Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Lucky

    Temel Yaşam Desteği

    TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

    İnsan vücudu ve özellikle beyin yaşamak için mutlaka oksijene ve besin­lere gereksinim duyar. Besin maddelerinin aksine oksijen depolanamaz, bu nedenle solunum yoluyla sürekli hava almamız gerekir.

    Akciğerlere ulaşan oksijen, kalbin vurulan sayesinde dokulara oksijeni ta­şıyan kana geçer.

    Bu nedenle, solunum ve kan dolaşımı iki yaşamsal işlevdir. Bu işlevlerin etkilenmesi ya da durması, yasamın devamı açısından acil bir sorun oluşturur. Beyin hücreleri oksijen almadan 3-5 dakika dayanabilir. Dolayısıyla, beyin hücrelerinde geriye dönüsü olmayan bir hasar gelişmeden önce bu süre için­de solunumun ve kan dolaşımının düzeltilmesi gerekir.

    Solunumun durmasına yol açan nedenler çok çeşitlidir, havasızlıktan bo­ğulma, boğulma, soluk borusunun tıkanması, elektrik şoku, ilaçlarda dozaşımı, zehirli madde solunması gibi durumlar sonucunda solunum duracaktır (Şekil 3.1).

    Solunumun durduğu andan itibaren kalp birkaç dakika (2-5 dakika) daha atmaya devam eder. Bu süre sonunda solunum yeniden başlarnamışsa (yapay olarak ya da kendiliğinden), kalp de oksijen eksikliğinden etkilenerek dura­caktır.

    Kalp krizi, elektrik şoku gibi bazı durumlarda önce kalp durur, ancak ar­dından hemen (15-30 saniye sonra) solunum da durur.

    Tüm bunlar göz önüne alındığında, bilinçsiz bir kişinin soluk alıp almadı­ğının nasıl anlaşılacağı ve solunumun ya da kalbin durduğu durumlarda ne yapılacağını bilmek önemlidir.


    YAPILMASI GEREKENLER

    Önceki bölümde gördüğümüz gibi, bir hasta/yaralıyı incelerken yaşam için tehdit oluşturabilecek durumların belirlenmesi önceliklidir. Yani bilinç du­rumu, solunum ve kan dolaşımı değerlendirilmelidir.

    İlk değerlendirmeyi yaparken "Temel Yaşam Desteğinin ABC'si" olarak adlandırılan aşamaları sırasıyla izlemek gerekir.


    BİLİNÇ DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

    SOLUNUM YOLUNUN AÇILMASI

    SOLUNUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ (B)

    DOLAŞIMIN DEĞERLENDİRİLMESİ


    BİLİNÇ DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

    Hasta/yaralının bilinçli durumunu anlamak için onunla konuşun, yu­muşak bir şekilde omuzlarından sarsın ya da hafifçe çimdikleyin (Sekil 3.2):

    Eğer hasta/yaralı uyarılarımıza yanıt verirse (konuşursa, yakınırsa, in­lerse ya da kıpırdarsa). Ne olduğunu sorun, kanama ve/veya sok belirtilerini arayın ve ola­sı yaralan belirlemek için ikinci değerlendir­meyi gerçekleştirir.

    Eğer herhangi bir ya­nıt vermiyorsa bilinç­siz demektir. Bu du­rumda yardım iste­mek ve hızla, solu­numa, dolaşıma bak­mak gerekir. Solunu­mu ve nabzı varsa güvenli yan pozisyon verilmelidir.


    ÖNEMLİ

    Eğer yalnızsanız, yardım istemek için hasta/yaralı hiç bir zaman tek başına bırakmayın, yaklaşan ilk kişiden yardım getirmesini isteyin.


    SOLUNUM YOLUNUN AÇILMASI

    Bilinçsiz bir hasta/yaralı, özellikle ağzı yukarıya gelecek şekilde sır­tüstü yatıyorsa, dil gevşeyip aşağı düşebilir ve akciğerlere hava girişi­ni zorlaştırabilir ya da engelleyebi­lir. Ya da hasta/yaralının ağzında tıkanmaya neden olan yabancı cisim yiyecek v.b. olabilir bu neden­le ağız İçi kontrol edilerek temi­zlenmelidir (Şekil 3.3a).

    Daha sonra, bilinçsiz bir kişinin nefes alıp almadığını görmek İçin bir elimizle başını arka/a doğru yatırırız böylece dili yukarıya doğru çekilerek hava girişine izin veririz (Şekil 3.3b).


    Bu, başı arkaya doğru yatırma ma­nevrası "hava yolunun açılması" olarak adlandırılır.


    SOLUNUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ (B)

    Hava yolunun açıklığını koruyarak, hasta/yaralının nefes alıp almadığı­nı kontrol edin, göğsünün inip kalkıyor mu bakın, soluğunu dinleyin ve ağzı, burnundan hava çıkıp çıkmadığını hissetmeye çalışın (Bak, dinle, hisset) (Şekil 3.6).


    Eğer hasta/yaralı nefes alıyorsa, güvenli yan pozisyon vermek gerekir. Bu pozisyon, dilin hava yolunu tıkamasını önlemeye yöneliktir. Salgılar ya da kusmuk bu pozisyonda ağızdan çıkabilir ve hava yolunun ağızda biriken salgılarla tıkanması önlenir {Şekil 3.7 - 3.10}




    Eğer hasta/yaralının nefes almıyorsa, akciğerlerin oksijenlenmesini sağ­lamak amacıyla hemen "ağızdan ağıza solunum" yöntemiyle yapay (su­ni) solunuma başlamak gerekir. Ağızdan ağıza solunum etkilidir, çünkü her soluk alıp vermede akciğerlerimizden çıkan hava, solunumu dur­muş bir kişiye yetecek kadar oksijen içerir {yaklaşık % 16, soluduğu­muz havadaki oksijen oranı ise % 21'dir).



    AĞIZDAN BURUNA SOLUNUM TEKNİĞİ

    Eğer ağzınızı h asta/y aralının ağzının çevresine sı­kıca yerleştirmekte zorlanıyorsanız ya da ağızdan agıza solunumu zorlaştıracak yaralar bulunuyor­sa, "ağızdan buruna" yöntemiyle yapay solunum uygulanabilir.

    Bu tekniğin uygulama aşamaları "ağızdan ağıza" solunum yöntemiyle aynıdır, yalnız burada hasta/yaralının ağzını kapatır ve havayı burnun­dan üfleriz (Şekil 3.14b).

    ÖNEMLİ:

    " Eğer hasta/yaralının göğsü kalkmıyorsa (üflediğinizde havanın gir­mekte zorlandığını hissedebilirsiniz), başının iyice arkaya yatırılmış olup olmadığını ve burnu doğru bir şekilde sıkıp sıkmadığınızı kont­rol edin ve ağzınızı hasta/yaralının ağzını iyice kapatacak şekilde yerleştirerek tekrar deneyin.

    * Tüm bunlara rağmen hala hava girmiyorsa, muhtemelen hava yolu­nu tıkayarak havanın geçişini engelleyen bir yabancı cisim vardır. Bu durumda hava yolunu açmak için "Heimlich manevrasını" uygula­yın.


    DOLAŞIMIN DEĞERLENDİRİLMESİ

    Bu bölümün başında gördüğümüz gibi, solunum ve kan dolaşımı büyük Ölçüde bağlantılıdır. Bu nedenle, bir kişinin dolaşımı durmuşsa, kalbinin atıp atmadığına bakmamız gerekir ve bu değerlendirmeyi "şahdamar nabzı'na bakarak yaparız.

    Şahdamar nabzını aramak için, hasta/yaralının gırtlak çıkıntısından bir­kaç santimetre yukarıya, yana doğru 3 parmağımızı kaydırıp burada şahdamarın vurularını hissederiz, bunun için parmaklarımızı 5 saniye burada tutmamız gerekir

    " Eğer hasta/yaralının şahdamarı nabzı alınmıyorsa, bu kalbinin dur­durduğu anlamına gelir ve "dış kalp masajı" yapmaya başlanmalıdır.

    Bu teknik, kalbin omurga ve göğüs kemiği arasında bastırılarak kanın pompalanmasını sağlamak amacıyla göğüs kemiğinin alt kısmına rit­mik bîr basınç uygulanmasından oluşur.

    Basınç her gevşediğinde, kalp kanla dolar ve bu şekilde dolaşımı ya­pay olarak sürdürmek mümkün olur (Şekil 3.15).


    ÖNEMLİ:

    Ağızdan ağıza yapay solunum tekniği gibi harici kalp mesajının da, yetkin eğiticilerin gözetiminde bu amaçla hazırlanmış mankenler üze­rinde çalışılması gerekir. Bu teknikleri hiçbir zaman normal koşullarda insanlar üzerinde denemeye kalkışmayın, zarar verici olabilir.

    Dış kalp masajını gerçekleştirmek için önce göğüs kemiği üzerinde doğru basınç noktasını saptamak gerekir, bunun için:

    Bir elin işaret ve orta parmaklan/la kaburgaların alt sınırını saptayın ve parmaklarınızı Kaburgaların birleştiği noktaya, göğüs kemiğine doğru hareket ettirin (Şekil 3.16 ve 3.17).

    Daha sonra parmaklarınızı göğüs kemiğinin alt ucuna koyun diğer elinizin topuğunu parmakların bitimine yerleştirin (Şekil 3.18).

    Diğer elinizi bu elin üzerine yerleştirin ve basıncın parmaklar kaburgalara değmeden yalnızca elin topuğu ile uygulanmasını sağlayacak şekilde parmaklarınızı birbirine geçirin (Şekil 3.15).


    DIŞ KALP MASAJI TEKNİĞİ

    1-Omuzlarınız tam hasta/yaralı­nın göğüs kemiği hizasında ve kollarınız dik olacak şekilde ken­dinizi dik tutun. 4-5 santim bas­tıracak şekilde (Yandan bakıldı­ğında göğüs yüksekliğinin 1/3 kadar) dirseklerinizi kırmadan sert bir bası uygulayın ve elleri­nizi kaldırmadan basıncı gevşe­tin. 15 kez basınç uygulayın ve ritmi tutturmak İçin "bir ve İki ve üç ve" diyerek sayın (Şekil 3.19).


    2-15 kez basınç uyguladıktan son­ra hasta/yaralının başına geçin ve başını arkaya doğru yatırarak "ağızdan ağıza" iki solunum uy­gulayın (Şekil 3.20)


    3- Ağızdan ağıza iki solunumun ar­dından 15 kalp masajı daha uy­gulayın ve uygulamayı böylece sürdürün (Şekil 3.21). Hasta/yaralının nabzının atıp atmadığını görmek için her 4 siklüsta bir (bir sîklüs = 2 solu­num + 15 kalp masajı) kontrol edin.

    4- Hasta/yaralının nabzı yeniden alınmaya başladığında yapay so­lunuma ile devam edin.

    5- Kendiliğinden solunum başladı­ğında, hasta/yaralının yan gü­venli pozisyona getirin.






  2. #2
    umarım hiçbir zaman ihtiyaç hissetmeyiz ama hepsini bilmemiz lazım.paylaşım için sagol kardeş

  3. #3
    Böyle olaylarda metanetli olmak gerek.Soğukkanlı olduğumuzda bizler kazanırız.

    Selam ile



Benzer Konular

  1. Yaşamın Temel Taşı Su Hakkında Bilmediklerimiz
    Konuyu Açan: Daphne, Forum: Sağlık Haberleri.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 23-Eki-2012, 13:23
  2. Temel Yaşam Desteği...
    Konuyu Açan: Renan, Forum: Sağlık.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28-Tem-2012, 21:58
  3. Ölümden Sonra Yaşam Devam Ediyor mu?
    Konuyu Açan: umuayy, Forum: Spiritüalizm.
    Cevap: 46
    Son Mesaj : 09-May-2012, 21:02
  4. Temel Yaşam İşlevleri...
    Konuyu Açan: Renan, Forum: Sağlık.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 08-Eyl-2011, 03:35
  5. Temel Yaşam Desteği (TDY)
    Konuyu Açan: ikiyabancı, Forum: Sağlık.
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 17-Ara-2009, 22:24
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com