Vefa ile İlgili Hadis-i Şerifler

Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Verdiği sözünde durmayıp cayan gaddar kişi için kıyâmet gününde bir bayrak dikilir de: Bu adam falan oğlu filâna gadir etmiştir, diye i`lân olunur. Abdullâh b. Ömer - sahihi buhari hadis no 2008



Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Ahdini bozan her kişi için kıyâmet gününde (halk arasında teşhir olunmak üzere) bir alâmet vardır" buyurduğu rivâyet olunmuştur. Râvîlerden birisi: "O alâmet gaddarın yanına dikilir" diye rivâyet etmiş, öbür râvî de: "O alâmet gaddarın yanında görülür, onunla bilinir" demiştir. Abdullâh b. Mes`ûd - sahihi buhari hadis no 1315



Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Münâfık`ın alâmetleri üçtür. Söz söylerken yalan söyler. Va`d ettiği vakit sözünde durmaz. Kendisine bir şey emniyet edildiği zaman hıyânet eder. Ebu hureyre - sahihi buhari hadis no 31



Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nezir iki çeşittir: Kimin nezri Allah`a taatla ilgiliyse bu nezir Allah içindir. Bunda vefa gerekir. Kimin nezri de Allah`a masiyetle ilgili ise işte bu nezir şeytan içindir, bunda vefa yoktur. Böyle bir nezirde bulunan kimse, nezri için, yeminde olduğu gibi keffarette bulunur." İmran İbnu Husayn - Kütübi sitte hadis no: 5750



Biz, bir seferinde Hz. Peygamber (sav) ile aynı cemaatte beraber oturuyorduk ki: "Allah`a hiçbir şey ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina fazihasını işlememek, Allah`ın haram ettiği cana meşru bir sebep olmaksızın kıymamak şartları üzerine bana biat edin" buyurdu. Bir diğer rivayette "...Çocuklarınızı öldürmemek, halde ve istikbalde iftirada bulunmamak, meşru dairedeki emirlerde - ne bana ne de vazifelilere - isyan etmemek üzere biat edin. Kim vereceği bu sözlere sadık kalır, ahdine vefa gösterirse karşılığını Allah`tan alacaktır. Kim de bu yasaklardan birini işleyecek olursa artık işi Allah`a kalmıştır, dilerse affeder, dilerse azab verir, ceza - landırır" buyurdu. Biz de bu şartlarla biat ettik." Nesai, bir başka rivayette "karşılığını Allah`tan alacaktır" ifadesinden sonra şu ziyadeyi kaydeder: "Kim bunlardan birini işler, sonra da dünyada cezalandırılırsa, çektiği bu ceza onun için kefaret ve o günahtan temizlenme olur." Buhari, Müslim, Muvatta ve Nesai`de gelen bir diğer rivayette şu ifade mevcuttur: "Hz. Peygamber (sav)`e zor durumlarda olsun, kolay durumlarda olsun, hoş şartlarda olsun nahoş şartlarda olsun, aleyhimize kayırmaların yapılıp, hakkımızın çiğnendiği hallerde olsun itaat etmek, idareyi elinde tutanlara karşı iktidar kavgası yapmamak, nerede olursak olalım hakkı söylemek, Allah`ın emrini yerine getirmede kınayanların kınamalarından korkmamak üzere biat ettim." Bir başka rivayette şu ifadeye rastlanmaktadır: "...İktidar sahibine karşı onda, Allah`ın kitabında gelmiş bulunan bir delil sebebiyle te`vil götürmeyen açık bir küfür görülmedikçe iktidar kavgası yapmamak..." Ubadetu`bnu`s-Samit - Kütübi sitte hadis no: 40



İmam Malik anlatıyor: "Bana ulaştığına göre, bir adam İbnu`z-Zübeyr (ra)`e şöyle yazdı: "Haberiniz olsun: Takva ehlinin, birkısım alametleri vardır ki, bunlar sayesinde kendileri bilinebilir, onlar da bunları bilirler: Şöyle ki müttaki: (İhtilaf halinde) verilen hükme razı olur, Nimetlere şükreder, Belaya sabreder, Dilinden doğru çıkar, Vaadine ve ahdine vefa gösterir, Kur`an`ın ahkamını kendine yol yapar. İmam, çarşılardan bir çarşı (gibi)dir, hak ehlinden ise, ehl-i hak, hak (yükünü) ona yıkar; batıl ehlinden ise, batıl ehli de batıl (yükün)ü ona yıkar." [Rezin tahric etmiştir.] Kütübi sitte hadis no: 5871