6 Sayfadan 5. İlkİlk ... 3456 SonSon
Toplam 52 sonuçtan 41 ile 50 arası gösteriliyor
  1. #41
    Soru

    Hatim indirme nedir. Nasıl olur? Bilgisayarımda Sesli Kuran-ı Kerim var. Bastan sona Arapça. Sureleri dinlersek hatim indirmiş olur muyuz? Türkçe Kuran okusak baştan sona hatim indirmiş olur muyuz. Yoksa sadece arapça Kuran okuyarak mı hatim indirilir?

    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;
    Kuranı Kerimin baştan sona okunmasına hatim denir. Bilgisayardaki sesli Kuranı Kerimi dinlemekle hatim indirilmiş olunur. Kuranı Kerim meali Kuran yerine geçmediği için meal okumakla hatim indirilmiş olunmaz.

    Allah yolunda yapılan en küçük bir iş ve amel bile neticesiz kalmaz. Hele Kur’an okumak gibi Kainatın en büyük bir hadisesi hiç sevapsız kalmayacaktır. Kur’anın yüzüne bakmak bile sevap olursa Kur’anın anlamını veren bir kitabı okumak elbette sevabı vardır. Fakat Kur’an-ı aslından okumak ile mealinden okumak arasında fark vardır. Esas olan Kur’an okumayı aslından öğrenmek ve manasını anlamak içinde mealden okumaktır. Ancak hiçbir Kur’an meali aslının yerini tutmayacağından namazda Kur’an yerine okunmaz. Namazımızda mutlaka Kur’an-ı Kerimi aslından okumalıyız. Allah kelamı olan arapça olandır. Bunun yeri ve sevabı ayrıdır. Her harfine kat kat sevap verilir.

    Bizi yaratan Allah, Kur’an-ı kerimi Arapça olarak bize göndermiş. Elbetteki manasını öğrenmek için Türkçe, İngilizce gibi mealleri okumamız gerekir. Ancak namaz ibadetinde okuduğumuzda mutlaka aslından orjinalini okumalıyız. Çünkü onun aslı Arapça’dır. Allah kuran’ı Arapça olarak indirmiştir. Tercümesi kuran yerine geçemez.

    Örneğin bir çekirdeğin aslını bozarak parçalara ayırsak, sonra da toprağa eksek ağaç olamayacaktır. Çünkü özellikleri kaybolmuştur. Bunun gibi kuran ayetleri, kelimeleri ve harfleri birer çekirdek gibidir. Başka dillere çevrilince özelliğini kaybedeceği için kuran olmayacaktır.

    Kur'an-ı kerim'de altı yerde “kur'anen arabiyyen” ifadesi geçer. Yani cenab-ı hak, kur'an-ı kerim'i arapça olarak indirdiğini bildirir. İbrahim suresinin 4. Ayetinin meali de şöyledir:

    “hak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik. Sonra Allah, dilediğini sapıklığında bırakır, dilediğini de doğru yola iletir. Onun kuvveti her şeye galiptir ve o her şeyi hikmetle yapar.”

    Bu durumda kur' an'ın manası nasıl Allah'tan gelmişse, lafzı, ifadesi ve yazılışı bakımından da ilahidir. Kur' an dendiği zaman hem onun arapça olarak okunan lafzı ve kelimeleri, hem de anlaşılan manası akla gelir ve hakikatte de öyledir. Bu iki hususiyeti birbirinden ayırmak, farklı mütalaa etmek mümkün değildir. Kur'an ancak kendi lisanı üzerine okunabileceği için, sadece o lisanın kendi harfleriyle yazılır, o harflerle okunur.

    Araplardan başka farsça, hintçe, çince, uzakdoğu dilleriyle konuşan müslümanlar da, biz türkler de müslüman oluşumuzdan bu yana kur'an'ı arapça olarak yazmış, o dille okumuşuz. İslam alimlerinin de ortak görüşü, kur'an'ın başka dille yazılamayacağı yolundadır. Bunda ittifak vardır.

    Zaten kur'an'ı başka bir dille yazmak mümkün olmadığı gibi, başka bir dille doğru olarak okumak da mümkün değildir. Çünkü kur'an harflerinin kendisine has özellikleri vardır. Bu harflerin bazılarının karşılığı ve okunuş şekli başka dilin alfabelerinde mevcut değildir. Söyleniş bakımından birbirine benzer harfler olsa da, mahreçleri (ağızdan çıkış yerleri) itibariyle de farklıdır. Mesela, arapça için “lügat-ı dad” denir; yani fatiha suresinin sonundaki “veleddallin” deki “dad” harfi hiçbir lisanda bulunmamaktadır. Bu harfin bulunduğu bir kelimeyi başka bir lisanın ifade etmesi mümkün değildir.

    Mesela türkçede sadece “h” harfi yerine arapça'da üç çeşit “h” harfi vardır. Noktasız “ha” noktalı hırıltılı “ha” ve ”he”. Aralarındaki farkı küçük bir misalle açıklayalım. Noktasız ha ile yazılan “mahluk”, noktalı hırıltılı ha ile yazılan “mahluk” ve he ile yazılan “mahluk”. Her üçünün de türkçe de yazılışı ve okunuşu aynıdır. Halbuki arapça’da birincisi tıraş edilmiş, ikincisi yaratılmış, üçüncüsü ise helak edilmiş anlamındadır. İşte kur’an’ı latince yazıdan okuyan birisi bu farkları anlayamayacağından, sözgelimi Allah’ın yaratmasından bahseden bir ayeti, farkına varmadan “tıraş etmek” veya “helak etmek” manasına okuyabilecektir.
    Yine kur'an harflerinin içinde üç adet “ze” vardır. Biri ince “ze”, biri peltek “zel”, diğeri de “zı” dır.

    Türkçe deki “s” yerine üç harf bulunur. “sin, sad” ve peltek “se”. Arapça'ya has bir harf vardır ki, o da “ayın” olarak okunan harftir. Bu harf başka bir dilde pek bulunmamaktadır.

    Şimdi kur'an harflerini bilmeyen bir kişi, yukarıdaki harfler türkçe ile yazıldığı zaman nasıl okuyacaktır? Bu harfleri çıkaramadığı gibi, okuduğu kelime ve ayetler de birer kur'an kelimesi ve ayeti olmaktan uzak olmaz mı?
    İşte latin harfleriyle yazılmış olan kur' an'ı daha bunlar gibi pek çok mahzurlardan dolayı doğru olarak okumak mümkün değildir. Kur' an okumasını öğrenmek isteyen kimse ancak onu aslından okumak suretiyle öğrenebilir. Böylece sıhhatli bir neticeye varmış olur.


    Selam ve dua ile...



    burda açıklanmış beray arapça niyetlenmen gerekiyormuş





  2. #42
    beray
    çok tsk ediyorum Allah razı olsun.Demekki meal olmuyor.Ama kuranı dinlemekte hatim sayılıyormus ona sevindim.

  3. #43

  4. #44

  5. #45
    bakın eğer latin harfleriyle arapça gibi okursanız mana alla bullak olur.ama mealinden direk Türkçe okursanız anlamı bozulmamış olacağından böylesi çok daha mantıklı ve güzel olur.zaten bize senelerce bunu yapmaya kalkmadılarmı körleştirdiler sağrlaştırdılar.o kuranı kerimin içinde ne yazdığını hala kaçımız biliyor ve tam manasıyla anlayabiliyoruz.
    anlayamadığım bilmediğim bir kitaba tam mansıyla nasıl iman edebilirim.
    Allah isteseydi rabbim dünyada tek dil olurdu zaten.
    senelerce o kuran kurslarında imam hatiplerde aynısını yapmadılarmı.illada arapça öğren önce delirene kadar o arada geçsin seneler sen hala sana inen kitabın sana ne anlatmaya çalıştığından bihaber gezz.
    kaç yabancı uyruklu insan kendi dillerine çevrilmiş bu mübaek kitabı okuyup iman etti.
    demekki hangi dilde olursa olsun etkisi içeriği aynı değişmiyor.ama tabiiki namazda arapça okumak yada özel günlerde aslına uygun olması en iyisidir.

  6. #46
    allahin bize ilk kelami oku olmustur.okuyalimki anlayalim allah bize ne diyo ne yapmamizi istiyo.kendi dilimizde okumaz isek anlayamayiz ve allahin ne demek istediginide anlayamayiz.her millettin kendi diline cevrilmis olani okumasi gerekli anlamasi acisindan.rabbim tüm kalplerde olani bilendir.tabiki bu demek degildirki arapcadan okunulmasin isteyen arapcadan okusun.önemli olan allahin bize yolladigi kurani kerimi okuyup anlamak ve hayatimizi mümkün oldugu müddetce kurana uygun yasamak söylenenleri yapmak.

    hatip meselesine gelince latinceden olup olmadigini sadece allah bilir.hayir olmaz deyipte kesip atmamak lazim

  7. #47
    Soru:Meal okuyarak yada latin harfleri ile okuyarak hatim indirilir mi?

    Kuranı Kerimin baştan sona okunmasına hatim denir. (diyanet işleri başkanlıgı buna orjinalinden okuyarak demiş)Bilgisayardaki sesli Kuranı Kerimi dinlemekle hatim indirilmiş olunur. Kuranı Kerim meali Kuran yerine geçmediği için meal okumakla hatim indirilmiş olunmaz. Latin alfabesiyle yazılmış Kuran'ı okumanın veya mealini okumanın da sevabı vardır. Ancak orjinal arapçadan okumak kadar sevap olmaz. Arapçasından hatim yapmak elbette daha faziletlidir.


    Allah yolunda yapılan en küçük bir iş ve amel bile neticesiz kalmaz. Hele Kur’an okumak gibi Kainatın en büyük bir hadisesi hiç sevapsız kalmayacaktır. Kur’anın yüzüne bakmak bile sevap olursa Kur’anın anlamını veren bir kitabı okumak elbette sevabı vardır. Fakat Kur’an-ı aslından okumak ile mealinden okumak arasında fark vardır. Esas olan Kur’an okumayı aslından öğrenmek ve manasını anlamak içinde mealden okumaktır. Ancak hiçbir Kur’an meali aslının yerini tutmayacağından namazda Kur’an yerine okunmaz. Namazımızda mutlaka Kur’an-ı Kerimi aslından okumalıyız. Allah kelamı olan arapça olandır. Bunun yeri ve sevabı ayrıdır. Her harfine kat kat sevap verilir.

    Bizi yaratan Allah, Kur’an-ı kerimi Arapça olarak bize göndermiş. Elbetteki manasını öğrenmek için Türkçe, İngilizce gibi mealleri okumamız gerekir. Ancak namaz ibadetinde okuduğumuzda mutlaka aslından orjinalini okumalıyız. Çünkü onun aslı Arapça’dır. Allah kuran’ı Arapça olarak indirmiştir. Tercümesi kuran yerine geçemez.

    Örneğin bir çekirdeğin aslını bozarak parçalara ayırsak, sonra da toprağa eksek ağaç olamayacaktır. Çünkü özellikleri kaybolmuştur. Bunun gibi kuran ayetleri, kelimeleri ve harfleri birer çekirdek gibidir. Başka dillere çevrilince özelliğini kaybedeceği için kuran olmayacaktır.

    Kur'an-ı kerim'de altı yerde “kur'anen arabiyyen” ifadesi geçer. Yani cenab-ı hak, kur'an-ı kerim'i arapça olarak indirdiğini bildirir. İbrahim suresinin 4. Ayetinin meali de şöyledir:

    “hak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik. Sonra Allah, dilediğini sapıklığında bırakır, dilediğini de doğru yola iletir. Onun kuvveti her şeye galiptir ve o her şeyi hikmetle yapar.”

    Bu durumda kur' an'ın manası nasıl Allah'tan gelmişse, lafzı, ifadesi ve yazılışı bakımından da ilahidir. Kur' an dendiği zaman hem onun arapça olarak okunan lafzı ve kelimeleri, hem de anlaşılan manası akla gelir ve hakikatte de öyledir. Bu iki hususiyeti birbirinden ayırmak, farklı mütalaa etmek mümkün değildir. Kur'an ancak kendi lisanı üzerine okunabileceği için, sadece o lisanın kendi harfleriyle yazılır, o harflerle okunur.

    Araplardan başka farsça, hintçe, çince, uzakdoğu dilleriyle konuşan müslümanlar da, biz türkler de müslüman oluşumuzdan bu yana kur'an'ı arapça olarak yazmış, o dille okumuşuz. İslam alimlerinin de ortak görüşü, kur'an'ın başka dille yazılamayacağı yolundadır. Bunda ittifak vardır.

    Zaten kur'an'ı başka bir dille yazmak mümkün olmadığı gibi, başka bir dille doğru olarak okumak da mümkün değildir. Çünkü kur'an harflerinin kendisine has özellikleri vardır. Bu harflerin bazılarının karşılığı ve okunuş şekli başka dilin alfabelerinde mevcut değildir. Söyleniş bakımından birbirine benzer harfler olsa da, mahreçleri (ağızdan çıkış yerleri) itibariyle de farklıdır. Mesela, arapça için “lügat-ı dad” denir; yani fatiha suresinin sonundaki “veleddallin” deki “dad” harfi hiçbir lisanda bulunmamaktadır. Bu harfin bulunduğu bir kelimeyi başka bir lisanın ifade etmesi mümkün değildir.

    Mesela türkçede sadece “h” harfi yerine arapça'da üç çeşit “h” harfi vardır. Noktasız “ha” noktalı hırıltılı “ha” ve ”he”. Aralarındaki farkı küçük bir misalle açıklayalım. Noktasız ha ile yazılan “mahluk”, noktalı hırıltılı ha ile yazılan “mahluk” ve he ile yazılan “mahluk”. Her üçünün de türkçe de yazılışı ve okunuşu aynıdır. Halbuki arapça’da birincisi tıraş edilmiş, ikincisi yaratılmış, üçüncüsü ise helak edilmiş anlamındadır. İşte kur’an’ı latince yazıdan okuyan birisi bu farkları anlayamayacağından, sözgelimi Allah’ın yaratmasından bahseden bir ayeti, farkına varmadan “tıraş etmek” veya “helak etmek” manasına okuyabilecektir.
    Yine kur'an harflerinin içinde üç adet “ze” vardır. Biri ince “ze”, biri peltek “zel”, diğeri de “zı” dır.

    Türkçe deki “s” yerine üç harf bulunur. “sin, sad” ve peltek “se”. Arapça'ya has bir harf vardır ki, o da “ayın” olarak okunan harftir. Bu harf başka bir dilde pek bulunmamaktadır.

    Şimdi kur'an harflerini bilmeyen bir kişi, yukarıdaki harfler türkçe ile yazıldığı zaman nasıl okuyacaktır? Bu harfleri çıkaramadığı gibi, okuduğu kelime ve ayetler de birer kur'an kelimesi ve ayeti olmaktan uzak olmaz mı?
    İşte latin harfleriyle yazılmış olan kur' an'ı daha bunlar gibi pek çok mahzurlardan dolayı doğru olarak okumak mümkün değildir. Kur' an okumasını öğrenmek isteyen kimse ancak onu aslından okumak suretiyle öğrenebilir. Böylece sıhhatli bir neticeye varmış olur.

  8. #48
    Kuranı Kerim meali Kuran yerine geçmediği için meal okumakla hatim indirilmiş olunmaz.

    Araplardan başka farsça, hintçe, çince, uzakdoğu dilleriyle konuşan müslümanlar da, biz türkler de müslüman oluşumuzdan bu yana kur'an'ı arapça olarak yazmış, o dille okumuşuz. İslam alimlerinin de ortak görüşü, kur'an'ın başka dille yazılamayacağı yolundadır.


    Kur'an-ı kerim'de altı yerde “kur'anen arabiyyen” ifadesi geçer. Yani cenab-ı hak, kur'an-ı kerim'i arapça olarak indirdiğini bildirir. İbrahim suresinin 4. Ayetinin meali de şöyledir:

    “hak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik. Sonra Allah, dilediğini sapıklığında bırakır, dilediğini de doğru yola iletir. Onun kuvveti her şeye galiptir ve o her şeyi hikmetle yapar.”




    Verdikleri ayeti bile doğru düzgün açıklayamamışlar ve ne yazık ki müslümanlar bu tip yobazlara itibar ediyor.Kavim Arap olduğu için onların anlayacakları dil Arapça bu yüzden Arapça olarak indirilmiş.Benim anlayabildiğim dil Türkçe ve mealden okumanın hatimten sayılmadığını iddia etmenin ne kadar saçma ayrıca Kur'an-ı Kerim'e ters bir cümle olduğunu söylemeye gerek bile duymuyorum.


    Timurtaş hocanın bir sözü vardı "Önceleri bir hatim 4 yıl sürüyormuş çünkü bir sayfadaki yazılanı uygulamadan arka sayfaya geçilmiyormuş."

    Bizim yobaz ise baştan sona anlamadan Arapça okumaya hatim diyor...


    Fakat Emevilerin yozlaştırdığı islam öyle bir hale gelmiş ki,insanları bu fikirlerden arındırmak çok zor...

  9. #49
    ya teknoloji gelişti artık.internetten online dinleyip aksanı kapmaya bakın.
    çok kısa bazı süreleri ezberlemek ve aksanıyla okumak istiyordum.youtube dan takip ettim.
    buda çözüm değil mi?elimizden geldiği kadar artık.

  10. #50
    ben de şöyle yapıyorum bilmiyoum ne kadar dogru
    misal yasin suresini mp3 olarak indirdim.önce o söylüyor bende onun okudugu gibi kelamı taleffuz ediyoruz peşi sıra.bu sayede en azından dogru okumuş oldugumu düşünüyorum.tabi allah bilir ama en kısa zamanda arapçasını ögrenmek lazım.



6 Sayfadan 5. İlkİlk ... 3456 SonSon

Benzer Konular

  1. Cevap: 34
    Son Mesaj : 17-Tem-2012, 16:09
  2. Kuran-ı Kerim Öğrenmenin Önemi İle İlgili Ayet Ve Hadisler
    Konuyu Açan: arşınca, Forum: Kuran-ı Kerim.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 27-Tem-2011, 02:30
  3. Kuran-ı Kerim'in Sırları
    Konuyu Açan: Daphne, Forum: Estanbul Kitap ve Dergi.
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 30-May-2009, 13:36
  4. Kuran-ı Kerim'de Geçen Dualar
    Konuyu Açan: teoka, Forum: Kuran-ı Kerim.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 21-Mar-2008, 02:02
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com