Acemiliğiniz bittikten sonra kimse size ne iş yapmak istiyorsun diye sormayacak tabii ki. Ama acemilik sırasında kartlarınızı doğru oynarsanız göz diktiğiniz göreve ulaşmanız mümkün. Bunun için ilk adım ilk gittiğiniz gün kendinizi göstererek bölük çavuşu olmanız ve rütbelilerle yakınlaşmanız olabilir. Bu görevi ne kadar iyi yaparsanız hedefinize o kadar yaklaşırsınız.
Peki seçenekler neler?
Habercilik
Habercilik en ayrıcalıklı görevlerden birisidir. Her subayın kendi işlerini yaptıracağı habercileri vardır. İş yükünüz habercisi olduğunuz subayın rütbesinin büyüklüğüne göre değişir. Ne kadar büyük rütbeli bir subayın habercisiyseniz ayrıcalığınız o kadar büyük olur. Örneğin kışla komutanının habercisi cep telefonu bile kullanabilir hatta kendi bilgisayarının başında zaman geçirebilir. Bir üst teğmenin habercisi ise o kadar rahat olamaz ama yine de ayrıcalıklıdır. Diğer askerler habercilerin isteklerine pek karşı çıkamaz. Astsubaylar size nazik davranır. Üstünüz başınız aranmaz. Çoğu habercinin mıntıka ile, içtima ile işi olmaz. Yat saatine uymak zorunda değildir.Bunların yanısıra yaptığınız görev hata kabul etmez. Çok disiplinli ve sorumluluk sahibi olmanız gerekir.
Yazıcılık
Fakat yazıcılık haberciliğe göre daha az artısı olan bir görev. En başta komutanınız bir subay değil astsubay. Bu da sizin rahatlığınızın ve ayrıcalığınızın bir sınırı olduğu anlamına geliyor. İşin güzel tarafı bütün gün sıcak bir ortamda, oturarak çalışıyorsunuz. İşiniz öyle çok ağır değil. İçtimalara çıkıyorsunuz, yat saatine çoğu zaman uymak zorundasınız ama mıntıkalara her zaman çıkmazsınız, çıksanız da günde en fazla 15 dakika yaparsınız. Boş gezecek, çene çalacak zamanınız olur.Riski eğer egosu yüksek bir komutana denk gelirseniz hayatınızın zindan olması. Çünkü komutanla aynı odayı paylaşıyorsunuz. Güzelliği akşam o oda size ait. Bilgisayarda film seyredip sigara tellendirebilirsiniz. Tabii ki yakalanmadığınız sürece.
Garaj Çavuşu
Garajın gece ve gündüz çavuşu olmak üzere 2 çavuşu bulunur. 12 saat mesainiz vardır. Ama odanızda bütün gün telefonlara cevap verir bol bol telsiz konuşması yaparsınız. İşiniz araç sevklerini idare etmek. Kitap okumaya vaktiniz olur.
Mutfak Çavuşu
Diğer çavuşlara göre daha çok 'yardırır'. Mutfak görevlilerinin başında durur. Yemekler genelde gece yapıldığı için geç saatlere kadar çalışma ihtimalı vardır ama sabahları yine diğer askerlerle birlikte kalkar. Tüm komutanlar aynı yemekten yediği için en ufak bir aksilikte çarşınızın 'kitlenmesi' pamuk ipliğine bağlıdır. Eğer veterinerseniz hiç kurtuluşunuz yok, bu görev sizin.
Yemekhane Çavuşu
İş yükü çok fazla değildir. Yemekhanenin temizliği, bulaşıkların yıkanması, karavananın adil dağıtılması, yemekhane görevlisi erlerin idaresi. Bunun dışında televizyon karşısında yatış, dostlarla sohbet. Fakat altınızdaki elemanlar dişli ise sinirleriniz fazla gerilebilir.
Kantinci
Kantin rahattır, güzeldir. Tek kötülüğü çok kalabalık olması. Bu kalabalık sizi zaman zaman çıldırtabilir. Bunun dışında bütün gün çay içip diğer kantinciler ile sohbet edersiniz. Eğer görev yeriniz kantin başkanlığı ise aybaşlarında muhasebe kayıtları size saçınızı başınızı yoldurtur. Onun haricinde yine sizden iyisi yok.
Misafirhane
Herkesin düşmek için can attığı mekan. Tek işiniz telefonlara bakmak, zaman zaman gelen az sayıda misafire hizmet etmek. Bunun dışında televizyon karşısında, kanka olduğunuz astteğmenlere ısmarladığınız lahmacunları yiyebilirsiniz (ki lahmacun askeri ortamda bulunmaz nimettir).
Kolluk Çavuşu
Kolluk tutan çavuşlar (ki genelde bakım onarımda, cezaevinde, muhafiz bölüğünde bulunur) kışın saat başı, yazın 2 saatte bir nöbetçi değiştirmekle yükümlüdür. Nöbetçi değiştirmediği zamanlarda dost ortamlarında bulunurlar. Nöbetleri 24 saat sürer. Sonraki 24 saat uyurlar veya çarşıya çıkarlar. Dolayısıyla şafak çifter çifter düşer.
Buna göre en keyifli, rahat edebileceğiniz işin habercilik olduğu çok açık sanırım. Tabii ki alması en zor görev de bu. Bazı subaylar haberci olarak kısa dönemleri tercih etmiyor.
Askerlik süreniz hesaplanırken ay hesabı yapılıyor. Yani 180 gün değil 6 ay askerlik yapıyorsunuz. 6 ayın kaç gün ettiği döneme göre değişiyor. Mesela Aralık dönemi için 183 gün ediyor. Çünkü Aralık, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarını asker olarak geçiriyorsunuz.
Askere gelmeden önce 12 gün izinli sayılıyorsunuz. Ayrıca asker olduğunuz her ay için 2 gün izin hakkınız var. Bu 6 ayda toplam 12 gün yapıyor. Son olarak askerliğinizi yaptığınız yerle ikamet ettiğiniz şehir arasındaki mesafeye göre yol izni alıyorsunuz. Örneğin Van-İstanbul arası 3 gün yol izni ediyor. Bunları toplarsak 183 günde toplam 27 gün izniniz oluyor.
Bu 27 günü, askerlik yapacağınız 183 günden çıkartırsak, Aralık ayında askerlik yapan birisi 156 gününü kışlada geçirmek zorunda. Buna göre eğer 11 Aralık'ta birliğine katılmışsa 14 Mayıs'ta, 12 Aralık'ta katılmışsa 15 Mayıs'ta terhis olur (yol izninin 3 gün olduğunu unutmayın. Yol izni 2 gün olan biryerde otursaydı, 1'er gün sonra terhis olacaktı).
Bu hesaba göre kendi terhis tarihinizi hesaplayabilirsiniz ve 11'inde mi 12'sinde mi katılacağınıza karar verebilirsiniz.
Askerde şafağın sıkıştırması denilen bir kavram vardır. Askerliğinizin son günlerinde psikolojinizde dışarıdan farkedilebilecek bozukluklar gözükür. Daha sinirli, hassas olursunuz, deyim yerindeyse saldıracak yer ararsınız.
Sıkıştırma şafak 100'ün altına düştüğünde yavaş yavaş başlar. İl kodlarını saymaya başlayacağınız 81'e geldiğinizde kendinizi biraz daha hissettirir. 30'un altına düştüğünüzde ise had safhaya ulaşır ve yakınlarınızı, arkadaşlarınızı rahatsız etmeye başlarsınız.
Bu durumdan en az hasarla çıkmanız için;
Yakınlarınızı bu konuda uyarın. Askerliğini yapmamış olanlar, özellikle bayanlar bu konuyu anlamakta çok zorlanacaklar ama erkenden uyarmakta fayda var.
Çarşılarınıza düzenli olarak çıkmaya özen gösterin. Hem sivil hayata alışmanız hem rahatlamanız açısından önemli.
Son günlere yaklaşırken sivile yönelik alışverişler yapın.
Yapabiliyorsanız şafak saymayın. Aşağı yukarı bilin yeter.
Tabii en önemlisi eninde sonunda askerliğinizin biteceğini, evinize döneceğinizi ve en fazla 10 gün içinde tüm o hissettiklerinizin geride, mazi olarak kalacağından emin olun.