Jump to content

Leaderboard


Popular Content

Showing content with the highest reputation since 10/17/2019 in Posts

  1. 3 points
    Bilir misiniz! Neden Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" devamlı üzüm kurusu severdi ve yerdi? Sübhanallah tedavi ettiği hastalıklara bakın: Tıbben Kuru üzüm yaşüzüme oranla Daha faydalıdır potasyum içerir, Fosfor, kalsiyum, magnezyum, bakır, demir, lifler, karbonhidrat, b ve c vitamini, faydalı şeker, Anti oksidanlar ihtiva eder. Büyük oranda solunum yolu ve sindirim sistemi hastalıklarını tedavi eder. Faydaları sırasıyla: 1 - Hiper tansiyonu önler. 2 - Kandaki kolestrolü düşürür. 3 - Kalp ve göğüs kanserlerini engeller. 4 - Öksürük tedavisinde üzüm hoşafının sıcak içilip yenmesi faydalıdır. 5 - Balgam söktürür. 6 - Mikrop ve virüslere karşı koruyucudur. 7 - Anti oksidandır. 8 - Dişlerdeki plak tabakasının oluşumunu engeller. 9 - Vücudu zehirli atıklardan temizler. 10 - Regl'in şiddetli kanamasını azaltır. 11- Dalak, akciğer ve mideyi güçlendirir. 12 - Hafızayı güçlendirir. 13 - Onikiparmak bağırsağı kanserinden korur. 14 - Göz sağlığını korur. 15 - Kemik erimesinden korur. 16 - İltihabı önler. 17 - Müleyyindir (laksatif). 18 - Kanı temizler. 19 - Ses kısıklığı ve ses tellerini onarır. Kuru üzümünTedavi ettiği hastalıklar: 1 - Kabızlık 2 - Hemoroid (basur) 3 - İnsandaki vesvese halleri 4 - Dişeti iltihabı 5 - Romatizma ve eklem iltihabı 6 - Karaciğer ve safra hastalıkları 7 - Gıda eksikliği ve kilo kaybı 8 - Boğaz iltihabı 9 - Akciğer ve göğüs hastalıkları 10 - Böbrek, mesane hastalıkları ve taşını tedavi etmek 11 - İdrar kaçırma 12 - Sıtma 13 - Gut (nikris) 14 - Yarım baş ağrısı (migren) 15 - Sarılık 16 - Anemi (kansızlık) 17 - Mide hastalıkları 18 - Mide ekşimesi 19 - Diare ve kusmaya bağlı vücutta aşırı su kaybı 20 - Egzama ve kaşıntı 21 - Su çiçeği 22 - Kellik Vücudunuz ve sağlığınız için: Sadakanız olarak paylaşınız. Not : paylaşın demişler paylaştım belki okuyan birisine faydamız olur. Bende bir şey ekleyeyim, Kızım sınava gireceği zaman sabahları aç karnına 21 adet üzüme 21 adet besmele ile ihlas okur yedirirdim. Sonuç çok başarılı bir iş kadını tavsiye ederim.
  2. 3 points
    Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun. Daha önce yazılmış ama konuya farklı bir açıdan katkıda bulunmak amacıyla ekliyorum. Allah, yararlanmayı nasip etsin. Sıkıntıya düşen kardeşlerimiz hangisini okusam daha etkili olur diye öğrendiği her şeyi okumaya gayret ediyor ama bu pek doğru değil. Evet, öğrendiğimiz her duayı okumakta sakınca yok ama bir hedef için okuyorsak daldan dala atlamamalıyız. Açıklayıcı olması bakımından bir örnek olarak şunu söyleyebiliriz: Amacınız Süleyman'a ulaşmak iken bir caddeye çıkıp Ahmet, Mehmet, Nazan, Süleyman, Mustafa vs. diye tüm isimleri seslenirseniz size bir zararı olmaz ama Süleyman'a ulaşmanız da kolay olmaz. Aynı amaç için bir caddeye çıkıp sürekli Süleyman diye seslenirsek ona ulaşmamız daha kolay olur. Süleyman'ın kendisi yanımızdan geçmese de onu tanıyan biri 'seni arıyorlar' mesajımızı ulaştırabilir. Buradan hareketle diyebiliriz ki sıkıntı halinde olan, bir amaca ulaşmayı dert edinen belirli bir duada, uygulamada karar kıldıktan sonra sürekli onu okumalıdır. Sürekli aynı zikir ile aynı duayı dile getirirken yanımızdan geçen melekler ve mümin cinler de bize katılacak, günahsız ağızların da aminleriyle amacımıza ulaşmak kolaylaşacak. Dünyanın neresinde hayata başlarsak başlayalım, hangi yol ve yöntemlerle yaşarsak yaşayalım sonuç değişmez, hepimiz ölüme çıkarız. Dua da böyledir... Hangi zikir ile yola çıkarsak çıkalım sesimizi işiten ve dileğimize cevap verecek olan aynıdır, değişmez. Allah, tüm sesleri işiten ve tüm dilekleri yerine getirendir. Öyle ise daldan dala atlayarak değil, sürekli aynı ton ve aynı kelimelerle kapıyı çalmaya gayret edelim. Cenab-ı Mevla cümle hayır dualarımızı kabul buyursun. Mutlaka söylenmesi gerektiğini düşündüğüm için yaptığım girişten sonra konuya dönebiliriz. Hakkınızı helal edin. Sıkıntıda olan arkadaşlara Enbiya Suresi 87. ayetin son bölümünü yani Yunus Aleyhisselamın balığın karnında yaptığı zikri tavsiye edeceğim. Doğru yapan ve doğru okuyan Allah'ın izniyle mutlaka sonuç alacaktır. Ayet-i Kerime olduğu için erkeklere ayrı kadınlara ayrı yazıyorum, herkes kendi yolundan yürüsün, Allah kabul etsin. ERKEKLER ŞÖYLE YAPSIN: Önce niyet, çünkü ameller niyetlere göredir. Yatsı namazından sonra ya da gece yatarken 40 gün hiç ara vermeksizin Yunus Aleyhisselamın zikriyle .......... sıkıntı ya da ....... hacet için okumaya niyet edelim. İmsak vaktinin girmesinden sonra sabah namazının sünnetini evimizin misafire ve oturmaya açık bir odasında kılıyoruz ve yerimizden kalkmadan, acele etmeden, başka şeylerle uğraşmadan, odaklanarak; 11 kere estağfirullah el aziym (Günahlarımızdan tevbe ediyoruz. Azim olan güçlü olan Allah'tan af diliyoruz. Bildiğiniz başka bir istiğfar da olabilir ama sayı kesinlikle 11), 11 kere La ilahe illallah (Allah'tan başka tapınılacak, sözü dinlenecek, emrine uyulacak, yolunda gidilecek bir ilah yoktur. Yalnızca Allah var ve her an her halimizle O'nun huzurundayız. Manayı böyle düşünelim ve acele etmeden okuyalım. La kelimesini dört elif kadar uzatıyoruz, kalbimizi de bunu söylemeye zorluyoruz, olmasa da zorlamaya çalışın çünkü bu zamanla oturur. Kalp uyanmadan dile gelmez, bu zaman alacak bir iş ama siz daima yapmaya gayret edin.) 11 tamam olunca Muhammedun Rasulullah diyerek tevhidi tamamlayalım. 11 kere Efendimiz Aleyhisselama selatü selam okuyalım. (Bildiğiniz selatü selamlardan birini okuyabilirsiniz ama ben şunu tavsiye ederim: "Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin adede mâ fî ilmillahi salaten dâimeten bi devami mülkillah." Koyu yaptığım yerler ayn harfidir dikkat edelim. Manası: Allah’ım, Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhisselama senin ilmin adedince ve hükümranlığın devam ettiği müddetçe salat ve selam eyle.) 100 kere Subhanallahi ve bihamdihi estağfirullah (Koyu yaptığım h harfleri gırtlaktan çıkarılıyor. Doğru yapalım. Bunu "Subhanallahi ve bihamdihi Subhanallahil aziym estağfirullah" şeklinde de okuyabilirsiniz. Okumamız tamam olunca sabah namazının farzını kılmak üzere camiye çıkalım. Sabah namazının farzını cemaatle kılarak bu okumayı yaparsanız ve harfleri de doğru çıkarırsanız Allah'ın izniyle mutlaka hedefe ulaşırsınız. Cemaate çıkma imkanı olmayanlar pekala evinde de devam edebilir ama cemaate çıkmak etkiyi kesinlikle artırır. Çünkü bizim namazımız veya duamız kabul olmasa da cemaatin içinde namazı kabul edilen ya da duası kabul edilen biri olabilir. Allahu Teala birinin namazını ya da duasını kabul ederse o anda cemaatte bulunan herkes bundan nasibini alır. Bu nedenle mutlaka namaza camiye çıkalım fakat olur ya bir korkudan dolayı yahut bir evde kalma mecburiyetinden dolayı camiye çıkamıyorsanız uygulamaya evinizde de devam edebilirsiniz. Okumamız tamam olunca sabah namazının farzını kılıyoruz. Selam verdikten hemen sonra mümkünse yerimizden kalkmadan değilse uygun bir yere geçerek bir kere Efendimiz Aleyhisselama selatü selam okuyoruz ve ayeti kerimeyi okumaya başlıyoruz: لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ Tam 40 kere, ne bir eksik ne bir fazla tam 40 kere "La ilahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimiyn" (Enbiya Suresi 87. ayetin sonu) Okumada belirlenen sayılar rastgele değildir. Bunlar anahtarın dişleri gibidir. Anahtarın dişi nasıl eksik ya da fazla olunca kapıyı açmazsa okumada belirlenen sayı da eksik ya da fazla olursa hedefe doğru ulaşmaz. 40 sayısına çok dikkat edeceğiz. Okumayı tamam edince bir kere daha selatü selam okuyoruz. Ardından sıkıntımız çok ağırsa 1000 kere normal ise 500 kere "La havle ve la quvvete illa billahil aliyyil aziym" okuyoruz. Tamam olunca yine bir kere selatü selam okuruz. Başlarken yaptığımız niyetin kabulü için 21 kere besmele 7 kere Fatiha okuyarak uygulamayı tamamlarız. Evet, 40 gün sabah namazının ardından 40 kere bu şekilde okuyarak devam edeceğiz. İtikadınız doğru oldukça ve doğru yaptıkça göreceksiniz ki 40 gün tamam olmadan Allah'ın izniyle amacınıza ulaşacaksınız. Dilerseniz ikinci ve üçüncü bir kırk daha tamamlayabilirsiniz. İşrak namazını bekleyecekseniz bu okumayı 300 besmele ve 40 kere de Ali İmran Suresi'nin 26 ve 27. ayetlerini okuyarak sürdürebilirsiniz. Ayeti kerimeler aşağıdadır. Allah kabul etsin. قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ﴿ ٢٦ ﴾ تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۘ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّۘ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ KADINLAR ŞÖYLE YAPSIN: Erkekler için yazdıklarımla kadınlar için yazdıklarımın iskeleti aynı sadece bir kaç küçük fark olacak ama ben o yazıyı aynen aktarıyorum ki karışıklık olmasın: Önce niyet, çünkü ameller niyetlere göredir. Yatsı namazından sonra ya da gece yatarken özel günlerimiz hariç 40 gün hiç ara vermeksizin Yunus Aleyhisselamın zikriyle .......... sıkıntı ya da ....... hacet için okumaya niyet edelim. İmsak vaktinin girmesinden sonra sabah namazının sünnetini mümkünse yatak odamızda ama mutlaka yatak odamızda, mümkün değilse yatak odamıza en yakın kuytu yerde kılıyoruz. Erkekler için cemaate çıkmak, kadınlar için yatak odasında kılmak daha faziletlidir. Kadın ne kadar örtülüyse, ne kadar gizliyse takvada o kadar yüksektir. Buradan açık olan kardeşlerimiz yanlış bir mana çıkarmasınlar. Neden yatak odasında kılınmalı onu anlatmaya çalışıyorum. Sünneti kıldıktan sonra yerimizden kalkmadan, acele etmeden, başka şeylerle uğraşmadan, odaklanarak; 11 kere estağfirullah el aziym (Günahlarımızdan tevbe ediyoruz. Azim olan güçlü olan Allah'tan af diliyoruz. Bildiğiniz başka bir istiğfar da olabilir ama sayı kesinlikle 11), 11 kere La ilahe illallah (Allah'tan başka tapınılacak, sözü dinlenecek, emrine uyulacak, yolunda gidilecek bir ilah yoktur. Yalnızca Allah var ve her an her halimizle O'nun huzurundayız. Manayı böyle düşünelim ve acele etmeden okuyalım. La kelimesini dört elif kadar uzatıyoruz, kalbimizi de bunu söylemeye zorluyoruz, olmasa da zorlamaya çalışın çünkü bu zamanla oturur. Kalp uyanmadan dile gelmez, bu zaman alacak bir iş ama siz daima yapmaya gayret edin.) 11 tamam olunca Muhammedun Rasulullah diyerek tevhidi tamamlayalım. 11 kere Efendimiz Aleyhisselama selatü selam okuyalım. (Bildiğiniz selatü selamlardan birini okuyabilirsiniz ama ben şunu tavsiye ederim: "Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin adede mâ fî ilmillahi salaten dâimeten bi devami mülkillah." Koyu yaptığım yerler ayn harfidir dikkat edelim. Manası: Allah’ım, Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhisselama senin ilmin adedince ve hükümranlığın devam ettiği müddetçe salat ve selam eyle.) 100 kere Subhanallahi ve bihamdihi estağfirullah (Koyu yaptığım h harfleri gırtlaktan çıkarılıyor. Doğru yapalım. Bunu "Subhanallahi ve bihamdihi Subhanallahil aziym estağfirullah" şeklinde de okuyabilirsiniz. Okumamız tamam olunca sabah namazının farzını farzını kılıyoruz. Selam verdikten hemen sonra yerimizden kalkmadan bir kere Efendimiz Aleyhisselama selatü selam okuyoruz ve özel günümüzde değilsek (Özel günümüzde yapacaklarımız aşağıda) ayeti kerimeyi okumaya başlıyoruz: لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ Tam 40 kere, ne bir eksik ne bir fazla tam 40 kere "La ilahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimiyn" (Enbiya Suresi 87. ayetin sonu) Okumada belirlenen sayılar rastgele değildir. Bunlar anahtarın dişleri gibidir. Anahtarın dişi nasıl eksik ya da fazla olunca kapıyı açmazsa okumada belirlenen sayı da eksik ya da fazla olursa hedefe doğru ulaşmaz. 40 sayısına çok dikkat edeceğiz. Okumayı tamam edince bir kere daha selatü selam okuyoruz. Ardından sıkıntımız çok ağırsa 1000 kere normal ise 500 kere "La havle ve la quvvete illa billahil aliyyil aziym" okuyoruz. Tamam olunca yine bir kere selatü selam okuruz. Başlarken yaptığımız niyetin kabulü için 21 kere besmele 7 kere Fatiha okuyarak uygulamayı tamamlarız. Eğer özel günümüzdeysek o zaman İmsak vakti ile güneşin doğma saati arasında; 11 kere estağfirullah el aziym (Günahlarımızdan tevbe ediyoruz. Azim olan güçlü olan Allah'tan af diliyoruz. Bildiğiniz başka bir istiğfar da olabilir ama sayı kesinlikle 11), 11 kere La ilahe illallah (Allah'tan başka tapınılacak, sözü dinlenecek, emrine uyulacak, yolunda gidilecek bir ilah yoktur. Yalnızca Allah var ve her an her halimizle O'nun huzurundayız. Manayı böyle düşünelim ve acele etmeden okuyalım. La kelimesini dört elif kadar uzatıyoruz, kalbimizi de bunu söylemeye zorluyoruz, olmasa da zorlamaya çalışın çünkü bu zamanla oturur. Kalp uyanmadan dile gelmez, bu zaman alacak bir iş ama siz daima yapmaya gayret edin.) 11 tamam olunca Muhammedun Rasulullah diyerek tevhidi tamamlayalım. 11 kere Efendimiz Aleyhisselama selatü selam okuyalım. (Bildiğiniz selatü selamlardan birini okuyabilirsiniz ama ben şunu tavsiye ederim: "Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin adede mâ fî ilmillahi salaten dâimeten bi devami mülkillah." Koyu yaptığım yerler ayn harfidir dikkat edelim. Manası: Allah’ım, Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhisselama senin ilmin adedince ve hükümranlığın devam ettiği müddetçe salat ve selam eyle.) 100 kere Subhanallahi ve bihamdihi estağfirullah (Koyu yaptığım h harfleri gırtlaktan çıkarılıyor. Doğru yapalım. Bunu "Subhanallahi ve bihamdihi Subhanallahil aziym estağfirullah" şeklinde de okuyabilirsiniz. Sıkıntınızın durumuna göre 1000 kere veya 500 kere "La havle ve la quvvete illa billahil aliyyil aziym" okuyoruz. Tamam olunca en az bir kere selatü selam okuyoruz. Evet, 40 gün sabah namazının ardından 40 kere bu şekilde okuyarak devam edeceğiz. Bu 40 gün ayeti kerimeyi okuyabildiğiniz 40 gün... Özel günlerinizde okuduğunuzu da dahil ederek 40 gün tamam oldu hatasına düşmeyiniz. İtikadınız doğru oldukça ve doğru yaptıkça göreceksiniz ki 40 gün tamam olmadan Allah'ın izniyle amacınıza ulaşacaksınız. Dilerseniz ikinci ve üçüncü bir kırk daha tamamlayabilirsiniz. Biraz uzun oldu ama emin olun çok güçlü bir yol yazdım. Allah faydalanmayı ve bu fakire bir duada bulunmayı nasip etsin. Allah'a emanet
  3. 3 points
    DİLİMİZE YERLEŞMİŞ 10 İSTANBUL DEYİMİ 1. ÜSKÜDAR’DA SABAH OLDU Üsküdar’da deniz kıyısındaki Valide Sultan ve Mihrimah Sultan camilerinin müezzinleri, karşı tarafta yaşayan padişaha seslerini duyurabilmek ve ondan ihsan alabilmek, belki saray müezzinliğine yükselebilmek ümidiyle sabah ezanlarını mutlaka Beşiktaş’taki cami müezzinlerinden önce okurlarmış. Bir şeyin zamanını geçirmek, geç kalmak anlamında bugün dahi kullanılmakta olan “Üsküdar’da sabah oldu” deyimi vaktiyle aynı hat üzerinde olmalarına rağmen Üsküdar’ın Beşikta’tan önce okunan sabah ezanlarından kaynaklanmıştır. 2. MARMARA ÇIRASI GİBİ TUTUŞMAK Eskiden ocak, soba veya mangalda ateş yakabilmek için çıralar kullanılır, bu çıralar ise çarşılarda tutam halinde satılırdı. Aniden parlayanlar, öfkelenenler için kullanılan bu deyim, sakızlı çam ağaçlarıyla meşhur olan Marmara Adası’ndan toplanan, reçinesi bol olduğu için kolay yanan çıralardan doğmuştur. 3. KABAK BAŞINDA PATLAMAK Su kabaklarının içleri oyularak şişe gibi kullanıldığı yıllarda, Galata meyhanelerinde içleri şarap dolu kabaklar sıra sıra vitrine dizilir; isteyen külhanbeyi hangi kabağın ipini keserse onu alır ve bitirmeden yerinden kalkmazmış. Meyhaneye yapılan baskınlarda zabıtalar ve bekçiler tarafından mekandaki küpler ve fıçılar devrilir, sıra sıra asılmış şarap kabakları da meyhaneci ve araya giren müşterilerin başında patlatılırmış. 4. DİNGONUN AHIRI İstanbul’da ulaşım için atlı tramvayların kullanıldığı yıllarda, iki at ile çekilen tramvaylara, dik Şişhane yokuşunu çıkabilmesi için fazladan atlar koşturulurdu. Azapkapı’da tramvaya eklenen takviye atlar, Taksim’de Dingo isimli bir Rum vatandaş tarafından işletilen ahırda dinlendirilir, sonra tekrar Azapkapı’ya götürülürlerdi. Gün içinde sürekli atların girip çıktığı ahırın bu durumu dolayısıyla, girenin çıkanın belli olmadığı yahut her önüne gelenin girip çıkabildiği yerler için bu deyim kullanılmıştır. 5. GOYGOYCULUK YAPMAK Vaktiyle Muharrem ayında ilahiler okuyarak kapı kapı dolaşıp dilenen tarikat mensubu dilencilere goygoycu adı verilirdi. Bu kişiler, Muharrem ayından iki gün önce Üsküdar’daki tekkelerine giderek şeyhlerinin yanında toplanır ve buradan dörder beşer kişilik gruplar halinde semtlere dağılırlardı. Muharrem’in birinci gününden onuncu gününe kadar sokaklarda ilahiler okuyarak dolaşan goygoycular, gülbank çekerler ve durdukları kapının önünde dua ederlerdi. Günümüde bu deyim gevezelik, boşboğazlık yapmak anlamında kullanılmaktadır. 6. ÇAPULCU Vaktiyle tulumbacı takımlarına sızmış işsiz güçsüz adamlara çapulcu adı verilirdi. Bunlar zaman içinde birtakım sınavlardan ve denemelerden geçerek takıma alınmlarına rağmen, bazıları ahlak düşkünlüğü sebebiyle yine ilk fırsatta yangın yerinden hırsızlığa kalkışırlar, durum fark edilirse polise teslim edilirler ve o semte bir daha adım atamazlardı.1910’lu yıllarda İstanbul şehreminliği görevini sürdüren Cemil Topuzlu, hatıralarında itfaiye teşkilatındaki aksaklıkları dile getirirken “çapulculuktan” bahsetmektedir. 7. BULGURLU’YA GELİN GİTMEK Bir işte gereğinden fazla telaş gösterenlere söylenen bu deyimin hikayesi şudur; Bulgurlu Köyü, suyu ve havası nedeniyle güzel bir köydür, eskiden beri de pehlivan çıkaran bu köyün delikanlıları güzelliği ile meşhur olmuştur. Bu delikanlılarla evlenmek için civardaki köylerin genç kızları can atarlardı. Dokuz gün festival havasında geçen Bulgurlu’nun düğünleri de pek meşhurdu. Eğer Bulgurlu’dan bir görücü gelip kızı beğenerek nişan taktı mı, kız nişan bozulur korkusuyla çeyizini noksanlarını tamamlaması, bir an evvel nikah kıyılıp Bulgurlu’ya gelin gitmek için annesini, babasını gece gündüz sıkıştırırmış. 8. PÜSKÜLLÜ BELA II. Mahmud devrinde önce askerler, ardından memurlar için resmi başlık olarak kabul edilen fes, kısa sürede halk arasında da kullanılmaya başlanır. Fesin yaygınlaşmasıyla beraber değişik renk ve biçimlerde, püsküllü ve püskülsüz biçimde modeller ortaya çıkmıştır. Yağmur ve kardan kalıbı bozulan, rüzgarda püskülleri sürekli karışan fesin kullanımı zahmetli ve masraflı bir iştir. Püsküllü bela deyimi bu durumdan esinlenerek ortaya çıkmıştır. 9. BALIK KAVAĞA ÇIKINCA Karşılıklı noktalarda bulunan Rumeli ve Anadolu Kavağı, çok rüzgarlı ve akıntının kuvvetli olduğu yerlerdir. Buralarda bu yüzden balık tutmak neredeyse imkansızdır. İstanbul’da balığın bol bulunduğu ve dolayısıyla fiyatının düştüğü zamanlarda şehirde tutulan balıkların, Kavaklar’a kadar götürülüp satıldığı görülür. Diğer zamanlarda düşük ücretle balık almak isteyen müşterilere balıkçılar tarafından verilen cevap ise “O sizin dediğiniz ücret balık kavağa çıkınca olur” şeklindedir. 10. İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK Kılık kıyafetleriyle dikkat çeken İstanbul hanımefendileri ve beyefendileri için kullanılan bu tabir, aynı zamanda gösterişten uzak ve giydiğini kendisine yakıştıran anlamlarını da taşır. Deyimde geçen “dirhem” ve “çekirdek” tabirleri kuyumculukta hassas tartılar için kullanılan ağırlık ölçüleridir. O dönemde piyasada en değerli para olan Osmanlı altını, tartıda iki dirhem bir çekirdek gelmektedir. Kılık kıyafet konusunda titiz olan kimselerin piyasada en yüksek değere ve hassas ölçülere sahip altın sikkeyle beraber değerlendirilen bir deyim olmuştur. Alıntı
  4. 2 points
    Merhaba Arkadaşlar soruyu cevaplamışlar, ben de konuya katkı bakımından şu bilgiyi eklemek istedim: Hanım kardeşlerimiz yemek yaparken Ya Rahman Ya Rahim okumayı adet edinsinler. Üzerine bu iki isim 3 bin adet okunduktan sonra yenilen yemekler ev halkının birbirine sevgi ile bağlanmasında çok etkilidir. Yapabilenler günde bir kere veya haftada bir kere yemek pişirmeye başladığı andan itibaren okumaya başlamak suretiyle yapabilir. Vakit bulamayanlar ayda bir kere hiç olmazsa yılda bir kere bu isimlerle pişirilmiş yemeği ailece yesin derim. Hayatların savrulup gittiği günümüzde aileyi sevgiyle birbirine bağlayacak güzel bir zikir. Mutluluğunuz daim olsun.
  5. 2 points
    Altın Süt Karaciğer ve Beyni Koruyor, Damarlardaki Pıhtılaşmayı Önlüyor Yalnızca iki malzeme ile hazırlanan altın süt karışımı bir çok hastalığa karşı şifa sağlıyor. Kolon, sinir sistemi ve kemik dokusu için oldukça faydalı bir karışım olan altın süt aynı zamanda eklem ağrıları tedavisinde bitkisel bir takviye olarak tercih ediliyor. Romatizma ve artrite gibi eklem hastalıklarında tedavi edici özellik gösteriyor. Aynı zamanda altın süt bağışıklık sistemini güçlendiren özelliği sayesinde kansere yakalanma riskini azaltıyor ve kansere karşı vücutta koruma sağlıyor. Zerdeçal, süt ve su birleşimiyle oluşan karışım karaciğeri temizlemede, vücutta ki toksinleri temizleme de ve sindirim sistemini düzene sokmada yardımcı oluyor. Altın Süt Nasıl Hazırlanır? Malzemeler: * 40 gram zerdeçal (yaklaşık 3 yemek kaşığı) * 1 su bardağından biraz daha az su (100-150 ml su) * Süt Altın Süt Tarifi: İlk olarak su ve toz zerdeçal karıştırılır. Ardından ocağa alınarak yaklaşık 8 dakika kadar pişirilir. Karışım macun kıvamına gelecektir. Eğer katı bir kıvamda olursa bir miktar daha su ilave edebilirsiniz. Macun kıvamına geldikten sonra ocağın altını kapatın. Hazırladığınız bu karışımı 40 gün boyunca buzdolabında muhafaza edebilirsiniz. * Zerdeçal ve su ile hazırladığınız bu macundan her gün gece yatmadan önce ve sabah kahvaltı sonrası olmak üzere günde 2 defa 1 çay kaşığı macunu 1 bardak süt ile karıştırarak tüketmelisiniz. Dilerseniz altın sütünüzü bal ile tatlandırabilirsiniz. Düzenli kullandığınızda daha etkili ve hızla faydasını göreceksiniz.
  6. 2 points
    Begonya için 11 ad okuyorum.Rabbim yar ve yardımcısı olsun
  7. 2 points
    Begonya için 7 okudum, Rabbim kabul buyursun inşallah...
  8. 2 points
    halsizlik başağrısı durumunda okuyup fayda görmüşlüğüm olmuştur
  9. 2 points
    Biliyomusunuz bilmem ama Allah kuranda bile biz insani camurdan yaratip ruhumuzdan ufledik demistir yani allah kendi kisiliginden insana vermistir aslinda insan 99 esmanin bir kombinasyonundan baska bir sey degildir. Allahin 99 isminin her biri bir ozelligini temsil eder ve insana bu ozelliklerden vermistir. Kiminde bu ozelliklerden bazilari baskin kiminde ise uyuyo halde ya da baskin degildir. Tipki insan nasil 12 burcun karisimi ama 1 burcun baskin oldugu bir kisilige sahipse esmalar icin de bu durum soz konusudur. Her esmadan insana bir miktar ozellik verilmistir ama bazilari baskin bazilari degildir. Sadete soyle gelecegim. Kendinde eksik olan yani sahip olmayi istedigin her neyse ona uygun esmayi bulup ismi adedi kadar zikredersen 40 gunden sonra gercekten tesiri goruluyo arkadaslar. Mesela el bediyyu ismi hicbir emsal ornek kullanmadan yaratan demektir yani bu aslinda bugunun devriyle hayal gucudur, ressamlar web tasarimcilari veya meslegi icabi hic yoktan fikir uretmesi gerekip de uretemeyen kisilerde bu ismin etkisi az demektir hayal gucu yuksek kisilerde de bu isim cok baskin demektir. Bu ismin adedi 86 dir yani gunde 86 kere okuyan yavas yavas bu ismin etkisinden almaya baslayacaktir ve surekli okumak sarttir deneyin ve gorun arkadaslar gercekten oluyo iste size hangi dertleriniz icin hangi esmayi kac kere okuyacaginiz: Bir dusmanina galip gelmek isteyen gunde 94 kez Ya Aziz Guzel cocuk dogurmak isteyen ya da guzel eserler ortaya cikartmak isteyen gunde 336 kere el musavvir kaybettigi bi seyi bulmak isteyen ya da bitmis bir seyin tekrar baslamasini isteyen (kaybedilen sevgili ya da is icin de kullanilabilir) gunde 573 Ya Bais Isinden asla cikarilmamak ve kendi rizasi olmadan ayrilmadikca hic cikarilmamak icin Ya Hakku 108 kere Islerdeki problemlerin kolay cozulmesi icin Ya Vekiyl 66 kere hafiza icin ya muhsiy 148 kere kimseye muhtac olmadan yasamak icin ya vacid 196 kere calistigi isyerinde performansi dusuk olup da birinci siraya cikmak icin Ya Mukaddim 184 kere uzun omurlu olmak icin ya ahir 801 kere sert ve acimasiz kisilige sahip kisilerin yumusamalari icin ya rouf 287 kere zengin olmak icin ya ganiyyu 1060 kere
  10. 1 point
    Kızınıza Maşallah Hacer Hanımcım:) benim de bir kızım var inşallah bende onun güzel günlerini görürüm:) Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Bende kansızlık, B12 ve Demir eksikliği vardı yıllardır. Sürekli iğne ve ilaç tedavisine oldum ama zamanla yine düşüyordu. Sonra bir arkadaşım kuru üzüm tavsiye etti. 1 hafta boyunca sabahları aç karnına birer avuç yedim:) Şükürler olsun ne halsizlik ne çarpıntı ne baş dönmesi hiçbiri kalmadı:) Özellikle siyah iri olan kuru üzümden çok şifa buldum. Rabbim ne kadar büyük. Bende herkese tavsiye ederim. Hem tatlı isteğimi bastırıyor hem doğal vitamin takviyesi:) Selamlar
  11. 1 point
    YILDIZ DÜŞÜKLÜĞÜ NEDİR.? Halk arasında yıldız düşüklüğü olarak tabir edilen şey aslında auranın zayıf olmasından dolayı kötü- negatif dediğimiz enerjilere açık olmasından başka bir şey değildir. Kişi aurasını kuvvetlendirmediğinde aurada bazı yırtıklar meydana gelir ve bu yırtıklardan Alt boyut negatif enerjili varlıklar oradan enerji çekmeye başlar dolayısıyla önce auranın onarılması ve kuvvetlendirilmesi gerekir. Kişi bunu nasıl anlar? Fiziki anlamda; birden saplanan baş ve göz ağrısı şeklinde kendini gösterir. Çok esner ve enerjisi çekilmiş gibi hisseder. yoğun bir enerji saldırısına maruz kalmış olabilir o an. Hemen korumaya almak gerekir. Aslında o an yapılması önerilen ilk şey sirkeli su ile duş almak. Bu her zaman ortam dolayısıyla mümkün olmayabilir. Enerji insanda solar pleksus çakrasından çekilir. Burayı (göbek deliğinizin olduğu bölgeyi) elinizle kapatarak dua okumaları yapabilirsiniz. Lavanta koklayabilirsiniz. (frekans yükseltir) Zihinsel olarak; Kişi artık hayata karşı umudunu kaybetmiştir. Yalnız kalmak istiyor ve kimseyle görüşmek istemiyordur. Mutsuzdur. Hayatında ise; her şey ters gidiyordur. Olmasını beklediği şeyler bile son anda iptal oluyordur. Maddi manevi kayıplar yaşıyordur. Genel anlamda aurayı nasıl kuvvetlendiririz? Birinci olarak en başta kendimizi olumsuz ruh hallerinden çıkarıp, frekansı yükselterek. İkinci olarak bazı uygulamalar yaparak Üçüncü olaraktan enerjisi yüksek, pozitif kaliteli insanlarla bir arada olarak. Frekansı yükseltmek Pozitif insanlarla bir arada olmanın bize ne katkısı olur derseniz. Frekansı düşüren ya da yükselten en önemli şeylerden biri yanımızda çevremizde bulunan insanların enerjileridir. Bunu aslında açıklamaya bile gerek yok. Olumsuz ve karamsar insanların yanında nasıl yaşam enerjinizin düştüğünü; çok neşeli hayat dolu birinin yanında nasıl enerjinizin yükseldiğini fark etmişsinizdir. Bu uyumlanma doğal olarak gerçekleşmektedir sizi o kişinin rezonansına çıkarır. Bunun tam tersi durumlar da olabilir. Çok pozitif birinin enerjisi sizi rahatsız ediyor sıkıyor tahammül edemiyor ve sürekli dertlerden konuşmak istiyorsanız, hatta insanların kötü olmalarını istiyor belki de kötülük yapmak içinizden geliyorsa... Üzgünüm frekansınız baya yerlerde demektir… Hatta alt boyut enerji varlıkları sizin bedeninizi kullanıyor bile olabilir. Kendinizi kötü hissediyor ama yüksek enerjili insanlara çekiliyor ve onların yanında kendinizi iyi hissediyorsanız aslında umut var. Belli ki sadece çevresel koşullar sizi etkiliyor. Üçüncü çakranın yani solar pleksusun doğru çalışması çok önemli. Dengeli çalıştığında kişide iç huzuru yakalar. Yaşam amacını bulmuştur ve kendini başkalarını olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmiştir. Solar pleksusun düzenli çalışması için doğada sık sık yürüyüşler, güneş ışığı ve sarı renkten faydalanılabilir. Ayrıca günlük muz yemekte iyi gelecektir. Abdest almak, Namaz kılmak, zikirde Aurayı güçlendirir. Kişide yaşam enerjisinin eksikliği Hayy esmasının eksikliğinden de olabilir. Kişi "Hayy" esmasını seslendirerek frekansını yükseltebilir. "Vedud" esmasıyla sevgi enerjisini yükseltir. "Vasi" esmasıyla maddi durumunu düzeltebilir. Korunma için neler yapılabilir? Kuran bize bir takım negatif tesirlere (büyü, nazar, insanların kötü enerjisi gibi) Felak ve Nas sureleri ile kendimizi koruyacağımızı söyler. Bu sureleri bazen bir defa okuduğunuzda hala o tesirin devam ettiğini görürsünüz. Esmaların olduğu gibi aynı surelerinde birer ebced değeri var. Ve Âlimler bu surelerin ebced değerince okunarak auraya yüklenmesini önerir. Felak suresinin ebced değeri 210 ve siz bunu bir oturuşta (tercihen gece) okuduktan sonra ciddi bir koruma sağlarsınız. Felak suresinin içeriğine baktığınızda zaten gayet açık; Rabbim sana sığınırım “Düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden. Ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden” Bazı Kaynaklardan işin ehillerince hesaplanmış bir şekilde bakıyorum. Bu yüzden bana ebcedle ilgili sorular göndermeyin lütfen.) Bir başka uygulama ............................... 71 Ayetel kürsi 71 Felak 71 Nas suresini bir suya okuyup o sudan içmek ve o suyu başınızdan aşağı dökerek duş alabilirsiniz. (bi anlamda enerjinizi yıkamak diyebiliriz.) Korunma duaları .......................... Benim Ahmed Hulusi’den öğrendiğim ve sürekli okuduğum bir dua – ki ayettir YUSUF-64. ayeti “fallâhu hayrun hâfizâ ve huve erhamur râhimîn” Anlamı: Allah en iyi koruyandır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir” Yine bir başka ayet sürekli okuduklarımdan, MU'MİNÛN Suresi 97. ayet “Ve rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn” “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.” Bunları günlük okumakta sizi negatif olan her şeye karşı koruyacak- koruma altına alacaktır. Tüm bunları yaparken de dua ve niyet etmeyi unutmayalım. “Allah’ım beni koru, muhafaza et ,Dua ve tövbelerimi kabul eyle.Senin yolundan ayırma. AURA NEDİR,? Aura kavramı, bütün dünya varlıklarında ortak olarak bulunan ve Teofizide kullanılan bir kavramdır. Her insanda, vücudu sarmalanmış halde bir elektromanyetik alan bulunmaktadır. Bedeni sarmalayan bu elektro manyetik alana aura adı verilmektedir. Bu alan, aynı zamanda bir kalkan görevi de üstlenmektedir. Auranın güçlü veya güçsüz olması, birçok durumu etkileyen bir faktörü oluşturur. Örnek verilecek olunursa, aurası güçlü olan kişiler, hastalıklardan ve negatif durumlardan daha fazla uzak kalmayı başarırlar. Aurası zayıf olan kişilerde ise bu durum tam da tersini ifade etmektedir. Bu kişiler, fiziksel anlamda daha çabuk ve sık olarak hastalanmaktadırlar. Aura, iki farkı türde bulunmaktadır. Bu farklı çeşitler, Spritüel ve Eteriktir. Etektik aura, insanlar tarafından görülebilme özelliğine sahiptir. Çünkü Etektik aura, insan bedenine yaklaşık olarak 20 cm uzaklıkta bulunmaktadır. Dünya üzerinde yer alan canlı veya cansız her nesnenin aurası bulunmaktadır. Fakat burada bir ayrım söz konusudur. O ayrım da, canlı varlıkların auraları daha kolay ve net olarak saptanabilmektedir. Bunun nedeni ise, canlıları meydana getiren atomların daha aktif yapıda bulunmalarıdır. Vücut içerisinde çeşitli güç merkezler yer almaktadır. Bu güç merkezlerine ise, çarka adı verilmektedir. Vücudu sarmalayan aurayla çakralar birlikte çalışmaktadır. Aura, beyaz ışığı emme özelliğine sahiptir. Aura tarafından emilen beyaz ışık, çakralara iletilir. İnsan auralarının renkleri bazı faktörlere göre farklılık göstermektedir. Bu faktörler, insanların gelişmesi ve ruh durumudur. Dünyada akla gelen her şey, titreşim halindedir. Durum böyleyken, insan aurası ise evrenle titreşim halinde bulunmaktadır. Bunun yanında auralar, çevrede bulunan kişilerin auralarıyla da etkileşim içerisindedir. Kişilerin auraları arasındaki etkileşim uzun sürerse, her geçen zamanda enerji alışverişi de paralel olarak artış göstermektedir. Auraların bir diğer özelliği de, katmanları olmasıdır. Etektik kısımda, evrenden ve etrafta bulunan canlılardan yaşam enerjileri gelir ve bu enerjiler aktarılır. Yine psikolojik alandan bakıldığında, ruhsal dünya ile birtakım bağlantı akışı gerçekleşmektedir. Zihinsel alanın çalışma konusu ise, düşünme şekli ve mantıktır. ALINTI
  12. 1 point
    Begonya için 7 okudum, Rabbim kabul buyursun inşallah...
  13. 1 point
  14. 1 point
  15. 1 point
  16. 1 point
    Amin cümlemize Allahım mevlam kimsenin yuvasını yılkılmasına izin verme banada bir şans daha ver Canım ALLAHIMMM
  17. 1 point
    Sağlık İçin 3 Ceviz, 1 Elma Sağlıklı ve ideal bir beslenme için günde 3 ceviz ve bir elma tüketilmesi öneriliyor. Cevizdeki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, inmeyi, diyabeti, yüksek kan basıncını ve klinik depresyonu azaltıyor. Elma ise kolesterolü düşürmeye yardımcı oluyor, tok tutuyor, solunum sorunlarını önlerken diyabet riskini azaltıyor. Ayrıca kanserle savaşta da önemli bir besin... İşte elma ve cevizin faydaları... Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Özkan, ceviz ve elmanın vücut için en gerekli aminoasit, vitamin, antioksidan, fenol ve yağları içerdiğini belirterek, "Günde bir elma ve 3 ceviz tüketmesiyle belki de gerekli gıdaların ve minerallerin büyük çoğunluğu insan vücudu için yeterli olacaktır" dedi. Özkan, günlük gıda ihtiyacının karşılanması yanında toplumların daha sağlıklı ve ideal beslenmenin yollarını araştırdığını söyledi. "Ceviz ve elma, standart beslenmenin dışında sağlıklı vücut için en lüzumlu aminoasit, vitamin, antioksidan, fenol ve yağları içermektedir" diyen Özkan, şunları dile getirdi: "Özellikle erken yaşlarda (5-20) bu iki meyvenin düzenli tüketilmesi, sağlıklı neslin yetişmesinde ülkemiz için önemli şanstır. Günde bir elma ve 3 ceviz tüketmesiyle belki de mucize gıdaların ve minerallerin büyük çoğunluğu insan vücudu için yeterli olacaktır. Bu iki meyvenin birlikte tüketilmeleri halinde elmanın karbonhidrat bakımından, cevizin de yağ asitleri bakımından zengin oluşu nedeniyle iyi bir kombinasyon oluşturulmuş olacak ve sağlık açısından sakınca doğurmayacak. Türkiye'de özellikle okul çağındaki çocuklarda düzenli kahvaltı alışkanlığı gelişmedi. Bu durum hem çocukların sağlıklı büyümelerini zorlaştırmakta hem de okul başarılarını olumsuz etkilemektedir. Kırsal kesim başta olmak üzere ailelerin çoğunluğunun bu duruma duyarsız ve yetersiz kalmaları, çocukların yaşamını ve geleceğini etkilemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, ceviz ve elmanın eğitim-öğretim yılı süresince okullarda düzenli tüketilmesini sağlayarak, çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerini olumlu etkileyecek, eğitim ve sağlıklı nesil açısından faydalı bir işe imza atmış olacaktır." Elmanın faydaları Elmanın kan şekerini düşürdüğüne, kas deformasyonunu önlediğine, karaciğer, kalın bağırsak ve göğüs kanserine karşı koruyucu etkiye sahip olduğuna dikkati çeken Özkan, içeriğindeki organik asitler, vitaminler, fosforun kas ve sinir sistemini koruduğunu vurguladı. Özkan, elmanın böbrek, mesane hastalıkları ve hemoroide karşı da son derece faydalı olduğunu vurgulayarak, "Antioksidan içermesi sebebiyle cildin yaşlanmasını geciktiriyor. İçerdiği posadan dolayı bağırsakları çalıştırıyor ve kabızlığı önlüyor. Bilim insanları tarafından her gün faydalı özelliği saptanan elma, sağlık açısından kabuğu soyulmadan yenmelidir" ifadesini kullandı. Ceviz, anlama ve kavramayı geliştiriyor "Ceviz, anlama ve kavramayı geliştiriyor" diyen Özkan, şu bilgiyi paylaştı: "Cevizdeki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, inmeyi, diyabeti, yüksek kan basıncını ve klinik depresyonu azaltıyor. Cevizdeki fitosteroller kalın bağırsak, göğüs ve prostat kanseri gibi kanser türlerinden korunmayı sağlıyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Antioksidan özelliği dolayısıyla parkinson ve alzheimer gibi hastalıkların oluşumunu ve gelişimini önlüyor. Ceviz, beyin için gerekli gümüş iyonu içeren ender meyvelerden biridir. Düzenli tüketildiğinde insan vücudu için güzelleştirici etkisi vardır, kalp-damar sağlığını korur. Vücudumuz için gerekli manganez, bakır, potasyum, kalsiyum, çinko ve demir gibi çok sayıda element bulunur. Sonuçta ceviz, daha sağlıklı yaşam için her yaştaki insanın günlük diyetine eklenmesi gereken en önemli gıdalardan biridir." (AA)
  18. 1 point
    Cangirl75 acaba sen bu konuyu mu arıyordun?
  19. 1 point
    Emeğinize sağlık içimi rahatlattınız varolun
  20. 1 point
    Amin. Burada okuyan herkes için yazdıklarım, Tekvir süresini bol bol okuyun, tavsiye ederim, mealini de okuyun. sürenin sonunda güzel bir öğüt var.. 29. ayette diyor ki Yüce Rahman "Allah dilemeden siz dilemeyezsiniz" dolayısı ile içindeki istek senden değildir..istiyorsan bekle ve farket ki duan kabul oluyor..o kendinden bildiğin istek seni alıp nerelere getiriyor..işte endişelenmeden isteğinin peşine düş derim ben.. "Allah iman edip salih amel işleyenlerin dualarını kabul eder ve kendi kereminden onlara istediklerinden de fazlasını verir.” (Şura: 26) Ancak şunu hatırlatmakta yarar görüyorum, biz insanlar olarak Allah ın ilmini belli sınırlar içinde idrak edebiliyoruz. Yani Allah ın kimin duasını ne şekilde kabul edip etmeyeceği belli değildir. Bazıları Allah a dua etmez, Allah ile konuşur gibi derdini anlatır, dertlerine deva bulur. Bazılarının imanları kuvvetlidir kesin olarak ister, o dileğin olmama sebepleri vardır ve olmaz. O Allah ve kul arasındadır, kimse dua edenin sırrını bilemez. Duanın olacağına inanmak zaten insanın kalbindedir. Bir insan olacağına ne kadar inansa da, bazen içinden olmayacağını düşünür, bu çoğu zaman bizim elimizde değildir. Elimizde olan en hayırlı amel ile dua da ısrarcı olmaktır,
  21. 1 point
    Canımmmm çok teşekkür ederim:) Allah’ım herşeyin hayırlısını nasip etsin inşallah cümlemize
  22. 1 point
    Bu soru yu kime sordun bilmiyorum da benim düşüncem niye haram olsun ki. Nihayetinde Allah a dua edip hakkında hayırlısını iste, en güzel iyle sana nasip eder yaradan.
  23. 1 point
    Allah razi olsun benim icin okuyan tum kardeslerimden hannare icin okunacakti canirim listede oyle girunuyor inciselin paylastigi Siradaki kardesimiz icin 7 okuyorum
  24. 1 point
    Begonya için 5 tane okuyorum
  25. 1 point
    Hayırlısı olsun
  26. 1 point
    Ooo kraliyet ailesine ulaştık demekki, mürüvetin yakındır inş.
  27. 1 point
    Begonya için 5 okudum, Rabbim kabul buyursun inşallah...
  28. 1 point
    02.11.2019 tarihli acayip ilginç rüyam. Rüyamda kraliyet ailesinin düğün törenindeyim kral evleniyor, ama benim işyerimin yemekhanesini seçmiş düğün mekanı olarak. Krala gidip diyorumki " gelinle aramda çok yaş farkı yok gelinin elini öpmem gerekiyormu " diye soruyorum.
  29. 1 point
    Begonya icin 7 okudum Begonya icin 5 okudum
  30. 1 point
    Bir kimse arzu ve emelinin akibetini öğrenmek isterse, niyet ve dileğinin neticesini öğrenmek isterse... Yatsıdan sonra iki rekat namaz kılıp selamdan sonra... Allahumme ya rabbe cibrile ve mikaile ve israfile ve azrail (aleyhumasselam) veya munzilete'tevrate ve'z-zabure ve'l incile ve'l furkan... inneke entellahu te'lemu ve ene abduke ma a'lem... allahumme akşif anni damiri li ma admartu fi nefsi bi kuvvetike ve senai ni'me rahmetike ya erhamerrahimin... ve sallallahu ala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve evladihi ve ezvacihi ettahirine ecmain... Bu duayı bitirdikten sonra yatağa geçilir ve uyku basıncaya kadar Ya hadi ya habir ya zahir ya batin esmaları zikredilir... ruyanıız açık bir şekilde gösterilecektir...
  31. 1 point
    Begonya icin 7 okudum
  32. 1 point
    birileri her yere zıplayıp dikkat çekmeye çalışıyor sanırım
  33. 1 point
    Begonya için 30 tane okudum
  34. 1 point
    atı alan üsküdarı geçti / istanbulun yazına karısına kızına güvenme / İstanbul beyfendisi gibi olmak / bunlarda benim hatırıma gelenler
  35. 1 point
    Hepinize selamlar daha öncede yardım istemiştim geçirdiğim ağır ataklar için sağolsun arkadaşlar yardımcı olmaya çalıştılar fakat ara ara yine yokluyor:( Dün akşam yine geçirdim:( Allah kimseye yaşatmasın can çekişmek ten farksız. Adı “panik atak” yaşattığı can havliyle çırpınmak. Yıllardır kurtulamıyorum daha da ilerliyor tedavi ve ettiğim dualarla ancak bu kadar üstesinden gelebiliyorum. Ben bu formdaki bütün arkadaşlarımdan benim için inşirah suresini okumalarını rica ediyorum Allahım sevabını sizlere versin nolur bir kez olsun benim için okuyun bana şifa dileyin çok zor durumdayım çocuğuma bakamıyorum artık
  36. 1 point
    Benim için OKUYAN tüm arkadaşlarımdan RABBİM razı olsun Hakkınızı helal edin Begonya için 30 tane okudum
  37. 1 point
  38. 1 point
  39. 1 point
    Diş macunu reklamindan nefret ediyorum kanlı tukuruklerini görmekten bikdim tiksindim
  40. 1 point
    Aşağıda gelen Ayeti Kerimeler vücutta çı­kan ve doktorlardan çare bulunmayan her çe­şit yara bereler için çok faydalıdır. Sabahları bir bardak suya ve yaranın üzerine 21 defa nefes edilir. Sonra bu su içilir, el yüz silinir ve buna bir kaç gün devam edilirse her çeşit ça­resiz yara / berelere çare ve şifa olur. DUA: Eûzübillâhimineşşeytânirracîm, Bismillahirrahmânirrahîm, Ve nünezzilü minel kur’ani ma hüve çşifâün ve rahmetlin lil mü’minine ve lâ yezîdüz zâlimin* İnna belevnahum kema belevna eshabelcenneti iz aksemû le yesrimünnehâ musbıhîn* Ve la yestesnune Fetafe ‘aleyha taifun min Rabbike ve hum naimune* Fe-esbehat kessariym*
This leaderboard is set to Istanbul/GMT+03:00
×
×
  • Create New...