Toplam 8 sonuçtan 1 ile 8 arası gösteriliyor
  1. #1

    Zor Durumdan Kurtulmak İçin (Dua ve Konu)



    Ahir zaman fitneleri âlimleri ile olacak. Onlar ağızları ile dini
    söyleyecekler fakat nefislerine uyacaklar.
    İlim hak için okunmayacak ücret alınacak.
    Dünya için kolaylıklar arzulanacak. Onları geniş ve güzel elbiseler
    içinde karınları haramla dolmuş göreceksin. İnsanların peşini zilletler bürüyecek.



    Allah Teâlâ´nın koyduğu kanunlardan biri de, kulun artık
    tükendiği yerde ona yardım etmesidir. Çünkü çaresizlikte kuluna
    yardım etmemek yüce şanına yakışmaz. Kullar üzerine
    teklifte bulunurken güçleri miktarınca ister. Gücünü aştığı
    zaman Zat’ı devreye girer.

    İsteklere ulaşmada TA HA okunur

    (LA HAVLE VE LA KUVVETE İLLÂ BİLLÂH-İL ALİYYÜL AZİYM) İsyandan kurtuluş, ibâdetlere muvaffakiyet, ancak Allah’ın himayesi ve yardımı iledir de.
    Arş’ımı yüklenen meleklerime yükleri ağır gelince onlar böyle derler.
    Sana bir musibet gelirse: (İNNÂ LİLLÂH-İ VE INNA İLEYH-İ RÂCIUN) Biz Allah’ın kullarıyız dünyada ve bütün işlerimizde, ahirette ona rücu ederiz de. Temiz kullarım ve dostlarım hep böyle derler .
    Eğer ayağın kayar da bir günah işlersen, baban Adem’le anan Havva’nın dediklerini sen de de:
    (RABBENA ZALEMNÂ EN FÜSENA VE iN LEM TAĞFiRLENA VE TERHAMNA LENE-KÖNENNE MiN-EL HAŞiRiN)
    Ey Rabbimiz biz kendimize yazık ettik. Eğer bizi bagışlamaz bizi esirgemezsen herhâlde en büyük zarara uğrayanlardan olacağız de.
    Kulların kabirlerinden kaldırılacağı gün beni rüsvay etme. O günde ki ne mal fayda verir, ne de oğullar... Meğer ki Allah’a küfür ve nifaktan tamamen salim bir kalb ile gelenler ola. Sana bir musibet isabet edince: Hazret-i Yâkub’un dediği gibi:
    ( İ N N E M A ESKUBESSİ V E HUZNİ İ L A L L A H) Ben tasan kederimi, mahzunlugumu yalnız Allah’a sikayet ederim.
    Eğer beşeriyet hâli bir günah islersen: Musa aleyhisselâm’ın dediği gibi
    (HAZA MİN AMEL-İŞ ŞEYTÂN NE -HU ADÜVVÜN MUDİLLÛN MÜBİYN ) O seytanın islerindendir, O hakikat şasırtıcı apaçık bir düşmandır, de.
    Eğer bir günahtan seni korumuşsam; Hazret-i Yusuf ‘un dediği gibi:
    (VE MÂ ÜBERRiÛ NEFSi İN - NEN NEFSE LE FEMÂRETÜN Bİ-S SÛ İLL MÂKAHİME RABBI İNNE RABBİ GAFURUN RAHİYM) Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü nefs olanca şiddetiyle kötülüğü emredendir, muhakkak. Meğer ki Rabbimin esirgemis bulundugu bir nefs ola.

    Bir zalim hükümdarın emrindeki mazlum HAKEMÜN
    ADLÜN desin, sonra da, on kere YA FERDÜN YA KUDDÛSÜN
    desin ve gözünü yumsun. O hükümdarın derileri titrer. Her
    zorluktan sonra bir kolaylık geldiğini görürsün. Bu olanlar İsmi
    Âzam´ın sırlarından bir sırdır. Kuldan değildir. Muradını gizli
    tut, irşat dairesine sarıl, bu dairenin vasıf ve faydaları güçlüdür. Durum olarak hiçbir şey ona yetişemez.
    Bizim yanımızda menfaati kesindir. Bütün kötülüklere
    kalkan, delilere şifadır. Darlık hallerini genişletmek özelliği
    vardır. Allah Teâlâ´ya karşı nefsini korkuyla terbiyene sebep
    olur.

    “Yeryüzünde yürüyen nice hayvanlar vardır ki, rızkını
    taşıyamıyor.
    Onları da sizleri de Allah Teâlâ rızıklandırır. O, hakkıyla
    işiticidir, bilicidir.” (Ankebut 60)


    Unutmayınız!!

    Yarattığı mahlûkun hayat garantisi Allah Teâlâ´nın teminatı
    altındadır. Sebepleri birbirine bağlıyarak isteyerek ve istemeyerek
    birbirlerinden rızıklanırlar. Öyle bir zincir oluşturur ki, birinin hayat için mücadelesi, diğerine hayat garantisi olur.
    Yeri gelir acizden kuvvetli, yeri kuvvetliden aciz istifade eder.

    Ey tırtıl! Anlat bize bu hangi simya ilmidir. Biz gibi cüz’i aklıyla benlik sevdasına kapılanlara anlatta Külli Akla teslim olmadaki sırrı öğrenelim. Yediğin bitki hangi iksir ve tılsım ile ipeğe dönüşmekte, hangi ilimle sanat harikası kozayı ördürmekte? Yoksa bu bağrındaki İlâhi Aşk efsûnunun yansıması mı? Bizde yeşillik yiyen tırtıllıktan soyunup bal yiyen kelebek olalım, istidâdımızın inkişafıyla semâlara uçalım..


    Duanın en güzel, en lâtîf, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki: Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli herşeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerîm Zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyâcâtını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def edebilir bir Zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek bir ferah, bir inşirah duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp Elhamdü lillâhi Rabbi'l-Âlemîn der.
    Eğer desen: Birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki âyet umumîdir; 'Her duaya cevap var' ifade ediyor."
    Elcevap: Cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevap vermek var. Fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek, Cenâb-ı Hakkın hikmetine tâbidir.
    Meselâ, hasta bir çocuk çağırır: "Ya hekim, bana bak."
    Hekim "Lebbeyk," der. "Ne istersin?" Cevap verir.
    Çocuk "Şu ilâcı ver bana" der.
    Hekim ise, ya aynen istediğini verir, yahut onun maslahatına binaen ondan daha iyisini verir, yahut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez.
    İşte, Cenâb-ı Hak, Hakîm-i Mutlak, hazır, nazır olduğu için, abdin duasına cevap verir. Vahşet ve kimsesizlik dehşetini, huzuruyla ve cevabıyla ünsiyete çevirir. Fakat insanın hevâperestâne ve heveskârâne tahakkümüyle değil, belki hikmet-i Rabbâniyenin iktizasıyla, ya matlubunu veya daha evlâsını verir veya hiç vermez.
    Meselâ, yağmur namazı ve duası bir ibadettir. Yağmursuzluk, o ibadetin vaktidir.Musubetlerde ibadetin vakti geldi demektir. Yoksa, o ibadet ve o dua, yağmuru getirmek için değildir. Eğer sırf o niyetle olsa, o dua, o ibadet hâlis olmadığından kabule lâyık olmaz. dua ile, niyaz ile Kadîr-i Mutlakın dergâhına iltica eder. Eğer dua çok edildiği halde beliyyeler def olunmazsa, denilmeyecek ki, "Dua kabul olmadı." Belki denilecek ki, "Duanın vakti kaza olmadı." Eğer Cenâb-ı Hak, fazl ve keremiyle belâyı ref etse, nurun alâ nur, o vakit dua vakti biter, kaza olur.
    Demek, dua bir sırr-ı ubudiyettir. Ubudiyet ise, hâlisen livechillâh olmalı. Yalnız aczini izhar edip, dua ile Ona iltica etmeli, rububiyetine karışmamalı. Tedbiri Ona bırakmalı, hikmetine itimad etmeli, rahmetini itham etmemeli.
    Abd.Gad.Geylani nin kitabında der ki ;
    İşin kolay olduğunu sanmayınız. Sizin birçoğunuz,
    ihlaslı birer mümin olduklarını iddia ederler.
    Halbuki onlar, gerçekte birer münafıktırlar. Eğer
    imtihan olmasaydı, ihlaslı mümin olma iddiaları
    çoğalırdı. Herkes, kendisinin Allah dostu olduğunu
    iddia ederdi.

    Kim ki kendisinin hilim (yumuşaklık) sahibi
    olduğunu iddia ederse, biz de onu, kendisini
    öfkelendirme yoluna başvurarak imtihan ederiz.

    Aynı şekilde, cömertlik sahibi olduğunu iddia
    edeni, kendisinden bir şeyler isteyerek imtihan ederiz. Hasılı, her kimki bir şey iddia ederse, biz de onu iddia ettiği şeyin zıddı ile imtihan ederiz.


    DUA;
    Dünya ve ahiret islerinden birinde sıkıntıya düsen kimse bu
    zodurumdan kurtulmak için: Abdest alip iki rekat namaz kılar ve
    namazda Fatiha dan sonra kendisine kolay gelen surelerden
    okuyup namazdan sonra kıbleye karsı oturup, İnsirah suresini
    harflerinin adedi olan 152 defa okusun. Sonra haceti her ne ise
    dua ederse, Allah Teala hazretleri o kisinin hacetini giderir.

    Gözlerin Sen´i görmesi, dillerin sıfatlarını beyan
    etmesi ve kavrayışların mahiyetini anlaması
    imkânsızdır. Sadece hikmetinin sağlamlığını
    bildirmek, itaati hususunda uyarmak, kudretini
    aşikâr etmek, mahlûkatını kulluğa çağırmak ve
    çağrını güçlü kılmak için bizleri vücuda getirdin.
    Sonra da bizleri kendi gazabından korumak ve
    cennetine sevk etmek için, itaatin karşısında mükâfatı
    ve isyanın karşısında da azabı vaat ettin.

    Kur´an-ı Kerim´de buyurdu ki;
    “Kâfirler, mal ve çok evlat gibi dünyalıkları
    verdiğimiz için, kendilerine iyilik mi ediyoruz, yardım mı
    ediyoruz sanıyor. Peygamber (sallallâhü aleyhi ve sellem)
    Efendimize inanmadıkları ve İslam´ı beğenmedikleri
    için, onlara mükâfat mı ediyoruz, diyorlar? Hayır, öyle
    değildir. Aldanıyorlar. Bunların nimet olmayıp,
    musibet olduğunu anlamıyorlar” (Müminûn 55–56)





  2. #2
    ahmetbey_6064
    Allah razı olsun...

  3. #3

  4. #4

  5. #5

  6. #6
    Sana bir musibet isabet edince: Hazret-i Yâkub’un dediği gibi:
    ( İ N N E M A ESKUBESSİ V E HUZNİ İ L A L L A H) Ben tasan kederimi, mahzunlugumu yalnız Allah’a sikayet ederim.

  7. #7
    Gözlerim dolarak her bir satırını tüm benliğimle anlayarak okudum.Bunca zaman gerilerde neden kalmış??? Sanırım yana yakıla sıkıntımız için hacet duası aradığımız için gözden kaçmış.Güncelleidğin ve okumama görmeme vesile olduğun için teşekkür ederim menekşe... Paylaşım içinde ALLAH bin kere razı olsun.İsterim ki burda ki herkes bir kez bu konuyu okusun sanırım bütün konuların toplu ve özet hali...

  8. #8
    Amin,İbn Arabi Hz den ogutler kitabini arada okuyirdum oda huzun ve keder icin bu ayeti tavsiye etmis sonrada Kurandan actigim sayfada bu ayet cikti guncelleyim dedim umarim herkese derman olur. Hz Yakup bu ayetle ogluna Aziz olarak kavustu...



Benzer Konular

  1. Çok Zor İşlerin Halli için Dua
    Konuyu Açan: belka, Forum: Dilek Duaları.
    Cevap: 75
    Son Mesaj : 11-Eyl-2013, 11:59
  2. Zor Durumdan Kurtulmak İçin Dua
    Konuyu Açan: nargiz, Forum: Dilek Duaları.
    Cevap: 17
    Son Mesaj : 17-Kas-2012, 22:32
  3. Sıkıntıdan Kurtulmak İçin Dua
    Konuyu Açan: frezya, Forum: İslamiyet.
    Cevap: 14
    Son Mesaj : 06-Eyl-2011, 00:32
  4. Korkulardan korunmak için ve kurtulmak için dua istiyorum
    Konuyu Açan: onnores, Forum: Havas & Hüddam Soru ve Yardım.
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 21-Eki-2010, 02:57
  5. Cinlerden Kurtulmak İçin Dua
    Konuyu Açan: teoka, Forum: Havas & Hüddam.
    Cevap: 109
    Son Mesaj : 01-Eyl-2010, 19:41
Sitemiz kişiler arası iletişimi sağlayan bir servis sağlayıcıdır. Kişilerin yazdıkları kendi sorumluluklarındadır.
Hukuki gerekçeler ile kaldırılması talep edilen içerikler için lütfen iletişim linkini kullanınız.

Sitemizdeki yazılar telif hakları ile korunmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz ©estanbul.com