acıyla büyüyoruz çünkü hüzünüde seviyoruz arada.. yoksa duygulanmak için ağlayan şarkıları gözyaşı akıtan enstrümanları dinleme lütfunda bulunmayız
Bazı müzikler var… Hoş ve duygusal bir melodi ile başlıyorlar. Ankara’da, karlı bir kış gününde için ısınacak zannediyorsun.
Kahveni alıp gömülüyorsun koltuğa, gözlerini de kapıyorsun, düşlere dalacaksın ya!
Belki de çoktan düşmüşsün o düş’ün içine ama düş mü, gerçek mi, kabus mu, gerçek mi, belli olmuyor değil mi?
İnsan sora sora Bağdat’ı buluyor, ama kendi düşünü bulamıyor.
Bulmak istemediğinden mi, yoksa aramaya üşendiğinden mi?
Bilmiyorsun.
Bilmediğin gibi görmüyorsun.
Tek yaptığın duymak..
Çünkü acı da duyulur Türkçe’de biliyor musun?
Ama sonra kemanın telleri içte bir yerlere dokunuyor.
Kemandan tiz sesler yükseliyor.
Cız ediyor insanın içinde bir yerde bir şeyler.
Yanıyor, sonra kor oluyor, sonra yine alevleniyor.
Acıyor…
Çok acıyor…
Kalp tarafında bir yerlerde.
Evet evet, işte tam oralarda!
Her dokunduğunda kemanın telleri.
Hep de aynı yere dokunuyor..
Nedense?
Aynı, dilin ağrıyan dişe dokunduğu gibi..
Üsteliyor iyice, kanırtıyor…
Çiviler batıyor sanki içinde bir yerlerde, kerpetenle sökülüyor bir şeyler.
Keman tellerine dokunan arşe kemiriyor içerideki yarayı..
Yara acıyor, üzerine tuz basılmış gibi..
Yanıyor duruyor orada..
Kabuk bağlıyor, sonra tekrar düşüyorsun..
Korlansa da harlıyor keman arşesi…
Ve ona dokunan parmaklar..
Bile bile yapıyor bunu üstelik..
İsteyerek, kasten…
Her seferinde biraz daha derine deşerek yarayı..
Çığlıklar kopartıyor içinden…
Sessiz kalıyorsun kabus görür gibi..
Çıkmıyor sesin.
Acı dolu çığlıklarını duymuyor kimse..
Senden başka…
Bir sen oluyorsun gözlerini açıp yarasına bakan..
Ve bir de bakıyorsun ki,
Yaraya daha çok tuz basan.
Şarkıyı defalarca başa alıp alıp
Tekrar çalan
Her seferinde canı biraz daha yanan ve yakan
Biraz daha çok acıtan..
Hep sen oluyorsun.
Acıyla büyüyorsun sonra..
Acını da büyütüyorsun.
Her geçen gün kendini biraz daha öldürüyorsun.
"SEN" canımın içindesin, canımsa SEN'den habersiz...Dünya SEN'inle dolu, dünya SEN'den habersiz...Gönlüm, canım nasıl bulsun SEN'i? Çünkü SEN tümüyle gönüldesin...Gönülse SEN'den habersiz...
(Hz Mevlana)
"İnsanlarla yüzyüze konuşarak herşeyi halledebilirsin,ama bazı insanlar gelir önüne,hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin"...
acıyla büyüyoruz çünkü hüzünüde seviyoruz arada.. yoksa duygulanmak için ağlayan şarkıları gözyaşı akıtan enstrümanları dinleme lütfunda bulunmayız
Her Çığlıktan Sonra Gelemem ki Yanına ... Ben Rüzgar Değilim ki Dokunamam Tenine !!!
hüzün güzeldir...
Acıyla büyüyorsun sonra..
Acını da büyütüyorsun.
Her geçen gün kendini biraz daha öldürüyorsun.
"SEN" canımın içindesin, canımsa SEN'den habersiz...Dünya SEN'inle dolu, dünya SEN'den habersiz...Gönlüm, canım nasıl bulsun SEN'i? Çünkü SEN tümüyle gönüldesin...Gönülse SEN'den habersiz...
(Hz Mevlana)
"İnsanlarla yüzyüze konuşarak herşeyi halledebilirsin,ama bazı insanlar gelir önüne,hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin"...
hüzün güzeldir ..... tacı varmı o hüzünün .veya eşlik ettiği insana teselli vermek gibi bir insanlığı .kahrolası umutsuzluk ekiyor yüreklere birazda gözyaşı .az birşey dünyaya sitem hafiften öfke .yinede güzeldir hüzün![]()
Her Çığlıktan Sonra Gelemem ki Yanına ... Ben Rüzgar Değilim ki Dokunamam Tenine !!!
hüzün taçsız güzel....
"SEN" canımın içindesin, canımsa SEN'den habersiz...Dünya SEN'inle dolu, dünya SEN'den habersiz...Gönlüm, canım nasıl bulsun SEN'i? Çünkü SEN tümüyle gönüldesin...Gönülse SEN'den habersiz...
(Hz Mevlana)
"İnsanlarla yüzyüze konuşarak herşeyi halledebilirsin,ama bazı insanlar gelir önüne,hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin"...
hülya avşar gibi yanitacını aldılar ya
Her Çığlıktan Sonra Gelemem ki Yanına ... Ben Rüzgar Değilim ki Dokunamam Tenine !!!