5 Sayfadan 4. İlkİlk ... 2345 SonSon
Toplam 41 sonuçtan 31 ile 40 arası gösteriliyor
  1. #31
    Karalama olayına karşıyım çok okuyup araştıran biriyim bunlar son zamanların modası oldu heralde tarih değiştiriliyor ama gerçekleri kimse değiştiremez.





  2. #32
    Alıntı frezya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Karalama olayına karşıyım çok okuyup araştıran biriyim bunlar son zamanların modası oldu heralde tarih değiştiriliyor ama gerçekleri kimse değiştiremez.

    Gerçekler nedir frezya anlayamadım biraz açarmısın yani sultan vahdettin karalanıyor ama yinede vatan hainimi diyorsun ..

  3. #33
    Yooo vatan haini diye bir cümle yazdımmı sadece tarihi gerçekleri anlattı arkadaşlar belgelerle.İdam fermanı falan bu neyi anımsatır insana.

  4. #34
    Ağzıdan imalı olarak çıktı tabi ve şimdide neyi hatırlatır insana diyerek itiraf gerçekler onu nekadar temizlesede şu anlaşılyorki aklamaya yetmiyecek her nedense yiğidi öldürüyorlar ama hakkını vermiyorlar.

  5. #35
    Rüzgar dalı effetmiş, fakat dal kırılmış..

  6. #36
    Alıntı gökkuşağı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ağzıdan imalı olarak çıktı tabi ve şimdide neyi hatırlatır insana diyerek itiraf gerçekler onu nekadar temizlesede şu anlaşılyorki aklamaya yetmiyecek her nedense yiğidi öldürüyorlar ama hakkını vermiyorlar.
    Ek olarak;Ben çıksam desemki şu adam hırsız,sonra desemki aa ben şaka yaptım değil...Ne olursa olsun insanların aklında kalır,derlerki acaba gerçekten hırsız mı?Yoksa neden böyle birşey demiş olsun vs vs..Çok vahim bir durum...

  7. #37
    Cengaver
    Emegine Saglik kardesim, tabi ki Sultan Vahdettin Han Hain degil.

    Sevr anlasmasinda Imzasi yok. Olay anlatilandan cok farkli.

    Olayin Gercek yüzünü Mustafa ARMAĞAN’ın kaleminden okuyun...

    Sultan Vahdettin(Hain Diyenler Baksın!)
    Sevre dayanarak Vahdettin Han a hain demek ne kadar adil ?Sevrin "sözde kabul ediliş" hadisesi Mustafa ARMAĞAN’ın kaleminden:
    Nedir vatana ihanet ve kimin hain olduğuna son tahlilde hangi merci karar verecektir?

    Şimdi TBMM’ye uzanalım ve Gizli Zabıtları karıştıralım. 1921 yılını içeren cildi elimize alalım ve başlayalım karıştırmaya. Tam da bu yazıyı yazdığım 8 Şubat gününe gelelim. Biraz önce Mehmed Âkif, Meclis kürsüsünden ilk ve son defa konuşmuş, sonra bazı milletvekilleri Âkif’in Padişah’a yazılacak mektubun taslağı üzerinde görüşlerini belirtmişlerdir. Nihayet kürsüye Mustafa Kemal Paşa çıkmış ve Milli Şairimizin Sevr konusunda işgal kuvvetlerinin süngüsü altındaki Halife-Sultan Vahdettin’in meşruiyetini kaybettiği için TBMM’yi tasdik ve kararlarını kabul etmesini isteyen ifadelerini eleştirmiştir. Ona göre Meclis’in, meşruiyetini başka hiçbir merciye tasdik ettirmeye ihtiyacı yoktur. Kaldı ki, der, Mustafa Kemal, Hilafet makamı aslında “mühmel”dir, yani boştur.

    Neden peki? Çünkü, bu “çünkü” çok önemli, Mustafa Kemal’e göre Sultan Vahdettin, antlaşmanın imzası öncesinde, 22 Temmuz 1920’de toplanan Saltanat Şûrası’nda “Sevr muahedesini... bizzat ayağa kalkmak suretiyle kabul etmiştir.” Dolayısıyla TBMM’nin, İngiliz süngüsü altındaki “esir padişah”ın onayına ihtiyacı yoktur.

    Peki olay hakikaten Mustafa Kemal’in açıkladığı gibi mi cereyan etmiştir? Yani Saltanat Şûrası’nda ‘Sevr’i kabul edenler ayağa kalksın’ denilmiştir de, Vahdettin de ayağa kalkmak suretiyle onu kabul mü etmiştir? Yoksa...

    İşin esası şu: Hadise Mustafa Kemal’e yanlış aksettirilmiş ve onun Vahdettin hakkındaki kanaati, iletişim hatlarındaki “bir kısım” parazitlerden olumsuz yönde etkilenmiştir. O halde nedir olayın iç yüzü?

    Vahdettin’in Saray Başmabeyncisi, yani özel sekreteri Lütfi Simavi’nin “Osmanlı Sarayının Son Günleri” (Pegasus Yayınları, 2006, s. 328) adlı hatıralarında anlattıkları gerçekten de şaşırtıcıdır. Simavi’ye göre Vahdettin, bırakın oylamada ayağa kalkmayı, açılış nutkunu okuduktan sonra salonda bile durmamış, çıkıp gitmiştir.

    Siz gözlerinizi ovuşturmaya devam ederken ben Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’ndaki silah arkadaşlarından ve aynı zamanda Vahdettin’in damadı olan, yani iki tarafa da eşit mesafede duran birinin, İsmail Hakkı Okday’ın “Yanya’dan Ankara’ya” (Sebil Yayınları, 1994, s. 385-386) adlı hatıralarını masama getirip okuyayım da dikkatle dinleyin:

    “Nihayet ‘Sevr’i kabul edenler ayağa kalksın’ denildi. Damat Ferid Paşa bu sırada Padişah’ın salonu terk etmesi için işaret verdi. Vahsettin dışarı çıktı, yandaki odaya geçti. Padişah ayağa kalkınca da salondakiler Hünkâr’a bir saygı eseri olarak ayağa kalktılar. Kendisini bu suretle selamladılar. Öyle ki, bu ayağa kalkışın Sevr’in kabulü anlamına mı geldiği, yoksa Padişah’a hürmeten kıyam mı edilmiş olduğu açık olarak belirmedi. Hatta Ayan’dan Topçu Feriki Rıza Paşa, ‘Biz Padişah’a hürmeten ayağa kalktık, Sevr’i kabul ettiğimizden değil’ diye haykırarak Damat Ferid’in oyununu açıkça protesto dahi etti.”

    Şimdi o ayağa kalkma meselesi anlaşıldı mı acaba? Özetleyelim o halde:

    1) Bir kere bu tür şûralarda padişahın oy hakkı yoktur ki! O, konuşulanları dinler, kararın kendisine bildirilmesini ister ve sonuçta onaylar veya onaylamaz.

    2) Ayağa kalkarak oylama yapılması çağrısı yapılınca padişah, konumu gereği dışarı çıkmış ve o çıkarken şûra üyelerinin hepsi saygılarından ayaklanmış, bu da Damat Ferid tarafından Sevr’in onaylandığı şeklinde yorumlanmış, yani oylama tam anlamıyla bir oldubittiye getirilmiştir.

    3) Rıza Paşa ise oyuna geldiğini anlayınca oylamayı protesto maksadıyla yerine oturmuş ve bu yüzden de aleyhte çıkan tek oy onunki sayılmıştır.

    Kuşkusuz 1921 Yazı gibi feslerin bir baştan öbürüne uçuştuğu bir ortamda meselenin içyüzünü bilebilecek durumda olmayan Mustafa Kemal ve Kâzım Karabekir gibi Milli Mücadele önderleri, ayağa kalkıp Sevr’in imzalanmasını onayladığı sonucunu çıkararak Vahdettin’in hainliğine hükmetmişler, bu da onun ihanetine yeterli delillerden biri sayılmıştır.

    Fazla söze ne hacet! İşte tarihte yanlış anlamaların nereden kaynaklandığına yakıcı bir misal.


    Sultan Vahdettin Han´a dualarimizi eksik etmeyelim Insaallah.

  8. #38
    baybora
    Alıntı KurtuluşZor_786 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yetmeeeez!
    Ben senden daha fazla yayınladım o belgeyi...
    Yeni şeyler bul yaw...

    Yaw ötükenli kardeşim senin bu nik ve avatarını gördükçe gülüyorum. Beni 30 yıl önceye götürüyorsun. "Babam yiğit Altar. Anam Tuğba hatun. Kardeşim Tan ve ben Tarkan" Hain kostok ve adamları köyümüzü (obamızı) basıp, çadırlarımızı (otağlarımızı) yaktıklarında, bir köyü kılıçtan geçirdiklerinde ; Bir ben kalmışım. Benide "Börteçine" (erkek kurt) bulmuş ve eşi "Asenaya" (dişi kurt) götürmüş. O da beni diğer yavruları ile emzirmiş ve büyütmüş. Ben ulu kağanımız Atilla'nın (tanrının kırbacı) akıncısı Tarkan'ım. Savulun uleeeenn!!! Allah hayrını versin... Pardon! Tanrı hayrını versin... Yine olmadı! (hayır kelimeside arapça) Buldum! Tanrı seni kutlu etsin...
    Cok guluncsun demek benim kullanici resmim lakabim ve imzam sana gulunc geliyor.
    Kullandigim lakap Turk adidir.
    Kullandigim kullanici resmi ve imza Gokturk Devletinin bayrigi olan Gokbayraktir.
    Bunlari bilmedigini dusunerek yazdim.Ayrica Turk adlari , Turk Bayraklari ve Turk Destanlari ile senin dalga gecmen haddine degil.Ustelik Turce ile de dalga gecmen senin haddine degil eger bu iletini gorupde sana ceza verilmiyorsa benim diyecek bir seyim yoktur.Dolayli yoldan Turk adina Turk Bayragina Ve Turk Destanina hakaret ediyorsun.

  9. #39
    Türk ailesi osman oğullarının kurmuş olduğu osmanlı imparatorluğu'nun son kayan yıldızı padişah vahdettini saygıyla anıyorum.Yedi yüz yıllık bir dönem şerefle kapanmıştır.Yeni türk devletini kuran ve yeni bir çağ açan atatürk'ü saygı ve hürmetle anıyorum.O yeni türk devleti türkiye cumhuriyeti'nin asla kaymayacak son yıldızıdır.saygılar....

  10. #40
    umuttt_80
    biraz necip fazıl okuyun anlarsınız yakın tarihi...



5 Sayfadan 4. İlkİlk ... 2345 SonSon

Benzer Konular

  1. Çanakkale Savaşı Hakkında Bazı Gerçekler...
    Konuyu Açan: Renan, Forum: Osmanlı Tarihi.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 27-Oca-2012, 16:38
  2. Atatürk Ve Sultan vahdettin
    Konuyu Açan: ıspanaknamık, Forum: Atatürk.
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 21-Kas-2011, 22:57
  3. İnanılmaz Gerçekler
    Konuyu Açan: Dolunay, Forum: Doğaüstü Olaylar ve Varlıklar.
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 23-Haz-2011, 21:29
  4. Ölüm Hakkındaki Batıl İnançlar Ve Gerçekler
    Konuyu Açan: vhercle, Forum: Spiritüalizm.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09-Haz-2007, 14:37
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com