Yozgat ili ve çevresi çok eski yıllarda yerleşime sahne olmasına rağmen asıl kuruluşu Çapanoğulları döneminde, XVII. Yüzyıl sonlarındadır. Nohutlu Dağı ile Çamlık Tepesi arasında, Yozgat Çayı’nın yamaçlarında kurulan bu alanda yapılanmaya başlanmıştır. İngiliz gezgini Mac Donald Kinnier 1813’te Yozgat’a gelmiş ve şehirdeki Çapanoğulları’nın görkemli sarayı ile bahçelerinden ve evlerinden söz etmiştir.

Yozgat sivil mimarisi başlangıçta doğal konuma uygun olarak dar sokaklarda, sırtının yaslandığı tepelerin yamaçlarında, bahçe içerisinde ayrı yapılar halindedir. Duvarlarla çevrili evlerin bahçelerine Kanatlı denilen çift kanatlı bir kapıdan girilmektedir. Bahçe içerisine ahır, kümes gibi yapılar yapılmıştır. Evlerin bazılarında tandırlar ayrı ayrı olmayıp Mahalle Tandırları olarak ortaklaşa kullanılmıştır.

Yozgat’ta tek katlı, toprak damlı evlerin yanı sıra iki ve üç katlı konaklara da rastlanmıştır. Bu evlerin zemin katları blok mermerden veya taştan yapılmıştır. Bunun üzerindeki katlar İskidoz denilen bir teknikle örülmüştür. Bu teknikte kalın dikey hatıllar, balıksırtı biçiminde çapraz ince hatıllarla bölünmüş, araları da moloz taş veya kerpiçle doldurulmuştur. Üzerleri sıva ve badanalanmıştır.

Yozgat’ın tek katlı evlerinde birkaç basamakla sofaya çıkılmaktadır. Bu sofanın yanlarına odalar ve kiler yerleştirilmiştir.

Konak örneği evlerde zemin katı, mahzen, depo, mutfak ve hizmet bölümlerine ayrılmıştır. Üst katlar yatma, oturma ve konuk odalarına ayrılmıştır. Bu katların bir bölümü veya tümü çıkmalarla dışarıya taşırılmıştır. Bu konakların plan düzeni Karnıyarık tabir edilen ve büyük sofaya açılan odalardan meydana gelmiştir. Buradaki sofanın ucu balkonla dışarıya açılmıştır. Odalardan en büyük ve gösterişlisi Efendi Odası veya Bey Odası olarak isimlendirilmiştir.

Evlerin içerisinde ahşap malzeme çok sık kullanılmıştır. Tavanlar, tabanlar, merdivenler, korkuluklar, dolaplar, kapı kanatları çoğunlukla ahşap oymalıdır. Özellikle tavanlarda göbekli, geometrik ve bitkisel motiflere geniş yer verilmiştir. Günümüze gelebilen evlerde bu tür bezemeler daha çok XIX. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmektedir. Ağaç işçiliğinin yanı sıra bazı konaklarda resim sanatının örnekleri ile de karşılaşılmaktadır. Bazı evlerde ise bitkisel bezeme, insan figürleri ve manzara resimleri de kuşaklar halinde odaları dolaşmıştır.

Yozgat’ta günümüze gelebilen sivil mimari örneklerinin başında İstanbulluoğlu Mahallesi’ndeki Nizamoğlu Konağı gelmektedir. Bu konak Vasilaki ve Joanna tarafından 1871’de yaptırılmış, 1875 yılında da Fatma Hanım’a, oradan da Nizamzade Ali Efendi’nin mülkiyetine geçmiştir. Yozgat’ın en eski evlerinden olan bu yapı iç sofalı plan tipinde olup, sofa çevresinde odalar sıralanmıştır. Evin güneydoğu ve güneybatı köşe odaları bezeme ile zenginleştirilmiş ve özellikle tavanları oyma, çakma, ajur ve sarkıtlarla süslenmiştir. Ayrıca tavanlarda, duvarlarda şehir manzaralarını, ormanları, savaş ve av sahnelerini ve doğal oluşumları gösteren resimler bulunmaktadır.



Nizamoğlu Konağı’nın yakınındaki Nurettin Bacanlı Evi tek katlı, kâgir, kırma çatılı bir yapıdır. İç sofalı plan tipinde olan bu evde dikdörtgen sofanın çevresinde altı oda sıralanmıştır. İçlerinde yüklükler ve şerbetlikler bulunan evin süsleme unsurları salon tavanında bulunmaktadır. Burada büyük ve küçük göbeklerde “S” kıvrımları aplike tekniği ile yapılmış kasetli tavanlar dikkati çekmektedir.

Yozgat İstanbulluoğlu Mahallesi’nde bulunan İhsan İpek Evi de, iki yüzlü, iç sofalı plan tipinde iki katlı bir yapıdır. Bahçe içerisindeki bu evin yuvarlak sarı kesme taştan yapılmış pencereleri dikkat çekicidir. Günümüzde bu ev mağaza olarak kullanılmaktadır.

İstanbulluoğlu Mahallesi’ndeki Hacı Kazım Dönmez Evi, iki katlı, dikdörtgen planlı, kırma çatılı bir ev olup, duvarlarında sıra halindeki pencereleri ile dikkati çekmektedir. Evin üst katında sundurmalı bir bölüm ile sofa bulunmaktadır. Bu sofanın kuzey tarafı kubbe, güney tarafı da düz bir tavanla örtülmüştür. Bu sofanın etrafında sıralanan odalarda bezeme unsurları görülmektedir. Bu evin XIX. yüzyılda Çömlekçioğlu Mihail tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.

Köseoğlu Mahallesi’nde bulunan Fazlı Akyol Evi de iç sofalı plan tipi evlerden olup, bezemeleri Nizamoğlu Konağı’na benzemektedir. İki katlı kırma çatılı kâgir bir yapıdır. Bunun yanı sıra Tekke Mahallesi’ndeki Yaşar Eryaşar Evi de iç sofalı karnıyarık planlı, iki katlı, kırma çatılı ahşap bir yapıdır.




Cevahir Ali Efendi Camisi’nin yakınındaki Yarar Karslıoğlu Evinin birinci katı kesme taştan, ikinci katı kırma çatılı ve kâgir bir yapıdır. Bu yapının güneydeki sundurması üzerinde üçgen bir alınlık bulunmaktadır. Buradaki Rumca yazılardan Rumlar tarafından yapıldığına işaret etmektedir. Atatürk 3 Şubat 1934’te Yozgat’a geldiğinde bu evde kalmıştır. Uzun süre vali konağı olarak kullanılan bu ev de iç sofalı plan tipindedir. Bezemeleri ve resimleri, ahşap süslemeleri ile dikkati çeken bir sivil mimari örneğidir.

Yozgat’ta bu evlerin yanı sıra Aşağı Nohutlu Mahallesi’nde Salim Korkmaz Evi, Vahit Saygı Evi; Taşköprü Mahallesi’nde Sabit Bey Evi (Eski Selamlık Konağı), Osman Çayer Evi; Köseoğlu Mahallesi’nde Mehmet Ayerdem Evi ile Eski Pazar Mahallesi’ndeki Halit Göle Evi de koruma altına alınmış sivil mimari örnekleridir.

Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde sivil mimariyi yansıtan çok sayıda örnek bulunmaktadır. Bu evlerde yörede çokça bulunan kızılçam, meşe ağaçlarından yararlanılmış olup, ağaç işçiliğinin en güzel örneklerine rastlanmaktadır. Akdağmadeni evleri Yozgat evleri ile plan ve teknik olarak çok yakınlık göstermektedir.

Yozgat’ta Rum evlerinden de günümüze gelen örnekler bulunmaktadır. Bu evlerin dış duvarları kesme taştan veya mermerden yapılmıştır.

XIX. yüzyılın sonlarına doğru Yozgat’ta kesme taştan yapılmış iki önemli devlet yapısı bulunmaktadır. Bunlardan biri Askerlik Şubesi, diğeri de Yozgat Lisesi’dir. Askerlik Şubesi, sarı kesme taştan iki katlı kırma çatılı bir yapı olup, girişinin orta kısmında dört sütunun taşıdığı üçgen alınlıklı bir çıkma bulunmaktadır. Bu çıkmanın üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre h.1311 (1895–1896) yıllarında Sultan Abdülhamit döneminde yapılmıştır.

Kitabe:
Sultan Hamid…. Ol şehriyar-ı âzam
Asır-ı lütfu hemdem eyler cihan-ı hürrem
Yaptırdı bu binây-ı asker içun
Bir muntazam maka-ı mevcut değildi akdem
Şu mısra tarih-i tam mülhem
Çû dârü’l-askerimiz oldu metin-ü mühdem
1311 (1895–1896).

Bu yapı dış cephe görünümü ile Neo-Klasik Osmanlı dönemi mimari özelliklerini yansıtmaktadır. Sundurmalı kapıdan içeriye girildiğinde bir salon ve bunun iki yanında odalar sıralanmıştır. Bu yapı iç sofalı plan tipinin ana özelliklerini yansıtmaktadır. Üst kata iki yönlü bir merdivenle çıkılmakta olup, buradaki salonun iki tarafına da dörder oda sıralanmıştır. Günümüzde iyi bir durumdadır.


Yozgat Lisesi’nin kitabesi bulunmasına rağmen üzerindeki yazı kazınmış yalnızca tarih kısmı okunabilmektedir. Buna göre Sultan II. Abdülhamit zamanında, h.1311 (1895–1896) tarihinde yaptırılmıştır.

Bazı kaynaklarda ise bu yapının 1896 yılında Çapanoğulları tarafından yaptırıldığı da belirtilmiştir. Büyük olasılıkla da bu yapı Askerlik Şubesi ile aynı özellik ve üslubu yansıttığından birlikte yapılmıştır.

Yozgat Lisesi sarı kesme taştan iki katlı kırma çatılı bir yapı olup, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Lisenin güneye bakan kısmının ortasında iki sütunun taşıdığı, dışarıya taşkın üçgen alınlıklı bir girişi bulunmaktadır. Buradan uzun koridor ve bu koridorun her iki tarafında alt katta ve üst katta on birer oda (sınıf) sıralanmıştır. Bu yapı da günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir.