Benimde var takıntım takıntı sayılmaz belki asla cam bardaktan başka bardakta çay içmem, musluktan su içmem susuzluktan ölsem de içmem, hiç ölmedim ama olsun içmem...![]()
![]()
---------
- Pilavı, baklayı, makarnayı, köfteyi... vs yoğurtsuz yiyememek (Takıntı değil bence bu, ağız tadı)
--- Yoğurt ve su konusunda seçici olmak, her marka yoğurt ve suyu yiyip içmemek
[Yoğurtta Sütaş, olmadı Tikveşli; suda Erikli, yoksa Pınar Madran. Lütfen...]
--- Çikolata yemeden duramamak. (Takıntı değil aslında, bağımlılık)
--- Filmlerdeki karakterlerin isimlerini, tarihleri hatırlamaya kalkışmak.
Gerilim filmlerinde ölenleri kafaya takarsanız hele, felaket! (Aşçı boğuldu, bahçıvanı elektrik çarptı, hizmetçi yandı, evin hanımı merdivenlerden düştü, e kim kaldı geriye ölmeyen? Buyur bakalım!)
--- Televizyondaki evlilik programlarına katlanamamak, merakla izleyenlere şaşırmak. (Bence bu, normal bir durum, di mi?)
--- Öğrenciyken ders çalışmaya başlamak için saat başı olmasını beklemek. Misal, çeyrek mi geçti, oo olmaz, bir sonraki saat başı artık. 45 dakika daha dalga geçebilirim. (Amma kaytarıyormuşum. Şimdi de ev işlerinde, bazen.)
--- Kola şişesinin dışındaki kağıdı soymak. Bunu neden yapıyoruz bilmiyorum ama, yapıyoruz işte.
--- Kitaplıktaki kitapları önce yazar, sonra türe göre sıralamak; en sonunda beğenmeyip yayınevine göre sıralamak. (Siyah YKY'ler ve beyaz Can'lar pek güzel ayrışır misal.) Ama yazarın aynı yayınevinden kitap serisi yan yana olacak tabii. Bu durumda Paul Auster iki yerde oluyor, hem Metis'ten hem Can'dan çıkmış zamanında, ben n'apayım.
--- Kitapların altını çizmemek, ödünç kitap alıp geri getirmeyenlere içten içe gıcık olmak. (Kime hangi kitabı verdiğini/kimden hangi kitabı aldığını not etmek, sonra o notları kaybetmek)
--- Birileri var bide , yoldaki mazgal kapaklarına basamaz, basınca çok korkar, çığlık atar hani ?.
--- mesela, su içerken kafasını tutar eliyle, çocukluğumdan beri tuhaf gelir bu. Bir de ters dönen terliği hemen çevirirler, elden bıçak vermezler. "Aman kavga etmeyelim" diye tükürüp verirler bıçağı. (E hani hijyen :P)
--
- Bir de bazen yolda yürürken biri size bakıyormuş hissi olur hani, kafayı kaldırıp aniden baktığınızda bilmemkaçıncı (yüksek yani)-paranoyak başlangıcı- kattan size bakan birini görürsünüz. Öyle aniden bakınca o da şaşırır, komiktir.
--- Bir de Türklere özgü olduğunu düşündüğüm, araçlara yeşil yandığı salise kornaya basmak vardır. Ne bu acele, ne bu heyecan?
--- Gülme, hiç takıntın yok sanki. Seni de önce havucun dışını, sonra içindeki tatlı kısmı yerken görmüşler.
alıntı..
Benimde var takıntım takıntı sayılmaz belki asla cam bardaktan başka bardakta çay içmem, musluktan su içmem susuzluktan ölsem de içmem, hiç ölmedim ama olsun içmem...![]()
![]()
o zaman sen hiç aşık olmamışın aze
"ağzını dayayıp musluğuaa su içer gibii..."
Zaten bunlarda takıntı sayılırsa,sağlam adam kalmaz...![]()
Açık kapı görmeye dayanamam..Mutlaka kapatırım..
açık kapı,açık perde,dolap kapakları,ters dönen ayakkabı ve terlikler
Benden bir tane daha varmış..Ben bi kendimi acayip sanıyordum..Moral depoladım..
hah işte tamam..
o zaman..aşk için ölmeli aşk..o zaman aşk
--- Sonraki mesaj ---
ne zaman Seni düşünsem..
bir ceylan su içmeye iner..çayırları büyürken..büyürken gördüğüm..her akşam her sabah Seninle..
yeşil bir zeytin tanesi..bir parça mavi deniz alır beni..
Seni düşündükçe..
gül dikiyorum..
atlara su veriyorum..
daha bir seviyorum dağları..Ey Halikim Malikim Mabudum!
Seviyorum Seni..
ekmeği tuza banıp banıp yer gibi..
acıyı bal eyler gibi..