mukemmel bir yazı . cok dogru... peki ne yapmak gerekıyormus bı de onu yazsaymıs keske..
Psikolog Derya Öztürk, stres ve depresyonun altında yatan gerçek nedenlerden birisinin "gelecek korkusu" olduğunu belirtirken, gelecek korkusu çok fazla olan insanların şimdiki anı yaşamadığını, yaşadıkları andan keyif alamadığını söyledi.
Duyu algı eğitimi alanında çalışmalar yapan, Nöro- Linguistik Programlama (NLP) Eğitmeni Psikolog Derya Öztürk, yaptığı açıklamada, gelecek korkusunun yaygın ve pek çok kişinin elinde olmadan karşı karşıya kaldığı korku olduğunu kaydetti. Öztürk, gelecek korkusunun derinlerinde "değişim korkusunun" yattığını söyledi.
İnsanoğlunun sadece yalnızca "düşme ve yüksek ses" korkusuyla dünyaya geldiğini vurgulayan Öztürk, bunun dışındaki tüm korkuların öğrenilmiş korkular olduğunu kaydetti. Öztürk, zihin tarafından yaratılan sanal korkulardan kurtulmanın mümkün olduğuna işaret ederek, "Yeter ki bu korkulara sahip olduğunuzu kabul edin ve kurtulmak isteyin. Tüm korkular geçmişteki olumsuz deneyimlerimiz sonucu oluşmuştur" dedi.
Acı Çekmekten, Mutsuz Olmaktan Korkuluyor;
Kişilerin yaşadığı koşullardan memnun olmasa da farkında olmadan koşulları değiştirmek istemediğine dikkat çeken Öztürk, şunları dedi:
"Çünkü insan yeniden korkuyor. ’Yeni’ hayatına girmesin diye sürekli düşünüp duruyor ve zihnini bir türlü susturamıyor.
Düşünmez ve kontrol etmeye çalışmaz ise gelecekte başına gelebileceklerden o kadar çok korkuyor ki, ’ya öyle olursa, ya böyle olursa, ya şöyle olursa’ gibi varsayımlar üretip duruyor ve sürekli geleceği kontrol altında tutmaya çalışıyor. Zihni sürekli çalışıyor. Hata yapmaktan o kadar çok korkuyor. Daha derinlerde sahip olduklarını kaybetmekten korkuyor. Sahip olduklarını kaybederse istemese de hayatına ’yeni’ olan girecek." Psikolog Öztürk, kişilerin değişimle birlikte stres hormonlarının sürekli salındığını kaydetti.
"İnsanların Neredeyse Tamamı Mutsuz, Mutluluğu Arıyor"
"Gerçekte içimizdeki ne ise dışımızdaki mutsuzluk, stres, acı, başarısızlık, korku olur" diyen Öztürk, bu yüzden de insanların neredeyse tamamının mutsuz olduğunu ve mutluluğu aradığını söyledi. İnsanların hem yeniden korktuğunu, hem de eskiyi bırakamadığı vurgulayan Öztürk, farkında olmadan kişinin kendi içinde sürekli bir içsel çatışma yaşadığını ifade etti.
"Yaşamamızı Korkular Yönetiyor"
Psikolog Derya Öztürk, "gelecek korkusu" çok fazla olan insanların şimdiki anı yaşamadığını ve yaşadıkları andan keyif alamadığına dikkat çekerek, "Bu kişilerin zihinleri sürekli olarak ya geçmişte ya gelecekte yaşıyor. Mutluluk ya geçmişte yada gelecekte oluyor" diye konuştu. Zihnin geçmişte ve gelecekte yaşamasının depresyonun altındaki en önemli nedenlerden biri olduğunu dile getiren
Öztürk, şöyle konuştu:
"’Şu olunca mutlu olacağım bu olunca mutlu olacağım’ diyerek zihinlerini sürekli gelecekte olabilecek olması muhtemel şeylere programlıyorlar. Temelinde yatan ise; cesaret ve özgüven eksikliği. Ve insanların aslında sorumluluktan korkmaları. Kimse rahatı bozulsun istemiyor. Hastalar iyileşmek istemiyorlar çünkü iyileşmek onlar için yeni bir şey.
İyileşirlerse sorumluluk almak yaşama dönmek lazım. Çalışmak lazım. Birde tabii ki gördükleri ilgiyi, sevgiyi ve şefkati artık göremeyeceklerine inanıyorlar içten içe. İş değiştirmekten korkuyorlar, çünkü şartları ne kadar kötü olsa da yeni bir iş yepyeni sorumluluklar ve risk anlamına geliyor.
Yani yaşamımızı farkında olsak ta olmasak da korkular yönetiyor."
"SEN" canımın içindesin, canımsa SEN'den habersiz...Dünya SEN'inle dolu, dünya SEN'den habersiz...Gönlüm, canım nasıl bulsun SEN'i? Çünkü SEN tümüyle gönüldesin...Gönülse SEN'den habersiz...
(Hz Mevlana)
"İnsanlarla yüzyüze konuşarak herşeyi halledebilirsin,ama bazı insanlar gelir önüne,hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin"...
mukemmel bir yazı . cok dogru... peki ne yapmak gerekıyormus bı de onu yazsaymıs keske..
"Kalbinizde ilk sıraya Allah'ı koymazsanız;hem Allah'ı kaybedersiniz, hem de ilk sıraya koyduklarınızı.." Hz. Ömer (r.a)
psikoloğa gidecekmişik....![]()
"SEN" canımın içindesin, canımsa SEN'den habersiz...Dünya SEN'inle dolu, dünya SEN'den habersiz...Gönlüm, canım nasıl bulsun SEN'i? Çünkü SEN tümüyle gönüldesin...Gönülse SEN'den habersiz...
(Hz Mevlana)
"İnsanlarla yüzyüze konuşarak herşeyi halledebilirsin,ama bazı insanlar gelir önüne,hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin"...
dimigerısını de yazsa gıtmezdık. o da para kazanamazdı. ne kadar ekmek o kadar köfte.
"Kalbinizde ilk sıraya Allah'ı koymazsanız;hem Allah'ı kaybedersiniz, hem de ilk sıraya koyduklarınızı.." Hz. Ömer (r.a)
gerisi parayla..ekmeğe göre köfte...
"SEN" canımın içindesin, canımsa SEN'den habersiz...Dünya SEN'inle dolu, dünya SEN'den habersiz...Gönlüm, canım nasıl bulsun SEN'i? Çünkü SEN tümüyle gönüldesin...Gönülse SEN'den habersiz...
(Hz Mevlana)
"İnsanlarla yüzyüze konuşarak herşeyi halledebilirsin,ama bazı insanlar gelir önüne,hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin"...
Bende pis bir koloji içindeymişim....
αя¢ħαиgeŁ
нαукıяıяѕıη iŁкöηcє,
вєкŁєяѕiη нєя gєcє,
αğŁαяѕıη güηŁєяcє,
кαвυŁŁєηiяѕiη ѕєѕѕizcє,
ѕυѕαяѕıη öуŁєcє,
ναzgєçєяѕiη αѕiŁcє.
herkes mutsuz. ınsanlar sureklı mutlulugu arar halde. en cok ta sanal ortamda aranır oldu.
"Kalbinizde ilk sıraya Allah'ı koymazsanız;hem Allah'ı kaybedersiniz, hem de ilk sıraya koyduklarınızı.." Hz. Ömer (r.a)
evet canım haklısın...
İyileşirlerse sorumluluk almak yaşama dönmek lazım. Çalışmak lazım. Birde tabii ki gördükleri ilgiyi, sevgiyi ve şefkati artık göremeyeceklerine inanıyorlar içten içe. İş değiştirmekten korkuyorlar, çünkü şartları ne kadar kötü olsa da yeni bir iş yepyeni sorumluluklar ve risk anlamına geliyor.
Yani yaşamımızı farkında olsak ta olmasak da korkular yönetiyor.
diyor Psikolog Derya Öztürk...
"SEN" canımın içindesin, canımsa SEN'den habersiz...Dünya SEN'inle dolu, dünya SEN'den habersiz...Gönlüm, canım nasıl bulsun SEN'i? Çünkü SEN tümüyle gönüldesin...Gönülse SEN'den habersiz...
(Hz Mevlana)
"İnsanlarla yüzyüze konuşarak herşeyi halledebilirsin,ama bazı insanlar gelir önüne,hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin"...
[QUOTE=Visall;2993975]evet canım haklısın...
İyileşirlerse sorumluluk almak yaşama dönmek lazım. Çalışmak lazım. Birde tabii ki gördükleri ilgiyi, sevgiyi ve şefkati artık göremeyeceklerine inanıyorlar içten içe. İş değiştirmekten korkuyorlar, çünkü şartları ne kadar kötü olsa da yeni bir iş yepyeni sorumluluklar ve risk anlamına geliyor.
Yani yaşamımızı farkında olsak ta olmasak da korkular yönetiyor.
diyor Psikolog Derya Öztürk...
iş konusunda katılıyorum. bir önceki işim orta ölçekli bir firmadaydı.aldığım eğitim dolayısı ile daha büyük bir firmada çalışmayı hakettiğimi düşünüyordum ama işten çıkmaya cesaret edemiyordum. ya gittiğim yerde daha kötüsü olursa die düşünüodum. şimdi hayal ettiğimden daha ii bir konumdayım ama başka fırsatlar çıkarsa değerlendirmekten korkmam. kötü de olsa gittiğim yer rahatlıkla işi bırakabilirim. çünkü eşimin şuanki maaşı çok rahat bir şekilde geçinmemizi sağlıyor. korkular birazda yokluktan kaynaklanıyor galiba.
"Mezar taşlarını Hasan koyun mu sandın, Adam öldürmeyi bre Hasan oyun mu sandın..."
Herkes yeDiğinden iKRam eDer İsmail...
az sadaka çok belayı def edermiş.bir daha hiç sadaka vermicem sen hayatımdan def olup gitme diye.
malesef canım dolayısıylada yokluklarda korku yaratıyor...
"SEN" canımın içindesin, canımsa SEN'den habersiz...Dünya SEN'inle dolu, dünya SEN'den habersiz...Gönlüm, canım nasıl bulsun SEN'i? Çünkü SEN tümüyle gönüldesin...Gönülse SEN'den habersiz...
(Hz Mevlana)
"İnsanlarla yüzyüze konuşarak herşeyi halledebilirsin,ama bazı insanlar gelir önüne,hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin"...