Toplam 4 sonuçtan 1 ile 4 arası gösteriliyor

Konu: Portishead

  1. #1
    Renkahenk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Ara-2009
    Konular
    165
    Mesajlar
    4.003
    Puanlar
    18355

    Portishead

    Portishead ismi, İngiltere'nin güney batı kıyılarında bulunan ve Geoff Barrow'un gençlik yıllarını geçirdiği, tenha bir gümrük (ing port) limanından geliyor Grubu kurarkenki niyeti kolay anlaşılır ve sadeydi: "Sadece 'ilginç müzik' yapmak istemiştim İnsanların koleksiyonlarına girebilecek türden 'uygun' parçalar, ihtiyacı karşılayacak derecede "

    Barrow kayıt işleriyle uğraşarak başladı Massive Attack ve Neneh Cherry ile birlikte çalışıyorlardıCherry için şarkılar da yazdı ("Somedays" onun 1992 toplama albümünde de yer aldı) Enterprise Allowance'ın da yardımı ile caz gitaristi ve müzisyen Adrian Utley, davulcu/programcı Dave MacDonald ve İngiliz vokalist Beth Gibbons -ki onunla ilk tanışması bir barda onu Janis Joplin'den parçalar seslendirirkenişitmesiyle oldu- ile biraraya gelebildi Birlikte bir film çekip müziklerini yaptılar: "To Kill A Dead Man" Aktörler de onlardı Neden mi? "İşleri yapabilecek kimseyi bulamadık" Bu noktada A&R çalışanı Ferdy Unger-Hamilton'ın Go! Beat birlikteliğinde dikkatini çektiler Barrow'un Gabrielle'in "Dreams" parçasını yeniden düzenlemesi de böyle olduSonuçlardan etkilenen Ferdy fazla beklemedi ve grubu şirkete dahil etmek için ihtiyacı olduğu imzaya da hemen kavuştu, onlarla ilgilenen daha bir çok şirkete rağmen

    45'likler "Numb" ve "Sour Times" basın-yayın kuruluşlarının ilgisini topladı, oysa ilk albümleri listelerde şöyle bir dolanmış ve fazla bir etki yapmamıştı Pazarlama işindeki sorunlar topluluğun ve arkasındakilerin başını bir hayli ağrıttı Barrow da, Gibbons da tanınmaya karşı isteksizdiler, basın-yayın kuruluşlarının röportaj isteklerini geri çeviriyorlardı; canlı müzik yapmaya gelince, her ikisi de canlı çalmayı reddediyorlardı

    Yazılı ve görsel basında çıkmayacağından emin olacak şekilde Londra'nın uygun yerlerine plastik mankenler dağıtılıp yerleştirilerek değişik bir tanıtım yaptılar Fısıltı gazetesi çok iş yaptı, bilinen bir radyo desteği de olmadan topluluğun reklamı her yere yayıldı Üçüncü 45'likleri "Glory Box" Ocak 1995'te on üç numaradan İngiltere listelerine giriverdi Topluluk üyelerinin kontrolü altında yapılan, cinsellik kokan bir klip yardımıyla daha çok yere ulaştılar Aralarında Mixmag, ID, The Face ve Melody Maker gibi dergilerin de bulunduğu bir çok kuruluş Yılın Albümü seçimini "Dummy"den yana yaptıHareketli şarkıları blues, caz ve hip-hop ile birarada sunarak yaptıkları bu müzik "trip-hop" ismini aldı

    Bir kere bile gitmedikleri halde albümlerinin 150 binden fazla sattığı Amerika'da yoğunilgi görüyorlardı Mercury Müzik Ödüllerinde 1995'in En İyi Albümü yine Portishead'a aitti Bu başarılarının ardından onlarca film müziği teklifi çalışmalarına katılma teklifi geldi "Dummy"den sonraki çalışmaları çok gecikti Barrow, mükemmelciliği nedeniyle topluluğu neredeyse bitiriyorduİçine düştüğü bir yaratıcılık çıkmazı, bütün çalışmalarına sekte vurmuştu

    Sonunda yıkıcı kararlılığını biraz olsun yenebildiğinde çıkardıkları "Portishead" Eylül 1997'de çok beğenildi, son derece olumlu eleştiriler aldı Albümden ilk 45'likleri "All Mine" Portishead tarzında bazı değişiklere işaret ediyor gibiyse de, diğer parçalar hayranların değişmesini istemeyeceği o etkileyici Portishead tadındaydı

    1998'de bir canlı kayıt geldi Çok ses getiren ve Portishead'ın, 2000'lerin müziği dendiğinde akla ilk gelen topluluklardan olmasını pekiştiren bu canlı kayıttan sonra çalışmalar yavaşladı.


    İlginç Notlar :

    •Röportaj yapmadıkları ve konser vermedeikleri için ilk albümlerinin Londra’da duyulması fısıltılarla oldu.
    •Goeff, Beth’i bir barda Janis Joplin coverları söylerken tanıdı.
    •Beth vokalleri şehir dışındaki kendi stüdyosunda kaydedip kayıtları gruba gönderiyordu.




    Trip-hop tarzında zevkle dinlediğim gruplardan biri.Kendileri herhangi bir sınıflandırmaya girmek istemiyorlar ama müzikleri bir çok trip-hop grubuyla benzer öğeler taşımakta..




    Charlotte Bronte bunu beğendi.
    "Tam olarak delilik sayılmaz bu halim,
    Ama delirenler herhalde kendilerine acı veren şeye teslim oluyordur,
    Ruhundaki sarsıntılardan yavaş yavaş zevk almayı öğreniyordur.
    Hissettiklerim de buna pek uzak sayılmaz doğrusu..
    Hissetmek; ne renktir acaba? “


  2. #2

    Üy. Tarihi
    Tem-2009
    Konular
    50
    Mesajlar
    3.166
    Puanlar
    9836
    Teşekkürler sanatsal kelebek


    Only You adlı parçayı sana yolluyorum.

  3. #3
    Mâze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Eki-2010
    Konular
    130
    Mesajlar
    2.321
    Puanlar
    9401
    benim aklıma ilk "sil baştan" geliyor
    İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme;
    duydukları senin sesin,
    fakat akıllarından geçirdikleri kendi düşünceleridir..!


  4. #4
    Lua Cheia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Eyl-2009
    Konular
    252
    Mesajlar
    4.310
    Puanlar
    22205
    mysterons şahane, birde roads.




Sayfa Etiketleri:

Henüz bu istatistik oluşturulmadı
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin eylemleri kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.