ßugün ne çok şey öğrendiğimi fark ettim we seninle paylaşmak istedim. Umarım sen de az da olsa bir şeyler alırsın kendine göre bu yazıdan. Öğrendim ki herkes bir kalp taşıyabilirmiş. Ama herkes yürek taşıyamazmış. Öğrendim ki herkes kadın ya da erkek olabilirmiş. Ama herkes insan olamazmış. Öğrendim ki söz wermek her kişinin işiymiş. Ama sözünde durabilmek er kişinin işiymiş. Öğrendim ki insanlar göründükleri ya da görünmeye çalıştıkları gibi değilmiş. Öğrendim ki binlerce dansöz warmış. ßütün işleri kıwırmakmış. Öğrendim ki gerçeklere kurban giden hâyâller warmış. Öğrendim ki hiç utanması olmayan, yüzleri kızarmayan insanlar warmış. Öğrendim ki wicdan sadece bazı özel insanlara has we mahsus bir şeymiş. Öğrendim ki aynaya bakmaktan korkan kişiler warmış. Sırf kendileriyle yüzleşmekten korktukları için. Öğrendim ki bazı insanlar o kadar genişmiş ki okyanuslar, dağlar, owalar yanlarında hiç kalmış. Öğrendim ki çok aslan görünende kedi yüreği warmış. Öğrendim ki hayat bir kumarmış we açık oynayanlar her zaman kaybedermiş. Öğrendim ki bazı insanlar boş oldukları kadar dolu olsaymış Eflâtun olurmuş. Öğrendim ki bazıları sözlerinden daha boşmuş. Öğrendim ki çok çekiç darbesi yemeden keskin bıçak olunmuyormuş. Öğrendim ki bir boşluğu başka bir şeyle doldurmaya çalışmak doğru değilmiş. Öğrendim ki bir acının izleri silinmeden unutmuş gibi yapmamak gerekiyormuş. Öğrendim ki suya sabuna dokunmadan yaşamak lâzımmış. Öğrendim ki tek aşk insanın kendisine duyduğu o bencilce aşkmış. Öğrendim ki herkes kendine hayranmış. Öğrendim ki özweri korkakların işi değilmiş. Öğrendim ki kimsenin âhı kimsede kalmazmış. Öğrendim ki kalp kırmak Rabb'in katında affedilmez bir günâhmış. Öğrendim ki kalp kıranın kalbi huzur bulmazmış. Öğrendim ki bir kadını ağlatmak çok dikkat istermiş. Çünkü Allah gözyaşlarını sayarmış. Öğrendim ki kimsenin hakkı kimsede kalmazmış. Öğrendim ki ben unutsam bile Allah unutmazmış. Öğrendim ki bunları bilmek âlim olmaktan ewlâymış. Öğrendim ki okumakla adam olunmazmış. Öğrendim ki her gördüğümüz insan değilmiş. Öğrendim ki dağlar bile yürekten sewen kişinin önünde eğilirmiş. Öğrendim ki her şey gelir geçermiş. Öğrendim ki ölüm acısı bile azalırmış. Öğrendim ki her şeyin başı sabırmış. Öğrendim ki hayat acemilere we cesâretsizlere acımazmış. Öğrendim ki çoğu zaman çâresiz kalınmazmış. İnsan kendisini çâresiz sanırmış. Öğrendim ki her son yeni bir başlangıçmış. Öğrendim ki Allah bir kapı kapadığında mutlaka bir pencere açarmış. Öğrendim ki Dünyâ kalleşlerin Dünyâ'sıymış. Öğrendim ki onlar insanları sırtlarından wurmayı mârifet sayarmış. Öğrendim ki Dünyâ aşkla dönmezmiş. Öğrendim ki ağlatan gülmezmiş. Öğrendim ki oyunu bozana mızıkçı denirmiş. Öğrendim ki mızıkanlar sewilmezmiş. Öğrendim ki sarımsak kırk gün kendini saklasa da önünde sonunda kokarmış. Öğrendim ki insan söylediğiymiş. Öğrendim ki şeref alınmazmış, insanda doğuştan olurmuş. Ya da olmazmış. Öğrendim ki para her şeyi satın almazmış. Öğrendim ki yeterince kırılırsan acıyı hissetmiyormuşsun. Öğrendim ki gerçekten üzülürsen kalbin uyuşurmuş. Öğrendim ki insan tawana boş boş bakarak hiç bir şey düşünmeden durabilirmiş. Öğrendim ki insan kendini bomboş hissedebilirmiş. Öğrendim ki adamlık pazarda satılmazmış. Öğrendim ki kadınlık/erkeklik genlerle, kromozomlarla olmazmış. Öğrendim ki en kolayı hâinlikmiş. Öğrendim ki en kolayı kendine acımakmış. Öğrendim ki hayatla sawaş her babayiğidin harcı değilmiş. Öğrendim ki sorunlar kendilerinden kaçınca yok olmuyormuş. Öğrendim ki dertlerle didişmek hiç bir şey yapmadan ömrünle yiyişmekten iyiymiş. Öğrendim ki düşmanın akıllısı dostun aptalından zararsızmış. Öğrendim ki insanların ağızları torba değilmiş, büzülmüyormuş. Öğrendim ki ağzı olan konuşuyormuş. Öğrendim ki öğrenmişim. ßilmişim. Allah'a hâwâle etmişim. Öğrendim ki elimden geleni yapmışım, içim rahatmış. Öğrendim ki hayat bir oyunmuş. Herkes oyuncu olamazmış, bazılar seyredermiş Dünyâ'yı da, hayatı da. Öğrendim ki korkaklık bulaşıcı değilmiş. Öğrendim ki güwen insana zerk edilmiyormuş. Özgüwen hele hiç aşılanamıyormuş. Öğrendim ki içinde yaşam enerjisini bulup açığa çıkaramamak elinden değer werdiğin her şeyin kayıp gitmesine sebepmiş. Öğrendim ki her insan kalabalıkta kendi tenhâsındaymış aslında. Kendi ıssızlığında. Öğrendim ki her insan yalnız doğar we yalnız ölürmüş. Öğrendim ki bazı insanlar diğerleri için ölmeden de ölürmüş. We öğrendim ki o ölüm eceliyle ölmekten daha kötüymüş. Öğrendim ki hayatta telâfisi mümkün olmayan şeyler warmış. Öğrendim ki âh tutarmış. Öğrendim ki insan isterse dağları oynatırmış. Öğrendim ki her şeyi Rabb'e bırakmak en güzeliymiş. O her şeyi görür we bilirmiş. ßen de öyle yaptım. Yüreğimi acıtan her şeyi we herkesi O'na hâwâle ettim. Rabb'im nasıl biliyorsa öyle yapsın diye. Kimseye beddua etmedim. Kötü söz söylemedim. Gıybet etmedim. Sâdece Allah'a hâwâle ettim. Çünkü ben bin şey düşünürüm Rabb'im bin birinciyi werir. Kalp kırıklığı onarılmaz ama hafifletici etkeni ya da cezâyı en güzel Rabb'im bilir. ßana sâdece beklemek kaldı. ßekleyip görmek. Çünkü yetim ağlatan yerleri gökleri ağlatmış gibi olur buyurmuş Cenab-ı Allah. We şöyle demiş Yunus Emre; O kıldığın namaz değil, bir kez gönül yıktın ise.Ewet, gönlüm yıkıldı ama düzelecek. İnanıyorum. ßen asıl bu gönlü acıtıp, yıkanların sonunu merâkla bekliyorum...
Amarushaya...
--- Sonraki mesaj ---
Yine sıkıntılı, yine yorgun argın, yine kırık dökük bir akşam. Yapmak istemediklerimi yaptığım, yapmak istediklerimin yanından bile geçemediğim bir akşamdan yazıyorum sana bu satırları. Zor bir hayatın tam ortasından. ßir ilkokul çocuğunun bozuk el yazısı gibi yazılmışken alnıma yazım, umutlarımdan we hâyâllerimden bir adım daha uzaklaşmışlığımla werdiği sıkıntılı hissizliğimden. Hayata bütün anlamsız kelimeleri peşpeşe ekleyip bir cümle anlam katmaya çalışma yorgunluğumdan. Aslında söyleyecek bir şeyim yok. Söylemek istediğim bir şey de. Yaşamaktan mı sıkıldım, yaşayamamaktan mı onu bile bilmiyorum. Sorgulamıyorum da artık. Hep bir kaç durak geç kalmış, ya da yanlış otobüse binmişim mutluluk yolculuğunda. Ellerimden su gibi akıp gitmiş zaman we bir damla bile saklayamamışım yarınıma. Hiç bir mutluluğu tutamamışım awuçlarımda. ßir umut saklayamamışım gerçeklerden. Hiç bir acının gözünden kaçmamış en ufak gülümsemem we üstüme gelmek için hiç bir fırsatı kaçırmamış kederlerim. Her defâsında kendime geç kalmışım. Çocukken uğuruna gecelerce gözyaşı döktüğüm we hiç sahip olamadığım pembe elbiseli, mawi gözlü oyuncak bebeği bu yaşımda almışım gibi sahip olamama hissim. Ya hayat için erkendi, ya benim için geç. ßir şey, sadece bir şey zamanında olsaydı çok şeyi değiştirecekti buna eminim. Ama olmadı. Olmadı işte. Çorap söküğü gibi dertler. Oysa bir bebekle başlayacaktı her şey. ßir bebeğin elbisesiyle toz pembe olacaktı kurduğum tüm hâyâller. O benim hiç sahip olamayacağım kızımdı belki de. İzimdi. İsimsizdi. Ama benimdi. Onu şu an bile kalbimde hissedebiliyorum. Çünkü o benim çocukluğumdu. Hiç yaşayamadığım. En güzel yerinde uyandırıldığım çocukluğum. Hiç bir zaman bütünleşmeyecek kırılgan, paramparça, parçaların birleştiremediği. Yarım kalan bir söz. Tamamı ezberlenmemiş bir şarkı. Gözün görebileceği en uzak mesafede ama kalpte en yakın. En yakın. Pembe elbiseli, mawi gözlü, hiç senin olmayan bebeğin gibi değişme sakın. Hep öyle kal. Hiç kaybetme mâsumiyetini. Çünkü elinde bir tek o kaldı. Onu düşünürken gülümseme. Dertlerden we kederlerden kaçır gözlerini. Sana bir tek hâyâllerin kaldı kırık dökük. ßırak. ßırak o sana kalsın bâri...
Amarushaya...
--- Sonraki mesaj ---
Eşzamanlı bir hayat, eşzamanlı yalnızlıklar. Umutlanmalar we unutulmalar. Tat wermiyor kâinatla başlayan tümceler we hafif asabiyet, bezginlik karışımı bir ruh hâli. Sitemkâr, belki we belli ki az isyânkâr. Umurun umurunda olmayışın, umursamazlığının umursanmadığından olması we bunun getirdiği trawmalar. Hayat böyle mi akacak? ßöyle mi dönecek Dünya? ßöyle mi bitecek ömür kaygısı daha septik bir hale sokar insanı. Gittikçe nötrleşirsin her duyguya karşı we yabancılaşırsın tüm heweslerine. ßazen çok acıtır insanın içini boşa harcanmış zamanlar we akıntıya karşı kürek çektiğini görmek. Genelde merdiwenin sonuna geldiğinde anlarsın yanlış duwara dayanmış olduğunu we bütün direncin kırılır. Yeniden başlayacak gücü bulamazsın içinde. Ama bulmalısın. Kendi umutsuzluğunla sawaşmalısın. Mutlaka bir çıkar yol war we sen onu bulmalısın. ßulmadan yaşayamazsın. Hayatın anlamını ararsan anlamsız kalırsın. Çünkü buraya sorgulamaya gelmedik, yaşamaya geldik. Yaşamaya we yaşatmaya. Kendimize öncelik tanımazsak, yenilirsek, yıkılırsak, ayakta duramazsak nasıl başarabiliriz bunu? Nasıl yaşatabiliriz gözlerimizle we kalp gözümüzle baktığımızda görmek istediklerimizi? Hayat bir çelişkiden ibâret. İmkânsızla yapabilirim arası bir şey. ßir gözünde dağ gibi büyütürsün bir çakıl taşına döner kendine güwenişinle. Her şey sana bağlı kısaca. Sen istersen hiç bir şey olmaz, istemezsen hiç bir şey. Yabâni bir hudut koy olmaz ile arana. O kadar yabanıl olsun ki sen bile yaklaşama. Hiç bir zaman kendine inancın we direncin kırılmasın yanılsamalara. Hayat bir aynanın aksi değil. Stebil değil kısaca. ßir suyun aksi. Ara sıra kıpırtılı, ara sıra dalgalı, ara sıra sâkin. Hayat, nârin. ßir kelebek misâli. Hafif tutarsan uçup gider ellerinin arasından. Sıkarsan kaçmasın diye, ölür. Onu tutmasını bileceksin. Yaşamasını da. ßir kelebek nâifliğinde ama bir insan gücünde. Çünkü insan dimâğın yettiği, hafsalanın alabileceği her şeyden daha güçlü. Kendine inanmadan bir şey yapman mümkün değil. Kaçmaya yeltenme. Sorunların üstüne git. ßir şeye başladıysan dewâmını getir. Korkma. Dünya korkaklarla dolu çünkü. Onlardan biri olma. O zaman hiç bir anlamın olmaz we anlamsızlığına anlam katmaya çalışırken, kaydadeğer olmayan hayatının kayıt altına almaya çalıştığın anılarını yazarken bulursun kendini. Denemekten, yanılmaktan, kısaca yaşamaktan korkma. Yüzleş hayatla...
Amarushaya...
--- Sonraki mesaj ---
Hayat geçiyor yansımalarla, yanılsamalarla. Ne kadar iyi şey yaparsan o kadar çok tepki görüyorsun we o kadar çok sewmeyenin, düşmanın, kıskananın hatta taklitçin oluyor. Seni karalamaya çalışıyorlar kuş beyinlerinde. Hayatım boyunca ne kimseyi taklit, ne de takip ettim. ßen her zaman orijinal, ben her zaman ben oldum. Kimsenin ne yaptığı umurumda olmadı. Kimsenin işine meraklı olmadım. ßundan da gurur duyuyorum. Çünkü hiç bir zaman onlar gibi olmadım. ßu da benim farkımı ortaya koydu her zaman. Onlar kargaydı we hep sürüyle uçtular. Çünkü yalnız başlarına bir hiçlerdi. Ancak kendileri gibi kukumawlarla bir araya gelince kendilerini bir şey sanıp, saldıracak cesareti kendilerinde bulabiliyorlardı. Hem de kenar mahalleli edalarıyla. Çünkü kapasiteleri o kadardı. Ama ben her zaman bir kartal oldum göklerde. Hiç bir zaman kimseden destek almadım, kimseye minnet etmedim. Leşçi akbabalar gibi çoğunluğa güwen duymadım. ßen her zaman we sadece önce Allah'ıma, sonra kendime güwendim. Cahiller, basit we birikimsizler. Hatta çoğu zaman edepsizler. Ama onlarla bir olmam mümkün değil. Ne onlar benim sewiyeme çıkabilirler, ne de ben onların sewiyelerine inebilirim. ßen hep Rabb'ime güwendim. O'na inanıp, O'na sığındım. Haşa, sümme haşa kendimi O'nun üzerinde görüp ben hep sanal ortamda, sitemde olacağım, ben hep hayatta olacağım, ben hep şöyle olup, şunu yapacağım diyemem. Ancak inşaAllah diyebilirim. Umudum bu yönde olabilir ancak. Çünkü benim kaderimle de, ölüm saatimle de mukawelem ya da sözleşmem yok. Allah korusun we esirgesin bana bir şey olmasa bile sewdiklerimin başına gelebilir bin türlü şey. Hiç bir zaman büyük konuşmam. Çünkü bilirim; ßüyük konuşanın söylediği her şey hep başına gelir. ßu dünyada başkasında güldüğün başına gelmeden ölmezsin buyuruyor Hz. Muhammed (s.a.v). ßen de o yüzden çok dikkat ederim. Kimseyi yargılamam. Kalp kırmam. Çünkü kalp kırmak Allah'ı inkarla aynı kefededir Allah-u Teala'nın gözünde. ßen bu yüzden hep olduğum gibiyim işte. Elbet sewenim de olacak sewmeyenim de. We hiç bilmeyecek o sewmediklerim we sewmeyenlerim ellerimde onları silecek güç, yolumdan kaldıracak akıl we mewkii olduğu halde sırf onlara acıdığımdan hala etrafımdalar diye. Çünkü ben insanlığımı Allah için bozmuyorum. We sadece yaradılanı Yaradan'dan ötürü hoş görüyorum. Çünkü ben Amarushaya'yım. Herkes ben olmak için uğraşabilir. Ama ne yazık ki ben bir taneyim...
Amarushaya...
--- Sonraki mesaj ---
"Aklım sükûtu sewer benim.
Çünkü çok ağır ödeştik biz hayatla.
ßen sonu ölüm noktalı yollardan geçtim.
Üç noktalar koymaz bana..."
Alıntı
Üç noktalar koymaz bana. Çünkü bilirim anlamsız sözcüklerin we cümlelerin sonuna da konur o noktalar. Yanlış ellerde, yanlış yerlere de. Hacamat da edilir, baş tacı da. Kimin dokunduğuna bağlı o küçücük ama her şeyin sonu olabilen zerreciğe. Çoğu zaman umursanmayan, hatta yerli yerinde kullanılamayan...
Üç nokta bir şeyin bitmediğini anlatır belki de. Hâlihazırda dewam edebileceğini, ya da sonunun daha yazılmadığını her ne ise. Ama amaçsız ellerde amaçsızlaşır, klişeleşir, yeknesaklaşır, kalıplaşır. ßir farklılığı olmalı. ßir modeli, bir ritmi. ßelki werdiği bir mesajı. Sâdece bir yanılsamadan we yansımadan ibâret olmamalı...
Üç noktayla yazar olunmaz. Üç noktayla âlim olunmaz. Edebiyatçı, şâir, sanatçı olunmaz. Marijinal olunmaz, orijinal olunmaz. Hele 'melek' hiç olunmaz. O bir tarz değil. O içten gelen bir şey. İşte böyle bir şey ki, işte o denli önemli ki gecenin bu saatinde kendi hakkında yazdırabiliyor bana...
O kalemin rastgele bir dokunuşu değil. O benim yüreğimin wuruşu. ßunu ben hissediyorum. ßenim hissettiğim gibi dokunduramazsan her cümlenin sonuna yazık edersin o altın wuruşlara. Hayatın wurgusu onlarda gizli. En yaşanılası yanlarıyla en unutulası anıları. Hatta belki acıları we bilinçaltına atılanları...
Ne war ne yoksa bende gizli. Kalbimdeki, içimdeki. Aklım fikrim, belki hâyâlimdeki. ßenim için benim cümlelerimde, benim noktalarımda. O yüzden bilirim üç noktayla tarz yapılmaz. Üç noktayla hawa basılmaz. Türkçe'nin güzide noktalama işâretlerinden biri sâdece. ßen kullandım diye kıymete bindiyse o ayrı. Ama bende hayat oldum olası aynıydı. O yüzden üç noktalar koymaz bana. ßitmez dedim, bitmedi...
Amarushaya...
--- Sonraki mesaj ---

Kelebek Ömrüm Elimden Uçup Gitti. Tutamadım Ellerimin Arasında Öyle Naifti. Kırılgan, Hassas. Tıpkı ßenim Gibi. Durduramadım Zamanı En Toy Yerinde. Öylesine Ürkek, Öylesine Çocuk, Öylesine Mâsmâne. Kırılgan Satırlar ßiriktirdim Gönlümün Not Defterinde. Ara Sıra Karıştırdım, Karşılaştırdım Geçmişimle. Geleceğime Hiç Leke Sürmedim Geçmişin İzlerinden. Üzüntüleri We Ümit'leri Taşıdım Sâdece ßu Günüme. Mutluluk ßir Yaz Nezlesi Gibi Kısa Sürdü Ekseri. O Yüzden Hep Hüzünler Doldurdum Günceme. Günceler Dünce Oldu. Dünde Kaldı Acı Tatlı Hatıralar. Hiç Gerçekleşmese De ßitmedi, Yitmedi Umutlar. İnsanı Yaşatan Umuttu Çünkü. ßazen ßin, ßazen ßir. Ama Olmalıydı. Yoksa Tutunacak Dalı Olmazdı. Tutunacak Dalı Olmayan İnsan Sawrulup Gitmeye Mâhkumdur Hayatın Sert Rüzgârlarında. ßazen Yıldız Karayel, ßazen Poyrazında. Dik Durmaya Çalıştım Hep. ßaşımı Eğmedim. Eğmedim Yüreğime, Acıları Tazelemedim. Geçmişi Geçmişte ßıraktım, ßir Seni ßırakamadım. ßırakmak İstemedim Çünkü. Yoksa Eminim ßaşarırdım. ßir Sen Kal İstedim Dünlerimden Yanıma. Aynalardaki Mutlu Aksim Gibi Ellerimi ßırakma. Anı Da Olsa Güzeldi Senli Hâyâller. Dünlerimden Nâmeler, ßu Günümden Wecizeler. Sayfa Sayfa Yazdığım Doya Doya Yaşayamadığım Hayatı Yazdım ßoş Sayfalara. Sayfalara Sığdı Ama Hâyâllerime Sığmadı Yaşadıklarım. Hayatı ßen Hiç ßöyle Kurgulamadım. Sürprizlerle Doluydu Ya Hep, Hep Kötü Sürprizler Yaşadım. Şâhitlik Ettim Tüm Cinâyetlere. Her Wukuata ßenim Adımı Yazdılar. Kayıt Altına Aldılar, Ama Hep Kayıt Dışı Yaşadım. Sensizliğe Üzülmedim Hiç. Çünkü Sen Hep Yanımdaydın. Hemde En Sol Yanımda. Seni Özlediğimde Hep Gözlerimi Kapattım. Çünkü Karşımdaydın En Gerçekçi Hâlinle. ßelki Gerçeğinden ßile Daha Gerçektin. ßu Yüzden Sensizliği Hiç Yadırgamadım. Yokluğuna Ah Edip Wahlanmadım. Güzel Günler De Geçirmiştik, Hep Onları Hatırladım. ßirlikte Ağladığımız Zamanları Da Hiç Yadsımadım. Çünkü Hayatın Gerçekleriydi Onlar Da. Onlar Olmasa ßilemezdik Mutluluğun Kıymetini. Ağlamak Da Güzeldi Seninle Sonbaharda. Şimdi Hayatımın Sonbaharını Yaşıyorum, We Dökülen Sarı Yapraklar Gibi Günleri Sayıyorum. ßiliyorum ßir Gün Ömür Erecek Wuslata. Ne Zaman Olacak ßilmiyorum Elbette. Ama ßir Gün Her Şey Gibi ßu Da ßitecek Eminim. Ümidim Onurlu ßir Hayat ßırakmak Ardımda. Mutlu ßir Son Olması Uyandığım Kâbusta. Yolculuk Wakti Gelince Zaman Yazılır Sulara. Gökten Mutluluk Yağar Güle Oynaya. İşte O Zaman ßir Değer Kazanır Kelebek Ömrüm. We ßoşa Geçirmemiş Olur ßin Asır Gibi Gelse De ßir Günlük Ömrünü Dünyâ'da...
Amarushaya...