Kanamalar ciddi bir hastalık belirtisi olabilir

Büyük abdest sırasında veya sonrasında kanama ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Kanama genellikle kabızlık ve ağrı ile birlikte olmaktadır.

Kanamanın zamanı, ağrı veya kabızlık ile birlikte olup olmaması ve sıklığı hastalığın tespitinde önem taşır.

Mide ve onikiparmak bağırsağındaki ülserler de kanamaya sebep olabilirler. Ancak buradaki kanamalar mide asidi ile sindirildiğinden parlak kırmızı kan yerine siyah renkli dışkıya neden olurlar.

Parlak kırmızı renkli kanamaya sebep olan hastalıkların en ciddisi kalın bağırsak kanserleridir. Bunun dışında bazı iyi huylu tümörler, hemoroid (basur) hastalığı, anal fissür ve apseler de kanamaya sebep olan hastalıklardır. Buradan da anlaşılacağı gibi büyük abdest sırasında kanama görülmesi ciddi bir durumdur ve kişinin mutlaka bir genel cerrahi uzmanınca muayenesi gereklidir. Muayene sırasında kanama ile birlikte kabızlık, ağrı, kilo kaybı, çarpıntı, halsizlik gibi şikayetlerinin olup olmadığı sorulur. Ailede bağırsak kanserine yakalanan kişinin olup olmadığı da sorulmaktadır. Muayene sırasında özel aletlerle makat içerisine bakılarak hastalık tespit edilmeye çalışılır. Cerrahi uzmanı bazı durumlarda ilaçlı bağırsak filmi veya kolonoskopiye (kalınbağırsakların kamera yardımı ile tetkikine) gerek duyabilir.

Makattan kanama çok ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Bu yüzden makattan kanama durumunda bir cerrahi uzmanın muayenesi ve gerekli gördüğü film ve tetkiklerin yapılması hayati önem taşımaktadır. Diğer hastalıklarda olduğu gibi erken teşhis hayat kurtarmaktadır. Erken evrede tespit edilen hastalıklar daha kolay ve ucuz tedavi edilmektedir. Büyük abdestte kan görüldüğü zaman hemen endişelenmeyin; ancak kendi kendinize eczaneden ilaç alarak veya bitkisel ilaçlarla vakit kaybetmeyin, muayene olmak sanıldığı kadar zor ve ağrılı değildir. Doktorunuz size gerekli ilgiyi ve desteği verecektir.

Kanamaya sebep olan hastalıkların en önemli ve en sık olanları nelerdir?

Hemoroid (basur) hastalığı Hemoroid, kalın bağırsağın en son bölümündeki damarların sarkması sonucu oluşan ve yumuşak parlak kırmızı renkli şişliklerdir.

Genellikle kabızlık, uzun süre ayakta durma veya oturma sonucu ortaya çıkmaktadır. Makatta dolgunluk, dışkılama sırasında kanama ve kabızlığa sebep olurlar. Hemoroidler makatın içerisinden ve dışarısından köken alabilirler. İki tip hemoroid bir arada da bulunabilir. İç hemoroidler 4 dereceye ayrılır. 1. derece olanlar sürekli içeridedir. 2. derece hemoroidler dışkılama ile dışarı çıkıp kendiliğinden içeri girerler. 3. derece olanlar kendiliğinden içeri girmezler. 4. derece olanlar hiç içeri girmeyen, sürekli dışarıda olan hemoroidlerdir. 3 ve 4. derece hemoroidler ve dış hemoroidler ameliyatla tedavi edilirler. 1. ve 2. derece hemoroidlerin tedavisi için çoğu zaman ameliyata gerek duyulmaz. Bu hastalar infrared koagülasyon (kızılötesi ışın), bant ligasyon ve skleroterapi (ilaç enjeksiyonu) yöntemleri ile başarılı olarak tedavi edilmektedir. Bu yöntemlerin başarı şansı ameliyata yakındır, anestezi (narkoz) ve hastanede yatmaya gerek duyulmamaktadır. Bizim merkezimizde bu işlem 10–15 dakika sürmekte ve hastalar ertesi gün işlerine gidebilmektedirler.

Anal fissür (çatlak)

Bu hastalık genellikle sık sık kabız olan kimselerde makat derisinde meydana gelen yırtılma sonucu oluşur. Dışkılama aşırı ağrılıdır. Arasıra kanama olabilir. Kişiler ağrıdan dolayı tuvalete gitmek istemez. Karında şişlik, gaz sancısı, hatta psikolojik olarak keyifsizlik, isteksizlik gibi şikayetlere bile sebep olabilir. Hastalık yeni oluşmuşsa tedavisinde öncelikle dışkı yumuşatıcı ilaçlar ve pomatlar kullanılır. 4–6 hafta içinde hastalıkta gerileme olmazsa ameliyatla tedavi gereklidir. Ameliyatta makat genişletilerek çatlağın iyileşmesi sağlanır. Bu ameliyat bizim merkezimizde lokal anestezi yöntemi ile kısa sürede yapılmakta ve hasta hemen taburcu edilmektedir. Hasta bayıltılmadığı için hastanede yatmasına gerek duyulmamaktadır. Deneyimli kişilerce yapılan ameliyattan sonra hastalığın tekrarlama ihtimali % 1’dir.

Kanser

Kalınbağırsağın son bölümü tıp dilinde rektum olarak adlandırılır. Bu bölge kalın bağırsak kanserlerinin en çok köken aldığı bölümdür. Rektum kanseri genellikle 0 yaşın üzerindeki kişilerde daha sık olmakla birlikte her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Batı toplumlarında daha çok görülmektedir. Sebze, meyve gibi posa yapıcı yiyeceklerin az tüketilmesi ve aşırı yağlı yiyeceklerle beslenmenin bu hastalık gelişimine sebep olduğu belirtilmektedir. Hastalık kendini kanama, tuvalet alışkanlıklarında değişiklik, birbirini takip eden ishal ve kabızlık nöbetleri ve makatta dolgunluk gibi şikayetlerle belli eder. Hastalığın tedavisinde erken teşhisin önemi büyük.