Toplam 6 sonuçtan 1 ile 6 arası gösteriliyor
  1. #1

    Zilzal Suresi (Anlamı veFazileti )

    1. İza zülziletil erdu zilzaleha
    2. Ve ahracetilerdu eskaleha
    3. Ve kalel insanü ma leha
    4. Yevmeizin tühaddisü ahbaraha
    5. Bienne rabbeke evha leha
    6. Yevmeiziy yasdürun nasü eştatel li yürav a'malehüm
    7. Fe mey ya'mel miskale zerratin hayray yerah
    8. Ve mey ya'mel miskale zerratin şerray yerah


    Medine'de nazil olmuştur. 8 ayettir. Deprem demek olan "zilzal" sûre'nin ilk ayetinde geçer.

    Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla


    1*Yer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı,

    2*Yer, ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı,

    3*Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;

    4*O gün (yer), haberlerini anlatacaktır.

    5*Çünkü senin Rabbin, ona vahyetmiştir.

    6*O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar.

    7*Artık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür.

    8*Artık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, onu görür.



    Zilzal Suresinin Sırlarıyla Yaşamak
    Bütün duyguların merkezi başı ve padişahı hangisidir gibi bir soruya

    verilecek en doğru cevap herhalde 'beka arzusu' olacaktır. Bu arzu

    duyguların merkezi ve zenbereğidir. Açlığını bastırmaktan evlat sahibi

    olma arzusuna mal-mülk edinme tutkusundan tanınıp bilinme hevesine

    cinsellikten ölüm korkusuna... Hangi duyguyu ele alırsak alalım

    derinine inildiğinde 'beka arzusu' çıkar karşımıza.

    Beka talebi duygularımızın temelidir. Dünya fanidir; ama hiçlik

    insanın kabul edebileceği türden bir son değildir. O yüzden ancak

    hayatını ölümün ötesine uzatarak ahireti dünyasına alabilenler şu

    dünyada dengeli ve huzurlu bir hayat yaşar. Yine bu yüzden ölümü

    mutlak bir son olarak görenler bu dünyada varlığını yahut ölümünü bir

    şekilde unutarak yaşamak zorundadırki uyuşturucular sefahet

    alkolizm işkoliklik eğlence.. bütün bunların ucu bu noktaya

    dayanmaktadır.



    Beka arzusunu doyurabilmek için ölümden öte bir ölümsüz hayat ülkesine

    muhtaç olan insan öte yandan yine bu arzunun bir uzantısı olarak şu

    dünyada dahi sağlam bir zemine basmak ister. İstatistiğe vurulduğunda

    karşımıza en güvenli yol olarak çıktığı halde havayolu ulaşımının bize

    olabildiğine ürkütücü gelmesi bundandır. Çünkü bir uçağın içinde

    "Her an herşey olabilir" halet-i ruhiyesi içindedir insan.

    İstatistiklerin gösterdiği "Uçak yere çakılacak olsa?" diye düşünen

    insanlara hiçbir teselli vermemektedir. Çünkü uçak düşecek olsa

    sakat kalarak dahi yaşamasının pek mümkün olmadığını düşünmektedir.



    Aynı şekilde denizin de insana güven verdiği pek söylenemez. Hava

    gibi su da insanı taşımaz çünkü. Vapur bir şekilde su alacak ve insan

    dayanacağı bir zeminden mahrum kalacak olsa denizin yapacağı iş bir

    müddet sonra onu yutmak olacaktır. O da beka talebinin sağlam bir

    zemini değildir kısacası.



    Yeryüzü ise insana güven verir. Zira doğduğu andan itibaren onun

    üzerindedir. İnsana ona atılan temel üzerinde bina kurma imkânı

    tanır. Ektiği tohumu biçmesini temin eder.



    Bunun için insanın şu dünya hayatında kendini rahat hissedeceği

    zemin gökyüzü yahut deniz değil yerdir. insana dost gelen unsur

    hava veya su değil topraktır. Yeryüzü ve toprak insanın beka

    arzusunu bir derece karşılamaktadır. Eh insan ölse bile en azından

    toprak olur. Kendisinin bıraktığı mal-mülk evladına kalır. Kendisi

    yerin altına da girse namı veya soyu yürür.



    Dolayısıyla bir Bâki-i Zülcelâl'in varlığına imandan beslenmesi ve

    asıl olan âhiret yurduna yönelmesi gereken beka arzusunun dünyaya

    kilitlenip kalmasında toprak unsurunun ciddi bir rolü vardır. İnsan

    gafletli bir nazarla Rabb-ı Rahîm'in çok rahmetler ve hikmetler

    taşıyan bu unsurunu beka talebinin doğru adresinin mezarı kılmaktadır.



    Zilzâl sûresi onu ilk kez keşfettiğim günden beri bu bakımdan

    manidar gelir bana. Bilhassa bütün bir günü uğrunda harcadığımız şu

    dünyada artık gönül huzuruyla uyku âlemine girmeye hazırlandığımız

    gece vakti okumaya gayret ettiğim bir sûredir Zilzâl. Kendimden ve

    Rabbimden gafil olmadığım zamanlarda bu sûreyi kendime tekrarlarken

    öncelikle düşündüğüm bu sûreyi gerçekten kavrayacak olsak dünyanın

    bizi aldatamayacağıdır. Çünkü güvendiğimiz beka yatırımını üzerine

    yaptığımız yeryüzünün hiç de güvenli ve güvenilir olmadığını bildirir

    sûre-i Zilzâl.



    Bu sûreden öğrendiğimize göre gün gelecek yeryüzü deprenecektir.

    Zaten zeminin tamamının depreneceği o kıyamet ânına bedel parça

    bölük depremler ile el'an bunun nümuneleri sergilenmektedir. Yer

    sarsılır; yıkar mahveder ezip geçer. Beka yatırımının arsası olarak

    uygun bir seçim değildir kısacası.



    Hem öyle bir deprem sûretinde deprenir ki ona yüklediğimiz bütün

    ağırlıkları dışarı atar. Ne 'biz gitsek de arkamızda kalacak'

    dediğimiz malı mülkü arkamızda bırakır; ne de neslimize daimî bir

    hayat zemini olarak hizmet verir. Üzerine yaptığımız yatırımları ve

    kendisine yüklediğimiz hesapları reddedip atıverir. Böylece celâl

    yüklü bir hal lisanıyla "Arzu ettiğiniz bekanın mercii ve zemini ben

    değilim" der gibidir.



    Ve yeryüzü müthiş bir deprenme ile sarsılıp bütün ağırlıklarını

    dışarı attığında havada korkan suda korkan lâkin ayağı yere

    basıyorsa huzur duyan insan şaşırıp kalacaktır. Âdeta ummadığı

    birinden ihanet gören ve güvendiği biri tarafından aldatılan birinin

    şaşkınlığı içinde olacaktır. Gerçi her an o incecik kabuğunun altında

    kaynayıp duran cehennem-misâl magma tabakasıyla; üstelik o tabakanın

    varlığını bildiren yanar veya sönmüş dağlarıyla veya deprem adlı

    sarsıntılarıyla yeryüzü bize diyeceğini demiştir durmaksızın. Lâkin

    beka arzusunu bir Bâkî-i Zülcelâl'in varlığına imanlı besleyip âhirete

    imanla doyurmanın bazı vazgeçilmez uzantıları nefsinin hesabına

    gelmediği için insan bu arzunun adresini 'yeryüzü' sûretinde

    saptırmıştır. Lâkin yer müthiş bir sarsıntıyla deprenip

    sarsıldığında kendi eliyle ördüğü aldanışların kofluğuyla yüzyüze

    gelip "Ne oluyor buna?" şaşkınlığına dûçar olacaktır. Onun anlamadığı

    ve anlamlandıramadığı bu sarsıntı hengâmında arz Rabbinin

    vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır. İşte o an zerre miskâl

    hayrın ve zerre miskal şerrin karşılığının görüleceği bir günün

    başlangıcıdır.



    Kabiliyetimiz nisbetinde en azından bu derece anlayabildiğimiz Zilzâl

    sûresi işte 'yerin sarsılması' ekseninde Kıyameti ve Hesap Gününü

    anlatır bize. Bilvesile Bâki-i Zülcelâl'e bedel kendisine

    sığındığımız yerin bekanın arsası olarak çürük ve adresi olarak

    yanlış olduğunu bildirir. Dolayısıyla bizi son tahlilde dünyada

    kalan beka teşebbüsleri yerine zerre-miskâl hayrın da zerre-miskâl

    şerrin de karşılığının görüleceği bir âhiret âlemine yönlendirir.



    Bu derslerini hatırda tutabilsek ve her gün Zilzâl sûresiyle yaşamayı

    bilebilsek içindeki herşeyin yanında kendisi de fâni olan dünya bizi

    bu kadar oyalayıp boğar mı; anlamıyorum.



    O yüzden de mü'minâne bir hâl ve gidiş için bizi Zilzâl sûresini

    çokça okumaya teşvik eden hadisleri hayatımıza yansıtmamız

    gerektiğine inanıyorum.


    Zilzâl sûresinin fazîleti

    Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
    “Zilzâl sûresi Kur'ân-ı kerîmin yarısına denktir.”
    “Bir kimse Cuma gecesi iki rek'at namaz kılar ve onda Fâtiha ve onbeş kere Zilzâl sûresini okursa, Allahü teâlâ onu kabir azâbından ve kıyâmet sıkıntılarından emîn kılar.”
    Adamın biri Resûlullah efendimize gelerek, "Yâ Resûlallah! Bana öz ve herşeyi içine alan bir sûre öğret" dedi. Resûlullah efendimiz; “Zilzâl sûresini oku!” buyurdu. Adam; "Seni hak din ile gönderen Allaha yemîn ederim ki, bunun dışında bir şey yapmam" dedi ve kalkıp gitti. Resûlullah efendimiz; “Adamcağız kurtuldu” buyurdu.
    “Kim herhangi bir gecede Zilzâl sûresini okursa, Kur'ân-ı kerîmin yarısını okumuş gibi sevâb kazanır.”



    Bütün Açıklamalar dır birlişetirmeleri ben yaptım..








  2. #2
    cok güzel bi paylasim .. ALLAH senden razi olsun ..

    eger biliyorsan - diger surelerinde faziletlerini bizimle paylasirmisin cnm?

  3. #3
    Allah senden razı olsun şuanda onlarla ilgileniyorum elimden geldiğince bütün sureleri bu şekilde sizlere sunucam...

  4. #4

  5. #5
    eflayt
    emeğine sağlık ALLAH (C.C.) senden razı olsun.

  6. #6
    whiteladys
    emegine saglık



Benzer Konular

  1. Zilzal Suresi ile Kuvvetli Bir Muhabbet İşlemi
    Konuyu Açan: kemtamin, Forum: Büyü.
    Cevap: 55
    Son Mesaj : 04-Oca-2014, 07:00
  2. Nisa Suresi (Anlamı ve Fazileti)
    Konuyu Açan: Mira, Forum: Kuran-ı Kerim.
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 19-May-2012, 11:17
  3. Bakara Suresi (Anlamı ve Fazileti)
    Konuyu Açan: Mira, Forum: Kuran-ı Kerim.
    Cevap: 24
    Son Mesaj : 17-Mar-2010, 11:55
  4. Al-i İmran Suresi( Anlamı ve Fazileti)
    Konuyu Açan: Mira, Forum: Kuran-ı Kerim.
    Cevap: 34
    Son Mesaj : 16-Mar-2010, 23:53
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com