Toplam 9 sonuçtan 1 ile 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    İDİL

    Tasavvuf şiirleri

    GEL GÖR BENİ...

    Ben yürürüm yana yana
    Aşk boyadı beni kana
    Ne âkilem ne divane
    Gel gör beni aşk neyledi

    Gâh eserim yeller gibi
    Gâh tozarım yollar gibi
    Gâh akarım seller gibi
    Gel gör beni aşk neyledi

    Akar suların çağlarım
    Dertli ciğerim dağlarım
    Şeyhim anuban ağlarım
    Gel gör beni aşk neyledi

    Ya elim al kaldır beni
    Ya vaslına erdir beni
    Çok ağlattın güldür beni
    Gel gör beni aşk neyledi

    Ben yürürüm ilden ile
    Şeyh anarım dilden dile
    Gurbette halim kim bile
    Gel gör beni aşk neyledi

    Mecnun oluban yürürüm
    Ol yâri düşte görürüm
    Uyanıp melûl olurum
    Gel gör beni aşk neyledi

    Miskin Yunus biçareyim
    Baştan ayağa yareyim
    Dost elinde avareyim
    Gel gör beni aşk neyledi

    YUNUS EMRE

    ------------------------------------------------------

    SEN BİR CEYLAN OLSAN


    Sen bir ceylan olsan ben de avcı
    Avlasam çöllerde saz ile seni
    Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
    Vursam yaralasam söz ile seni.

    Kurulma sevdiğim gözelim deyin
    Bağlanma karayı alları geyin
    Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
    Beslesem elimde tuz ile seni.

    Koyun olsan otlatırdım yaylada
    Tellerini yoldurmazdım hoyrada
    Balık olsan takla dönsen deryada
    Düşersem toruma hız ile seni.

    Veysel der ismini koymam dilimden
    Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
    Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
    Eğer görsem idi göz ile seni.
    aşık veysel
    --------------------
    Yar beni katl eylese kanım helaldır kime ne

    Yar beni katl eylese kanım helaldır kime ne
    Ben bilürüm çekdiğim ahile zarım kime ne

    Müddeiler arasında dediler kim mey haram
    Saki-i dilcu elinden ben içerim kime ne

    Ham sofular secde kılar mescidin mihrabına
    Benim ancak yar eşiği secdeğahım kime ne

    Ey NESİMİ sözlerin çün kim hatadır dediler
    Benim ancak bu kadardır ıstılahım kime ne

    Nesimi

    -------------------------------------------

    BEN YİTİRDİM,BEN ARARIM...

    Ben yitirdim,ben ararım
    Yar benimdir kime ne?
    Gah giderim öz bağıma
    Gül dererim kime ne?

    Gah giderim medreseye
    Ders okurum Hak için
    Gah giderim meyhaneye
    Dem çekerim kime ne?

    Sofular haram demişler
    Bu aşkın şarabına
    Ben doldurur,ben içerim
    Günah benim kime ne?

    Ben melamet hırkasını
    Kendim giydim eğnime
    Ar ü namus şişesini
    Taşa çaldım kime ne?

    Sofular secde eder
    Mescidin mihrabına
    Yar eşiği secdegahım
    Yüz sürerim kime ne?

    Gah çıkarım gökyüzüne
    Hükmederim Kaf'tan Kaf'a
    Gah inerim yeryüzüne
    Yar severim kime ne?

    Kelp rakip böyle diyormuş
    Güzel sevmek pek günah
    Ben severim sevdiğimi
    Günah benim kime ne?

    Nesimi'ye sordular ki
    Yarin ile hoşmusun
    Hoş olayım olmayayım
    O yar benim kime ne?

    KUL NESİMİ (17.YY)
    -------------------------------------------------------------------------------
    Ayrılık Derdinin Dermanı Nedir
    Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır
    Ayrılık derdinin dermanı nedir
    Şu iki aleme olmuşsun nazır
    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Sığanmıştır ağca kolda bilekler
    Hak katında kabul olsun dilekler
    Arş yüzünde secde kılan melekler
    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Küseyim de ben yarime küseyim
    Siyah zülfün mah yüzüne asayım
    Kerbela'da yatan İmam Hüseyin
    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Hani şu dünyanın toprağı taşı
    Akıttım gözümden kan ile yaşı
    Urum illerimin Hacı Bektaş'ı
    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Ak saya giyinmiş incedir beli
    Ben pirimi gördüm tatlıdır dili
    Tanrı'nın arslanı Hazret-i Ali
    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Gıcılar da dağlar başı gıcılar
    Çıkmaz oldu içerimden acılar
    Arafat Dağı'ndan gelen hacılar
    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Dünyayı sorarsan bir dipsiz anbar
    Ali'nin yoldaşı Zülfikar Kanber
    Kabe'yi yaptıran Halil Peygamber
    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Deryanın yüzünde dönen üç gemi
    Yiyelim içelim sürelim demi
    Geminin sahibi ol Hızır Nebi
    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Pir Sultan Abdal'ım içtim cür'adan
    Okudum ağını bilmem karadan
    Yeri göğü cüml'alemi Yaradan
    Ayrılık derdinin dermanı nedir
    Pir Sultan Abdal

    ---------------------------------------
    Bir resimde bağdaş kurmuş oturuyor Hacı Bektaş Veli. Evi gibi
    yeryüzü.

    Bir bulut düşürmüş başını duruyor. Onunla gidip gelen. Uzakta
    bellibelirsiz.

    Beyaz, uzun kavuğu. Demek ki güneş var.

    Kucağına almış bir ceylanı, bir aslanı. Duruyorlar. Üç kişiler.

    Hayvanları mı severdi Hacı Bektaş Veli? Bilmiyoruz. Ama açıktı
    hep evinin kapısı.

    Çizgili mintanı. Yalın. Düz. Ta bileklerine değin uzuyor, uzayıp
    orda kalıyor.

    Yüzü? Uzun yüzü. Sakallı, virdi okur gibi de önüne bakıyor.

    Delik değil kulağı ve halkasız.

    Yanında yeryüzü: Ağaçlar, sular, gök. Her sabah okuduğu.

    İLHAN BERK

    ---------------------------------------------

    Mevlânâ otururken, bir havuz kenarında,
    GeldiŞems-i Tebrîzî ve oturdu yanında.

    Gördü ki Mevlânâ'nın, yanında kitaplar var,
    Onları göstererek, sordu ki: "Nedir onlar?"

    Arz etti ki: "Babamın, yazdığı kitaplardır,
    Hepsi de inci gibi, kıymette bî-bahâdır."

    Şems onları isteyip, aldı kendi eline,
    Ve kaldırıp hepsini, attı suyun içine.

    Mevlânâ çok üzülüp, dedi: "Eyvâh, pederden,
    Kalan kitaplarımın, tamamı gitti elden."

    Lâkin Şems-i Tebrîzî, elini uzatarak,
    Çıkardı herbirini, hem de kuru olarak.

    Mevlânâ görünce de, ondan bu kerâmeti,
    Daha da sağlam oldu, ona teslîmiyeti.

    Öyle ki sarsılmaz bir kale gibi oldu tam,
    Sohbetine daha çok, aşk ile etti devam.

    Evlâdı Sultan Veled, der ki: "Şems-i Tebrîzî,
    Ansızın gelip gördü, bir gün pederimizi.

    Öyle ki, babam onun, dururken huzûrunda,
    Yok olmuştu gölgesi, o velînin nûrunda.

    Önce herkes babama, tâbi iken, bu sefer,
    Babam Şems'e uydu ve oldu onda cansiper.

    Şems ona anlattıkça, Allah'ın sevgisinden,
    Babam şevkle dinleyip, geçerdi kendisinden.

    Bu şekilde aylarca, devam etti bu sohbet,
    Çok yüksek makamlara, erdi babam nihâyet."

    Şems-i Tebrîzî ile, Mevlânâ hazretleri,
    Sohbet ediyorlardı, geceleri ekserî.

    Yine bir gün gecenin, bir mehtaplı ânında,
    Sohbet ediyorlarken, medresenin damında,

    Baktı Şems-i Tebrîzî, etrafına birazcık,
    Buyurdu: "Hiç bir evde, görünmüyor az ışık,

    Ölü gibi, gafletle, uyuyor bu kimseler,
    Keşki kalkıp Allah'a, ibâdet eyleseler,

    Zirâ kim, az sıkıntı, çeker ise bu günde,
    Görmez fazla ızdırap, yarın mahşer gününde."

    O böyle söyleyince, hazret-i Mevlânâ da,
    Ellerini kaldırıp, duâ etti o anda.

    Dedi: "Şems-i Tebrîzî, hürmetine İlâhî,
    Uyandır ölü gibi, yatan bu ahâlîyi."

    Mevlânâ hazretleri, edince böyle duâ,
    Başladı gök yüzünde, bulutlar toplanmağa.

    Şimşek çakıp, kuvvetle, gök gürledi peşinden,
    Uyandı şehir halkı, bu gök gürlemesinden.

    Civardaki evlerden, sesler yükseliyordu,
    Herkes korkularından, "Allah Allah" diyordu.

    Hazret-i Şems buyurdu: "Nasıl şimdi insanlar,
    Bu yalancı uykudan, bu sesle uyandılar,

    Hakîkî uykudan da, uyanmaları için,
    Teveccühü gerekir, bir veliyy-i kâmilin,

    Bir Allah adamının, mevcûdiyeti ile,
    Gafletten uyanırlar, bir şehir halkı böyle."
    --------------------
    Bihamdillah direm Allah
    Alıp aklımı fikrullah
    Dilimde zâtın esmâsı
    Bana üns oldu zikrullah
    Salâtullah selâmullah
    Aleyke yâ Resûlallah

    Bu tevhidden murâd ancak
    Cemâl-i zâta ermektir
    Görünen kendi zâtıdır
    Değil sanma ki gayrullah
    Salâtullah selâmullah
    Aleyke yâ Resûlallah

    Ben ol pervâneyim geldim
    Düşüp aşk oduna yandım
    Yanuban küllü yandım
    Beni yaktı aşkullah
    Salâtullah selâmullah
    Aleyke yâ Resûlallah

    Gönül âyinesin sûfî
    Eğer kılar isen sâfî
    Açılır sana bir kapı
    Ayân olur Cemâlullah
    Salâtullah selâmullah
    Aleyke yâ Resûlallah

    Şems-i Tebrîz bunu bilir
    Ehad kalmaz fenâ bulur
    Bu âlem küllü mahvolur
    Hemen bâkî kalır Allah
    Salâtullah selâmullah
    Aleyke yâ Resûlallah

    ŞEMS-İ TEBRİZİ
    --------------------------------------------
    AĞIT

    Göz gamın ne olduğunu bilseydi,
    gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,
    padişah bu acıyı duysaydı;
    göz gece demez gündüz demez ağlardı,
    gökler yıldızlara, güneşle, ayla
    gece demez gündüz demez ağlardı.
    padişah bakardı ününe,
    tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,
    gece demez gündüz demez ağlardı.

    Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,
    uçan kuş avlanacağını bilseydi,
    gerdek gecesi bu özlemi görseydi;
    gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,
    uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,
    gerdek gecesi öpüşmeye, sarılmaya ağlardı.

    Zaloğlu bu zülmü görseydi,
    ecel bu çığlığı duysaydı,
    cellâdın yüreği olsaydı;
    Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,
    ecel bakardı kendine ağlardı,
    cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.

    Kumru, başına geleceği duysaydı,
    tabut, içine gireni bilseydi,
    hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;
    kumru selviden ayrılır ağlardı,
    tabut omuzda giderken ağlardı
    öküzler, beygirler, kediler ağlardı.

    Ölüm acılarını gördü tatlı can,
    koyuldu işte böyle ağlamaya.
    Olanlar oldu, gitti dostum benim.
    şu dünya bir altüst olsa, aülasa yeri var.
    öylesine topraklar altında kalmışım
    ----------------------------------------------
    Gazel(Beni Candan Usandırdı)
    Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
    Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

    Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
    Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

    Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
    Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

    Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
    Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

    Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
    Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı

    Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
    Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı

    Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
    Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı

    Fuzuli





  2. #2
    Alıntı yapmak istedim ama bir türlü seçemedim.Çünkü hepsi de birbirinden değerli.Emeğine sağlık.Teşekkürler...

  3. #3
    INRI
    çok güzeller teşekkürler =)

  4. #4
    azade
    Kumru, başına geleceği duysaydı,
    tabut, içine gireni bilseydi,

    hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;
    kumru selviden ayrılır ağlardı,
    tabut omuzda giderken ağlardı
    öküzler, beygirler, kediler ağlardı.



    Güzel emegine saglik canim..........

  5. #5

  6. #6
    BEN YİTİRDİM,BEN ARARIM...

    Ben yitirdim,ben ararım

    Yar benimdir kime ne?
    Gah giderim öz bağıma
    Gül dererim kime ne?

    Gah giderim medreseye
    Ders okurum Hak için
    Gah giderim meyhaneye
    Dem çekerim kime ne?

    Sofular haram demişler
    Bu aşkın şarabına
    Ben doldurur,ben içerim
    Günah benim kime ne?

    Ben melamet hırkasını
    Kendim giydim eğnime
    Ar ü namus şişesini
    Taşa çaldım kime ne?

    Sofular secde eder
    Mescidin mihrabına
    Yar eşiği secdegahım
    Yüz sürerim kime ne?

    Gah çıkarım gökyüzüne
    Hükmederim Kaf'tan Kaf'a
    Gah inerim yeryüzüne
    Yar severim kime ne?

    Kelp rakip böyle diyormuş
    Güzel sevmek pek günah
    Ben severim sevdiğimi
    Günah benim kime ne?

    Nesimi'ye sordular ki
    Yarin ile hoşmusun
    Hoş olayım olmayayım
    O yar benim kime ne?

    KUL NESİMİ (17.YY)

  7. #7
    HuRRiCaNe
    Alıntı Zelâl Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    SEN BİR CEYLAN OLSAN


    Sen bir ceylan olsan ben de avcı
    Avlasam çöllerde saz ile seni
    Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
    Vursam yaralasam söz ile seni.

    Allah razı olsun.

  8. #8
    GEL GÖR BENİ...

    Ben yürürüm yana yana
    Aşk boyadı beni kana
    Ne âkilem ne divane
    Gel gör beni aşk neyledi

    Gâh eserim yeller gibi
    Gâh tozarım yollar gibi
    Gâh akarım seller gibi
    Gel gör beni aşk neyledi

    Akar suların çağlarım
    Dertli ciğerim dağlarım
    Şeyhim anuban ağlarım
    Gel gör beni aşk neyledi

    Ya elim al kaldır beni
    Ya vaslına erdir beni
    Çok ağlattın güldür beni
    Gel gör beni aşk neyledi

    Ben yürürüm ilden ile
    Şeyh anarım dilden dile
    Gurbette halim kim bile
    Gel gör beni aşk neyledi

    Mecnun oluban yürürüm
    Ol yâri düşte görürüm
    Uyanıp melûl olurum
    Gel gör beni aşk neyledi

    Miskin Yunus biçareyim
    Baştan ayağa yareyim
    Dost elinde avareyim
    Gel gör beni aşk neyledi

    YUNUS EMRE


    Allah razi olsun...


  9. #9
    Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
    Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
    Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
    Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

    Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
    Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

    Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
    Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

    Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
    Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı

    Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
    Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı

    Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
    Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı

    Fuzuli



Benzer Konular

  1. Tasavvuf-Gizli ve Açık ikimler-Ruh ve İnsan
    Konuyu Açan: lqym, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 17-Ağu-2013, 20:26
  2. Cevap: 224
    Son Mesaj : 07-Haz-2013, 22:54
  3. Tasavvuf Hakkında Bir Kaç Söz
    Konuyu Açan: vhercle, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 28-Eyl-2010, 14:36
  4. Hallac-ı Mansur ve Tasavvuf
    Konuyu Açan: MALCOLMX, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 10-Tem-2009, 20:11
  5. Tasavvuf
    Konuyu Açan: matyas, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 18-Eki-2006, 22:25
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com