6 Sayfadan 1. 123 ... SonSon
Toplam 53 sonuçtan 1 ile 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Karbonatlı Su Mucizesi...

    Çok Önemli Mutklaka Okuyun

    Kanser ve MS tedavisinde önemli olan asit değil, pH'ı yüksek yiyecek ve içeceklerle beslenmekmiş. Karbonatlı su mucizesi...

    Arkadaşlar İiternette Yaptığım Araştırmalardan Derledim, Lütfen Siz de Tanıdıklarınızla Paylaşız.
    ...
    Bu videoda prostat kanseri olup kemiklere metastas yapmış 4.seviyede Terminal, yani ölümcül seviyede artık birşey yapamayız denen bir adamın 2 yıl önce kendi kanserini iyleştirirken bunu nasıl yaptığını açıklayan bir video izleyeceksiniz. Teşhis konulduktan sonra Sodyum bikarbonat kullanarak 5 gün içerisinde idrarındaki pH seviyesini 8 in üzerine çıkartmış.
    pH seviyesi vücudumuzdaki her organı etkiler. Ortamın asidik olması işte kanser dediğimiz hastalığın temelini oluşturur.
    Kemal Milar
    Kemal Milar :
    Karbonatın Kullanımı: Bir büyük bardağa 2 tatlı kaşığı karbonat atıldıktan sonra üzerine az az kaynar su dökülerek köpürtülür ve karbonatın suda iyice çözülmesi sağlanır. Sonra üzerine normal su dökülür, karıştırılır ve içilir ( su sıcak geliyorsa soğumaya bırakılır ve öyle içilir). Eğer Kanser, MS, Diabet hastasıysanız vücudu Alkali hale getirmek için ilk hafta aç karnına yemeklerden 1 saat önce bu uygulama 2 kere tekrarlanır. Sonraki 3 Hafta sadece
    sabahları kahvaltıdan önce aç karnına içilerek devam edilir. 1 Ay sonra gidip hastalığınızı kontrol edip iyi olup olmadığınızı görebilirsiniz. Eğer idrarınızdaki pH 7.36 ve üstüyse vücudunuz "Alkali" haldedir, dilerseniz hergün bir çay kaşığı suya karbonat atıp hergün kullanmaya devam edebilir ya da sadece ihtiyaç
    duyduğunuzda bunu uygulayabilirsiniz. İdrarınızdaki pH seviyesini öğrenmek için digital pH ölçerler satılıyor, onlardan bir tane alıp hergün tartıya çıkmak gibi idrarınızdaki pH seviyenize bakıp bedeninizin sağlık durumunu anlayabilirsiniz. Digital pH ölçer yerine pH kağıtları satılıyor, bunu da internetten araştırıp öğrenebilirsiniz. Hastaysanız Alkali gıdaları araştırıp mümkün mertebede iyleşene kadar Alkali gıda tüketmeye özen gösterin. Kanser asidik sıvı'dır. Hücrelerin
    içerisine yerleşip belirli bir bölgede toplandığında kendisini mantar hastalığı şeklinde gösterir. Kanser, Diabet, MS, Akne, Egzama ve diğer bütün hastalıklar Asinoz'Dan Kaynaklıdır. Alkali Hale Geldiğinizde Hastalıklarınızın Hepsinden ( %99 ) Kurtulursunuz. Neye dayanarak söylüyorum bunları;

    Kimyager, Mikrobiyolog, Diyetisyen Dr. Robert O Young'a bağlı söylüyorum:

    (Doktorunuzun söyleyemedikleri)

    (Doktorların Büyük Sırrı Kanser Cinayetleri)

    pH Mucizesiyle Carmen Newman Göğüs Kanserinden Kurtuluşu;
    Carmen Newman 2008 senesinde Göğüs kanserine yakalanmış 2009'a gelindiğinde doktorları ( bu sırada ağlamaklı oluyor çünkü öleceğini düşünmüş büyük bir travma aslında) ona bağışıklık sisteminin çok düşük olduğunu, ne yapacaklarını bilmediklerini ve bir mucize beklemesini söyleyip onu eve göndermişler.

    Oda eve dönmüş daha sonra pH Mucizesi kitabını okumuş ve okudukça öğrenmeye ve bilinçlenmeye başlamış. Ve yeşil alkali gıdaları tüketmeye başlamış ve her gün kendisini daha iyi hissetmeye başlamış. Daha sonra Dr. Young'ın özel tedavi merkezine gelmiş ve detoks ve düzgün beslenme programı uygulamışlar. Bir kaç gün önce kan testi yapıldığında artık kanserinden iz kalmadığı görülmüş. Şu anda sağlıklı ve mutlu bir şekilde bu video da kendi hikayesini anlatıyor.
    Carmen Newman Cancer Survivor - YouTube


    Kemal Milar:
    17 Ocak 2012
    İlk sevinç verici haberimi aldım sonunda ))

    Arkadaşımın kız arkadaşının dedesi prostattan ameliyat olurken parça almışlar ve kanser olduğunu ve kemiklere metastas yaptığını söylüyorlar. 80 yaşından büyük olduğu için kemoterapi yapamıyorlar ve yapacak birşey yok diye gönderiyorlar.
    Benim vasıtamla arkadaşımın kız arkadaşı dedesiyle konuşuyor. Karısı zorla karbonatlı su içirmeye başlamış. 4 Hafta karbonatlı su içtikten sonra, gittikleri hastanede doktorlar kanser hastalığından iz kalmadığını iyleştiğini söylemişler.


    Alkali yaşam nedir önemi faydaları

    ALKALİ YAŞAMIN ÖNEMİ

    Hücresel seviyede yaşar ve ölürüz. Vücudumuzu meydana getiren milyonlarca hücre hafifçe alkalidir. Ancak hücresel aktivite asit yaşatır ve bu asitliklik hücrenin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli olan enerjiyi verir. Her alkali hücre kendi solunumunu kendi yapar ve metabolik atıklarını salgılar.


    İnsan vücudu zekidir. Biz gittikçe daha asidik olmaya başladığımız zaman, vücut yaşamsal organlara giren asitlerin yaratacağı hasarı önlemek için savunma mekanizmalarını çalıştırmaya başlar. Bu asidin yağ hücrelerinde depolanması olarak bilinir. Bir defens mekanizması olarak vücut aşırı asidik olmamak için yağ üretir ve bunları yaşamsal organlardan uzak yerlerde adeta paketleyerek depolar. Yağ ilk bakışta yaşamsal organları hasarlanmaktan kurtarmasına rağmen aşırı yağ birikimi daha uzun vadede başka problemlere yol açmaktadır.


    ALKALİLİĞİN FAYDALARI

    Bugün yaşam stili birçok sağlık problemlerine neden olmaktadır.

    Besinlerimizdeki katkılar, yapay maddeler, içtiğimiz suyun, kullandığımız toprağın, soluduğumuz havanın toksit maddelerce artan oranlarla kirletilmesi sonucunda insanlık şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı bir durumla karşı karşıya kalmıştır. Vücudumuzun maruz kaldığı ve metabolize ettiği bu kirlilik sonucu ortaya çıkan toksiditeden kurtulma yani detoksifikasyon işlemi arık vücudun doğal kapasitesini aşar duruma gelmiştir.

    Durumu daha kötü hale getiren ise, lupus (deri veremi) namotoid artirit, multiple salerosis kronik yorgunluğun gibi belirtilerin artmaya başlamış olmasıdır. Değişik kaynaklardan gelen düşük seviyeli toksiditeyi ilk başta saptamak çok güçtür. Bu toksinlerin yaratmış olduğu "toksin kokteyli" ve kanda vücuda yerleşmiş olan mantar ve bakterilerin de katkıda aşırı asitlilik durumu vücudu ciddi şekilde zayıflatabilmektedir. Büyüyen bu problemin çözümü kanı bu maddelerden mümkün olduğu kadar arındırmakta yatmaktadır.


    FAZLA ASİDİK MİSİNİZ?

    Vücudumuz alkali dizayn edilmiş olmasına rağmen fonksiyonel olarak asit üretir. Vücudumuzda asit üreten tek organ midedir ve asit sindirime yardımcı olmak amacı ile üretilir. Mide dışında hiçbir organın asidik olması gerekmemektedir. Buna rağmen günümüzün vebası sayılabilecek olan asidoz aynı zamanda birçok hastalığın sinsi ve en yaygın nedenlerinden biridir.

    Asidoz genel ve en kısa olarak vücudun işleyebileceğinden daha fazla asidin toplanması olarak tanımlanabilir.

    Bu normal bir durum olmayıp tamamı için olmasa bile günümüzde yaygın bir şekilde seyreden dejaneratif hastalıklardan birçoğunun ön nedenidir. Bilinenlerden biri asitlerin yağ hücrelerinde depolanarak mümkün olduğunca yaşamsal organlardan uzak tutulmasıdır.

    İnsan vücudu zekidir. Vücutta asitlik oranı artmaya başladığında vücut kendini koruma mekanizmalarını devreye sokmaya başlar.

    ASİDOZ'DAN KAÇINMAK İÇİN NEDENLER

    1. Asidin mermer yüzeye verdiği zarar gibi asidoz toplar ve atardamarların yüzeylerini erozyona uğratıp kardiyo vasküler yapıları zayıflatır.
    2. Serbest radikallerin ve ön yaşlanmayı
    3. Kilo kazanma, diabet ve obezliğe neden olur.
    4. Kollestrol plakaların oluşmasına neden olur.
    5. Kan basıncını bozar, düzensizleştirir.
    6. Kritik lipid ve yağ asidi metabolizmasını bozar, karıştırır.
    7. Hücrelere dağıtılan oksijen miktarında azalmaya neden olur.

    Asidik pH zemin hazırladığı dejeneretif hastalıklar:

    •Kardio vasküler damar setliği, kalp krizi, yüksek kan basıncı
    •Obezite
    •MS, MD, ALS
    •Karaciğer, böbrek
    •Bunama
    •Bağışıklık sistemi yetersizlikleri
    •Ostrepoz
    •Erken yaşlanma
    •Erkeklerde prostat poblemleri

    Eğer sağlık probleminiz varsa büyük ihtimalle vücudunuz asidik olmaya başlamıştır.

    Vücut pH'nin hafifce alkali olmasını sağlanmaksızın vücudun kendini iyileştirmesi mümkün değildir.

    Asit Ve Alkali Yiyecekler Listesi (Listede görüldüğü gibi alkali besinler daha çok, asidik besinler daha az tüketilecek)
    Vücutta Asit Oluşturan Duygu Ve Düşünceler:

    Bilinenin aksine, içimizde beslediğimiz olumsuz duygu ve düşünceler, vücudumuzda, yediklerimiz ve içtiklerimizden daha çok asiditeye neden olmakta ve ciddi hastalıklar için ortam yaratmaktadır.

    Öfkelenmek Ya Da Kin Tutmak İle Asit İçmenin Vücuda Etkisi Aynıdır…!


    Yüksek Alkali Oluşturan Duygu Ve Düşünce Ve Eylemler:

    Kahkaha İle Gülmek

    Huzur Duymak

    Güven, Sadakat, Minnettarlık

    Sevimek & Beğenilmek & Aşk

    Neşelenmek

    Affetme Duygusu

    Olumlu Düşünmek

    Dostluk, Arkadaşlık, Kabul Görme

    Yorulmadan Yürümek & Egzersiz

    Diyaframdan Derin Nefes Almak

    Namaz & İbadet, Dua Etmek

    Meditasyon

    Nezaket & Tatlı Dil & Takdir Edilmek

    Dinlenmek

    Sevilen İnsanalarla Zaman Gecirmek

    Müzik Dinlemek & Şarkı Söylemek

    Doğayla, Bahçeyle Toprakla Uğraşı

    Umut

    Duyguları İfade Etmek, Paylaşmak

    Tensel Zevk



    Yüksek Asit Oluşturan Duygu Ve Düşünceler:

    Öfkelenmek

    Kıskançlık Duygusu

    Stres

    Korku Ve Endişe

    Şüphe, Kaygı, Sinirlilik

    Acı, Keder

    Uykusuzluk & Aşırı Yorgunluk

    Nefret Duygusu

    Aşırı Hırs

    Akçiğer Nefesi Almak

    Hareketsizlik

    Huzursuzluk

    Olumsuz Düşünce

    Gürültülü Ortamda Yaşam

    Sürekli Somurtma, Kibir

    Aşağılnma, Alınganlık

    Düşmanlık

    Umutsuzluk

    Yalnızlık, İhanete Uğramak

    Sıkıntıları Paylaşmayıp İçe Atmak.....


    Alkali-Asit dengesinin bozulması:

    •Vücudun mineral ve diğer besileri alma kapasitesini düşürür
    •Hücrelerdeki enerji üretimini olumsuz etkiler
    •Hasarlı hücrelerin onarılması kapasitesi yeteneğini düşürür
    •Vücudun detoks yeteneğini azaltır
    •Vücudu bitkin ve hastalıklara açık hale getirir
    ASİT VE ALKALİ YİYECEK NEDİR?

    Asit ve alkalik yiyecekler konusu karışık bir konu çünkü yemek söz konusu olunca bu kelimeleri kullanmanın birkaç yolu var.

    Asitli, asidik, alkalik, bazik yiyecekler:

    Yemek kimyası kitaplarında her yiyeceğin “pH değeri” denen bir değeri var. pH , bir sıvının veya maddenin ne kadar asidik veya alkalik olduğunu ölçmek için yaratılmış özel bir skala. Okul yıllarından hepimiz kimya dersinden bu kavramı biliriz. 7.0 nötr olmak üzere 0 (en asidik) ilâ 14 (en alkalik) arasında değişiyor. Yani 0’dan 7’ye yaklaştıkça yiyecek daha az asidik veya 14’ten 7’ye yaklaştıkça daha az alkalik oluyor.

    Örneğin, misket limonunun oldukça düşük bir pH değeri var, 2.0 ve pH skalasına göre oldukça asidik. Limonlar 2.2 pH ile biraz daha az asidik. Yumurta beyazı pek asitli değil ve değeri 8.0 pH. Etler de 7.0 civarında pH ile asidik değiller.Sebzelerin çoğu pH aralığının ortasında bir yerdeler. Örneğin kuşkonmazın ph’ı 5.6, tatlı patateslerinki 5.4, salatalığınki 5.1, havuçlarınki 5.0, bezelyeninki 6.2, mısırınki 6.3. Domatesin pH skalasındaki yeri sebzeler arasında en altta, pH’ları 4.0 - 4.6 arasında değişiyor. Bu aralık pH değeri 3.9 olan armutlardan ve 3.5 olan şeftaliden veya 3.4 olan çilekten veya 2.9 olan eriklerden daha yüksek (daha az asidik).

    Asit-kül, alkalik-kül yiyecekler:

    Yiyeceğin asiditesinden bahsetmenin bir başka yolu da yiyeceğin kendisinin asiditesini değil de yiyecek yendiği zaman vücudun asiditesini ölçmektir. Bir başka deyişle bu ikinci perspektiften bir yiyecek asidik olarak adlandırılmaz, asit oluşturucu olarak adlandırılır da denilebilir.

    Bu “asit oluşturucu” kavramına benzer olarak, “asit-kül, alkalik-kül” kavramı vardır. Bu kavrama göre yiyecek vücutta kimyasal olarak parçalanmaz, geride bir kül kalıntısı bırakarak yakılır ve bu kül kalıntısı daha sonra mineral içeriği için ölçülür. Asit-kül yiyecekler geride klorür, fosfor veya sülfür konsantrasyonu yüksek kalıntı bırakan yiyeceklerdir. Bu yiyeceklere “asit-kül” denir çünkü klorür, fosfor ve sülfür vücutta asit yapmak için kullanılan minerallerdir.

    Alkalik-kül yiyecekler geride magnezyum, kalsiyum ve potasyum konsantrasyonu yüksek kül bırakan yiyeceklerdir. Bu yiyeceklere “alkalik-kül” denir çünkü bu mineraller vücutta alkalik bileşikler (bunlara baz denir) oluşturmada kullanılır (magnezyum hidroksit, kalsiyum hidroksit, potasyum hidroksit dahil olmak üzere).

    Dengeli beslenmeyi önemseyin:

    Yiyeceğin asiditesini ölçen asit-kül modeli elbette ki yaşayan bir insan için olan şey değil. Biz yemeğimizi yakmıyoruz ve biz yedikten sonra tek kalan kül değil. Aslında asit oluşturan yiyecekler kavramı pH kavramından çok daha karmaşık.
    Bir yiyeceğin ne kadar iyi sindirildiği ne derecede asit oluşturup oluşturmadığını etkileyebilir. Birçok yiyeceğin bileşiminde normalde sindirim sırasında değiştirilebilecek önceden oluşmuş asitler vardır. Ancak sorunlu sindirimi olan bir kişide bu asitler değiştirilemeyebilir ve yiyeceğin asit oluşturucu özellikleri artabilir.

    Yeterli ve dengeli beslenmek, yediklerinizi aktif bir yaşam ve düzenli egzersizle dengelemek en doğru yaşam şekli. Bu sebeple yeterli ve dengeli beslenme prensibinden vazgeçmeyin. Özellikle zayıflama hedefiyle tek besin veya düşük kalorili şok diyetler gibi metabolizmanızda kalıcı hasarlar bırakacak dengesiz diyetleri lütfen yapmayın.

    Uykuyu olumlu etkileyen besinler:

    Araştırmacılar beyindeki seratonin işlevinin de uyku düzenini iyileştirdiğini düşünüyor. Uyku anormallikleri sıklıkla yetersiz beyin serotonin aktivitesine bağlanıyor. Serotonin ve melatonin hormonları iyi bir uyku için önemlidir. Serotonini olumlu etkileyen besinler uyku problemi olanlar için çözüm oluşturabilir.
    Örneğin;

    Muz: Serotonine olan etkisi dışında magnezyum içerdiği için kaslarınızı gevşetip sizi rahatlatır. Strese karşı koruyucudur, içindeki potasyum da kalp sağlığı ve tansiyon için önemlidir.
    Ilık süt: Çocukluğunuzu hatırlayabilirsiniz ama işe yarıyor içine bal karıştımak bu etkiyi güçlendirebilir.
    Papatya çayı: Uyumadan bir saat önce içeceğiniz papatya çayı huzurlu bir uykuyu olumlu etkileyebilir.
    Keten tohumu veya ceviz: Omega 3 depresyona karşı ve strese karşı etkilidir. Rahatlatarak gece daha rahat uyutur.
    Yulaf unu: Melatonin açısından olumlu olduğu düşünülüyor süt ve bal ile karıştırmayı deneyebilirsiniz.

    Alıntı..




    Konu Olcix tarafından (16-Oca-2013 Saat 22:18 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Biraz evvel bunu face de okudum,acaba dogruluk payi varmidir,gerci bana mantikli geldi ama bilmiyorum yinede

  3. #3
    karbonat mucizesini bana sagolsun edibe abla(edip) söylemişti o günden beri nerdeyse 1 aydır suya katıp içiyorum daha doğrusu annem ,anneannem ,teyzem ,kardeşimin ve dayımın eşi hepimiz içiyoruz bir eşime içiremedim

    faydalarını inanılmaz görüyorum mesela benim fsh diye bilinen bir hormonum inanılmaz yüksekti onu düşürdü hiçbir ilaç bile bu kadar düşürmemişti..mucize gibi bişey benim için...kardeşimin eşindede egzama vardı ellerinde onuda geçirdi... Allah sebep olan edibe ablamdan razı olsun inşallah...herkese karbonatlı suyu tavsiye ediyorum

  4. #4

  5. #5
    Alıntı AяcнαηgєŁ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dedem bunu evden eksik etmez.
    bende eksik etmiyorum artık eskiler ne dese ne yapsa doğru valla

  6. #6
    kanser tedavisinin pahalı bir sektör olmaktan çıkması demek olur ki,çok güzel olur

  7. #7

  8. #8
    Alıntı aycansu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    karbonat mucizesini bana sagolsun edibe abla(edip) söylemişti o günden beri nerdeyse 1 aydır suya katıp içiyorum daha doğrusu annem ,anneannem ,teyzem ,kardeşimin ve dayımın eşi hepimiz içiyoruz bir eşime içiremedim

    faydalarını inanılmaz görüyorum mesela benim fsh diye bilinen bir hormonum inanılmaz yüksekti onu düşürdü hiçbir ilaç bile bu kadar düşürmemişti..mucize gibi bişey benim için...kardeşimin eşindede egzama vardı ellerinde onuda geçirdi... Allah sebep olan edibe ablamdan razı olsun inşallah...herkese karbonatlı suyu tavsiye ediyorum
    Bunu internetteki sayfadan takip ediyorum mucize gibi diyorlar fayda görenler ama kullanıp kullanmamakta tereddut etmiştim çünkü şahsa sordugum sorular cevapsız kalmıştı.birebir burda kullanıp fayda gören birinden duymak güzel..
    bu bildiğimiz karbonat degil sodyum bikarbonat ingiliz karbonatı diye de geçiyormuş sanırım...

  9. #9
    Alıntı inciseL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bunu internetteki sayfadan takip ediyorum mucize gibi diyorlar fayda görenler ama kullanıp kullanmamakta tereddut etmiştim çünkü şahsa sordugum sorular cevapsız kalmıştı.birebir burda kullanıp fayda gören birinden duymak güzel..
    bu bildiğimiz karbonat degil sodyum bikarbonat ingiliz karbonatı diye de geçiyormuş sanırım...
    evet inciselim eczanede satılıyor hemde çok ucuz 2 tl ye...bu eczanede satılan saf olanıymış diğer aktarda satılanlardan da teyzem kullanıyor o da inanılmaz iltihap söktürdüğünü söyledi..galiba farketmiyor ama özellikle eczanedekini tavsiye etmiş internette..kardeşimin eşinin elinde egzama vardı bu karbonatlı suyu içince geçti içmediği zaman tekrarlıyo egzaması..çok ilginç değilmi mucize gibi ... emin ol faydasını inanılmaz görüyoruz

  10. #10
    Canim içince kendi etrafında dönmek lazim falan yaziyor sayfada sizde o şekildemi kullandiniz?Bende eczaneden aldim bizim burda 3 tl



6 Sayfadan 1. 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Atatürk ve 19 Mucizesi!!
    Konuyu Açan: teoka, Forum: Atatürk.
    Cevap: 13
    Son Mesaj : 26-May-2012, 04:28
  2. 0-6 Yaş Mucizesi
    Konuyu Açan: Daphne, Forum: Anne ve Bebek Sağlığı.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 13-May-2012, 12:19
  3. Haşr Suresi'nin Mucizesi...
    Konuyu Açan: teoka, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 02-Eki-2011, 13:07
  4. 123456789 Mucizesi
    Konuyu Açan: yagmurperisi, Forum: Zeka ve Mantık Soruları.
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 07-Tem-2010, 03:55
  5. Uri Geller mucizesi
    Konuyu Açan: majisyen, Forum: Psişizm ve Psişik Yetenekler.
    Cevap: 16
    Son Mesaj : 27-Haz-2008, 15:15
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com