YAŞAM SAĞLIK Uykusuzluğa Vişne Suyu

Uykusuzluğa Vişne Suyu

8492Düzensiz uyku günümüzün en önemli sağlık sorunlarındandır. Yoğun ve stresli iş ortamları, hayat şartları, düzensiz yaşam gibi sebepler çoğu kişide uyku bozukluklarına sebep olmaktadır. Uykunun iyi alınmamış olması da, başta kronik yorgunluk olmak üzere bir çok rahatsızlığa sebep olabiliyor. Bu nedenle, uyku düzensizliği sorunu yaşanıyorsa sebepleri araştırılarak, mutlaka çözüme ulaştırılması, yeterli ve sağlıklı bir uyku düzenine geçilmesi gerekiyor.

Uyku düzeninin baş rol oyuncusu melatonin hormonudur. Beynimiz tarafından salgılanan bu hormon, hem uyku düzenini hem de vücudun günlük ritmini sağlıyor. Bu nedenle melatoninin hormonunu  yeterince salgılanması büyük önem taşır. Melatonin hormonu her ne kadar vücut tarafından salgılansa da, yaşın ilerlemesiyle birlikte bu salgı miktarında düşme olur ve vücuda başka kaynaklardan melatonin takviyesi gerekebilir. Zaten kişi kaç yaşında olursa olsun eğer uyku düzensizliği sorunu yaşıyorsa mutlaka melatonin hormonunun salgılanmasıyla ilgili sorun var demektir.

Eğer çok önemli tıbbi bir sebebi yoksa melatonin yönünden zengin gıdalarla beslenerek uyku düzensizliği sorununu kolayca çözebiliriz. Bilimsel araştırmalara göre en önemli melatonin kaynağı vişne olarak belirlenmiş. Vişne ya da suyunun tüketilmesi halinde vücuttaki melatonin seviyesini yükselttiği yine araştırma sonuçları arasında.

Meyve Suyu Endüstrisi (MAYED) Genel Sekreteri Ebru Akdağ; vişnenin, incelenen meyveler arasında en yüksek melatonin düzeyine sahip olduğuna dikkat çekiyor. Ülkemizde bol miktarda üretilen bu meyvenin yeterince değerinin de bilinmediğini sözlerine ekliyor.

Teksas Sağlık Bilimi Merkezi Üniversitesi’nden Prof. Russel Reiter, “melatonin” ve “melatonin”in insan sağlığı üzerindeki etkileri üzerine çalışmaları olan, önde gelen bir bilim adamı olarak tanınıyor. Bu alanda 700’den fazla yayın hazırlayan ve 130’dan fazla doktora eğitimi vermiş olan Prof. Reiter, vişnenin “melatonin” içerdiği bilinen az sayıdaki besinden biri olmasının yanı sıra, içeriğindeki “melatonin” oranının, kanımızda bulundan fazla olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca Prof. Reiter ve çalışma arkadaşları, sadece bir avuç vişne yemenin dahi kandaki “melatonin” seviyesini arttırdığını, vücudun doğal uyku düzenini geliştirdiğini ve antioksidan etkileri ile başka sağlık faydaları sağladığını iddia ediyor.

Melatonin, beyindeki hipofiz bezinde salgılanan, vücudun günlük ritmini ve uyku düzenini geliştiren bir hormon. Yapılan birçok araştırma “melatonin”in vasküler sistemi koruyucu, iltihap azaltıcı, ameliyat sonrası ortaya çıkan kan dolaşımı bozukluklarını gideren potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. Vücuttaki “melatonin” hormonunun düşük düzeydeki artışının dahi olumlu sonuçlar doğurduğu iddia ediliyor. Ancak yaşlanma, melatonin salgısının azalmasına neden oluyor. Bu nedenle melatoninin doğal kaynaklardan alınması büyük önem taşıyor. “Melatonin” hapları reçetesiz olarak eczanelerde satılıyor olsa da uzmanlar “melatonin”in gıdalar yoluyla alınmasının daha etkili olduğunu vurguluyor.

Ebru Akdağ, Prof. Reiter ile yaptığı görüşme sonucunda, vişnenin doğanın insanlara bir armağanı olduğunu düşündüğünü belirtiyor ve ekliyor: “Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar; vişne gibi süper meyvelerin, kardiyovasküler hastalıklara ve kansere karşı koruma potansiyelinden, diabet ve iltihaplanmalara koruma potansiyeline kadar birçok faydasını ortaya koyuyor. Diğer yararları arasında eklem iltihaplanması ve gut ağrılarının azaltılmasına olası etkileri, kolon kanserinin gelişimini engellemeye yardımcı olma potansiyeli de sayılıyor. Araştırmalar vişnenin şaşırtıcı faydalarını işaret etse de, bunlar yeterince ön plana çıkarılamadığı için vişne, gizli bir kahraman olarak kamuoyu ve tüketici nazarında hak ettiği ilgiyi göremiyor.”

Ebru Akdağ, bütün bunlara rağmen vişnenin de diğer meyveler gibi tedavi edici özelliğinin olmadığını belirterek, meyve ve sebzelere ilaç gözüyle bakılmasının yanlış olduğunu belirtiyor. Ebru Akdağ; “Bilinçli beslenme, sağlıklı bir yaşama açılan kapının anahtarı. Önemli olan, kişilerin beslenmelerinde sağlığa faydası olduğu bilinen bu tarz gıdalara yer vermesi. Bir besin ne kadar sağlıklı olursa olsun tüketiminde aşırıya kaçılmamalı” şeklinde sözlerini tamamlıyor.