Teşekkürler sanatsal kelebek
Only You adlı parçayı sana yolluyorum.
Portishead ismi, İngiltere'nin güney batı kıyılarında bulunan ve Geoff Barrow'un gençlik yıllarını geçirdiği, tenha bir gümrük (ing port) limanından geliyor Grubu kurarkenki niyeti kolay anlaşılır ve sadeydi: "Sadece 'ilginç müzik' yapmak istemiştim İnsanların koleksiyonlarına girebilecek türden 'uygun' parçalar, ihtiyacı karşılayacak derecede "
Barrow kayıt işleriyle uğraşarak başladı Massive Attack ve Neneh Cherry ile birlikte çalışıyorlardıCherry için şarkılar da yazdı ("Somedays" onun 1992 toplama albümünde de yer aldı) Enterprise Allowance'ın da yardımı ile caz gitaristi ve müzisyen Adrian Utley, davulcu/programcı Dave MacDonald ve İngiliz vokalist Beth Gibbons -ki onunla ilk tanışması bir barda onu Janis Joplin'den parçalar seslendirirkenişitmesiyle oldu- ile biraraya gelebildi Birlikte bir film çekip müziklerini yaptılar: "To Kill A Dead Man" Aktörler de onlardı Neden mi? "İşleri yapabilecek kimseyi bulamadık" Bu noktada A&R çalışanı Ferdy Unger-Hamilton'ın Go! Beat birlikteliğinde dikkatini çektiler Barrow'un Gabrielle'in "Dreams" parçasını yeniden düzenlemesi de böyle olduSonuçlardan etkilenen Ferdy fazla beklemedi ve grubu şirkete dahil etmek için ihtiyacı olduğu imzaya da hemen kavuştu, onlarla ilgilenen daha bir çok şirkete rağmen
45'likler "Numb" ve "Sour Times" basın-yayın kuruluşlarının ilgisini topladı, oysa ilk albümleri listelerde şöyle bir dolanmış ve fazla bir etki yapmamıştı Pazarlama işindeki sorunlar topluluğun ve arkasındakilerin başını bir hayli ağrıttı Barrow da, Gibbons da tanınmaya karşı isteksizdiler, basın-yayın kuruluşlarının röportaj isteklerini geri çeviriyorlardı; canlı müzik yapmaya gelince, her ikisi de canlı çalmayı reddediyorlardı
Yazılı ve görsel basında çıkmayacağından emin olacak şekilde Londra'nın uygun yerlerine plastik mankenler dağıtılıp yerleştirilerek değişik bir tanıtım yaptılar Fısıltı gazetesi çok iş yaptı, bilinen bir radyo desteği de olmadan topluluğun reklamı her yere yayıldı Üçüncü 45'likleri "Glory Box" Ocak 1995'te on üç numaradan İngiltere listelerine giriverdi Topluluk üyelerinin kontrolü altında yapılan, cinsellik kokan bir klip yardımıyla daha çok yere ulaştılar Aralarında Mixmag, ID, The Face ve Melody Maker gibi dergilerin de bulunduğu bir çok kuruluş Yılın Albümü seçimini "Dummy"den yana yaptıHareketli şarkıları blues, caz ve hip-hop ile birarada sunarak yaptıkları bu müzik "trip-hop" ismini aldı
Bir kere bile gitmedikleri halde albümlerinin 150 binden fazla sattığı Amerika'da yoğunilgi görüyorlardı Mercury Müzik Ödüllerinde 1995'in En İyi Albümü yine Portishead'a aitti Bu başarılarının ardından onlarca film müziği teklifi çalışmalarına katılma teklifi geldi "Dummy"den sonraki çalışmaları çok gecikti Barrow, mükemmelciliği nedeniyle topluluğu neredeyse bitiriyorduİçine düştüğü bir yaratıcılık çıkmazı, bütün çalışmalarına sekte vurmuştu
Sonunda yıkıcı kararlılığını biraz olsun yenebildiğinde çıkardıkları "Portishead" Eylül 1997'de çok beğenildi, son derece olumlu eleştiriler aldı Albümden ilk 45'likleri "All Mine" Portishead tarzında bazı değişiklere işaret ediyor gibiyse de, diğer parçalar hayranların değişmesini istemeyeceği o etkileyici Portishead tadındaydı
1998'de bir canlı kayıt geldi Çok ses getiren ve Portishead'ın, 2000'lerin müziği dendiğinde akla ilk gelen topluluklardan olmasını pekiştiren bu canlı kayıttan sonra çalışmalar yavaşladı.
İlginç Notlar :
•Röportaj yapmadıkları ve konser vermedeikleri için ilk albümlerinin Londra’da duyulması fısıltılarla oldu.
•Goeff, Beth’i bir barda Janis Joplin coverları söylerken tanıdı.
•Beth vokalleri şehir dışındaki kendi stüdyosunda kaydedip kayıtları gruba gönderiyordu.
Trip-hop tarzında zevkle dinlediğim gruplardan biri.Kendileri herhangi bir sınıflandırmaya girmek istemiyorlar ama müzikleri bir çok trip-hop grubuyla benzer öğeler taşımakta..
"Tam olarak delilik sayılmaz bu halim,
Ama delirenler herhalde kendilerine acı veren şeye teslim oluyordur,
Ruhundaki sarsıntılardan yavaş yavaş zevk almayı öğreniyordur.
Hissettiklerim de buna pek uzak sayılmaz doğrusu..
Hissetmek; ne renktir acaba? “
Teşekkürler sanatsal kelebek
Only You adlı parçayı sana yolluyorum.
benim aklıma ilk "sil baştan" geliyor
İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme;duydukları senin sesin,fakat akıllarından geçirdikleri kendi düşünceleridir..!