Toplam 8 sonuçtan 1 ile 8 arası gösteriliyor

Konu: Manilerimiz

  1. #1

    Manilerimiz



    Anonim halk edebiyatının çok yaygın bir ürünüdür.
    Çoğunlukla sevda konularını işler. Ekseriya dört mısradan meydana gelir. Birinci, ikinci ve dördüncü mısraları kafiyeli olur. Bunlar hazırlık mısralarıdır. Asıl mânâ son iki mısrada ifade edilir.

    Bazı Türk topluluklarında, "hoyrat, mane, mâna, mahni, bayatı, me'âni" gibi kelimelerle de karşılaşılan mânilerin konuları, Şükrü Elçin'in ifadesiyle, her türlü hayat olaylarıdır.
    Köy, kasaba ve şehirlerimizde okumuş, okumamış kimslerin ve bilhassa kadınların irticâlen meydana getirdikleri ürünlerdir.
    "Aşk/sevgi" ön plandadır. Öte yandan "gurbete giden eşe duyulan hasret, güzellik-çirkinlik, kıskançlık, ölüm, evlenme düşüncesi, verilen sözde durmama, vefasızlık, kadere isyan, ana-baba şefkatini arama ihtiyacı, gelin-kaynana çatışması" gibi konular, âdet ve ananelerimizle iç-içe, eğrisiyle-doğrusuyla mânilerle ortaya konur.

    Çoklukla kadınların söylediği; mısralarda ay, güneş ve yıldızların parladığı; dağlar, denizler ve nehirlerin dile geldiği; toprağın suya, çiçeğin arıya, kuşun yemişe karıştığı; bülbüllerin güllere edebî aşk türküsünü terennüm ettiği; bekçilerin satıcılara, niyetçilerin davulculara ses yetiştirdiği mâniler, eski geleneğin izlerini taşıyarak günümüze kadar gelmiştir.
    *






    Evimizin önü marul

    Sular akar harıl harıl

    N'olur anam gel bir daha

    Kızım diye bana sarıl

    *

    Hoş geldiniz akın akın

    Düğünümüz pek de yakın

    Kızımızın ellerine

    Sevinerek kına yakın

    *

    Gül ağacı değilem

    Her gelene eğilem

    Çek elinin elimden

    Ben bildigen değilem
    *
    Pamuk içinde çiğit

    Belinde altın divit

    Hem sararmış, hem solmuş

    Bir kız için bir yiğit.

    *

    Denizden alabalık

    Yüreğim ona yanık

    İsterim konuşayım

    Mahalle kalabalık

    *

    Aya baktım; ayaklı

    Kapıları dayaklı

    Su Sındırgı kızları

    Hepsi elma yanaklı





  2. #2
    Ağrı dağından uçtum

    Çayır çimene düştüm

    Ne belalı başım var

    Vefasız yare düştüm

    *

    İşte ben gidiyorum,

    Ya İstanbul, ya Tonya

    Sevdum da alamadım

    Ey gidi yalan dünya

    *

    Şu dağlar olmasaydı

    Lalesi solmasaydı

    Ölüm Allah'ın emri

    Ayrılık olmasaydı
    *
    Hey karayı karayı

    Gel süpüreğ sarayı

    Sen al giyin, men yeşil

    Düşman geysin karayı

    *

    Vur hançeri kalbime

    Kalbim kana bulansın

    Fazla derine inme

    Çünkü orda sen varsın

    *

    Altın yüzük yaptırdım

    Parmağıma dar benim

    Şu Zile'nin içinde

    Selvi boylu yar benim
    *
    alıntı

  3. #3
    Kahve piştiği yere

    Telve taştığı yere

    Güzel çirkin aranmaz

    Gönül düştüğü yere

    *

    Mendilim dalda kaldı

    Gözlerim yolda kaldı

    Yıkılasın İstanbul

    Yarim nerede kaldı

    *

    Akardım çağlamazdım

    Gülerdim ağlamazdım

    Bileydim ayrılık var

    Sana bel bağlamazdım
    *
    manici başı mısın

    cevahir taşı mısın

    bir mani söylesem

    cebinde taşır mısın.
    *
    Kaleden indirdiler

    Kır ata bindirdiler

    Üç günlük güveyken

    Yemen'e gönderdiler
    *
    Alıntı

  4. #4
    Elbisesi filizi

    Kim bilir kalbimizi

    Esti hafif rüzgar

    Ayırdı ikimizi

    *

    Al eline kalemi

    Yaz başına geleni

    Acep nere gömerler

    Yar yoluna öleni
    *
    Akardım çağlamazdım

    Gülerdim ağlamazdım

    Bileydim ayrılık var

    Sana bel bağlamazdım

    *

    Karşıdan görünürsün

    Çarşafa bürünürsün

    İpek çarşaf içinde

    Ne güzel görünürsün

    *

    Mani yazdım vardı mı?

    Kimse bilmez derdimi

    İçerimden yanıyorum

    Mevla'm etsin yardımı
    *
    alıntı

  5. #5
    Ay doğar minareden

    Ölürüm bu yareden

    Benim yarimi gönder

    Yeri göğü yaradan

    *

    Ay doğar sini gibi

    Sallanır servi gibi

    Yarin kokusu gelir

    İlkbahar gülü gibi

    *

    Ay doğar aşmak ister

    Al yanak yaşmak ister

    Şu benim deli gönlüm

    Yare kavuşmak ister

    *

    Fabrikanın önünde

    Bir yığın kömür müsün?

    Dolmakalem elinde

    Bankada müdür müsün?
    *
    Alıntı

  6. #6


    Koyunum var karaman
    Gaybolursa araman
    Ben bir reçber kızıyım
    Şehirliye yaraman





    Dere boyu gidelim
    Koyun kuzu güdelim
    Sennen beni görmüşler
    İnkâr bayrım edelim





    Ak koyun kuzusuna
    Gün tutmuş postusuna
    Ne desen de ağlasam
    Arnımın yazısına





    Tren gelir öterek
    Kömürünü dökerek
    Ben anamdan ayrıldım
    Gözüm yaşım dökerek





    Tut yedim duttu beni
    Yârim unuttu beni
    Yarı yola varmadan
    Hıçkırık tuttu beni





    Ak tavuk aldın mı?
    Kümese koymadın mı?
    Kör olası gaynana
    Sen gelin olmadın mı?
    *
    alıntı

  7. #7
    Ramazan Manileri..

    Akşamdan pilavı pişirdim
    Gene karnımı şişirdim
    Çok mani diyecektim ama
    Defteri yolda düşürdüm
    *
    Arnavut'musun Tatar'mısın
    Ekşili çorba yapar mısın
    Sana davul çalıyorum amma
    Acaba sen oruç tutar mısın
    *
    Bu aya hürmet gerek,
    Nîmete şükür gerek,
    Mübârek Ramazan’da,
    Hakka ibâdet gerek.
    *
    Cebimin ağzı dardır
    İçinde şeker vardır.
    Sabreyle aman gönül,
    İftara neler vardır?

    *
    Çatal kaşık elimde,
    Besmele var dilimde,
    Fazla kaşık salladım,
    Bir sızı var kolumda

    *
    Akşam ezanı dinlemek
    Sahur vakti yemek yemek
    Ramazana mahsus şeydir
    Gece davulcu söylemek

    *
    alıntı

  8. #8
    Kılıçözü zemzem akar
    Bahçeler gül kokar
    Kırşehir'den başkasına
    Aklı olan nasıl bakar.

    Atlayıp geçti eşiği
    Sofrada kaldı kaşığı
    Haneye neşe geldi
    Bu kız evin yakışığı

    Oğlan işlik giyinmiş
    Giyinmiş de soyunmuş
    Anasına varmışta
    Öptüm diye övünmüş

    Karanfil kurutmadım
    Yar seni unutmadım
    Hatırın saydım da
    Üstüne yar tutmadım

    Elimi yuduğum pınar
    Sırtımı verdiğim duvar
    Sevdiğim oğlanı yitirdim
    Gece gündüz içim yanar

    Bahçelerin cücüğü
    Severler küçüğü
    Pek mi başın büyüdü
    Gel gavurun çocuğu

    Aslanım herk ediyor
    Hergini terk ediyor
    Hergin başını yesin
    Aslanım elden gidiyor

    Çayda çanak kırılmış
    Kız oğlana vurulmuş
    Oğlan almam dedikçe
    Kız boynuna sarılmış

    Coştum coştum duruldum
    Kız peşinden yoruldum
    Gayri senden vazgeçtim
    Ben ablana vuruldum

    Çıktım Obruk Dağına
    Karı dizleyi dizleyi
    Yaralarımı azdırdım
    Yari gözleyi gözleyi

    Emek verip derdiğim
    Askere gönderdiğim
    Gayri dayanamıyom
    Tez gel gönül verdiğim

    Patlıcanı oymadın mı
    Tadına doymadın mı
    Beni kınama anam
    Sen cahil olmadın mı

    Ben bir gümüş kutuyum
    Yar elinden tutayım
    Koyur devlet yarimi
    Otuz oruç tutayım

    Dam başında su durulur
    Oğlan gömlek yudurur
    Oğlan cahil kız cahil
    Şimdi bunla kudurur

    Alırım diye aldattı kızımı
    Çekip Almana gitmiş
    Can bağında tutulasıca
    Aynı babasına çekmiş

    Yumurtanın sarısı
    Yere düştü yarısı
    Görümcem verem olmuş
    Kaynanama darısı

    Çeşme başı pıtırak
    Gelin kızlar oturak
    Ne oturak ne durak
    Satılak da kurtulak

    Kırşehir adın ünlüdür
    Bağın bahçen güllüdür
    Elden ayrıdır insanın
    Tatlı dilinden bellidir

    Almanya çiftlik gibi
    Dumanı iplik gibi
    Almanya'ya yar saldım
    Kınalı keklik gibi

    Yarim gitti gelmiyor
    Kimse kadrim bilmiyor
    Ayrıldığım günden beri
    Gözüm gönlüm gülmüyor

    Irmaklar su akmıyor
    Yar yüzüme bakmıyor
    Başka şehrin gülleri
    Kırşehir gibi kokmuyor

    Karşıda kara çalı
    Kararıp durma çalı
    Ben sana varır mıyım
    Sümüklü sıracalı

    Koyun keçi otlatırım
    Yükseklerden atlatırım
    Verselerdi benim yarimi
    Düşmanları çatlatırdım

    Taş dönmüyor dönmüyor
    Taştan bulgur inmiyor
    Evler kız ile dolu
    Biri benim olmuyor

    Pınara desti koydum
    Damla damla olacak
    Benim sevdiğim oğlan
    Başöğretmen olacak

    Kümbüle bak kümbüle
    Hiç teveği yok bile
    Askerin karısına
    Kirli yazma çok bile

    Koyunum arap gibi
    Üzümüm şarap gibi
    Güzeli olmayan evin
    Halleri harap gibi

    Sepet sepet üzüm var
    Bende sende gözüm var
    Senden başkası haramdır
    Dünya ahret sözüm var

    Uzun uzun kavaklar
    At oynatır savaklar
    Gel kız bizim eve gir
    Varsın olsun duvaklar

    Pek salınarak gidiyor
    Kervansaray bayırı gibi
    Yarim sakal koyurmuş
    Dinekbağı çayırı gibi

    Bağa girdim üzüme
    Gel izime izime
    Oğlan yanıma geldi
    Gurban ettim yüzüme

    Sarımsağı satarlar
    Kulbu ile tartarlar
    Varmam avrat üstüne
    Sıra sıra yatarlar

    Dağda tavuk kümesi
    Başında allı fesi
    Oğlanlar vezir olsa
    Yine kızın kölesi

    Karşı bağın üzümü
    Gelin kırma sözümü
    Utandım diyemiyom
    Bir öpeyim yüzünü



Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com