Toplam 4 sonuçtan 1 ile 4 arası gösteriliyor

Konu: Spermlerin Koku Yeteneği

  1. #1
    yavin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Şub-2011
    Konular
    6216
    Mesajlar
    12.984
    Puanlar
    228427

    Spermlerin Koku Yeteneği

    Spermlerin İnanılmaz Koku Yeteneği

    Spermlerin ana rahminde yumurtalığa ulaşabilmek için yollarını “koklayarak” buldukları açıklandı...

    Almanya'nın Ruhr Üniversitesi profesörü fizyolog Hanns Hatt , spermlerin ana rahminde yumurtalığa ulaşabilmek için yollarını “koklayarak” bulduklarını açıkladı. Hatt'ın, yaptığı araştırmalar sırasında, spermlerin ve insanların derilerinin de koku alabildiğini tespit ettiği kaydedildi.

    Washington Üniversitesi Fizyoloji ve Biyofizik departmanından Babcock ise konuyla ilgili olarak, “araştırmalar gösteriyor ki yumurta, spermi “koklama” kabiliyetini göz önüne alarak seçiyor olabilir” dedi.

    İnsan bedenini oluşturan 50-80 kiloluk et ve kemik kütlesinin özü başlangıçta bir damla suda toplanmıştır. Akıl sahibi, duyan, gören, işiten ve vücut yapısı olarak oldukça karmaşık bir yapıda olan insanın bir damla sudan meydana gelmesi şüphesiz ki olağanüstü bir gelişimin sonucudur. Bu bir damla suyun yalnızca küçük bir bölümünü oluşturan spemlerin yapıları ve yerine getirdikleri görevlerse gerçekten hayranlık vericidir.

    Yeni bir insan yaratılmasının ilk basamağı olacak spermler erkek vücudunun "dışında" üretilirler. Bunun sebebi üretimin, ancak vücut ısısının yaklaşık 2oC altında gerçekleşebilmesidir. Bu ısının sabitlenmesi için ayrıca testislerin üstüne yerleştirilmiş özel deri de çalışır. Bunun fonksiyonu soğukta büzüşerek, sıcakta ise genleşip terleyerek gerekli olan ısıyı sabit tutmaktır.

    Testislerde dakikada ortalama 1000 adet üretilen spermler, erkekten kadının yumurtalarına doğru yapacakları yolculuk için, sanki oradaki ortamı "biliyormuşcasına" özel bir tasarıma sahiptirler. Sperm; baş, boyun ve kuyruktan oluşur. Kuyruğu, spermin bir balık gibi ana rahminde ilerlemesini sağlayacaktır.

    Bebeğin genetik şifresinin bir bölümünü barındıracak olan baş kısmı ise özel bir koruyucu zırhla kaplanmıştır. Bu zırhın faydası anne rahminin girişinde fark edilir: Buradaki ortam son derece asidiktir. Spermin, bu asidin varlığını bilen "birisi" tarafından koruyucu bir zırhla kaplandığı ise son derece açıktır. Bu asidik ortamın da nedeni annenin mikroplardan korunmasıdır.

    Meni içindeki sıvılar spermlerin gerek duyduğu enerjiyi karşılayacak olan şekeri içerir. Ayrıca baz özelliğiyle ana rahminin girişindeki asitleri nötralize etmek, spermin hareket edeceği kaygan ortamı sağlamak gibi görevleri de vardır. Burada da yine iki ayrı ve bağımsız varlığın birbiriyle kusursuz bir uyum içinde yaratıldığını görüyoruz.

    Spermler yumurtaya varana kadar annenin vücudunda zorlu bir yolculuk geçirirler. Kendilerini ne kadar savunurlarsa savunsunlar, 200-300 milyon spermden yumurtaya ulaşanların sayısı bini pek aşamaz.

    Sperm yumurtaya uygun olarak düzenlenirken, çok ayrı ve farklı bir ortamda da yumurta yeni bir hayat için tohum olmaya hazır hale getirilmektedir... Kadının haberi bile yokken, yumurtalıklarda oluşan bir yumurta önce karın boşluğuna bırakılır ve hemen sonra ana rahminin fallop tüpü denen uzantılarının ucunda yer alan kollar sayesinde yakalanır. Ardından yumurta fallop tüpünün iç yüzeyindeki tüylerin hareketiyle ilerlemeye başlar. Büyüklüğü ise bir tuz tanesinin ancak yarısı kadardır.

    Yumurta sperm buluşmasının yeri fallop tüpüdür. Burada yumurta özel bir sıvı salgılamaya başlar. İşte bu sıvı sayesinde spermler yumurtanın yerini bulurlar. Dikkat edelim: Yumurta "salgılamaya başlar" derken bir insandan ya da şuurlu bir varlıktan söz etmiyoruz. Bu ufacık protein yığınının, "kendi kendine" böyle bir şeye "karar vermesi", daha da ötesi spermi kendine çekecek bir kimyasal bileşim "hazırlayıp" salgılaması tesadüfle açıklanamaz. Ortada açık bir tasarım vardır.

    Özetle, vücudun üreme sistemi özellikle yumurtayla spermi buluşturacak şekilde hazırlanmıştır. Ve kadın üreme sistemi spermlere, spermler de kadın vücudundaki ortama uygun olarak yaratılmıştır. İşte bilim adamlarının son araştırmaları, mucizevi doğum olayının sadece bu aşamasıyla, yani spermin nasıl olup da uzun yolculuğu sonunda yumurtayı bulabildiğiyle ilgilidir.

    Araştırmalar spermlerin “koku aldıklarını” göstermektedir. Bu bilgi karşısında tekrar durup düşünmek gerekir. Kokuyu alan, bir burnu ve aldığı kokuyu yorumlayan bir beyni olan, bu yoruma göre kararlar alıp uygulayan bir canlı mıdır? Elbette hayır. Bu, boyu yalnızca milimetrenin yaklaşık %1'i kadar olan bir spermdir. Bir spermin yumurtadan salgılanan sıvının kokusunu alabilmesi de onun Yüce Allah tarafından tasarlanıp yönlendirildiğinin açık bir kanıtıdır.

    Tüm bu sistemler, herşeyin Yaratıcısı olan Allah'ın sonsuz kudretinin ve ilminin birer delilidir. Allah insan bedeninin derinliklerinde, gözle görülmeyecek kadar küçük noktalarda, insan zihninin kavrayış kapasitesini çok aşan mucizeler yaratmaktadır. Bedenlerimizde gerçekleşen bu mucizeler bizlere, insanın kendisi de dahil olmak üzere herşeyin üzerinde tek hakimin Yüce Allah olduğunu hatırlatmaktadır.







    ninuse, elahanim30 ve aycansu bunu beğendi.
    bir şiirdi aslında gözlerin,
    çekmecede sakladığım
    ve okudukça kendimden bir parça bulduğum,
    şimdi nemli,
    mürekkebini dağıtmış gibi,
    üzerindeki kalıntılar ve bir parça kırıntılar...

    kırgın değilim,
    kaygılıyım,
    "adını"
    okumam yazmam nerde bulamıyorum...
    ve
    her taşın altına,
    bir günümüzü sakladım,
    kaldıramıyorum...

    birsır



  2. #2
    -Kapatılmış Üyelik-
    Üy. Tarihi
    Kas-2010
    Konular
    28
    Mesajlar
    608
    Puanlar
    0
    Bebeğin genetik şifresinin bir bölümünü barındıracak olan baş kısmı ise özel bir koruyucu zırhla kaplanmıştır. Bu zırhın faydası anne rahminin girişinde fark edilir: Buradaki ortam son derece asidiktir. Spermin, bu asidin varlığını bilen "birisi" tarafından koruyucu bir zırhla kaplandığı ise son derece açıktır. Bu asidik ortamın da nedeni annenin mikroplardan korunmasıdır






    rabbim mucizelerle dolu...her yaptığıyla hayretler içinde kalıyoruz böyle...
    yavin bunu beğendi.

  3. #3
    ninuse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Ağu-2009
    Konular
    2
    Mesajlar
    77
    Puanlar
    1186
    aklıma koku diye bi kitap vardı hatta filmi yapıldı sonra o geldi))ilginç....
    yavin bunu beğendi.
    hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım..

  4. #4
    kasirga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üy. Tarihi
    Ara-2009
    Konular
    0
    Mesajlar
    361
    Puanlar
    1708
    bizim için hayretler verici lakın Allah için cok basıt. ol demesıne bakıyor. o yuzden ben artık mucizelere şasırmıyor. Allah hala bu dunyayı ayakta tutmayı istiyorsa, guneşin hergun yenıden dogmasını emredıyorsa e bunlar bizim algımızın ötesinde kolaylıkla vuku bulabılıyorsa artık bana göre de cok normal.Tam anlatamadım belki duygumu düşüncemı ama öyle işte
    yavin bunu beğendi.




Benzer Konular

  1. Özel Bir Görme Yeteneği
    Konuyu Açan: rapunzel_28, Forum: Havas.
    Cevap: 38
    Son Mesaj : 09-Tem-2011, 17:49
  2. Durugörü Yeteneği Olan Arkadaşlar
    Konuyu Açan: Alacakaranlık, Forum: Psişizm ve Psişik Yetenekler.
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 25-Mar-2011, 15:40
  3. Şifa Yeteneği Kazanmak İçin!
    Konuyu Açan: electra, Forum: Wicca & Witchcraft.
    Cevap: 80
    Son Mesaj : 28-Tem-2010, 18:17
  4. Duyu Ötesi Algi Yeteneği
    Konuyu Açan: natilyus81, Forum: Psişizm ve Psişik Yetenekler.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 20-Nis-2008, 02:16
  5. Hazır Cevaplılık Yeteneği
    Konuyu Açan: natilyus81, Forum: Estanbul Cafe.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28-Mar-2008, 01:17

Sayfa Etiketleri:

Henüz bu istatistik oluşturulmadı
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin eylemleri kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.