Boş laf bunlar boş
'GARDIROP ATATÜRKÇÜLÜĞÜ'
Cumhuriyet gazetesi yazarı Emre Kongar, kendi sitesinde yer verdiği "Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü kim yozlaştırdı" başlıklı bir yazısında, tarihte Atatürk'e saygı uyandırmak için girişilen yanlış politikalara işaret ederken DP döneminin Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın önerisi üzerine çıkarılan yasayla, Atatürk'ün heykellerine saldırmanın ve manevi kişiliğine hakaret etmenin suç sayıldığını, bunun da Atatürk Devrimleri'nden geri dönüş sürecinde yapıldığını ifade ediyor. Kongar, "Gardırop Atatürkçülüğü' dönemi başlamıştı" sözleriyle bu politikalarla yanlış bir sürece girildiğini vurguluyor.
Radikal gazetesine "Tabularla Nereye Kadar?" başlıklı bir yazı yazan Mustafa Akyol da, güncel birçok sorunun tartışılmasında Atatürk'ün kamuoyunun önüne bir engel olarak sunulduğunu belirtiyor. Akyol, Atatürk'ü tartışılmaz bir tabu olarak korumanın, yarar mı zarar mı getireceği düşünülmeden yöntem olarak seçildiğini savunuyor.
"Dini azınlıkların ve dini çoğunluğun özgürlüklerinin genişletilmesi, Kürt kimliğinin özgürce ifade edilebilmesi, Kıbrıs'ta çözümün hedeflenmesi ya da Avrupa Birliği'ne girmek için 'ulusal egemenlikten ödün' verilmesi... Tüm bunlara 'Atatürk devrinde böyle değildi' diye itiraz ediliyor. Eğer tarihsel Atatürk'ü keş-fedebilirsek, diyebileceğiz ki, 'Atatürk devrinde öyleymiş gerçekten, ama devir değişti...'"
Akyol, "Ona olan saygı ve sevgimizi sürdürecek, ama onun hiç bilmediği yeni bir dünya artık kendi ayaklarımız üzerinde durup düşünebilmeyi öğreneceğiz. Buna 'olgunlaşmak' deniyor... Ve hiç kimse korkmasın, Türkiye aslında her geçen gün biraz daha olgunlaşıyor..." sözleriyle önerisini getiriyor.
Şair-yazar Atilla İlhan da, kendisiyle yapılan bir söyleşide, Atatürk'ü Koruma Kanunu ile ilgili, "Demokraside böyle bir şey olmaz. Mustafa Kemal'i kanunla korumaya gerek yok. Bu nasıl bir mantık anlamıyorum. Bırakın insanlar konuşsun, yazsın, çizsin. Herkes sevmek zorunda değil" demişti.
İlhan, röportajda, yasa ile ilgili olarak; Prof. Dr. Toktamış Ateş'in de, "Bana bıraksalar hemen kaldırırım" dediğini ifade ediyor... vs.
Sanırım artık AKP vekili demeyi bırakır, konunun vizyon ve düşünce özgürlüğü olduğunu farkedersin...
Emre Aköz; Araştırmalara göre, dünyada sadece üç ülkenin anayasasında 'özel isim' bulunuyor:
İran, Kuzey Kore ve Türkiye!
Bildiğiniz gibi bizim anayasamızda, Atatürk'ün adı geçer. Geçmekle de kalmaz onun milliyetçilik anlayışına, ilke ve inkılaplarına atıfta bulunulur.
Böyle bir ülke olur mu? Elbette olur. Var zaten. Bizimki!
Peki bu rejime 'cumhuriyet' denebilir mi? Denemez!
Örneğin bazı Kemalistler, 'Atatürk Cumhuriyeti' diye bir tabir kullanır. Bu lafın kendisi cumhuriyete aykırıdır.
Çünkü "Atatürk Cumhuriyeti" demenin, "Osmanlı İmparatorluğu" ya da 'Osmanlı Cumhuriyeti' demekten farkı yoktur. İkisinde de özel isim merkezdedir.
***
Devam ediyoruz:
Cumhuriyet yasalarının kişiye özel olmadığını, olamayacağını söyledik.
Halbuki bizde kısaca 'Atatürk'ü Koruma Kanunu' dediğimiz bir kanun var.
31 Temmuz 1951'de yürürlüğe girmiş olan bu kanunun tam adı şöyle: 'Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun.'
Demokrat Parti bu kanunu CHP'nin şirretinden kendini korumak için çıkarmıştı.
Çünkü o tarihlerde bazı fanatik dindarlar (Ticaniler) Atatürk heykellerine saldırıyor, CHP de "Sizden cesaret alıyorlar" diye yaygara koparıyordu.
DP'nin niyeti ne olursa olsun, büyük bir hata yaptı. Cumhuriyetin ruhuna, temel felsefesine aykırı hareket etti. Kişiye özel kanun çıkarttı.
Böylece Atatürk'ü simgesel monark (monarşinin manevi başı) haline getirdi.
Daha sonra da 1960 darbesiyle Atatürk'ün adı 1961 Anayasası'na girdi. Hâlâ da orada duruyor...
İstersen daha devam etmeyim...![]()
Boş laf bunlar boş
- Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının
yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır.
Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz
ve yaşamayacaktır.
gerçekten boş laf bunlar.keşke başkalarının fikirlerini değilde kendi fikirlerini paylaşsaydın.bu ülkede Atatürk tabudur tartışılamaz.düşünce özgürlüğü demişken birine hakaret etmenin özgürlük olduğunu düşünmüyorum.
Bir düşünce sahibi ile aynı fikirdeysen oturup makaleyi yeniden mi yazarsın. Bir insanın fikrine katılıyorsan onun cümlelerini tekrar mı edersin. Daha net sorayım... Atatürkçüyüm diye Nutku yeniden mi yazdın!![]()
Özgür düşünce, senin fikrine katılmazken Atilla İlhanın görüşüne katılabilme seçimidir. Hatta Atilla İlhandan habersizken bile o fikrin özünü kendi benliğinde bulmuş olmandır... Bilmem anlatabildim mi! Hiç bir şey tabu değildir ve olmamalıdır... Sonuçta senin düşüncen sana benim düşüncem banadır...
Düşüncene katılmıyorum ama düşünme hakkına saygı duyuyorum... Sağlıcakla...
Hakaret eden sadece kendini alçaltır. Seviyesizliğini gösterir. Ben buna rağmen kanunla adam korumaya; Toktamış Ateş gibi, Atilla İlhan gibi Emre Aköz vs. gibi karşıyım.
Size bir örnek vereyim. Aşağıdaki resimde bir mahkeme salonu görüyorsunuz. Her mahkeme salonunda aynı sözü görürsünüz. Şimdi ben size sormak istiyorum. Bu söz kime aittir? Düşünce özgürlüğü gereği insanlar bunu tartışmalı. Tarihimizde bir çok karanlık nokta var. İnsanlar konuşmaya çekiniyor. Hani, "fikri hür vicdanı hür nesiller" olacaktık. Yasak istemiyorum! Sağlıcakla...
Eklenti 25888