Jump to content

berresu

Üye
  • Content Count

    9,163
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    58

Everything posted by berresu

  1. Ben konuları ve cahtbox u göremiyorum. Foruma direk konulardan giriyorum 2 gündür boyle
  2. Bu adamın şansızlığı kimsede yok geçtiğimiz yıllarda kumların üzerinde cebellestigi bir içecek reklamı şimdide takım elbiseyle üzerine oturup çok anlamsız bir görüntü oluşturan yatak reklamı. Talihsiz özcan deniz
  3. Bunu içmek icin hastalanmaya gerek yok gayet kolay ve sağlıklı malzemeler
  4. Ben kendimi intihar edicem. Güzel olmayabilirim ama kadına benziyorum beni beğenen yok. Bu erkeğe benzeyen kadin icin erkekler intihar etmiş
  5. Vatana millete ailesine hayırlı bir evlat olsun hayırla gelsin hayır getirsin inşallah. Allah analı babalı büyütsün
  6. Duygularım yok o yüzden beslenemiyorlar
  7. Aslında kadın parası icin geldiğinin farkında kadında para var yakışıklı adam bulmuş yesin paralarimi demiştir. Ama adam dolandırıcı çıktı
  8. Böyle bir adam karşıma çıksa bende kandiririlirdim
  9. 61 yaşındaki ünlü şarkıcı Zerrin Özer, kendisinden yaşça küçük sevgilisi Murat Akıncı ile nikâh masasına oturup oturmaz iddialar havada uçuşmaya başladı. Akıncı’nın dolandırıcı olduğu iddiası gündeme bomba gibi düştü. Kadınları ve erkekleri kandırıp dolandıran Akıncı’nın babası şoke eden sözler söyledi. “OĞLUM BİR NUMARALI DOLANDIRICI” Akıncı hakkında ortaya çıkan iddiaların ardından Zerrin Özer boşanmaya karar vermişti. Akıncı’nın babası bugün bir magazin programına yaptığı açıklamada “Ben 2005 yılında annesi Sevilay Hanım bana telefon açtı. “Bu çocuk evlenmek istiyor, babalık vazifesi yap evlendir” dedi. Ben de yardımcı oldum ve evlendirdim. Fakat evlendirdikten sonra da evlendiği kızın bütün altınlarını çalıp götürmüşler. Bizim aile şerefimizi iki paralık etti. Yalancılık bunda, kadınları kandırma, kendisine aşık etme bunda, zengin kadın avcılığı bunda, iş adamları dolandırmak bunda. Zaten dolandırdığı insanların paralarını da Zerrin Hanım’a yediriyor. Çıbanın başı, şeytanın kendisi de annesi Sevilay Hanım. Zaten ben onu evlatlıktan reddettim. Benim evimdeki altınlarımı aldı, çocuklarımın, benim ve eşimin telefonlarını çaldı. Dün de annesi aradı “Bu senin oğlun, televizyona çıkma, rezil etme” dedi. Ben de dedim “Hayırdır neden çekiniyorsunuz?” cevap veremedi. Murat asker kaçağı, gitmiş benim evimi adresi olarak göstermiş. Jandarmalar haciz işlemleri için geldiler. Ayrıca Sevilay Hanım Marmara Üniversitesi’nde akademisyen falan değil. Bir akademisyenin sekreterliğini yapıyordu sadece. Özer’in menajeri Murat’ı neden koruyor anlamıyorum. Zerrin Özer bu adamı neden evinde hala tutuyor anlamıyorum. Oğlum ve annesi bir numaralı dolandırıcıdır. Annesi ve oğlum o kadar kötüler ki DNA testi istemeyi düşünüyorum, o benim çocuğum olamaz” diyerek herkesi şoke etti. ZERRİN ÖZER: “BOŞANIYORUM” Yaşanan bu olayın ardından Zerrin Özer canlı yayına bağlandı ve “Boşanıyorum” dedi. Özer açıklamasında Akıncı’nın babasının açıklamalarından sonra boşanmaya karar verdiğini söyledi. Zerrin Özer hastaneye kaldırıldıYayınlanma Tarihi: 11:52, 21 Haziran https://www.google.com/amp/s/www.sozcu.com.tr/hayatim/magazin-haberleri/zerrin-ozerden-bosanma-aciklamasi/amp/
  10. Coook mutsuzum yine Ailemizin iki adet mülkü var. Çok değerli yerlerde değil fiyatlarıda emsallerinin altında ama bir türlü bir alıcıları çıkmıyor. Her gittiğimde bir sürü dualar okuyorum karınca duası bile koydum. Müşterileri bile yok. Halbuki aynı yerlerde birsürü yerler satılıyor.
  11. Dün gece rüyamda. Genç yaşta rahmetli olan bir yengemi gördüm. Balkon yıkayacakmış bana su getir yardim et dedi. Bu kadinada selam vermeye gelmiyor hemen iş buyuruyor diye söylendim.
  12. Bu dizi işinde zirve trt nin. Bayram boyunca koyduğu dengi dengine isimli dizide bunu ispatladı. Dizide yalılarda oturan zengin eli silahlı mafyalar yoktu, zengin koca avcısı süslü puslu kızlar güzel kız avında zengin delikanlılar yoktu. Tam bizim kültürümüze gelenek göreneklerimize uygun güzel bir mini yapmışlardı izledik bitirdik yapanın ellerine saglik
  13. Herşey zamanında güzel herşeyi zamanında yaşamalıyız. En kirmizi en tatlı buz gibi bir karpuz kışın soğuk da serinlemez, en güzel lezzetli salep yazın ortasında keyifle içilmez. Herşey zamanında olmalı.
  14. berresu

    Eskiden

    Hoşgeldin. Takıl yine siteye kim engel sana
  15. Çok uzun değil yazdiklarin. Keşke işini bırakmasaydın. Şimdi yapacağın tek şey eşinin işyerine git durumunu anlat muhtemelen ordan isten atarlar. Işten atılınca tekrar yasadigin şehre gelir oradaki ortamından kurtulur.
  16. Kadının anne babası sağ, yıllarca kendi evlerinde oturmuşlar baba çalışıp getirmiş anne pişirmiş yedirmiş içirmiş yıkamış ütülemiş. Okula gitmiş çalışmak istemiş gayet güzel ise gitmiş evlenmek istemiş evi işi olan boylu poslu adamla evlenmiş kız erkek çocuk doğurmuş. Kendinin ve ailesinin hepsinin sağlığı yerinde yazlık kışlık kirada evleri var. Diyorki "hayatta hicbirseyim olmadı". Nankör insanları hiç sevmem
  17. berresu

    Eskiden

    ESKİDEN..... *Çocuklar doğduğunda telefon başvurusu yapılırdı. (Telefon sırası 8-10 yılda gelirdi.) * Telefonun ve radyonun üzerine dantel örtü konurdu. * Gazocağı ve tel dolabımız vardı. Annem, tıkanan gazocağını, ucunda kılcal tel olan bir aletle açmaya çalışırken habire söylenirdi. * Banyoda tuhaf bir soba vardı ve tuhaf bir yakacakla ısıtılırdı. * Banyomuz kurnalıydı, hamam tasımız vardı. * Naylon terlikler çıkmadan önce tuvalette takunya bulunur, ve herkesin ayağına olması için en büyük numara seçilirdi. * Okul kapısında ayva, şam tatlısı,macun şeker,susamlı şeker,pamuk helva,kestane satılırdı.5 kuruşa ince bir dilim şam tatlısı,alırdık. * Renkli patiskadan dikilme beli lastikli külotlarımız vardı. Artık yünlerden örülen fanilalara, nazardan korunmamız için muska takarlardı !! * Okul açılacağı zaman Sümerbank ayakkabıları alınır, çok sevdiğim modeller için de bayramı beklemem söylenirdi. * Bayramlarda, kıyafetlerimiz ve yeni ayakkabılarımız başucumuzda dururdu.Bazılarımız koynuna alır, yatardı. * Uyduruk oyuncaklarımız vardı. Hatırlı bir kişiden çok güzel bir oyuncak araba veya bebek geldiği zaman, bozulmaması için kaldırırlır, bize verilemezdi !! Biz ona o bize bakardık. * İlkokulda sepet kadar kurdele takardık. Ne kadar kabarık ve büyük olursa o kadar makbuldü. 2 kafa gezerdik !! * Babalarımızın gömlek yakaları, bizim okul yakalarımız pazar akşamları kolalanırdı. * Genellikle herkes pazar günleri yıkanırdı!! banyo kazanı merasimle yanar, banyolar yapılır çamaşırlar yıkanırdı. * Filmler, sokak sokak dolaşan arabalardan bağırarak duyurulur, reklamı yapılırdı. * Sokaklardan, yoğurtçu, yorgancı, kalaycı, dondurmacı, eskici, bileyci , sülükçü(!!) geçerdi. * 25 kuruşa Bisiklet kiralar, ''şans kader kısmet talih niyet 5 kuruuş'' diye bağıran ve yuvarlak delikleri kazıtarak ilkel piyango çektiren çocukların peşine Fareli Köyün Kavalcısı gibi takılırdık * Herkesin en güzel ve en büyük odası misafir odası olarak ayrılır, kapısı kapatılırdı. Sonra da tüm aile küçük bir odaya tıkılınır, hayat geçirilirdi. * Radyo en kıymetli eğlencemizdi. Orhan Boran ve Yuki kaçırılmazdı . Uğurlugil ailesindeki Arap Bacı'ya herkes hayrandik. * İlkokulda okuma bayramı, kurdele bilmezdik. Herkes okurdu, kimse de bayram etmezdi. Aşı oluncağı zaman tek iğne ile neredeyse koca sınıf bitirilirdi. Aids henüz çıkmamıştı, eşcinsellik duyulmamıştı. * Okulda, Kürt ,Türk, Ermeni, Yahudi, köylü, şehirli bilmezdik. Kimse kimseye böyle garip soru sormaz, merak dahi edilmezdi. Herhangi bir sebeple götürülen hediye paketini açmak , geleneklerimize aykırıydı,ayıptı. Misafir gidince ilk iş onu açmak olurdu. * Misafirlikte ne kadar aç olursanız olun, ikram tabağındakileri bitirmek de ayıptı. Görgülüler bir lokma mutlaka bırakır, görgüsüzler hepsini yerdi. * Dondurma mayıs sonunda çıkar, annem temmuza kadar izin vermezdi. * Erkek çocuklar misket,kuka,bezden yapılmış topla futbol oynarlar;kızlar daha çok ip atlarlardı. * Kız ve erkek çocukların en sevdiği oyun Saklambaç ve 7 adet kırık testi parçasının üst üste konularak önce topla yıkılıp sonra tekrar dizilmesi suretiyle oynanan Dalya diğer adıyla dombik oyunu idi. * Sokakta oynarken en sevdiğimiz yiyecek, bir dilim taze ekmek üzerine sana yağı ve toz şekerdi. * Külotlu çoraptan önce tüm kadınlar jartiyer kullanır, yaşlılar, baldırlarına lastik takardi. * Fotoğraflarda gülmek laubalilikti. Pek çok kişinin düğün resimleri cenaze törenlerini andırırdı. Ağır, vakur ve ciddi olmak önemliydi. * Anneler, vapurda, trende, otobüste rahatlıkla bebek emzirirlerdi. * Çarşıda, pazarda anne ve babamızdan bir şey istemek ayıptı. Ancak sorulursa yanıtlardık. Canımız istediği halde çoğunlukla da red ederdik. * Defter-kitap kaplama kağıtları ya kırmızı ya da mavi olurdu. * Gazete kağıtlarından kese kağıdı yapar, undan yapılmış tutkalla yapıştırırdık. * 'Bir maniniz yoksa annemler bu akşam size gelecek ' bir teklif değil, bir kararın iletilmesi gibiydi. Bu soruya 'hayır' demek mümkün değildi, adetlerimize göre ayıptı. Önemli bir program varsa (bilet, başka ziyaret vs) derhal iptal edilir, aile telaş yumağına dönerdi... (alıntı) Zeyrek Yokuşu - İstanbul #Naftalin Kokulu Zamanlar
  18. Bu sene diziler sezon finali yaparken final yazıyor. Hepsi finalmi yapiyor sezon arasimi veriyor anlayamadım.
  19. Bu yıl hidirellesden tek bir dileğim var hayırlısıyla olur inşallah
  20. 7 kulhuvallahu 1 elham bir tutam tuza oku oturduğu koltuğa serp.
  21. Bu seferki rüya değil. Gece gözüme acayip parlak bir ışık vurdu, hem yatagimin duruşu gözüme güneş vurmasına müsait değil hem yıllardır güneş üstüme doğacak kadar çok uyumuyorum ise gün doğmadan gidiyorum. Gözümü ışıktan korumak icin kollarımı yüzüme kapatmış vaziyette uyandim, tabiki gece yarisiydi. Vadem doldu beni almayami geldiler mübarek kandil gecesi çok dua ettim Nur mu indi bilemedim
  22. Liberal sistemin maymunu Günün birinde, bir kasabaya bir iş adamı gelir ve oranın halkına der ki, “bana ormandan maymun getirin size maymun başına 5 dolar vereceğim”. Bazıları ormana gider, maymunları yakalar ve iş adamına getirirler, paralarını alırlar. Sonra iş adamı der ki, “maymun başına 10 dolar vereceğim”. Bu defa daha çok insan ormana gider maymun yakalamak için. Bir süre sonra işadamı “maymun başına 15 dolar vereceğini” söyler. Çiftçilikle uğraşan halkın pek hoşuna gider bu. Hatta işi gücü bırakıp sadece ormana maymun avlamaya gidenler çıkar. Kısa zaman sonra maymun başına 25 dolar vereceğini söyler işadamı. Artık herkes işi gücü bırakmış ormanda maymun avındadır. Bu böyle uzunca bir süre gider. Derken işadamı maymun başına 30 dolar vereceğini söyler, ancak artık ormanda maymun bulmak çok zordur. Çabalara rağmen çok az maymun bulunabilmektedir. Derken adam maymun başına 35 dolar vereceğini açıklar, fakat kimse ormana gitmez. Çünkü artık ormanda maymun kalmamıştır. Bir süre sonra işadamı fiyatı yükseltir, “maymun başına 50 dolar vereceğim” der. Bu arada acil bir iş için şehre dönmesi gerektiğini, döndüğünde buldukları maymun başına 50 dolar ödeyeceğini, kendisi yokken işleriyle yardımcısının ilgileneceğini söyler. 50 doların cazibesiyle halk gene ormana koşar ama hiç maymun bulamaz, çok üzgün bir halde buna çare ararken, işadamının yardımcısı gelir. “Bakın” der, “size bir önerim var, patron dönünce sizden maymunları 50 dolardan satın alacak” ve devam eder: “Ben size ahırdaki maymunları 35 dolara satarım”. “Siz de, o gelince ona 50 dolardan satıp maymun başına 15 dolar kazanırsınız”. Köylülerin çok hoşuna gider bu. Herkes parasını maymun almak için kullanır, hatta parası olmayanlar, arsalarını satıp maymun satın alırlar. Kısa zamanda, iş adamının yardımcısı ahırdaki bütün maymunları satmıştır. Sonrası ne mi olur? Köy halkı ne o iş adamından ne de yardımcısından bir daha hiç haber alamaz. Liberal sistem dünyayı işte böyle dolandırır ve her defasında, insanlar oyunu yutar. Alıntı
×
×
  • Create New...