Toplam 6 sonuçtan 1 ile 6 arası gösteriliyor
  1. #1

    Arrow Osmanlı İmparatorluğunda Kadın Rolleri : Kadın Sultanlar Döneminde Kadının Önemi

    Bu raporun yazarı Michael Keating, danışmanı da Dr.Blake. Bay Keating bunu Women in Islam/Ottoman History dersi için bir araştırma projesi olarak yazmış ve 1 Aralık 2007'de teslim etmiş. Raporun adı Osmanlı İmparatorluğunda Kadın Rolleri: Kadın Sultanlar Döneminde kadının önemi.

    İslami toplumlarda kadının oynadığı rol her zaman tarihçilerin tartıştıkları bir konu olagelmiştir. İslam toplumları içinde kadını ve kadının rolünü ele alan çoğu kişi, kadınların baskılanmış, toplumdan ayrılmış ve toplum içinde erkeğe göre daha aşağıda bir yerde durduğu görüşündedir. Buna ek olarak, kadınların politik hayatta hiç bir rolleri olmadığı, hem kocalarının hem de ailedeki diğer erkeklerin baskısı altında bir yaşam sürdürdükleri düşüncesi yaygındır. Osmanlı İmparatorluğunda yaşanan Kadın Sultanlar dönemi, bu müslüman toplumda kadının yeri ve önemi ile ilgili olarak tarihçiler arasında bir tartışma için gereken zemini hazırlamıştır.

    Kadın Sultanlar dönemi Kanuni Sultan Süleyman'ın döneminde 1520'de başlamış ve 4. Mehmet padişahken, annesi Turhan Sultan da valide sultan iken 1656'da sona ermiştir.[1] Bu 136 yıl boyunca olanlar tarihçilerin epeydir üzerinde tartıştıkları bir dönemdir. Bu dönemde haremdeki kadınların ve özellikle de valide sultanların üstlendikleri rol, Osmanlı İmparatorluğu için olumlu mu yoksa olumsuz sonuçlara mı neden olmuştur? Çağdaş tarihçilerin genelde eğilimleri imparatorluk kadınlarının politik karar-verme süreçlerine katılmalarının imparatorluk için olumsuz bir katkı olduğu ve sonuç olarak da imparatorluğun çöküşüne neden oldukları yönündedir.


    1.Nicole Pohl. Women, Space, Utopia, 1600-1800 (
    Burlington: Ashgate Publishing Company, 2006), 141.

    Bir Osmanlı bürokratı ve tarihçisi olan Mustafa Ali kadınların Osmanlı tarihine olumsuz katkıda bulunduklarını düşünen tarihçilerin başında gelir. Kanuni döneminde kariyeri zirve yapan Mustafa Ali izleyen üç padişah döneminde de devlete hizmet etmiştir. Cornell H. Fleischer Tarihçi Mustafa Ali - Bir Osmanlı Aydını ve Bürokratadlı kitapta Ali'nin yazılarını incelemiş ve harem kadınlarına karşı olan olumsuz görüşlerini ortaya koymuştur. Mustafa Ali kendinden sonra padişah olması beklenen Şehzade Mustafa'yı öldürttüğü için Kanuni'yi eleştirmekte ve bunun suçlusu olarak da Hürrem Sultan ve Vezir-i Azam Rüstem Paşa'yı göstermektedir.1.
    Bir diğer deyişle Kanuni'nin oğlunu öldürtmesinin nedeninin Hürrem'in onun üzerindeki etkisi olduğu görüşündedir.

    Hürrem Sultan'ın gücünün bu denli ortada olması Mustafa Ali'yi rahatsız etmiş ve bunun sonuçlarının Osmanlı İmparatorluğu için olumsuz olduğu sonucuna vardırmıştır. Ali'ye göre bu olaydan başlamak üzere imparatorluk düzeni ve halkın değer yargıları bozulmaya başlamıştır. Buna ek olarak Ali, yönetimin bunu hak etmeyen insanların da elinde olduğuna inanıyordu.2.
    Bu değersiz insanlardan kastının ise harem kadınları ve özellikle Hürrem Sultan olduğu açıktı. Mustafa Ali kadınların imparatorluk işlerine karışmasının yanlış olduğuna ilişkin görüşlerinde yalnız değildi. Hem imparatorluk içinde hem de dışında kadınların imparatorluk politikalarına karışmasının yanlış olduğu görüşünde olan birçoktarihçi vardı.3.

    Çok daha sonraları Kadın Sultanlar dönemindeki kadınlara ilişkin yaygın olan bu görüşe karşı çıkmaya başlayan tarihçiler de ortaya çıktı. Bunlardan biri olan Leslie P. Peirce, İmparatorluk Haremi: Osmanlı İmparatorluğunda Kadın ve Egemenlik adlı kitabında harem kadınlarını ve özellikle valide sultanları inceleyerek bu kadınların imparatorluk tarihinde önemli ve olumlu roller oynadıklarını ortaya koyar. Bir diğer modern tarihçi olan Lucienne Thys-Şenocak Osmanlı Kadın Müteahhitler: Hatice Turhan Sultan'ın Mimari Himayesi adlı kitabında benzer görüşler öne sürer. Ancak kitabın isminden de anlaşılacağı gibi yazar Turhan Sultan'ın hayatına daha çok onun mimari başarılarından yola çıkarak ışık tutar.

    Harem kadınların hayatlarına yakından bakıldığında sayısız başarı ve sahip oldukları etkiyi gösteren siyasi karar görülebilir. Kadın Sultanlar Dönemi boyunca her biri kendine özgü yollarla güç sahibi olan ve bunu kullanan ve dolayısıyla da Osmanlı İmparatorluğundaki padişahlar ve olaylar üzerinde bir şekilde etkisi bulunan birçok harem kadını ortaya çıkmıştır. Kadınların bu etkisi diplomasi, padişaha danışmanlık yapma, mimari eserler bırakma, hayır işleri, ve diğer konularda net bir şekilde görülebilmektedir.


    Batılıların haremi genellikle yanlış anladıkları kesin. Harem sözcüğünü duyan batılı kulaklar bunu peçe, tül ve çok eşlilik ile bir tutar. Dolayısıyla da haremi kadının ezilmişliğinin bir sembolü haline getirir.
    1.
    Haremin kadınları sosyal hayattan ayırdığı doğru olsa bile burası aynı zamanda kadınlara güç kazanma imkanı yaratan bir kurumdur. 2.
    Harem çok iyi organize edilmiş ve yapılandırılmış bir kadınlar topluluğuydu. Hiyerarşinin en altında cariyeler en üstünde ise gedikliler vardı. Kadınlar kendi yeteneklerine göre de alt gruplara ayrılmışlardı. Bu sistem kadınların harem hiyerarşisi içinde üst basamaklara tırmanmasına da izin veren bir yapıydı.
    Harem kendi içinde bir dünyaydı ve buradaki tüm işler kadınlar tarafından halledilirdi.3.

    Harem hiyerarşisinin en üstünde haseki ve valide sultan bulunurdu. Haseki padişahın gözde eşiydi ve Hürrem Sultan'da da görüldüğü gibi önemli bir güç ve etki kaynağıydı. Ancak haremdeki en güçlü ve etki sahibi kadın padişahın eşi değil annesi, ya da valide sultandı. 4.Bazı valide sultanların çok genç ya da zihinsel olarak buna yeterli olmayan oğullarının naibi olarak imparatorluğu dolaylı olarak yönettikleri söylenmektedir. Tabii valide sultanların valide sultan olmadan önce genellikle haseki oldukları da bir gerçektir. Mesela Nurbanu Sultan, Safiye Sultan ve Kösem Sultan'da olduğu gibi.

    5.
    Avrupalıların Roxelana adıyla bildikleri Hürrem Sultan'ın Kadın Sultanlar dönemini başlatan kadın olduğu söylenir. Bu dönemin diğer güçlü kadınlarının aksine Hürrem Sultan gücünü valide sultan olarak değil, haseki sultan olarak göstermiştir; ömrü valide sultan olmaya yetmemiştir. Hürrem Sultan en önemli kazanımlarından birini henüz haseki değilken elde etmiş ve Kanuni ile evlenmeyi başarmıştı. Bu, o güne kadar gelen uygulamalara aykırı bir durumdu, çünkü padişahlar gözdeleriyle asla evlenmezlerdi.6.






  2. #2
    Bu döneme ait bir çok kitap okudum özellikle bu konu hakkında halaa merak eder dururum.

  3. #3

  4. #4
    Perde arkasında ki yöneticiler diyorum ben osmanlı kadınına

  5. #5
    İsim:  456020090425064812383.jpg
Görüntüleme: 3790
Büyüklük:  18,4 KB (Kilobyte)

    Osmanlı kadını dediğinizde aklınıza ilk gelen nedir? Oryantalistlere göre Osmanlı kadını egzotik, miskin, düşük ahlaklı birisi. Ama bu kitap öyle demiyor.

    Amerikan asıllı Aslı Sancar’ın, "Osmanlı Kadını: Efsaneler ile Gerçekler" adlı kitabı, Kaynak Yayınları’ndan çıktı.
    ABD’nin kitap oskarları sayılan Benjamin Franklin Ödülleri’nde 1800 yapıt arasından tarih alanında yayınlanmış "En İyi Eser" seçilen kitap, Osmanlı kadını hakkında 19. yüzyıldan itibaren oluşmuş, "fanteziye dayalı, olumsuz ve Oryantalist" görüşleri inceliyor.

    Osmanlı coğrafyasında uzun süreyaşamış Lady Montague, Julia Pardoe ve Lucy Garnett gibi Batılıların yazdıklarından alıntılar da yapılan kitapta, Osmanlı kadınının "Oryantalist kaynaklardagösterildiği gibi pasif, zayıf, Harem’de tutsak, sadece bir zevk aracı değil, aksine aktif, güçlü ve toplumda çok önemli yere sahip bir kadın olduğu" anlatılıyor. Osmanlı kadınının Harem’de hiçbir hakka sahip olmayan bir "köle" gibi sunulduğu Batılı tasvirler, Osmanlı sicil defterlerinden belgelerle çürütülüyor.

    BİLİNMEYEN OSMANLI KADININDAN KARELER

    Kitabın en ilgi çekici noktası ise Osmanlı kadınlarının o dönem Avrupalı kadınlarda bile bulunmayan haklara sahip olduğunu gün ışığına çıkartıp hatırlatması...

    İsim:  287320090424054725802.jpg
Görüntüleme: 1173
Büyüklük:  24,0 KB (Kilobyte)
    "EGZOTİK VE EZİLMİŞ KADIN" SUNUMU...33 yıldır Türkiye’de yaşayan ve adını değiştirerek Türk vatandaşı olmayı seçen Sancar, 1990’lı yıllarda Harem ile ilgili bir kitabın eline geçmesiyle bu konuya ilgisinin başladığını söyledi.

    "Kitap çok güzeldi ama tam bir oryantalist bakış açısı vardı" diyen Sancar, bu görüşlerin doğru olup olmadığını merak ederek araştırmaya başladığını,Türkiye ve dünyadaki birçok kaynağı ulaşmaya çalıştığını anlattı. Sancar, "Çoğunlukla Avrupaseyyahlarının yazıları var ama Batıda bu konuda bir boşluk olduğunu, kaynakların eksikliklerini gördüm. O nedenle İngilizce bir kaynak oluşturmaya karar verdim" dedi.

    Kaynakları inceledikçe Osmanlı kadını hakkında bilmedikleri çok şey olduğunu gördüğünü ifade eden Sancar, yabancıların gözünden Osmanlı kadını hakkındaki "efsane ve gerçekleri" şöyle dile getirdi: "Genel olarak Oryantalist bilim adamlarının sunduğu yayınlar var. Osmanlı kadını egzotik ve ezilmiş olarak gösteriliyor. Bu konudaki benim görüşlerim de araştırmalarımla çok değişti. En önemlisi Osmanlı kadının haklarını öğrendim. 1882’ye kadar bir İngiliz evli kadının mal sahibi olma veya miras hakkı yok. Malları kocasına ait, kendi adına dava açamıyor. Boşanma hakkı yok, boşandığında çocukları kocaya veriyorlar.

    Halbuki Osmanlı kadınının evlilikte kontrat yapma, istediği şartları koyma, boşanma hakkı var. Mal sahibi ve izni olmadan malları kullanılamıyor, mirasa sahip. Dava açabiliyor, küçük çocuklar anneye veriliyor. Bunların farkına vardım, bunlar benim için yeni bilgilerdi. Gördüm ki bildiğimiz efsane hakikatten gerçekten çok farklı..."

    OSMANLI KADININI TÜRKLER BİLE BİLMİYOR

    Sancar, bu konuyu Türkiye de bile birçok kişinin bilmediğine dikkati çekerek, "Kitaplarda bu konudan pek bahsedilmiyor ve Türkiye’deki kitaplar da yabancı kaynaklı olduğu için onlarda da bu konu geçmiyor. Halbuki Osmanlı kadınının o dönem çok önemli hakları var ve bunu kullanıyor. Bunun bilinmemesi üzücü" diye konuştu.
    Aslı Sancar, Osmanlı kadınının toplum ve aile içinde çok itibarlı bir statüye sahip, zarafet ve estetik yönünün dikkat çekici olduğunu vurguladı.

    AVRUPALI KADINDAN DAHA MEDENİ...
    Kitapta, Osmanlı kadınının yaşadığı Harem’in, düşünülenin aksine, kadınların rahatça bulunduğu ve misafirlerini ağırladıkları, ailece güzel saatler geçirdikleri yer olduğu belirtiliyor.

    Batılı seyyahlardan alıntılar yapılan kitapta, D’ohsson’un, Osmanlı kadını hakkında şu ifadeleri yer alıyor:
    "Tabiat, Doğu’nun kadınına hem zarafet hem de cazibe bahşetmiş. Tavırları soylu ve zarif. Davranışları hoş, konuşması açık, saf ve incelikli. En azından Türk Haremleri’ne sıkça girip çıkmış Hristiyan kadınların hepsi bunda ittifak ediyor. Bunun böyle olmadığına inanmak için de hiçbir sebep yok. Ben şahsen pek çok ortamda Türk kadınlarıyla bir araya geldim. Konuşmalarındaki sadelik, ifadelerindeki açıklık, düşüncelerindeki incelik, ses tonlarındaki zarafet ve davranışlarındaki seçkinlik beni her zaman için çok etkiledi."

    Bir Avrupalı kadın Miss Julie Pardoe’nün gözünden Osmanlı kadını ise şöyle: "Avrupa’da çok sık karşılaşabileceğiniz, o insanda konuşmaya heves bırakmayan kayıtsızlığın ya da tepeden bakan soruşturmacı tavrın Türk hanımefendilerinde de olabileceğinden korkmanıza hiç gerek yoktur. Onlarda tam tersine insana hoşnutluk veren, yürekten gelen bir medenilik vardır. Bu memleketin bütün insanlarında görebileceğiniz sezgisel nezaketlerinden doğar bu halleri..."

    Osmanlı kadınının özgürlüğüne dikkat çeken Pardoe ise şaşkınlığını, "Hepimizin inanmaya yatkın olduğu üzere özgürlük mutluluksa, Türk kadınları en mutlu kadınlardır, çünkü tüm imparatorluktaki en özgür insanlar onlardır" sözleriyle dile getiriyor.

    Kaynak: Haber 7.

  6. #6
    Böyle bir kitap var satış rekoru kırmış..



Benzer Konular

  1. Osmanlı’da Kadın Sultanlar: Kösem Sultan
    Konuyu Açan: Îکє†, Forum: Osmanlı Tarihi.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27-Oca-2012, 14:37
  2. “Adam Gibi Adam”, “Kadın Gibi Kadın” Olabilmek
    Konuyu Açan: Gülümse., Forum: Aşk-İlişkiler-Evlilik.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 18-Kas-2011, 21:56
  3. Cahiliye Döneminde Kadının Sokağa Çıkış Tarzı
    Konuyu Açan: Güzide, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 13
    Son Mesaj : 13-Eki-2011, 20:36
  4. Kadinin Sevinci-Kadinin Önemi
    Konuyu Açan: melkem, Forum: Hristiyanlık.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19-Eyl-2011, 19:57
  5. ''Kadın Gibi Kadın'' Nasıl Olunur
    Konuyu Açan: _Linda_, Forum: Aşk-İlişkiler-Evlilik.
    Cevap: 36
    Son Mesaj : 08-Eyl-2011, 15:00
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com