iLk resim harika x)
özümüz cennetten...
insana hitabederken hep unuttuğumuz öz...
toprakta bitiyoruz...
ama tohumumuz cennetten...
hem de bir kadın bir erkek...
--------------------
birbirlerine gülümserler miydi ikisi acaba...
akşamları konuşurlar mıydı...
şu eski cennet günlerimizdeyken diye başlayan sohbetler ederler miydi...
hasta olunca, ya da yaralınınca bir yanları gökyüzüne çevirirler miydi
bakışlarını...
insan
ruhunu gösterecek
bir ayna geçirirse eline
göze almali inmeyi
bir vurgun gibi cehennemine
iLk resim harika x)
kabil doğunca ne hissetti havva...
ilk bebek...
emzirmeyi nasıl bildi...
doğumda nerdeydi adem...
yüzlerindeki ifade nasıldı...
--------------------
kabil...
ilk çocuk...
ilk oğul...
havva ile adem tartıştılar mı aralarında oğulları günah işleyince...
nasıl böyle oldu diye...
--------------------
havva,
ara bulmaya çalıştı mı eşi ile oğlu arasında...
--------------------
önce adem mi öldü, havva mı...
ilk ölüm...
gidenin yokluğuna nasıl dayandı kalan...
geceleri nasıl geçirdi...
Allahtan diledi mi gidenin yanına almasını kendini de...
eşsiz kalmak acı verdi mi...
--------------------
ilk yalnızlık...
--------------------
toprak.....
--------------------
fotoğraflar:mehmet özgür/smoke works
--------------------
......
insanın gençken kurduğu ölüm hayali bile sahte oluyor. Ölüm bile anlamını değiştiriyor zaman içinde. Gençken bir macera, kimsenin nasıl olduğunu anlatamadığı bir tecrübe gibi geliyor, yaşlandıkça ölüm de herşey gibi eskiyor. Gençken insanın çevresindekilerden birinin ölümü dünyanın sonuyken, yaşlandıkça Tanrı’nın zevksiz bir şakasına dönüyor ölüm.
Hayat da hakeza.
.....................
İnandığım zamanlarda secdede ölmek istemiştim. Annemin karnında geçirdiğim aylardaki duruşuma benzer bir duruşla terkedecektim hayatı. Geldiğim gibi gitmekti amacım. Sonra öyle ölenlerin büyük ölçüde yüksek tansiyonun başaşağı durunca beyin kanamasına yol açmasından öldüğünü öğrendim. Hiç bir büyüsü kalmadı. Secde gitti, tansiyon geldi, kahrolsun bilim.
.................
emre aydın (büyük yazarın son sayfası)
insan
ruhunu gösterecek
bir ayna geçirirse eline
göze almali inmeyi
bir vurgun gibi cehennemine
mükemmel bir çalışma ellerine sağlık DevrikCümle....
Mehmet Özgür'ün fotoğrafları da çok güzel bir hava katmış.![]()
yaşam bir ifade biçimi....
ölüm ve doğum biçimin sadece birer içeriği...
öğrenmek, keşfetmek ve paylaşmak, nefes almaktan daha hayati çoğu zaman...
sevgiyi yaratmaksa cenneti yaratmaktan daha yüce...
hayat onun hakkında düşündüklerimizden ibaret...
gelecek ise kaybetmekten korkuklarımızı elimizden birer birer alan ve bize varolmanın içinde bulunduğumuz andan ibaret olduğunu kendi dağınık tarzıyla öğreten bir öğretmen...
''BİR GELECEĞİ SEÇMENİN BİR YOLUDA ONUN KAÇINILMAZ OLDUĞUNA İNANMAKTIR'' diyordu Richard BACH...
sorunların alt edilmek, özgürlüğün kanıtlanmak için olduğunu ve bizler rüyarımıza inandığımız sürece hiç bir şeyin rastlantı olmadığını öğreneceğimizi söyluyordu.....
-----------------------------------
--------------------
Yâ Rab ne eksilirdi deryâ-yı izzetinden
Peymâne-yi vücûda zehr-âb dolmasaydı
Âzâde-ser olurdum âsîb-i derd ü gamdan
Yâ dehre gelmeseydim yâ aklım olmasaydı
Ziya Paşa
--------------------
"- ....Akıl hemen hemen her şeyi yapabilir, akıl dışına bile çıkabilir.Bu da onun deliliği.
- ....Luther Akla ne isim vermişti, biliyormusun? Şeytanın ******su.
- ....Muhteşem, diye keyiflenerek bağırdı Julien, ******luk yapan akıl,...."
*Şeytanın ******su - Catherine Clément
--------------------
Kendi sorgusu yüzünden ayağa kalkıyor insan
Arıyor. Yusuf bir ayna mıdır acaba?
Çetrefil, kuşku dolu, yadırgı
Ne kadar kendi oldu insan
O kadar başka.
ismet özel/b.y.m/
--------------------
................
aklım geçiyor gözlerimden; dur! diyemeyecek kadar akıl-
landığım şu yeni saatte. bir başka yere aynı anda geçmenin
kekre güzelliğiyle... olup çoktan bitenleri anlamaya çalışan
sarsak biriyken, olup bitenlerden oluşan bir orduyla dalıyorum
aklımın içine
savrulmamış birşeyler kaldığı için denizler açılıyor günün bi-
rinde; söylenmemiş bir şeyler kaldığı için elmas sözler... bir
kuytudan bir derine zarif köprüler... buğulu köprülerden
geçiyorum; sisli gelincikler...vahşi gelincikler
hayır! demeyi öğrenmiş bir çocuğun yitirdiği bütün elma
şekerleriyle, yaratılışın ilk elmasına ilk ürkek dişimi do-
kunduruyorum. kır hayvanları geçiyor gözlerimden. vakur, sert
ve içten. bir tenden bir tene sıçrayan ben, duruluyorum
bir yerlerdeyim işte, ansızın gözlerime dolan bir yerlerde...
kargaşanın sarsak şamanı, hep özlediği harmanileriyle...yasak
duygular büyütürken, yasaklanıyorum yeryüzüne
işte gene başlıyor...
Orhan Alkaya
Yenilgiler Tarihi Cilt 1
insan
ruhunu gösterecek
bir ayna geçirirse eline
göze almali inmeyi
bir vurgun gibi cehennemine
Kalbin içi ve dışı aynı sıcaklıkta değilse, ensenizden sizi tutup yol`a fırlatır; içinizde doğan bir rüzgar.
O an hiç beklemediğiniz bir soru düşer içinize ve usulca dudaklarınızdan kayar: yaşamak?!/
A.Cahit Zarioğlu.
--------------------
Yolunu şaşırmış zeka, kendisine hakikat diye sunulmuş serap sistemlerine sarılır. Fakat bir sınırdan bir sınıra kadar onun uygulanışına geçince aldandığını anlar. Bu sefer de yeni seraplar onu beklemektedir. Seraplardan seraplara, hayal kırıklığından hayal kırıklığına koşar durur insanoğlu. Bu, gerçekte, hakikate susayışın ve onu arayışın, ararken de karşısına çıkarılan hakikat benzeri sistemlerin aldatıcılığını ilk bakışta kavrayamayışının bir sonucudur.
Sezai Karakoç
insan
ruhunu gösterecek
bir ayna geçirirse eline
göze almali inmeyi
bir vurgun gibi cehennemine
nefesim kesildi ,ellerinize sağlık tebrikler
Kendine bak-Kendini hiçbir zaman anlamayacaksın. Çünkü kendini bir dizi tasarım içinde görüyorsun, sonunda dağılıp gidiyor hepsi. Çünkü kişi kendisine dışarıdan bakamaz, zira kişi kendisinin nasıl göründüğünü sahiden görmez, çıkarsayabilir ancak. Kişi kendine bu koşullar altında ben, biz, başkası için ne derdim diye sorabilir…ama yanıt şu; Bilemezdim. Bilseydim de o başkasıyla ilgili haklı olduğum konusunda bir şey söylemiş olmazdı. Kişinin kendisi üzerinde sığ bir yargıda bulunması, kendisini ucuz bir biçimde şu ya da bu komedinin yada trajedinin oyuncusu sayması, bunları bir başkası için yapması kadar iğrenç bir şey. Düşün ki, başına ne gibi bir mutsuzluk, nasıl bir acı gelirse gelsin, bunu sen kendin hak ettin”
wittgenstein
--------------------
"İnsan" olma "bilme" ile gerçekleşmektedir. Bunun en yüce belirginliği de kendini bilmedir.
"Kendini bilme "ne rastlantısal olarak, ne de daha önceki bir kararlaştırma ile ve ne de gaybi ilham, kalbi duyumsama veya iç ışıması ile olur. Başkası (L'autrui) ile yürüttüğü ilişkilerinden yola çıkarak insan, "ben" (Lemoi)e ulaşmaktadır. "Başka" olanı tanımakla ve duyumsamakla "kendisi"ni keşfetmektedir.
ALİ ŞERİATİ
--------------------
İyi ki doğmadınız hiç doğmayanlar ya da doğması olasılık kalanlar. Doğarken, biz de spermdeki olasılık kadardık; o olasılıkla doğmak veya doğmamak üzere yalnızdık. Şimdi yaşamak ve ölmek hâlâ bir olasılıktır. Hep mengenede, kederde en çok da yaşamak bir olasılıktır.Sevişmek ey, yaşamak bir olasılıktır…
yılmaz odabaşı...
--------------------
“...ve orada terk edilmiş bir deniz kuşu gibi tek başına dururdu;bu onun kaderiydi,ona has bir şeydi;işte onun asıl kudreti,asıl meziyeti buradaydı;bütün fazlalıkları birden silkip atmak,özleşmek,küçülmek,hatta bedenen bile,daha hafiflemek,daha çıplak görünmek ve yine de düşüncelerinin kesafetinden hiçbir kaybetmemek;kendi küçük toprağı üzerinde durup,insanların içinde bulunduğu cehalet karanlığına meydan okumak...”
Woolf
insan
ruhunu gösterecek
bir ayna geçirirse eline
göze almali inmeyi
bir vurgun gibi cehennemine
teşekkür ederiz yüreğine sağlık allah razı olsun
http://www.lahuti.com/forum/signatur...pic73992_5.gif
Başlı başına bir dünyadır aşk ya tam ortasındasındır merkezinde yada dışındasındır hasretinde...