmessin. Yani alip almamak o mübareklerin elinde olan bir sey degil. Her iki olaydada , yani
    kabul edilip veya edilmemen senin hayrinadir.

    Sen, seni yaratana yönel ve samimiyetle dua et. Iki cihan sahibi seni mutlak yönlendirecektir. Hic tereddütün olmasin.

    Allah yar ve yardimcin olsun, selametle...

  9. #9
    kardeşim sana başımdan geçen bir olayı anlatayım. Doğrdur yalan yoktur.
    17 yaşındaydım ve selam tv de evliyaların ahaytını izliyorudm surekli ufaklığımdan beri ilgi duyarım millet oyuncak alırdı ben evliya kitablarını
    12 13 yaşımda ismail hakkı bursevi hz allah dostları kitabını aldım en az 1oo kere okumuusumdur yaşım ilerledikçe her okuyuşumda ayrı bir anlıyorum herneyse birgun gene izliyorum. hey be dedim nerde eski insanlar şimdi heryer sahtekarlarla dolu nerden bulucam böyle bir şeyh allah karşıma keşke cıkarsa ama canı gönülden dediğime inanıyorum.
    aradan en fazla 2 hafta gecti arkadaşlarımla mahallemde konusuyorum felan mahlemizde sakallı cübbeli bir abimiz vardı fazla tanımazdık geldi selam verdi çocuklar dedi sohbete gidiyorum gelen varmı herkez bi mazaret söyledi bende merak ettim gidelim dedim abi 3 arkdas gittik. hoşumuza gitti değişik bir yer değişik bir hava felan. devam ettik zikirlera hatmelere girmeye başladık cok değişik olaylar gördüm hernyse. diyeceğim sana gönülden bulmak iste allah karşına çıkartır. bana özelden mesaj atabilirsin gidebileceğin bir mürşit söyleyebilirm sana. nakşi kadiri halveti şeyhlerinden el almış bir veli şeyh seyda hz babasının talebesi.

  10. #10
    murattex
    ben kadiriyim.tarikata girmeyen zikirleri bulsa,yapsa bile ona manevi fayda sağlamaz.sadece sevap kazanır.yani manevi temizliğine fayda sağlamaz.onun için el almanız gerekir.



2 Sayfadan 1. 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Voodoo Büyüsü Hakkında Bilgisi Olan Var mı?
    Konuyu Açan: rexllena, Forum: Büyü İle İlgili Soru ve Yardım.
    Cevap: 43
    Son Mesaj : 07-Mar-2012, 11:47
  2. Excimer Lazer Konusunda Bilgisi Olan Var mı?
    Konuyu Açan: NURLAN, Forum: Sorular.
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 31-Tem-2010, 22:19
  3. Kireçlenme Ile Ilgili Bilgisi Olan Var Mi?
    Konuyu Açan: UÇURUM, Forum: Sorular.
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 12-May-2010, 08:58
  4. Cevap: 4
    Son Mesaj : 06-Eyl-2009, 11:56
  5. Bilgisi Olan Var mi Acaba Arkadaşlar...
    Konuyu Açan: camomille, Forum: Büyü İle İlgili Soru ve Yardım.
    Cevap: 15
    Son Mesaj : 04-Tem-2008, 21:10
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com