"Tesadüf bu ya aynı kol saatinde durmuşuz.
Sen sabaha karşı kalkan bir uçaksın.
Ben bir kadeh daha içsem iyi olacak limited şirketi..."
**Sen küfürsün...
Ben bu küfrü etmeyi reddediyorum.
Seni sana ediyorum.
Seni sana bir hançer gibi tam da adresinde

o dolaylarda saplarken parmakizim kalsın istiyorum. yüzünde parmak izim kalsın...
İster bir gözyaşı olarak taşı onu

ister müstehzi bir ifade diye..
Kalsın.
Yüzünde parmak izim kalsın...!
**Bizim senle hukukumuz var. Avukatımız var. Suçumuz var. Bizim senle bir ömrü paylaşmaya andımız

bu andı çiğneyip içyüzümüzü ifşa eden ihanetlerimiz

birbirimizi kolayca harcamanın lüksü

bu lükse sığan baş önde boş boş oturuşlarımız var. Konuşamayışlarımız

hiçbir şeyi açıklayamayışlarımız

kaçıp gitmeyi erdem sayışlarımız var.
**Ayağı kırıldığı için öldürülmesi gereken atlar

Ben yalnızca bir ayakmışım yalnızca! diye söylenmişler midir kendi kendilerine?Ve nal

hani uğur getirirdi? Ayağı kırılan kaç sevgiline ***** çektin?
**Sık sık partner değiştiren

kendisinin asla değişmeyeceğine inanan insandır.. Heykelini dikmeye gerek yoktur

çünkü zaten taştandır…
**Doğumla ölümün arası

topu topu bir savaş parçası...
Sahi

kaç kilometreydi yaşantım? Kaç litre hava çektim ciğerlerime
ve kaç litre yaş döktüm? Yüzölçümü neydi yüzümün? Para birimi
duygularımın ve bayrağı düşüncelerimin? Yüreğimin dini neydi? Nasıl
bir yönetim şekliydi bedenim?
**Bir madde bile değilsin arık genel kültür ansiklopedilerinde.. Yüzün yok

cismin yok

hükmün yok bu serzenişte..!!
**Yılda üç kere buluşup sevişelim." dedi
cemrelerin düştüğü yerde. Beni böyle bırakıverdi telve gibi. Kendi
falıma kapandım: fincanda ters duramadım. Önce tabağıma

sonra şehre
aktım. Nazar olsam ruhuma değecektim. Aşka sebep ararken aşkla
neticelendim..
**Geri gelmemelisin. Ya olduğun yerde kalmalısın. Ya da gittiğin yerde... Sen bu hayatta gördüğüm en hoş'çakal'sın...
**Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın

tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?
**'Herkes az buçuk sarhoş..
Herkes birşeyler söylüyor..
Ama yalnız ikimizin sözcükleri sarmaşdolaş...'
**Evde kedi köpek beslemekle hayvansever
olunmaz ;
hayvansever dediğin

benim gibi koynunda yılan
besleyecek... !
**çünkü aklım acıyor.
çünkü sevdiğime dokundukça bölünüyorum.
çünkü isyanım bir komplo
çünkü altkatta biri dolaşıyor.
çünkü iktidardan iğreniyorum.
çünkü her masalda biraz bizden var.
çünkü terkedenin sesi unutulur. ilkin.
çünkü dönemem. çünkü dönmez / dönemez.
çünkü titriyorum.
çünkü tren devrildi ölü çok.
çünkü ağrı bütün vücuda yayılıyor.
çünkü vurulduk.
çünkü kolaj zehri çoğulluyor.
çünkü birbirimizi işitmiyoruz.
çünkü birbirimizi istemiyoruz.çünkü suçu üstümüze aldık.
çünkü sanki teslim olduk.
çünkü kolay ölmeyeceğiz.
**Makyajı akıyor farkının; Herkesleşiyorsun...
**Çelişkili kuvvete dönen yapışkan bir ölü varkorkulan otobanın ortasında viraj yaratan. Bir dedektif hissiyle yaklaşırken dünyaya ay toprak tutarken elini cetvelle çizilmiş suyun gözlerini düşürmüş bir genç kız gibi mağrur ve diken diken; arabanın bagajında bir ölü vardireksiyondaki cesetle hayatı tartışan....
**“ Sevgilim" Sevdanın sevdaya ettiğini etmez et

kemiğe.”
**Tanrı soracak sana

neden bırakıp gittin?
İyi ezberle! Sevmiyordum diyeceksin..
Tanrı bana soracak

niye bu kadar sevdin?
Duyma söyleyeceklerimi

unut gitsin!
O’nu avuç içlerimde bile saklayabilirdim

kimse görmesin diye..
**Sen benim kucağımda vereceksin son nefesini ve ben alıp o son nefesi bir kavanoza koyacağım; nesiller boyu sergileyeceğim o aşksızlık

ihanet

vicdansızlık kokan nefesini.
**Bugün seninle yıldönümümüz sevgilim! Söktüğüm bir ayak tırnağımı armağan edeceğim sana ve senden alt dudağını kesip

bana armağan etmeni bekleyeceğim. Mutlu yıllar sevgilim!. Az önce kötü vurmuş olabilirim

evet!. Ona kadar sayıyorum şimdi ve kalkmazsan eğer kendime yeni bir sevgili bulmak için gardiyana sesleneceğim:
-..."Heey! Görüşme bitti!. Bir geceliğine sevgilim benim yerime delirebilir mi?"
karardı geceme sarkan
o pırıltılı ay!
ben yoktum!
bir vakit yaratsam
bir vakte düşsem çırılçıplak
bir vaktin karaltısında kalsam öyle masum ve
paramparça

darmadağın makam
kalbimdeki kasabanın şefi
mutlaka kaymış bir yıldız takardı yakasına!
yürümezdi içimdeki haydut gölgenin dengeli uyuşturucusu
parlatmazdı kalbimi bela
eyy nerdesin sevgili sultan kıç kırığı cinayet tutkusu!
biliyorum bundan sonrası
yatağın yatağa omuz attığı
papağanın papağana silah çektiği
cesedin cesetle çılgınca raksettiği o uppuuzun cerahatle
lal vakti! masmavi yemyeşil bir ihtilal vakti! bir ihtimal
ihtişam ve mutluluk sorgusu!
çıkarıp attığım gözlerim kadar uzak bakışlarım
bakışlarım

birbirini seven iki akşamın arasına girmiş
gün gibi kıskanç

tıpkı o gün gibi flu suçlu!
inan
zavallı öğrencim!
sevgilim!
derin denizdeki vurgun
uçsuz bucaksız yalınlıktaki muhteşem soygun
gençlikle yaşlılık arasına giren o buz gibi nifak
diriltmez artık çiçeklerin tanışıp tokalaştıkları iklimi!
inan! bu bir nadas değil

bir veda birikimi!
saat tam onikiyi vurduğunda
terkederken herzamanki gibi o harikulade partiyi
düşürdüm duru tenindeki parlak merdivende
bütün taşları er olan satranç takımımı!