2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 12 sonuçtan 1 ile 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Exclamation Peygamberimizin (sav) Hz. Mehdi Hakkındaki Hadisleri

    MEHDİYET,
    EHL-İ SÜNNET İNANCINA GÖRE BİR İTİKAD KONUSUDUR

    Hazreti Mehdi, ahir zamanda gönderileceği Peygamber Efendimiz (sav) tarafından müjdelenmiş olan, Müslümanları zulüm ve sıkıntı ortamından kurtaracak, yeryüzündeki fitneleri ortadan kaldıracak, tüm dünyaya barış, adalet, bolluk, huzur, mutluluk ve refah getirecek kutlu bir şahıstır. Peygamberimiz (sav)'den aktarılan sahih rivayetlere göre Hz. Mehdi, çeşitli hurafelerle, batıl inanç ve uygulamalarla aslından uzaklaştırılmış olan dini özüne döndürecek, Hz. İsa ile buluşacak, Allah'ın izniyle yegane hak din olan İslam'ı yeryüzüne yerleşik kılacaktır.

    Mehdiyet konusu İslam tarihinde her dönemde önemli bir yer tutmuştur. Peygamber Efendimiz (sav)'in çok sayıdaki hadisinde, ismiyle, vasıflarıyla, yardımcılarıyla, devrinin özellikleriyle ve yapacağı icraatlarla ayrıntılı olarak tarif edilen Hz. Mehdi'nin geleceğine dair çeşitli Kuran ayetlerinde de işari manada müjdeler vardır.

    Tüm ehl-i sünnet alimleri, Hz. Mehdi'nin ahir zamanda geleceği konusunda ittifak halindedirler. Peygamberimiz (sav)'in müjdelediği bu şahsın geleceği ve İslam ahlakını yeryüzüne hakim edeceği hakkında, muteber İslam alimleri arasında hiçbir görüş ayrılığı yoktur.

    PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN HZ. MEHDİ HAKKINDAKİ HADİSLERİ "TEVATÜR" DERECESİNDEDİR

    Hadis imamları Hz. Mehdi hakkındaki hadislerin "mütevatir" olduğunu bildirmişlerdir. Bunun anlamı şudur: Mehdiyet hakkında aktarılan hadisler, bu konuda yalan söylemek kastıyla aralarında anlaşmaları teknik olarak mümkün olmayan kişilerden, pek çok farklı kanal vasıtasıyla hadis alimlerine ulaşmıştır. "Tevatür", kelime anlamı olarak "kuvvetli haber, içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber" demektir. (Büyük Lugat-Tür-Dav, 3003)"mütevatir" haber denilir. Birçok İslam alimi, Peygamberimiz (sav)'in Hz. Mehdi ile ilgili hadislerinin mütevatir olduğunu bildirmiştir.

    Ayrıca dinimizde çok önemli bir kaynak olarak kabul edilen "Kütüb-ü Sitte"de de Hz. Mehdi hakkında birçok "sahih" hadis bulunmaktadır. Kütüb-ü Sitte dışındaki diğer hadis kaynaklarında da Mehdiyetle ilgili pek çok sahih rivayet nakledilmektedir. Alimlerimizin, sahih ve mütevatir hadisleri reddetmenin, Peygamber (sav)'in sözünü reddetmek anlamına geleceği yönündeki ifadeleri de dikkate alındığında, Mehdiyet inancının dinimizdeki yeri ve önemi daha iyi anlaşılır.

    Hz. Mehdi, yüzyıllardır İslam ümmeti tarafından beklenmektedir. Ancak gerek geçmiş alimlerin izah ve yorumlarından, gerekse günümüzde ve yakın geçmişte yaşayan İslam alim ve mütefekkirlerinin açıklamalarından ve tariflerinden Hz. Mehdi'nin çıkışının içinde bulunduğumuz döneme denk geldiği anlaşılmaktadır. Nitekim rivayetlerde Hz. Mehdi'nin çıkış alameti olarak bildirilen olayların pek çoğunun aynen ve kısa aralıklarla art arda gerçekleşmesi, bu büyük şahsın vazifeye başlamasının yakın olduğunun, belki de başlamış olduğunun açık bir göstergesidir. Peygamberimiz (sav)'in mütevatir ve sahih hadislerinde açıkça haber verilen ve pek çok İslam aliminin eserlerinde detaylı olarak ele aldıkları Mehdiyet konusunda, İslami literatürde pek çok rivayet ve açıklama bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

    İbni Hacer Askalani Fethü'l-Bari'de; Mehdi'nin bu ümmetten olacağı ve Hz. İsa (A.S.)'nın onun arkasında namaz kılacağına dair hadisler tevatür etmiştir, der. Şevkani de İsa'nın ineceğine dair hadislerin sayısının 29'a ulaştığını söyleyerek, bunları bir bir nakletmiş ve sonunda: "Bizim naklettiğimiz hadisler görüldüğü gibi tevatür haddine ulaştı. Bu beyanımızla şu sonuca varılıyor ki, beklenen Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal hakkında hadisler ve İsa'nın inmesine dair hadisler mütevatirdir" demiştir. (Sünen-i İbn-i Mace 10/338)

    Mehdi'nin geleceğine dair olan sahih hadisler tevatür niteliğini taşımaktadır.(Kıyamet Alametleri, s. 193)

    Onların zannına göre, Mehdi vefat etti; geçti gitti... Halbuki, bu babda (konuda) gelen sahih hadis-i şerifler meşhurdur. Hatta tevatür-ü manevi derecesinde olup, taifenin sözlerini tekzip etmektedir. (Mektubat-ı Rabbani, 2/250)

    Mehdi'nin geleceğine dair Resulullah (sav)'dan tevatür düzeyinde birçok hadis rivayet edilmiştir... (eb'ul-Hasan Muhammed b. Hasan el-Überi Sicistani, Menakıb'üş-Şafii/Dr.G.Hüseyin Tacirineseb, Mehdilik ve İmam Mehdi, s. 88 ve 405)

    Mehdi'nin varlığı ve ahir zamanda zuhur edeceği, Peygamber ailesinden ve Fatıma oğullarından oluşu, tevatür ölçüsüne ulaşan hadislerle açıklanmıştır ve bu hadisleri inkar etmenin hiçbir anlamı yoktur... Tevatür ölçüsünü aşan, doğru ve açık hadislerde, Mehdi'nin Fatıma soyundan olup, dünya sona ermeden zuhur edeceği, zulüm ve haksızlıkla dolmuş olan dünyaya, adalet ve hakkaniyet getireceği, onun zamanında İsa Mesih'in gökten ineceği ve onun önderliğinde namaz kılacağı kanıtlanmış bulunmaktadır. (Şerif Muhammed b. Resul Berazenci Medeni, el-işae, s.184 ve 305 / Mehdilik ve İmam Mehdi, s. 328)

    Kıyamet gününün en büyük alametlerinden birisi de, hakkında tevatür derecesini aşacak derecede hadis bulunan bir kişinin zuhur edeceğidir. Birçok hadis hafızları, Mehdi'nin Peygamber soyundan olduğunu kabul etmişlerdir, böyle mütevatir bir konuya sırt çevirmek yakışık almaz. Hak ehlinin inancına göre, Mehdi İsa Mesih'ten ayrıdır. Mehdi, Mesih'ten önce zuhur edecektir. Bu konu Sünni bilginleri arasında, onların inancından sayılacak kadar yaygınlık kazanmıştır. (Şemseddin Muhammed b. Ahmed Sefareyni, Levaih'ül-Envar'ül Behiyye şehri, c. 2, s. 74-76-86'dan özet)

    Muhammed b. Ali Şevkani, "et-Tavzih..." isimli kitabında şöyle söylemiştir: ... Bunlar (Mehdi, Deccal ve Mesih ile ilgili rivayetler) hiç kuşku yok ki, mütevatir hadislerdir, Peygamber'in buyruğu hükmündedir... Buna göre, Deccal ve Mesih hakkındaki rivayetler mütevatir olduğu gibi Mehdi hakkındakiler de mütevatirdirler... (Muhib b. Salih el-Bureyni, Ikd'üd-Dürer fi Ahbar'il-Muntazar, s. 14-15 / Ebu Tayyib Muhammed Sıddık Kunuci, el-İzaetü... s. 95 ve 130 / Mehdilik ve İmam Mehdi s. 329)

    Mehdi hakkındaki hadisler, manevi tevatür ölçüsünü geçmiş, inkar edilmelerinin bir anlamı yoktur. (Şeyh Hasan Advi Hamzavi, Meşarik'ül-Envar, F.2, s. 115, -1307 H. Basımı / Mehdilik ve İmam Mehdi s. 329)

    ... Mehdi hakkındaki hadisler tevatür ölçüsünden çoktur. "Sünen", "Mesned" ve "Mu'cem" kitaplarında mevcuttur. (M. Sıddık b. Hasan Kunuci, el-İzaetü... s. 94)

    Yukarıda isimlerini verdiğimiz kaynaklar dışında pek çok kişi daha sayısız eserinde, Hz. Mehdi hakkında ulaşan hadislerin tevatür derecesinde olduğunu açıklamışlardır. Bu İslam alimlerinden bazıları ve bu konuda açıklama yaptıkları eserleri şunlardır:

    1. Ebu Abdullah Muhammed b. Yusuf Genci Nufeli, el-Beyan fi Ahbari Sahib'üz-Zaman, s. 126
    2. Şemseddin Muhammed b. Ahmed Kurtubi, et-Tezkiretü fi Ahval'il-Mevta ve Umur'il-ahireti, s.710
    3. İbni Kayyim Cavziye Muhammed b. Ebi Bekr Dımışki, el-Menar'ül-Münif, s. 142
    4. Şehabeddin b. Hacer Ahmed b. Ali Askelani, Tahzib et-Tahzib, c.9, s. 126
    5. Celaleddin Abdurrahman Suyuti, Arf'ül-Verdi, eki el-Havi Lilfetavi, c.2, s. 165
    6. Eb'ul-Abbas b. Hacer Ahmed b. Muhammed Haytemi, Sevaik'ül-Muhrika, s. 99 / El-Kavl'ül Muhtasar, s. 23
    7. Şerif Muhammed b. Resul Berazenci Medeni, el-İşae, s. 147, 185
    8. Şemseddin Muhammed b. Ahmed Sefarini, Levaih'ül-Envar'il-Behiyye, c. 2, s. 89 / Ahval-i Yevm'ül-Kıyamet, s.33
    9. Muhammed b. Ali Sabban Mısri, İs'afur-Rağibin, Nur'ul-Ebsar haşiyesinde matbu s. 192 Sevaik'ül-Muhrika'dan naklen.
    10. Mü'min b. Hasan Mü'mim Şeblanci, Nur'ul-Ebsar, s.189
    11. Muhammed Sedik Hasan Kunuci Buhari, el-İzae, s.120
    12. Muhammed b. Cafer İdrisi Ketanı, Nzm'ül-Mütenasır Fi'l-Hadis'il-Mütevatir, s.145
    13. Eb'ul-Feyz Ahmed b. Muhammed Ğumari, İbraz'ül Vehm'il-Meknun, s. 3-4
    14. Abdülmuhsin b. Muhammed Abbad, Meccelet'ül-Camiat'ül-İslamiyye, sayı 3, s. 598

    İSLAM ALİMLERİNİN HZ. MEHDİ'NİN GELİŞİ İLE İLGİLİ İZAHLARI
    Birçok büyük İslam alimi ahir zamanda Hz. Mehdi'nin gelişinde hiçbir şüphe olmadığını ifade eden açıklamalar yapmıştır. Bunların arasında en ünlülerinden biri Muhyiddin Arabi'dir. Futuhat-ı Mekkiye isimli eserinde Muhyiddin Arabi şöyle söylemektedir:

    Muhakkak ki, yeryüzü zulüm ve haksızlık ile dolduğu sırada Allah'ın halifesi kıyam edecek, yeryüzünü adalet ve eşitlikle dolduracak... Genel kazancı halka arasında eşit olarak paylaştıracak, halka adaletle hükmedecek ve anlaşmazlıklarda hakemlik edecek... Allah onun işini bir gecede düzene koyacak, zafer hep onun önünde yürüyecek... Ayağını Peygamberin ayağının yerine koyacak (onun izinde yürüyecek) ve hiçbir zaman sapmayacak... Dağınık dinleri (batıl inançları) ortadan kaldırıp, sadece hak dini hakim kılacak... (Muhyiddin Arabi, el-Futuhat El Mekkiye, 366. bab, C.3, s. 327-328)

    Bu konuda açıklama yapan bir diğer kişi ise Mısırlı ünlü yazar Şeyh Mansur Ali Nasif'tir. Bir eserinde Mehdilik inancını şu şekilde tanımlamaktadır:

    Ehl-i Beyt'ten Mehdi adında bir zat kaçınılmaz olarak zuhur edecek, İslam topraklarına hakim olacak, Müslümanlar kendisini izleyecek ve O, Müslümanlar arasında adaletle, hakkaniyetle davranacak, dini sağlamlaştıracak. Ondan sonra Deccal ortaya çıkacak ve Mesih (Hz. İsa) inerek Deccal'ı öldürecek veya öldürülmesinde Mehdi'ye yardım edecektir. (Et-Tac'ül-Camiü Lil-Usul, c.5, s.341)

    Mısır el-Ezher Üniversitesi İnançlar Kürsüsü'nde öğretim görevlisi olan yazar Seyyid Sabık ise, İslam Konferansı tarafından seçilmiş bir kitap olarak yayınlanan el-Akaid'ül İslamiyye (İslam Akaidi) isimli kitabında Hz. Mehdi'nin gelişi ile ilgili şu açıklamaları yapmaktadır:

    Mehdi hakkında sözün özü şu ki; O, zamanın sonunda, pek yakında zuhur edecektir... Yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolmuş iken, O, adalet ve hakkaniyetle dolduracaktır. O muhakkak surette İslam kanununu ortaya koyacak ve yıpratılmış olan Peygamber sünnetini canlandıracaktır. (El-Akaid'ül-İslamiyye, s. 250)

    Alaeddin Ali b. Hişam Muttaki Hindi de, "er-Reddü" isimli kitabında şöyle demiştir:

    Allah'ın rahmeti sana olsun bil ki; vaad edilen Mehdi'nin varoluşunda hiç kuşku yoktur. Üç yüz hadis ve eserle hatta daha fazlası ile bu kanıtlanmıştır. (Casim Mühelhil, el-Burhan, c. 1, s. 339 / Mehdilik ve İmam Mehdi, s. 328)

    Ünlü İslam alimlerinin, bu açıklamaların yanı sıra, Hz. Mehdi'nin gelişi ile ilgili konuların ehl-i sünnet inancı olduğuna dair de detaylı açıklamaları mevcuttur. Bu açıklamalardan birkaçını şöyle sıralamak mümkündür:

    Ebu Muhammed Hasan b. Ali el-Berbehari Hanbeli "Şerh'üs-Sünnet" isimli kitabında ehl-i sünnet inançlarını sıralayarak şöyle yazıyor: "...Ve Meryem oğlu İsa'nın gökten ineceğine, Deccal'ı öldüreceğine ve Muhammed (SAV) oğullarından Kaim'in (Mehdi) arkasında namaz kılacağına inanmak." (Casim Mühelhil, el-Burhan..., c. 1, s. 426)

    Doğru hadislere dayanılarak, kesin olarak inanılan bir konu da (zuhur edecek olan) Mehdi'nin varlığıdır. Onun zamanında Deccal ve Mesih de ortaya çıkacaktır. (İbni Hacer, Ahmed b. Muhammed Haytemi Şafii, el-Kavl'ül-Muhtasar fi Alamat'il Mehdiyyül-Muntazar, s. 74)

    Eb'ul-Eşbal Ahmed Muhammed Şakir "Şerh-i Müsned-i İmam Ahmed" isimli kitabında: Birçok sahabeden doğru senetlerle ulaşan doğru sünnete göre: (Mehdi'ye inanmak) kanıtlanmış, bunun doğruluğundan kuşku duymak kimsenin haddinde değildir. (Casim Mühelhil, el-Burhan... Mukaddimesi, c.1, s. 343)

    Demek ki, Mehdi'nin zuhur edeceğine inanmak vaciptir, ona inanmak Peygamber (sav)'in buyruğunu doğrulamak için gereklidir. Nitekim bu konu ehl-i sünnet inanç kitaplarında kaydedilmiş ve kanıtlanmıştır. (Eb'ul-Feyz Ahmed b. Muhammed Ğumari Şafii, İbraz'ül-Vehm'ül-Meknun, s. 3-4)

    İslam alimlerinin Hz. Mehdi'nin gelişi ve yapacakları hakkındaki hadisler ile ilgili yaptıkları bu izahlar kuşkusuz son derece önemlidir. Ancak daha da önemlisi Peygamberimiz (sav)'in ahir zaman ve Hz. Mehdi ile ilgili hadislerinin günümüzde tek tek ve birbiri ardı sıra gerçekleşiyor olmasıdır. Kuşkusuz bu olayların Peygamberimiz (sav)'in bir mucizesi olarak gerçekleşmesi, doğrulukları üzerinde herhangi bir şüpheye imkan bırakmamaktadır.




    Konu İnciseL tarafından (01-Nis-2012 Saat 20:10 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    ugur33
    her yüzyılın başında bir yenileyici hurafeleri bidatları kaldıracak biri gelecek yani. o zaman islam takvimi Hicri oldugu için 32 yıl geçmiş yani 1432 olmuş. imam rabbani Hazretleride bu hadisi şerifi ilk çeyrege kadar geldi geldi yoksa diger yüzyıla kaldı demektedir. o zaman bu yüzyılda gelmeyecek. kimse bu yüzyılda gelecek demesin o zaman cünkü bu sahih bir hadis. kimisi gelmiş istanbulda cıkacak. nereden cıkarıyorsunuz bir tane hadis gösterin istanbulda cıkacagına dair. hadislerde Mekke Medine geçiyor. kısaca bu yüzyıl geçti diger yüzyıla kaldı (dogrusunu Allah bilir )

    birde 40 yaşında zuhur edecek Mehdi (a.s) . Mehdi (a.s) çıktı diyenlerede söyleyelim. şuanki duruma göre bakın bakayım Mehdi (a.s) cıkmışmıdır. Mehdi (a.s) cıktıgı zamanlar ortalık kan gölü gibi olacak. sufyani diye bir adam ortalıgı yakıp kavuracak.. Hadisi şeriflere göre daha mehdi (a.s) ın gelmesine var. bu yüzyıl geçti

  3. #3
    1. Her yüzyılda bir müceddid gelecektir. Hicri 1400’de gelecek olan ise ahir zamanın büyük müceddidi Hz. Mehdi (a.s.)’dir.

    Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen hadislerde, büyük ehli sünnet alimi Ebu Davud Hazretleri'nin Sünen-i Ebu Davud isimli eserinde, İmam Rabbani Hazretleri’nin Mektubatı’nda yer alan hadislerde ve Hicri 1300’ün müceddidi olan son bin yılın en büyük alimi ve müceddidi olan Said Nursi Hazretleri’nin risalelerinde her yüzyılda İslam dinini bidatlerden ayıracak bir kişinin geleceği bu kişi vesilesiyle İslam ahlakı ve fazileti ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetinin canlandırılacağı haber verilmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde özellikle Hicri 1400’ü Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur vakti olarak bildirmiş ve bu dönemden itibaren insanların Hz. Mehdi (a.s.) etrafında toplanmaya başlayacaklarını söylemiştir. Üstad Hazretleri ise yaşadığı Hicri 1300’den yüz yıl sonra Hz. Mehdi (a.s.)’nin geleceğini ve dünyaya hakim olan zulüm sistemini dağıtacağını söylemiştir.





    Ebu Hüreyre'nin rivayetine göre; Resulullah (S.A.V.) şöyle buyurmuş: Gerçekten Aziz ve Celil olan Allah HER YÜZ SENENİN BAŞINDA şu ümmetin dinini bidatten (dine sonradan karışmış batıl uygulamalardan) ayıracak, yenileyecek (ilim sahibi) bir zatı gönderir.

    (Sünen-i Ebu Davud, 5/100)


    HER YÜZ SENE BAŞINDA bu ümmetin uleması arasından BİR MÜCEDDİD GELECEK ve şeriatı (Kuran ahlakı ve fazileti ile Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetini) ihya edecektir (canlandıracaktır).

    (Mektubat-ı Rabbani, 1/520)


    Ashab-ı Kütüb-i Sitte'den İmam-ı Hâkim'in Müstedrek'inde ve Ebu Dâvud'un Kitab-ı Sünen'inde, Beyhaki "Şuab-ı İman"da tahric buyurdular (meydana koydular): "HER YÜZ SENEDE BİR, CENAB-I HAK BİR MÜCEDDİD-İ DİN (DİNİ YENİLEYEN) GÖNDERİYOR..."

    (Barla Lahikası, s. 119)


    Üstad Said Nursi Hazretleri, Barla Lahikası’nda Hicri 1200’ün yani 12. asrın müceddidinin Hazreti Mevlana Halid olduğunu bildirmiştir.


    "HER YÜZ SENE BAŞINDA dini tecdid edecek (yenileyecek) bir müceddidi (yenileyiciyi) gönderiyor" müjdesinin ihbarına (verdiği bilgilere) muvâzi (uygun) olarak HAZRET-İ MEVLANA HALİD
    -ekser ehl-i hakikatin tasdikiyle (din alimlerinin büyük bir çoğunluğunun onaylamasıyla ve ittifakla)- 1200 senesinin yani ON İKİNCİ ASRIN MÜCEDDİDİDİR.

    (Barla Lahikası, s. 120)


    Mevlana Halid-i Bağdadi Hicri 1193 (Miladi 1779) yılında doğmuş, Hicri 1242 yılında (Miladi 1827) vefat etmiştir. Bu mübarek insan, İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun ittifakıyla, Hicri 12. ve 13. yüzyıllar arasındaki müceddiddir.

    Üstad Said Nursi Hicri 1300 lü yılların müceddididir

    Mevlana Halid Hazretleri’nin Hicri 1200’ün müceddidi olduğunu belirtmesinin hemen ardından da, tam yüz sene sonra yani Hicri 1300’de ise Bediüzzaman Said Nursi kendisinin ve eserlerinin bir müceddid görevinde hizmet vermiş olduğunu çok açık bir şekilde ifade etmiştir:


    Madem TAM YÜZ SENE SONRA aynen dört cihette (yönde) tevafuk ederek (tam uyarak) RİSALE-İ NUR ECZALARI (BÖLÜMLERİ) AYNI VAZİFEYİ GÖRMÜŞ... Kanaat verir ki -nass-ı hadis ile (hadisin şüpheye yer bırakmayan ifadesi ile)- Risale-i Nur tecdid-i din (dini yenileme) hususunda BİR MÜCEDDİD HÜKMÜNDEDİR.

    (Barla Lahikası, s. 121)


    Said Nursi Hazretleri kendisinden bir asır yani yüz sene sonrası olan Hicri 1400’de ise zulümatı dağıtmak üzere bu sefer Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur edeceğini bildirmiştir


    Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli "lamlar" ve "mimler" ikişer sayılsa BUNDAN BİR ASIR SONRA ZULÜMATI DAĞITACAK ZATLAR İSE, HAZRET-İ MEHDİ (A.S.)'NİN ŞAKİRTLERİ (TALEBELERİ) OLABİLİR

    (Şualar, s. 605)


    İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE (dünyanın geleceğinde) 1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ asırlarında karib (yakın) zannetmişler.

    (Sözler, s. 318)


    Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza HAKİKİ BEKLENİLEN VE BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT dahi bu zamanda gelse...

    (Kastamonu Lahikası, s. 57)


    Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400’de zuhur edeceğini bildiren bir hadis Peygamberimiz (s.a.v.)’den şöyle rivayet edilmiştir:


    İnsanlar 1400 senesinde Hz. Mehdi (a.s.)'nin yanında toplanacaklardır.

    (Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108)





    İmam Rabbani Hz. Mehdi (a.s.)'nin, Peygamberimiz (sav)'in vefatından 1000 (bin) sene geçtikten sonra, "bin ile ikinci bin yıl arasında" geleceğini bildirmektedir:


    Ancak beklenen odur ki; aradan bin sene geçtikten sonra bu saklı devlet tecid edile (yenilene). Ona bir üstünlük verilip suyu bulması, arttırıla... Böylece kemalatin (faziletlerin, mükemmelliklerin) aslı zuhur edip onun zilletini örte.. Ve yüce bağlılığa değer veren Mehdi gelsin. Allah ondan razı olsun.

    (Mektubat-i Rabbani, 1/569)


    Kuran hükümlerinin kuvvetlendirilmesi, milleti yenilemesi bu İKİNCİ BİNDEDİR. Bu davanın doğruluğuna adil şahid: Hz. İsa'nın (a.s.) HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN BU BİN İÇİNDE VAROLUŞLARIDIR.

    (Mektubat-ı Rabbani, c.1, s. 611)



    Resulullah (S.A.V.)'in ümmeti arasından çıkanlar pek kamildirler. Yani Resulullah (S.A.V.)'in irtihali (vefatı) üzerinden bin sene geçtikten sonra isterse az olsunlar. ARADAN BİN SENE GEÇTİKTEN SONRA, HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN GELİŞİ DE BUNUN İÇİNDİR. Onun mübarek kudümünü (gelişini), Hatem'ür-rüsül Resulullah (S.A.V.) müjdelemiştir. Hz. İsa (as) dahi aradan bin sene geçtikten sonra nüzul edecektir (inecektir).

    (Mektubat-ı Rabbani, c.1, s. 440)


    Peygamber Efendimiz (sav)'in vefatının ardından bin sene geçtikten sonra ikinci bin yılına girilir. İmam Rabbani Hazretleri'nin yukarıdaki izahlarına göre, inşaAllah Hz. İsa ve Hz. Mehdi (a.s.), bu bin ile ikinci bin yıl arasında geleceklerdir. Mehdi (a.s.)’nin ikinci binde geleceği konusunda son derece açık ve kesin ifadeler kullanmıştır.

    Hz. Mehdi (a.s.), Hicri 1400’de zuhur edecek olan ahir zamanın Büyük müceddididir. Allah, nasıl her Hicri yüzyıl başında İslam ahlak ve faziletini yenilemek ve hak dini bidatlerden arındırmak için bir müceddid göndermiş ise içinde yaşadığımız Hicri 1400 de de her zaman olduğu gibi mutlaka bir hidayet önderi, bir kutb-u azam, veli bir kişi gönderecektir. Bu kişi müslümanlara yüzyıllardır yaşadıkları sıkıntı, zorluk, acı ve zulümleri unutturacak, tüm insanlığa huzur, barış, mutluluk, adalet, hakkaniyet, sevgi ve kardeşlik getirecek olan Hz. Mehdi (a.s.)’dir. Ancak Hz. Mehdi (a.s.) diğer yüzyıllarda zuhur eden müceddidlerden farklı olarak ahir zamanın Büyük Mehdisi olacak ve deccaliyetin en şiddetli olduğu böyle bir dönemde bütün zulüme dayalı sistemleri, batıl inanç ve felsefeleri fikren yerle bir edecektir.





    2. Hz. Mehdi (a.s.) Hicri 1400’de zuhur etmesinin ardından hemen tanınmayacaktır. Tam olarak tanınması yaklaşık 40 yılı bulacaktır.

    Hz. Mehdi (a.s.) ilk zuhur vakti olan Hicri 1400 başında göreve başladığında çok uzun bir dönem pek az bir kimse dışında onun Hz. Mehdi (a.s.) olduğu bilinmeyecektir. Peygamberimiz (s.a.v.)’e peygamberlik görevi 40 yaşında verilmiştir ancak bu sırada çevresinde Onu tanıyan, kendisinin peygamber olduğunu bilen çok az sayıda insan olmuştur. Birçok peygamberin durumu da böyledir.

    Üstad Said Nursi Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur ettiğinde herkesçe hemen tanınmayacağını ifade etmiştir. Hz. Mehdi (a.s.)’nin kendisinin dahi ilk başta ahir zamanın Mehdi‘si olduğunu bilmeyeceğini söylemiştir. Üstad bu sözünde, ahir zaman şahısları olarak ifade ettiği Hz. Mehdi (a.s.), Hz. İsa (a.s.) ve deccalin sadece derin iman sahibi bazı müminlerin dikkatleriyle tanınabileceğini;


    Halbuki demiştik: Bu dünya tecrübe meydanıdır. Akla kapı açılır, fakat ihtiyarı elinden alınmaz. ÖYLE İSE O EŞHAS (KİŞİLER), hattâ o müthiş Deccal dahi ÇIKTIĞI ZAMAN ÇOKLARI, HATTÂ KENDİSİ DE BİDAYETEN (BAŞLANGIÇTA) Deccal olduğunu BİLMEZ. BELKİ NUR-U ÎMÂNIN DİKKATİYLE, O EŞHAS-I ÂHİR ZAMAN (AHİR ZAMAN ŞAHISLARI) TANINABİLİR.

    (Sözler, ss. 343-344)


    sözüyle açıklamıştır.

    Büyük İslam alimi, müceddid Medineli Allame Seyyid Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci ise “Kıyamet Alametleri” isimli önemli eserinde Hz. Mehdi’nin hakimiyet süresi ile ilgili çok önemli bir hususa dikkat çekmekte ve İbni Hacer’in El-Kavlül Muhtasar isimli eserini kaynak olarak göstererek, “BU RiVAYETLERİN HEPSİ ZUHURU VE GÜCÜ İTİBARİYLE DOĞRUDUR” demektedir. Yani HADİSLERDE BELİRTİLEN FARKLI TARİHLERİN HEPSİ DOĞRUDUR VE BU TARİHLER ALLAH’IN İZNİYLE ÇOK UZUN BİR ÖMÜR SÜRECEĞİ PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)’den rivayet edilen hadislerle bildirilen HZ. MEHDİ’NİN HAYATININ FARKLI DÖNEMLERİNİ İŞARET ETMEKTEDİR.



    Hazreti Mehdi (a.s)'de önceki peygamberlerin bazı özellikleri vardır. Bunların arasında HAZRETİ ADEM (A.S) VE HAZRETİ NUH (A.S)'DA OLAN UZUN ÖMÜRLÜLÜK de vardır."

    (Bihar-ul Envar, cilt. 51, Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, Sf.217)


    (Aşağıdaki anlatım, bizzat Seyyid El Berzenci Hazretleri’nin Kıyamet Alametleri adlı eserinin 185. ve 186. sayfalarında yer alan kendi orjinal izahıdır ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin görev süresindeki farklı hizmet dönemlerine dikkat çekmektedir.)


    Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci şu önemli açıklamalarda bulunmaktadır:

    Birincisi, Peygamber (sav) Ümmetini bilhassa Ehli Beytini bir çok şeyle müjdelemiştir. Onların her türlü zulüm ve işkencelerinden kurtarılacaklarını anlatmıştır. Bu da ancak uzun bir müddet yapılacak olan adalete bağlıdır. Yedi ve dokuz sene gibi kısa bir süre ise buna kâfi değildir.

    İkincisi, Mehdî tıpkı Zülkarneyn ile Süleyman gibi bütün dünyaya hükmedecek. Diğer ülkelerde Mescitler, binalar kuracak, dokuz sene gibi az bir müddet yapacak olduğu fikri mücadeleye ve diğer işlere yetmez.

    Üçüncüsü, onun zamanında ömürler uzayacak. ÖMÜRLERİN UZAMASI, ONUN DA UZUN ÖMÜRLÜ OLMASINI GEREKTİRİR... Aksi halde ömürlerin uzamasının bir anlamı kalmaz.

    Dördüncüsü, O, Rumlarla dokuz senelik bir barış andlaşması yapacak; buna göre Konstantiniye’de yedi sene ikâmet edecek. Oraya iki kere gidişi ve dönüşü tabii ki yıllar alacaktır. Süfyanî ile yapacağı fikri mücadele de öyle. Çünkü yukarıda da arz ettiğimiz gibi, Süfyanî kendisine biat ettikten üç sene sonra andlaşmayı bozacak ve bu yüzden onunla fikren mücadele etmek zorunda kalacaktır.

    Hindi ve diğer ülkeleri manen feth etmesi de muhakkak ki yıllara malolacaktır. Nitekim bütün bu anlattıklarımız, muhtelif rivayetlerde varid olmuştur.


    Bütün bu işler, hükümranlığı süresinin dokuz yıldan fazla olduğunu göstermektedir Öyleyse, YEDİ SENE İLE TAHDİD (EDİLMESİ (SINIRLANDIRILMASI), BÜTÜN ÜLKELERE TAM MÂNASİYLE YEDİ SENE HÂKİM OLMASI İTİBARİYLEDİR, ONDOKUZ YIL İLE TAHDİDİ (SINIRLANDIRILMASI), SÜFYANÎ İLE FİKRİ MÜCADELE YAPMASI, ONU FİKREN MAHLUP EDİP, ÜLKELERE (MANEN VE FİKREN) HÂKİM OLMASI VE BÜTÜN İNSANLARIN EMRİNİN ALTINA GİRMESİ İTİBARİYLEDİR... (yani bu zamanda geçen süre itibariyledir ki, bu da ondokuz seneyi içine alır...)

    Yukarda arz etmiştik: O, Rumlarla dokuz sene barış yapacak, onlarla fikri mücadele yapması ve duruma hâkim olması, takriben on sene sürer, Şam’a girmesi, Süfyanî’nin ona biat etmesi, üç sene sonra biat’dan vaz geçmesi, bu yüzden onunla fikri bir mücadele yapması ve dolayısıyla bu aradan bir sürü senelerin geçmesi tahminen yirmi dört yılı bulur... Mekke’ye girmesi, orada Mekke Emrinin düşünce sistemini çökertmesi, dolayısıyla BÜTÜN HİCAZ ÜLKELERİNE MANEN VE FİKREN HÂKİM OLMASI DA AŞAĞI YUKARI KIRK SENEYİ bulur... Sonra bütün ülkelere manen ve fikren hâkim olması, Horosanlı Haşimî’nin zuhur etmesi ... de az vakit almaz!.. Kaldı ki dokuz veya aşağı bir zaman hâkim olması, İsa’nın (A.S.) nüzulundan sonra olması da muhtemeldir...

    (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci, Pamuk Yayıncılık, 185, 186)



    Görüldüğü gibi büyük İslam Alimi seyyid Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)’nin görev sürelerini mutelif zamanlar içerisinde anlatmış bu büyük müceddidin Kuran ahlakı ve fazileti ile Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetini dünya üzerinde hakim etmesinin yaklaşık 40 yılı bulacağını bildirmiştir. Bu süre içinde Hz. Mehdi (a.s.), deccaliyet sisteminin kendisine karşı kurduğu tuzaklarla, komplolarla, tecritlerle meşgul olacak, bir gaybet dönemi olacak ayrıca sayıları 313 kişiden müteşekkil olduğu hadislerde açıklanan talebelerinin bir araya gelmeleri ve imanlarının güçlü hale gelmesi için çok samimi bir gayret içinde olacaktır. Yine Hz. Mehdi (a.s.)’nin hapis dönemi olacak, daha sonrasında müslümanların esaretine son verecek, yaşanan acı, zulüm ve baskı ortamını tamamen ortadan kaldırmak ve insanlar arasında Kuran ahlakını hakim kılmak ve İslam Birliği oluşturmak için hakkaniyetli bir çalışma içinde olacaktır. Ancak bu çalışmaların hiçbiri 7 ya da 10 yıl gibi kısa bir zaman dilimi içinde tamamlanmayacak, hepsi ayrı ayrı çok uzun sürecekler alacaktır.

    Aynı şekilde Hz. Mehdi (a.s.), tüm dünyada, farklı farklı ülkelerde imar çalışmaları yapacak, binalar ve müslümanların ibadetlerini rahatça yayabilmeleri için mescidler inşa edecektir. Ancak bu çalışması da 9 yıl gibi kısa bir müddet içinde değil çok daha uzun bir zaman dilimi içinde gerçekleşecektir. Diğer yandan Süfyani sistem ile fikri bir mücadelesi olacak ve bu sistemin oluşturduğu münafıklık ile de uzun yıllar süren bir manevi mücadelesi olacaktır. Hatta bu süre takriben 24 yılı bulacaktır. Diğer yandan dünya ülkelerini manen ve fikren feth etmesi yani Kuran ahlakı ve fazileti ile Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetini insanlara kabul ettirmesi de çok uzun bir vakit alacaktır. El Berzenci Hazretleri tüm bu çalışmalarının sonunda Hz. Mehdi (a.s.)’nin İslam ahlakının dünya hakimiyeti için en az 40 yıl gayret göstereceğini söylemektedir. Bu da Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur zamanı olan Hicri 1400 itibariyle hemen tanınması gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını bu tanınmanın yukarıda belirttiğimiz tüm bu çalışmalar nedeniyle en az 40 yıl; yani 40, 50, 60 yıl gibi uzun bir dönemi kapsayacağını gösteren önemli delillerdir.






    3. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in, hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili çeşitli süreler vermiş olması, Hz. Mehdi (a.s.)’nin hayatının, fikri mücadelesinin ve Kuran ahlakına dayalı manevi hükümranlık süresinin çeşitli dönemlerine işaret etmektedir.

    Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili olarak geçen; "Hz. Mehdi (a.s.) 14 sene yaşayacak", "Hz. Mehdi (a.s.)'nin hayatı 30 senedir" ve "Hz. Mehdi (a.s.) dünyada 40 yıl kalacaktır ..." şeklindeki ifadeler, Hz. Mehdi (as)'nin hayatının, fikri mücadelesinin ve Kuran ahlakına dayalı manevi hükümranlık süresinin çeşitli dönemlerine işaret etmektedir.

    Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili çok detaylı bilgiler verilmiş ve bu mübarek ahir zaman şahsının hayatının önemli dönemlerine dikkat çekilmiştir.

    Örneğin hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)’nin ortaya çıkmadan önce çok büyük zulümlere uğrayacağı, saldırı ve iftiralara maruz kalacağı tarif edilmektedir. Hapis dönemleri, tutuklanmalar, baskılar Hz. Mehdi (a.s.)’nin hayatının çok önemli bir dönemini oluşturacaktır. Hz. Mehdi (a.s.) gibi talebeleri de dönemin inkarcılarından çok şiddetli eziyetler görecek, çok şiddetli denemelerden geçirileceklerdir. Hz. Mehdi ve talebelerinin inkar edenlerle, ahir zamanın münafıklarıyla, bazı Fıkıh alimleriyle ve ahir zaman deccaliyle yapacağı fikri mücadele de bu zaman aralıklarından biridir. Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerinin sayısının 313 olduğu da hadislerde bildirilmektedir. Bu sayı düşünülürse bu kadar kişinin Hz. Mehdi (a.s.)’nin çevresinde birleşmelerinin, eğitilmelerinin, imani yönden olgunlaşmalarının da belli bir zaman alacağı ortadadır. Tüm bu olay ve gelişmeler, Hz. Mehdi (a.s.)’nin ortaya çıkmasından ve manevi lider olmasından yani herkesçe tanınmasından önce uzun bir dönem geçeceği ve bu dönemin belli evreleri olacağını göstermektedir.

    Hz. Mehdi (a.s.)’nin görev süresindeki bu dönemler Peygamberimiz (s.a.v.)’den şu şekilde rivayet edilmiştir:


    Resulullah (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Benim ümmetimin içinde Hz. Mehdi (a.s.) çıkacak, 5 VEYA 9 YIL (HÜKÜM SÜREREK) yaşayacaktır. Bir adam ona gelecek ve: Ey Mehdi (a.s)! Bana (mal) ver diyecek. O da onun elbisesini yayıp, içine taşıyabileceği kadar mal dolduracaktır."

    (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")


    "...Malı bölecek ve insanlara peygamberlerinin sünnetiyle davranacak İslam'ı aradaki komşu diyarlara bildirecek, 7 YIL KALACAK sonra vefat edecek ve Müslümanlar namazını kılacaklar."

    (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi "Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi")


    Ebu Abdullah Hüseyin b. Ali'den rivayet göre;
    Hz. Mehdi (a.s.) 19 YIL hüküm sürecektir.

    (Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")


    Taberani ve Ebu Nuaym'ın, Ebu Said El-Hudri (RA)dan rivayetlerine göre; Resulullah şöyle buyurmuştur: "Benim Ehl-i Beyt'imden bir adam çıkacaktır. O, benim sünnetimi anlatacaktır. Allah (c.c.) onu hürmetine gökyüzünden yağmur indirecektir. Yeryüzü (Allah (c.c.)ın emri ile) bereketini dışarı çıkaracaktır. O, daha önce zulüm ve haksızlıkla doldurulmuş olan dünyayı hak ve adeletle dolduracaktır. BU SÜNNETİ 7 YIL YAPACAKTIR."

    (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)





    Hz. Ali'den rivayete göre; Hz. Mehdi (a.s.), bütün bit'adları yok edecek ve bütün sünnetleri de ikame edecektir. Konstantiniyye'yi, Çin'i, Deylem Dağı'nı fethedecektir. HZ. MEHDİ (A.S.) BU HAL ÜZERE 7 YIL KALACAKTIR. Onun her senesi, sizin on seneniz gibidir.

    (Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")


    Darakutni ve Taberani'nin, Ebu Hureyre (RA)dan rivayetlerine göre;
    Resulullah (SAV) şöyle buyurmuştur: "Benim ümmetimin içinde Hz. Mehdi (a.s.) olacaktır. HER NE KADAR 7 VEYA 8, YAHUT DA 9 YILDAN AZ OLSA BİLE, daha önce benzeri olmayan bir şekilde ümmetimden günahsız ve günahkar olan herkes onun devrinde nimetlendirilecektir."

    (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")


    Nuaym'ın, Zühri'den rivayetine göre;
    Hz. Mehdi (a.s.) 14 SENE yaşayacak, sonra normal bir şekilde ölecektir.

    (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")


    Yine Nuaym'ın Bukye b. Velit'den rivayetine göre; 
HZ. Mehdi (A.S.)'nin HAYATI 30 SENEDİR.

    (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")


    "Yine Nuaym'ın, Dinar b. Dinar'dan rivayetine göre; HZ. Mehdi (A.S.) DÜNYADA 40 YIL KALACAKTIR.

    (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")


    Hadislerden Hz. Mehdi (a.s.)’nin tüm milletlere fikren ve manen hakim olmasının da uzun bir dönem alacağı anlaşılmaktadır. İslam alimlerinin de belirttikleri üzere, ülkelerin Hz. Mehdi (a.s.) tarafından birbiri ardına manen ve fikren fethedilmesi belli bir zaman içinde olacaktır. Hatta Berzenci Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)’nin İslam ahlakını hakim etmesinin 40 yıl gibi uzun bir süreyi bulacağını söylemiştir. Bu tespit Hz. Mehdi (a.s.)’nin insanlarca tam olarak tanınmasının, zuhurundan sonra en az 40 yıllık bir dönemin ardından olacağını göstermektedir.


    ….BÜTÜN HİCAZ ÜLKELERİNE MANEN VE FİKREN HÂKİM OLMASI DA AŞAĞI YUKARI KIRK SENEYİ bulur...
    (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci, Pamuk Yayıncılık, sf. 186)




    4. Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400’ün başında zuhur etmesi demek kesinlikle zuhur eder etmez insanlarca tanınacağı anlamını taşımaz.

    Şu an Hicri 1430’da olduğumuza göre Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhuru üzerinden Peygamberimiz (s.a.v.)’in bildirdiği Hicri tarihe göre 30 yıl geçmiştir. Yani Berzenci Hazretleri’nin bildirdiği gibi Hz. Mehdi (a.s.)’nin tam olarak tanınması ve dünya çapındaki manevi ve fikri hakimiyeti için en az 10 yıllık bir dönem daha bulunmaktadır.

    Bazı kişilerin hiçbir muteber delile ve sahih hadise dayanmadan iddia ettiği gibi; “Hz. Mehdi (a.s.) Hicri 1400 itibariyle hemen tanınacak, Hz. Mehdi (a.s.) olduğu herkesçe hemen bilinecek” gibi bir mantık yürütmek ehl-i sünnet alimlerinin düşüncelerine tamamen ters düşmektedir. Bu iddiada bulunan bir kişi ehl-i sünnet inancına ters düşmüş olur. Çünkü örneğin büyük ehl-i sünnet alimi Medineli Allame Seyyid Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci Hazretleri; Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhurundan sonraki tanınma vakti için şöyle bir açıklamada bulunmuştur:

    (Aşağıda yer alan küpür Medineli Allame Seyyid Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci Hazretleri’nin (Hicri 1040-1103), tercümesi Naim Erdoğan tarafından yapılmış El-işaatü li Eşratıssaati (Kıyamet Alametleri) adlı eserinin genişletilmiş 10. baskısının 301 nolu orijinal sayfasıdır.)


    YAHUT, DÖRT, BEŞ HATTA ON YIL, YÜZÜN İLK YILLARINDAN SAYILIR. BUNA GÖRE; MEHDİ’NİN, YÜZÜNCÜ YILDAN, YEDİ, DOKUZ VEYA OTUZ SENE EVVEL ÇIKMASI, ONUN YÜZÜNCÜ YILIN BAŞINDA ÇIKACAĞINI ÖNLEYEMEZ. BU MÜDDETTEN SONRAYA KALSA, YİNE DURUM AYNI OLUR.

    (Kıyamet Alametleri, müellif: Medineli Allâme Muhammed b. Resul el-Hüseynî el-Berzencî, Pamuk Yayıncılık, İstanbul 2002 sf. 301)



    El Berzenci Hazretleri bu sözüyle Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur tarihi olan Hicri 1400’den sonraki 4, 5 hatta 10 yılın bile yüzyıl başının ilk yıllarından olduğunu belirtmektedir. Hatta örneğin İmam Rabbani Hazretleri’nin;


    HER YÜZ SENE BAŞINDA bu ümmetin uleması arasından BİR MÜCEDDİD GELECEK ve şeriatı (Kuran ahlakı ve fazileti ile Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetini) ihya edecektir (canlandıracaktır).

    (Mektubat-ı Rabbani, 1/520)



    ifadesiyle belirttiği gibi Hz. Mehdi (a.s.)’nin HİCRİ 1400 BAŞINDAN 7, 9 HATTA 30 SENE EVVEL YA DA SONRA TANINACAK OLMASI da Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400’de zuhur etmesine mani olmayacaktır. Bu durumlar olsa bile Hz. Mehdi (a.s.) yine Hicri 1400 başında çıkmış olacaktır.

    “Hz. Mehdi (a.s.) Hicri 1400’de insanlarca hemen tanınmadığına göre zuhur etmedi, Hicri 1400’ün üstünden de 30 yıl geçmesine rağmen hala büyük alametler oluşmadı, demek ki Hz. Mehdi (a.s.) bu yüzyılda çıkmayacak Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışı diğer yüzyıla kalmıştır...” gibi akıl ve mantığa uymayan bu tip ifadelerle Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhurunu örtmeye, gölgelemeye ve gizlemeye çalışanlara Ehl-i Sünnet’in önemli ve muteber alimlerinden olan El Berzenci Hazretleri’nin bu açıklaması; son derece önemli bir cevap niteliğindedir. Hz. Mehdi (a.s.), Hicri 1400’ün öncesinde ya da 7, 9 ya da 30 yıl sonrasında da çıksa yine beklenen Büyük Mehdi (a.s.)’dir. Bu durumların hiçbiri Peygamberimiz (s.a.v.)’in sahih hadisleriyle bildirilmiş olan bu gerçeği Allah’ın izniyle kesinlikle değiştiremez.




    5. Peygamberimiz (s.a.v.) dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğunu bildirmiştir (Doğrusunu Allah bilir)

    Her yüz senede bir din ahlakını bidatlerden kurtarmak ve yenilemek için Allah tarafından bir kişinin gönderildiği, Sünen-i Ebu Davud, Mektubat-ı Rabbani gibi büyük ve muteber ehli sünnet alimlerinin eserlerinde açık bir şekilde belirtilmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen hadislerde ahir zamanda zuhur edeceği müjdelenen Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış zamanı olarak ise Hicri 1400 yılı verilmiştir.

    Bu 100 yıllık sürede İslam ahlakı belli bir süreç içinde tüm dünyaya hakim olacak, din ahlakına karşı mücadele veren Deccaliyet sistemi ise tamamen ortadan kalkacaktır. Ancak aşağı yukarı 100 sene kadar sürecek olan bu yükselme döneminin ardından yani Hicri 1500’lerle birlikte Dünya yeniden bir bozulma sürecine girecektir. Ehl-i Sünnetin büyük hadis ve fıkıh alimlerinden biri olan İmam Ahmed İbni Hanbel gibi birçok alimin birbirlerinden naklettikleri bir hadiste Peygamberimiz (s.a.v.) kendine kadar dünyada geçen zamanın 5600 yıl olduğunu bildirerek insanlık tarihinin başlangıcı hakkında önemli bir bilgi vermiştir:


    Ahmed İbni Hanbel İlel’inde nakletti. İsmail b. Abdülkerim, Abdüssamed’den O da Vehb’den rivayet etti:
    DÜNYADAN BEŞ BİN ALTI YÜZ YIL GEÇMİŞTİR.

    (Ali B. Hüsameddin el-Muttaki, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir zaman, sf. 89)



    (Aşağıda yer alan küpür Ali B. Hüsameddin el-Muttaki Hazretleri’nin, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir zaman adlı eserinin Sayın Dr. Suat Arusan tarafından hazırlanan Türkçe çevirisinin sf. 89’da yer alan ilgili kısmıdır.)





    Diğer yandan başka birçok hadiste ise dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğuna dair açık izahlar bulunmaktadır:


    Enes Malik 'den tahric etti. O dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: DÜNYANIN ÖMRÜ, AHİRET GÜNLERİNDE YEDİ GÜNDÜR. Allah-u Teala buyurdu ki: RABBİN KATINDA BİR GÜN SİZİN SAYDIKLARINIZDAN BİN YIL GİBİDİR. Kim bir din kardeşinin Allah yolunda bir ihtiyacını görürse, Allah Teala onun için gündüzlerini oruçla, gecelerini de ibadetle geçirmişcesine ŞU DÜNYANIN YEDİ BİN YILLIK ÖMRÜ MÜDDETİNCE SEVAP YAZAR.

    (Ali B. Hüsameddin el-Muttaki, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 88)



    Dakkak b. Zeyd-ü Cüheni 'den rivayet ettiler.
    Ben gördüğüm bir rüyayı Resulullah (s.a.v.) 'e anlattım. Bu rüyada Peygamber (s.a.v.) yedi basamaklı bir minberin en üst basamağında idi: O buyurdu ki, YEDİ BASAMAKLI GÖRDÜĞÜN MİNBER ŞU DÜNYANIN ÖMRÜ OLAN YEDİ BİN SENEDİR
    .

    (Ali B. Hüsameddin el-Muttaki, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 89)






    (Aşağıda yer alan küpür Ali B. Hüsameddin el-Muttaki Hazretleri’nin, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir zaman adlı eserinin Sayın Dr. Suat Arusan tarafından hazırlanan, Türkçe çevirisinin sf. 88., 89. ve 90. sayfalarıdır.)












    Ehl-i sünnet alimlerinden Hüsameddin el- Muttaki’nin eseri Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman kitabınında yer alan bu hadislere göre Peygamberimiz (s.a.v.) dünyanın ömrünün 7000 sene olduğunu bildirmektedir. Yine birçok ehl-i sünnet alimlerinin eserlerinde örneğin Muttaki Hazretlerinin, Kenzu’l-Ummal, h.no: 16459’da, Muhammed Tahir b. Ali el-Hindî ‘nin eseri Tezkiretu’l-Mevduat, I/223’de, İmam Sahavî, el-Makasidu’l-hasene (Deylemi’den naklen), I/693, h.no: 1243.’de, El Munavî’nin Feyzu’l-Kadir, III/547; h.no: 4278 (Deylemi’den naklen) de, Bayezid Bistamî Hazretleri’nin Miftahu’l-Cifr adlı eserinde dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğu konusuyla ilgili hadislere yer verilmiştir. Bu da ehl-i sünnet alimlerinin ittifakla bu konuyu kabul ettiklerini gösteren çok açık bir delildir.

    Hicri 1300’ün ve son bin yılın en büyük müceddidi olan Üstad Said Nursi Hazretleri ise İslam ahlakının hakimiyet süresi için Hicri 1500’leri vermiştir. Üstad bu tarihlere kadar ki dönemin Müslümanların açık ve aşikar galibiyet dönemleri olacağını ifade etmiştir. Bundan sonraki yıllarda ise İslam ahlakının dünya üzerindeki yükseliş döneminin sona ereceği ve kafirler için bir kıyamet kopmasının Hicri 1545 itibariyle söz konusu olacağını söylemiştir. (Doğrusunu Allah bilir.)


  4. #4
    apocalypse
    Kaynağınız Harun Yahya mıdır acaba kaynak belirtmemişsiniz?

  5. #5
    ugur33
    şimdi imam rabbaniden okadar örnek vermişsin peki imam rabbani hazretleri zamanındada birileri cıkmıs mehdiyim filan diyip cok kişiyi kandırmış. o zamanlar yüzyılı 24 mü geçmiş tam aklımda degil. imam rabbani direk olamaz demiştir. yani yüzyılı 15 geçtikten sonra bir daha mehdi (a.s) beklemeyin. diğer yüzyılda arayın. Mehdi (a.s) şimdi cıksa kimle savaşacak ortada ne var. zulüm yapan süfyani nerde. Ehli sünnet olarak dikkatli davranmamız lazım.

    tv lere Adnan Oktar filan cıkıyor. arada videolardada izliyorum. başlarda mehdiyim derdi. sonra öncü mehdiyim diyordu. ardındanda bir kadın geliyor bütün hadisler sana uyuyor sen mehdi olabilirmisin diyor .. o ise hayır ben asla olamam. sonrada diyorki o kadına ama mehdide demiyecek ben mehdiyim )) yahudiler bizim dostomuzdur onlar peygamber torunları Allahın dostları diyen kişi.. hatta mehdi istanbulda cıkacak diyor bir yerdede gördüm kendi diliyle söylüyor ben arapca bilmiyorum diyor. Kuran-ı Kerimi Mealden okuyan birisi. eğerki kardeşim
    adnan oktar (harun yahya) nın dediklerini dersen zaten inanmam ben.

    --- Sonraki mesaj ---

    bu yüzyılda müceddit bildigim kadarıyla Mahmut efendi hazretleri seçildi yurt dışında 300 ü yakın alim geldi. o Gelen alimlerde küçümsenecek kişiler degil. hele Mahmut ustaosmanoğlu (ks) asla küçültülecek biri degildir.. peki Mahmut efendi hazretleri demedimi ben olamam Mehdi (a.s) gelecek diye. yooo oda asla öyle birşey dememiştir. benim ilmim yetmez bu konulara hadisi şerifler ışıgında ve büyük alimler tarafından dinliyorum okuyorum.. öyle ögreniyorum.

  6. #6
    Mahmut efendi hazretlerinin en yakın talebesi Mehmet Talu hazretleri mehdilik konusuna cevap veriyor. izleyebilirsiniz.

  7. #7
    ugur33
    evet onu biliyorum Talu hoca öyle dedi ama sizden ricam cuma günü aksam 20:20 de Flash tv yi aç bakayım. Cübbeli Ahmet hoca ile Talu hoca orada canlı yayındalar. Talu hoca ne diyecek orada. Mahmut efendi Hazretleri Talu hocayı cagırdı. ve gercekleri anlattı. ya anlamıyormusunuz Adnan oktar ve ekibi bu işleri bu hale getiriyorlar. Orada Talu hocanında suçu yok. Hatadan ibaret deriz baska birşey diyemeyiz. Talu hocamız Gerçekleri bu cuma günü anlatacak. benim aldıgım bilgiler bunlar.

    --- Sonraki mesaj ---

    bak kaanansay kardesim sen bu videoyu bana delil olarak gösterdin. egerki cuma günüde benim dediklerimi derse inanacakmıssın Talu hocaya. Çünkü Cübbeli ahmet hoca bu konular üzerinde cok durdu. Reddiyesinide yaptı Talu hocaya. ve duruma Mahmut efendi Hazretleri el koydu. Talu hocayı ve cübbeli Ahmet hocayı yanına cagırdı. büyük bir ihtimal bu hafta flash tv ye ikisi çıkıp gerçekleri anlatacaklar. o zaman ne mana uydurulacak acaba

  8. #8
    onurstar

  9. #9
    oscarl
    bana kalırsa bu hadisler tamamiyle yalan insanları kendine inandırmaya ve korkutmaya çalışan hadisler bunlar bakın

    KuR'an i kerimde Mehdi varmı ? Yook

    Peki Kur'an-i-kerimde olmayan birşeyi nasıl deccal ile birleştirip size bu kadar bilgiyi sunabiliyorlar.Hatta atalarına kadar ??

    Ayrıca Şu Hadisi unutmayın.
    Benim ağzımdan söylenen ve Kur'an i kerimde geçmeyen hiçbir hadis e inanmayın diye sizi sömüren böyle üçkağıtcı insanlar var bunu her kim türkçeye bu şekilde çevirip inancını yaymaya çalıştıysa yazıklar olsun.

    Ben bu hadisi reddediyorum evet sırf peygamberimiin söylediği başka bir söz yüzünden ve Kur'an i kerimde olmadığından dolayı ben peygamberimin kim olduğunu iyi bilirim.Ama bunu yazan büyük eşşekmiş Konuyu açan arkadaşa söylemiyorum yanlış anlaşılmasın hadis diye insanlara mehdi ve ayetlerini bilerek aşılayan 3 kağıtcılara diyorum.

  10. #10
    onurstar
    Alıntı oscarl Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bana kalırsa bu hadisler tamamiyle yalan insanları kendine inandırmaya ve korkutmaya çalışan hadisler bunlar bakın

    KuR'an i kerimde Mehdi varmı ? Yook

    Peki Kur'an-i-kerimde olmayan birşeyi nasıl deccal ile birleştirip size bu kadar bilgiyi sunabiliyorlar.Hatta atalarına kadar ??

    Ayrıca Şu Hadisi unutmayın.
    Benim ağzımdan söylenen ve Kur'an i kerimde geçmeyen hiçbir hadis e inanmayın diye sizi sömüren böyle üçkağıtcı insanlar var bunu her kim türkçeye bu şekilde çevirip inancını yaymaya çalıştıysa yazıklar olsun.

    Ben bu hadisi reddediyorum evet sırf peygamberimiin söylediği başka bir söz yüzünden ve Kur'an i kerimde olmadığından dolayı ben peygamberimin kim olduğunu iyi bilirim.Ama bunu yazan büyük eşşekmiş Konuyu açan arkadaşa söylemiyorum yanlış anlaşılmasın hadis diye insanlara mehdi ve ayetlerini bilerek aşılayan 3 kağıtcılara diyorum.
    piyasada kendini mehdi snanlar var onların siteden sanırım ama mehdinin gelecegini peygamberimiz s.a.v. haber veriyor dostum



2 Sayfadan 1. 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Peygamberimizin (sav) Hac ve Umre Dualari
    Konuyu Açan: labohem, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 11-Mar-2011, 12:59
  2. Peygamberimizin sav(doğrusunu Allah bilir) Uzaydan Gözüken Sureti
    Konuyu Açan: KasTi, Forum: Doğaüstü Olaylar ve Varlıklar.
    Cevap: 23
    Son Mesaj : 31-Eki-2010, 14:56
  3. Efendimizin(sav) Recep Orucu Hakkındaki Hadisi
    Konuyu Açan: saydam, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 11-Tem-2009, 23:41
  4. Peygamber Efendimizin İlim Hakkındaki Hadisleri
    Konuyu Açan: wzuhal, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 18-Tem-2008, 15:02

Bu Konu İçin Etiketler

Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com