Jump to content

Leaderboard


Popular Content

Showing content with the highest reputation since 04/29/2020 in Posts

  1. 4 points
    DUA NEDİR, NEDEN KABUL OLMAZ? Dua, genel anlamda Tanrı’dan yardım dilemek şeklinde tanımlanabilir. Bunlar gerçekleşir ya da gerçekleşmez. Şimdi duanın kabul olması ve olmaması konusunu mantık çerçevesinde masaya yatıracağım. Bunu yaparken sofu temalı kaynaklarda, empati duygusundan uzak imtihan gerekçesiyle verilen yüzeysel cevaplardan fazlasıyla uzaklaşmam gerekiyor. İnsanın duaya yönelimi ve bunu devam ettirmesindeki etmenleri tek tek örneklerle inceleyip, dileğinin gerçekleşmemesi durumunda içine düştüğü olumsuz psikolojiden kurtulmasına yardımcı olacak profesyonel terapi desteğine engel olan nedenleri de başlık ve alt başlıklar altında sıralayacağım. Hangi Dualar Kabul Olur? Asıl konumuza geçmeden önce duanın gücüne inanmanıza sebep olan birkaç tane nedeni belirtelim. Düşük riskli bir ameliyat, refah durumunuzu neredeyse hiç etkilemeyen kişisel bir ekonomik darboğaz ve boşluğunu doldurabildiğiniz hissi bir ilişki için dua ederseniz bunların sonuçlarını somut olarak alabilirsiniz. Bu kısa bilgiyi toparlayacak olursak, hayatınızda gerçekleşmesi neredeyse kesin olan şeyleri ruhani bir varlık yardımıyla başardığınıza inanmanızı sağlayan psikolojik yönelmeye duanın kabul olması diyebiliriz. Bu süreçte kişinin, istisnaları baz alarak “hiçbir şeyin garantisi yok” düşüncesiyle kendini gereksiz strese sokması, süreci kayıpsız atlattıktan sonra mistik bir hayata dair olan inancını da arttıracaktır. Duvarların Arkasındaki Dünya Duanın gücüne inanılmasını sağlayan nedenleri rastgele vermedim. Bunlardan ilki olan hastalık hem Türkiye hem de dünya genelinde, diğer ikisi ise Türkiye’de insanları ruhsal anlamda çöküntüye uğratan nedenler arasında gösteriliyor ve bu çöküntü dönemi ise her zaman mutlu sonla bitmiyor. (1) Hastalık konusunda duanın iyileştirici gücü için yapılan Büyük Dua Deneyi’ne baktığımızda sonuçların istendiği gibi çıkmadığı görülüyor. Hatta kendileri için dua edildiğini bilenler yan etkilerden çok daha fazla acı çektiler. Sonuçlar böyle olunca Richard Swinburne’nin de içinde bulunduğu ilahiyatçıların araştırmayı reddetmesi anlaşılabilir bir tepki. (2) Yine Duke Üniversitesi doktorlarının yürüttüğü 3 yıllık bir klinik çalışma sonucunda varılan tablo da pek ümit verici değildi. Üstelik bu çalışma “at gözlüklü kuşkucu materyalist ateistler” topluluğunca değil, bilimsel tıbba alternatif tedavi yöntemlerini incelemeye ve izlemeye değer bulan dinsel inanç sahibi hekimler tarafından yürütülmüştü. (3) Burada Duke Deneyi için ufak bir parantez açmakta fayda görüyorum. Deneyin heyecan verici ilk sonuçları gelmeye başladığında Mitchell Krucoff’un basına verdiği demeç yüzünden “Duanın gücü bilimsel olarak kanıtlandı” şeklinde yanlış bir bilgilendirme yapılmıştır. Küresel anlamda kabul gören gelir dağılımı eşitsizliğini ayrıca detaylandırma gereği duymuyorum. Diktatörlük, savaş ya da cehalet sebebiyle sefalet içinde yaşamaya çalışıp temel ihtiyaçlarını bile karşılamaktan yoksun insanların oluşturduğu koca dünyayı dua ederek kurtaramayacağımız gerçeğiyle uzun zaman önce yüzleşmiş olmamız gerekiyor. Refah sıralamasında “yoksul ülke” tanımlaması dışında bir şey bilmediğiniz ülkelerdeki sosyal yaşantı, inanç sisteminizi allak bullak edecek düzeydedir. Bu konu hakkında yazılan kitapları temin ederek ya da internet üzerinden yapacağınız basit bir araştırma ile bilgi sahibi olabilirsiniz. Nedenlerimize hissi ilişki yani aşk ve sevilmek için edilen dualarla devam ediyoruz. Siz, herhangi birisinin sizi sevmesi için dua diyorsunuz. Böylece Tanrı yakarışlarınızı duyacak ve bir süre sonra sevdiğinize kavuşacaksınız. Böyle yazınca çok şiirsel oluyor değil mi? Peki Manoj ve Babli nerede hata yaptı? “Kuzeybatı Hindistan’ın Harnaya eyaletindeki küçük bir kasaba olan Karoran’da yaşıyorlardı. Manoj okulu bırakmış, bir elektronik tamircisinde çırak olmuştu. Babli yolun karşısındaki kız okuluna gidiyordu. İlk kez dükkânda karşılaştılar. İlk görüşte birbirlerine âşık olmasalar da bir süre sonra aralarında bir âşk doğdu. Babli gayet iyi çalışan cep telefonunu tamire götürdü. Bir gün Manoj ona neden böyle bir şey yaptığını sorduğunda Babli “Elbette telefonumda sorun yoktu. Sadece seni tekrar görmek istemiştim” diye yanıtlamıştı… Aslında Hindistan yasalarına göre Manoj ve Babli’nin evlenmelerine engel bir durum yoktu. Ancak ülkede yasaların üstüne güçler vardı. Manoj ve Babli kaçıp evlenmeye karar verdiklerinde çok eski kuralları ihlâl etmişlerdi… Manoj ile Babli bir sorun olabileceği endişesi ve avukatlarının önerisi ile mahkemeden polis desteği istediler. Mahkemeden sonra polis onları bir araçla evlendikleri ve akrabalarından saklandıkları Chandigarh’a gitmeleri için otobüs durağına bıraktı. Manoj ile Babli Chandigarh otobüsünü yakalamak için Pehowa otobüs durağında arabadan indiler. Akrabaları onları takip etmişti. Polis sorunu anlamıştı. İki polis Manoj ile Babli’ye bir şey olmaması için onlara otobüste eşlik etti. İki kuzen de otobüse binmişti. Diğerleri de bir başka araçtaydı. Otobüs yola çıktı fakat Pipli kasabasına vardığı zaman polisler kendi görev yerlerinin sınırına geldiklerini ve ayrılmak zorunda olduklarını söylediler. Manoj ve Babli yalnız kaldı. Umutsuzca bir başka otobüsle Delhi’ye yola çıktılar. Kuzenleri onları takip etti. Karnal kasabasından hemen önce, bir ücretli geçiş gişesinin önünde gümüş bir Mahindra Scorpio kamyonet otobüsün önünü kesti. Manoj ile Babli zorla dışarı çıkarılarak Scorpio’ya konuldular. Ortadan kayboldular ve onları bir daha canlı gören olmadı. Ayakları birbirine bağlı halde, parçalanmış ve şişmiş cesetleri Balsamand Minor Kanalı’ndan çıkarıldı.” (4) Buraya kadar olan kısmı ele aldığımızda rahatsız edici birkaç soruyu sormak durumunda kalıyoruz. Bebek bedenlerinin bombalar altında parçalandığı savaşların, okula başlaması gereken yaşta madenlerde çalışmak zorunda kalan çocukların, gelenekler yüzünden küçük yaşta istismara uğrayan kız çocuklarının olduğu dünyada Tanrı’nın sağlık, ekonomik ve duygusal ihtiyaçlarınıza cevap vereceğini size düşündüren nedir? Bunlara acımayan Tanrı size mi acıyacak? Tek bir çocuğun ölümü bile, her şeyin sonuçta iyiye bağlanacağı yönündeki dinsel bakış açısı için yüksek bir bedel değil midir? Eminim insanın içine düştüğü çaresizlik bunları görmezden gelip tutunacak son bir dal aramasına sebep oluyor. Ne kadar çaresiz olabilirsiniz ki? Bu duyguyu toplama kamplarında sonuna kadar tatmış insanlardan biri olan Primo Levi’ye kulak verelim, “Auschwitz tecrübesi benim için zihnimde canlı tuttuğum dinî eğitimden geriye kalan her şeyi silip süpürdü. Auschwitz varsa Tanrı olamaz. O açmazdan çıkmanın bir yolunu bulamadım.” Hayatın gerçeklerine içimizi burkan kısa bir özetten sonra, bireylerin tek başına aşamayacakları sıkıntıları çözmek için neden uzman bir psikolog yerine duadan yardım bekledikleri konusuna değineceğim ve girişte belirttiğim gibi başlık ve alt başlıklar altında açıklamaya çalışacağım. 1)Yetiştirilme Tarzı ve Çevre Muhafazakâr toplum yapısı ile bilinen ülkemizde din, hemen hemen her şeyin önünde tutulur. Dinî terimlere o kadar büyük anlamlar yüklenir ki, eleştirmeyi bırakın sorgulamak bile hoş karşılanmaz. “Neden?” diye başlayan çok derin sorulara din ekseninde verilen sığ cevapları kabul etmek zorunda bırakılırsınız. Yani daha yolun başında, korku tabanlı dar bir hayat görüşüne sahip olmanız sürpriz sayılmaz. Böyle bir ortamda yetişen insanın, kaldıramayacağı manevi bir sıkıntıyı kadiri mutlak bir Tanrı’ya dua ederek çözeceğini düşünmesi dışında bir ihtimal bulunmuyor. Kendisi profesyonel destek almayı aklına getirmeyeceği gibi sorununu çevresine açmış olsa bile bu yönde telkinde bulunan tanıdığı da olmayacaktır. 2)Dua ve Havvas Uygulamalarından Medet Umma Çaresizliği çok derinden hissediyorsunuz, ümidiniz yok denecek kadar az, duygularınızı kontrol edemiyorsunuz ve uyku bozukluğu yaşıyorsunuz. Daha açık bir ifade ile depresyona girmişsiniz ve hâlâ dua ederek bir şeylerin düzeleceğine inanıyorsunuz. Fakat bu sefer de şöyle bir sıkıntı beliriyor: İçinizi Tanrı’ya dökmeniz yeterli değil. Herhangi bir duayı ya da ismi belirli bir sayıda tekrar etmeniz gerekiyor ki Tanrı size yardım etsin! Bu ilk yardım bilen bir insanın bilinci kapalı olan kazazedeye, kazazede yardım istemediği için bakmaması ile eş değer bir tavırdır. Anlamını bilmeden okuduğunuz hangi cümleler topluluğu çektiğiniz acıdan daha samimi olacak? Üstelik bu tür “denendi sonuç verdi” şeklinde kozmetik ürünü pazarlar gibi reklamı yapılan uygulamalar internetin yaygınlaşması ile sadece azınlık bir kesimin haberdar olabileceği bilgiler. Yani dileğinin gerçekleşmesi için her gün 100 Salavat-ı Fatih duası ve 1000 Ya Latif esması okuyan Ayten Hanım muradına erecekken, böyle bir ritüelden haberi olmayan ve Tanrı’ya içinden geldiği gibi yakaran Yeter Hanım duasının gerçekleştiğini göremeyecek mi? Olaya bu şekilde baktığımız zaman koca cami cemaatinin âmin dediği hutbe dualarının da okunmasının bir anlamı kalmıyor. Ayrıca Covid-19 salgını ile mücadele ettiğimiz şu zamanlarda yatsı ezanından sonra okunan duanın Allah katında önemini tartışabiliriz. Sonuçta bir duayı yüzlerce kez okuyup binlerce kez de esmalarla takviye etmediğimizden dikkate alınır mı bilmiyoruz. 3)Mistisizm Temalı Kitaplar Çağımızda çok geniş bir okuyucu kitlesine sahip olan, içerisinde tasavvuf unsurları ağırlıklı olmakla birlikte şükür, sabır ve her işte bir hayır olduğu yönünde kurgusal hikâyelerle desteklenmiş kitapların bütünüdür. Bunları yazmak için hiçbir bilgi birikimi gerekmediğinden hatta sosyal medyadan çıkma süslü sözleri toplayıp kitap haline getirerek bile popüler bir yazar olma ihtimalleri bulunduğu için, çekmedikleri sıkıntılar hakkında ahkâm kesen tiplerin oluşturduğu büyük bir sektör halini almıştır. Sektörün bilinen isimlerinin başında hiç kuşkusuz Allah De Ötesini Bırak kitabının yazarı Uğur Koşar gelir. Türkiye’nin en çok kazanan yazarları arasına girmeyi başaran Uğur Koşar, Ekim 2016 yılında eşini aldatmasıyla gündeme geldi. Gülsen Koşar’ın verdiği bilgilere göre ilkokul mezunu olan Uğur Koşar, internetten bulduğu bilgileri derlemiş ve Uğur Koşar bu kitapları yazarken Gülsen Hanım evi geçindirmiş. Çocuklar da annelerinin tarafında ve babalarının annelerini defalarca aldattığını söylüyorlar. 14 Ekim 2016 günü bu konuyu Sabah gazetesinde köşe yazısına taşıyan ve herkesin ilk aklına gelen şeyleri dile getirmiş Ayşe Özyılmazel’in yorumlarına kulak verelim. “Peki bu konu beni niçin ilgilendiriyor? Şunun için: Kimleri nerelere koyduğumuzun, nasıl taçlandırdığımızın farkında mısınız? Bu kitapları yazan, insanların hayatına rehberlik etmeye kalkışmış, seminerler veren, umutsuz ve acılar içindeki kişilere terapiler yapan birinin böyle bir yaşamı olması, ailesinin bu kıvama gelmesi sizce normal mi? Olması gereken bu mu? Adama kalkıp 'Sen önce kendi hayatına çekidüzen ver, sonra bize akıl ver' demezler mi? 'Bunca öğütlediklerini bir gün yapmayı denemedin mi arkadaş?' çekmezler mi? 'Sen ne işsin usta?' diye sormazlar mı? Uğur Koşar'ın durumu, obez diyetisyen misali. Zayıflamak için obez bir diyetisyene gitmeyeceğimize göre, niçin her çıkan kişisel gelişim kitabını umut kapısı yapıyoruz? Niçin her 'Guruyum' diyene koştura koştura, varımızı yoğumuzu adaya adaya gidiyoruz? Alın işte; biraz aklını kullanan biri, internetten ve eski kitaplardan topladığı bilgilerle milyonlarca kitap satabiliyor. Dön adamın hayatına bak, skandallar içinde... Demem o ki, bu da bize ders olsun. Önümüze geleni idolleştirmekten, guru peşine düşmekten, çaresizliğimize çaresizlerle çare aramaktan vazgeçelim artık.” (5) Yolumuza Harun Serkan Aktaş ile devam ediyoruz. Belli kalıpların dışına çıkmadan bilindik söylemlerle ama her konu hakkında fikri olan başka bir yazarımız. İki kitabı dışında YouTube’de ismini arattığınızda gerek evlilik hayatı ile ilgili fikirlerini gerekse motivasyon konuşmalarını bulmanız mümkün. Bacak arası ile sınırlı ahlâk anlayışının getirmiş olduğu dar hayat görüşüne göre insanların evlilik ve âşk konusundaki sıkıntılarına yardımcı olmaya çalıştığı videolar özellikle ilgimi çekti. Çünkü internet üzerinden satış yapan bir kitap firmasındaki bilgilere göre Aktaş, cennet arkadaşım dediği eşi ile Bursa’da yaşıyormuş. Peki cennet arkadaşım diyeceği insanın nikâh masasında bir başkasına evet demesine şahit olmuş kişiye Serkan Aktaş nasıl yardımcı olacak? Hangi Tanrısal ya da sofu süslü cümlelerle durumu kurtaracak? Kaybetmeyi ve çaresizliği tatmamış insanların bu tür travmaları birkaç sözcük ile geçiştirmeye çalışmaları ahlâken yanlış bir tavırdır. Etkili bir iletişimin temel kurallarından birisi empatidir. Empati kurmadan yapılan hiçbir telkin sağlıklı olmamakla beraber amacına hizmet etmez ve karşınızdaki insanın onu anlamadığınız izlenimine kapılmasına neden olur. 4)Tesadüflerin Darbesi İnançlı insanların hayatında tesadüf kelimesine yer yoktur. Her şey ilahi bir düzen gereği çizilen kader doğrultusunda gelişir. Bu bakış açısı sebebiyle kişiler, yaşadıkları olaylara anlam yükleme gereği duyarlar. İnsanların hayatta karşılaşabilecekleri ve inançlarının etkisiyle anlam yükleyecekleri tesadüflerin sınırı yoktur. Son 10 yıldır işin içine meleklerin de dahil edildiği Tevrat ve İncil melezi yeni bir sistem daha girdi. Bulut şekilleri, birbirinin aynı olan sayıların (888,777…) sıralanması, yabancı madeni paralar ve olur olmadık yerlerde kuş tüyü bulunması üzerine kurulu bu tesadüfler dizisi ülkemizde pek benimsenmediği için üzerinde durmayacağım. Ben gündelik hayatta yaşanılması muhtemel beş tanesini belirtmeden önce Richard Dawkins’in konu ile ilgili bir anısını aktarmak istiyorum. “Üniversite arkadaşlarımdan diğerlerine göre daha akıllı ve olgun olanlarından (epey dindar olan) biri, İskoç adalarında kamp yapmaya gitmişti. Gece yarısı o ve kız arkadaşı çadırın içinde bir iblisin sesini duyup uyandılar; bu, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın bizzat Şeytandı: ses her açıdan şeytaniydi. Arkadaşım bu korkunç tecrübeyi hiçbir zaman unutmadı ve bu onu daha sonra papazlığa sürükleyen etkenlerden birisiydi. Genç halim bu korkunç hikâyeden etkilenmişti ve bu hikâyeyi Oxford’daki Rose ve Crown barında stres atan hayvanbilimcilere nakletmiştim. İçlerinden iki tanesinin deneyimli kuşbilimci oldukları ortaya çıktı ve ikisi de kükreyerek güldüler. ‘Man adalı Yelkovan kuşu’ diyerek neşeyle bağırdılar. İçlerinden biri, bu türün şeytani çığlığının ve kahkahasının ona sayısız dillerde ‘Şeytan Kuşu’ şeklinde yerel lakap kazandırdığını ekledi.” (Tanrı Yanılgısı s. 90) a)İsim Kümeleri İle İlgili Tesadüfler Algıda seçicilik denilen psikolojik yönelmenin en sık rastlandığı durumlardan birisidir. Etrafta duyulan isimlerin herhangi bir kişiyi çağrıştırmasından fazlasını ifade ettiği anlar meydana gelebilir. Ben yeterli olacağını düşündüğüm için üç farklı örnek vermek istiyorum. Ahmet Bey ciddi ekonomik sıkıntıları yüzünden bunalmış, Burak ve Aras isimli iki çocuk babası olsun. Ahmet Bey sürekli dua uygulamaları yaparak durumunun düzeleceğine inanmaktan başka çaresinin olmadığını düşünüyor. Günlerden bir gün gazeteyi eline aldığında çok zengin bir işadamının yeni doğmuş çocuğuna Burak Aras ismini verdiğini okuyor. Bunun ilahi bir işaret olduğunu düşünen Ahmet Bey’in, yaptığı dua uygulamalarının üstüne yenilerini eklemesi muhtemel. Hastalık durumlarında neler olabilir? Kanser tedavisi gören Buse, duasını da aksatmıyor. Böylelikle duanın iyileştirici gücünden faydalanarak moralini yüksek tutmaya çalışıyor. Normalde televizyon açıp izlemek huyu değilken hastane temalı bir diziye denk geliyor. Senaryo gereği yatakta ölümü bekleyen kızın adı Buse! İş bu kadarla kalmıyor tabii. Kızın tedavisini üstlenen doktor da Buse’nin doktoruyla adaş! Bu örneği vermemin sebebi, duanın bir motivasyon kaynağı olduğu iddia edilse de böyle olumsuz tesadüfler yüzünden ters tepme ihtimalinin her zaman olduğunu hatırlatmaktı. Mistik hayat görüşüne sahip insanların bu tür aksilikleri basitçe geçiştirmesini bekleyemezsiniz değil mi? Bir de kara sevdaya tutulmuş Murat’ın yaşaması muhtemel bir tesadüften bahsedelim. Çok sevmesine rağmen Sedef ismindeki hanım kızımıza özgüven eksikliği yüzünden hislerini açamıyor. Aşk ve dua ile geçen iki yıldan sonra ümidini kaybedecekken –aslında çoktan kaybetmesi gerekirken- x bir gayrimenkul şirketinin satış temsilcisinin ismi dikkatini çekiyor: Murat Sedefli! Murat’ın bunu işaret olarak algılayıp boş bir ümidin peşinden koşması ne kadar acıysa, hastalığı yenmesi için ümide ihtiyacı olan Buse’nin anlamsız bir tesadüf yüzünden sarsılması da o kadar acı. b)Rüyalar Uykunun rem evresinde görüldüğü kabul edilen rüyalar, bilinçaltımızdaki olayların dışa vurumudur. Genel olarak rüya konusu psikoloji biliminin incelediği şekilde değil, rüyada görülen simgeye mitler doğrultusunda anlam yükleyerek yanlış bir şekilde yorumlanır. Klinik Psikolog Cengiz Demirsoy’un aktardığı bilgilerden bazı bölümleri alıntılayarak psikolojinin rüyaya bakış açısına bir göz atalım. “Psikolojinin bakışı ile sizin babaannenizin rüyaya bakışında ilişki vardır. Eski insanlar rüyaya baktıkları zaman rüyada görülen şeyin kendisiyle ilgilenmezler. Diyelim ki, pencerenize bir kuş geldi. Bu kızın kuşlarla ilgili sorunu var diye düşünmezler de bir haber gelecek derler. Yani görünen şeyle uğraşmazlar. Rüyadaki nesneler bir semboldür ve hayattaki başka bir şeyin karşılığıdır. Psikoloji bilimi için de rüyada görülenler bir semboldür ama biz psikolojide farklı bir sözlük kullanırız. Evet, semboldür görünen nesneler ama o görülen nesnenin kişideki anlamı nedir? Asıl ona bakarız. Çünkü herkeste yılanın, domuzun, bahçenin anlamı farklıdır. Orman, yılan, araç semboldür. Bunlar hayatınızdaki başka bir şeye karşılık gelir hep. Dolayısıyla bunun altında yatanı bulmaya çalışırız. Biz de rüyadaki sembolleri kabul ediyoruz ama onun anlamını sizinle bulmaya çalışıyoruz.” Sayın Demirsoy’un verdiği rüya örneği ile devam edelim."Kadın, yıkık dökük bir yerde. Burası bir ev ama yıkık ve karşıda, ileride bir domuz görüyor. 'Eyvah saldıracak' diye korkuyor, koridorda bir yere saklanıyor ama bir bakıyor ki, domuz yine karşısında. Diğer tarafa kaçıyor ama yine karşısında ve sonra kovalama sırasında üzerine doğru koşuyor. Ancak kadın sıyırıp geçiyor yine. Burada domuzun anlamını bulmak lazım çünkü ev de sembol ama en önemli şey domuzun ne olduğunu bulmak. Domuzun ne olduğunu bilmek tahmini kuvvetlendirir. Bu rüyada kadına domuzun anlamını soruyoruz. O da anlatıyor. 'Biliyorsunuz Müslüman bir çevrede yetiştiğimiz için pis buluruz domuzları ama ben severim, hatta oyuncaklarım var. Onun cümleleri ile soruyorum bu defa; Başkalarının pis, iğrenç gördüğü ama senin sevdiğin ne olabilir? diyorum kadın 'seks' diyor. Onu kovalayan şey cinsellik aslında burada. Cinselliği istiyor ama bir yandan da ayıp pis bulunduğu için kaçmak istiyor ondan. Bulunduğu ortam izbe, dökük bir yerdi. Hiç rahat değildi. Bu sembol. Rahatsız olduğun kaçıp kurtulmak istediğin bir durum, şey var mı? Dedim. 'Evet var kocamla ilişkim' dedi. Çok kopuk olduklarını, ayrılma durumunda yaşadıklarını, terapiye gitmelerine rağmen biz düzelme yaşamadıklarını anlattı. Kaçıp gitmek istediği şey ilişki aslında.” (6) c)Eylemin (isyan, serzeniş) Kesilmesi Her insanın hayatında mutlaka yaşadığı ve sinir bozucu anların başında gelen olaylar vardır. Meselâ en sevdiğiniz diziyi izlemek için koltuğunuza kurulmuşken kapının çalması. Önemli bir şeye kulak kesilmiş ve sizin özellikle merak ettiğiniz nokta açıklanırken dışarıdan gelen araba kornası sesinin bunu bastırması. Tuvalete gideceğiniz anda telefonunuzun çalması. Bana kalırsa hepsi öfke patlaması için yeterli sebepler. Fakat şöyle bir ihtimal de var: Yaşanılan her olaya anlam yüklemeye meyilli bir hayat görüşüne sahip olan insanların, dualarına cevap alamadığı için bunaldığı ve tam da isyan edeceği sırada şunlardan birisinin gerçekleşmesi, durumu farklı bir boyuta taşıyor. Allah söylettinin Allah söyletmedi şeklinde yorumlanması gibi. d)Medya Kaynaklı Haberlerden Çıkarım Yapma Kitle iletişim araçlarının geliştiği ve bilgiye erişimin çok kolay olduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Durum böyle olunca yukarıda verdiğim Ahmet Bey örneği gibi isim kümeleri ile ilgili tesadüfler de dahil olmak üzere çok daha geniş bir havuzun içinde kendimizi bulacağımız kesin. Örneğin 3-4 yıldır bir şeyin gerçekleşmesi için dua eden inançlı bir insan, gazetede 4 yıl sonra oğluna kavuşmuş bir annenin haberine denk geldiğinde direkt olarak kendi durumuyla bağ kuracaktır. Ebeveyn-çocuk ilişkisi olmasına gerek yok. Belirtilen yıl bile bunun için yeterli sebeptir. e)Akraba ve Arkadaşlardan Alınan Mesajlar Günümüzde WhatsApp ile beraber daha da yaygınlaşmaya başlayan Cuma, kandil ve bayram mesajları bu başlık için en güzel örnektir. Sizin sıkıntınızı bilmeyen bir arkadaşınızdan ya da arkadaş grubundan motivasyon içerikli bir mesaj almayanınız yoktur herhalde. Çok çeşitli olmakla beraber sabır telkinli olanlar özellikle dikkat çekicidir. ”Bir gün gelir, açmaz dediğin çiçekler açar. Gitmez dediğin dertler gider. Bitmez dediğin zaman geçer. Hayat öyle bir sır ki; Önce şükür, sonra sabır, sonra da inanmak gerek.” Ya da şu şekilde bir mesaj gelebilir: “Üzülme! çünkü Yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma; yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.“ Bunu da görebilmeniz olası: “Hayat bu, bir bakarsın her şey bir anda son bulur. Hayat bu, son dediğin an her şey yeniden can bulur.” İnsanları gerçekleşmeyecek beklentiler konusunda boş ümit aşılayan tesadüfler bölümünü Victor J. Stenger’in bir sözü ile bitirmek istiyorum. “Bilim insanları herhangi bir sıra dışı olayla karşılaştıklarında onu açıklayacak doğal bir mekanizma bulmak için ellerinden geleni yaparlar. Sıradan insanlar ise ‘bilim her şeyi bilemez’ düşüncesine dayanarak doğaüstü bir mekanizmanın olabileceğine inanma eğilimi gösterirler.“ 5)Asosyal Bilimlerin Açıklamaları Yaşadığı toplumu ve içinde bulunduğu şartları iyi analiz edemeyen yetkili insanların istemeyerek de olsa yaptığı hatalı açıklamaların tamamı olarak tanımlayabiliriz. Uzman bir psikoloğun herhangi bir psikolojik rahatsızlık hakkında iki saatlik verdiği bilgi, rahatsızlığın inançlı insanlarda görülme seyrekliği üzerine kurduğu –dolaylı yoldan bile olsa- tek cümle ile anında bitmiştir. Çünkü görünen gerçekleri inancıyla bütünleştirmek isteyen koca bir kitle, yapılan açıklamanın sadece inanç ve görülme seyrekliği kısmını alıp semavi din propagandası yapmak için kullanacaktır. Kaldı ki, sofu kaynaklı site ve muhafazakâr yayın organlarında kimin yaptığı bile belli olmayan bir takım araştırmalar neticesinde dinî ritüellerin sözde faydası ve mistik söylemler sürekli “bilimsel olarak” kanıtlanıyor! Bunlar arasında cerrahi sünnet, oruç, duanın iyileştirici gücü gibi tıbbi konular olmakla beraber zorlama benzetmelerle jeoloji, astronomi ve evren bilimi de işin içine dahil ediliyor. Bugün bir pediatri uzmanı konuşma yaparken söylediği sözlerin pusuda bekleyen aşı karşıtları tarafından cımbızlanacağını bilerek hareket etmelidir. Aynı şekilde bir dahiliye uzmanı da alternatif tıp adı altında şarlatanlık yapanlara karşı tetikte olmalıdır. Temmuz 2019 tarihinde basına yansıyan bir haberde, alternatif tıp yüzünden göz göre göre ölüme giden 32 yaşındaki İngilizce öğretmeni Merve Gülşah Şahin olayın ciddiyetini gözler önüne sermektedir. (7) Şahin’in yararlandığı Aidin Salih’e ait alternatif tıp kitaplarının birinin arka kapağındaki bilgiler, bağnazlığın modern tıbba bakışını da özetliyor. “Günümüzde modern tıbbın imkânları çoğaldı ama hastalıklar da aynı şekilde çoğaldı ve yaygınlaştı. Hiçbir hastalığın gerçek sebebini bilmeyen modern tıp, birtakım hastalık belirtilerine isim verip teşhis koyarak deneme yanılma yöntemleriyle tedavi etmeye çalışmaktadır. Çünkü sebebi bilinmeyen bir hastalığın tedavisi imkânsızdır. Bugünkü fen bilimlerini düşündüğünüzde mekanik fizik, elektromanyetik fizik ve sair hakkında kalın kalın kitaplar mevcut olduğunu görürsünüz. Şimdi ise sibernetik tıp çıktı ve fizik kanunlarının tümü, kimya kanunlarının da %70'i iptal oldu. Hani o bildiklerinize ne oldu? Hepsi seraptan ibarettir. Bu yüzden Cenab-ı Hak, kitapta bizim için farzları bildirdi. Peygamberimiz (sav) de bütün sünnetleri gösterdi. Artık bizim için inanacak başka bir şey yoktur. Cenab-ı Hak Al-i İmran suresi 160. ayette ‘Allah yardım ederse size galip gelecek kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse O'ndan sonra size kim yardım eder? Mü'minler ancak Allah'a dayanıp güvensinler.’ demektedir. Bu son noktadır, başka da hiçbir şey yoktur.” (8) Her satırı cehalet kokan bu kapak yazısından daha vahim olanı ise, böyle bağnaz zihniyete sahip kişilerin halk sağlığını tehdit edecek boyuttaki fikirleri kitaplaştırıp yayımlayabiliyor olmaları. 2020 senesinin ikinci çeyreğinde olduğumuz şu zaman diliminde bilimin ne olduğunu hâlâ bilmeyen ve inatla bilmek istemeyen şahısların kafalarına göre oluşturdukları bir anlayışa göre bilime cephe alıp dogmatik inançlarını mutlak doğru ya da alternatif olarak görmeleri hoşgörüyle yaklaşılacak bir durum değildir. Hele ki söz konusu olan insan hayatıysa. Gerçi bu tür safsataları ortaya atanlar kendileri buna inanıyor mu orası ayrı bir tartışma konusudur. Geçtiğimiz yıllarda Habertürk TV’de Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, canlı yayında deve sidiği içmenin şifalı olduğunu belirten hadisin güvenilir olduğunu söylemişti. Bunun üzerine Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Taslaman kendisine deve idrarı ikram etti. Fakat Ebuberkir Sifil, sadece damızlığa çekilen deve idrarının tüketilmesi gerektiğini söyleyerek ikramı reddetti. (9) Ebubekir Sifil, kendilerinin bile inanmadıkları şeyleri sefaleti öven organize dinler yardımıyla eğitimsiz insanlara dikte eden kodamanlara sadece bir örnek. Sonuç Benim burada yaptığım olmayacak duaya âmin demek sözünü detaylandırmak dışında bir şey olmadı. Kurduğunuz hayalleri gerçekleştirmek ya da bazı sıkıntılardan kurtulmak için dua etmek dışında elinizden bir şey gelmiyorsa, bu hayatınızda bir B plânı olması gerektiğini gösterir. Gerçekleşmeyecek beklentiler konusunda sizi yıllarca oyalayan söylemlere kendinizi kaptırırken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Ayrıca kaybedilen zamanı telafi etmek o kadar da kolay olmuyor ne yazık ki. Hayatta karşınıza çıkan sıkıntıların sizi olgunlaştıracağı ve tecrübe kazandıracağı doğrudur fakat bundan, depresyona girip toplumdan soyutlanmanıza sebep olan acıları kutsamak gibi bir anlam çıkarmayın. Kaynakça 1. Türkiye'deki İntihar Vakaları Hakkında Neler Biliniyor? : BBC Türkçe, 8 Kasım 2019. 2. Dawkins, Richard. Büyük Dua Deneyi s. 67. Tanrı Yanılgısı : Kuzey Yayınları, 2019. 3. Stenger, Victor J. Duke Araştırması s. 88. Başarısız Hipotez Tanrı : Aylak Kitap, 2016. 4. Acemoğlu, Daron. Bir Nefret Hikâyesi. Dar Koridor : Doğan Kitap, 2020. 5. Özyılmazel, Ayşe. Allah Demiş, Ötesini Bırakmışlar : Sabah, 14 Ekim 2016. 6. Demirsoy, Cengiz. Gördüğünüz Rüyalar Psikolojik Sorunlarınızın Habercisi : Hürriyet, 19 Haziran 2008. 7. Göz Göre Göre Ölüme Gitti : Milliyet, 29 Temmuz 2019. 8. Salih, Aidin. Son Söz / Gerçek Tıp Dersleri Cilt 1 : Yitik Şifa, 2018. 9. Canlı Yayında Deve İdrarı Tartışması : Milliyet, 21 Temmuz 2017.
  2. 3 points
    Allâhümme rabbî. Münzilel kur-âni hâzâ şehru ramadânellezî ünzile fîhil kur-ânu kad tesarrame yâ rabbi fe-eûzü bi vechikel kerîmi en lâ yatlual fecru min leyletî hâzihî ve yahruce ramadânu veliye zenbün türîdü en tüazzibenî bihî yevme liqâike yâ rabbel âlemîn.
  3. 3 points
    Iyi bayramlar. Her günümüz bayram olsun
  4. 3 points
  5. 3 points
    Sabah Uyanınca Aç Karnına Yoğurt Yerseniz Güne başlarken ilk tükettiğiniz besinler kilo vermenizi daha da kolaylaştırabiliyor. Güne iyi şekilde, sağlıklı beslenerek başlarsak kilo vermek kolaylaşacağı gibi vücut sağlığımız da günden güne daha iyiye gider. Sabah uyandığınızda tükettiğinizde kilo vermenizi hızlandıracak besinler ise şöyle Yoğurt: Sabahları kahvaltı yapmadan önce küçük bir kase yoğurt tüketmek oldukça yararlıdır. Yoğurt sindirim sistemimizin düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar ve bütün gün daha rahat hissedersiniz. Diyetteyseniz yağsız veya yarım yağlı yoğurt tüketebilirsiniz. Fakat mide rahatsızlığınız varsa (gastrit,reflü vb.) sabahları yoğurt tüketmeyin. Yulaf Ezmesi: Sabah kahvaltısında yulaf ezmesi yemek alışkın olmayanlar için başta oldukça zorlayıcı. Fakat yulaf vücuttaki kas oranını artırmak için oldukça yararlı bir besin. Bazı günler kahvaltınızda süte karıştırıp yulaf tüketmeyi deneyin İçine kuru meyve veya muzçilek gibi meyveler ekleyerek daha lezzetli hale getirebilirsiniz. Lor Peyniri: Lor peyniri kas rahatsızlıklarının şifa bulmasında oldukça etkili bir besindir. Sabah kahvaltılarında mutlaka tüketmeniz gereken yiyeceklerden bir tanesi. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yumurta: Yumurta herkesin bildiği gibi en fazla tok tutan besinlerdendir ve ciddi protein kaynağıdır. Kahvaltılarınızda mutlaka haşlanmış yumurta veya yağsız şekilde yapılmış omlet tüketin ki hem gün boyu tokluk hissedin hem de gereksiz yere fazladan yemek yemeyin. Sirkeli su: Sabahları bir bardak suya bir tatlı kaşığı sirke ve biraz bal eklemeniz metabolizmanızı hızlandırır ve daha hızlı şekilde kilo vermenize yardımcı olur. Limonlu su: Aynı şekilde güne bir bardak suya yarım limon sıkıp içerek başlamanız da kilo vermenize yardımcı olacaktır. Kendi damak zevkinize göre bu alternatiflerden yararlanabilirsiniz. Elbette günün geri kalanında da sağlıklı ve ölçülü beslenmek, hafif de olsa hayatınızı daha aktif şekilde geçirmek kilo vermenizdeki en büyük etkenlerden. Sağlıklı günler dileriz. Alıntı
  6. 3 points
    Toprak insanin bedendeki kotu energiyi aliyo bence . Terasimda saksilarda yetistiriyorum cicek sebze . Pencere kenarinda mart gibi basladim cimlendirdim ..gecen hafta terasda saksilarda yerini aldi fideler. Tohumlarimi 1 veya 2 gun aspirinli suda bekletiyorum daha cabuk cimleniyor Elbette saksida yetisen sebze ne kadar urun alknir ama hobi iste ☺. Sögüt agaci yapraksiz taze dallari bir kovada 2 -3 hafta islatip dallari cope atiyorkm .Kalan suyu diktigim fidelere can suyu olarak kullaniyorum.Kok salmasini tetikliyomus bir arkadastan ogrenmistim Cüce karpuz Kudretnari Altin cilek Salatalik Acur Kil biber Findik domates Findik domates Cikolata nane Kekik Gul hatmi Tilki kuyrugu cicegi Ayni sefa cicegi Kadife cicegi Muz kabuklarini cope atmak yerine kucuk kucuk kesip saksilarin kenarina gomuyorum bitkinin potasium iihtiyacini karsiliyo,ufalanmis yumurta kabugu gomuyorum toprataki kalsium dengeliyor , demlikte kalan cay yapraklari , kahve telvesi cope atmiyorum saksidaki bitkilere veriyorum gubre yerine geciyor ..
  7. 2 points
    Herkesin bayramı kutlu olsun...
  8. 2 points
    İYİ BAYRAMLAR Nefes almak bayramdır mesela; Günün birinde soluksuz kalınca anlar insan... Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık... Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır. Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek... Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır. Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle... En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır. Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır. "Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır. Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram... Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır. Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır. Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram.. Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur. Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler. Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır. Her gününüz bayram olsun..! Can Yücel
  9. 2 points
  10. 2 points
  11. 2 points
    Vücudunuzun D Vitaminine İhtiyaç Duyduğunu Gösteren 8 Belirti Vücudunuzun D Vitaminine İhtiyaç Duyduğunu Gösteren 8 Belirti D Vitamini, vücut sisteminde kemiklerimize kalsiyum temini sağlamaktan, bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye kadar büyük ölçüde rol alan, yağda çözünen bir vitamindir. Normalde bu vitamini yiyeceklerden, takviyelerden ve güneş ışınlarından alırız ancak bir şeyler ters gittiğinde ve D vitamini eksikliğiyle karşılaştığımızda, vücut sistemlerimiz bozulabilir. D Vitaminine İhtiyaç Duyduğumuzu Belirten 8 İşaret 1. Baş terlemesi D vitamini düzeyinizin düşük olduğunu gösteren çeşitli semptomlar vardır. Bilimsel literatürler yenidoğanlarda aşırı terlemeyi bu vitaminin eksikliğinin ilk belirtilerinden biri olarak tanımlar. Yetişkinlerde D vitamini eksikliğinin en belirgin belirtilerinden biri vücudun geri kalanına kıyasla aşırı kafa terlemesidir. Kafanız çok terlerse, vücudunuzdaki D vitamini eksikliği ile ilgili olabilir ve doktorunuza danışmanız gerekebilir. 2. Kemik ağrısı D vitamini eksikliği vücudun kalsiyumunu kemik dokusuna iletme yeteneğini zayıflatabilir ve bu da osteomalaziye veya kemiklerin zayıflamasına neden olabilir. D vitamini eksikliği, özellikle kas-iskelet sistemi ağrıları, özellikle de tibial kemik ağrısı ve hassasiyet ile ilişkili olabilir. Kemik ağrısı, kemik kırıkları ve osteoporoz gibi ilgili hastalıklardan kaçınmak için gerekli miktarda D vitamini alımını yapmanız önerilmektedir. 3. Kas ağrısı D vitamini sadece kemiklerimizi değil aynı zamanda kaslarımızı da etkiler. Bu vitamin eksikliği, yoğun fiziksel aktivitenin ardından ciddi kas ağrısı, halsizlik, kas kütlesinin azalması ve kas kaybının azalmasına neden olabilir. Düşük D vitamini düzeyleri, fibromiyaljinin ana semptomlarından biri olan vücutta kronik yaygın ağrıya da neden olabilir. 4. Zayıf bir bağışıklık sistemi D vitamini bağışıklık sistemimizi desteklemede büyük rol oynamaktadır. Doktorlar antibiyotik keşfedilmeden çok uzun zaman önce enfeksiyonları tedavi etmek için bu vitamini kullanmaya başladılar. Örneğin, tüberküloz hastaları, doktorların düşündüğü gibi doğrudan enfeksiyonu öldüren güneş ışığına maruz kaldıkları sanatoryumlara gönderildi. Bu nedenle, sık viral enfeksiyonlardan muzdarip olmanız durumunda, düşük D vitamini seviyeleri bunun nedeni olabilir. 5. Yorulma ve halsizlik Sık sık yorgunluk ve halsizliği yoğun bir yaşam tarzı ya da uyku eksikliği ile ilişkilendiririz. Ancak, vücutta D vitamini eksikliğinin de olabileceği ortaya çıkıyor. D vitamini takviyesinin, yorgunluğu olan hastalar üzerindeki etkisini gözlemleyen bir çalışma, D vitamini seviyelerinin normalleşmesinden sonra, yorgunluk semptomlarında belirgin azalma olduğunu göstermiştir. 6. Yavaş yara iyileşmesi Bir çalışma, D vitamini takviyesinin 12 haftasında diyabetik ayak ülseri olan hastalarda yaraların belirgin şekilde azaldığını göstermiştir. Bilim adamları, D vitaminin, araştırılan hastalarda kankan şekeri ve kolesterol seviyelerini dengeleme üzerinde olumlu bir etkisi olduğuna inanmaktadır. Eğer yaralarınız yavaşça iyileşirse (özellikle diyabetiniz varsa), vücudunuzdaki bu vitamin seviyesine dikkat edin. 7. Saç dökülmesi Saç dökülmesini tetikleyebilecek birçok faktör vardır ve D vitamini eksikliği bunlardan biridir. Bu vitaminin eksikliği, saçların dökülmesine ve saç dökülmesine neden olarak saç döngüsünün bozulmasına neden olabilir. D Vitamini saçın çıkış noktasında saç büyüme sürecinde ayrılmaz bir rol oynar ve saç dökülmesi tedavisine yönelik bir ek olarak kullanılabilir. 8. Anksiyete ve depresyon D Vitamini, beyin de dahil olmak üzere vücudumuzun birçok bölümünü etkileyen eşsiz bir vitamindir. Vitamin yiyecekler tarafından tüketildikten veya cildimizde sentezlendikten sonra, beynin çalışmasını etkileyen dopamin ve serotonin gibi nörotransmiterleri salgılar. Bilim insanlarına göre, D vitamini eksikliği, endişe, depresyon ve hatta şizofreni de dahil olmak üzere akıl hastalıkları ile ilgili olabilir. D vitamini eksikliği belirtilerinden herhangi birine sahipseniz, bu vitaminin vücudunuzdaki seviyesini değerlendirecek ve size gerekli D vitamini dozunu yazacak olan doktorunuzu ziyaret edin. Kaynak: https://www.kadinlarduysun.com Saç dökülmesi ve başın terlemesi D vitamini eksikliğindenmiş.
  12. 2 points
    Sarhoşken Söylenen Her Söz, Ayıkken Düşünülmüştür
  13. 2 points
    Kitap okuyun • Hayat dolu yaşamak için • Geleceği anlamak için • Yaşamı sorgulamak için • Geçmişi öğrenmek için • Bilgi almak için • Dilinizi korumak için • Zihninizi korumak için • Dünyayı keşfetmek için • Doğru kararlar verebilmek için
  14. 2 points
    لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ كَاشِفَةٌ Leyse lehâ min dûnillâhi kâşifeh (kâşifetun). (Paranteze kadar okunması yeterli. Parantez içini okumuyoruz. Yazılışı tam aktarmak için ekledim.) Meâli: Allâh’tan başka onu aç(ıp kaldır)acak/ onu(n vaktini) açıklayacak/ hiçbir kimse olmamıştır! (Necm Suresi 58. Ayet) Yukarıdaki ayeti kerimeyi vakitten bağımsız olarak her türlü sıkıntınız ve her türlü dileğiniz için okuyabilirsiniz. Defalarca tecrübe edilmiştir. Kur'an-ı Kerim'i Arabî harflerden okumayı bilmeyenlerin de minimum telaffuz hatasıyla okuyabileceği bir ayeti kerime olduğundan ekledim. İnşaAllah faydalanmak nasip olur. Sayı çok ama çok önemli. Anahtar nasıl diş sayısına göre açıyorsa bu tür okumalarda sayı da öyledir. 1153 kere, ne eksik ne fazla... Gece yarısı, İmsak vaktine bir saat kala veya sabah namazının hemen ardına okumak isabeti artırır. Vaktinize göre ayarlarsınız.
  15. 2 points
    Allahumme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin kad dâkat hileti edrikni ya seyyidi, ya Rasulullah..   Anlamı: Allahumme! Rahmetlerini, eminliklerini, bereketlerini Efendimiz Muhammed sallalahu aleyhi vesellem'in üzerine yağdır. Çaresiz kaldım, her şeyimle daraldım . bana yetiş ey efendim, ey Allahın Rasulü! ''  
  16. 2 points
    Ben ciceklerime ve yetistirdigim butun bitkilerime evdekiler terasdakiler boceklendiginde dogal oldugunu dusundugum bocek ilacimi kendim hazirliyorum . 1 litre suya 1 tatli kasigi toz karbonat iyice eritiyorum sonra 1 tatli kasigi sivi arap sabunu ilave edip iyice karistiriyorum Bu karisimi pispis siseye koyup bitkilerin yapraklarini alt ust iyice islatiyorum Baya fayda ediyo ama sakin gunesin en etkili oldugu saatlerde yapmayin
  17. 2 points
    Petunyalara ilaç kullanmadım hiç ama yapraklarını suyla sık sık yıkayabilirsin. Akşam üzeri gölge düşünce yıkarsan yaprakları bozulmaz...
  18. 2 points
    Ben petunyaları çok seviyorum ama böceklenip kuruyorlar. Ne yapılabilir böceklerden kurtulmak için?
  19. 2 points
    Ablacım bu salavat da bir değişiklik yok ben onu @Cangirl75 yazdım. Başka salavat ile bunu karşılaştırması için güncelledim. Konu ile alakalı değil. İstediğin kadar oku ben sayı bilmiyorum.
  20. 2 points
    Sağol bende saklıbahçeyi buldumda iletilerine bakıyordum Bu kısımdı aklımda kalan
  21. 2 points
    Cüce mi karpuz?.. Tek kelimeyle şahanesin. Ben daha bu kadar hareketlenmedim. Bizim soğukların gitmesine daha on gün filan var. Ama ondan sonra inşallah ben de başlayacağım. Muz kabuklarını, çürüyen muzları ben de çiçeklerimin dibine gömüyorum.. Kahve telvelerini zaten devamlı kullanıyorum. Çayı internette görmüştüm ama hiç kullanmadım. Madem faydası oluyor bundan sonra ben de kullanırım...
  22. 1 point
    En etkili ayet ic sıkıntısına bire bir inşirah süresi bol bol okuyun.meali zaten ferahlatiyor insani.
  23. 1 point
    Soru sorup yardim bekliyorsaniz yazilanlara da uslubunuza dikkat ederek cevap verin lutfen.Ayrica site icerisinde bakim vs yapilmamaktadir bilginize....
  24. 1 point
    Ya rafi' ya aziz ya kuddüs Suya okuyup icin okurken ses tonunuz kendi duyacaginiz kadar olsun
  25. 1 point
    Teşekkürler cangirl hacer, ben bu kremayı hiiiic kullanmıyorum o yuzden tanımıyorum
  26. 1 point
    Sizin için gittim aldım geldim. Kırmızı olan krema, yağ ve kaymak. Resmini çekeyimde sonra yazarım. Bu arada A101 in kapısı kilitli içeri almadılar. Bende Bim den aldım. Bu arada bir kilo pervin tereyağı 39.5 lira daha ucuza geliyor, krema 200 ml. 5.25 yağ yapımı zor kolay kolay acı sütü çıkmıyor krem şanti gibi birşey oluyor yaş pastalarda çok lezzetli. Kaymak da pahalıya geliyor 5 paketi 42.5 lira bir kilo kaymak 875 gr tereyağı oldu. Soğuyunca resmini atarım. Canımız isterse bizde yaparız 5 paket kaymaktan oldu bir paketi acı süt veya biz koyu süt deriz çıktı. Aklımda hayalimde yokken yağ yaptım Koyu sütüde koydum görün diye,
  27. 1 point
    Eskiden bende yapıp satıyordum. Sonra kızımın okulu vs. Olunca bıraktım hepsini, il değiştirdim. Şimdi hazırları değerlendirmeye çalışıyorum. Şimdi yapmak canım istemiyor ağır geliyor. Gençken at gibi koşturduk da hepsi boşmuş. Şimdi ergenler gibi telefondayız. Belkide çocukluğumuza da yaşamadıklarımızı yaşıyoruz. Telefon bile eve 20_25 yaşındayken bağlandı. Bol bol herşey kıymetini bilin. Belkide eski ağzımızın tadını arıyoruz.... Yağ yapınca resminide koyarım. Şimdi az var onun resmini koymayayım.
  28. 1 point
    iki yil evvel bizimkilere yayik alin demistim hazir köy sütü satin aliyorsunuz bir tartisma cikmisti vs gecen sene ben yokken siparis etmisler tereyagini fazladan yapip yararlanmislar sagolsunlar ben söyleyince ve ben olmayinca hep..
  29. 1 point
    Cüzdan duasında ben sadece Araf suresindeki ayeti yazıyordum, şad suresindeki ayeti yazmamıştım. Bu yıl unutmazsam inişinizde yazıp koyayım cüzdanıma inşaallah bereketi için
  30. 1 point
    Bundan üç hafta evvel hergün sabahları 5 - 6,5 saatler arası (o saatlerde hava burası aydınlık ve koşu yapanlar vs var..) erken saatte parkta yürüyüş yaparken d vitamin damlasını damlatarak değilde bir yk olarak yudumladım öylece çıkmıştım neye iyi geldiğini bilemiyorum ama fiziksel fit tuttuğu kesin. Bence aktiveden evvel alındığında bedene daha iyi yayılıyor sanırım tüm vitaminler için geçerli.
  31. 1 point
    Bence yiyebilirsin afiyet olsun da, Dr. Ne der bilmiyorum. Eşimde şekerli yoğurt yer, ben yiyemiyorum malasef Esasında vucut kendini biliyor, isteklerini sana bildiriyor su, şeker, protein vs... Ramazandan sonra gün içinde şekerli yoğurt tüketebilirsin, akşam ve sabahlar sade yemeği seç.
  32. 1 point
    Evet artik havalar iyi gidiyor. Bol bol gunes alabiliriz....
  33. 1 point
    Aktarlarda Satılan Ancak Kimsenin Bilmediği Bu Bitki Karın Bölgesindeki Yağları Eritiyor KAKULE Aktarlarda Satılan Ancak Kimsenin Bilmediği Bu Bitki Karın Bölgesindeki Yağları Eritiyor Göbek eritmekten, ağız kokusuna bir çok yararı bulunan bu bitkinin şifası saymakla bitmiyor. Günlük yaktığınız kaloriden daha fazla bedeninize yemek yiyerek almamaktır. Ancak bazı besinler var ki olduğunuz yerden kilo vermenize ve metabolizmanızı çalıştırmanıza yardımcı oluyor. Zencefil, bu besinlerden biri ve hemen hemen hepimiz zencefilin sağlığımıza ne denli katkıda bulunduğunun farkındayız.Sindirim sisteminizi düzenleyen ve metabolizmanızı hızlandıran bu ‘büyüyle besinler’ ayrıca da bitkinliğe, mide sorunlarına ve ağız kokusuna iyi geliyor. Göbeğinizi eritir: Karın bölgesinde oluşan yağlanma hem sağlığınızı negatif doğrultuda etkiler hem de estetik açıdan kötü görünür.Yapılan araştırmalar, karın bölgesindeki fazla yağlanmanın kalp rahatsızlıkları, demans, diyabet, kanser, yüksek tansiyon ve kemik erimesi ile birlikte olduğunu kanıtladı. Kakule olağanüstü bitki metabolizmanızı hızlandıracak yağlarınızı eritmenize yardımcı olur. Kakule tüketimi sonrasında bedende salgılanan bir hormon safranızı uyarır ve dolayısıyla daha hızlı yağ yakarsınız.Bu araştırmaya göre de kakule tüketimi midede kabarıklığa iyi gelmektedir. Kolesterolünüzü dengeler: Kakule, yağ yakıcı olmasından ayrı aynı zamanda kolesterolü düşürmeye de yardımcıdır.Yapılan araştırmalar kakule tüketiminin, damarlarımızda gezen kan yağları olan kolesterol trigliseridi düşürdüğünü net bir biçimde kanıtlamıştır. Ağız kokusunu giderir: Kakulenin, ağızdaki istenmeyen kokuları giderdiği kanıtlanmıştır.Tüketildikten hemen sonra ağızdaki bakterileri öldürerek, ağzınızdaki kötü kokuyu giderir. Ödem atmaya yardımcı olur.Fazla su içmenin gerçekten zararı vardır. Bu sırada devreye mucizeler yaratan bitki kakule giriyor.Ayrıca idrar söktürücü görevi gören kakule size hafifletir ve tansiyonunuzu dengeler. Yemeklerde kullanılır: Kakulenin, sağlığınızda olan faydalarından yararlanmak için yemeklerinize ilave edebilirsiniz. Bunun haricinde yeniden kakule çayı içerek de kakulenin olağanüstü formundan yararlanabilirsiniz. Birkaç kakuleyi ezin ve kaynatıp için. Sinir sisteminizi mükemmel bir biçimde düzenleyecektir. Şayet çayını içemiyorsanız, kakule ile smoothie de hazırlayabilirsiniz. Kakulenin insan sağlığına bu kadar verimli olduğundan bugüne kadar haberim yoktu.Kakulenin insan sağlığına yararlarını daha fazla bireyin bilmesi gerektiğini düşünüyorsanız yazıyı paylaşmayı unutmayın.Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla bireyin yararlanması için, paylaşmayı unutmayın lütfen Alıntı Ben deneyeceğim sonuçlarını denedikten sonra paylaşırım. Bu ürünü kullanan varmı ? Varsa tecrübelerini paylaşabilirmi.
  34. 1 point
    Damla vermişlerdi, onu içtim bitti. Şimdi ne durumdayım bilmiyorum. Neyse hava güzelleşti terasda bol bol D vitamini almışımdır inş.
  35. 1 point
    O zaman onlar toz halini kullanıyorlar, ben almadım. Tozmu tanemi alsam diye düşünüyorum. Tanesi iyi olur demişlerdi olmadı ikisinide alayım. Bulabilirmiyim oda var. İnt. Sipariş versinler. Tadı Nasıl ki ?
  36. 1 point
    Huzur veren insanları seviyorum. Deniz gibi berrak coşkulu , Alabildiğine mavi, Umut dolu… Cemal Süreya ...
  37. 1 point
    Çiçek ve sebze yetiştirme konusundaki deneyimlerimizi yazalım, aklımıza takılanları soralım, bitkiler konusunda muhabbet edelim' yetiştirdiğimiz bitkilerin fotoğraflarını paylaşalım diye bu konuyu açtım. Buyrun paylaşıma...
  38. 1 point
    evet ekmek hamur mayasi kurusu veya tazesi fark etmez ince belli cay bardagi sicak su dolduruyorum 1 tatli kasigi dolusu tazesinden siyir yada yarisini kullan veya daha azini , kurusunu da bir tatli kasigi yeterli.. bitkilerin cok solgun gelismemis ise bu sekilde kullanirsin besleyici olarak ancak diger sekilde daha az öneririm cünkü cok güclü birden gelistirir
  39. 1 point
    Bende tüyo vereyim saksili toprakli bitkiler / ciliz solgun gördügünüzde Tetra Min (bizim burada Tetra dir) Markasi, bir tatli balik pul yemi ile sicak suyla karistiriyorum suyu sogutuyorum (ezilmesi icin) soguduktan sonra saksilara döküyorum cicekleri besliyor rengi canlaniyor bir de bunu burada dikkat etmistim tere otu vs. marketlerden aldigimda bir ara balik yemi felan kokuyordu .. Annem memlette meyve agaclarin dibine mutfakta bir kücük kova bulunduruyor icine yumurta kabini tüm sebze atiklarini , cay posasi , meyve kabuklarini vs. kova doldugunda hemen meyve agaclarin dibine döküyoruz ve balik kilciklari kafasi vs. hepsi dibinde kaliyor meyve agacin verimi daha da artiyor bir de yapraklari canli oluyor Karadeniz de malum sagnak yagmur yagislari oluyor üstüne rüzgar da esiyor tüm besinleri zaman zaman alip süpürüp götürüyor . Bunlari saksi dibine koymuyoruz saksi dibinde ki böceklenmeler kurtcuklar oluyor ciceklerin köklerini yiyorlar Gecen yil domates saksinin dibine taze balik kafasi koymustum sonra baktim toprak ful beyaz kurtcuklar olusmus ama köküne zarar vermemisler yine de domateslerim olgun olgun oldu öylece biraktim ... Gecen yil bana ders oldu kücük saksilara en iyisi biraz canlandirma amacli sadece balik pul yemi katiyorum.. Isterseniz kuru veya taze maya da kullanilabilir ben denedim (ayni sicak suyla karisla eritip sogutup döküyorsunuz) ayni efekti veriyor ancak topragin üzeri beyazimsi oluyor., yanliz daha fazla gürlestiriyor az kullanmakta fayda var...
  40. 1 point
    Biber çabuk yeşeriyor canım. Bir hafta içinde başını gösteriyor hemen. Sonra da hızla büyüyor. Üç beş yaprak olunca başka saksıya alırsın tek tek...
  41. 1 point
    Bunları buldum.
  42. 1 point
    Cangirl75 sana söz verdim diye aklıma takıldın. Şimdi saklıbahçe nickli biri vardı bulamadım konuyu güncelleyim diye baktım. Bir kaç konu buldum güncelliyeceğim de salavatlar farklı o yüzden buraya yazacağım. Saklıbahçenin bahsettiğini aklımda kalanı yazacağım, " bir arkadaşı borç içinde iken bu salavatı vermiş cuma günü özellikle sela ve ezan arası 100 adet okunacak, bu şahıs okumuş fabrika sahibi olmuş." 40 cuma yaklaşık 10 ay yapıyor Ben fabrika sahibi olmadım lakin çok şükür hayatım bolluk içinde. Bazı şeyleride yazmak istemedim onlarda benim özelim. Gelelim salavata " Allâhümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ âli seyyidinâ Muhammedin, kad dâkat hıyletiy edrikniy yâ RasûlAllâh” Anlamı: Allâh’ım... Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in Âl-una (ehline) salât eyle... Çok daraldım ve sıkıntım var (çaresiz kaldım), bana yetiş (elimden tut, yardım et) yâ RasûlAllâh! Bilgi: Birçok sıkıntıları olan nice insan beş vakit namazdan sonra yüz yirmi beş defa bu salâvatı şerîfeye devam etmek suretiyle sıkıntılarından azât olmuşlar... Muhakkak ki Rasûlullâh’tan O’nun ruhaniyetinden yardım istemek çok güzel bir şey. O’na yüzümüz olmasa bile, Dünya’da ve âhirette O’ndan başka kime sığınıp, şefaat talep edeceğiz ki! Buda benim severek okuduğu salavat “Allâhümme salli ve sellim ve bârik ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ‘adede halkıke ve rıdâe nefsike ve zinete ‘arşike ve midâde kelimâtik” Anlamı: Allâh’ım... Efendimiz Muhammed’e halkettiklerinin adedince, sen razı olasıya kadar, arşının ağırlığınca ve kelimelerinin midadınca (mürekkebince, adedince?) salât, selâm ve bereket ihsan eyle. Bilgi: Bu şekilde tespihât yapılmasını Hazreti Rasûlullâh AleyhisSelâm, eşine öğretmişti... Aynı kelimeler ile Rasûlulâh’a salâvat yapılırsa bunun ne kadar büyük kazançlar getireceğini hiç kimse tahmin edemez… Hiç değilse günde yüz defa çekebilsek!.. Not : konuya bakıyorum bulursam güncelleyeceğim.
  43. 1 point
    HASTANEDE COVID-19 VİRÜSÜ HASTALIĞINDAN İYİLEŞEN HASTALARDAN ALINAN BİLGİLER 1. Vitamin C-1000'i alın. 2. E Vitamini alın. 3. 10:00 - 11:00 güneş ışığı 15-20 dakika boyunca. 4. Yumurta bir öğün. 5. Dinlenin / 7-8 saat uyuyun. 6. Günde 1,5 Litre su için ve her öğün ılık su için, su soğuk değil ılık olmalıdır. Hastanede yaptığımız şey bu. Bu, hepimize koroner virüs için pH'ın 5.5 ila 8.5 arasında değiştiğini söylemek içindir. Koroner virüsü yenmek için yapmamız gereken, virüsün pH seviyesini etkisiz hale getirecek olan daha fazla alkalin gıda tüketmektir... pH seviyesi alkalik olan gıdalardan bazıları: * Limon - 2.00-2.60 pH * Avokado - 6.27-6.60 pH. * Sarımsak - 5.8. pH * Mango - 5.80-6.0 pH. * Mandalina - 3.22-4.45 pH. * Ananas - 3.20-4.00 pH. * Portakal - 3.69-4.34 pH. * Zencefil 5.60-5.90 pH * Karnabahar 5.60 pH * Kırmızı Biber 3.10-3.62 pH * Kereviz 5.70-6.00 pH * Hindiba 5.90-6.05 pH * Ispanak 5.50-6.80 pH Sizde Korona virüsünüz olduğunu nasıl bildiniz? 1. Boğazda kaşıntı. 2. Kuru boğaz. 3. Kuru öksürük. 4. Yüksek sıcaklık. 5. Nefes darlığı. 6. Koku ve tat kaybı. Yani bunlara dikkat ettiğinizde, hızlı bir şekilde limonlu ılık su ve içecek alın... Bu bilgileri sadece kendinize saklamayın lütfen. Tüm ailenize ve arkadaşlarınıza iletin. Dikkatli olun...
  44. 1 point
  45. 1 point
    kardes niyet edip okuyacaksin filancanin ogluna niyet ederek okuyorum diye niyet edip okuyacaksin
  46. 1 point
    Semraoz için 11 ad okudum. Rabbim yar ve yardımcısı olsun
  47. 1 point
    Hasbelkader; Arapça hasb "gereğince" ve kader kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Kader gereğince, kader îcâbı demek. kişinin kendi gayreti ve çabası dışında gerçekleşen şeyler için kullanılır. Arapça hasep " gerekçe" ve kader sözcüklerinden oluşmuştur. Kelime şu günlerde daha anlamlı geliyor. İnsan plan yapar, kader...... Yani : Allah yazar, kul yaşar.
  48. 1 point
    En güçlü iki savaşçı; Sabır ve zamandır.
  49. 1 point
    Âli İmran Suresinin 26. Ve 27. Ayetleri nin Duası ve Faziletleri Sahip olduğumuz her şeyi bizlere ihsan eden Rabbimizdir. Rabbimizden bir şey istediğimiz zaman her daim karşılığını alırız. Eğer ki bir Müslüman mal ve mülk sahibi olmak isterse, okuması gereken dua Kulillahümme Duasıdır. Bu duanın birçok fazileti vardır ve oldukça da tesirlidir. Bu dua Âli İmran Suresinin 26. Ve 27. Ayetleridir. قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ “Kulillahümme malike’l-mülki tü’ti’l-mülke men teşa’ü ve tenziü’l-mülke mim men teşa’ü ve tü’ızzü men teşa’ü ve tüzillü men teşa’ü biyedike’l-hayrü inneke ala külli şey’in kadir. Tülicü’lleyl, fi’n-nehari ve tülicü’n-nehare fi’l-leyl, ve tuhricü’l-hayye mine’l-meyyiti ve tuhricü’l meyyite mine’l-hayyi ve terzüku men teşa’ü bi gayri hisab.” “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır, senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin. (Ali İmran Suresi 26. Ayet) Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.” (Ali İmran Suresi 27. Ayet) Mal ya da mülk sahibi olmak istiyorsanız okuyacağınız bir duadır. Elbette yanında zikretmeniz gereken Esma lar vardır. Belli bir okunuş şekli vardır. Unutmayın ki temiz bir kalp ve içten edilen duanın, açamayacağı hiç bir kapı yoktur. Eğer ki dileğiniz mal ve mülk edinmek ise, 26. _27. Ayetler her gün 41 kez okumalı... Ayrıca, Günlük kıldığınız beş vakit namazın ardından 26_27 ayetler okur, sonra da 66 kez “Ya Kadir, Ya Kayyum, Ya Kaviyy, Ya Kaim, Ya Kuddus” zikredilirse, kişi her türlü kaza ve beladan korunur ve her türlü beladan kurtulur. oldukça tesirli bir duadır. İmamı Gazeli şöyle söyler: “Çok mühim bir dileği olan kişi iki rekat namazını kıldıktan sonra secdeye kapanıp Ali İmran Suresinin 26. Ve 27. Ayetlerini 7 kez okursa, duası hemen kabul olur. “ Bu duayı okuyan kişi heybetli görünür. Fikirleri ve kendisine saygı duyulur. Manevi bakımdan iktidara ulaşır. İlmi ve gaybı açılır. Yani kısaca ; Duayı okuyan kişiler yoksulluk yüzü görmezler, servetleri gün geçtikçe artar, rızıkları bollaşır, kişinin kalbine hikmet verilir, saygınlık kazanır. Günde en az 4 kez okunması gereken bir duadır. Şayet kişi bunu günde 41 kez okursa, duanın tesiri çok daha artacaktır. 5 vakit namazın ardından okunması esastır. Elbette esas şart temiz bir niyet ile ve inanç ile bu duanın edilmesi ve Allah’a bırakılmasıdır.
  50. 1 point
    kardeş zaten mucize yaşayanda olsa anlatılmayacağını bilir çünkü yaşananlar sır kalmalı sen okuyup neden yaşamıyorsun mucizeyi
This leaderboard is set to Istanbul/GMT+03:00
×
×
  • Create New...