Jump to content

AyCansu

Üye
  • Content Count

    6,485
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    6

Everything posted by AyCansu

  1. Yerdeyiz ama gökte olmak ta istiyor insan bazen..
  2. VAKIF: Hizmetin, paylaşımın, sevginin, özverinin karşılıksız vermenin adıdır. 1048’den bu yana geçen bin yıla yakın süre zarfında Vakıf kültürü, Anadolu topraklarını aşarak tüm dünyaya heyecan veren ve model olan bir sistem haline gelmiştir. Selçuklular döneminde bir dayanışma kurumu olarak varlığını sürdürmüştür. Osmanlı devleti döneminde ise hukuki temele dayanan ekonomik ve sosyal bir kuruluş haline geldi. Bu yüce mirasa Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sahip çıkarak günümüze kadar intikal etmesini sağladı. Vakıflar Genel Müdürlüğü; tüzel kişiliği, özerkliği, Vakıflar meclisi olan Atatürk’ün kurduğu ilk umum müdürlüktür. Cumhuriyet döneminde Vakıf işleri önce Şer’iyye ve Evkaf Vekaleti’nce yürütülmüş ve bu Bakanlık daha sonra 3 Mart 1924 tarihinde ve 429 sayılı yasayla kaldırılmış, görevleri bu tarihten sonra da başbakanlığa bağlı olarak oluşturulan Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmiştir. Bu konu ile ilgili olarak M. Kemal ATATÜRK Diyor ki… “ Malumdur ki Evkaf, memleketimizin mühim bir servetini teşkil eder.” Vakıf eserlerimizin ayağa kaldırılmasında, vakıf bilincinin geliştirilmesinde, vakıflar konusunda toplumda büyük bir duyarlılık oluşturulmasında, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün çok önemli katkıları ve etkin proje çalışmaları bulunmaktadır. “Vakfet, Yaşa, Yaşat” anlayışı bu genel müdürlüğün misyon ve vizyonunu teşkil etmektedir. Tüm bu çalışmaların yürütülmesinde ve hedefine ulaşmasında Genel Müdür Yusuf Beyazıt’ın katkıları inkar edilemez. Yok olmaya yüz tutmuş tarihi yapıtları yeniden ayağa kaldırarak, bir bütünlük içinde gelir kaynağı olma niteliğini kazandırmıştır. Öyle ki… Genel Müdürlükler arasında en fazla geliri olan bir Genel Müdürlük olarak varlığını sürdürmektedir. İLGİNÇ VAKIFLAR 1- KAR DAĞITAN VAKIF: İzmir/Öklemiş’te 1189 yılında Mürselli İbrahim Ağa vakfı adıyla vakıf kuran hayır sahipleri, “ Kasaba hapishanesinde ki mensuplara yine aynı aylarda Cuma ve Pazartesi akşamları birer denk kar verilecek.” Diyerek bu işlem Haziran ayında başlatılmıştır. 2- PİKNİĞE GÖTÜREN VAKIF: İstanbul’da 1731 yılında Kaşıkçı’nın kurduğu Mustafa Efendi bin Ahmet Vakfı “Talebeler her yaz pikniğe götürülecek” diyerek, öğrencilerin bu konudaki gereksinimlerini göz önünde bulundurmuşlardır. Ayrıca yaptırdıkları mektepte okuyan talebelere, belletenlerine her yıl yardımlarda bulunulurmuş. 3-SUYU SOĞUTAN VAKIF Helvacıoğlu Hamal tarafından, 1837 yılında Aydın’da, Ahmet bin Abdullah adıyla bir vakıf kurmuştur. Vakfı kuranlar vakıf amacını, “Aydın Orta Mahallesinde yaptırdığı çeşmeye yaz günlerinde 90 gün süre ile kar konularak suyun soğutulmasını sağlamak” şeklinde vakfiyeye kaydetmişlerdir. 4- HELVA DAĞITAN VAKIF: Amasya’da 1780 yılında Ahmet Efendi bin Hasan adıyla kurulan vakıfca “Her yıl recep ayında pişirilecek üç batman (bir batman yaklaşık 7,5 kg. helva Gök Medrese ile Advetülgazi Medresesi önünde yaklaşık 32 kg. olarak dağıtılmakta ayrıca Haziran ve Temmuz aylarında da kar suyu alımı için günlük on para harcanma yapılmaktadır.” 5- NEFES ALDIRMAK İÇİN KURULAN VAKIF Ekmekçi Ahmet Nurettin Paşa, 1730 yılında İstanbul’da kurduğu bu vakıf ile o zamanın İstanbullularının temiz hava ihtiyaçlarını daha kolay karşılamalarını amaçlamıştır. Bunun içinde Benek’te köşk ve liman yaptırarak insanların hizmetine sunmuştur. İnsanlarda bu sayede dinlenmişler, denizi seyretmişler, sohbet etmişlerdir. 6- PABUÇ PARASI VEREN VAKIF: Gaziantep’te, 1818’de Gaziantep Müftüsü Kozanizade Ahmet Arif Efendi’nin kurduğu vakıf, öğrencilerin bir çeşit ihtiyaçlarına cevap veriyordu. Vakıf, “Kozanlı Camii mektebinde yatılı kalan öğrencilerden ailesi uzak yerlerde olanlara ayda iki kuruş, yerli talebelere ise bir kuruş verilecektir.” Diyerek, tüm öğrencilere destek oluyordu. Ancak vakıf, bunun dışında, “Ramazan ayında köyüne gitmeyip de medresede kalan öğrencilere beşer kuruş pabuç parası veriyordu.” 7- GÖLLERİ TEMİZLEME VAKFI: Kurulduğu yer İstanbul, Akar ve hayratın bulunduğu yer Edirne olan ve 1585 yılında “Ali Bey Bin Hamza” adıyla kurulan bu Vakfın geliri, Ali Mescidi yanında bulunan kaldırım ve Çukurbostan mevkiindeki gölün temizliğinin yapılması çalışmaları için harcanmaktadır. 8- YUVA KURAN VAKIF: Bir hayırsever İstanbul’da 1865 yılında “Ayşe Sıdıka Hanım Bint-i Abdullah adında bir vakıf kurmuş. Bu vakıf, senede 6altı bin kuruş evlenmek isteyen fakir hanımların düğün merasimleriyle elbise masraflarına ve yaşlı kadınlardan elbise ihtiyacı olanların giydirilmesine harcamaktadır. 9- YETİME ANNELİK BABALIK EDEN VAKIF: 1384 yılında Şanlıurfa’da Alaeddin oğlu Hasan “Hasan Bin Alaeddin” isimli bir vakıf kurarak, yetimlere buluğ çağına gelene kadar bakılmış, değişen mevsime göre elbiseler alınmış. 10- ÇEVRE DÜZENLEME VAKFI: 1778 yılında İstanbul ve Çanakkale’de, Kaptan-ı Derya, Gazi lakaplı Hasan Paşa kendi adıyla bir vakıf kurarak; Vakfın gelirlerinden bir kısmının Vakıfın yaptırdığı Cami, Çeşmeler ve Kilitbahir’deki Limanın, Meydüs köyüne giden yolun tamir, temizlik, düzenleme ve sair masraflarını karşılamıştır. 11- KAYIKÇI VE HAMAL DOSTU VAKFI: Nakibüleşraf olan Mehmet Esad Efendi 1846 yılında İstanbul’da kurmuş olduğu vakfın hizmetleri arasında “Yaşlılık, hastalık vs. gibi sebeplerle İstanbul, Boğaziçi, Anadolu ve Rumeli iskelelerinde mesleğini icra edemeyen kayıkçı ve hamallara yardım etmek, her yıl bir kıza çeyiz almak, Devlet adamlarının geçmediği ve geçmeyeceği tenha yerlerdeki kaldırımları tamir etmek gibi konular yer almaktadır. 12- AT VAKFI: 1574 yılında Şehit Sokullu Mehmet Paşa Vakfının kurulduğu yerler; Rumeli, İstanbul, Anadolu olup, “Savaşa giden gazi ve mücahitlere iyi atlar verilmesini sağlamaktadır.” 13- SUYU ÇOĞALTAN VAKIF: Vakfın adı “Baradaoğlu Mığdıs” olup 1860 yılında Gümüşhacıköy’de kurulmuştur. Yıkılmaya yüz tutmuş, suyu çekilen çeşmeyi ihya etmeyi yani gürül gürül suyunun akmasını sağlamaya yönelik çalışmalar yapmaktadır. 14- DİNLENME İÇİN BAHÇE VAKFI: Vakfın adı, “Mehmet Hayri Paşa” olup, 1903 yılında Selanik’te kurulmuştur. Vakıf; vakfettiği ev ve divanhanenin yanındaki arsayı ahalinin gezi ve oturma mekanı olarak vakfetmiş olup, burasının ayrıca çiçeklendirilmesini şart koşmuştur. 15- ORDUNUN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAN VAKIF: 1794 yılında İstanbul’da kurulan “Mihrişah Valide Sultan Vakfı”, ellerinde biriken ve ihtiyaç fazlası geliri, ordunun ihtiyaçlarının karşılanması için kullanmıştır. Askerlerin her türlü giyeceğinin, yiyeceğinin ve savaş araç-gereçlerinin alınması için harcamalar yapmıştır. 1903 yılında Siirt’te kurulan “Hüseyin Ağa Vakfı”, Bahçe ve dükkanlarını amalara vakfetmiştir. 16- AMALARA YARDIM EDEN VAKIF: 1903 yılında Siirt’te kurulan “Hüseyin Ağa Vakfı”, Bahçe ve dükkanlarını amalara vakfetmiştir. 17- VAN GÖLÜNDE ASİL YARDIM GEMİSİ DOLAŞTIRAN VAKIF: 1588 yılında Van, Bitlis’te kurulan “Diyarbakır Beylerbeyi Hüsrev Paşa Vakfı”… Van Gölü’nde trafiğin arttığı bu dönemlerde, Hüsrev Paşa, kurmuş olduğu vakfın hizmetlerindin birini de, Gölde oluşabilecek kaza ve arıza gibi durumlarda insanların yardımına koşacak tam donanımlı bir sefine-i muine (acil yardım gemisi) yaptırmak olarak belirlemiştir. Bu geminin hizmet masrafları bu vakıf tarafından karşılanmıştır. 18- SANAYİ TESİSİ KURAN VAKIF: 1773 tarihinde İstanbul’da kurulan “3. Mustafa vakfı”, Eğrikapı’da kaymak, yoğurt, süt imalathaneleri ile ayrıca mumhane, kükürthane, çinihane, fırın ve beş adette şişe hane gibi sanayi tesisi kuran 3. Mustafa Vakfı, aslında zamanına göre çok büyük hizmet yapmıştır. Böylelikle hem üretimi artırmış, hem de insanlara çalışabilecekleri ortam hazırlanmıştır. 19- KÖPRÜLERİN SELLERİN ZARARINDAN KORUYAN VAKIF 1496 yılında Amasya’da kurulan “Bayezid Han-ı Sani” vakfı. Vakfın geliri, vakfın Amasya’da yaptırdığı köprünün selin getirdiği ağaç ve taşlardan temizlenerek şehre vereceği zararın önlenmesi için harcanmaktadır. 20- DİNLENDİREN VAKIF: 1754 yılında İstanbul’da, Lütfi Efendi’nin Azadlısı, “Vildan Hatun” adında bir vakıf kurmuş, insanların ihtiyacı için, terk edilen bir arsayı Belediye’den izin alarak güzelleştirmiş. Böylece her zaman, şehir insanının ihtiyacı olan rahat edebilme ve istirahat ihtiyacı karşılanmış. 21- DUVAR VE SOKAK TEMİZLİĞİ VAKFI: 1470 yılında İstanbul’da Fatih tarafından kurulan “Sultan Mehmed” vakfı Vakfın vakfiyesi aynen şöyledir: Bir kişi tarafından vakıf eserlerinin duvarlarına yazılan yazılar ve pislikler temizlenecek, ayrıca İstanbul’un her sokağında iki kişi dolaşarak evlerindeki kireç ve kül kaplarından, sokaklara tükürenlerin tükürükleri üzerine kireç ve kül dökülecektir. 22-SERBEST KALAN KÖLELERİ KORUYAN VAKIF 1558 yılında İstanbul’da Kemal Ağa Kızı’nın kurduğu “Zeyni Hatun Vakfı” azatlı kölelerin fakir ve muhtaç olanlarına bin akçe ayrılmasını, yoksa eğer başka dul ve fakir hanımların ihtiyaçları için harcanmasını, ayrıca ilkokul öğrencilerine her yıl bin akçelik kaftan ve pabuç alınmasını şart koşmuştur. 23- FİDAN DİKEN VAKIF: 1710 yılında Sakız Adasında kurulan “Salih Paşa Vakfı”. Vakıf: Vakfın vakfettiği akar, çamlık, bağ, bahçe ve çiftlik gelirlerinin akar ve hayratın tamirine, yenilenmesine, suyollarının yapımına ve ağaç dikimine sarf edilmesini vakfiyesinde şart koşmuştur. 24- BORÇLU DOSTU VAKFI: “Mustafa Ağa Bin Mustafa Vakfı”, İstanbul’da Esbak Keyli Nazım tarafından kurulmuştur. Vakfın kuruluş amacı, yıllık belirlenen mahsülün fazlasının dörtte biriyle borcu olup da ödeyemediği için hapse düşmüş olanların borçlarını ödeyerek onları hapisten kurtarmak ve özgürlüğüne kavuşmasını sağlamaktır. 25- ÖĞRENCİLERE ELBİSE VEREN VAKIF: 2. Selim’in eşi, Sultan Murat’ın annesi Nurbanu Valide Sultan, kendi adıyla bir vakıf kurmuş. İstanbul’da, 1582 yılında kurduğu vakfı, “Üsküdar’daki mektep öğrencilerinden fakir olanlarına senede iki defa olmak üzere, elbise dağıtmıştır. Böylece eğitimlerine devam eden, ancak maddi durumu iyi olmadığı için ihtiyaçlarını gideremeyen öğrencilerin bu konuda ki sıkıntılarını gidermiştir. 26- MEYVE AĞAÇLARI DİKEN VAKIF: 1483 yılında İstanbul’da kurulan “Sultan Selçuk Hatun Vakfı”. Vakıf vakfedilen iki bahçeye ve mezraya senede yüz adet çeşitli meyve ağaçlarının dikilmesini sağlamıştır. 27- LEYLEK VAKFI: 1189 tarihinde Ödemiş/İzmir’de kurulan “Mürselli İbrahim Ağa Vakfı”, Ödemiş Yeni Camii civarındaki leyleklerin beslenmesi için senelik yüz kuruş harcanarak, hastalanan kuşların, tedavisini, barınmasını, beslenmesini sağlamışlardır. 28- MİSAFİRLERİ AĞIRLAYAN VAKIF: 1756 yılında Edremit’te kurulan “Mustafa bin Ömer Vakfı”, köy misafirhanesine gelenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş. Bu sayede köye yolu düşen misafirler sahipsiz kalmamış ve kendilerinin rahat etmeleri sağlanmıştır. 29- DERVİŞLERE ULAŞAN VAKIF: Osmanlı Devletinin Rum milletinden, Sarı oğlu Zevcesi namıyla bilinen, Rikne Binki Nikola, kendi adıyla bir vakıf kurmuştur. 1883 yılında Edremit’te kurulan “Rikne Binki Nikola Vakfı”, İstanbul Yenikapı Mevlevihanesi’nde bulunan dervişlerin yeme, içmelerine harcanmak üzere, vakıf gelirlerini buraya tesis etmiştir. 30- YETİM ÇEYİZİ DONATAN VAKIF: Esbak Kazasker Abdullah oğlu Mehmet Efendi Bin Abdullah 1570 yılında Bursa’da kurduğu vakıfla; Bursalı yetim kızların, yaşıtları gibi çeyizlerinin olması niyetiyle yardımlarda bulunarak onları sevindirmiştir. 31- HERKESE MEYVE VAKFI: Hüseyin Nasrullah oğlu Mehmed ağa 1594 yılında kendi adına bir vakıf kurarak İznik’te bulunan bağ ve bahçeleri bu vakfa akar(gelir getiren mülk) olarak bırakmıştır. İstemiş ki, meyvelerin olgunlaştığı mevsimlerde bahçeleri şenlensin, mahsül devam ettiği sürece zengin, fakir herkese dağıtılsın, yedirilsin. Hz. Muhammed: “Eğer Müslüman bir kimse ağaç diker de, ondan her insan ya da hayvan yahut kuş yerse, bu mutlaka onun için kıyamet gününe kadar bir sadaka olur” demiştir. Ayrıca; “Biriniz elinizde bir fidan bulunduğu halde kıyamet koparda, henüz kopmadan fidanı dikebilirse hemen diksin” diye buyurmaktadır. 32- BORCUNDAN DOLAYI HAPSE DÜŞENLERE YARDIM VAKFI: 1708 yılında İstanbul’da Selim Ağa oğlu Hacı İbrahim Paşa kendi adına bir vakıf kurarak, “Borçlu ve hapiste olan Müslümanlara senede bin akçe verilmesini öngörmüştür. 33- KURBAN KESEN VAKIF: 1857 yılında İstanbul’da Zeliha Hanım Binti Abdullah Vakfı adıyla bir vakıf kuran hayır sahipleri, “her kurban bayramında 1500 kuruşa iyisinden kaç adet kurban alınırsa alınacak ve muhtaç mahallelerde kesilecektir.” Diyerek, bayramlarda fakir ve muhtaç ailelere ulaşılmış ve bayramın güzelliğini onlarla yaşamışlardır. 34- KANDİL VAKFI: 1661 yılında İstanbul’da Köprülü Mehmet Paşa adıyla kurulan vakıf, iki kişinin köyde gece bekçiliği yapmasını ve karşılığında her birine günlük iki akçe ücret verilmesini öngörmüştür. 35- ESİRLİKTEN KURTARMA VAKFI: 1497 yılında İstanbul’da “Doka Veled-i Petros Vakfı” kendilerini efendilerinden satın alıp kurtarmak isteyen Hıristiyan kölelere on bin dirhem borç vererek, özgürlüklerine kavuşmalarını sağlamıştır. Özgür esirler sonra bu parayı namusuyla çalışarak azar azar vakfa geri ödeyeceklerdir. 36- DENİZCİLİĞİ GELİŞTİREN VAKIF: Mirliva, Redif 1.Karahisarışarki Liva Kumandanlığından Mütekaid lakabıyla bilinen kişi tarafından, 1908’de İstanbul’da kurulan “Hayrettin Paşa Vakfı” “Vakıf gelirlerinin fazlasının arta kalanı, Osmanlı donanmasının güçlenmesi için çalışmalar yapmıştır”. 37- DUL VE YETİME ULAŞAN VAKIF: 1321 yılında Sivas’ta kurulan “Hattab bin Mehmet Vakfı”, hastalık ve doğal olaylar karşısında geçim darlığına düşen Müslüman yetimlerin ve dul hanımların ihtiyaçları karşılanacak, diyerek, gelirlerini, zor ve bakıma muhtaç duruma düşenlere ayırmıştır. 38- ESİRLERİ KURTARAN VAKIF: 1308 yılında Şam’da “Saliha Hatun Binti Selahattin Pehlivan Vakfı” kurulmuş olup, bu Vakıf; Karada ve denizde düşman eline esir Müslümanlar satın alınarak Müslüman beldesine ulaştırılmaları sağlanarak, yol boyunca yeme ve giyim ihtiyacı da karşılanmıştır. Tüm bu vakıflar tarih öncesinde kurulmuştur. Günümüzde de sayısız hizmet veren kurulmuş vakıflar vardır.
  3. 3. resmi seçtiyseniz Siz dürüstsünüz. Masum, ahlaki değerleri olan ve çabuk adapte olabilen bir kişiliğe sahipsiniz. Etrafınıza çabuk uyum sağlıyorsunuz. Dışarıdan utangaç görünseniz de arkadaşlarınız arasında konuşkan bir yapınız var. Erdem sahibi bir insansınız ve hayatınızı buna göre yaşıyorsunuz. İnsanlar hakkında doğru tahminlerde bulunuyorsunuz. Bu yüzden etrafınızdaki insanlar sizin onayınızı almayı önemsiyorlar. aynı ben valla
  4. arkadaşlar 29 ekim günü ben hala oldum bu benim ilk yeğenim...bir erkek yeğenim oldu adını Bulut koyduk...sevgisini anlatamam:) sizlerle paylaşmak istedim.... benden haberler bunlar:) isterseniz sizde bu başlık altında kendinizle ilgii haberlerinizi paylaşın birbirimizden haberdar olalım:D
  5. İsim,Şehir,Hayvan,Bitki,Ülke evettt..bu oyunun hepimiz oynamışızdır sanırım..ben A harfi ile başlatıyorum...benden sonra gelen hem A harfiyle ilgili cevapları versin sonrada istediği bir harfi alttaki gelecek üye için seçsin... oyunnn başlasınnn... alttaki üye; A Harfi ile İsim,Şehir,Hayvan,Bitki,Ülke söyle bakalım..
  6. çok yararlı dualar paylaşıyorsunuz Allah razı olsun...
×
×
  • Create New...