Sayın Renan,
yazdığınız bilgilerden ve fikirlerinizden dolayı sizi tebrik ederim. Çok haklı ve doğru şeyler yazmışsınız.Bende tarım sektöründe yıllarını vermiş ve bu konuda alım satım üretim ihracat dallarında tarımsal ürünlerle iç içe olmuş biri olarak sizin bu konunuza ilave olarak şu fikirleri sunmak istedim. Bu ülkede her sene yüzlerce ziraat mühendisi, gıda mühendisi arkadaşlarımız üniversitelerden mezun olmakta ve çoğuda iş bulamamaktadır. Oysa sizin bahsettiğiniz tarımsal ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaşımı esnasında yapılabilecek tüm denetim ve gözetim konuları, devletimizin özel bir birim kurarak ve bu mezun olmuş ve çoğu işsiz mühendis arkadaşlarımızı burada toplayarak yetkili denetim ve gözetim merkezleri ve tahlil laborotuvarları kurarak denetlemesi çok kolay bir iş olsa gerek.Bu arkadaşlarımızın hem iş sahibi olması, hemde okumuş oldukları bölüm gereği hem ülkemiz insanlarının sağlıklı ürünler tüketebilmesinde hemde ihrac ettiğimiz ürünlerin kaliteli ve sağlık satılmasında büyük rol oynayacakları kesindir.
Memleketimizde yıllardır en büyük sıkıntının bilinçsizce ve denetimsizce yapılan kalitesiz tarımdan kaynakladığı en büyük gerçektir. Ne tohumcu,ne ilaççı ne gübreci nede üretici yeterli derecede denetlenmediğinden (dikkat edin ben öğretilmediğinden demiyorum, yoksa işine gelen herkes neyin ne olduğunu iyi biliyor!!! ) (maalesef her işimizde olduğu gibi denetlenmediğinden ve ağır ceza verilmediğinden !!! ), ortada ne olduğu belirsiz bir sürü ürünlerle karşı karşıyayız.
Bana göre ülkemizin dört bir yanında ziraat ve gıda mühendislerinden kurulacak devletten tam yetkili denetimci ekiplere şöyle yetkiler verilse :
1- bulunmuş oldukları bölgelerde istedikleri an ve zamanda diledikleri tarla,bahçe v.s. gibi yerlerden rasgele ekilmiş ürün olsun olmasın topraktan,bitkiden veya üründen tarla sahibine sormadan numuneler alarak analize tabi tutsalar
2-bu analiz sonuçlarına göre bu aldıkları numunelerdeki ilaç,gübre,hormon v.s. her ne varsa ortaya çıkarsalar
3- bu çıkan sonuçlardan sağlıklı veya sağlıksız olma neticesine göre tarla sahibine ağır yaptırımlar getirilse ( mesela mahsülün direkt imhası ve iyi bir para cezası)( mesela mahsül tam anlamı ile sağlık koşullarına uygunsa bu kişi hem köyde onure eldilse hemde ödülle gururlandırılsa)
bakın o zaman hiç bir üretici bu denetmenler ve ağır cezalar karşısında gerekli gereksiz ne gübre,ne ilaç nede vs. kimyasallar kullanma ciyetine gitmez ve bunuda satanlar avuçlarını yalarlar.. hem bu şekilde tüketiciye sağlıklı ürünler gidecek, hem mühendislerimiz iş bulacak, hemde ürünlerimiz dünya piyasasında sağlık yönünden bir numara olacaktır. Belki Tarım,Gıda ve Hayvancılık bakanlığının görevi bu diyeceksiniz ama ben tarımsal alanlarda oluşturulacak daha yetkili bir kurumun oluşturulmasından bahsediyorum.
marifet çok tonajlı az fiyatlı, piyasası olmayan ürünler üretmek değil, sağlıklı, kaliteli ve değerli ürünler elde etmekle daha çok kazanabileceğimizi anlamamızdır. unutmayın balık baştan kokar. biz millet olarak hep eğitim şart deriz..tamam şart ama inanın bizim insanımıza denetimsiz fırsat verildikçe çıkarından başka şey düşünmez oluyor..
bu konuyla alakası olmasada basit bir örnek : "radar konulmuş bir yolda dikkat ederseniz araçlar nedense hep yavaş gider, radarı geçince herkes dilediği gibi gider" burada ki örnekte de anlaşıldığı gibi, bizim insanımız yakalanmadığı sürece kaideye uymaz, tarımda da ceza,yaptırımlar ve denetimler olduğu sürece sağlığımıza kavuşabiliriz.
hepinize saygılar sunarım.

Alıntı ile Cevapla