TARIM ve HAYVANCILIK
İlçemizin en büyük geçim kaynağı tarım-hayvancılık ve çalışan halkın yapmış olduğu harcamalardır. Kırsal alanın insanı genellikle tarımsal uğraş içerisinde olup, özellikle hayvancılık ön planda yer almaktadır. Hayvancılıkta et-süt besiciliği, arıcılık ve alabalık yetiştiriciliği ön plana çıkmaktadır.
İlçenin toplam alanı 2456 km2 olup, bunun ancak 19.21’ i ekilebilir arazi durumundadır. Sulanabilir alanı 30.000.hektar olan İlçemizde bu alanın sadece 4.417 hektarlık kısmında Sulu tarım yapılmaktadır. 1500 dekar alanda yonca, 159 dekar alanda Korunga yetiştirilmektedir. Kuru tarım arazisi ise 38.420 hektardır. Bu alanlardan 28.000 hektarında Buğday, 5.000 hektar alanda Arpa, 3610 dekar alanda fiğ, 800 dekar alanda silajlık mısır olmak üzere 6110 dekar alanda yem Bitkileri ekilmektedir.
İlçemiz Merkez ve Köylerinde toplam 33.344 adet büyükbaş ve 11.366 küçükbaş hayvanın yanında 110.700 kümes hayvanı mevcuttur. Merkez ve yakını köylerde besiciliğin gelişmesi nedeniyle bu bölgelerde büyükbaş hayvan yoğunluğu görülmektedir. Ayrıca son zamanlarda arıcılıkta büyük gelişme olmuş, İlçe genelinde 31.960 fenni kovan, 196 kara kovan olmakla birlikte toplam 32.146 adet arılı kovan mevcuttur.2000 yılı içerisinde toplam 642 ton Bal üretilmiştir.
1992 yılında İlçemiz Ütük Köyünde yllık 30 ton kapasiteli Alabalık Üretim tesisi mevcut olup başka tesisler kurulması için çalışmalar tesis sahibi tarafından devam etmektedir.
ansiklopedik bilgi
Türkiye, tarım ve hayvancılık bakımından bölge ülkeleri arasında önemli bir yere sahiptir. Tarımsal üretimde ve özellikle gıda maddeleri üretiminde dünya üzerinde kendi kendine yeterli az sayıda ülkeden biridir. Sektördeki üretim artışı özellikle 1963 yılında başlayan planlı dönemle birlikte hızlanmış ve yıllık büyüme hızı uzun dönemde ortalama %3.3 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran aynı dönemlerdeki ortalama yıllık nüfus artış hızının (%2.2) üzerindedir. 1963 yılından sonraki üretim artışı, tarım teknikleri ve girdi kullanımındaki olumlu gelişmelere ve dolayısıyla verimlilikteki yükselişe bağlıdır.
Verimlilik; ikinci üretim, üretim tekniğinin gelişmesi, kimyasal gübre, tarımsal ilaçlar, sulama, suni tohumlama, yem, damızlık hayvan sayısı ile mekanizasyon gibi üretim girdilerindeki artışa bağlı olarak zaman içinde artmıştır.
Türkiye dünyanın toprak açısından büyük ülkelerinden biridir. Ülke topraklarının %16'sını çayır ve otlaklar, %26'sını ormanlar ve %35'ini tarım alanları oluşturmaktadır. 1940 yılında 14 milyon 800 bin hektar olan ekili ve dikili alan, 2001 yılında 26.4 milyon hektara ulaşmıştır.
Ekili ve dikili alanın %83.5'inde kuru tarım, %16.5'inde sulu tarım yapılmaktadır. 2002 yılı verilerine göre tarımsal üretimin %68.5’ini bitkisel ürünler, %25.4'ünü hayvancılık, %2.7'sini ormancılık ve %3.4'ünü de su ürünleri oluşturmaktadır. Tarla ürünleri ve meyve üretimi bitkisel üretimin yaklaşık dörtte üçünü kapsamakta, tarla ürünleri içerisinde buğday ilk sırada yer almaktadır. 2002 yılı itibariyle Türkiye; fındık, incir ve kayısı üretiminde dünyada 1., taze sebze, üzüm ve tütün üretiminde 4., buğday ve pamuk üretiminde ise 7. sıradadır.
Türkiye'de son yıllarda sulama ve toprak işleme faaliyetlerinde devlet tarafından sağlanan altyapı kolaylıkları, tarımın gelişmesini olumlu yönde etkilemiştir. Söz konusu altyapı çalışmalarında en önemli proje, Güneydoğu Anadolu Projesi'dir. GAP'ın tamamlanmasıyla birlikte ürün deseninde de büyük değişiklikler olması beklenmektedir. Özellikle pamuk, yonca, çeltik, yağlı tohumlar, yaş meyve ve sebze gibi ürünlerin üretimine ağırlık verilmesi planlanmaktadır.
Türkiye'de 1980 yılı sabit fiyatlarıyla GSMH’nın %25’ini oluşturan tarım sektörünün payı 1990 yılında %16.3’e, 2002 yılında da %13.8’e düşmesine rağmen, diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında hala çok yüksek oranda bulunmaktadır. 2002 yılı itibariyle, toplam istihdamın %43’ü tarım sektöründe yer almaktadır. 2002 yılı tarımsal ürünler ihracatı 4 milyar ABD Doları civarındadır.
1999 yılı Helsinki Zirvesi ile başlayan süreçte, ülke tarım sektörü AB mevzuatı ile uyum içerisinde yeniden yapılandırılmaktadır. Bu kapsamda; 2001 yılında ülke genelinde Çiftçi Kayıt Sistemi oluşturularak 2.6 milyon çiftçi kayıt altına alınmıştır. 2002 yılında bu çiftçilere yaklaşık 2.2 katrilyon TL Doğrudan Gelir Desteği ödemesi yapılmıştır. Ayrıca, çiftçinin üretim yapabilmesini sürekli kılmak, refah düzeyini artırmak ve tüketici ve/veya sanayiciye dünya fiyatlarından hammadde sağlamak amacıyla prim sistemi uygulaması yapılmaktadır.
Hayvancılık. Türkiye'de hayvancılık üretiminin toplam tarım üretimi içindeki payı %25 civarındadır. "Tarımda Yeniden Yapılanma Programı" çerçevesinde bu oranın, orta vadede %70'lere çıkarılması hedeflenmektedir. 2001 yılında ülkenin sığır mevcudu 10.5 milyon, koyun mevcudu da 26.8 milyon civarındadır.
bir şiirdi aslında gözlerin,
çekmecede sakladığım
ve okudukça kendimden bir parça bulduğum,
şimdi nemli,
mürekkebini dağıtmış gibi,
üzerindeki kalıntılar ve bir parça kırıntılar...
kırgın değilim,
kaygılıyım,
"adını"
okumam yazmam nerde bulamıyorum...
ve
her taşın altına,
bir günümüzü sakladım,
kaldıramıyorum...
birsır