Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arası gösteriliyor
  1. #1

    Sigara ve Hayat

    Konu içeriğini bölümler halinde ve renklere ayırarak ekledim.

    1- Sigaranın Tarihçesi
    2- Sigaranın içinde neler var
    3- Sigaranın vücuda zararları nelerdir
    4- Sigara tütününün içinde bulunan madde nelerdir
    5-Türkiye'de Sigara Tüketimi
    6-Türkiye'de Sigaradan Ölümler
    7- Hamilelik Döneminde Sigara Kullanımı
    8- Pasif içicilik ve Aktif Zarar Görme
    9- Sigara Dünyası
    10- Sigara Pazarı
    11- Sigara ve Gençlik
    12-Sigara reklamları

    SİGARANIN TARİHÇESİ
    Sigaranın, Avrupalı kâşiflerin Kuzey Amerika'ya gidip, oranın yerli halkıyla barış çubuğu tüttürmesine kadar uzanan çok eski bir tarihçesi var. Sizlere burada tütünün kronolojik tarihçesini sunuyoruz: 19. Yüzyıldan Önce Tütün Kullanımı
    1492'den önce: Amerika kıtasının yerlileri tedavi ve dini amaçlarla

    tütün üretimi yapıyorlardı.

    1492: Kristof Kolomb Amerika'yı keşfetti. Avrupa'ya döndüğünde yanında bu kıtada daha önce hiç görülmemiş olan tütün tohumları ve yaprakları vardı. Kolomb'un mürettebatından Rodrigo Jerez tütün içerken görüldü ve şeytan tarafından ele geçirildiği iddia edilerek hapis cezasına çarptırıldı.
    1535: Montreal Adasına ulaşan Jacques Cartier oradaki yerli halkın kendisine tütün sunmasından sonra günlüğüne "vücutlarını, ağızları ve burunları sanki birer bacaymışlar gibi tütene kadar, dumanla dolduruyorlar", "biz de onları taklit ettik, ancak duman biber gibi acıydı ve ağzımızı yaktı" diye yazmıştı.
    1556: Fransa ilk defa tütünle tanıştı ve Jean Nicot kısa zamanda tütün içmeyi popüler hale getirdi (19. Yüzyıl bilim adamları "nikotin" olarak tanınan kimyasal maddeye onun adını verdiler). 1565 yılına gelindiğinde, tüm Avrupa'ya yayılan tütün alışkanlığı, ünlü İngiliz aristokratı ve şairi Sir Walter Raleigh'nin tütün içmeye başlamasıyla, İngiltere'ye de girdi.
    1610: Japonya'da tütün üretimi ve içimi yasaklandı.
    1612: Amerika'da Virginia'da ilk defa ticari tütün ekimi yapıldı ve başarıya ulaştı. Amerikalı tütün ekicisi John Rolfe daha sonra ünlü Kızılderili kızı Pocahontas'la evlendi. On yıl içinde, tütün Virginia eyaletinin en önemli ihraç maddesi haline geldi. Tütün ekimi için köle iş gücü kullanılmaya başlandı.
    1618: Virginia 20.000 libre tütün üretti.
    1622: Virginia, bir Kızılderili saldırısında kolonisinin üçte birini kaybetmesine rağmen 60.000 libre tütün üretti.

    1627: Virginia, 500.000 libre tütün üretti.
    1629: Virginia tütün üretimini üç katına çıkararak 1.500.000 libre tütün üretti.
    1634: Maryland kuruldu. Maryland'de de tütün üretimine başlandı. Rus Çarı tütün içimini tüm Rusya'da yasakladı. Tütün içerken yakalananların ceza olarak burnu kesiliyor, suçun tekrarı halinde ölüme mahkum ediliyorlardı.
    1660: Tütün üreticisi olan Virginia ve Marland kolonilerinde kölelik başladı. Sayıları azalan beyaz uşaklar yerini kölelere bıraktı. Köle fiyatları tütün fiyatlarına göre belirlenmeye başlandı.
    1676: New France Kolonisinde sokakta tütün içmek ve tütün taşımak yasaklandı. Bir süre için, perakende satışta yasaklandı ancak halkın kendileri için tütün yetiştirmeye başlamasıyla, Kanada'nın tütün endüstrisi düşüş gösterdi.
    1732: Virginia'nın en zengin tütün üreticisi Robert King öldü. Öldüğünde 300.000 dönüm arazisi ve 700 kölesi vardı.
    1739: Fransa, Kanada'dan tütün ithal etmeye başladı.
    1761: İngiliz doktor John Hill, "Cautions Against the Immodetrate Use of Snuff" (Aşırı Enfiye Kullanımına Dikkat) isimli ve tarihte bilinen ilk tütün-kanser araştırması olan raporunu yayınladı.
    1775: Virginia ve Maryland'in tütün üretimi 100 milyon libreye ulaştı.
    19. Yüzyıl
    1800: ABD'nin köle nüfusunun yarısından fazlası Virginia ve Maryland'deydi. Bu iki eyaletteki toplam zenci köle sayısı 395.000'di.
    1800'lerin başı: Puro tüketimi, enfiye tüketimiyle rekabet etmeye başladı. Tütün çiğneme ve pipo kullanımı ortaya çıktı.
    1854: 1856 yılında sona eren Kırım Savaşı başladı. İngiliz ve Fransız askerleri Türk tütünüyle tanışıp, onu Avrupa'ya götürdüler.
    1878: Kanada'nın Ontorio bölgesinin rahibi Albert Sims "The Sin of Tobacco Smoking and Chewing Together With an Effective Cure for These Habbits" (Tütün İçme ve Çiğneme Günahı ve Bu Alışkanlıkları Bırakmak İçin Etkili Tedavi) isimli kitabını yayınladı.
    1881: ABD'de, John Bonsack ilk sigara yapan makinenin patentini aldı. Böylece ABD, günde 120.000 sigara üretmeye başladı. Bir makine 48 kişinin yaptığı işi yapıyordu. Üretim maliyeti düştü ve güvenli kibritin de icadıyla, sigara tüketimi bir anda patladı.
    1889: Saint John Hastanesi sigaranın zararlarını ve gırtlak kanserine neden olduğunu anlatan bir kitap yayınladı.
    1891: Kanada'nın British Colombia eyaletinde, 15 yaşından küçüklerin tütün içmesi yasaklandı.
    1895: Sadece Kanada'da 66 milyon adet sigara satıldı.
    20. Yüzyıl
    1903: Kanada, İngiltere ve Amerika'da sigaranın zararları ciddi bir şekilde ele alınmaya başlandı, Kanada'da sigaranın yasaklanması için meclise kanun tasarısı verildi.
    1914: Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla, sigarayı yasaklama hareketi sekteye uğradı hatta tüm dünyada, cephedeki askerlere tütün yollama kampanyaları başladı.
    1920'ler: Tüm dünyada sigara kullanımı hat safhaya ulaştı, bir yılda tüketilen sigara sayısı milyarları buldu.
    1930: Almanya'nın Köln Üniversite'si bilim adamları sigara ve kanser arasındaki ilişkiyi istatistiksel olarak ortaya çıkardı.
    1934: İlk mentollü sigara üretildi.
    1938: John Hopkins Üniversitesi doktorlarından Raymond Pearl sigara içenlerin, sigara içmeyenlere oranla daha genç yaşta öldüklerini belirtti.
    1939: Almanya Polonya'yı işgal etti ve İkinci Dünya Savaşı başladı. Cephedeki askerlere sigara taşınmaya başlandı.
    Bu sırada Alman bilim adamları sigara ve kanser arasındaki ilişkiyi daha derinlemesine inceleyen yeni bir istatistiksel rapor yayınladı.
    1943: Dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık %60-%80'nin sigara içiyordu.
    1944: Amerikan Kanser Derneği, sigaranın sağlığa zararlı olabileceğini belirtti. Akciğer kanseri ve sigara arasındaki ilişkinin henüz kesinlik kazanmadığını ama gene de dikkatli olunması gerektiği hakkında halkı uyardı.
    1947: Kanadalı doktor Norman Delarue akciğer kanseri hastalarının %90'ının sigara tiryakisi olduğunu gösteren bir araştırma yayınladı.

    2- Sigaranın içinde neler var

    Bunlar kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir. Genel olarak bilinen maddelerden bir kaçı;

    * Polonyum - 210 (kanserojen),
    * Radon (radyosyon),
    * Metanol (füzeyakıtı),
    * Toluen (tiner),
    * Kadmiyum (akü metali),
    * Bütan (tüpgaz),
    * DDT (böcek öldürücü),
    * Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
    * Aseton (oje sökücü),
    * Naftalin (güve kovucu),
    * Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
    * Arsenik (fare zehiri),
    * Amonyak (tuvalet temizleyicisi) ,
    * Karbon (eksoz Monoksit gazı),
    * Nikotin
    ve toplam
    3.885 toksik madde.

    3-Sigaranın Vücuda Zararları Nelerdir?

    * Genel olarak bulunduğunuz ortamlarda kötü ve ağır koku yayılır.
    * Cildiniz bozulacağından cilt karalığı ve yaşlı gösterme belirtileri başlar.
    * Dişleriniz kirli ve pis görünümlü olmakla beraber, dişeti hastalıkları baş gösterecektir.
    * Ağız ve yutakta tat alma eksikliği başlar ve kanser riski artar.
    * Gırtlak ve nefes borusunda iltihaplanma, ses tellerinin zarar göstermesinden başka kansere yakalanma ihtimali fazlalaşır.
    * Kalp ve damarların görmüş olduğu zarar ve tahribattan dolayı kalp krizi damar tıkanıklığı, tansiyon yükselmesi gibi sakıncalar ortaya çıkar.
    * Beyinde felç, ileri yaşta bunama (Alzheimer) görülür. Her nefeste 50bin hücrenin ölümüne sebep olur.
    * Gözlerde katarakt ve ileri yaşta körlük meydana gelir.
    * Burunda koku alma duygusu azalır.
    * Akciğerlerde kansere yakalanma, Bronşit ve amfizem gibi rahatsızlıklar meydana gelir.
    * Mide ve yemek borusunda karama, ülser ve kanser oluşumunu fazlalaşır.
    * Pankreas kanseri riski artar.
    * Rahim ve yumurtalıkta kısırlık, çocuk düşürme, sakat ve eksik doğum, erken menopoz, rahim kanseri gibi tehlikeler oluşur.
    * Testisler ve cinsel organlarda iktidarsızlık, ereksiyonda azalma, döllenme yetersizliği, kalıtımsal bozukluklar meydana gelir.
    * İdrar kesesinde mesane kanseri meydana gelir.
    * Ellerde, parmaklarda sararma, tırnaklarda, zayıflama görülür.
    * Kemik ve iskeletlerde kemik erimesi meydana gelir.
    * Kol ve bacak damarlarında çeşitli hastalıklar oluşur.
    * Kılcal damarlar, el ve ayaklardan başlayarak, kol ve bacaklara kadar tıkanıp bu organların kesilmesine (Burger hastalığı) kadar varan hastalıklar oluşur.
    * Vücutta, yorgunluk, uykusuzluk, ruhsal gerilim, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma oluşur.
    * Anne ve baba mirası olarak; Sigara içen babaların, çocuklarında kanseri önleyen gençliği yok olmaktadır. Hamileliğinde sigara içen hanımların bebekleri %10-15 eksik kilolu doğdukları gibi zeka eksiklikleri de görülür.

    4- Sigara tütününün içinde bulunan maddeler

    Kansere yol açan maddeler

    * Kanseri ilerletenler
    * Zehirli maddeler
    * Uyarıcılar, zevk vericiler
    * Aromatik maddeler

    1961 yılında ünlü bir sigara firmasının yaptırdığı araştırmaya göre, sigara dumanı sağlık için çok zararlıdır ve içinde öldürücü zehirler barındırmaktadır.

    RJ Reynolds firmasından Alan Rodgman’ın yaptığı 1962 yılına ait “Sigara ve Sağlık Problemlerinin Değerlendirilmesi isimli rapora göre:

    Sigaranın içinde kötü huylu tümör oluşumuna yol açan kimyasal maddeler bulunmaktadır. Zararlı maddelerin etkisi istatistiksel olarak da kanıtlanmıştır, bu maddelerin zararı belli bir derecede uygun bir filtre kullanılmasıyla azaltılabilir.”

    1963 yılında yapılan bir araştırmaya göre:

    “Köpekler üzerinde yapılan deneylerde, sigara dumanına maruz bırakılan köpeklerin ciddi hastalıklara özellikle de bronşite yakalandığı görüldü. Bu hastalıklar kanser dönüşümü gösterdi.

    Köpek akciğerinde kanser oluşumuna sebep olan sigara, insan akciğerinde de kanser oluşumuna yol açacaktır.”

    Araştırmanın sonuçları sigaranın insan akciğerinde kanser oluşumuna yol açtığını kanıtlasa da, sigaralardaki bu riski azaltma yolu konusunda bir bilgi yoktur.”

    3 Nisan 1970 tarihli Amerikan Şirketinin raporuna göre:

    Sigara dumanı biyolojik olarak aktiftir.

    * Nikotin kuvvetli bir farmakolojik bir maddedir. Tüm doktorlar ve kimyagerler bunu bilmekteler. Bu bir sır değil.
    * Sigara dumanı yoğunlaştırılarak farelerin sırtına zerk edildi ve hepsinde tümör oluştu.
    * Sitokrom oksidasyonun güçlü bir katalizörü olan hidrojen siyanid metabolizmanın enerjisi ve hücreler için çok zararlı bir enzim üretilmesine neden olur.
    * Sigaranın içinde bulunan nitrosaminlerde çok güçlü kansorejen maddelerdir.
    * Sigara dumanında önemli bir miktarda uçucu olmayan nitrosaminler mevcuttur.
    * Akrolein göze çok zararlı bir maddedir ve hücre zehirlenmesine yol açmaktadır.
    * Sigara dumanında çok önemli bir miktarda bulunmaktadır.
    * Sigara dumanında Polonium-210 madde si de mevcuttur.
    * Sigaranın yakıldığı anda çıkan dumanın biyolojik faaliyetleri hakkında çok az bilgi bulunmaktadır.
    * Birkaç yıldır sigaraya eklenmeye başlanan yeni katkı maddelerinin biyolojik aktivasyonu hakkında bilgi çok azdır.

    5-Türkiye'de Sigara Tüketimi

    1990-1995 YILLARI

    İki yabancı markalı sigara fabrikası faaliyete geçti. Açılışında bütün devlet erkanı oradaydı. Bütün “billboard”lar, gazeteler, dergiler, satış noktaları neredeyse her yer sigara reklamı ile donatıldı. Bine varan araç, on bini aşan personelle dağıtım ağı kuruldu. Tüketimi körüklemek için bedava sigaralar dağıtıldı.Başta bayiler olmak üzere her yere promosyonlar yağdırıldı. Tıp fakültesi mezuniyet balosunu Marlboro düzenledi. Üniversitelerin özel günlerinin değişmez sponsoru sigara idi. “Camel Trophy” - “Marlboro Adventure” gibi organizasyonlar sürekli gündemde tutuldu. Bir çok gazeteci- televizyoncu tanıtım için başta Amerika olmak üzere seyahatlere götürüldü. Çıkarılmak istenen kanun veto edildi, sonra gündeme bile alınmayıp, bir dönem görüşülemeden kadük oldu.

    Patlama Yapan Sigara Tüketimi

    * 1993 yılında yıllık tüketim 4.7 milyar paket / 22 Trilyon TL
    * 1994 yılında yıllık tüketim 5.4 milyar paket / 61 Trilyon TL
    * 1995 yılında yıllık tüketim 5.7 milyar paket / 95 Trilyon TL

    Sosyal Sonuçlar

    * 5 yılda (11-19 yaş arası) 5 milyon genç sigaraya başladı.
    * Sigara içme yaşı 11’lere indi.
    * Sigara, son derece prestij kazandı, bilinç altlarına yerleşti.
    * Sigara içmek doğal bir davranış oldu. Hiçbir kapalı yerde, sigara içen hiçbir kimseyi uyaramazdınız.
    * Savaşılması imkansız görünen sosyal ve ekonomik bir dev imajı oluşturuldu.

    6-Türkiye'de Sigaradan Ölümler

    Peki sigaradan daha öncelikli sorun var mı? Bir toplumsal sorunu neye göre sıralamalıyız. Şüphesiz ölçümüz insan hayatı ve sağlığına verdiği zarar ölçü olarak alındığında: Hiçbir şey, sigara kadar ülkemizde insanlarımıza zarar vermemektedir. Ölçümüz insan hayatıdır.

    Her yıl ülkemizde 100.000 insanımızı erken yaşlarda sigaraya kurban vermekteyiz eğer önlem alınmazsa önümüzdeki 20 yılda bu sayı 250.000'e çıkacak.

    Her yıl ülkemizde 100 bin kişinin ölmesi karşısında kılı kıpırdamayanlar var. Her yıl 100 bin kişi ne anlama geliyor?

    Her gün 1 uçak düşüyor ve 300 kişi ölüyor.
    Her yıl yüz bin nüfuslu bir şehrimize bir atom bombası atılıyor
    Her gün içi dolu 6 otobüs uçuruma yuvarlanıyor kimse sağ kalmıyor.

    Sigarayı Daha Başka Nasıl Tanıyabiliriz?
    Ülkemizde en çok ölüme sebep veren diğer toplumsal sorunlarla karşılaştıracak olursak, sigarayı daha iyi tanıyabiliriz. Ülkemizde sonucu ölüm olan toplumsal belli başlı diğer sorunlarla karşılaştırılacak olunursa :
    Bilinen terör yılda 2-3 bin insanımızın
    Trafik terörü yılda 6-7 bin insanımızın
    Sigara terörü yılda 100 bin insanımızın hayatına mal olmaktadır.

    Sigaranın yol açtığı ölümler; trafik, terör, iş kazaları vb. tüm ölümlerin toplamından beş kat daha fazladır.
    Sigara sadece Ülkemizin sorunu değildir..
    Dünyada Sigaradan Ölümler

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada en büyük sağlık sorunun sigara olduğunu ilan etmiştir.
    Dünyada her yıl 4 milyon insan sigaradan hayatını kaybediyor. Eğer, gerekli önlemler alınmazsa bu sayı, önümüzdeki 20 yılda 10 milyona çıkacak

    7-Hamilelik Döneminde Sigara Kullanımı
    Sigarayı bırakmak için sebepler saymakla bitmez. Eğer bir bebek istiyorsanız ya da hamileyseniz, sigarayı bırakmak için daha önemli bir sebep olamaz. Doğacak bebeğin sağlığı sizin için her şeyden önemli olmalıdır. Şu gerçekleri asla unutmayın:
    Sigara ve Bebeğin Kilosu

    Hamileyseniz ve sigara içiyorsanız, henüz doğmamış bebeğinize de sigara içiriyorsunuz demektir! Sigara içen annelerin bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre daha zayıf doğmaktadır. Eğer, hamilelik sırasında çok sigara içerseniz (bir paketten fazla), bebeğinizin kilosu daha da düşük olacaktır. Daha da kötüsü, nikotin bebeğinizin gelişimi için çok gerekli olan oksijeni yok edecektir. Bebeğin gelişimi tehlikeye girecektir. Sigara içen bir annenin zayıf ama önemli bir sağlık problemi olmayan bir bebek dünyaya getirdiğini düşünelim. Doğumdan sonra, bebek kilo alacaktır ama yedi yaşına geldiğinde, yaşıtlarından çok daha zayıf, daha kısa boylu olacaktır. Zekasının düşük olma ihtimali de çok yüksektir. Okula başladığı zaman, sigara içmeyen annelerin çocukları daha çabuk okuma-yazma söküp daha başarılı olurken, bu zavallı çocuk annesinin sigara içmesi yüzünden her konuda yaşıtlarından daha geri kalacaktır.
    Sigara ve Bebek Ölümleri

    İstatistiklere göre, sigara içen annelerin düşük yapma ve ölü doğum yapma oranı içmeyenler göre %50 daha fazladır. Ayrıca, sigara içenlerin bebekleri 21/2 oranında aniden ölüm riski taşır. Eğer hamile olmadan önce sigarayı bırakırsanız, tüm bu riskler dört ay içinde yok olacaktır.

    Anne olmak çok zor bir iştir. Çok sorumluluk gerektirir. Her anlamda sağlığınız iyi olması gereklidir. Sigara içen insanlar, içmeyenlerden daha çok hastalanır, hemen hemen hepsinde ciddi sağlık sorunları çıkar ortaya. Dünyada, her yıl akciğer kanserinden ölen sigara tiryakisi kadın sayısı 30.000'dir. Sigarayı hemen bırakırsanız, çocuklarınızla geçireceğiniz yılları arttırmış olacaksınız unutmayın.
    Sigara dumanı, pasif içiciler için de en az aktif içiciler kadar zararlıdır. Bu durum, çocuklar için daha da endişe vericidir. Onların bünyesi daha zayıftır ve henüz gelişme çağında oldukları için, oksijene, temiz havaya olan ihtiyaçları yetişkinlerinden daha fazladır. Lütfen, çocuklarınızın yanında sigara içmeyin. Onları kendi ellerinizle zehirlemeyin.
    Siz sigarayı bırakınca, bebeğinizin kazanacakları sizin için yeterli değil mi? Onun sağlıklı doğması, sağlıklı büyümesi anne-baba için büyük bir hazinedir. Evinizde sigara tüketimi sona erdikten sonra, çok kısa bir süre içinde hem siz hem de tüm aileniz daha temiz ve sağlıklı bir ortamda yaşamaya başlayacaksınız. Kısa sürede, hiç sigara içmeyenler gibi sağlığınıza kavuşacaksınız.

    Sigara bırakmak çok kolay bir iş değildir, ama asla imkansız değildir! Kendinize bırakmak için bir tarih ve bir yol belirleyin. Aileniz için yapabileceğiniz daha iyi bir şey olamaz.

    8- Pasif içicilik ve Aktif Zarar Görme

    Sigara dumanının zararları saymakla bitmez ve sadece sigara içenler için değil içmeyenler için de çok zararlıdır. Sigara, puro ya da pipo içen bir kişinin yanında duran kişi hem yanan tütününün hem de sigara içen kişinin dışarı verdiği dumanı solur ve oldukça büyük bir zarar görür.
    Her yıl binlerce pasif içici, sigara dumanın verdiği zararlardan dolayı hastalanarak, hayatını kaybetmektedir.
    Zehirli Duman

    Pasif içiciler, sigara içen kişilerin yanında durarak 3.700 çeşit kimyasal gazdan zarar görmektedirler. Bunların büyük bir kısmı zehirlidir, geriye kalan kısmı da kanserojen benzopyrene ve formaldehyde gazlarıdır.

    Sigara dumanına ne kadar çok maruz kalırsanız, kalp krizi geçirme ve akciğer kanseri olma riskiniz o oranda artar.
    Risk Altındaki Bebekler ve Çocuklar

    Ne yazık ki, çocuklar için risk çok daha ciddidir. Çünkü, akciğerleri henüz gelişmektedir ve onlar yetişkinlerden daha fazla ve hızlı nefes alıp veririler. Sigara dumanına maruz bırakılarak, pasif içici durumuna düşürülen çocuklarda, kulak ve boğaz enfeksiyonları, bronşit ve zatürree sıklıkla görülen hastalıklardır.

    ABD’deki California Üniversitesi’nde görevli bilim adamı Manuela Martins-Green ve ekibi, sigara dumanına maruz kalan hücrelerin yaralanan bölgelere doğru gitmekte zorlandığını ifade ederek, yaraların iyileşmesine yardım eden fibroblast hücrelerin duman nedeniyle yapışkan hale geldiğini ve hareket etmekte zorluk çektiğini kaydetti.

    Fareler üzerinde bir dizi araştırma yaptıklarını ifade eden bilim adamları, deney için kullanılan fareleri iki gruba ayırdıklarını ve birinci gruptakileri 6 ay süreyle sigara dumanına maruz bıraktıklarını bildirdi. Farelerde 5 milimetre çapında yaralar açan bilim adamları, sigarasız ortamda yaşayan farelerin yaralarının 7 gün sonra yüzde 95 oranında kapandığını, pasif sigara içen farelerin yaralarının aynı süre içinde sadece yüzde 85 oranında kapandığını saptadılar

    9- Sigara dünyası

    Nüfusun neredeyse altı milyara ulaştığı geniş dünyamız üzerinde yaşıyoruz. Pek çok zenginliği olan dünyamızda tütün çok önemli bir endüstri olmaya devam ediyor. Yıllık sigara üretiminden her birimize yaklaşık bin paket düşüyor. Bu da toplam altı trilyon paket sigara yapıyor! Bu rakam, sektörün para hacminin ne kadar büyük olduğuna dair bir fikir veriyor. Kısacası, sigara satışı, sektöre yaklaşık 200 milyar dolarlık (yaklaşık 1 Katrilyon 500 Trilyon Türk Lirası) bir gelir sağlıyor ve tabii parayı paylaşan dev sigara şirketleri, her yıl biraz daha devleşiyor.

    Dünyanın en büyük sigara şirketleri ve bunların pazar payı şöyle:

    Şirket Adı / Ülke/ Pazar Payı (%)

    Çin Milli Tütün Fabrikası Çin %31

    Philip Morris ABD %17

    BAT İngiltere-ABD %13

    RJR Reynolds ABD %6

    Rothmas International ABD %4

    Ancak, bu ekonomik faaliyet dünyanın zenginleşmesine hiç de katkı sağlamıyor. 1993 yılında, Dünya Bankası sigaradan kaynaklanan hastalıkların maddi bedellerini, bu hastalıklar yüzünden oluşan iş kaybını, sigara tiryakilerinin kaybettiği iş gücünü, yangın kayıplarını ve sigaraya harcanın parayı hesaplayarak, tüm bunların dünya ekonomisine yılda net 200 milyar dolar kaybettirdiğini ortaya çıkardı. Ne yazık ki, bu kaybın yarısı gelişmekte olan ülkeleri kapsıyor.

    Dünyada en çok sigara tüketen ülke, erkek nüfusunun %60’ının, kadınların ise %8’inin sigara içtiği Çin’dir. Bu ülkede toplam 385 milyon sigara tiryakisi yaşamaktadır. Buna bağlı olarak her yıl 750.000 kişi sigaranın yol açtığı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir. DİKKAT EDİN BU SADECE ÇİN’DE SİGARA YÜZÜNDEN ÖLEN KİŞİLERİN SAYISIDIR!

    Dünyada her yıl 4 milyon insan sigaradan hayatını kaybetmektedir. Eğer, gerekli önlemler alınmazsa bu sayı, önümüzdeki 20 yılda 10 milyona ulaşacaktır.

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada en büyük sağlık sorunun sigara olduğunu ilan etmiştir.

    Türkiye’de ise her yıl 100.000 insanımızı erken yaşlarda sigaraya kurban vermekteyiz; eğer önlem alınmazsa önümüzdeki 20 yılda bu sayı 250.000’e çıkacaktır.

    Her yıl 100 bin kişi ne anlama geliyor?

    * Her gün 1 uçak düşüyor ve 300 kişi ölüyor
    * Her yıl yüz bin nüfuslu bir şehrimize bir atom bombası atılıyor
    * Her gün içi dolu 6 otobüs uçuruma yuvarlanıyor kimse sağ kalmıyor


    10-Sigara Pazarı

    Sonraki Durak: Gelişmekte olan Ülkeler

    Dünyanın gelişmiş ülkeleri başta Kanada ve ABD olmak üzere sigaraya karşı ciddi bir mücadele başlattılar. Avrupa ülkelerinde de başlayan anti-sigara kampanyalarıyla, çok uluslu sigara şirketleri ciddi bir pazar kaybıyla karşılaştı ve buna bağlı olarak satışlarını gelişmekte olan ülkelere yönlendirdiler.

    Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) verdiği rakamlara göre dünyada her on üç saniyede bir kişi sigara yüzünden hayatını kaybediyor ve bu rakama ölmeden önce yıllarca acı çeken insanlar dahil değil.

    Dört katrilyon Türk Lirasından fazla bir hacme sahip olan tütün endüstrisi dünyanın en büyük endüstrilerinden biri olmayı sürdürüyor. ABD, Kanada ya da Avrupa Birliği gibi yerlerde devlet, bu dev endüstriyi kırmış durumda ve her geçen gün sigarayı bırakanların sayısı artmakta. Bu ülkelerde, sigara reklamları yasaklanmış durumda ve aleyhlerine açılan yüksek tazminatlı davalar, sigara üreticilerini yıldırmaya devam ediyor.

    Tüm bu sebepler, tütün şirketlerini gelişmekte olan ülkelere yöneltiyor. Çünkü bu ülkelerde ki kanunlar yetersiz ve olan kanunlar da gelişmiş ülkelerde uygulandığı gibi uygulanmıyor. Ne yazık ki, bu ülkelerde sigara reklamlarına karşı hiçbir kanun yok varsa bile yeteri kadar zorlayıcı değil ve sigara firmalar yeni tiryaki bulmakta hiç zorlanmıyor. Asya kıtasının nüfusu tüm dünya nüfusunun %60’ını oluşturuyor ve tütün endüstrisini yeni tüketici arayışında kendine çekiyor.

    Batılı sigara markaları uyguladıkları kampanyalarla pek çok yeni Asyalı tiryaki yaratıyorlar. Özendirmeye dayalı bu reklamlarla tüm potansiyel tiryakilere ulaşmayı planlıyorlar. Yüksek fiyattan satılan Amerikan sigaralarını fakir insanlar alamasa bile, onlardan içmeyi hedefliyorlar. Az gelişmiş ülkelerde Amerikan sigarası içmek sanki bir ayrıcalıkmış gibi reklam kampanyaları yürütülüyor. İnsanlar bu sigaraları istemeye başlıyor.

    Asya’da pek çok kafe, bar ya da benzeri yerler sigara firmaları tarafından dekore ediliyor, özendirici posterler asılıyor, gençler "Marlboro Man" olmaya heveslendiriliyor. İnsanları sigaraya alıştırmak için bedava sigara bile dağıtılıyor.

    Philip Morris firması, Asya’da özellikle de Vietnam’da izlediği bu tanıtım kampanyasını reddediyor, kesinlikle gençleri ve çocukları hedef almadığını iddia ediyor. Ancak, Vietnam’da düzenlediği etkinlikler durumun hiç de böyle olmadığını gösteriyor. Örneğin, 1998 yılında yaptığı yılbaşı eğlencesinde, Philip Morris küçücük çocukları Marlboro renklerinde yapılmış kovboy elbiseleri giydirerek, Marlboro atlarına bindirerek, genç çocuklara bedava birer sigara dağıttı.

    İnsanları Eğitmek için Çok Çaba Harcanmalı

    Ne yazık ki, insanları sigara konusunda uyarmak ya da onlara sigaranın zararlarını anlatarak, sigara tüketimini engellemek için çalışan devletler ya da sivil örgütler çok çetin bir mücadeleyle karşı karşıya kalıyorlar. Bu konuda cehalet ve gaflet, yazılı uyarıları yetersiz kılıyor. Çoğu az gelişmiş ülkede insanlar fakirlik sınırının bile altında yaşıyor. Bu insanların çoğunun televizyonu yok, hatta radyosu bile yok. Örneğin, Uzakdoğu ülkelerinde yaşayan pek çok etnik grup var ve bunlar birbirlerinden farklı diller konuşuyor.

    Gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerdeki doktorların da büyük bir kısmının sigara içiyor olması, sigara karşıtı çalışmaların inandırıcılığını azaltıyor. Politikacılar, sanatçılar ya da doktorlar gibi topluma örnek olan kişilerin sigara içmesi ne yazık ki, insanlara çok kötü örnek oluyor. Üstelik bu ülkelerde, pahalı sigara içmek, bir statü ya da güç sembolü haline geliyor ve politikacılar özellikle sigara içiyor.

    Sigara ve Para

    Sigara konusunda en önemli rolü tabii ki para oynuyor. Tütün çok uluslu firmaların yanı sıra, devletler için de önemli bir vergi kaynağı. Az gelişmiş ülkelerde sigaradan alınan vergi, gelişmiş ülkelerinden daha fazla. Bu ülkelerdeki insanlar için sigara tüketiminin sonuçları da bir o kadar kötü. İngiliz Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre;

    * 1974-1994 arasında Birinci Dünya Ülkelerinde sigara tüketimi %10 azalırken,
    * Az gelişmiş ülkelerde sigara tüketimi %67 artış gösterdi,
    * 2030 yılı itibarıyla sigara kullanımına bağlı ölümler %600 kat artacak, yani bu sayı şu an 1 milyondan, yedi milyona çıkacak.

    Bir Başka Pazar, Kadın Tiryakiler:

    Tütün endüstrisi için bir diğer cezp edici pazarı kadınlar oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) raporuna göre günümüzde az gelişmiş ülkelerde yaşayan kadınların sadece %7’si sigara içiyor. Örneğin, Çin’de erkek nüfusun 1/3’ü sigara içerken, kadın nüfusunun yalnızca %1’i sigara kullanmaktadır. Ancak, endüstri kadınları ele geçirmek için, özellikle kadınlara yönelik sigara markaları üretmektedir. Çin’deki Yurin (Güzel Kadın) isimli sigara bunlara bir örnektir. Bunun yanı sıra, Philip Morris firması Hong Kong’da kadınlar arasında Virginia Slims markasını yaygınlaştırmak için kampanyalar yapmaktadır.

    Tütün firmaları için, gelişmekte olan dünya fazlasıyla kârlı görünmektedir. Ancak, sürekli önlem alan ve sigara karşıtı kanunlar çıkaran Birinci Dünya ülkelerinde giderek kârları azalmaktadır.
    Dünya Savaşıyor :
    1999 yılı, Mayıs ayında Cenevre’de, 50 ülke tarafından imzalanan “Tütün Kontrolü Taslak Anlaşması”, Dünya Sağlık Örgütünün tütün kullanımını engelleme girişimlerine destek veren ilk uluslar arası anlaşma olmuştur.

    Bu taslak anlaşma, tütün reklamlarının, promosyonlarının yanı sıra tütün üretimi, kaçakçılığı, vergisi ve yan ürünleri gibi konularla ilgili maddelerden oluşmaktadır. Bu taslağın, uluslar arası bir anlaşmaya dönüşmesi ve böylece tütün kullanımına bağlı ölümlerin ve sağlık problemlerinin azaltılması umut edilmektedir. WHO’nun yanı sıra bu anlaşmanın yapılması için çalışan diğer organizasyonlar şunlardır: Kanser Birliği, Uluslararası Gelişim Araştırma Merkezi, Uluslararası Tütün ve Sağlık Ajansı, Uluslararası Verem ve Akciğer Hastalıkları Birliği ve Uluslararası Tüketici Birlikleri Örgütü.

    Gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeler de sigarayla mücadele etmeyi öğreniyorlar. Latin Amerika ülkeleri buna güzel bir örnek. Venezüella, Nikaragua, Guatemala, Brezilya, Peru ve Ekvator bu konuda birlik yaparak, önlem almaya başladılar

    11-Sigara ve Gençlik

    Sigaranın gençler üzerinde kısa vadede yaptığı etkiler, genellikle solunum yollarında yoğunlaşmaktadır. Ergenlik çağındaki sigara bağımlılarında ortaya çıkan nefes darlığı önemli bir problemdir.
    Ayrıca, sigara diğer uyuşturuculara bir basamak olmaktadır. Sigara kullanan gençlerin büyük bir kısmı içki de içmeye başlamaktadırlar. Sigara içmeyen gençlere göre sekiz kat daha fazla uyuşturucu kullanma riski taşımaktadırlar. Sigara içen gençlerde davranış bozukluğu da görülmektedir, bunlar; kavgacılık, belli bir çeteye girme yada dikkatsiz ve tedbirsiz cinsel ilişkiler olarak ortaya çıkmaktadır. Sigaraya alışan gençler, başka bir uyuşturucu kullanmasa bile, sigara bağımlısı yetişkinler haline gelmekte ve sağlıklarını tehdit eden kimyasal maddelere bir ömür boyu maruz kalmaktadırlar.
    Sigara içen kişilerin akciğerleri görevlerini tam olarak yapamazlar. Sigaraya ne kadar erken başlanırsa, akciğerler o kadar çabuk fonksiyon kaybına uğrayacaktır, akciğer kanseri riski de aynı oranda artacaktır. Kişi sigara içmeye ne kadar devam ederse, kansere yakalanma riski o kadar artar.

    Yetişkinlerde sigara kullanımı, kalp hastalıklarına ve felce yol açmaktadır ama bu durum gençlerde zaman zaman görülmektedir.
    Sigara enerjisinin ve sağlığının zirvesinde olan bir genç insanın fiziksel kondisyonunu giderek düşürecektir. Spor yapan bir genç, nefes nefese kalıp, giderek hareketsizleşecektir.

    12- Sigara Reklamları
    1- Satış noktalarında yapılan ihlaller:
    a) Market, büfe vs yerlerde sigara markasının yazısı kaldırılarak, o sigaranı alameti kullanılmak sureti ile reklam yapmaktadırlar. Marlboro Sigarası, beyaz üzerine kırmızı "M" harfine benzeyen "top roof" adını verdikleri, kırmızı alametini kullanmakta. Parliament Sigarası, degrade gece mavisi üzerine kendi markasının alametini kullanmakta.
    Camel Sigarası ise Sarı kum tepesi üzerine lacivert zemin ve markanın alameti olan sarı deve konulmaktadır.
    b) Vitrin camlarını çerçeveleyen ve cama yapıştırılan kuşaklar. Marlboro Sigarası kırmızı Beyaz şerit şeritler. Camel Sigarası, sarı lacivert şeritler ile reklamlarını yapmaktadırlar.
    c) Dükkan içlerine veya dışlarına Marlboro Sigarası'nın alametlerinden biri olan Kovboy resimlerini koymaktadır. ( Son zamanlarda satış mağazalarında bu reklam panolarına rastlanmaktadır.) Camel Sigarası ise macera adamı şeklinde olan resimleri kullanmaktadır.
    d) Sigara üreticilerinin alameti olan çeşitli çıkartmaları vitrinlere yapıştırmak sureti ile reklamlarını yapmaktalar.
    e) Vitrine sigara paket veya kutuları konmak sureti ile reklam yapılmakta.
    f) Sigara üreticilerinin kendi alametleri ile düzenledikleri satış tezgahları ile reklam yapmaktadırlar.
    g) Plastik sigara poşetleri dağıtılmaktadır. Bu poşetler de yasak kapsamındadır.

    Bu sayılan şekillerde yasayı çiğnenmesi hususunda sigara üreticilerinin bayileri yanıltıcı şekilde bilgilendirmekte oldukları görülmüştür. Bu bir nevi yasayı çiğnemeyi teşvik etmektir. Yapılan incelemede sigara üreticilerinin taşeronları vasıtasıyla bütün bu reklam harcamalarını karşılayıp, ayrıca bayilere aylık olarak bedelsiz, sigara kartonları vermekte oldukları anlaşılmıştır.
    Satış yerlerindeki bu gibi yasa ihlallerini oluşturan her türlü iç dış reklam panoları, vitrinlerdeki şerit, bant vs. reklam çıkartmaları, belediye zabıtasınca kaldırılacaktır. Direnme olduğu takdirde kolluk kuvvetlerinden destek istenecektir. Ayrıca yasal para cezalarının tahsil edilmesi için; ilgili satış yerinin sorumlusu hakkında cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulacaktır.

    2- Gazete ve dergilerde, çeşitli yayınlarda şu ana kategoride reklam yapılmaktadır :

    a) Doğrudan sigaranın tanıtımı. (daha çok büyük marketlerin alışveriş dergilerinde)
    b) Sigara fiyatlarının duyurulması şeklinde gazetelere verilen ilanlar.
    c) Sigara markası ile anılan bir kültür ya da spor aktivitesinin tanıtımı şeklinde.(Camel Trophy, Marlboro Adventure, Parliament Cinema Club)
    d) Sigara markası ile anılan bir ticari mal veya hizmetin tanıtımı şeklinde. ( Marlboro Classic, Marlboro Travel, Camel Trophy Watchs, Camel Trophy Bags, Camel Trophy Boots )
    e) Puro tanıtım reklamları ve reklam denilecek şekilde yapılan haberler.

    Gazete ve dergiler vasıtası ile yapılan bu tür ihlallerin basın savcılığı aracılığı ile takip edilmesi husunun Valilik Makamınca Cumhuriyet savcılığına bildirilmesine karar verilmiştir.

    3- Televizyon kanalları ile yapılan ihlaller:

    a) "Camel Trophy" adı verilen "CAMEL" marka sigarayı tanıtmak için üretici firmanın sponso ettiği macera yarışmasının reklam spotunun yayınlanması.
    b) Sigara firmalarının desteklediği ve sigara markasını kullanıldığı yarışma ve aktiviteler başta haberler olmak üzere çeşitli programlarda yayınlanmaktadır. Sigara üreticileri tarafından, bu programların yayınlanması için televizyon kanallarına çeşitli adlar altında doğrudan veya program yapımcılarına ödemeler yapılmaktadır. Bu ödemelerde de aracı olarak çeşitli ajanslar kullanılmaktadır.
    c) "Parliament Sinema Kulübü" adı verilen "Parliament" marka sigarayı tanıtmak için üretici firmanın sponso ettiği faaliyet de yasanın aynı kapsamına girmesine rağmen söz konusu reklam spotu bir yılı aşkın süredir yayınlanmaktadır.
    d) Mallboro marka sigaralarının sponso ettiği otomobil yarışlarının televizyonlardan gösterilmesi şeklinde.





  2. #2
    Zararlarını biliyoruz artık ezberledik de,bir de bırakabilsek...



Benzer Konular

  1. Sigara Üzerine Sevdiğinin Adını Yaz
    Konuyu Açan: Daphne, Forum: Büyü.
    Cevap: 385
    Son Mesaj : 16-Şub-2014, 13:23
  2. Sigara Kadınları Erkekleştiriyor
    Konuyu Açan: teoka, Forum: Sağlık.
    Cevap: 33
    Son Mesaj : 29-Mar-2012, 15:52
  3. Milyonlarca hayat kurtaracak buluş!
    Konuyu Açan: teoka, Forum: Bilim & Teknoloji.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 28-Oca-2008, 13:13

Bu Konu İçin Etiketler

Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com