7 Sayfadan 1. 123 ... SonSon
Toplam 66 sonuçtan 1 ile 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Sabetaycılık ve sabetaycılar listesi

    İlk bakışta konu size uzun gibi gelebilir,

    Fakat yazar oyle güzel toparlamıski,bir solukta okuyacaksınız.

    Önce ön bilgi olarak ,Dinler Tarihi uzmanı DR. lütfü Özşahin'in sözlerini aktarayım.

    "Yahudiliğin tarihsel serüveninde Babil sürgününe kadar henüz Mesihlik anlayışı doğmamıştır.
    Özellikle Batılı araştırmacılara göre Yahudilerin kendilerini kurtarıp "göksel-şeriat" devletini kurarak yeniden Kral Süleyman dönemindeki ihtişamlı günlerini getirecek Arz-ı Mev'ud, Büyük İsrail Projesi'ni gerçekleştirecek Mesih beklentisi yoktu.
    Nabukadnezar M.Ö. 587'de Süleyman Mabedi'ni yıkıp 50 bin Yahudi'yi Babil'e köle olarak götürünce Yahudiler burada Zerdüştlük'teki son kurtarıcı simgesi olan Saoşyant inancından etkilenerek Mesih inancını geliştirdiler. Öyle ki, bütün sürgün ve işgal dönemlerinde kendilerini kurtaracak Mesih beklentilerini daima diri tuttular".


    Sabetaycılar


    İspanyollar, topraklarından İslâmiyet’i silme çalışmalarına 1200’lü ilk yıllarda başladılar. 1492’ye gelindiğinde, çalışmalar hedefe ulaşmıştı. Sıra, Yahudiler’e – Musevîler’e gelmişti. Bilindiği gibi; Yahudilik ırk, Musevîlik ise dindir. Ancak Yahudi ırkı ile Musevî dini özdeşleşmiştir. Birlikte anılırlar.
    Yahudiler, 1490 ‘lı yıllara kadar İspanya’da altın çağlarını yaşadılar. Bu tarihlerde başlayan asimilâsyon, sindirme ve göçe zorlama amaçlı baskılar, dayanılmaz hâle gelmişti. Yahudiler, Osmanlı Devleti’nden gelen dâveti kabul ederek 1492 yılında İspanya’yı terk etmeye başladılar.
    Göçmenler: İstanbul, İzmir ve Selânik’e yerleştirildiler. Huzur dolu, sâkin bir hayat yaşıyorlardı.
    İzmir’de, Kadifekale semtinin fakir Musevî ailelerinden oluşan alt kesimlerinde, l6 Eylül l626 tarihinde bir erkek çocuk dünyaya geldi. Adını ‘Sabetay’ koydular. Aile soyadları ‘Sevi’ idi. Sabetay Sevi, din adamı olarak yetiştirildi. O, 39’uncu yaşının eşiğinde yoğun bir mistisizme saplandı. Toplumu kurtarabilecek ilâhi bir güce sahip olduğunu söylemeye başladı. 31 Mayıs 1665 tarihinde Mesih olduğunu ilân etti.
    Yahudi inancına göre Mesih (kurtarıcı), kendilerine bu günkü İsrail topraklarında bağımsız bir devlet kuracak ve dünyanın dört bir yayına dağılmış olan Yahudiler’i bir araya toplayacaktır.
    Sabetay Sevi, haham olarak sinagoglarda ateşli konuşmalar yapar. Taraftarlarının sayısı her gün artmaktadır. Avrupa’dan Yemen’e, Kuzey Afrika’dan Anadolu’ya kadar geniş bir coğrafyada yaşayan insanlar arasında dalgalanmalar, kaynaşmalar olur. Heyecan kasırgası ile Yahudiliğin resmî tutumundan ayrı, yeni ve radikal bir akım doğar. Bu akım, Hıristiyanlar arasında etkileşimlere, Müslümanlar arasında ise sert ve ciddî tartışmalara yol açmıştır.
    İnsanlar, Sabetay Sevi’ye tapmaya, sinagoglardaki konuşmalarından sonra taşkınlıklar yapmaya başladılar. Kimse, neler olabileceğini kestiremiyordu. Taraftarlar: “Efendimiz, Türk’ü tahtından indirecek ve dünyayı 18 krallığa bölecek.” Diyorlardı.
    Sabetay Sevi, oluşmasına yol açtığı heyecan seline kapıldı. Taraftarlarıyla birlikte Osmanlı Devleti’nin başşehri İstanbul’a doğru yürüyüşe geçti.

    Bu olay üzerine Sevi tutuklandı ve yargılandı. Sultan Dördüncü Mehmet, çok uzun süren yargılamayı perde arkasından takip etti. Yargılama sonunda Sabetay Sevi’nin önüne iki seçenek kondu: İddialarından vazgeçmezse öldürülecek, Müslümanlığı kabul ederse, hayatı bağışlanacaktır. Sevi: “Bu can bu bedende olduğu sürece Müslüman’ım.” Der, Aziz Mehmet Efendi adını alır.

    Taraftarlarının bazıları bu ihaneti kabullenmez ve intihar ederler. Çoğunluk ise Müslümanlığı kabul eder.
    Mesih, yâni kurtarıcı, kendisini kurtarabilmek için dinini değiştirmiştir.

    Bir müddet sonra da taraftarları arısındaki intiharları durdurabilmek ve insanları kendisine çekebilmek için bir atraksiyon yapar: Cübbesinin içine bir kuş yerleştirerek topluluğunun huzuruna çıkar. Burada cübbesinin önünü açarak sakladığı kuşu uçurur. “Can bedenden çıktı.” Diyerek, eski dinine döndüğünü îma eder.

    Sabetay Sevi ve yandaşlarına, dinlerinden döndükleri için, ‘dönme’ veya ‘avdeti’ denilir. Fakat onlar, İslâmiyet’i kabul ettiklerini söylemelerine, görünüşte Müslüman gibi hareket etmelerine rağmen, gerçekte Musevîliğe inanmaktadırlar. Bu durum, yetkililerin gözünden kaçmaz. 1676 yılında Arnavutluk’a sürgüne gönderilirler. Sabetay Sevi aynı yıl Arnavutluk’ta ölür.

    Sabetay Sevi’nin hayattaki iddiaları kadar ölümü de fırtınalara yol açtı. Ona inananlar, Mesih olarak Müslüman olduğunu fakat Musevî olarak gökyüzüne uçtuğunu söyleyip, günün birinde tekrar dünyaya döneceğine ve bütün Yahudiler’i kurtaracağına inanırlar. Bu inançlarını korumak ve yaymak için teşkilâtlanırlar. Gizli, içine kapanık bir cemaat olarak Mesih’lerini beklemektedirler. Sabetaycılar, daha sonra Selânik’e yerleşirler. ‘Selânik Dönmesi’ isimlendirmesi böylece oluşur. Oradan da 1924 yılında topluca İstanbul’a gelirler.

    Toplumumuzdaki Konumları

    Sabetaycılar’ın; Mesih’lerini beklemeleri, çoğunluğu muhafazakâr olan insanlarımız için bir problem oluşturmuyor. Ancak kendilerini gizleyen Sabetaycılar’ın sıkıntıları var. Birincisi, kendi aralarında üç ana gruba ayrılmış durumdalar:
    1- Yâkubiler,
    2- Kapancılar,
    3- Karakaşlar .
    Her grubun alt kolları var. Gruplar ve kollar arasında çetin bir mücadele yaşanıyor. Asıl mücadele ise, Sabetaycılar ile Musevîler arasındadır.
    Sabetaycılar, Müslüman gibi yaşamalarına rağmen Müslüman değiller. İbadetlerini sinagoglarda yapmak istiyorlar.
    Musevîler ise, Müslüman gibi yaşadıklarından ve Musevîliğin gerekli ritüellerini yerine getirmediklerinden onları Musevî saymıyorlar ve ibadethanelerine kabul etmiyorlar, birlikte dua etmeyi reddediyorlar. Aralarındaki bu çekişmelerin oluşturduğu huzursuzluk, toplumumuzu olumsuz olarak etkiliyor.

    Hele bir de Türk vatandaşı olmaları sebebiyle, İsrail hükümeti nezdinde haklarının aranıp verilmesini devletimizden istemiyorlar mı ?... Anlaşmazlıklar böylece milletlerarası boyutlara ulaştırılıyor. Yarın neler olabileceğini kestirmek mümkün değil.

    Sabetaycılar gerek Osmanlı, gerekse Cumhuriyet döneminde asimilâsyonist baskılar (!) altında bulunduklarını iddia ediyorlar. Fakat bu nasıl bir baskı ise, her iki dönemde paşalık, vezirlik, baş vezirlik, genel müdürlük, milletvekilliği ve bakanlık gibi devletin çok önemli makamlarına gelebiliyorlar. İş hayatında, sanat ve basın alanında bir numara olabilenler var.
    Sabetaycılar’ın, insanlarımıza ters gelen davranışları şöylece sıralanabilir:
    -Sabetay Sevi’ye tapanlar olmuş. Kendisine ‘Allah’lık izafe edilmiş. İtiraz etmemiş. Müslüman Türk halkının anlayışına göre bu sapkınlıktır.
    -Devlete karşı ayaklanmış, yürüyüşe geçmiş. Bu hareket anarşi ve terördür.
    -Sabetaycılar, “Salt mantık açısından bakıldığında, Sabetay Sevi öğretilerinin kavranamayacağını” söylüyorlar. Akla ve mantığa uygun olmayan bir felsefe ciddiye alınamaz.
    -Sabetaycılar, 300 yıllık kültürlerini gizlice yaşamaktan şikâyetçiler. Türkiye’de, 4000 yıllık kültürlerini yaşamak ve yaşatmak isteyenler var. Onları fundamentalist( yaradılışın kökenini araştirmak) ve çağ dışı olmakla suçluyorlar.


    -İstekleri, Devletimiz tarafından karşılanmadığı için “Türkiye bu gün, Osmanlı Devleti’nin çok gerisindedir. Bu şartlar altında hiç kimse, Türkiye’ nin Avrupalı sayılmamasından gocunmamalıdır.” Diyorlar.

    Azınlığın Çoğunluğua Dayatması
    Türkiye’deki akl-ı selim sahipleri, Sabetaycılar’a, ‘Ya sev, ya da git’ demiyor.
    Yukarıda bir kısmı özetlenen olumsuzluklara rağmen Sabetaycılar, kültürümüzün alt zenginliklerini oluşturan bir grup olarak saygın insanlar halinde aramızda yaşama hakkına sahipler. Kimse varlıklarından rahatsız olmaz.

    Saygınlığın devamını güçleştiren davranışlar, Sabetaycılar’dan geliyor.
    -Milliyetçi ve muhafazakâr aydınlarımıza batıcı bir hayat tarzını dayatıyorlar. Millî ve manevî değerlere önem vermeyen kozmopolit insanlar olarak tanınıyorlar. Kendilerinin bu şekilde tanımlanmasından rahatsız olmadıklarını açıkça belirtiyorlar.

    -“Elhamdülillah Müslüman’ım” Diyorlar. Fakat değiller. Bu durum, onlar için sadece bir dinî tercih olarak kalsa, kimsenin bir diyeceği olmaz. Olması gerekenin bu olduğunu söylemeleri insanı tedirgin ediyor.

    -Sağ-sol, lâik-dindar, Alevî-Sünni ve Türk-Kürt sürtüşmelerinde gizliden gizliye kışkırtıcı roller üstlendikleri sezinleniyor.

    -Kimlik bunalımı içerisinde olmaları sebebiyle yaşadıkları huzursuzluk, giderek topluma yayılıyor.

    Sabetay Sevi, kendi cemaatine; “Benzet, fakat benzeme !” emrini vermişti.
    Onlar, bu emir gereği, kendilerini Müslüman’a benzetiyorlar. Türkiye’de Türk ve Müslüman olduklarını söylüyorlar. Milletlerarası platformlarda ise, Yahudi – Musevî olduklarını iddia ediyorlar. Bu iki yönlü söylem, Müslüman-Türk imajımızı zedeliyor.
    Kendilerini samimiyetle ortaya koyanlar, hoşgörü ile karşılanabilir. Çifte kimliği benimseyenler de... Onlar değişmeseler de olur. Fakat içerisinde bulundukları toplumu değiştirmeye çalışmaları hoş karşılanmıyor.
    Yine de onlar, çifte kimlikleri ve çifte standartları ile alt kültürümüze ayrı bir renk katıyorlar. Tatlı tonlarda olmasa bile...
    Oğuz Çetinoğlu


    Türkiye’de Sabatay Sevi’nin târikatına bağlı yüzbinlerce insan yaşamaktadır.
    Bunlar tarihte ve günümüzde hâdiselerin gelişmesinde önemli rol oynayan çok tesirli bir güç teşkil ediyorlar. Gizli bir cemaat oldukları için kimliklerini ortaya çıkarmak oldukça zor olmakla beraber zamanla yapılmış bazı ifşaatlar, olaylar karşısındaki tutum ve davranışları, mevki ve ünvanlari ile kullandıkları tipik isimler bize bâzı ipuçları verebiliyor.

    Bu bir “kara liste” değildir. Onları kimliklerinden ötürü yargılıyor da değiliz. Antisemitizm yapmak gibi bir niyet asla yoktur. Sadece gerçeklerin gün ışığına çıkarılması ve insanların hakiki kimliklerini saklamadan rahatça yaşabilecekleri bir toplum oluşmasına katkı sağlamaktır.

    Siyasiler
    Rahşan Ecevit
    İsmail Cem
    Tansu Çiller
    Şükrü Sina Gürel
    Ercan Karakaş
    Bülent Tanla
    Coşkun Kırca
    Kemal Derviş
    Câvid Bey
    Nuri Conker
    Ahmet İsvan
    Osman Kibar
    Hayrettin Erkmen
    Turan Güneş
    Sebâti Ataman
    Emre Gönensay
    Naim Talû
    Salih Bozok
    Aka Gündüz
    Turhan Kapanlı
    Mithad Şükrü Bleda
    Sümer Oral
    Ali Dinçer
    Ekrem Alican
    Cem Kozlu
    Fatin Rüştü Zorlu
    Sabiha Sertel
    Ş. Hüsnü Değmer
    Kıbrıslı Kâmil Paşa
    Ahmed Vefik Paşa
    Faik Nüzhet
    Tayyibe Gülek

    Sinema-Tiyatro
    Haldun Dormen
    Hulûsi Kentmen
    Ayhan Işık
    Kenan Işık
    Aziz Rutkay
    Doğa Rutkay
    Aziz Basmacı
    Yıldız Kenter
    Müşfik Kenter
    Leyla Gencer
    Halûk Bilginer
    Memduh Yükman


    Televizyon
    Ali Kırca
    Ali Baransel
    M. Ali Birand
    Murat Birsel
    Deniz Arman

    Bürokrası
    Gazi Erçel
    Metin Yalman
    Osman Olcay
    Osman Kulin
    Sadun Terem
    Kaya Toperi
    Gaazi Yaşargil
    S. Kâni İrtem
    Onur Öymen
    Özdem Sanberk
    Hüseyin Poroy


    Gazeteciler
    Güneri Civaoğlu
    Cüneyt Arcayürek
    Ahmed Emin Yalman
    Nazlı Ilıcak
    Cengiz Çandar
    Canan Barlas
    Altan Öymen
    Örsan Öymen
    Abdi İpekçi
    Nail Güreli
    Güngör Mengi
    Yusuf Ziya Ortaç
    Ali Sirmen
    Aydin Emeç
    Çetin Emeç
    Ülkü Arman
    Sedat Simâvî
    Erol Simâvî
    Ali Nâci Karacan
    Nadir Nâdi Abalıoğlu
    Yunus Nâdi Abalıoğlu
    Ali Gevgilli
    Ruhat Mengi
    Leyla Umar
    İlker Sarıer
    Hasan Tahsin
    Murat Birsel
    Fazlı Necib
    Necmi Tanyolaç
    Yılmaz Çetiner

    Eğlence
    Sezen Aksu
    Nilüfer
    Burak Kut
    Neco
    Sibel Egemen
    Ciğdem Talu
    Egemen Bostancı
    Murat Arkan
    Perran Kutman
    Harika Avcı
    Ozan Orhon
    Işıl Özışık


    Serbest Meslek
    Atilla Dorsay
    Cemil İpekçi
    Uğur Civelek
    Yıldırım Mayruk
    Muvaffak Benderli

    Karikatüristler
    Cemal Nadir Güler
    Semih Poroy
    Ali Ulvi Ersoy
    Altan Erbulak
    Tekin Aral
    Oğuz Aral
    Piyale Madra
    Bedri Koraman





    Sanayici - İşadamı
    Nejat Eczacıbaşı
    Bülent Eczacıbaşı
    Feyyaz Berker
    Feyyaz Tokar
    Cem Boyner
    Ali Koçman
    Dinç Bilgin
    Can Paker
    Ömer Çavuşoğlu
    Halil Bezmen
    Dilber Ailesi
    Rona Yırcalı
    Selahattin Göktuğ
    Fuad Sâdıkoğlu
    Ferdi Vardarman
    Öner Akgerman
    M. Cemil Merzeci
    Ziya Taşkent
    Cem Uzan
    Ali Koç


    Yazarlar

    Hâlide Edip Adıvar
    Orhan Pamuk
    Yaşar Kemal
    Muazzez Berkand
    Nâzım Hikmet Ran
    Azra Erhat
    Vedat Nedim Tör
    Yaşar Nâbi Nayır
    Celal Sâhir Erozan
    Emil Galip Sandalcı
    Ali Cânip Yöntem
    A. Hamid Tarhan
    Şinasî

    Üniversite
    Kemal Gürüz
    Kemal Alemdaroğlu
    Nermin Abadan-Unat
    Sulhi Dönmezer
    Talât Halman
    Gündüz Gedikoğlu
    Eser Karakaş
    H.Veldet Velidedeoğlu
    Sıddık Sâmi Onar
    İlhan Arsel
    Sâhir Erman
    Bülent Tanör
    Nur Serter
    Tunç Erem

    Askerler
    Çevik Bir
    Ali Fuad Cebesoy
    Am. Sait Halman
    Tuğg. Halit Göktuğ
    Yarb. Selim Soley
    Tümg. Ömer Z. Dorman
    Kur.Alb. Osman Köksal
    Tümg. Sırrı Öktem
    Gen. Cahid Tokgöz
    Gen. Zeki Soydemir
    Güven Erkaya
    Refik Tulga
    İsmail Toker




    Bütün sabetaycılar elbette bu listeden ibaret değildir.
    Ama bütün isimleri illa görmek istiyorsanız daha kapsamlı bir liste için Kendinizde araştırıp bulabilirsiniz.


    Yine Dinler Tarihi uzmanı DR. lütfü Özşahin'in yazdıklarına bakalım.

    "Şüphesiz Sebatayistler üzerine ilk önceleri İslami kesimde ve şimdilerde sol tandanslı kesimlerde çok yazılıp çizilmektedir.
    Ancak hemen belirtelim ki, özellikle Adnan Mendres'i de kapsayan Sabataycı suçlamalarla kantarın topuzu iyice kaçmışa benzemektedir.
    Zira yarın işi öyle bir noktaya vardırırlar ki, milletin tarihsel ve toplumsal değerleri ile bütünleşen, topluma maddi ve manevi hizmet eden, yakın tarihimizde çok önemli kilometre taşları olan M.K.Atatürk, Mehmet Akif, Said Nursi, Necip Fazıl, Nurettin Topçu vs. gibi şahsiyetleri düzmece şecerelerle Sabataycı ilan edip toplumun tarihsel hafızasını dumura uğratabilirler".





  2. #2
    arkadaşım dikkatimi çekti ne kadar tanınmış isim varsa listede...eğer bu liste gerçek ise vay bize bu liste biraz yalçın küçük'ün yahudiler listesine çok benzemiş mesela ben hulusi kentmeni çok seviyorum,çocukluğumuz hep onun filimleriyle geçti.adamın kökeni ne olursa olsun seviyorum onu

  3. #3
    Livane
    Bende bugün Soner Yalçın'dan Beyaz Müslümanların büyük sırrını okuyordum ve kitap tamamen sebatayistlerden bahsediyor...Kendilerini tarikatlarla gizleyen, ne müslüman ne yahudi olan topluluk... Kabala felsefesine dayandıkları söyleniyor...Bu kitabı kesinlikle okumalısınız.. Yani Türkiye'deki birçok tarikatın aslında neye hizmet ettiğini öğrenmek için okumalısınız.. Sizin müslüman kökenli sandığınız tarikatlar aslında sebatayistlerin yuvası olabilir...Hatta bazı cemaatler hatta çok mensubu olan cemaatler sebatayların elinde Çok ünlü tarikatlar ve cemaatler (isim vermiyorum) sebatayların kendilerini gizleme kalkanı malesef ve arada müslümanları kullanıyor, onları da saçma sapan ideolojilerine alet ediyorlar... Bu tarikat ve cemaatlerin başında da yahudi (daha doğrusu değişime uğramış sebatay adı verilen müslümanlaşmış gibi görünen yahudi) kişiler var..Biraz daha dikkatli olmak gerek çünkü akla kara birbirine girmiş durumda, umarım ne demek istediğimiz anlamışsınızdır...Girdiğiniz cemaatlere dikkat ediniz...

  4. #4
    Livane arkadaşım ne bileyim biraz abartılı değilmi sence liste...

  5. #5
    Sabetaycı gerçeği var ülkede ama bu listedeki bir çok kişi hayatta değiller,kendilerini anlatamazlar vede inandırıcı değil çoğu isim,Salih Bozok dinine bağlı bşir insan hayatını okuyun bence çoğu doğrudeğilolanlarda özentiden olanlar

  6. #6
    Ben Ezberden kopyala yapıştır yapmadım.
    Bir cok görüş okudum ve araştırdım

    Ve en can alıcı okudugum yazılarda Ilgaz zorlu'ya ait olanlardı.
    Ilgaz zorlu yahudi kökenlidir.

    Kimdir peki ılgaz zorlu
    1969 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini, İstanbul'da tamamladı. 1990 yılında Bursa'da Uludağ Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nü bitirdi. 1990-1991 yılları arasında Dr.Gad Nasi'nin yardımları ile Kudüs'te bir yıl süren araştırmalarda bulundu. Bu arada Sabetaycılığın önemli kaynaklarının muhafaza edildiği Ben Zwi Enstitüsü'nde incelemeler yaptı. Yavne Kibbutz'unda Yahudi Tarihi ve Kültürü konusunda eğitim gördü. Halen İstanbul'da yaşıyor.

    Şimdi merak edip arastırın ropörtajını,neler demiş ve neden demiş.
    Bir cok seyi zaten anlatıyor,kimin sabetaycı oldugunu,kimin saklayıp kimin saklamadıgını.ve kendilerini deşifre ettigi hakkında için kac hakaret davası acıldıgını vs vs vs.

    Ve ilave ediyor,Sabetaycılar listesi kara liste degildir.

  7. #7
    Alıntı Livane Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bende bugün Soner Yalçın'dan Beyaz Müslümanların büyük sırrını okuyordum ve kitap tamamen sebatayistlerden bahsediyor...Kendilerini tarikatlarla gizleyen, ne müslüman ne yahudi olan topluluk... Kabala felsefesine dayandıkları söyleniyor...Bu kitabı kesinlikle okumalısınız.. Yani Türkiye'deki birçok tarikatın aslında neye hizmet ettiğini öğrenmek için okumalısınız.. Sizin müslüman kökenli sandığınız tarikatlar aslında sebatayistlerin yuvası olabilir...Hatta bazı cemaatler hatta çok mensubu olan cemaatler sebatayların elinde Çok ünlü tarikatlar ve cemaatler (isim vermiyorum) sebatayların kendilerini gizleme kalkanı malesef ve arada müslümanları kullanıyor, onları da saçma sapan ideolojilerine alet ediyorlar... Bu tarikat ve cemaatlerin başında da yahudi (daha doğrusu değişime uğramış sebatay adı verilen müslümanlaşmış gibi görünen yahudi) kişiler var..Biraz daha dikkatli olmak gerek çünkü akla kara birbirine girmiş durumda, umarım ne demek istediğimiz anlamışsınızdır...Girdiğiniz cemaatlere dikkat ediniz...
    yazar kanıtlıyor mu bu iddialarını, ben kitabı henuz okumadım. tesekkurler.

  8. #8
    Livane
    Alıntı alper Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Livane arkadaşım ne bileyim biraz abartılı değilmi sence liste...
    Yoo değil aslında ve bu listedekilerin çoğu kimliğini inkar etmiyor ki Ilgaz zorlu demiş ege ve oda direk ben sebatayistim diyen biridir...Türkiye'de tahmin ettiğinizden çok daha fazla yahudi kökenli insan var arkadaşlar...Hatta dünyada.. Onlar ABD de, ABD li hristiyan, Avrupada Avrupalı hristiyan, Türkiyede de Türkiyeli müslüman oluyorlar... Onlar müslüman olduklarını söylüyor, tasavvufu (aslında yahudilerde karşılığı olan kabalayı) örnek alıyor, tarikatlar kuruyorlar... Yani onları gerçek bir müslümanda ayırt etmek mümkün değilken, hatta onlar artık kimliklerini gizlemiyorken bu liste az bile...Liste de çook çok ünlü iş adamları, devlet bakanları, yöneticiler var ama onlar direk ben sebatayistim demez, diyemez... Demem o ki, asla bir sebatayı o demeden anlayamazsınız, çünkü tam bir müslüman gibi yaşıyorlar....Ama kalkan bu sadece

  9. #9
    Bir şey daha eklemek istiyorum.
    Ilgaz Zorlu kimligine kararıyla nüfus kağıdının din bölümüne yahudi yazdırmiştir.
    Bunun dışında Cemil İpekci ve Halil Bezmen'de sabetaycı oldugunu acıklamıs.
    Yazıdaki bir noktaya dikkat etmeniz gerekiyor.

    "Sabetay Sevi, kendi cemaatine; “Benzet, fakat benzeme !” emrini vermişti".

    İyi geceler

  10. #10
    Livane
    Alıntı bcape Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yazar kanıtlıyor mu bu iddialarını, ben kitabı henuz okumadım. tesekkurler.
    Elbetteki dayanaklarla söylüyor..Ama o isim vermiyor yada sebatayları yargılamıyor...Şu ana kadar sebataylar çok derinlemesine incelenmedi...Gizliden ilerliyorlar ve bu kitap bu topluluk hakkında çok açık bilgiler veriyor...Onlardan olanlarla konuşuyor, araştırıyor...Hatta bu kitabı yazdığı için antisebatayist ilan ediliyor, başı çok ağrıyor ama sağolsun elini taşın altına sokup böyle bir kitap yazmış.. Herkes böyle tabuları yıkmaya cesaret edemez..Ama emin olun, Soner Yalçın ii bir araştırmacı gazeteci/yazar ve gerçeği yazıyor..Yalan şeyler yazsa zaten çoktan alırlardı hesabını



7 Sayfadan 1. 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Erkeklerin Yalan Listesi
    Konuyu Açan: natilyus81, Forum: Aşk-İlişkiler-Evlilik.
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 07-May-2013, 01:08
  2. Sabetayizm - Sabetaycılık
    Konuyu Açan: Suzie, Forum: Diğer Din ve İnanışlar.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 06-Haz-2008, 18:46
  3. Türkiye'deki Sinagogların Listesi
    Konuyu Açan: Suzie, Forum: Musevilik.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03-Nis-2008, 13:54
  4. Msn deki Yasak Listesi
    Konuyu Açan: Fatih, Forum: MSN Messenger.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 02-Mar-2008, 15:12

Bu Konu İçin Etiketler

Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com