Jump to content

Liderlik Tablosu


Popüler İçerik

En yüksek puanlı içerikler

  1. 3 puan
    Buharını solumak yetiyor! Sigaranın verdiği zararı kısa sürede yok ediyor. BU MUCİZEVİ BESİNLER AKCİĞERİ TEMİZLİYOR Akciğer, yaşamsal faaliyetlerimizi devam ettirebilmemiz için en önemli organlarımızdandır. Akciğer rahatsızlıkları günümüzde hava kirliliği ve sigara kullanımıyla büyük ölçüde yaygınlaşmıştır. Astım hastaları ve sigarayı bırakanların yaşam kalitesini arttıracak ve akciğerleri kısa sürede temizleyecek mucizevi besinleri sizler için derledik. EKİNEZYA: Soğuk algınlığı ve öksürük tedavisinde kullanılır. Bitkinin kökleri çeşitli akciğer enfeksiyonlarında yardımcıdır. OKALİPTÜS: Okaliptüs doğal bir antibiyotik olmasının yanı sıra içinde yağlar barındırır. Bu uçucu yağlar, akciğerenfeksiyonlarına iyi gelir, kan basıncını arttırarak kanın çoğalmasını sağlar. Öksürük şuruplarında, boğaz pastillerinde bu kimyasal yağ kullanılır. Taze okaliptüs çayı bronşit ve sinüzite iyi gelir. Buharını solumak öksürük ve bronşite iyi gelir. KEÇİBOYNUZU: Özellikle sigara içenler için keçiboynuzu çok faydalıdır. 5 adet keçiboynuzu 1 litre suda kaynatılır ve aç karna içilirse sigaranın verdiği zararı düzeltmeye yardımcı olur. SARIMSAK: Sarımsak kuvetli bir antioksidan olmasının yanı sıra, içinde bol miktarda bulunana alisin kimyasalı ile akciğerleri temizler. ZENCEFİL: Çok kuvetli bir antioksidan olan zencefil, akciğerleri temizlemektedir. Çeşitli toksinleri, mukusu ve istenmeyen parçacıkları akciğerlerden atmaya yardımcıdır. Bu nedenle zencefil çayı veya zencefili direk olarak yiyebilirsiniz. EBEGÜMECİ: Kaynar suda 1 miktar ebegümeci kaynatılır ve 5-6 saat sonra aç karına 1 bardak içilir. Bu uygulama ile, akciğerlerde ki sigara etkileri yavaşlatılır. Ebegümeci, ayrıca balgam attırır, akciğer kanserini engeller. Sigaranın zarar vermediği organımız yok. Sigara maalesef tüm organları etkileyerek, çeşitli hastalıklara zemin hazırlar. Kanser başta olmak üzere, KOAH, kalp hastalıkları, cinsel isteksizlik gibi pek çok hastalığa zemin hazırlar... Uzmanlar, sigarayı bırakmanız konusunda hemfikir, siz de sigarayı bırakmaya karar verdiğiniz bu süreçte vücudu nikotinden temizleyen besinler tüketebilirsiniz Kivi: Nikotini vücuttan atmanızı sağlar. Su: vücuttaki nikotinlerin atılmasında çok önemli bir rol oynar. Eğer vücudunuz susuz kalırsa hücrelerin yenilenmesi ve nikotinin etkilerinin azaltılması zorlaşır. Zencefil: Akciğerlerin temizlenmesine olanak sağlar ve sigara içme isteğini azaltır. Havuç suyu: Eğer siz bir tiryakiyseniz nikotinin vücudunuzda 3 gün kaldığını bilmelisiniz. Ancak nikotinin zararlı etkilerine karşı havuç suyu içebilirsiniz. Havuç suyu, sigaranın erkenden yaşlanmasına neden olan cildin kendini yenilemesini ve nikotinden arınmasını sağlar. Isırgan: Bol miktarda demir ve dezenfektan özellik gösteren madde içerir. Isırgan otu sayesinde vücudunuzda biriken nikotinden kurtulabilirsiniz. BUNLAR DA SİGARA İSTEĞİNİ AZALTAN BESİNLER Ebegümeci Ispanak Elma Muz Domates Keçiboynuzu Sarımsak Ekinezya Yulaf Ezmesi Portakal
  2. 3 puan
    bir kişiyi denemek için canlandırıverseler acaba sonuç ne olur merak ettim ...
  3. 2 puan
    Çok ilginç bir deney ,aralarında 15 Türk'ünde bulunduğu denmesi de ilginç
  4. 2 puan
    Uzun süre kullanıldığında acayip kilo aldırıyor
  5. 2 puan
    İbn-i Sina’nın mucizevi karışımı kanseri yeniyor! Ünlü tıp bilimcisi İbn-i Sina'dan mucizevi tarif. Önemli sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılan ve hala geçerliliğini koruyan bu tarifi sizler de basit bir biçimde hazırlayabilirsiniz. İbn-i Sina'nın mucizevi karışımını Dr. Muammer Yıldız derledi. İşte o mucizevi karışım… İbn-i Sina'dan insanlık için mucizevi karışım tarifi önemli sağlık sorunlarınıza iyi gelecek. Birçok sağlık sorununun tedavisinde önemli bir rol oynayan bu karışım nasıl hazırlanır, gelin birlikte bakalım. Malzemeler 250 gram kuru incir 1 litre zeytinyağı Nasıl yapılır? Öncelikle incirleri yıkayın, süzün ve kuşbaşı olacak biçimde doğrayın. İncirleri zeytinyağlı kavanozun içine alın ve ağzını kapatın. Bu kavanozu 5 gün boyunca karanlık bir yerde muhafaza edin ve bu sürenin sonunda sabah,akşam olacak biçimde günde iki kere tüketin. Peki, incir karışımı ne işe yarıyor? Astım gibi solunum yolu hastalıklarınız varsa incir karışımı ile sorununuzu çözmeniz mümkün olacak. İbn-i Sina'nın önerdiği incir karışımının en önemli etkisi ise kanseri önlemesi. Kanser oluşumunu önleyen incir karışımını düzenli bir biçimde tüketerek etkilerinden faydalanabilirsiniz. Vücuttaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiriyor! Ölçülü tüketildiğinde incirin sağlığa olan faydası saymakla bitmiyor. İşte Dr. Muammer Yıldız'ın anlatımı ile faydaları ve zararları ile incir hakkında bilmeniz gerekenler... Günümüzde tezgahlarda artık her daim her meyve sebzeye ulaşmak mümkün. Oysa sağlıklı olan, her meyve sebzeyi kendi mevsiminde tüketmek; tabi bir de ölçüye dikkat etmek. İşte, sonbaharın lezzetli meyvelerinden biri olan, kışın kurusunu yediğimiz inciri, dalından koparıp yemek için tam zamanı! Zira bölgesine ve türüne göre haziran ayıyla birlikte hasadı başlayan bu doğal lezzet, ekim aylarında son demlerini yaşıyor. BAĞIRSAK HAREKETLİLİĞİNİ ARTIRIYOR Günümüzde yoğun koşuşturmaca nedeniyle sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve düşük lif tüketimi kabızlığa zemin hazırlıyor. Bir kişinin günlük 25-30 gram lif alması gerekirken, incir lif içeriği sayesinde bağırsak hareketliliğini artırıyor. 1 orta boy incirde yaklaşık 1 gram lif bulunuyor. İncirle birlikte 1-2 bardak su içilmesi bağırsak hareketliliğini daha da artırmaya fayda sağlıyor. BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR Özellikle yaz aylarından sonbahara geçişle birlikte bağışıklık sistemi zayıflarken, kararında incir tüketimi ise güçlü antioksidan özelliğiyle vücudun direncini güçlendiriyor. A, E ve K gibi birçok vitamin açısından da zengin olan incirin, antioksidan kapasitesi özellikle koyu renkli olanlarda çok daha yüksek miktarda bulunuyor. KEMİKLERİ BESLİYOR 2 adet orta boy incirde yaklaşık 1 bardak sütteki kadar kalsiyum bulunuyor. Kalsiyum ve magnezyum içeriği sayesinde kemikleri besliyor. Özellikle koyu renkli incirlerde kalsiyum içeriği daha yüksek seviyede bulunuyor. MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR Yapılan bilimsel çalışmalar, menopoz sonrası dönemde meyve içerikli yüksek lif tüketiminin kadınlarda meme kanseri görülme riskinin daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. Günde 1 porsiyon meyve tercihinizi 1 adet incirden yana kullanarak meme kanserine yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz. İncir, içeriğinde aynı zamanda bulundurduğu benzaldehit sayesinde de kansere karşı koruyucu ve önleyici etki sağlıyor. KALBİ KORUYOR İncir kan basıncının dengelenmesini sağlayan potasyum açısından zengin bir meyvedir. Düzenli meyve ve sebze tüketemeyen, işlenmiş gıda ve et tüketimi yüksek kardiyak riskli kişilerde günlük sodyum tüketimi de artar ve potasyum eksikliği görülür. Diyabet hastalığınız yoksa günde düzenli 1 adet incir tüketmeniz kan basıncınızı da dengeleyerek kalbinizi korumaya destek olacaktır Öte yandan vücutta kimyevi reaksiyonlar neticesinde oluşan veya dışarıdan alınan zararlı maddeleri etkisiz hale getirerek, hücrelerin tahrip olmasını engelleyen antioksidan bakımından son derece zengin olan kuru incirin ayrıca vücutta üretilemeyen ve kolesterolün düşürülmesinde, özellikle kalp, beyin ve sinir sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışması açısından çok önemli bir yere sahip omega-3 ve omega-6 adlı yağ asitlerini içerdiği ifade edildi. KOLESTEROL SEVİYESİNİN DÜŞÜRÜLMESİNE FAYDALI Fiziki ve zihni zorlanmayı ortadan kaldıran incirin vücuda enerji ve güç sağladığı, astım, öksürük ve soğuk algınlığı gibi durumlarda tedavi edici özellik taşıdığı dile getirildi. Ayrıca kabızlığı gideren incirin bağırsaklardan toksin maddelerinin atılmasına, kandaki kolesterol seviyesinin düşürülmesine faydalı olduğu da açıklandı. NE KADAR TÜKETMELİ? Şeker içeriğinin yüksek olması ve kandaki şekeri aniden nedeniyle özellikle diyabet hastaları taze veya kuru inciri kesinlikle tercih etmemeliler. Eğer tüketilecekse de 1 adet incirden fazla yememeliler. Sağlıklı kişilerin de porsiyonda kontrolü elden bırakmaması gerekiyor. 1 porsiyon meyve yerine 2 orta boy incir tercih edilebilir. Ancak eğer tazeliğine aldanır yüksek miktarda tüketirseniz çok yüksek miktarda şeker aldınız demektir. Bu da bir sonraki öğüne kadar daha çabuk acıkmanıza neden olurken, 100 gram incir (yaklaşık 2 küçük boy incir) 80 kalori, 20 gram da karbonhidrat içerdiğinden, fazla tüketimi diyabet hastalığına yol açabiliyor.
  6. 2 puan
    Ne kadar ilginç elmada çikolatalı biskuviden daha fazla şeker var
  7. 2 puan
    Kuzeninizin henüz çıkmaya başlamadığı ''Sevgilisi'' Seviyorum bu siteyi ya
  8. 2 puan
    sabah aksam 1,000 (bin) er kere ya latif ile ayni sekilde 1,000 er sekilde salavati fatihi zikrederseniz yani günde toplam 2,000 bin ya latif ve 2,000 bin kerede salavati fatih`i zikrederseniz hayatinizda olagan üstü degisikler yasarsiniz.. mutlaka yapin..
  9. 1 puan
    Günde 6 diş közlenmiş sarımsakyerseniz Çoğu yemeğe aroma katan ve sağlık açısından çeşitli faydaları bulunan sarımsağın faydalarını zaten biliyoruz. Ancak Healthy Food Style’dan aktarılanlara göre günde 6 diş közlenmiş sarımsakyemenin sağlık açısından mucizevi faydaları bulunuyormuş. Yapılan araştırmalar sonucunda günde 6 diş közlenmiş sarımsak tüketildiğinde 24 saatte vücudumuzda meydana gelen değişiklikler açıklandı. Soğan sarımsak ve pırasa birçok yemekte kullanılıyor. Özellikle soğanlar içerdikleri antioksidanlar nedeniyle hem sinir sistemini hem de bağışıklık sistemini güçlendiriyorlar. Yüzlerce yıldır soğan ve sarımsak alternatif tıp yöntemi olarak kullanılıyor. Healthy Food Style'dan aktarılanlara göre günde 6 diş közlenmiş veya kızartılmış sarımsak yemeniz halinde 24 saat içinde vücudunuzda bu değişikler meydana geliyormuş: 4-6 saat: Metabolizmanız hızlanıyor. Depolanan yağlar yanmaya ve vücudunuzdaki fazlalık sıvılar atılmaya başlıyor. 6-7 saat: Sarımsağın antibakteriyel özelliği vücuda yayılıyor ve kan dolaşımınız düzenleniyor. Sarımsak bakterilerle savaşmaya başlıyor. 6-10 saat: Sarımsaktaki besinler hücresel seviyede vücudu savunup oksidasyondan vücudu koruyor. 10-24 saat: Sarımsak aşağıdakileri gerçekleştiriyor: - Kolesterolü düzenliyor - Damarları temizliyor ve kalp sorunlarına karşı koruyor - Tansiyonu düzenliyor - Sinir sistemini güçlendiriyor - Vücuda ağır metallerin girmesini engelliyor - Kemikleri ve eklemleri güçlendiriyor - Yorgunluğu önlüyor - Hücrelerin ömrünü uzatıyor
  10. 1 puan
    Ege Üniversitesinde Akciğer Kanserini Nefesle Teşhis Edebilen Sistem Geliştirildi Ege Üniversitesi (EÜ) önderliğinde yapılan bilimsel çalışmayla akciğer kanserini nefes yoluyla tespit edebilen biyomedikal cihaz geliştirildiği, cihazın ilk testlerde hastalığı yüzde 80 oranında belirleyebildiği belirtildi. Ege Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre, Ege Üniversitesi Solunum Hastalıkları Araştırma Merkezi bünyesinde, İzmir’deki diğer üniversitelerden de bilim insanlarının katılımıyla yürütülen Milli Biyomedikal Cihaz Projesi’nde başarılı sonuçlara ulaşıldı. HASTALIKLI VE SAĞLIKLI İNSANLARIN NEFESLERİ FARKLI Açıklamada görüşlerine yer verilen Proje Koordinatörü EÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Pelit, soluk havasında 3 bin 500’ün üzerinde bileşik bulunduğunu, uçucu örnek bileşiklerin metabolik reaksiyonlar sonucunda insan nefesine geçtiğini, hastalıklı ve sağlıklı insanların nefeslerindeki oranların da değişiklik gösterdiğini kaydetti. Nefes yoluyla hastalık tespitinin çok eski tarihlere dayandığını ifade eden Pelit, şu bilgileri verdi: “MÖ 400’lü yıllarda hekimlerin öğrencilerine hastaların nefesini koklayarak teşhiste bulunmayı önerdiğini görüyoruz. Biz ise burada nefesin parmak izini çıkarıyoruz. Normalde yapılan çalışma hastadan biyopsi yoluyla doku alınmasına dayanıyor. Bu biyopsiyi sürekli alma şansınız yok. Hastalığı daha kötüleştirebiliyor ve bazı riskler taşıyor. Biz ise uçucu organik bileşiklere bakarak hasta mı değil mi diye bir ön tanı yapmak istiyoruz. Çünkü günümüzde yapılan bazı testler çok doğru sonuçlar veremeyebiliyor. Dolayısıyla biz nefes testi ile kişinin hasta olup olmadığını çok daha öncesinden tespit edebileceğiz.” “YÜZDE 80’E ÖN TANI KOYABİLİYORUZ” Akciğer kanserinin çok geç teşhis edildiğini ve hastaların tedavi şansını yitirebildiğini bildiren Pelit, kullanılan cihazların ise yurt dışından yüksek maliyetlerle karşılanabildiğine işaret etti. Pelit, örnek alma ve örnek toplama kısımlarının da çok maliyetli olduğuna değinerek, şunları söyledi: “Biz bu kısmı tamamen yerli olanaklarla yapıyoruz. TÜBİTAK destekli projemizle yaptığımız ilk uygulamaların sonuçları umut vaat edecek düzeyde. Akciğer kanseri olan ve olmayan kişilerin tespit edilmesi konusunda yüzde 80’e yakın bir oranda kişiye hastadır veya değildir diye ön tanı koyabiliyoruz. Çalışmamız tamamlandığında belki de toplumda bir tarama yaparak akciğer kanserini çok önceden, belirti vermeden teşhis etme şansımız olacak. Çalışmamız ürüne dönüşme aşamasına geldi. Bu ürünü ülke ekonomisine kazandırmak istiyoruz.” “BAŞKA PROJELER DE VAR” EÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuncay Göksel da farklı bilim dallarının bir araya gelmesinin başarıyı da beraberinde getirdiğine dikkati çekerek, şu bilgileri aktardı: “Solunum hastalıkları ve akciğer kanserinin erken tanısında girişimsel olmayan tanı ve izlem biomarker geliştirmek üzereyiz. Bunun için özel cihazlar tasarladık. Solunum hastalıkları konusunda akıllı cihazlar üretmek için başka projelerimiz de var.” Yeni cihaz konusunda çalışma yürüten akademisyenleri ziyaret eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak da dünyada henüz araştırma düzeyinde olan bir yöntemin hayata geçirildiğini, kan ve doku örneği almadan kanser teşhisine imkan sağlanacağını, Kalkınma Bakanlığının projeyi desteklemesi konusunda girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.
  11. 1 puan
    Allah acil şifalar versin. Okuma ile, bugün okuma günü.
  12. 1 puan
    geçmiş olsun berresuyum Allahım şifalar versin ....bu sene bende hastanede çok zaman geçirdim 2 kere kemik iliği aldılar çok şükür yinede ayaktayız elhamdülillah ...
  13. 1 puan
    Merhaba Berresu rüyanda gördüğün ev senin dünyanı, düşüncelerini yani seni temsil eder.. mütahitin seni çıkarması sabit bir fikrini, yasadığın bir sıkıntıdan sonra değistireceksin anlamına gelebilir. Isyerinde asansörden inip cikiyorsan bu fikir degisimi is yerinle alakali olabilir.. gel git yasayacaksin sanki.. pencereden inip cikma bu icindeki kargasayi disariya vuracaksin anlamina gelebilir.. sevgiler
  14. 1 puan
    Berresu ya bir cevap ararken buldum. Chatbox meşgul etmemek için bir konu açıp yazmak istedim. Baya bir uzun. Önce hisleri kuvvetlendirmek için Ya gayyumu fela yefütü şey ün min ılmihi vela yeudühü günde 99 adet okuyabilirsin. Veya Ya Allahu ül Mahmudü fi külli fialihi Cuma günü sela ezan arası, 200 defa zikrederse ALLAH’ın izni ile duyman gerekenleri duyarsın. Ben yıllardır okuyorum çok şükür.
  15. 1 puan
    arkadaşlar ben uyguladım ve oldu yalnız gitmek isteyeni tutamıyorsun tekrardan geri gidiyor elinde tutmasıda sana bağlı artık, bana hiç birşey olmadı kimsede musallat olmadı uykularımda kaçmadı bunu yaptıktan sonra 7.gecede rüyama girdi ertesi günde beni aradı ama dediğim gibi elde tutmak sizin elinizde ama evet gerçekten işe yarıyor abdest almak şart ve kesinlikle gece 12den sonra yapın 7.gecede zaten rüyanıza girerse gelecektir.
  16. 1 puan
    Geçmiş olsun Allah şifa versin
  17. 1 puan
    Alemsiniz valla, burda yazılmamış bir şey yazayım. İade edilenler alınıp verildikten sonra, yazılmış sanırım şunu bunu aldım göndermedin unuttun sanırım, onlarıda bir zahmet gönder diye mesaj atanlar var. Aldığı hediyenin karşılığını bekleyenler var birde... Birde oğlan ben sana şunu aldım o para değerinde sende bana bir şey al diye baskı yapanlar. Ve bunu diyen kişi aldığı eşya vs. Not tutmuş. Ayrılınca da hepsini geri istemiş. Sen benden birşey istiyormusun diye sormuş utanmadan kızda ister güle güle kullan ister çöpe at senden birşey istemiyorum demiş. Oğlanın annesi çok fena yani...
  18. 1 puan
    Güneş sensin ay sensin Gökteki yıldız sensin Dünyalara değişmem Sen her şeyden güzelsin Gönlümün sultanısın Sen başımın tacısın Tutunacak dalımsın Canımsın benimsin Bahar sensin yaz sensin Kırda kelebek sensin Kimselere değişmem Sen herkesten güzelsin
  19. 1 puan
  20. 1 puan
    cocuklara yapilan hertürlü zulümlere karsiyim cezasi cok agir olmali
  21. 1 puan
    Bel bölgesindeki yağlanma bakın neyin habercisi Hollanda'da yürütülen bir araştırma, bel ve karın bölgesindeki yağlanmanın D vitamini eksikliğine işaret ettiğini ortaya koydu. Leiden Üniversitesinden Rachida Rafiq ve ekibinin yürüttüğü obeziteyle ilgili verilere dayanarak hazırlanan çalışmada, karın çevresindeki yağlanma ile D vitamini eksikliği arasında güçlü bir ilişki olduğu belirtildi. Rafiq, çalışmada elde edilen bulgulara göre, daha çok bel ve göbek bölgesinde yağlanması olan kişilerin D vitamini eksikliği riskiyle karşı karşıya olduğunu, bu kişilerin kan testiyle D vitaminine baktırması gerektiğini söyledi. D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNİN... Araştırma sonuçlarının bu hafta İspanya'nın Barselona kentinde yapılacak Avrupa Endokrinoloji Derneğinin toplantısında değerlendirileceği belirtildi. Son yıllarda yapılan bazı çalışmalar vücuttaki D vitamini eksikliğinin glukoz (şeker) dolaşımı ve insülin seviyeleri üzerine etkili olduğunu gösteriyor.
  22. 1 puan
    Ekmek yiyerek diyet yapılır mı? 1980’lerde Türkiye’de tüketim artsın diye mercimeğin faydalarını anlatan "Mercimek Ayşe" lakaplı 85 yaşındaki Prof. Dr. Ayşe Baysal, sağlığını ölçülü ve çeşitli beslenme ile harekete bağlı olduğunu belirtti. Piyasadaki popüler diyetlerin hiçbirinin halkın diyeti olmadığını, belirli insanlar ve sosyetenin diyeti olduğunu ifade eden Prof.Dr.Baysal, ekmek yememekle diyet yapılmayacağını söyledi. Hayatını doğru beslenmeye adadığını dile getiren Prof. Dr. Ayşe Baysal, çalışmalarını kurucusu olduğu Ayşe Baysal Beslenme Eğitimi ve Araştırma Vakfı(BESVAK) ile sürdürdüğünü kaydetti.Şehirleşme ile birlikte insanların yaşam şekillerinin değiştiğinin altını çizen Prof. Dr. Baysal, Türkiye'nin üretim toplumundan tüketim toplumuna doğru yol aldığını belirtti. Toplumun büyük kesiminin başkasının üretimini tükettiğini ifade eden Prof.Dr. Baysal, sanayileşme ve teknolojik gelişmeyle birlikte insanların artık beden gücüyle çalışmasının sona erdiğini aktardı. "HAREKET AZALDI, OBEZİTE ÇOĞALDI" Türk toplumunun günümüzde hareketinin azaldığını işaret eden Prof.Dr. Baysal, "Atalarımızın yaşamı hareketliydi. Ama şimdi köyde bile insanların hareketi azaldı. İnsanın beden yapısı hareketli yaşama uygundur. Biz bugün ise o insanları hareketsiz duruma getiriyoruz. Bilgisayarla fabrikayı idare edebiliyorsunuz, her yere otomobille gidiyorsunuz, makine ile tarım yapıyorsunuz. Böylece insanın enerji gereksinimi azaldı. Azalınca yemesini kontrol edemez hale geldi. Yemekler değişti. Kalori değerleri de arttı. Artan kalori bir yere kaybolmazsa harcanamayanın fazlası yağ olarak birikir. Bugün oluşan olay budur. İnsan bedeninin enerji dengesinin bozulması sonucu obezite denilen sorun ortaya çıktı" dedi. GÜNDE 2-3 LİTRE SU Obezitenin en önemli nedenlerinden birinin hareketsizlik olduğunun altını çizen Prof.Dr. Baysal, "Şeker tüketiminin artması. Şekerli içeceklerin çoğalması. Eskiden insanlar sıvı olarak su ve ayran tüketirdi. Şimdi ise şekerli meşrubatlar tüketilmeye başlandı. İnsan çalışmasına ve koşullarına göre günde 2-3 litre su içmesi gerekir. Yapılan araştırmalar bize, şekerli içeceklerin tüketiminin arttığını gösteriyor. Şekerli yiyecekte tüketilip, enerji ile harcanmayınca yağ olarak birikiyor. Buda obeziteye neden olacak" diye konuştu. "HİÇBİR YİYECEĞE YASAK YOKTUR" Bugün içinde şeker var diye meyve yemenin bile yasaklandığını kaydeden Prof.Dr. Baysal, "Bu yanlıştır. Meyvede antioksidan denilen maddeler insanın silahlı kuvvetleri gibi zararlıları ile mücadele ederek, hücrelerimizi korurlar. Meyve yemezsen antioksidanı nereden alacaksın? Meyvenin de aşırı yenilmemesi gerekir. Mevsimine uygun farklı renklerde bir iki tane meyve tüketilmelidir. Aşırı tüketilirse sorun çıkar. Hiçbir yiyeceğe yasak yoktur. Ancak sınırlamalar ve ölçü vardır. Çeşitliliğe önem verin. Az tüketilenin zararı olmaz. Beyin enerjisi içinde basit şeker ister. Buda bir kaşık bal ile sağlanabilir. Yanlış olan dengesizlik, aşırılık ve yetersizliktir. Yasaklamanın bir anlamı yoktur" ifadelerini kullandı. "EKMEĞİ YE, HAREKETİNİ ARTTIR" Ekmek yenilmemesi gerektiğini söyleyenleri eleştiren Prof.Dr. Baysal, şunları kaydetti: "Türk insanı ekmeği bir nimet olarak görür. Ekmeği yerden alır başına koyar. Ekmeğin atılması günahtır. Sofraya ekmeksiz oturulmaz. Böyle bir topluma 'Ekmek yemeyin demek' onlarla alay etmektir. Halktan kopuktur bunlar. Maliyet meselesidir. 'Et, pastırma ye'. Hangi gelirle? Temel açlık ancak ekmekle giderilir. Sokakta beni görenler, 'Hocam tam buğday ekmeği de yenmeyecekmiş' diyor üzüntüden. Neden yenmesin? Ekmeği ye, hareketini arttır. Pazara yürüyerek git. Yakın mesafeleri yürü. Asansöre binme. Hareketini arttırsan enerjini yakarsın." "HİÇBİRİ HALKIN DİYETİ DEĞİL" Piyasadaki popüler diyetlerin hiçbirinin halkın diyeti olmadığının işaret eden Prof. Dr. Baysal, "Belirli insanların sosyetenin diyetidir. Ekmek yememekle diyet yapılmaz. Diyet denilen şey insanın beslenme şeklidir. Ekmeksiz diyet olmaz. Et yiyin diyorlar. Ette karbonhidrat yok ama magnezyum da yeterli değil. Magnezyum kalbin sağlıklı çalışması için çok önemli. Bunu nereden alacaksınız? Tabi ki ekmekten, kuru baklagillerden alacaksınız. Ette, bağırsakların fonksiyonunu düzenleyen lif posa yoktur. Ekmekten, tam buğday ekmeğinden alacaksınız. Şimdiki ekmekler çok iyi. Un sanayicileri ekmeği düzeltti. Kepek miktarı arttırıldı, tuz azaldı" dedi. "AŞIRI ET TÜKETİMİ KEMİK ERİMESİNE NEDEN OLUR" Aşırı et tüketmenin zararlarını da anlatan Prof. Dr. Baysal, "Protein miktarını arttırır. Kalsiyumun kemiklerden çekilip atılmasını sağladığı için kemik erimesini hızlandırır. En çok kemik erimesi aşırı et tüketen toplumlarda görülür. Ölçülü şekilde beslenmek önemli" diye konuştu. Doğum öncesinden başlayarak eğitimin önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Baysal, "Medyadaki yanlış bilgiler düzeltilmelidir. Medyaya verilen mesajlarda doğru olanlar verilmelidir. Verilen mesaj sağlıklı olacak. Zamanında beni de çok eleştirdiler. Mercimek programı yapıyordum. Bir yıl sonra herkes anladı ki, söylediklerim doğru. Verilen mesajların bilimsel verilere uygun olmalıdır. Obezitenin esas nedeni şekerdir. Şekerli içeceklerin yerine su, ayran için. Ama Türkiye'de yapılan ayranın da bir sakıncası var. Tuz miktarını azaltılması lazım. Tuzun fazlası sakıncalıdır. Su içmemekte sağlıksızdır" diye konuştu. D VİTAMİNİ ÖNEMİ Türkiye'de kadın ve çocukların en büyük sorunlarından birinin D vitamini eksikliği olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Baysal, şunları kaydetti: "Bakıyorum birisi anlatıyor, bir yiyecek söylüyor. A, B, C, D vitaminlerinden zengin. Besinlerde D vitamini yok ki. Hiçbir yiyecek D vitamini ihtiyacımızı karşılamaz. D vitamini o kadar önemlidir ki, beyin çalışmasından tutun, kemiklerin gelişimi sağlığı için çok önemli bir vitamin. Ama yiyeceklerle alamazsınız. Doğru dürüst güneşlenmeyle sağlayabilirsiniz. Güneşle temasla sırasında derimizde oluşur o vitamin. Ondan yararlanırız. Kışında ek olarak almak zorundayız. Özellikle, kadınların, çocukların, yaşlıların eve bağlı olan insanların günlük D vitaminini alması gerekir. Vitamin ilaçları 2-3 ay gidebilir. Günde 3-4 damla alması gerekir. Hiçbir sakıncası yoktur." BİLİMSEL MESAJLAR VERİLMELİ Dengeli beslenmenin önemine işaret eden Prof. Dr. Baysal, "Oksidanların değişiklikleri sonucu hücreler kanserleşebilir. Yapılacak şey ise antioksidanların dengesine dikkat edilmelidir. Su dengesi çok önemlidir. Çay, kola, kahve içindeki kafein bedendeki su miktarının azalmasına neden olur. Onun için su içmeniz gerekir. Yaşlılara bakıyorum yarım litre dahi su içmiyorlar. Bir çok yaşlının su eksikliğinden öldüğü biliniyor. Onun için verilen mesajların bilimsel verilere dayanması gerekir" dedi. ÇEŞİTLİLİK, ÖLÇÜ VE DENGE Doğru beslenme noktasında halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini altını çizen Prof. Dr. Baysal, sözlerini şöyle tamamladı: "Medyadaki kirliliği, yanlış mesajları, bilim dışı mesajların önlenmesi için kurul oluşturulmalıdır. Amerika'da yeni beslenme önerileri yapıldı. Kolesterollü yiyecekler yenilebilir serbest deniliyor. Fazla tüketin demiyorlar. Bizimkiler ise fazla yiyin diyorlar. Yumurta yiyorsun yeter, onun üstüne pastırma yenir mi? Ama öyle mesajlar veriliyor. İnsanlar bu mesaj karışıklılığı karşısında 'Onu yeme bunu yeme' ne yiyeceğim diyorlar. Yağda kızaran patates zararlı. Haftada bir kez yerseniz sorun değil. Ama her gün tüketirseniz sorun olur. Halkın doğru beslenmede bilinçlenmesi lazım. Türkiye'nin sorunu sadece obezite ve diyabet değil. Birinci sorunu kalp damar hastalıklarıdır. Sebze ve meyvelerin yeterli tüketilmesi gerekir. Çeşitlilik, ölçü ve denge. Aşırı alınması da, yetersiz alınması da sağlık bozukluğu yapar. Kısacası bilimden ayrılmamak gerekir. Sağlıklı beslenme de eğitime önem vermeliyiz."
  23. 1 puan
    İncisel konu tekrarı değil, şimdi bende ne yazdım unuttum. Amacım konu açmaktı baktım Kuzguncuk açmış bende ilave yapayım dedim. Şimdi uzunca yazayım eklediğimi ayrıca belirteyim o zaman, izninle, Hacet ve Herhangi Sıkıntısı Olanın Okuyacağı Salavat: Cenabı Mevla'dan herhangi önemli bir hacet ve talebi olan kimse aşağıdaki salatü selamı Resulüllah'ın karşısında ve huzurunda olduğunu hayal ederek her gün yüz kere okumaya devam ettiği taktirde her çeşit dilek ve muradına kavuşur. Hergün 313 defa okunursa dilekleri çarçabuk olur. Cuma gecesi 1000 kez okur ve arkasından da meramını dergahı ilahiyyeye arz ederse bi iznillahi teala derhal muradına kavuşur. ''Esselatü vesselamü bi adedi ilmillah aleyke ve ala alike ya resulellahi egisni seria'' Anlamı : Allah'ın bildikleri sayısınca salatu selam ya Rasulallah senin ve ehlibeytinin üzerine olsun sen çabucak benim yardımıma yetiş. Eklediğim salavat bu : Perşembe gecesi gece yarısından sonra 100 kere okunup Allah’a hamd ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) Salavat getirilip dua kalpten okunur.inşallah Allah’ın izni ile kısa sürede dileğiniz kabul görür. Okunacak Salavat ” Esselatü vesselamü aleyke ya seyyidi ya Resullallah huz bi yedi gallet hileti edrikni’ Alıntı Not: cep telefonundan yapıyorum eklemeleri, yanlış birşey de eklemiş olabilirim. Amacım rahatsızlık vermek değil faydalı olmaktır.
  24. 1 puan
    '' YA MUSAVVİR. '' En çok fayda gördüğümmucize olduğuna inandığım Esmalardan biri '' YA MUSAVVİR. '' Anlamı: Varlıklara suretveren, şekillendiren, ilham veren anlamlarına gelir.. Özellikleri arasındakaybolan eşyaların bulunması, hatta insanların bulunması, unutulan şeylerinhatırlanması için kullanılan isimdir. Bu isim, bilinçkanallarını aktive eden titreşimlere sahiptir. Bu sebeple gerek düşünce gücüolsun, gerek hatırlanmak istenen geçmiş bağlar olsun, yüksek potansiyeleulaştırır. Özellikle evlenmekisteyen bayanların okuması gereken önemli bir isimdir. Evli Hanımlarda okusun,eşleriniz sizi çok beğenir,Gidenler varsa da geri geleceklerdir zaten. Aranızdasogukluk varsa size sevgiyle askla baglanacaktir yine. Hamile kadınlar doğacakbebeklerinin niyetine okusalar çok güzel bir fizik yapısında olan bebek dünyayagetirirler Allahın izniyle.. Bu ismin diğer bir özelliği ise güzellik algısıyaratmasıdır. Yani bu ismi okuyanlar olduklarından cok daha güzel görünecektir.Sihir etkisi yapar.. Bu isim bir mucize ne için okusanız o size dönüyor, bayankardeşlerime ısrarla tavsiye ediyorum, güzelliklerle dolu bir hayat istiyorsanızbu esmayı asla terketmeyiniz, çok faydasını göreceksiniz inşallah...Yeterki sizinanarak ve azimle okuyun... Etkisini nasıl artırabiliriz. Ben esmalara baslamadan onceherzaman once, arınma yaparım daha sonrada korunma dualarini okurum. Gün icinde olsun gecmisimizde olsun, bilerek bilmeyerek isledigimiz bir sürü hatalarımız ve günahlarımız vardır. Allahtan birsey istemeden once isledigimiz hatalardan ve günahlardan arınmamızve tövbe etmemiz lazım. Bu hem size sevap kazandıracaktır hemde ruhunuzu hafifletecektir. Tövbe ve istigfar her gün yapmamız gereken birseydir aslında. Nasil yapilir: - 100 defa Estagfurullah - 100 defa La Illahe IlalAllah - 100 defa Salavat Arınmamızı ve tövbemiziyaptiktan sonra bütün kotü enerjilerden nazardan sihirden büyüden korunmakniyetine yine butun bu enerjilerden arınmak niyetine - 3 yada 7 defa AyetelKursi - 3 yada 7 defa Fatiha - 3 yada 7 defa Ihlas - 3 yada 7 defa Felak veNas Surelerini okuyoruz veniyetimizi tekrarlıyoruz. Bu iki asamayı yaptiktansonra Ya Musavvir Esmasına basliyoruz. Zikire baslamadan once mutlaka niyetimizi ediyoruz. Sansımkapalı cok kismetsizim hayatıma sevgiyi cekemiyorum diyorsanız eger.Ilaveten Ya Fettah ve Ya Vedud Esmalarınıda zikir etmenizi öneriyorum. Ya Mussavir size guzellik verecektir Ya Fettah sansınızı kismetinizi acacaktır Ya Vedud hayatınıza sevgiyi askı cekecktir. Saatleri ve sayilari Ya Musavvir: Kamer ( ay ) saati 336 defa Ya Fettah: Utarit ( merkur ) saati. 489 defa Ya Vedud: Kamer ( ay ). 400 defa Not:Ben her bir Esmayi 1000 defa yapiyordum ve saatlerine göre degilde aksam namazindan yada yatsi namazindan sonra. Sayilara ve saatlere fazla takilmamanizi öneriyorum arkadaslar, Allahin isimlerini dilediginiz her an anabilirsiniz..
  25. 1 puan
    Her Kim Şems suresini bol bol zikrederse, Güneş ve Ay’ın Üzerini Aydınlattığı tüm nesneler kadar sadaka bağışlamış sayılır, Üzerinizdeki musibet ve belalı işlerden sakınmak için sureyi boş vakitlerinizde elinizden geldiğince okuyun, Şems Suresi Hasta veya Rahatsız Olan bir kişinin üzerine ihlaslı bir şekilde okunursa, Allahın izniyle şifa bulur, Şems Suresini okuyan kişi Yapılan tüm işlerde saygı görür, Nasib’inin bollaşmasını isteyen her kimse Şems suresini okumayı alışkanlık haline getirsin. Şems Suresi : 1. Vеşşеmsi vе duhaha. 2. Vеlkamеri iza tеlaha. 3. Vеnnеhari iza cеllaha. 4. Vеllеyli iza yağşaha. 5. Vеssmai vе ma bеnaha. 6. Vеl’ardı vе ma tahaha. 7. Vе nеfsin vе ma sеvvaha. 8. Fееlhеmеha fücurеha vе takvaha. 9. Kad еflеha mеn zеkkaha. 10. Vе kad habе mеn dеssaha. 11. Kеzzеbеt sеmudü bitağvaha. 12. İzinbе’asе еşkaha. 13. Fеkalе lеhüm rеsulullahi nakatallahi vе sukyaha. 14. Fеkеzzеbuhü fе’akaruha fеdеmdеmе ‘alеyhim rabbühüm bizеnbihim fеsеvvaha. 15. Vе la yеhafi ‘ukbaha.
This leaderboard is set to İstanbul/GMT+03:00
×