Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arası gösteriliyor
  1. #1

    Şafii Mezhebine göre Namaz Rekatları Nelerdir, Kaç Rekat Sünnet Kaç Rekat Farz Kılınışı

    Şafii mezhebine göre namaz rekatları nelerdir, kaç rekat sünnet kaç rekat farz kılınır?

    Farz Namazlara Tabi Müekked Sünnetler:


    Bunlar on rekat olup şunlardır:


    a) Sabah namazının farzından önce iki rek'at. Fatiha' dan sonra birinci rek'atta Kâfirun suresini ve ikinci rek'alta İhlas suresini okumak sünnettir.


    b) Öğle namazının farzından önce ve sonra ikişer rek'at. Cuma namazı da öğle namazı gibidir.


    c) Akşam namazının farzından sonra iki rek'at. Bunda da Fatiha'dan sonra birinci rek'atta Kâfirun, ikinci rek'atta da İhlas surelerini okumak sünnettir.


    d) Yatsı namazının farzından sonra iki rek'at.


    Farz namazlara tabi olmayan sünnetlerden, Ramazan ve Kurban Bayramı namazları, Güneş ve Ay tutulması namazları ile istiska (Yağmur Duası) namazı.


    Farz namazlarla birlikte kılınan sünnetler:


    -Sabah namazından önce kılınan iki rekat için Hz. Aişe (r. anha) şöyle rivayet eder:


    "Allah Resulü (s.a.v.), sabah namazından önce kılınan iki rekata gös­terdiği önemi, başka hiç bir nafile namaza vermezdi.." (1)


    -Öğlen namazı farzından önce dört, sonraki iki rekat için yine Hz. Ai-şe şöyle demiştir: "Hz. Peygamber benim odamda öğleden önce dört re­kat kılar ondan sonra da çıkıp halka farz namazı kıldırır, sonra tekrar iki rekat kılardı." (2) Peygamberimiz (s.a.v.)'in öğlen farzından sonra dört rekat sünnet kıdığı da rivayet edilmektedir.


    Ümmü Habibe'den rivayetle Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuş­tur: "Kim öğlenin farzından önce ve sonra dörder rekat namaz kılmaya devam ederse, Allah onu cehennem ateşine haram kılar." (3)


    Cuma namazı da öğlen namazı gibidir. Çünkü Cuma namazı öğlen namazının bedelidir. Abdullah İbni Me'sud'un cuma namazından önce ve sonra dörder rekat namaz kıldığı rivayet edilmiştir. " (4)


    -İkindi farzından önce dört rekat için Hz. Ali şöyle rivayet eder: "Allah Resulü (s.a.v.) ikindi farzından önce dört rekat namaz kılar ve arasını selamla ayırırdı." (5)


    İkindi farzından önceki dört rek'at sünnet için Abdullah İbni Ömer de şöyle rivayet eder: Peygamber (s.a.v), "İkindi farzından önce dört rekat namaz kılan kişiye Allah rahmet etsin." (6) buyurumuştur.


    -Akşam ve yatsı namazı farzından sonra kılınan iki rekat için İbni Ömer şöyle demiştir: "Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte öğlen namazından evvel iki ve ondan sonra iki, akşam namazından sonra iki, yatsı namazından sonra iki, cuma namazından sonra da iki rekat (sünnet) kıldım, akşam, yatsı ve cumanın sünnetlerini peygamberin evinde O'nun yanında kıldım." (7)


    -Yatsı namazından sonra kılınan iki sünnetler için; yukarıdaki hadis-i şerif delil olarak gösterilebilir.


    -Vitirler için Hz. Ali şöyle demiştir: Vitir namazı farz değildir, ama Peygamber (s.a.v.) ashabının yanma çıktı ve "Allah size bir namaz ziyade kıldı ki o namaz sizin hakkınızda kırmızı tüylü develerden daha hayırlıdır, işte o namaz vitir namazıdır. O namazı size yatsı ile fecrin doğuşu arasın­da verdi." dedi. (8)


    Görüldüğü gibi bu hadis ayrıca vitir namazının vaktini de belirtmektedir.


    Vitir namazının mükafatını kaçırmamak için her müslüman ondan na­sibini almalıdır. Ebu Eyyub'el Ensari şöyle rivayet eder. Rasulullah (s.a.v.): "Vitir namazını kılmak her müslümana haktır. Vitri beş rekat kıl­mak isteyen bes kılsın, üç rekat kılmak isteyen üç kılsın, bir rekat kılmak isteyen de bir rekat kılsın." (9) buyurdu.


    Vitir on bir rekata kadar da kılınabilir. Her iki rekatta bir selam verilir.


    -Akşam ve yatsı farzından önce hafif olarak iki rekat namaz kılmak sünnettir.


    Abdullah İbni Muğaffel El Müzenni (r.a) şöyle dedi:


    Rasulullah (s.a.v.) üç kere "Her iki ezan (ezan ile kamet) arasında bir namaz vardır." buyurduktan sonra üçüncü söyleyişinden sonra "...kılmak isteyen için." sözünü ilave etti. [10)


    Yukarıdaki hafiften kasıt biraz acele kılınmasıdır çünkü sonrasında farz namaz vardır camaatle kılınma ihtimali olabilir. Ayrıca bu sünnetler müekkedler gibi olmayıp peygamber (s.a.v.)'in "...kılmak isteyen için" buyurmasından anlaşılıyor ki bunlar diğer sünnetler kadar önemli değildir.


    Müekked Olan Nafileler


    Nafile olarak kılınan namazların 3 tanesi müekkededir.Bunlar da: Teheccüt namazı,

    Kuşluk namazı ve Teravih namazlarıdır.


    Bunlara müekked denilmesinin sebebi, farz namazlara tabi olan, nafile namazlardan sonra sünnet olan namazlar oldukları içindir.


    1- Teheccüt Namazı:


    Bir diğer adıyla gece namazıdır. Gece vakti sü­resince kılınır. En efdal vakti gecenin üçte ikisi çıktıktan sonra kıl­maktır.


    Teheccüt, uykuyu terketmek manasına gelir. Bu nedenle uykudan kalktıktan sonra kılınan namaz anlamına gelen teheccüt, ismini buradan almaktadır.


    Bunun vakti uykudan kalktıktan sonra başlar fecrin doğuşuna kadar devam eder. Rekat sayısında herhangi bir sınır yoktur. Az veya çok iste­nildiği kadar kılınabilir.


    Teheccüt namazının delili şu ayet-i kerimedir:


    "Gecenin bir kısmında kalk ve sana mahsus bir fazlalık olmak üzere onunla (Kuran la) namaz kıl. Rabbinin seni övgüye değer bir makama çı­karması umulur." (İsra: 17/79)


    Ebu Hureyre'den rivayete göre Peygamberimiz (s.a.v.)'e:


    -Farz namazlardan sonra hangi namaz faziletlidir ve Ramazan ayından sonra hangi oruç faziletlidir? diye soruldu.Rasulullah (s.a.v.):


    "Farz yazılmış namazdan sonra en faziletli namaz gece ortasında kılı­nan namazdır. Ramazan ayından sonra en faziletli Oruç ise, Allah ayı olan Muharrem orucudur." (11) buyurdu.


    2- KuşIuk Namazı:


    Bunun da diğer adı Dûha namazıdır. Sabah nama­zından sonra güneş bir mızrak yükseldikten sonra başlar, süresi Güneş'in tepe noktasına gelmesine kadar devam eder. En azı iki, en çoğu da sekiz rekattır.


    Bunun delili Peygamberimiz (s.a.v.)'in şu hadisi şerifidir:


    Ebu Hureyre (r.a) rivayet eder: "Kalbim dostum bana üç şey tavsiye etti. Bunları yaşadığım müddetçe asla terketmem. Bunlar, her aydan üç gün oruç, Duha namazı ve Vitir namazı."(12)


    Ümmü Hani şöyle rivayet eder:


    "Mekke'nin fethi senesi Hz. Peygamber Mekke'nin en yüksek yerinde bulunuyordu, yıkanmak için kalktı. Hz. Fatıma da ona bir perde gerdi. Sonra Hz. Peygamber elbisesini aldı ve ona sarıldı sonra kuşluk namazını sekiz rekat olarak kıldı." (13)


    3- Teravih Namazı:


    Teravih namazı Ramazan ayında yatsı namazın­dan sonra kılınır, yirmi rekattır. İleride açıklanacaktır.


    Teravih namazının delili için Hz. Aişe (r. anha) şöyle demiştir:


    Bir gece Rasulullah (s.a.v.), mescidde namaz kıldı. Bazı insanlar da peygamberin namazına uyup namaz kıldılar. Sonra ertesi gecede böyle cemaatle namaz kıldılar. Halk çoğaldı. Üçüncü yahut dördüncü gece halk yine toplandı. Fakat Rasulullah o gece onların yanına (namaz kılmağa) çıkmadı. Sabahleyin çıkıp namazdan sonra: "(Ey nas!) sizin cemaatle Ra­mazan namazı kılmağa olan şiddetli arzunuzu gördüm. Benim için de na­maza çıkmağa hiç bir engel yoktu. Yalnız üzerinize farz kılınmasından en­dişe ettim." (14) buyurdu.


    Diğer bir hadiste şöyle rivayet edilmiştir:


    Hz. Ömer döneminde insanlar Ramazan ayında yirmi rekat teravih na­mazını kılardı. (15)


    Şafii mezhebinde hangi sünnet olursa olsun, kılınırken iki rekatta bir selam verilmesi daha da sevaptır.


    Yukarıda açıkladığımız 5 vaktin farz olan namazlarının rekat sayıları şunlardır:


    Sabah namazı:2 rekattır. Öğlen namazı: 4 rekattır. İkindi namazı: 4 rekatır. Akşam namazı :3 rekatır. Yatsı namazı: 4 rekattır.


    Ayrıca cuma günleri öğlen namazı yerine iki rekat cuma namazı da farzdır. İleride açıklanacaktır.
    ______________________________
    (1) Buharı, 1126; Müslim, 724
    (2) Müslim, 730
    (3) Tirmizi,427
    (4) Tirmizi, 523
    (5) Tirmizi, 429
    (6) Tirmizi, 430
    (7) Buharı, 1127. Muslim, 729
    (8) Ebu Davud, 1418.
    (9) Ebu Davud, 142.
    (10) Müslim, 838
    (11) Müslim, 1163.
    (12) Müslim,722.
    (13) Buhari,350, Muslim, 336.
    (14) Müslim,761
    (15) Beyhaki, 2/996


    dır..





  2. #2
    Şafii’de namaz nasıl kılınır?

    Namazın vücub şartları
    Namazın vücub yani farz olmasının şartları şunlardır:
    1- Müslüman olmak.
    2- Baliğ olmak.
    3- Akıl sahibi olmak, deli, baygın olmamak.
    4- Kadının; hayız ve nifas halinde olmaması. Hayız veya nifas halinde iken namaz kılınmaz ve kılınmayan namazlar kaza edilmez. Ancak tutulmayan, Ramazan oruçları kaza edilir.

    Namazın sıhhat şartları
    Namazın sıhhat yani geçerli olmasının şartları şunlardır:
    1- Hadesten taharet. Yani cünüp olanın gusül etmesi, abdestsiz olanın da, abdest alması.
    2- Necasetten taharet. Yani vücutta, elbisede ve namaz kılınan yerde necaset bulunmamak.
    3- Setr-i avret yani avret yerinin örtülmesi. Avret yeri; erkek için, göbekle diz arası, kadın için ise; yüz ve eller hariç vücudun tamamıdır.
    4- Vaktin girmesi.
    5- Kıbleye doğru namaz kılmak.
    6- Namazın nasıl kılınacağını bilmek.
    7- Namazı bozan işleri yapmamak. Mesela birşey yememek, içmemek ve konuşmamak.

    Namazın rükünleri
    Namazın rükünleri yani içindeki farzları şunlardır:
    1- Niyet etmek. Niyet, kalb ile yapılır, dil ile söylenmesi sünnettir. Ayrıca niyetin, Tekbiret-ül-ihram ile beraber getirilmesi gerekir. Yani “Allahü ekber” demekle beraber niyetin kalben yapılması gerekir. Farz namazda niyetinin üç şartı vardır. Bunlar:
    a) Kasıd, yani namaz kılmaya azmetmek,
    b) Tayin, yani kılınacak namazın adını söylemek,
    c) Farziyet, yani kılınacak namazın farz olduğunu tavsif etmek. Kılınacak namaz, belli bir nafile ise; kasıd ve tayin şarttır. Mutlak nafile ise, sadece kasıd şarttır.
    2- Tekbiret-ül-ihram. Yani niyet getirirken “Allahü ekber” demek.
    3- Fatiha okumak. Her rekâtte Fatiha’yı, Besmele ile birlikte okumak farzdır.
    4- Kıyam yani ayakta durmak.
    5- Rüku’ya varmak.
    6- İtidal, yani rüku’dan kalkmak.
    7- İki secde yapmak. Secdede, ayak parmaklarının içlerinin (altlarının) yere konulması gerekir. Dolayısıyla parmakların dışlarını veya uçlarını yere koymak kafi değildir.
    8-
    İki secde arasında oturmak.
    9- Son oturuş.
    10- Son oturuşta Tehiyyat (Teşehhüd) okumak. Teşehhüd şöyledir:
    “Et-tehiyyatü el-mübarekâtü es-salevatü et-tayyibatü lillahi es-selamü aleyke eyyühen-nebiyyü ve rahmetullahi ve berekâtühü es-selamü aleyna ve ala ibadillah-is-salihine eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden resulullah.”
    Meali:
    (Tahiyyat (bütün övgüler), mübarekât (nema bulan bereketli şeyler), salevat (beş vakit namaz gibi fiili ibadetler) ve tayyibat (salih ameller) Allah’a mahsustur. Ey Peygamber! Allah'ın selam, rahmet ve bereketi senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun. Ben şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah [ibadet edilmeye layık) kimse yoktur. Yine şehadet ederim ki, Hazret-i Muhammed, Allah’ın resulü [yani elçisidir.)
    11- Son Tehiyyat’tan sonra, salevat-ı şerife getirmek. En azı, “Allahümme salli ala Muhammed” (Allah’ım! [Hazret-i] Muhammed’e salat [rahmet] eyle) demektir. Fakat salatın ekmeli [en iyisi] şöyledir:
    “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala Ali Muhammedin kema salleyte ala İbrahime ve ala Ali İbrahime ve barik ala Muhammedin ve ala Ali Muhammedin kema barekte ala İbrahime ve ala Ali İbrahime fil-alemine inneke Hamidun Mecidun.”
    Meali:
    (Ya Rabbi! Hazret-i Muhammed’e ve O’nun Aline salevat getir, tıpkı Hazret-i İbrahim’e ve O’nun Aline salevat getirdiğin gibi. Yine Hazret-i Muhammed’e ve O’nun Aline bereket ver, tıpkı bütün alemlerin içinde Hazret-i İbrahime ve O’nun Aline bereket verdiğin gibi. Hiç şüphesiz sen, Hamid ve Mecid’sin.)
    12- Sağ tarafa selam vermek. “Esselamü aleyküm ve rahmetüllah” şeklinde selam verilir.
    13- Tertip üzere namaz kılmak.
    Tumanine’ye riayet etmek de ayrıca farzdır. Tumane; rüku’de, itidalde, iki secdede ve iki secde arasında: “Sübhanallah” (yani Allah, bütün kusurlardan münezzehtir) diyecek kadar beklemektir.

    Namazın eb’ad sünnetleri
    Namazın sünnetleri iki kısımdır. Bir kısım sünnetlerine “eb’ad” denir. Bunların herhangi birisi, unutulduğu veya terkedildigi zaman, secde-i sehv yapılır. Bu sünnetler şunlardır:
    1- Birinci Teşehhüdü okumak ve bu teşehhüdden sonra, Peygamber efendimize salevat getirmek.
    2- İkinci Teşehhüdden sonra, Peygamber efendimizin Âline salevat getirmek.
    3- Sabah namazının ikinci rekâtinde, rükudan kalktıktan sonra, ayakta Kunut okumak ve Kunutta, Peygamber efedimize, Âline ve Eshabma salat ve selam getirmek.
    4- Ramazan ayının ikinci yarısından itibaren, vitir namazının son rekâtında; rükudan kalktıktan sonra, ayakta Kunut okumak ve Kunutta, Peygamber efendimize, Âline ve Eshabına salat ve selam getirmek. Sabah namazı ve vitirde okunan Kunut şöyledir:
    “Allahümmeh-dini fi men hedeyte ve afini fi men afeyte ve tevelleni fi men tevelleyte ve barik li fima a’tayte ve kini şerre ma kadayte feinnke takdi vela yukda aleyke ve innehu la yezillu men valeyte vela yeizzu men adeyte tebarekte Rabbena ve tealeyte felekel-hamdu ala ma kadayte estağfirukellahümme ve etubu ileyke ve sallallahu ala Muhammedin-in-nebiyyil-ummiyyi ve ala Alihi ve Sahbihi ve selleme.”
    Meali: (Allah’ım! Hidayete erdirdiklerinle beraber beni de hidayete erdir, afiyet verdiklerinle beraber bana da afiyet ver, himaye ettiklerinle beraber beni de himaye eyle, verdiklerini benim için bereketli kıl, kaza ettiklerinin şerrinden beni koru. Çünkü sen hükmedersin, sana hükmedilmez, himaye ettiğin kimse zelil olmaz, zelil ettiğin kimse de aziz olmaz. Hayır ve bereketin çoktur, sen çok yücesin. Kaza ettiğin şeyler üzerine hamd sana mahsusustur. Allah’ım, senden mağfiret diliyor ve sana tevbe ediyorum. Allah’ın salat ve selamı, Muhammed aleyhisselamın, Ali’nin ve Eshabının üzerine olsun.)

    Namazın hey’at sünnetleri
    Namazın bir kısım sünnetlerine de, “hey’at” denir. Bu sünnetlerin, unutulması veya terkedilmesi halinde, secde-i sehiv gerekmez. Bu sünnetler şunlardır:
    1- Niyeti dil ile söylemek. Kalb ile getirmek ise, farzdır.
    2- Tekbiret-ül-ihramı alırken, rüku’a giderken, rükudan kalkarken ve birinci Tehiyyatı okuyup üçüncü rekâte kalkarken, parmaklar normal biçimde açık olarak, başparmak kulak memesinin hizasına gelecek şekilde elleri kaldırmak.
    3-
    Kıyamda yani ayakta; elleri göğsün altında, göbeğin üstünde ve biraz sola doğru meyilli olarak bağlamak.
    4- Namazda secde yerine bakmak.
    5- Tekbiret-ül-ihramdan sonra, iftitah duasını okumak. İftitah duası şöyledir:
    “Veccehtu vechiye lillezi fetares-semavati vel-erda hanifen muslimen vema ene minel-muşrikine inne salati ve nüsuki ve mahyaye ve memati lillahi rabbil-alemine laşerike lehu ve bizalike umirtu ve ene minel-muslimine.”‘
    Meali:
    (Batıl dinlerden uzak durarak ve Müslüman olarak; yüzümü, gökleri ve yeri yaratan (Allah’a] çevirdim. Ben, [Allah’a] ortak koşanlardan değilim. Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, alemlerin rabbi olan Allah’ındır. O’nun ortağı yoktur. Ben, bununla emrolundum. Ve ben, Müslümanlardanım.)
    6- Kıraatin açıktan okunduğu rekâtlerde Fatihayı ve ondan sonraki sureyi okurken gizlice Euzü çekmek. Besmele açıktan okunur. Fatiha okumaya başlarken, Besmele çekmek ise farzdır.
    7- Fatihadan sonra “amin” (kabul buyur) demek.
    8- İlk iki rekâtte Fatihadan sonra birer sure veya en az birer ayet okumak. Birinci rekâtte okunan surenin ikincide okunandan daha uzun olması sünnettir.
    9- Rükuda, üç kere: “Sübhane Rabbiyel-azim ve bihamdihi” (Büyük Rabbim, her türlü kusurdan münezzehtir, O’na hamd olsun) demek. Münferid ayrıca şunu da söyler: “Allahümme leke reka’tü ve bike amentü veleke eslemtü haşaa leke sem’i ve basari ve muhhi ve azmi ve asabi ve me-stekellet bihi kademi”
    Meali:
    (Allah’ım! Senin için rüku ettim, sana iman ettim, senin için Müslüman oldum. Benim, kulağım ve gözüm, iliğim, kemiğim, sinirlerim ve beni ayakta tutan her şey, senin için boyun eğdi.)
    10- İtidale kalkarken, “semiallahü limen hamidehü” (Allah, kendisine hamd edenin, hamdini kabul etti)di yerek doğrulmak. Tam olarak doğrulunca: “Rabbena lekel-hamdü, mil’es-semavati ve mil’el-ardi ve mil’e ma şi’te min şey’in ba’du.”
    Meali:
    (Ey Rabbimiz! Göklerin dolusu, yerin dolusu ve bundan sonra istediğin şeyin dolusu, hamd sana mahsustur.)
    Münferid ayrıca şunu da söyler:
    “Ehles-senai vel-mecdi ehakku ma kalel-abdu ve kulluna leke abdun la mania lima a’tayte vela mu’tiye lima mena’te vela yenfeu zel-ceddi mink-elceddu.”
    Meali:
    (Sen; sena [övgü] ve mecd [azamet, büyüklük] ehlisin. Kulun söylediği en haklı söz ki, biz de hepimiz sana kuluz, senin verdiğine kimse mani olamaz ve senin vermediğini, kimse veremez. Senin indinde, zengin kimseye, zenginliği bir fayda veremez.)
    11- Secdede üç kere: “Sübhane Rabbiyel-ala ve bihamdihi” (En yüce olan Rabbim, her kusurdan münezzehtir, O’na hamd olsun) demek. Münferid ayrıca şunu da söyler:
    Allahümme leke secedtu ve bike amentü ve leke eslemtü secede vechi li-llezi halekahü ve savverehü ve şakke sem’ahü ve basarehü tebareke-llahü ahsen-ül-halikine.”
    12- İki secde arasında: “Rabbiğfir li verhamni vecburni ver-zukni vehdini ve afini ve’fu anni” duasını okumak. Meali: (Ya Rabbi! Günahlarımı bağışla, bana rahmet eyle, eksiklerimi kapat, bana rızık ver, bana hidayet nasib eyle, bana afiyet ver ve beni affeyle.)
    İki secdeyi yapıp ayağa kalkmadan önce, hafifçe oturup öyle kalkmak. Buna, “Cülus-ul-istiraha” (istirahat oturuşu) denir.
    13- Rükuda elleriyle diz kapaklarını kavramak.
    14- Rükuda baş ile arkayı aynı hizada tutmak.
    15- Bütün oturuşlarda, “iftiraş” yapmak, yani sağ ayağı dikip sol ayağı yatırarak üstüne oturmak. Sadece son oturuşta, “teverrük” yapılır, yani sağ ayak dikilir; sol ayak da, sağ ayağın altından çıkarılır.
    16- Kıyamda ve rükuda iki ayağın arasını bir karış kadar açık bırakmak.
    17-
    Secde yaparken, elleri, omuzların hizasına koymak, parmakları kapatmak.
    18- Bütün oturuşlarda ve her iki teşehhüdü okurken, elleri dizlerin üzerine koymak.
    19- Teşehhüdden sonra şu duaları okumak:
    “Allahhumme inni euzü bike min azabil-kabri ve min azabinnari ve min fitnetil-mahya vel-memati ve min fitnetil-mesihid-deccali.”
    Meali:
    (Ya Rabbi! Şüphesiz ben, kabir zabından ve ateş azabından, hayat ve ölüm fitnesinden, mesih olan Deccalin fitnesinden sana sığınırım.)
    Allahhummeğfir li ma kaddemtu ve ma ehhartu ve ma esrartu ve ma a’lentu ve ma esraftu ve ma ente e’lemu bihi minni entel-mukaddimu ve entel-muahhiru la ilahe ille ente.”
    Meali: (Ya Rabbi! Geçmiş zamanda işlediğim, gelecek zamanda işleyeceğim, gizli olarak işlediğim, aşikare olarak işlediğim, israf olarak işlediğim ve senin benden daha iyi bildiğin bütün günahlarımı affeyle. Öne alan ve geciktiren sensin, senden başka ibadet edilecek kimse yoktur.)

    Tehiyyattan sonra; kendine, erkek ve kadın mü’minlere dua etmek de sünnettir. Şöyle dua edilir:
    “Allahümmağfirli ve lil-mü’minine vel-mü’minati vel-müslimine vel-müslimati el-ahyai minhum vel-emvati.”
    Meali:
    (Ya Rabbi! Benim, erkek ve kadın bütün müminlerin, erkek ve kadın bütün Müslümanlann hem diri hem de ölü olanlarının günahlarını affeyle.)
    20-
    Yalın ayak namaz kılmak.
    21-
    Farz namazdan sonra nafile namaza kalkmadan önce, bildirilen zikir ve duayı yapmak üzere oturmak sünnettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Bir zat, farz namazını kıldıktan sonra, nafile kılmak için ayağa kalktı. Hazret-i Ömer, onu tutup oturttu ve şöyle dedi; farz namazdan sonra hemen nafile kılma. Bunun üzerine Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem; isabet ettin ey Hattab’ın oğlu, buyurdu.”
    Başka bir hadis-i şerifin meali de şöyledir: “Hangi dua icabete daha yakındır, diye sual edildiğinde, Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurdu; gece yarısı ve farz namazlardan sonra yapılan duadır.”

    Namazın mekruhları
    Namazın mekruhları şunlardır:
    1- Elbiseyle oynamak, parmak çıtlatmak veya parmakları birbirine geçirmek.
    2- Elbisenin kolları sıvalı olarak namaza durmak.
    3- Havaya veya sağa sola bakmak.
    4- Özürsüz olarak ağırlığı bir ayak üzerine vermek.
    5- Başı açık olarak namaz kılmak.
    6- Alçak sesle okunacak yerde yüksek sesle, yüksek sesle okunacak yerde alçak sesle okumak. Bir de, imamın arkasında, yüksek sesle okumak.
    7- Zarar görme tehlikesi varsa gözleri yummak.Şayet zarar görme tehlikesi yoksa, “hilaf-ı evla”dır (yani öyle yapmamak daha iyidir.)
    8-
    Secdede erkeğin; karnını uyluklarına yapıştırması, kadının da bunun aksine; karnını uyluklarından uzaklaştırması.
    9- Küçük ve büyük abdesti sıkıştırırken veya yel zorlarken namaza durmak.
    10- Çok aç olup, yemek hazır iken, namaza durmak. Ancak namaz vakti dar ise, Önce namazı kılmak gerekir.
    11- Rükuda başı fazla eğmek veya belin hizasından yüksek tutmak.
    12- İlk iki rekâtta Fatihadan sonra, sureyi okumamak.
    13- İftitah tekbirinin dışındaki tekbirleri almamak, iftitah tekbirini getirmek farzdır, getirilmezse namaz olmaz.
    14- Son oturuşta, Teşehhüdden sonraki duaları okumamak.

    Namazda erkek kadın farkı
    Namazda, kadın beş yerde erkekten farklı hareket eder, şöyle ki:
    1- Erkek; kıyamda, rükuda ve secdede dirseklerini yanlarından uzaklaştırır ve buralarda ayaklarını bir karış kadar birbirinden ayırır, secde de, iki dizini aynı şekilde birbirinden ayırır.
    Kadın ise, buralarda dirseklerini yanlarına yapıştırır. Ayaklarını ve secde de dizlerini birbirine yapıştırır.
    2- Erkek; rükuda ve secdede karnını uyluklarından uzaklaştırır. Kadın ise, rüku ve secdelerde karnını uyluklarına yapıştırır.
    3- Erkekler, kıraatin sesli okunduğu; sabah, akşam ve yatsı namazlarında sesini yükseltir. Kadın ise; yabancı erkek bulunduğu takdirde sesini yükseltmez.
    4- Yanlışlık yapan imamını, ikaz etmek gibi bir durum olduğu zaman, erkek; sadece zikir niyetiyle veya hem zikir hem de ikaz niyetiyle “sübhanallah” der. Şayet erkek hiç bir şeyi kasd etmeden veya sadece ikaz niyetiyle, “sübhanallah” derse, namazı bozulur. Kadın ise, böyle bir durumda “tasfik” eder. Yani sağ elin içini sol elin üstüne vurur.
    5- Namazda erkeğin avreti, diz ile göbek arasıdır. Hür kadının ise, yüz ve elleri hariç bütün vücudu avrettir.

    Namazı bozan şeyler:
    1-
    Abdestin bozulması.
    2- Bedene, elbiseye veya namaz kılınan yere necaset bulaşması.
    3- Avret yeri açılınca derhal örtülmemesi halinde namaz bozulur.
    4- Bir rekâtte, ara vermeden üç adım atmak veya el, ayak ve baş gibi organlarla üç harekette bulunmak.
    5- Göğsünü kıbleden çevirmek.
    6- Bir şey yemek veya içmek.
    7- Gülmek, ağlamak, üflemek, inlemek, aksırmak, öksürmek ve esnemek gibi şeyleri kasten yapınca iki harf çıkarsa, namaz bozulur. İrade dışı yapınca çıkan sesin, toplamı altı kelimeyi geçmezse namaz bozulmaz.
    8- Bile bile bir rüknü eksik bırakıp, diğerine geçmek. Mesela rükuu tam olarak yapmadan itidale kalkmak veya itidali tam yapmadan secdeye varmak gibi.
    9- Kasden bir rüku veya secdeyi fazla yapmak. Fatiha ve Teşehhüdü tekrarlamak ise, namazı bozmaz.
    10- İmama uyan kimsenin, özürsüz olarak imamdan iki rükün geri kalması. Mesela imam ikinci secdeden kalktığı halde, ona uyan kişinin mazeretsiz olarak hala birinci secdede olması gibi.
    11- Mestin, ayaktan çıkması veya mesh süresinin dolması gibi.

    Namaz şöyle kılınır:
    Ayakta; başparmak, kulak memesinin hizasına gelecek şekilde eller, kıbleye karşı açık tutularak kaldırılır ve niyet etmekle beraber “ Allahü ekber” diyerek tekbir getirilir ve eller göğsün altında, göbeğin az yukarısında hafif sola doğru bağlanır.

    Sonra Euzü-Besmele çekmeden, “Veccehtü” duası okunur. Euzü-Besmele çektikten sonra okunmaz.

    Sonra Euzü-Besmele çekilerek Fatiha suresi okunur. Besmele, Fatihadan bir ayettir. Onu okumak da farzdır. Cemaatle kılınsın, yalnız kılınsın; bütün namazlarda Fatihanın tamamını okumak farzdır.

    Sonra, bir sure veya ayet okunur. Birinci rekâtta okunan surenin ikinci rekâtta okunan sureden uzun olması ve Kur’an-ı kerimde, sıra bakımından ondan önce olması sünnettir. Sure, sadece ilk iki rekâtte okunur.

    Sonra eller kaldırılır ve tekbir getirilerek rüku’a varılır. Rüku’da, sırt, boyun ve baş aynı hizada tutulur. Dizler kırılmadan bacaklar düz tutulur. Dizleri tutarken parmaklar açık tutulur. Rüku’da üç kere, “Sübhane Rabbiyel azim ve bihamdihi...” denir.

    Sonra yine eller kaldırılarak itidal yapılır. Yani, “semiallahü limen hamidehü...” diyerek doğrulmaya başlanır. Tam olarak doğrulunca “Rabbena lekel hamdü...” denir.

    Sonra tekbir getirilir ve secdeye varılır. Şu 7 uzuv üzerinde secde edilir. Bunlar: Alın, burun, iki diz, iki avucun içi ve iki ayağın parmaklarının içleri. Önce dizler, sonra eller sonra da alın ve burun yere konur. Secdede üç defa “Sübhane Rabbiyel a’la ve bihamdihi...” denir. Sonra tekbir getirilerek baş secdeden kaldırılır ve oturulur. İki secde arasında: “Rabbiğfir li verhamni...” okunur. Buna, “el-cülusu beynes-secdeteyn” (iki secde arasındaki oturuş,) denir. Sonra ikinci kere aynı şekilde tekbir getirilerek secde edilir.

    Sonra tekbir getirilerek ikinci secdeden kalkılıp, az oturulur, buna da “Cülus-ul-istiraha” (istirahat oturuşu,) denir.

    Sonra ayağa kalkılır. İkinci rekâtte Fatiha ve sure okunur. Rüku ve secdeler yapılır ve oturulur. Bu oturuşta birinci Tehiyyat okunur ve üçüncü rekâte kalkılır. Üçüncü rekâte kalkarken eller kaldırılır. Son iki rekâtte sadece Fatiha okunur, sure okunmaz.

    Son rekâtte, otururken son Tahiyyat okunur. Tahiyyatta; salevat-ı şerifeyi “Allahümme salli ala Muhammed”e kadar okumak farz, kalanını okumak sünnettir.

    Sonra; önce sağa, sonra da sola selam verilir.

    Bütün oturuşlarda sağ ayak dikilir ve sol ayak yatırılarak üstünde oturulur. Bu oturuşa “İftiraş” denir. Sadece son oturuşta, sağ ayak dikilir ve sol ayak, sağ ayağın altından çıkarılır. Bu oturuşa da “teverrük” denir.

    Sabah namazının son rekâtinde rükûdan kalktıktan sonra, eller kaldırılarak kunut okunur. Kunut, ayrıca Ramazan ayının ikinci yarısından itibaren ayın sonuna kadarki vitir namazlarının son rekâtlarında de okunur.

    Namazdan sonra zikir ve dua
    Selamdan sonra, 3 kere: “Estağfirullah-el-azim-ellezi la ilahe illa huvel-Hayyel-Kayyume ve etubu ileyhi” denir.
    Meali:
    (Büyük, kendisinden başka ilah olmayan, her zaman diri olan ve her şeyi ayakta tutan Allah’tan günahlarımın bağışlanmasını diliyorum ve O’na tevbe ediyorum (yani bütün günahlardan yüz çevirip O’na dönüyorum.])

    Ardından: “Allahümme entes-Selamu ve minkes-selamu tebarekte ve tealeyte ya Zel-celali vel-ikrami,” denir.
    (Allah’ım! Sen, Selam’sın, selamet sendendir. Sen çok büyüksün, hayrın ve bereketin çoktur, sen çok yücesin, büyüklük ve ikram sahibisin.)

    Ve Ayet-ül-kürsi okunur.

    Sonra sırayla 33’er defa: “Sübhanallahi”, (Allah, bütün kusurlardan münezzehtir) “El-Hamdu lillahi”, (Allah’a hamd olsun) “Allahü ekber” (Allah en büyüktür) okunur.

    Yüzüncü defa: “La ilahe illellahü vahdehü la şerike lehü lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve ala külli şey’in kadirun.”
    Meali:
    (Allah’tan başka ilah yoktur, O birdir, mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur ve O’nun herşeye gücü yeter.)

    “Allahümme inni es’eluke mucibati rahmetike ve azaimi magfiretike ves-selamete min külli ismin vel-ganimete min külli birrin vel-fevze bil-cenneti ven-necate minen-nari Allahümme inni euzu bike minel-hemmi vel-huzni ve euzu bike minel-aczi vel-keseli ve euzu bike minel-buhli vel-cubni vel-feşeli ve min galebetit-deyni ve kahrir-ricali.”
    Meali:
    (Allah’ım! Şüphesiz ben senden; rahmetinin muciblerini ve bağışlamanın azimelerini, bütün günahlardan salim kalmayı, her çeşit hayrı, Cenneti kazanmayı ve ateşten kurtulmayı diliyorum. Allah’ım! Keder ve üzüntüden sana sığınırım, acizlik ve tembellikten sana sığınırım, cimrilik, korkaklık, başarısızlık, borç altında ezilmek ve erkeklerin kahrından sana ağınırım.)

    Münferid de, me’mum [imama uyan] da imam da; duayı gizli yapar. Ancak hazır olanların öğrenmesi için, onlar öğreninceye kadar, aşikâre okunabilir.

    İmam, zikir ve dua esnasında; solunu mihraba sağını da cemaate çevirerek yüzünü onlara dönderir.

    Sonra secde yerlerini çoğaltmak için, başka bir yerde (kaza veya sünnet) namaz kılınır. Çünkü secde edilen yerler, Kıyamet günü kişiye şahitlik yapacaktır.


  3. #3
    güncel.......

    --- Sonraki mesaj ---

    bir de böyle bir makale buldum aynı bilgiler dışında farklı bilgiler de içerdiğinden her ihtimale karşı ekliyorum


    Şafi Mezhebine göre namazlar nasıl kılınır

    Şafii mezhebinde de Hanefi de olduğu gibi namazların rukunları aynıdır. Lakin namazların içeriğinde Hanefi mezhebinden farklı bazı yerler vardır ki biz bunu sabah namazını örnek vererek izah edeceğiz. Sabah namazının 2 rekat sünneti 2 de farzı olmak üzere 4 rekat kılınır. şöyleki:
    Namazın dışındaki şartlar yerine getirildikten sonra Namaza niyet edilir sonra İhram tekbiri (Hanefi de İftitah) alınır. Hanefi olanlar Sübhaneke duasını okuduğu gibi Şafiler de Veccehtü duasını okurlar dua budur:
    "veccehtu vechiye lillezi fataressemavati velarde haniyfen müslimen ve ma ene minel müşvikiyne. İnne salatiy ve nüsûkiy ve mahyaye ve mematiy lillahi rabbil âlemiyn. La şeriyke lehü ve bizalike umirtu ve ene minel müslimiyn."

    Manası "Şüphesiz ki ben yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah'a yönelttim. Ben müşriklerden değilim. Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hiç bir ortağı olmayan alemlerin rabbı Allah'ındır. Ben ancak bununla emrolundum ve ben müslümanlardanım."
    Dua bittikten sonra Euzu besmele okunur ve fatihaya geçilir.
    Teveccüh olarak bilinen veccehtu duası farz ve nafile namazların evvelinde fatihaya başlamadan önce okumak müstehaptir.İhram tekbirinden sonra veccehtu duası okumadan Euzubillahi mineşşeytanirracim veya ihram tekbirinden sonra fatiha suresine başlanmışsa artık başa dönüp veccehtu duasını okumak uygun değildir.Cenaze namazlarında ve vaktinin dar olduğu namazlarda vecehtu duası okunmaz.Dua bittikten sonra Euzubillahi mineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim Fatiha okunur (amin denir eğer sessiz kılınan öğle ikindi gibi namazsa amin sessiz okunur sabah akşam gibi sesli okunan namazlarda amin sesli okunur) kısa bir sure, ayet zammı sure okunur. Rukua gitmeden tekrar allahu ekber denilerek ihram tekbiri alınır ve rukua gidilir rukuda tesbihleri 3,5,7 veya 9 defa okur rukudan doğrulunca da yine İhram tekbiri alır. Sonra secdeye gidilip secdeler yapılır ikinci rekata kalkılır besmele fatiha zammı sure okunur ihram tekbiri alınarak rukua gidilir birinci rekatta olduğu gibi secdeler yapılır ve tahiyyata oturulur teverrük oturuşuyla. Sonra tahiyyat duası okunur dua budur: 'Ettehiyatu Elmubareketu Essalavatu Etteyyibatu lillahi. Esselamu âleyke eyyuhennebiyyu ve rahmetullahi ve bereketuhu. Esselamu âleyna ve âla ibadillahissalihine. Eşhedu enla ilahe illallahu ve eşhedu enne Muhammeden Resulullah.
    Manası:"Tahiyyatlar, bereketler, salavatlar ve güzel şeyler Allah'ındır. Ey nebi! Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Bize salih kulların üzerine de selam olsun. Ben şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed Allah'ın resulüdür.Teşehhüd Okunurken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

    a. Kendi duyabilecek şekilde okumalıdır.b. İbareler peşpeşe okunmalıdır.Okumaya ara verip sonra devam edilirse veya araya başka bir zikir sokulursa teşehhüd fasid olur; yeni baştan okunması gerekir.f. Kelimeler, rivayetlerdeki tertibe riayet ederek okunmalıdır.Tahiyyat duasından sonra Efendimize salat okunur ve peşinden selam verilir.Allahümme salli âla seyyidina Muhammedin ve âla ali seyyidina Muhammed. Kema salleyte âla İbrahime ve âla ali İbrahime fil âlemine inneke hamidun mecid.
    Manası:Allahım! İbrahim'e ve aline salat ettiğin gibi Muhammed'e ve aline salat et. İbrahim ve aline bereket verdiğin gibi Muhammed'e ve aline de bereket ver. Şüphesiz sen kendisine çok hamdedilen ve methedilensin.


    Şimdi Sabah namazının farzında bir husus vardır ki sadece sabah namazının farzına mahsustur. Sabah namazının farzında kunut okumak şöyleki:
    Farzda da Yukarda anlatıldığı gibi birinci rekatı tamamladıktan sonra ikinci rekatın Rukusun dan kalkılınca eller dua ederken ki gibi avuç içleri yukarı bakacak şekilde kaldırılır ve hedeyt duası (kunut) okunur bu dua eller açıkken normal dua eder gibi okunur:
    "Allahümmehdini fiymen hedeyte. Ve â finiy fimen âfeyte. Ve teyelle­tti fimen tevelleyte. ve barikliy fıyma â'tayte. ve kıniy şerre ma kadayte. Feinneke takdiy vela yukda âleyke. ve innehu la yezillü men valeyte. vela yeîzzü men âdeyte. Tebarekte Rabbena ve teâleyte.Felekel hamdu âla ma kadayte. Estağfirüke ve etuvbu ileyke. Ve sallallahu âla seyyiddina Muhammedin ve âla alihi ve sahbihi ve sellem

    Manası: "Ey Allahım hidayete erdirdiğin kişilerden bana da hidayet ver. Verdiğin afiyetlerden beni afiyette kıl. Koruduğun şeyin şerrinden beni de koru.Sen hükmedensin kimse sana hükmedemez. Senin dost edindiğin kimse zelil olamaz. Senin düşman olduğun aziz olamaz. Sen yücesin. Ey rabbimiz sen büyüksün.Hükmettiğine karşılık hamd sana mahsustur. Ey Allahım senden mağfiret diler sana yöneliriz. Efendimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme, ehline ve ashabına salat ve selam eyle."

    Kunutun birinci kısmı duadır. Cemaatle namaz kılmıyorsa imam bu kısmı okuyunca cemaatin sadece dinlemesi ve amin demesi sünnettir. Diğer iki bolüm ise zikir, övgü ve salavat olduğu için cemaatin de imamla beraber okuması sünnettir. (Şafi bir imama uyan Hanefi böyle bir durumda hiçbir şey okumaz sukut eder)
    Dua bittikten sonra direk Allahu ekber diyilerek secdeye varılır ve namaz yukarda anlattığım gibi tamamlanır. Kunut sabah namazlarının farzında ve ramazanın son on gününün vitirlerinde okumak şafide eb’ad sünnetlerdendir. Eb’ad sünnetleri namazın cüzleri (parçaları) olan sünnetlerdir. Bu çeşit sünnetlerin terkedilmesi halinde secde-i sehiv yapılması sünnettir. Bir kısım sünnetler daha vardır ki bunlara hey’et denir. Hey’etlerin terkinde, sehiv secdesi gerekmez. Zaten bu iki sünnet arasındaki fark da budur. Eb’ad sünnetleri sevap itibarıyla hey’etlerden daha üstündür.


    Yukarda belirttiğim Eb’ad ve Heyat sünnetleri de belirtelim ki hükümler iyi bilinsin


    Namazın Ebâdı Olan Sünnetler

    Namaza girdikten sonraki sünnetler ikidir:1- Birinci teşehhüd (Ettehiyyat).2- Sabah namazında ve Ramazan’ın ikinci yarısında vitir namazında kunut duası okumak.Eb’ad sünnetleri namazın cüzleri (parçaları) olan sünnetlerdir. Bu çeşit sünnetlerin terkedilmesi halinde secde-i sehiv yapılması sünnettir. Bir kısım sünnetler daha vardır ki bunlara hey’et denir. Hey’etlerin terkinde, sehiv secdesi gerekmez. Zaten bu iki sünnet arasındaki fark da budur. Eb’ad sünnetleri sevap itibarıyla hey’etlerden daha üstündür.Birinci teşehhüd: Sonrasında selam olmayan ettehiyattır ki öğlen, ikindi, akşam ve yatsı namazının farzında ikinci rekatta oturup okunan ettehiyatlardır. Bunun delili olarak, Abdullah bin Buneyni şöyle diyor:“Resuli Ekrem öğlen namazında bize iki rekat kıldırdı. Sonra birinci teşehhüd için oturmadan kalktı, cemaat O’na uyarak, kalktı, namazını tamamladığı zaman biz O’nun selam vermesini beklerken, selam vermeden önce tekbir aldı ve oturduğu halde, yanılmaktan ötürü iki secde yaptı, sonra selam verdi. ” Başka bir hadisi şerifte Resuli Ekrem (s.a.v):“Namazın ortasında oturduğun zaman önce tuma’nine yaparak otur. Sonra sol ayağını yay, sonra teşehhüd oku.” buyurmuştur. Sabah namazında kunut: Bunun delili Ebu Hureyre (r.a)’ın rivayet ettiği şu hadisi şeriftir. Peygamber (s.a.v) sabah namazının iknci rekatında başını rükudan kaldırdığı zaman ellerini kaldırıp kunut duasını okudu.Hişam Muhammed bin Şirin’den rivayete göre Ubey bin Ka’b onlara Ramazanda imamlık yaptı. Ramazanın son yarısında kunut duası okurdu. Kunut dua olduğu için ellerin iç kısımları göğe doğru olup eller kaldırılmalıdır.


    Namazın Hey'etleri

    Namazın hey'atı sayılan sünnetler on beş tanedir:1- İftitah tekbirinde, rükuya giderken ve kalkarken elleri kaldırmak.2- Kıyamda sağ eli sol elin üzerine koymak.3- (iftitah tekbiri aldıktan sonra) 'veccehtü'yü okumak.4- Eûzu Besmele çekmek.5- Sesli okunması gereken yerde sesli okumak.6- Sessiz okunması gereken yerde sessiz okumak. 7- (Fatiha bitince) 'Amin' demek.8- Fatiha'dan sonra bir sure okumak.Namazın hey'etleri için deliller:1. İhram tekbiri alırken, rükuya giderken ve rüku'dan kalkarken elleri kaldırmak.İbni Ömer şöyle demiştir: "Allah Resulü namaza durduğu zaman, el­lerini omuzları hizasına kaldırır, sonra tekbir alırdı. rükuya gitmek istedi­ği zaman da, rükudan kalktığı zaman da böyle yapardı. Fakat, secdeye gittiğinde ve secdeden kalktığında böyle yapmazdı." Eller kaldırıldığı zaman ayaları kıble tarafına doğru açmak en uygun­dur. Baş parmakları da kulakların memesinin hizasına getirmektir.2. Kıyamda iken sağ eli, sol elin üzerine koymak. Vail bin Hıcr şöyle rivayet eder: "Hz. Peygamber namaza başladığı zaman ellerini kaldırıp tekbir alır. Sonra sağ elini sol bileği üzerine koyardı".3. Veccehtu. İhram tekbirinden sonra veccehtu okunur.Hz. Ali'nin rivayetine göre Hz. Peygamber namazı ikamede veccehtu ile başlardı.4. Euzü Besmele çekmek. Veccehtudan sonra. Eüzubillahi mineşşeytanirracim demektir.Bunun delili şu ayeti kerimedir:"Kur’an okuduğu zaman recmedilmiş (kovulmuş) şeytandan Allah'a sığın." (Nahl: 16/98)5-6- Kur’an'dan okunması gerekeni sesli okunması gereken yerde sesli okumak, sessiz okunması gereken yerde de sessiz okumak. Sabah, akşam ve yatsı namazlarının farzlarının ilk iki rekatında, cuma namazı, bayram, Ay tutulması, yağmur, teravih ve Ramazan’da kılınan vitir namazlarında cehri (açık) okumak sünnettir. Bunların dışında kalan diğer namazlarda kıraatin gizli okunması sahabelerden nakledilmiştir. Delili şu hadisi şerif­tir:Ebu Hureyre (r.a) şöyle demiştir:"Her namazda Kur’an okunur. Rasulullah (s.a.v)'ın açık okuyup bize duyurduklarını biz de sizlere o yerlerde duyuruyoruz. Bizden gizlice oku­dukları yerleri biz de sizlerden gizli okuyuruz." 7- Fatiha 'dan sonra 'amin' demek.Aminin kelime anlamı "Allahım duamızı kabul et " demektir."Veleddallin" dedikten sonra 'amin' demek sünnettir. Kılınan namazda fatiha sesli okunuyorsa 'amin' de sesli okunacaktır. Sessiz okunuyorsa 'amin' kelimesi de sessiz okunacaktır. İmamın arkasında kılınan namaz­da kıraatler cehri (yüksek sesle) okunuyorsa 'amin' kelimesinin yüksek sesle söylenmesi sünnettir.Bunun delili: Ebu Hureyre (r.a) şöyle demiştir:Rasulullah (s.a.v) buyurdu ki:'İmam amin dediği zaman arkasından siz de amin deyiniz. Çünkü her kimin amin demesi meleklerin amin demesine uyarsa geçmiş günahları affolunur" 8- Fatihadan sonra bir sure okumak.Ebu Hureyre (r.a.) şöyle demiştir:"......Onun arkasında namaz kıldığımda öğlen namazının birinci ve ikinci rekatlarını uzatırdı. Üçüncü ve dördüncü rekatlarını hafif tutardı. İkindi namazında hafif, akşam namazında mufassal denilen surelerden okurdu. Yatsı namazında şems ve benzeri sureleri, sabah namazında da uzun sureleri okurdu." 9- Kalkma, oturma ve eğilmelerde tekbir getirmek. 10- Rüku'dan kalkarken "Semiâllahu limen hamide rabbena lekel hamd" demek.11- Rüku ve secdelerde tesbih yapmak.12- Oturmalarda ellerini uylukların üzerine koymak. Ettehiyatta sol eli­ni tamamiyle yatırır, sağ elini ise yumar sadece işaret parmağını uzatır.13- Bütün oturuşlarda iftiraş etmek.14- Son oturuşta teverrük etmek.15- İkinci selamı vermek.9- Rüku' ve secdelerden kalkmalarda, oturmada ve eğilmelerde tekbir almak.Ebu Hureyre (r.a.)'dan rivayete göre Hz. Peygamber namaz kıldı­ğında ayakta iken ihram tekbiri alırdı. Sonra rüku'a giderken tekbir alırdı. Sonra ayağa kalkarken 'Rabbena lekel hamd" derdi. Sonra secdeye gider­ken tekbir alırdı. 10- Rüku'dan kalkarken, 'semiallahu limen hamide...' geçen hadiste ifade edilmiştir.11- Rüku' ve secdelerde tesbih yapmak.Rüku' a giderken de 'sübhane rabbiye a'la' demektir. Beş, yedi ve do­kuz defa'da getirilebilir.12- Oturuşta elleri dizlerin üzerine koymak. İbni Ömer şöyle rivayet eder: "Hz. Peygamber namazda oturunca ellerini dizleri üzerine koyardı. Sağ elinin işaret parmağını kaldırırdı. Onunla Allah'ın bir olduğuna işaret ederdi. Sol elini de parmaklarını uzatarak sol dizi üzerine koyardı." 13.-14- İftiraş ve teverûk. Ebu Humeydi şöyle der: "Ben Hz. Peygam­berin namaz kılışını hepinizden daha iyi hatırlıyorum. Hz. Peygamber ikinci rekatın sonunda sağ ayağını dikip sol ayağı üzerinde oturdu. Son oturuşta sol ayağını sağ ayağının altından çıkarıp sağ ayağını da dikerek mak'adı üzerinde oturdu." İkinci rek'attaki oturuş iftiraş, son oturuştaki oturuş da teverrûktur.15- İkinci selamı vermek. Namazda birinci selamı vermek rükündür. İkinci selam ise sünnettir.Abdullah İbni Mes'ud şöyle anlatıyor:"Hz. Peygamber yanağının beyazlığı arkadan görüneceği şekilde sağ ve soluna "Esselamu aleyküm ve rahmetullah, esselamu aleyküm ve rahmetullah" diye selam verirdi. Eltehiyatta rükün olan salavat-ı şerifenin akabinde Rasullullahın ehli beytine de salavat getirmek ve dua etmek de sünnettir.



    Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi , Ravza Yayınları: 170.Ali el-Şerbecî, Büyük Şafii Fıkhı, Arslan Yayınları



Benzer Konular

  1. 2 Rekat Namaz
    Konuyu Açan: *cennet*, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 09-Ağu-2011, 11:28
  2. Yatsı Namazının Son 2 Rekat Sünneti Yerine 4 Rekat Kılmak
    Konuyu Açan: foruss, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 14-Oca-2010, 21:57
  3. Şevval Ayında Kılınacak 8 Rekat Namaz
    Konuyu Açan: KıRıK, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 11-Eki-2008, 16:26
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com