Vücudumuzda bulunan organik besinlerin çeşitli yollar ile parçalanarak, vücudun ATP enerjisi üretmesi olayına solunum denmektedir. Bu olayı açıklayacak olursak; kan hücrelerimize oksijen ve besin taşımaktadır. Hücrelerimize taşınmış olan besinler oksijen tarafından yakılmaktadır. Bu şekilde besin – oksijen birleşiminden meydana gelen enerji durumuna solunum denir.

Solunum olayı sırasında;
- Hücre oksijen almaktadır.
- Hücresel solunum yapılmaktadır.Yani oksijen olduğu zaman besinlerden ATP enerjisi üretilmektedir.
- Vücuttan karbondioksit ve su meydana gelmektedir.
- Solunum sırasında meydana gelen karbondioksit vücuttan uzaklaştırılmaktadır.

Hücre solunumu
Besin maddelerinin hücrelerimizde oksijenli ya da oksijensiz bir şekilde parçalanarak enerji açığa çıkarılma olayına denmektedir. Oksijensiz solunum, vücudumuzda bulunan glikozun oksijensiz ortamda parçalanarak enerji elde edilmesi durumudur. Oksijensiz solunumun, anaerobik solunum ya da fermantasyon olarak da bilinmektedir. Oksijenli solunumda ise enerji veren besin maddeleri oksijenli bir ortamda sıralı kimyasal reaksiyonlarla karbondioksit ve suya kadar parçalanmaktadır. Bu besin maddelerinin bağlarındaki enerji ATP nin yapısına aktarılmaktadır.

Dış solunum
Solunum organlarıyla yapılan gaz alışverişi durumudur. Tam anlamıyla soluma dediğimiz olaydır. Dış solunum iki aşamada gerçekleşmektedir. İlk aşama soluk alma yöntemiyle havanın akciğere çekilmesi durumudur. Diğer aşama ise soluk verme yöntemiyle akciğerdeki havanın dışarı atılması durumudur. İnsanlar ağız ve burnundan nefes alabilmektedir. Ancak burundan nefes almak daha yararlıdır. Çünkü, burun içindeki mukozanın alt kısmındaki damarlar alınan havanın ısınmasını sağlar.

Ayrıca burun içindeki sümüksü yapı havadaki mikropların içeri girmesini engeller. Bu şekilde burundan nefes alıp ağzımızdan verildiği taktirde daha sağlıklı bir şekilde yaşanmaktadır.

İç solunum
Hücrenin kan ya da diğer vücut sıvıları aracılığıyla yaptığı gaz alışverişi durumudur. Hücreler içinde oksijen ve karbondioksit alışverişi olmaktadır. Bu biyoloji yanma olarak nitelendirilen olaya iç solunum denmektedir. Organizmalarda gerçekleşen asıl solunum iç solunumdur. Hücrelerin yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için iç solunum yapmaları şarttır. İç solunum olayında; hücreye enerji yüklü bileşikleri gelmektedir. Karbondioksit ve yağ benzeri maddeler yanarak enerji vücutta serbest bir hale girmektedir.

Solunum Sistemi
Oksijenin hücrelere ulaşmasını, karbondioksit’in ise dışına atılmasını sağlayan sistemdir. Solunum sisteminde burun ya da ağız yoluyla alınan oksijen sırasıyla ağzı, gırtlak ve soluk borusundan geçmektedir. Buralardan geçen hava içindeki oksijen akciğerlere ulaşmaktadır. Daha sonrasında hava akciğerlerde bulunun bronşlardan geçerek alveollere gelmektedir. Alveoller bu oksijenin kana geçmesini sağlamaktadır. Kan ise taşıyıcı özelliğini kullanarak oksijeni hücrelerimize ulaştırmaktadır.

Hücrelerimiz ise oksijen yardımıyla besinlerden enerji elde eder. Ortaya çıkan karbondioksit ise havada bulunan oksijenin geliş hattını takip ederek vücudumuzu ağı ve burundan çıkmaktadır. Görüldüğü gibi solunum sistemimiz ağız,burun,gırtlak,soluk borusu, akciğer ve bronşlardan oluşmaktadır.



Tek Hücreli Canlılarda Solunum
Tek hücreli canlılar prokaryot ve ökaryot canlı olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Amip gibi tek hücreli canlılar tarafından gerçekleştirilmektedir.Bu solunum, hücre yüzeyi ile yapılmaktadır. Hücre yüzeyleri difüzyon olayı ile tek hücreli canlının bulunduğu ortamdan oksijen almaktadır. Yine aynı olay ile ortama karbondioksit vermektedir.

Bilindiği gibi su içinde oksijen bulunmaktadır. Bunun nedeni atmosferde ya da su içinde fotosentez yapan canlılardır.Sudaki oksijen miktarı havadaki oksijen miktarına göre daha azdır. Suda bulunan oksijenin canlı tarafından hücreye alınabilmesi için, hücre yüzeyindeki oksijeni azalmış su sürekli değiştirilmelidir. Bu olayın gerçekleşmesi için tek hücreli canlılarda bulunan sil, kamçı ve yalancı ayaklar bulunmaktadır.



Bitkilerde Meydana Gelen Solunum
Bitkilerde difüzyon ile gaz alışverişini gerçekleştirecek sistem bulunmaktadır. Bunun haricinde özel bir solunum sistemleri bulunmamaktadır. Bitkiler stoma ve lentisel adı verilen yapılara sahiptir. Bitkiler bilindiği gibi fotosentez yapmaktadır. Fotosentez olayında stomanın çok önemli işlevi bulunmaktadır.

Stoma solunum için dışarıdan oksijen alıp dışarıya karbondioksit vermektedir. Fotosentez için ise gerekli olan karbondioksit miktarını sağlamaktadır. Bitkilerde bulunan yaşlı dokularda solunum olayında stoma kullanılmamaktadır. Gaz alışverişi lentisel yani kovucuk denilen delikler aracılığıyla yapılmaktadır. Kovucuklar sürekli açık bir şekildedir. Ayrıca bitkilerin köklerinde bulunan emici tüy hücreleri oksijen ve karbondioksit alışverişini sağlamaktadır. Bazı bataklık bitkileri ise kendilerine özgü hava köklerine sahiptir.

Hayvanlarda Meydana Gelen Solunum Olayını Kısaca Açılayacak Olursak;
Hayvan organizmaları görevlerini yerine getirecek düzeyde oksijene ihtiyaç duymaktadır. Organizmanın içinde bulunduğu duruma göre ihtiyacı olan oksijen miktarı değişiklik göstermektedir.

Hayvanların Yaptığı Başlıca Solunum Tiplerini Sayacak Olursak;
- Vücut yüzeyi aracılığıyla gerçekleştirilen solunum
- Solungaçlar ile yapılan solunum
- Akciğerler ile yapılan solunum
- Strake sistemi aracılığıyla yapılan solunum



Hayvanlarda solunum sırasında solunum çeperleri sürekli nemli bir vaziyette bulunmaktadır. Bu solunum çeperleri ince bir yapıya sahip olup yarı geçirgen özellik göstermektedir. Gaz alışverişi difüzyon olayıyla gerçekleşmektedir. Hayvanların solunun organlarının yüzeylerinin geniş olması difüzyon olayını hızlandırmaktadır. Trake sistemi ile yapılan solunum haricinde diğer solunumlarda, solunum sistemi yüzeyi kılcal damarlarla sarılmıştır. Solunum olayında meydana gelen olaylar ortama göre değişkenlik göstermektedir. Solunum kara ortamında ve su ortamında yapılabilmektedir.

Kuşların Solunum Sistemini Resim üzerinde göstermek gerekirse;
Kuşlar uçma özelliğine sahiptir.Bundan dolayı diğer hayvanlara oranla daha fazla oksijene ihtiyacı vardır.Bu yüzden solunum sistemler gelişmiş bir yapıdadır.

İnsanlarda Solunum


Burun : Solunum havasının alınmasını sağlar.Ayrıca alınan hava nemlendirilmektedir. İçerisinde bulunan kıllar solunum havasını temizlemektedir. Aynı zamanda burun koku almamızı sağlamaktadır.

Yutak : Burun ve ağız boşluğunun, yemek borusuna açıldığı yolda bulunmaktadır. Yani ağzı ve burun boşluğunun birleştiği noktada bulunmaktadır. Yutak üzerinde küçük dil ve bademcikler bulunmaktadır.

Yutma sırasında solunum durmaktadır. Çünkü, lokmayı yutarken küçük dil geriye doğru yaslanmaktadır. Bu şekilde lokma soluk borusuna kaçmamaktadır. Ancak küçük dilin soluk borusunu kapatmasından dolayı gaz alışverişi engellenir.

Gırtlak : Soluk borusunun üst kısmındadır. İçinde ses tellerini taşımaktadır. Kıkırdak halkalarından oluşmuştur. Gırtlak gelen havayı soluk borusuna iletmektedir. Gırtlakta meydana gelen hastalıklara larenjit denmektedir.

Soluk Borusu : Yutak ve akciğerleri birbirine bağlamaktadır. Trake olarak nitelendirilen soluk borusu yemek borusunun önünde bulunmaktadır. Soluk borusu üç tabakadan oluşmuştur. Bunlar; epitel doku, düz kas ve kıkırdak halkalar ve bağ dokularıdır. Kıkırdak halkalar olmasaydı soluk borusunda kapanmalar meydana gelirdi.

Broş ve Bronşcuklar : Bronş ve broşcuklar yapı olarak soluk borusuna benzemektedir. Ancak kıkırdak halkaları daha küçüktür.Solunum sistemimizde hayati görevler üstlenmektedir.

Akciğerler : Kalp ile birlikte göğüs boşluğunu doldurmaktadır. Pembe bir yapıya sahiptir. Sol ve sağ akciğer bulunmaktadır. Akciğerin altında ise diyafram bulunmaktadır. Akciğerler dışarıda ki havayı alıp, havadaki oksijenlerin kılcal kan damarlarına geçmesini sağlamaktadır. Ayrıca organlardan kirli kan ile gelen karbondioksiti dışarı atmaktadır.Yani soluk alma ve soluk vermede görev yapar.

Soluk alma – verme hızını omurilik soğanındaki ve beyindeki solunum merkezleri düzenlemektedir. Normal şartlarda soluk alışverişi dakikada yaklaşık 18 kez tekrarlanmaktadır.



Solunum Hızını Etkileye Faktörler Bulunmaktadır. Bunları sayacak olursak ;
- Akciğerde bulunan basınç azlığı ve çokluğu
- Kaburga kaslarında meydana gelen kasılma ve gevşemeler
- Solunum merkezlerinden gönderilmiş olan impluslar ( Kaburga kasları ve diyafram uyarılmaktadır.)
- Diyaframda meydana gelen kasılma ve gevşeme

Soluk Alma ve Soluk Verme
Oksijence zengin olan havanın solunum yollarını takip ederek alveollere ulaşması olayına soluk alma denmektedir. Yetişkin bir insanda akciğerler yaklaşık 6 litre hava alabilmektedir.

Akciğerlerde bulunan karbondioksit oranı yüksek havanın alveollerden vücut dışına atılması olayına ise soluk verme denmektedir. Bu şekilde vücut kirli havadan kurtulmaktadır.