Jump to content

Leaderboard


Popular Content

Showing content with the highest reputation since 03/28/2020 in Posts

  1. 2 points
  2. 2 points
    Bir duruma eleştiri getirmekle kötülemek arasındaki farkı bilecek olgunlukta olduğunuzu varsayarak yazdım. Konuya yapılan bir kötüleme yok burda. Hiç bir konuda gördüğümüzü söyleyip yanlışı düzeltmeye çalışmayacaksak en büyük kötülüğü yapmış oluruz. Her şey aynı tas aynı hamam bir sonraki dalgada kötüleşerek gelir üstelik.Sağlık çalışanları sadece ellerinden geleni yapıyorlar, hepimizden fazla risk altındalar ve sorumlu kişiler bile söylediklerini ciddiye alıp dinlemezken, sıradan insanların bu bilinçte olmasını beklemek ütopik. Kaldı ki sokağa çıkma yasağını en çok onlar vurguladı ama bizim ekonomimiz çok iyi olduğu için çalışmadan birkaç hafta vatandaşına bakabilecek durumda değil. insanlar ne düşündüklerini söyleyemedikleri için artık, düşünemez de oldular sanırım. Dünya genelinde en hızlı ülkemizde yayılıyor bu virüs, yayılırken de kim iyi kim kötü diye seçim yapmıyordur eminim. benim için problem yok ben problemi olan insanların derdindeyim sadece. Ben şimdi sizin üslubunuzla"kendi kafama göre" takılmaya devam ederim,öyle komplekslerim yok, yazdığım iki yorumu da sildirebilirsiniz bu arada orda da problem yok
  3. 2 points
    Kos"koca" sağlık bakanı"virüsün bu kadar hızlı yayıldığını bilmiyorduk"diyorsa, Ermenistan'a yurtdışından gelen tek bir kadının virüs yaydığı bilinirken, binlerce umreci iddia edildiği gibi parasetamol verilerek ülkeye alındıysa, insanlardan da çok bişey beklememek lazım. Sonuçta kefen parasını bile yemiş bir ülkeyiz, bu süreçte, dünya genelinde enerji fiyatları bu kadar düşerken tek yapabildiğimiz elektriğe 3 ay zam yapmama müjdesi.. çalışmak zorunda olduğu için dışarı çıkan bunca insan varken, bunun kontrolünü de ,ne yazık ki, kimse yapamaz.
  4. 2 points
    Hem hava soğuk, hem de şimdi pek çok yer kapalı, durumları daha zor. Unutmayıp el uzatan herkesten Allah razı olsun.
  5. 1 point
    Sağlık Çalışanlarımızın ricasıdır Değerli İnsanlar, Dışarıda işi olmadığı halde keyfe keder gezenler ve canı sıkılıp kendini dışarı atanlar... Canla başla çalışan doktorlar çocuklarını, eşlerini uzaktan görürken, canım sıkıldı, onun için çıktım deme lüksüne sahip değilsiniz,değiliz ... Lütfen yapmayın.!Evde kalın !! - Dışarda gezilmesi bu sürecin uzamasına sebep oluyor !! Risk artıyor - Dışarda gezdiğiniz sürece kapalı olan işletmelerin açılacağı gün öteleniyor !! -Dışarda gezdiğiniz sürece işinden olan,iş yerlerine gidemeyen kişilerin işe başlamalarını engelliyor olabilirsiniz .. - Dışarıda gezdiğiniz sürece evdeki çoluğunuzu,çocuğunuzu, ailenizi ,temas kurduğunuz kişilerle riske atıyor olabilirsiniz .. - işi olmadığı halde dışarda gezenler. Biraz sorumlu davranarak sürecin bitmesine katkı sağlamaya çalışırsanız iyi olur .. Durum sanıldığından daha ciddi.!! (Acil ihtiyaçlar dışında)Lütfen dışarı çıkmayın... #EvdeKal ***" Not: Geniş kitlelere ulaştırabilmek adına, sağduyulu ve sorumluluk adına tüm arkadaşlardan ricamdır, metni kopyalayıp lütfen duvarınıza yapıştırın... Hepimiz için ...
  6. 1 point
    Yapamasaydim dogrudur demezdim
  7. 1 point
    teşekkür ederim ben güncellerim listeyi karıştımayalım İhtiyaç sahipleri için 313 Ayetel Kürsi OKUNACAKLAR LİSTEMİZ begonya...tamamlandı semraoz....devam ediyor güley Amarushaya simili nehir1979 fanny sevdaliidris dostca_75 incisel ben 13 okudum semraoz için okunan...60 kalan....253
  8. 1 point
    Yok canım. Aynı görüşteyiz, sonuna kadar yazdıklarınıza katılıyorum. Herkes yazabilir görüşlerini. Herkes stresli, Dünya yok olmak üzere, maalesef oturduğumuz yerden seyrediyoruz.
  9. 1 point
    Yazdıklarımı da lütfen şahsi algılamayın. Ben sadece gördüklerimi yazıyorum, kimseyi kırmak istemem. Bu bahsettiğiniz türde insanlar bile tolere edilebilirdi belki ama işte balık baştan kokar. Burdan başka bir sonuç çıkaramıyorum.En başından beri doktorlar hastane yakınında ayrı bir yerde kalmak, en azından evlerine taşımamak istiyorlar. Ona bile kulak tıkandı, yönetenler bu kadar duyarsız olmamalıydı, daha net ve ciddi anlatmalıydı , oysa günlerce ortadan kayboldular, doğru rakamlar verilmeliydi,sonra Uşak valisi gibi saygısızlara meydan bırakılmamalıydı
  10. 1 point
    Esasında haklısın. Biz herşeyimizi int. Ortamında yaptığımız için herkeside kendimiz gibi sanıyoruz. Bir çiftçi dışarı çıkamıyorum tarlam sürülecek dedi asker koştu, biri canım poğaca istiyor dedi polis koştu, biri canım sıkılıyor dedi kuş almışlar vs. Örnekler çoğalıyor. Çok yakınımdan dinlediğim hikayeler çocuğunu sevmiyor insan bir hemşire korona bulaştırmayayım diye içleri kan ağlıyor hizmet tamam hizmette çocuğuna sarılamıyor. Ben çok rahatım çok şükür canım ne isterse yapabiliyorum. Hiç kimseyede yük olmak istemem zaten çok yoğun ve yorgunlar stresliler. Elimden gelsede yardım edip yüklerini hafifletsem. Adam 65 yaş üstü rakı istiyor polis veya zabıta mecbur alıyor. İşte benim kızdığım bencil insanlar. Laf dinleyin söz dinleyin yükü ağır olanlara yük olmayın. Streslerini azaltın. Rakı listesinide bulursam eklerim buraya. Türkiyemizde maalesef kendini geliştirememiş kişiler var. Belge var elimdede burada paylaşmam ne derece doğru olur bilmediğim için paylaşmadım. İsimler yazıyor çünki
  11. 1 point
    Konu evde kalmakla ilgili değil miydi ? Bu konuda her şey her şeyle ilgili , ne yazık ki öyle.İnsanlar faturalarını ödemek için bile dışarı çıkmak zorundalar herkes otomatik ödeme veya internetten ödeme şansına sahip değil, herkes aynı standartta yaşamıyor, en azından bu konuda devlet birşey yapabilirdi. İnsanlar otururken dışarda yapmak zorunda oldukları şeyler var, her şey aynı anda dursa bu zorunluluk olmazdı. Mesela siz kendinizi izole edebilmişsiniz, çok güzel..ben de edebildim ama insanları açlık ve hastalık arasında seçim yapmaya zorlamak çok acı..kimsenin keyfinden dışarda olduğunu zannetmiyorum ben, düşünün hastaneler bile şehirlerin dışında artık sadece oraya yolculuk etmek bile başlı başına virüs yaymak için yeterli...muhtemelen ben de şu dönem dışarda olsam aynı şeyi düşünürdüm "madem dışardayım orda ya da burda zaten bi şekilde enfekte olurum farketmez". Neyse konu madem sağlık çalışanlarının önerileri, fazla da dağıtmayayım , korunmak için kendi eldiven maske gibi malzemelerini bile cebinden karşılayan ve insanları iyileştirmek için hasta olmayı göze olan tüm sağlık çalışanlarının, eczacılar dahil Allah yardımcıları olsun.
  12. 1 point
    Kim haklı kim haksız konusu değil. Elektrik zammının konu ile ne alakası var. Çok haklı olduğun konular var ama bu sağlık çalışanların ricası olduğu için paylaşmıştım. Konu korono virisünde yazsanız emin olun ki benimde yazacak çok şeyim olur en basitinden çok yadırgadığım için yazayım yuh diyorum başkada birşey demiyorum yinede sağ olsunlar isteklerine bırakmışlar dr ve hemşirelerin maaşlarından kesilecekmiş.
  13. 1 point
    Henüz hiç kimsenin evine gitmediyseniz ilk gecede görebilirsiniz.. Örneğin taşınmış olur siz evine girmiyorsunuz ama daha sonra yatılı kalacaksınız herhangi bir sebeble olur kardeş, abi, abla, anne ve baba, arkadaşta vs. olabilir.. En önemlisi ilk defa eve girmenizdir.. Ev sahibinin bundan haberi olmaması gerekiyor.. Kalacağınız günü bir poşete biraz tuz dolduracaksınız ve bir parça ekmek ağzını bağlıyorsunuz ve o yatacağınız sırada yastığının altına yerleştiriyorsunuz o esnada bir fatiha 3 ihlas okuyup Allah`tan kiminlen evleneceğiniz kişinin göstermesini niyaz edip amin deyip direk yatıyorsunuz . Daha o gece sabaha karşı vesikalık şekilde canlı görüntü ile uyanırsınız.. Poşet tuz, ekmek parçasından hiç bir şekilde ev sahibinin haberi olmaması gerekiyor.
  14. 1 point
    İnşallah olurda paylaşırım. 35_40 yaşlarına geldiler. İlk başlarda hayatlarından memnudu larda, kızıma dert yanmışlar bizde evlenmek isterizde gönlümüze göre bulamadık vs.. İnsan üzülüyor bunları duyunca Allah büyük vardır kısmetleri tez vakitte çıkar karşılarına. Bizede söyleyemiyorlar, çok vardı kısmetleri tepdiler, yüzlerine vururuz diye,
  15. 1 point
    bir parca ekmek agzina lokma atilan parca kadarini bahsetmekteyim. Maalesef yeni aklima geldi 1993 yilinda ilk uygulamam.. Anlatirsan cok memnun kalirim netice veriyor emin olabilirler.. Görenlere basarilar diliyorum..
  16. 1 point
    Tövbe yarabbim sanki vahi geldi bana habire altarnetif uydurdum. Ekmek yerine elma koyabiliriz vs. Şaka bir yanada senin yazdığın usulü yeğenlerime söyledim. Haber verecekler, paylaşırım.
  17. 1 point
    abla otel benim aklima da geldi ama sanirim sahsi ev olmasi gerekiyor yine de otelde denilebilir tabi ki kisitlama olmaz . Bosanmis yapar mi bilemem denesinler derim ama bekarda ful tutar.
  18. 1 point
    Bir şey soracağım Cangirl75, şimdi bu ev değilde otel olurmu hem kimsede bilmez. Bizde de çok bekar var, hem kız hem erkek. Birde boşanmış ve yeniden evlenmek isteyen de yapabilir mi? Ben bir kaç kişiye tavsiye edicem olur veya gerçekleşen olursa yazarım buraya tabi Rabbim ömür verirse. Hiç duymadım ilginç geldi onun için sordum. Birde yatakta ekmek, yastık altıda olsa tehlikeli gibi geldi. Yanılıyor olabilirim. Allah korusun çarpılmasınlar
  19. 1 point
    Kuzum bir karar verilecek bir durum varmış senin için pek istemediğin bir durummus bu durum.ama senin için hayırlı olan buymuş.istemesen de boyun egeceksin.
  20. 1 point
    Burada Sağlık çalışanlarının bizden ricasını paylaştım. Tartışma yapmak için değil. Keyif sizin, arzu sizin kafanıza göre takılın. Kimseyi kötülemeyin zira en kötü insan kendimiziz. Bizler böyle olmasını istedik ve böylede oldu. Artık güzellikler isteyelim güzel günler gelsin. Hep beraber güzelliklere...
  21. 1 point
    Evde kalıyorlarda boş mu duruyorlar misafir misafir üstüne. Dün akşam polisi arayacaktım sanki kına düğün yaptılar apartmanda
  22. 1 point
    Bu virüs insanların aslında ne kadar boş şeylere üzüldüğünü, aileden, fiziksel ve zihinsel sağlıktan yuvam dediğimiz evlerimizden daha önem taşıyan hiç bir şeyin olmadığına ve ömrün ne değerli bir şey olduğunu öğretti.....
  23. 1 point
    Benim ödemelerim otomatik olarak vaktinde hesaptan çekiliyor, nakit para çekmede bankaya uğruyorum yurtdışı havalelerinde mümkün değil bankaya bizzat uğramam gerekiyor aralıklı olarak bankaya gitmek zorundayız imza isteniyor bazen şartlar değişiyor felan filan bankayla seyrekte olsa işim çok düşüyor. İnternet banka üzerinden bende ödemelerimi hallediyorum sadece maliye ödemeleri vs bankaya uğramam gerekiyor aralıklı olarak. Biraz karmaşık işler... Hepsi takip ister..
  24. 1 point
    Bu karantinada olmamız gereken zamanlarda sıkılıyorum diyenlere şunu söylemek istiyorum. 99 depreminde (Allah bir daha o günleri yasatmasin) evimize girmeye korkuyorduk. Ağustos ayında gece dışarının soğuk olduğunu O yıl anladım, aylarca çadırda kaldık, bir sabah ayakkabılarım çadırın dışında kalmış ayağıma geçirdiğimde ici ipislakti. O günleri anlatsam kitap olur. Çok şükür sıcak evimizdeyiz çayımızıkahvemizi içip oturalim, Ben çalıştığım günler daha çok sıkılıyorum biryerden virüs kapıcam diye ödüm kopuyor Bu yaştan sonra teknolojiye adapte olmaya çalışıyorum internet bankacılığı kullanıyorum tavsiye ederim. Ama bugünleri atlatincayine bankaya gidip sırada uflayıp puflayip söylenip yinede bankada işimi halledicem.
  25. 1 point
    bugün bankaya havale etmeye gittim kapida dört bucuk saat beklemek zorunda kaldim dondum sistemde cökmede olmus onun icinde bekledim beklemeyip terk edenlerde oldu. Bir izdiham yasandi polis arabalari geldi bizi dagitti herkesi siraya soktu yoksa kapatiyorlarmis bankayi bunu bi kez daha yapmislar . Havale etmekte zorlastirilmis oldu...
  26. 1 point
  27. 1 point
    aynisini yapmistim gercekten olmustu ama tesadüf gibi gelmisti iletisimim vardi digeri diyorum 7 yil gecmis acaba .. Is arkadasim cünkü belgemi alamadim bi türlü iletisime gecmeli
  28. 1 point
    Oluyor ilginç bir durum anlatıyım. Bir kağıda kurşun kalemle Arapça ya habir yaziosun,yazarken Allahümme ahbirni.....kişinin ismini söylüyorsun yazarken sayısı yok.6 kere. Sonra 822 defa ya habir bayansan erkeksen el habir çekip yastığının altına koyuyorsun 3 gün devam ediyorsun.
  29. 1 point
    Nasil yaptınız tam ? Aradan 7 yıl geçmiş olur mu acaba ?
  30. 1 point
    Ben denedim ama ebced degeeiyle okudum bı de bu akşam 822 deniyim.Daha önce denediğimde olmuştu.Cok faydasını görmüştüm.
  31. 1 point
    Güneşli günlerde mutlaka en az 30 dk. Güneşte kalın d vitamini için mutlaka gerekiyor birde güneşte bulunan ultraviyole ışınlar bir çok virüsü öldürücü etkisi vardır.. bir de bir süre yakın temastan kaçının biraz daha havalar ısınsın azalacaktır...
  32. 1 point
    Bismillâhil hâlikil ekberi ve hüve hirzün mâniün mimmâ ehâfü minhü ve ahzeru.. Lâ kudrete limahlûkin mea kudretil halikı; yulcimuhû bilücami kudretihî ahmâ hamîsen etmâ tamîsen ve kânellahü kaviyyen aziyzâ.. Hâ-Mîm, Ayn-Sîn-Kaf hi­mayetünâ.. Kâf-Hâ-Ya-Ayn-Sad kifâyetünâ. Feseyekfiykehümullahü ve hüvessemiy’ul alîm ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.. Türkçe anlamı: “Çok büyük yaradanın adıyla.. Allah koruyucu (şer ve fe­nalıktan) men’edicidir; korktuğum ve sakındığım şeylerden ko­rur ve (onları benden) men’eder. Yaradanın kudreti yanında yaratılmışların hiçbir güç ve kudretleri yoktur. O, kudretinin gemiyle (her şey’i) gemler. Ahma hamîsen, etma tamîsen.. Al­lah çok güçlü ve yegâne kudret sahibidir. Hâ-Mîm, Ayn-Sîn-Kaf bizim himâyemizdir.. Kâf-Hâ-Yâ-Ayn-Sad kifayemizdir. On­lara karşı Allah sana yetecektir. O işitir ve bilir. Kötülük ve günahlardan kaçınmaya hiçbir gücümüz, iyilik ve ibâdet et­meye hiçbir kuvvetimiz yoktur, ancak ve ancak Allah ile bu güç ve kuvvetimiz vardır..” Seyyid İbrahim Düsûkî Hazretleri şöyle buyurdu: “Bu duâ ile duada bulun, hiçbir şeyden korkma!.”
  33. 1 point
    Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer. Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır. En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar verir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığına, sesini keser.Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra , çiftçi kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz. Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta, toprağı aşağıya silke leyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır. Bir süre sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır! Hayat üzerinize hep toprak atacaktır; her türlü pislik ile.Kuyudan çıkmanın sırrı, bu pisliği silkeleyip bir adım yükselmektir. Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır. En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkabiliriz. Silkelenin ve biraz daha yukarı çıkın.alıntıdır
  34. 1 point
    Elfida, sen eski bir şarkısın Elfida, beni farketme sakın Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın Elfida, hep aklımda kalacaksın Şımartılmamış aşkın, sessizliğe yakın Kimbilir kaç yüzyıldır, sarılmamış kolların Sisliydi kirpiklerin, ve gözlerin yağmurlu Yorulmuşsun, hakkını almış yılların
  35. 1 point
    Bütün düzenimizi bozdun corona bir gun çalisip bir gün yatacagiz artik mecbur.
  36. 1 point
    Şu zor günlerde belki okumak isteyen olur benim çok içime sinen bir dua
  37. 1 point
    THE KING WHO IS INTERESTED IN ASTRONOMY Many years ago there was a king who was interested in astronomy. He spent most of his time in the observatory which was built near his palace. He wanted to have all the books that were written about the sky, stars, space and astronomy so far and all the maps drown about them in his library. He invited astrologists and astronomers from other countries to his palace and took a share in their discussions about the evolution stages of the world until that time, the adventures of mankind on earth, whether there was an intelligent life on other planets or not and they tried to find out the answers of such kind of subjects. One day he heard that a Persian man who was called Ebu Salip Efendi invented a kind of telescope and thanks to it he had discovered lots of new stars. The king called for his vizier by his side and said to him ‘I want to know what the new discovered stars look like and every detail about them. I want an ambassador to go to Persia and I want him to invite Ebu Salip Efendi to my palace as my guest’. After many days and weeks Ebu Salip Efendi who thought the conditions which were written on the letter which was sent to him by the king with the ambassador were favourable, got permission from the Persian shah and set off his journey to the palace. The king welcomed his guest at the entrance of his palace. Then they started talking about the stars which were discovered by his guest and as they continued their conversation the king became more and more curious about the things which his guest was telling him. When the king heard that his name was given to the biggest star which was discovered by Ebu Salip in his honour, he became very excited and was really delighted that he wanted his guest to make a similar telescope for him as soon as possible. The next day they went to the observatory which was next to the palace. Ebu Salip Efendi told the king that the equipments they had were not qualified and the observatory was not big enough for the telescope. He wanted permission to build a bigger observatory from the king. After getting permission, he started the building of the new observatory on a slope of a mountain which was far away from the palace and moved to a village near it. It took so long to build the observatory and so much money was spent on it that there was no money left in the state treasury. As a result of this, the king wanted his taxmen to collect the taxes belonging to four or five years’ later from the people who lived in that country. Unfortunately the people had lots of difficulties because they had given all their money for the building of the observatory so that they were desperate. And they started fighting with the taxmen but the king could not understand that he was mistaken so that he did not care about the people who tried to advise him of his mistake. He could not realize his false step because of his curiosity about the newly discovered stars and the biggest star which his name was given to. He could not think of anything accept them. He started listening to the meetings which were held in the palace about the stars, space and astronomy much more carefully and Ebu Salip Efendi sometimes attended those meetings. One day in summer the king and his two men changed their clothes and wore ordinary clothes which were worn by merchants in his kingdom and went to the village where Ebu Salip started living. The owner of the village was a kind hearted, honest and brave man. He was about thirty years old. He invited the king and his two men to his house. They ate different kinds of meals and drank some buttermilk and after that they started talking about ordinary daily things and then the conversation turned to stars and space. The king who was dressed up like a merchant started talking about the first man on the earth and ended up his speech by giving information about all the secrets of earth. He said that the space was infinite and there were countless planets and stars in it and he added that owing to the new observatory which was being built thanks to the great king and the telescope which was really reformed lots of unknown planets and stars were going to be discovered. In addition he said that humanity owed thanks to the king. The owner of the village who was listening to the king who was dressed up like a merchant quietly and then he said ‘Why should the humanity owe him thanks? We must think about where the money which is spent for the building of the observatory comes from. It is not fair to get lots of taxes from the people who are hard up and it is not legal and this is cruelty. When new stars are discovered will it be useful for the poor? Will they eat the new discovered stars to get rid of their hunger? And everybody knows that Ebu Salip spends one tenth of the money for the building and buys lots of birds with the remaining of it’. These words were so irritating that when the king heard them he stood up with anger. When his men saw him standing up they stood up as well holding their swords and taking them out of their spear carriers as well. They were ready to attack the owner of the village because it was obligatory to kill this indiscreet and rude man. The man’s speech affected the king deeply that’s why the white part of his eyes disappeared because of hatred and anger. After he got rid of the shock he cries out to the man, ‘How dare you speak about the king this way? It is the duty of every citizen to pay tax for his country. If everybody says I don’t care who will find out the secrets of the universe?’ The owner of the village who was sitting on a cushion answered back: ‘Everybody should pay tax in accordance with their income. It is not fair to get this much tax from those poor people and they gave all their money in tax. Ok! I know that the people who try to find out the secrets of the universe serve mankind a lot but they can not get the results of their discoveries in less than two years time. As the scientific researches and technical achievements progressed, those secrets will be discovered day by day. May be centuries are required for this. I mean more time is needed for it’. The things he said were very logical so that the king became so silent and calmed down. Then he asked if one tenth of the money was being spent for the observatory how could the remaining be spent on birds. The owner of the village replied, ‘On the last day of each month lots of gunny bags full of birds are being sent the Persian shah. The king could not speak any more. He greeted the owner of the village with his head and went out. He and his men hopped on their horses and set off speedily to the capital city. They learned that everything which was claimed by the owner of the village was true. Thanks to the plan which was made cleverly by the king, on the last day of the month they found out bags full of gold which was prepared to be sent to the Persian shah. All the criminals were captured. It was understood that Ebu Salip Efendi was a liar and he did not know how to make a telescope and anything about stars and that he had not discovered any stars and also all the things that he mentioned in the meeting were made up and memorized by him. Ebu Salip sold all his possessions in his country and gave all his money to the king in order to be forgiven by him. The king forgave him and let him survive in one condition. He was going to be followed by the king men until he died. All the money taken from Ebu Salip and gold coins which were found out the last day of the month were handed out to the people. They were so pleased. The king and his men continued visiting the owner of the village and staying in his house dressed up like ordinary people. During these visitations neither the king who was dressed up like a merchant told the owner of the village that he was the king, nor the owner of the village told the king that he understood that he was the king at first sight. They swapped information all the time and the king stopped thinking about the planets and the stars. Moreover, he started taking care of his people. Written by: Serdar Yıldırım GÖKBİLİMİNE MERAKLI PADİŞAH Bundan yıllarca önce gökbilimine meraklı bir padişah yaşarmış. Vaktinin çoğunu sarayın yanına inşa ettirdiği gözlemevinde geçirirmiş. O zamana kadar gökyüzü, yıldızlar, uzay, astronomi hakkında yazılmış ne kadar kitap, çizilmiş ne kadar harita varsa bunları mutlaka kitaplığında bulundurmak istermiş. Başka ülkelerin müneccimlerini, astronomlarını sarayında toplar, aralarında yaptıkları tartışmalara kendisi de katılırmış. Dünyanın varoluşundan yaşadıkları zamana kadar geçirdiği evreler, insanın dünyadaki macerası, gezegenlerde hayat olup olmadığı gibi pek çok soruya cevap ararlarmış. Günlerden bir gün, Acemistan sarayındaki Ebu Salip Efendinin bir çeşit teleskop icat ettiği ve bununla birçok yeni yıldız keşfettiği haberi duyulur. Padişah vezirini huzura çağırır: Bu yeni keşfedilen yıldızların biçimleri, durumları neymiş bilmek isteriz. Tez Acem sarayına elçi gitsin. Ebu Salip Efendi buyursun gelsin, misafirimiz olsun, diye emretmiş. Aradan günler, haftalar geçmiş. Padişahın elçi aracılığıyla gönderdiği mektuptaki şartları olumlu bulan Ebu Salip Efendi, Acem Şahından izin almış, yola çıkmış. Gökbilimine meraklı padişah konuğunu sarayın kapısında karşılamış. Sarayda Ebu Salip Efendinin keşfettiği yıldızlar hakkında anlattıkları padişahı çok meraklandırmış. Yıldızların en büyüğüne kendi adının verildiğini duyan padişah, heyecandan yerinde duramaz olmuş. Bir an önce teleskopun bir eşini de burada yapmasını istemiş. Ertesi gün sarayın yanındaki gözlemevine gitmişler. Ebu Salip Efendi malzemeleri yetersiz, gözlemevini de küçük bulmuş. Daha büyük bir gözlemevi yaptırmak istemiş. Padişahtan gerekli izni alan Ebu Salip Efendi saraydan oldukça uzakta bulunan bir dağın yamacında yeni gözlemevinin inşaatını başlatmış. Kendisi de yakındaki bir köye yerleşmiş. Gözlemevinin yapımı aylarca sürmüş. Harcanan para tahminlerin çok üstüne çıkmış. Devlet hazinesinde para kalmamış. Padişah halkından dört beş sene sonrasının vergilerini istemeye başlamış. Halk büyük sıkıntılar içinde kalmış. Ellerindeki avuçlarındaki son kuruşlarını gözlemevinin yapımı için veren halk çaresizlik içine düşmüş. Vergi tahsildarları ile aralarında çatışmalar çıkmış. Padişah gaflet uykusundan uyanamamış. Yapılan uyarıları umursamaz görünmüş. Yeni keşfedilen yıldızların ve adının verildiği büyük yıldızın saçmakta olduğu ışık gözlerini kamaştırmış. Sarayında yapılan ara sıra Ebu Salip Efendinin de katıldığı konusu uzay, yıldızlar, astronomi olan toplantıları daha bir can kulağı ile dinler olmuş. Yaz günlerinden birinde, padişah iki adamı ile birlikte kıyafet değiştirerek bir köye gitmiş. Köyün sahibi; otuz yaşlarında, dürüst, iyi kalpli, mert bir adammış. Padişah ve iki adamını evine davet etmiş. Yemekler yenmiş, ayranlar içilmiş, koyu sohbet başlamış. Söz, sağdan soldan derken, dönmüş, dolaşmış, yıldızlara, uzaya gelmiş dayanmış. Tüccar kılığındaki padişah ilk insanın yeryüzünde görünmesinden tutmuş, dünyanın gizli kalmış bütün sırlarını anlatmış. Uzayın sonsuz bir boşluk olduğunu, bu sonsuz boşlukta sayılamayacak kadar gezegen ve yıldızın bulunduğunu söylemiş. Yüce padişahın yaptırmakta olduğu gözlemevi ve son derece geliştirilmiş teleskop sayesinde adı sanı bilinmeyen pek çok gezegen ve yıldızın keşfedileceğinden bahsetmiş. Padişahlarına insanlığın şükran borçlu olduğunu belirtmiş. Tüccar kılığındaki padişahın anlattıklarını sessizce dinlemekte olan köyün sahibi: İnsanlık padişahımıza neden şükran borçlu olsun? Gözlemevinin yapımı için, teleskop yapımı için harcanan paralar nereden bulunuyor diye düşünmek gerekir. Zaten zar zor geçinen halktan alınan vergileri olabildiğince arttırmak, üstelik dört beş sene sonrasının vergilerini zorla almaya çalışmak hangi kanunda vardır? Bunun adı zorbalık değil de nedir? Fakir fukaranın karnı mı doyacak sanki yıldız keşfetmekle? Ebu Salip o toplanan paraların birini taşa, on birini kuşa çevirirmiş, demiş. Bu sözler yenilir yutulur gibi değilmiş. Tüccar kılığındaki padişah, oturduğu yerden hırsla ayağa fırlamış. Yanındaki iki adamı yerlerinden kalkmışlar, elleri kılıçlarında, kılıçları kınlarından yarı yarıya sıyrılmış vaziyette, tetikte beklemişler. Şu haddini bilmez bu pervasızlığının hesabını canıyla ödemeliymiş. Köyün sahibinin söyledikleri tüccar kılığındaki padişahın beyninde balyoz gibi patlamış. Gözlerinin beyazı kaybolmuş: - Yüce padişah hakkında nasıl böyle konuşursun? Devlete vergi vermek vatandaşlık görevidir. Herkes bana ne derse uzayın sırlarını kim çözecek? demiş. Köyün sahibi yer minderinde oturur vaziyette: Devlete vergi vermek, fakat kazancına göre. Bir devrin insanına bu kadar yüklenilmez. Eldeki avuçtaki son kuruşu almak günahtır. Uzayın sırlarının çözülmesi için uğraş verenler insanlığa büyük bir hizmet etmiş olurlar. Bu çözüm birkaç yılda gerçekleşmez. Bilim ve fen ilerledikçe hepsi birer birer çözülecektir. Bunun için belki de yüzyıllar geçmesi gerektir. Zamana ihtiyaç vardır, demiş. Köyün sahibinin sözleri mantığa son derece uygunmuş. Padişah durgunlaşmış: Toplanan paraların birisi gözlemevi için harcanıyorsa, on biri kuşa nasıl çevriliyor? - Her ayın son günü çuvallar dolusu kuş arabalar içinde Acem Şahına gönderilirmiş. Padişah başka söz söylememiş. Bir baş işaretiyle karşısındakini selamlayıp dışarıya çıkmış. İki adamıyla birlikte atlarına binmişler. Başkente doğru hızla uzaklaşmışlar. Köyün sahibinin iddia ettikleri doğru çıkar. Padişahın ustaca hazırlanmış planı sayesinde, ayın son günü, Acem Şahına gönderilmek istenen arabalar içinde çuvallar dolusu altın para ele geçirilmiş. Suçlular yakalanmış. Ebu Salip Efendinin büyük bir palavracı olduğu, teleskop yapımından anlamadığı, yıldız mıldız keşfetmediği ortaya çıkmış. Toplantılarda anlattıklarını ezberlemiş olduğu açıklanmış. Ebu Salip memleketindeki malını mülkünü sattırarak ele geçen parayı padişaha vermiş. Böylelikle canı bağışlanmış. Fakat ömrünün sonuna kadar gözetim altında kalacakmış. Oldukça yüklü bir miktar olan bu paralar ile ayın son günü ele geçirilen altın paralar eski sahiplerine, yani halka geri verilmiş. Acılar hafifletilmiş.. Su gibi akıp gidenin adı zamanmış. Zaman içinde padişah ile iki adamı kıyafet değiştirerek sık sık köy ağasının evinde misafir kalmaya başlamışlar. Bu görüşmeler süresince ne tüccar kılığındaki padişah köy ağasına kendisinin padişah olduğunu söylemiş, ne de köy ağası tüccarın padişah olduğunu ilk günden beri bildiğini ona hissettirmiş. Yıllarca her konuda bilgi alışverişinde bulunmuşlar. Köy ağasının daima halk için, halktan yana olan istek ve düşünceleri ön plana alınmış. Bu istek ve düşünceleri uygulamak genelde çok basitmiş. Gezegenleri ve yıldızları bir tarafa bırakan padişah halkının mutluluğu için çalışmış. Yazan: Serdar Yıldırım
  38. 1 point
    Besleme yapan gönüllüler her şattta o canlari ac birakmamaya calisiyorlar takdir ediyorum.keske hepimiz uzerimize duseni yapsak...
  39. 1 point
    Heryerde aynıdır diye düşünüyorum bizim mahallede sokak hayvanları yaşlılara emanet onlar besler sever. Bu zor günlerde yaşlılar evden çıkamıyor bize görev düştü. Bir-kac dilim ekmeği bir poşete koyuyorum evdeki yaptığım yemekten üstüne bir kase boşaltıyorum ağzını açıp çöpün yanına koyuyorum.
  40. 1 point
    aynen arkadaşım bi akrep burcu olarak sana yüzde yüz katılıyorum
  41. 1 point
  42. 1 point
    Bu olağanüstü çalışma, Kevin Padian, John R. Cole ve Wesley Elsberry gibi kendi alanlarının en önemli savunucuları tarafından kaleme alınmış on altı parlak denemeyle, evrim karşıtlığını incelemektedir. Yaratılışçılığın tarihini gözler önüne seren bu güçlü seçki, evrim karşıtları tarafından kullanılan en yeni taktikleri boşa çıkarmakta, evrim karşıtı itirazlarına dini ve politik temeller bulan bu kişilerin fikirlerini çürütmekte ve okurlara evrim bahsinde bilimsel kanıtlar sunmaktadır. Evrim kuramının yeni biyokimyasal ve moleküler biyolojik verilerle desteklenmesi yaratılış düşüncesini savunan bilim insanlarını yeni ve inandırıcı kuramlar geliştirmeye yöneltmiştir. Bilim insanlarını artık, “Dünya altı günde yaratıldı” diyerek inandırmak mümkün değil. Akıllı Tasarım düşünürlerine karşı evrim yanlıları bilimsel deliller sunmaktalar. Bu kitap bu delillerin ışığında Evrim ve Akıllı Tasarım düşüncelerinin irdelenmesini sağlamakta; öğrenciler, öğretmenler ve konuya ilgi duyanlar için önemli bir kaynak... “Yaratılışçılık karşıtı alanın en büyük isimleri tarafından yazılmış, ciddi ve kapsamlı denemelerden oluşan bir seçki...” Publishers Weekly “Yaratılışçılığın yanlışlarını anlamak isteyenler açısından paha biçilmez bir çalışma...” Glenn Branch, BioScience “Akıllı Tasarım hareketini anlamak isteyenler için faydalı bir kaynak kitap; şiddetle tavsiye edilir.” Bruce E. Fleury, Choice Yazar: Andrew J. Petto, Laurie R. Godfrey Çevirmen: Çağatay Tarhan, Şeyman Eren, Önder Kılıç Sayfa Sayısı: 448 Yayın Tarihi: 15 Haziran 2017 Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
  43. 1 point
    B12 İhtiyacını Tek Başına Karşılıyor Vücudun kırmızı kan hücrelerinin üretilmesinde büyük önem taşıyan B12 vitamini, özellikle hayvansal dokularda bulunur. B12 vitaminin eksiliği beraberinde birçok sağlık sorununu getiriyor. B12 eksikliği kuvvetsizlik, yorgunluk, iştah kaybı, kabızlık, el ve ayaklarda uyuşma gibi semptomlara sebep olabilir. B12 vitamini, kobalamin olarak bilinen vitamindir Vücudun kırmızı kan hücrelerinin üretilmesinde büyük önem taşır. İnsan vücudu her dakika milyonlarca kırmızı kan hücresi üretir. Bu hücreler, B12 vitamini olmadan düzgün bir şekilde çoğalamazlar. B12 vitamini düzeyleri çok düşük olduğunda kırmızı kan hücrelerinin üretimi azalır. Ağır derecede B12 eksikliği ise yorgunluktan çok daha ağır sorunlara neden olabilir. Örneğin; sinir fonksiyonlarının bozulduğu kronik hastalıklar ortaya çıkabilir. Özellikle yaşlılarda B12 vitamini eksikliği daha fazla hissedilir. B12 vitamini yalnızca dışarıdan besinler yoluyla alınabilmektedir. Vücudun kendisinin üretebildiği bir vitamin değildir. B12 vitamini hakkında önemli açıklamalarda bulunan Dr. Muammer Yıldız, B12 vitamini hangi besinlerde bulunduğunu da sıraladı. İşte ayrıntılar… Vücudun üretmediği ancak en çok ihtiyaç duyduğu vitaminlerden biri olan B12 günümüzde de en çok şikayet edilen eksikliklerden biridir. Özellikle hamile kadınların alması gereken ek vitamin takviyelerinden biri olan B12 DNA yapısının oluşumu ve sinir sistemi için vazgeçilmez bir vitamindir. Hayvansal gıdalarda bulunan B12 vitamini et ve tavuk tüketmeyen kişilerde en çok yaşanan eksikliktir. Anemi (kansızlık), nörolojik ve ruhsal bozukluk gibi üç temel rahatsızlığa zemin hazırlayan B12 eksikliği zamanında tedavi edilmediğinde daha ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Bağırsaklarda bulunan bakterilerle sentezlenip su da çözülebilen B12 vitamini vücutta kırmızı kan hücrelerinin çoğalmasını destekler. B12 VİTAMİN EKSİKLİĞİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR? – Bağırsakların çalışması için etkin olan B12 vitamini eksilince bu çalışma ya yavaşlar ya da hızlı çalışır. Bu yüzden bağırsak besinleri çözümlemekte ya zorlanır ya da hızlı çözer. Kabızlık ve sürekli ishal gibi iki farklı sindirim sorununa neden olur. Bu besinler B12 deposu… – Sinir uçlarının daha sağlıklı çalışması ve vücut içerisindeki alışverişi sağlamak için B12 vitamini gereklidir. Ancak B12 vitamini eksilince sinir hücreleri yeteri kadar beyne uyarıcı veremez bu da beyin yorgunluğunu artırır. Buna bağlı stres ve gerginlik gibi ruhsal rahatsızlıklar artar. – Vücudun hastalıklara karşı direncinin azalmasının nedenleri arasında B12 vitamin eksikliği vardır. Özellikle sürekli grip ve yorgunluk halleri bu yüzden yaşanır. – B12 vitamin eksikliğinin en belirgin belirtileri ise tırnak kırılması ve saç dökülmesidir. Zayıflayan sinir hücreleri gerekli vitamin ve mineralleri vücutta ölü hücrelere yetiştiremediklerinde buralara yenilenen kök hücreler zayıflar. Bu da kırılmaya ya da dökülmeye neden olur. – Kas ve kemiklerin zayıflaması ayrıca gün içerisinde kişinin vücut enerjisinin çabuk tükenmesi de B12 eksikliği belirtileri arasındadır. – Nadirende olsa vücudun ısı oranı artar. Ter bezleri hızlı çalıştığından ateş basması ve terleme olayları sıklıkla yaşanır. Bu havalar bağlı ortaya çıkmaz. – Ellerde ve ayaklarda sürekli karıncalanma ve yanma hissinin artmasının yanı sıra konuşmada zorluk çekme ve hafıza geriliği en ciddi belirtileri arasındadır. B12 VİTAMİNİN FAYDALARI NELERDİR? – Metabolizmanın çalışmasını destekler. – Doğurganlık oranını yükseltir. – Hücrelerin yenilenmesini sağlar. – Hastalıklara karşı vücut direncini artırır.– Sinir hücrelerin vücut içerisindeki alışverişini olumlu etkiler. İŞTE EN ÇOK B12 VİTAMİNİ BULUNAN BESİNLER DENİZ ÜRÜNLERİ Vücudun günlük B12 vitamini ihtiyacını karşılamada en etkili besinler deniz ürünleridir. Özellikle somon balığı bu türlerden en etkilisidir. Uzmanlar en az haftada iki defa balık ürünleri tüketerek vücudun temel ihtiyacı olan vitamin eksikliğinin giderilmiş olacağını vurgular. ET Hayvanlarda daha fazla bulunan B12 vitamini bakımından özellikle ciğerlerde bulunur. Uzmanlar ortalama bir insanın günlük 100 gram et dışında ciğer tükettiklerinde bu eksikliği fazlası ile giderileceğini belirtiyor. SÜT VE SÜT ÜRÜNLER İçerisinde B12 vitamini fazla olan peynir tam bir kalsiyum ve potasyum deposudur. Aynı şekilde yoğurtta bu eksikliği gideren besinler arasındadır. Sütün içerdiği laktoz alerji yapısı nedeniyle sık tüketilmesi önerilmediğinden işlenmiş hali ile bu açığı kapatabilir. MANTAR Ayrıca hayvansal besinlerde yüksel bulunan B12 vitamini bitki olarak ise sadece mantarda fazla bulunur. Günlük bir tabak mantar ile bu eksiklik giderilebilir. Kaynak: https://kadinakli.net
  44. 1 point
    Bir ara B12 eksikliğim vardı. Yorgunluktan kolumu dahi kaldıramıyordum. 1,5 yıl ilaç kullandım. şimdi sıkıntı yok çok şükür...
  45. 1 point
  46. 1 point
This leaderboard is set to Istanbul/GMT+03:00
×
×
  • Create New...